Yazılar

Konut Tercihinde Kısa, Orta ve Uzun Vadeli Seçenekler Arasındaki Farklar

Yaşam biçimi, ekonomik koşullar, iş durumu ve sosyal çevre gibi pek çok etken konut tercihlerini doğrudan etkiler. Bu tercihler çoğu zaman yalnızca evin büyüklüğü ya da konumu ile değil, kullanım süresine göre de şekillenir. Günümüzde kısa süreli konaklamalar, geçici kiralamalar ve uzun vadeli mülkiyet planları arasındaki farklar hem beklentileri hem de tercih edilen konut tiplerini değiştirmiştir. Satılık daire, kiralık daire ve günlük kiralık daire seçenekleri bu ayrımın temel kategorilerini oluşturur.

Kısa Vadeli Tercih: Günlük Kiralık Daireler

Günlük kiralık daire seçenekleri, birkaç günlük konaklamalarda otel alternatifi olarak öne çıkar. Bu daireler genellikle eşyalı, şehir merkezine yakın, ulaşımı kolay ve konfor düzeyi yüksek yapılar olarak tasarlanır. Kullanıcıların büyük çoğunluğu iş seyahati, sağlık randevusu, kültürel etkinlikler ya da turistik amaçlarla bu tür konutları tercih eder.

Bu modelde lokasyon seçimi önceliklidir. Ulaşım ağlarına, merkezi noktalara ya da sağlık tesislerine yakınlık, günlük kiralık dairelerin tercih edilmesinde belirleyici olur. Ayrıca temizlik, bina güvenliği, bina yaşı ve çevre düzeni gibi kriterler, kısa vadeli konaklama için daireyi ön plana çıkaran etmenler arasındadır.

Günlük kiralık konutlar, konaklama sektörünün esnekliğe dayalı tarafını temsil eder. Kullanıcı açısından ekonomik olabilir; çünkü otel yerine daha geniş ve özel bir alan sunar. Ancak kiraya veren taraf için bu yapıların yasal çerçevesi, temizlik ve müşteri yönetimi gibi başlıklarla birlikte daha yüksek operasyonel yük anlamına gelir.

Orta Vadeli Tercih: Kiralık Dairelerde Geçici Yerleşim

Kiralık daireler, en çok tercih edilen konut türlerinden biridir. Eğitim, iş yaşamı, tayin gibi nedenlerle şehir değiştiren bireyler veya kalıcı mülkiyet kararı henüz netleşmemiş olan aileler için ideal bir seçenektir. Genellikle 6 aydan başlayarak birkaç yıla kadar süren konaklamalarda kullanılır.

Kiralık daire tercih ederken öncelikler; konutun büyüklüğü, yapı kalitesi, ulaşım olanakları, çevresel altyapı ve kira bedelidir. Özellikle büyükşehirlerde kira piyasasındaki dalgalanma bu süreçte kullanıcı kararını zorlaştırabilir. Ancak buna rağmen kiracılar açısından bakım, aidat, arıza sorumluluğu gibi alanlarda mülk sahiplerine karşı yükümlülüklerin sınırlı olması, bu modeli cazip kılar.

Ayrıca, büyükşehirlerde uzun süreli satın alma planı olmayan bireyler için kiralık daire modeli esnek yaşam sunar. Kullanıcılar belli dönemlerde farklı bölgeleri deneyimleme fırsatı bulur ve bu sayede şehir içinde daha bilinçli tercihler yapabilirler.

Uzun Vadeli Tercih: Mülkiyet ve Satılık Daire Seçenekleri

Uzun vadeli konut kullanımında en belirgin model satılık dairedir. Bu model genellikle kalıcı yerleşim planlayan, aile kurma sürecinde olan ya da yatırım amaçlı alım yapan bireyler tarafından tercih edilir. Satılık daire arayanlar için en önemli kriterler arasında mülkiyet değeri, tapu durumu, proje geçmişi, inşaat kalitesi ve bölgenin değerlenme potansiyeli yer alır.

Bu tercihte bireyler konuta yalnızca yaşam alanı olarak değil, gelecekteki finansal istikrar aracı olarak da yaklaşır. Mülkiyet sahibi olmak, kullanıcıya hem kullanım özgürlüğü hem de uzun vadede ekonomik bir avantaj sunar. Ancak aynı zamanda bakım, vergilendirme, sigorta, tadilat gibi yükümlülükleri de beraberinde getirir.

Özellikle gelişmekte olan bölgelerde satılık konut almak, hem oturum hem de yatırım amacıyla cazip olabilir. Ancak satın alma süreci kiralamaya göre daha fazla finansal planlama, kredi uygunluğu ve uzun vadeli strateji gerektirir.

Kullanım Amacına Göre Lokasyon Değişkenliği

Kısa, orta ve uzun vadeli konut tercihlerinde lokasyon seçimi değişkenlik gösterir. Günlük kiralamalarda şehir merkezine yakınlık, ulaşım kolaylığı ve çevre olanakları öne çıkarken; kiralık daire tercihlerinde mahalle yapısı, okul ve iş yerine mesafe gibi kriterler belirleyicidir.

Satılık daire alımlarında ise genellikle bölgenin gelecekteki değerlenme potansiyeli, ulaşım projeleri, kentsel dönüşüm çalışmaları ve altyapı planlamaları dikkate alınır. Örneğin gelişmekte olan bir semtte satılık konut almak, birkaç yıl içinde yüksek getiri sağlayabilirken, aynı bölgeden kısa vadeli konut kiralamak daha düşük avantaj sunabilir.

Bütçe ve Esneklik Dengesi

Günlük kiralık konutlar genellikle kısa vadeli maliyet açısından uygun gibi görünse de, uzun süreli konaklamalarda maliyet hızla artabilir. Bu nedenle haftalar sürecek konaklamalarda kiralık daire daha avantajlı hale gelir.

Kiralık daire modeli, taşınabilirlik ve kira süresini esnek planlama açısından kullanıcılara kolaylık sağlar. Ancak uzun süreli oturum planı yapan bir kişi için sürekli kira ödemek, ekonomik anlamda dezavantaj yaratabilir. Bu noktada satılık daire modeli devreye girer.

Yüksek başlangıç maliyetine rağmen, uzun vadede ödeme yükünün sona ermesi ve değer artışı potansiyeli, satın alma modelini cazip hale getirir. Bu da konut tercihinde vadeye göre bütçe dengesinin dikkatle kurulması gerektiğini gösterir.

Yaşam Dönemleri ile Konut Tercihi Arasındaki Bağlantı

Bir bireyin yaşadığı hayat evresi, konut tercihini büyük ölçüde etkiler. Öğrenciler veya yeni mezun bireyler kısa vadeli konaklamaları tercih ederken, yeni evli çiftler genellikle kiralık daire modelini benimser. Aile kurma sürecine giren ya da çocuk sahibi olan bireylerde ise satılık daire arayışı başlar.

Emeklilik döneminde ise doğayla iç içe, sessiz bölgelerde uzun süreli mülk edinme eğilimi yaygındır. Bu da konut tercihinin yalnızca ekonomik değil, psikolojik ve yaşam planlaması açısından da değişkenlik gösterdiğini ortaya koyar.

Sinop Tarihi Cezaevi’ni hologramla tekrar canlandırdılar

Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından restore edilen Sinop Tarihi Cezaevi, modern müzecilik anlayışıyla yeniden ziyarete açıldı. Avrupa Birliği destekli “Ortak Kültürel Miras” projesi kapsamında yürütülen çalışmalarla yenilenen müze, dijital teknolojiyle geçmişi bugüne taşıyan kurgusuyla dikkat çekiyor.

3.469 m²’lik sergi alanına ve 4.590 m²’lik yürüyüş yoluna sahip olan müze, hem tarih meraklılarını hem de dijital çağın sunduğu yeni anlatı biçimlerine ilgi duyanları ağırlıyor. Sabahattin Ali, Refik Halit Karay gibi ünlü sanatçıların geçmişinin izlerini taşıyan bu müze, Türkiye’nin edebi mirasıyla buluşma imkânı sağlıyor.

Hologram teknolojisi sayesinde, Sabahattin Ali’nin silueti koğuşun içinde can buluyor; ziyaretçileri zamanda yolculuğa çıkarıyor.

 

 

#pausesaglik #pausedergi #pausejournal #hanedancity #pausesanat #pausespor #pauseturizm #pausetv #pauseoto

Gün batımına karşı lezzet tadımı

Beşiktaş Tüpraş Stadyumu’nda konumlanan ve İstanbul boğazı manzarasına bakan White Pepper, geçmişin mirasını modern lezzetlerle buluşturarak zamansız bir deneyim sunuyor.

White Pepper

Siyah ve beyazın buluştuğu noktada geçmişin mirasını, modern lezzetlerle tabaklara taşıyan White Pepper’ın özenli ve deneyimli şefleri, tanıdık lezzetlere eşsiz bir kimlik kazandırıyor. Restoranın her damak tadına hitap eden kapsamlı menüsü etkileyici bir lezzet yolculuğuna dönüşüyor.

White Pepper

Türk mutfağının simge lezzetleri, ustalıkla hazırlanan kebaplar, taş fırından çıkan pizza ve pideler, White Pepper usulü steak tartar, anasonlu ve kuru incirli Girit ezmesi, kadayıflı tarhana ezmesi gibi imza mezeler menüye zenginlik katıyor. Yerel malzeme kullanımının önceliklendirildiği White Pepper’da bozkır tahini, Silivri isli yoğurdu gibi yöresel ve karakterli malzemelerle hazırlanan tabaklar, misafirleri İstanbul’un göbeğinde yepyeni keşiflere davet ediyor.

White Pepper

White Pepper’ın geniş terasında yer alan bar ise, zengin menüsüyle bu eşsiz deneyimi taçlandırıyor. Her biri özel olarak tasarlanan imza kokteyller, her yudumda yaz akşamlarına keyif ve ferahlık katıyor.

İstanbul’un büyüleyici manzarasına hakim geniş terası ile beraber 2 katta hizmet veren White Pepper, 12.00 – 00.00 saatleri arasında Hizmet veriyor.

Bilgi: 0212 291 39 90

White Pepper

#pausesaglik #pausedergi #pausejournal #hanedancity #pausesanat #pausespor #pauseturizm #pausetv #pauseoto

Filoğlu 8 OldenFest yarın başlıyor

Bu yıl 27-28-29 Haziran tarihlerinde ikincisi düzenlenecek olan Filoğlu 8 OldenFest, Alaçatı’da klasik otomobil ve müzik tutkunlarını buluşturmaya hazırlanıyor.

Çeşme Belediyesi ve Alaçatı Turizm Derneği destekleri ile ikincisi düzenlenecek olan Filoğlu 8 OldenFest, MarinAlaçatı’da otomobil ve müzik tutkunlarını bir araya getirmeye hazırlanıyor.

Festival, klasik otomobil sergisi, custom araçlar, motosikletler, drift gösterileri ve burnout showları ile tam bir görsel şölene dönüşecek. Üç gün boyunca sürecek etkinliklerde sahne alacak isimler ise müzikseverlere unutulmaz anlar yaşatacak.

Gösteriler, konserler, söyleşiler…

Festivalin ilk günü olan 27 Haziran’da Hey! Douglas, ikinci günü Çelik, Yonca Evcimik, Mansur Ark, DJ Hakan Küfündür ve son günü ise Doğukan Manço, Deeprise, Jabbar sahne alacak. Festivalde ayrıca, Türkiye’nin önde gelen driftşampiyonlarının gerçekleştireceği gösteriler, çeşitli söyleşiler ile ziyaretçilere unutulmaz bir festival deneyimi sunulacak.

 

#pausesaglik #pausedergi #pausejournal #hanedancity #pausesanat #pausespor #pauseturizm #pausetv #pauseoto

Krala layık kutlama

Birleşik Krallık İstanbul Başkonsolosu Kenan Poleo, 18 Haziran’da Birleşik Krallık’ın Ulusal Günü olan “Kralın Doğum Günü Partisi” (KBP) dolayısıyla Başkonsolosluk bahçesinde düzenlenen resepsiyona ev sahipliği yaptı.

Birleşik Krallık Başkonsolosluğu’nun kamu diplomasisi takvimindeki en prestijli etkinlik olan KBP’ye, kamu, siyaset ve iş dünyasının önde gelen isimleri, diplomatik temsilciler, sivil toplum temsilcileri ve medya mensupları katıldı.

Her yıl olduğu gibi, Konsolosluk bahçesinde gerçekleştirilen etkinlikte, Türkiye ile Birleşik Krallık arasındaki çok sayıda ve çeşitli bağlantılara vurgu yapıldı. Etkinliğin açılış konuşmasını Birleşik Krallık Başkonsolosu Kenan Poleo yaparken, Dışişleri Bakanlığı İstanbul Temsilcisi Büyükelçi Ayşe Sözen Usluer de ana konuşmacı olarak yer aldı.

Dalaman Havalimanı’nda yeme-içmede konsepti değişiyor

YDA Dalaman Havalimanı’nda yeme-içme operasyonlarını yürüten Paterna Group, iç ve dış hat terminallerinde farklı marka ve konseptlerinde değişim yaşanıyor.

İç hatlar terminalinde, hızlı ve pratik çözümler arayan yolcular için tasarlanan Snack’n Pack, taze hazırlanmış atıştırmalıkları ve grab&go konseptiyle öne çıkıyor. Daha uzun süreli beklemelerde ise, ev yapımı sıcak yemekler sunan, Chill Restaurant, yolculara sakin bir mola imkânı sağlıyor. Premium yolcular için ise DLM Lounge, konforlu dinlenme alanları ve özel servis anlayışıyla dış hatlardaki deneyimi üst seviyeye taşıyor.

Dış hatlar terminalinde ise daha kapsamlı ve deneyim odaklı markalar öne çıkıyor. Akdeniz mutfağının modern yorumlarıyla hizmet veren Faro Kitchen & Bar, yalnızca bir restoran değil, aynı zamanda Paterna Group’un mutfak vizyonunu besleyen yaratıcı bir alan olarak konumlanıyor. Spor tutkunları için özel olarak tasarlanan AllSports Pub, canlı karşılaşmalar eşliğinde enerjik bir atmosfer sunarken; BitBy ise havalimanı yolcularına taze, pratik ve lezzetli yiyecekleri dakikalar içinde sunan modern bir grab & go konseptiyle hizmet vermektedir.

Subway, global standartlardaki hızlı sandviçleriyle; Caffè Nero, kaliteli kahve ve zengin menüsüyle; Simit Sarayı ise geleneksel Türk tatlarını modern dokunuşlarla birleştirerek global ve yerel iş birlikleriyle hem iç hem dış hat terminallerinde yolculara tanıdık ama kaliteli bir hizmet sunuyor.

 

#pausesaglik #pausedergi #pausejournal #hanedancity #pausesanat #pausespor #pauseturizm #pausetv #pauseoto

Global kırılganlığa rağmen mültecilere yönelik kamuoyu desteği sürüyor !

İsveç, Arjantin ve Hollanda gibi ülkelerde mülteci haklarına yönelik toplumsal destek güçlü bir şekilde sürerken, Macaristan, Endonezya ve Güney Kore’de bu konuda görüş ayrılıkları belirginleşmiş durumda. Tayland, Peru ve Japonya’da ise destek seviyelerinde önceki yıllara kıyasla kayda değer bir gerileme dikkat çekiyor. Büyük mülteci nüfuslarına ev sahipliği yapan ülkeler arasında Kolombiya ve Almanya, destek oranlarında üst sıralarda yer alıyor. Türkiye özelinde son iki yılda gözlemlenen artış eğilimi, kamuoyunun yaklaşımında olumlu bir değişimin sinyallerini veriyor.​ Bu veriler, yalnızca ülkelerin politikaları açısından değil, aynı zamanda toplumsal farkındalık ve insani duyarlılık düzeyleri açısından da dikkatle izlenmesi gereken bir tablo sunuyor. 

IPSOS TÜRKİYE CEO’SU SİDAR GEDİK VERİLERİ ŞÖYLE YORUMLADI

“Global kırılganlığa rağmen mültecilere yönelik kamuoyu desteği sürüyor. Bu sene öyle bir sene oldu ki bir dünya savaşı var diyemiyoruz ama savaşlar dünyasının içerisinde yaşıyoruz. Savaşlarla birlikte elbette ki dev göç dalgalarını yaşıyoruz.

Ipsos, Dünya Mülteciler Günü için 29 ülkeyi kapsayan, mültecilere yönelik düşüncelere ilişkin bir araştırma gerçekleştirdi. Bu yılki araştırma kritik bir döneme denk geldi. Şu anda evlerinden zorla yerinden edilen insan sayısı tarihte hiç olmadığı kadar yüksekken, mültecilere yardım eden kuruluşlar ciddi bütçe kesintileriyle karşı karşıya. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği’ne (UNHCR) göre, 2025 Nisan ayı sonu itibarıyla dünya genelinde 122 milyon kişi zorla  yerinden edildi. Bu rakamın içinde 42,7 milyon mülteci bulunuyor ve bunların önemli bir kısmı (%73) düşük ve orta gelirli ülkelerde ikamet ediyor.

Araştırmanın sonuçlarına göre ülkelerde sığınma hakkına destek devam ediyor. Büyük bir çoğunluk savaş veya zulümden kaçanlara sığınma hakkı verilmesini desteklemeye devam ediyor. İsveç, Arjantin ve Hollanda’da destek güçlü. Türkiye’de her on kişiden altısı bu görüşe katıldığını belirtiyor. Buna karşılık sınırların kapatılması ve mültecilerin kabul edilmemesini destekleyenlerin oranının, ülkeler ortalamasında 2023’ten bu yana arttığını gözlemliyoruz. Ülkemizde her dört kişiden üçü bu görüşü destekliyor.  Göç nedenlerine ve mültecilerin sığındıkları ülkeye uyum sağlamalarına dair endişeler de sürüyor.  29 ülke ortalamasında her on kişiden altısı, birçok mültecinin temelde ekonomik nedenlerle göç ettiğini düşünüyor. Malezya ve Güney Afrika’da on kişiden sekizi bu görüşte. İspanya ve İsveç, bu görüşe katılım oranının en düşük olduğu ülkeler. Kolombiya, Türkiye ve Polonya’da bu konuda duyulan şüphe bir önceki yıla göre azalırken, Almanya’da son üç yıldır aynı seviyede.

Mültecilerin yeni hayatlarını kurmaya çalıştıkları topluma uyum sağlaması, ülkelerin önemli gündem maddelerinden bir tanesi. Uyumlanma konusunda ülkeler arasında önemli görüş ayrılıkları var. Arjantin, Brezilya, Tayland ve Güney Afrika bu konuya en iyimser bakan ülkeler. Kendine özgü bir kültüre ve yaşam biçimine sahip olan Japonlar ise bu konuda en olumsuz bakış açısına sahip olanlar. Japonların sadece %17’si ülkelerine gelen mültecilerin topluma uyum sağlayabileceğini düşünüyor. Japonlardan sonra ise bu konuya en olumsuz bakan ülke Türkiye.  Araştırmada mültecilerin topluma fayda sağlayıp katkılarına dair olumlu görüşler geçen yıla göre dengeli seyrediyor, ancak 2023’e göre azalma var. ABD, İspanya ve Hollanda’da olumlu katkıların varlığına dair görüş, geçtiğimiz yıldan itibaren artış eğiliminde. Özellikle Türkiye gibi çok sayıda sığınmacıya ev sahipliği yapan ülkelerde şüphecilik hâkim. Ancak son dönemde bu algıda hafif bir iyileşme gözlemleniyor. Genel olarak zengin ülkelerden daha fazla destek beklentisi öne çıkıyor. Ülkeler ortalamasında vatandaşların %35’i, Türkiye’de ise %53’ü zengin ülkelerin verdiği desteği çok az buluyor.

Dünya tarihinde savaşlar da göç hareketliliği de hiçbir zaman tamamen sona ermedi, ermeyecek. Önümüzdeki 25 yıl içerisinde çeşitli sebeplerle güney yarım küreden, özellikle Afrika’dan kuzey yarım küreye doğru yaklaşık 1 milyar kişinin göç edeceğine ilişkin tahminler var. Bu da demek oluyor ki çok daha hareketli yıllar bizleri bekliyor. Araştırma sonuçlarına göre ülkeler hâlâ bireylerin sığınma hakkını destekliyor ve zengin ülkelerin daha fazlasını yapmasını istiyor, öte yandan mevcut siyasi ortam desteği aşındırarak ülkeleri içe kapanmaya zorluyor. Evlerinden koparılan, zorla yurtlarından edilen insanlar için çözümü bulmak ve umut inşa etmek ancak hükümetlerin, sivil toplumun, özel sektörün birleşik çabasıyla gerçekleşebilir.

IPSOS TÜRKİYE CEO’SU SİDAR GEDİK

#pausesaglik #pausedergi #pausejournal #hanedancity #pausesanat #pausespor #pauseturizm #pausetv #pauseoto

Küçükçekmece Belediyesi sivrisineğe karşı teyakkuzda

Küçükçekmece Belediyesi sıcak havanın etkisiyle artış gösteren sivrisinek ve haşere sorununa karşı ilçe genelinde kapsamlı bir ilaçlama çalışması yürütüyor. Veteriner İşleri Müdürlüğü ekipleri, yıl boyunca sürdürülen larva mücadelesiyle birlikte haziran ayı itibarıyla da sivrisinek, karasinek vb. uçkunlara karşı gece ilaçlamalarına başladı.

Küçükçekmece Belediyesi sıcak havanın etkisiyle artış gösteren sivrisinek ve haşere sorununa karşı ilçe genelinde kapsamlı bir ilaçlama çalışması yürütüyor. Veteriner İşleri Müdürlüğü ekipleri, yıl boyunca sürdürülen larva mücadelesiyle birlikte haziran ayı itibarıyla da sivrisinek, karasinek vb. uçkunlara karşı gece ilaçlamalarına başladı.

Güncellenen biyotop haritası doğrultusunda yürütülen çalışmalarda, larva üremesine elverişli olan kuyu, göl, gölet, inşaat ve çatı olukları gibi alanlar düzenli periyodlarla ilaçlanıyor.

 

#pausesaglik #pausedergi #pausejournal #hanedancity #pausesanat #pausespor #pauseturizm #pausetv #pauseoto

FoodieFest üçüncü kez düzenlendi

LifePark, üçüncü kez düzenlenen FoodieFest ile müzik ve gastronomi tutkunlarını benzersiz bir deneyimde buluşturdu.

Şehrin stresinden uzak, yemyeşil bir atmosferde gerçekleşen bu festival, 11 binin üzerinde katılımcıyla rekor kırarken, bir kez daha İstanbul’un en sevilen açık hava festivalleri arasında yerini sağlamlaştırdı.

FoodieFest 3’ün yıldızlarla dolu müzik programı, festivali yalnızca bir lezzet şöleni değil, aynı zamanda kültürel bir sahneye dönüştürdü. Türkiye’nin sevilen isimleri Zeynep Bastık, Ayhan Sicimoğlu & Latin All Stars, Mavi Gri, Batuhan Kordel ve MelaBedel, LifePark’ın ormanla çevrili sahnesinde unutulmaz performanslara imza attı. Gün boyu süren canlı müzik eşliğinde doğayla bütünleşen bu deneyim, katılımcılara tam anlamıyla ruhu doyuran bir festival sundu.

Festivalin merkezinde her zamanki gibi sokak lezzetlerinin eşsiz aromaları vardı. 50’den fazla yerli marka, geleneksel tatlardan modern yorumlara kadar uzanan zengin bir gastronomi yelpazesiyle LifePark’a konuk oldu. Kokoreç, vegan burger, tantuni, gurme hamburger ve daha fazlası, ziyaretçilere İstanbul’un en özgün sokak tatlarını tek bir alanda deneyimleme fırsatı sundu. Hem lezzet hem keşif arayanlar için tam anlamıyla bir gastronomi cenneti yaratıldı.

FoodieFest’in büyüsü sadece müzik ve yemeğin ötesindeydi. Evcil hayvan dostu yapısı, kamp sandalyesiyle rahatça gezilebilen alan düzeni, ödüllü şeflerle gerçekleştirilen interaktif mutfak atölyeleri ve sürpriz aktiviteler, LifePark’ta geçirilen her dakikayı daha da özel kıldı. Giriş alternatifleri ve esnek biletleme seçenekleri sayesinde her yaştan katılımcıya hitap eden FoodieFest, doğayla müziği ve gastronomiyi birleştiren benzersiz formatıyla şehir hayatına nefes aldırdı.

#FoodieFest

#pausesaglik #pausedergi #pausejournal #hanedancity #pausesanat #pausespor #pauseturizm #pausetv #pauseoto

Limon kabuk dokunuşlu pizza

Capri Pizza Restaurant, Türk gastronomisine yepyeni bir pizza hediye ediyor. İtalyan şef Angelo Berardinelli’nin özenle geliştirdiği tariflerden biri olan Spinaci Pizza; mozzarella peyniri, yerel sucuk, taptaze ıspanak ve ince rendelenmiş limon kabuğunun çarpıcı uyumunu bir araya getiriyor. Ancak bu pizzayı benzersiz kılan en önemli detay, geleneksel çizgilerin ötesine geçmesini sağlayan limon kabuğu aroması!

 

 

#pausesaglik #pausedergi #pausejournal #hanedancity #pausesanat #pausespor #pauseturizm #pausetv #pauseoto