Yazılar

İngilizler nerede tatil yapacak?

İngilizler nerede tatil yapacak?

2021 yılında İngiltere’de paket tur talebinin nasıl olacağına ve hangi destinasyonların öne çıkacağına ilişkin bir araştırma yapıldı.

İngiliz Seyahat Acenteleri Birliği (ABTA), 2021 sezonunun temel seyahat trendlerini belirlemeye dönük bir araştırma yaptı.

Yüzde 41 ‘paket tatil’ diyor

Yapılan araştırmada ortaya çıkan önemli sonuçlardan biri, 2021 yılında seyahate çıkacak insanların seyahat uzmanlarına ve seyahat acentelerine daha fazla güven duyacağını ortaya koyması oldu. ”Seyahatimde seyahat profesyonellerine güveneceğim” diyenlerin oranı bir önceki yıla kıyas yüzde 20 artarken, katılımcıların yüzde 41’i paket tatil satın alacağını belirtti.

Güvenceli paket tatil öne çıktı

Araştırma, paket tatilin sağladığı güvencenin insanlar için giderek daha önemli hale geldiğini gösteriyor. Katılımcıların yüzde 23’ü finansal koruma da satın aldığını belirtirken, yüzde 19’luk kesim seyahatte bir şeylerin ters gitmesi durumunda bakım hizmeti almak istediğini söylüyor.

Ağustos ayında yüzde 52 olan, ”Önümüzdeki 6 ayda ülke dışına seyahat etmeyi umuyorum” diyenlerin oranı yeni araştırmada yüzde 62 olarak belirlendi.

Geçtiğimiz yıl yüzde 45 olan, ”Daha önce gitmediğim bir ülkeyi ziyaret edeceğim” diyenlerin oranı yüzde 32’ye düşerken, en çok öne çıkan 5 destinasyon ise İspanya, Fransa, ABD, İtalya ve Yunanistan oldu.

Türkiye, Balear Adaları, Kanarya Adaları, Yunanistan, Algarve ve Florida’nın rezervasyonlarda öne çıkan ülkeler olduğu ifade edildi.

Rusya’dan hava yolu şirketlerine uçuş izini çıktı

Rusya’dan hava yolu şirketlerine uçuş izini çıktı

Rusya Federal Hava Taşımacılığı Ajansı (Rosaviatsiya), bazı ülkelere dönük charter ve tarifeli seferlerin arttırılmasına, bazı ülkelerde ise yeni uçuş noktalarına uçulmasına izin verdi.

Rusya Federal Hava Taşımacılığı Ajansı (Rosaviatsiya); Dominik Cumhuriyeti, Tanzanya, Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri, Küba, Maldivler gibi ülkelere yeni uçuşlar veya uçuşların arttırılması için izin verdi.

Azur Air ve Rossiye, Dominik Cumhuriyeti için yeni tarifeli uçuş izinleri aldı. Buna göre Azur Air Moskova ve St Petersburg’dan Santo Domingo, Puerto Plata and Samana El Catey’e; Rostov-on-Don, Samara ve Ufa’dan Punta Cana, La Romana, Santo Domingo, Puerto Plata and Samana El Catey’e ve Kazan’dan Punta Cana, Santo Domingo, Puerto Plata ve Samana El Catey’e uçuş izni aldı.

Azur Air ayrıca, Kazan’da La Romana’ya haftada bir uçuş yapmak için de izin aldı.

Rossiye Airlines ise Ufa, Novosibirsk, Rostov-on-Don, St. Petersburg, Krasnoyarsk, Vladivostok ve Kazan’dan Punta Cana’ya uçuş izni aldı.

Öte yandan, Royal Flight Chelyabinsk, Rostov-on-Don, Ufa, Samara, Perm, Yekaterinburg, Kazan ve St. Petersburg’dan Kahire’ye yeni seferler düzenlemek için izin aldı.

Rosaviatsiya ayrıca, NordStar’a Rostov-on-Don’dan; Nordwind’e ise Vladikavkaz, Grozny, Nizhny Novgorod, Omsk, Tomsk, Yaroslavl’dan Kahire’ye uçmaları için izin verdi.

Rosaviatsiya ayrıca, mevcut tarifeli uçuş sayılarının arttırılması için de izinler verdi. Buna göre, haftada bir olan Azur Air’in Moskova-Coya Coco (Küba) uçuş izni haftada 3’e, haftada iki olan Nordwind’in Moskova Varadero (Küba) uçuşu haftada 4’e, haftada 7 olan Aeroflot’un Moskova-Maldivler uçuşu haftada 14’e çıkarıldı.

Ural Airlines Zhukovsky ve St. Petersburg’dan Sharjah ve Abu Dabi’ye; Zhukovsky, Moskova, St. Petersburg, Kazan, Novosibirsk, Rostov-on-Don, Samara, Ufa’dan ise Dubai’ye uçuş izni aldı. Rossiya’ya St Petersburg-Dubai; Azimut’a ise Mineralnye Vody-Dubai uçuş izni verildi.

 

Azur Air St.Petersburg, Kazan, Rostov-on-Don, Novosibirsk ve Moskova’dan; Nordwind ise Moskova’dan Zanzibar (Tanzanya) için tarifeli uçuş izni aldı.

Rus hava yolu şirketlerinin yeni uçuş izinleri aldığı ülkeler arasında Türkiye de var. Buna göre, Royal Flight Voronezh-İstanbul; Nordwind Nizhny Novgorod, Novokuznetsk, Murmansk, Tomsk, Ulyanovsk, Yakutsk, Yaroslavl, Omsk’tan İstanbul’a, Nalchik’den ise Antalya’ya uçuş izni aldı.

Nordwind Airlines St Petersburg’dan Djerba’ya (Tunus) ve Rodos’a (Yunanistan), St Petersburg, Anapa ve Soçi’den Selanik’e (Yunanistan) uçuş izni alırken, Azur Air ise St Petersburg-Selanik arasında uçuş yapabilecek.

Rosaviatsiya’nın tarifeli uçuş izni verdiği diğer hatlar ve hava yolu şirketleri şöyle:

Rossiya: St Petersburg’dan Goa’ya (Hindistan)

Nordwind: Ufa, St. Petersburg, Novosibirsk, Krasnoyarsk, Kazan ve Yekaterinburg’dan Akabe (Ürdün)

Azur Air: Krasnoyarsk’dan Liege’ye (Belçika)

Nordwind: Moskova’dan Burges ve Liege (Belçika)

Pobeda: Moskova’dan Birmingham’a (İngiltere)

Azur Air: Zhukovsky’den Palma de Mallorca’ya (İspanya)

Azur Air: Moskova’dan Köln’e (Almanya)

Nordwind: St Petersburg’dan Köln’e

Aeroflot: Moskova’dan Varna’ya (Bulgaristan)

Yakutia Airlines: Khabarovsk ve Vladivostok’dan Tokyo’ya (Japonya)

Azur Air: Tahran ve Çek Cumhuriyeti’ne

RedWings, AZUR air, Azimut ve Nordwind Kazakistan’a; Nordwind ‘e Katar, Kuveyt ve Kırgızistan’a uçmak için yeni izinler aldı.

20 yaş altındakiler uçağa nasıl binecek?

20 yaş altındakiler uçağa nasıl binecek?

Pegasus Havayolları, salgın kapsamında getirilen yeni kısıtlamalarla ilgili bilgilendirme açıklaması yaptı.

Pegasus’tan konuyla ilgili yapılan açıklama şöyle:

”01.12.2020 tarihinden itibaren geçerli olan hafta içi gece saat 21.00 ile sabah 05.00 ve hafta sonları uygulanacak olan sokağa çıkma kısıtlamasından uçuşu olan misafirlerimiz muaftır. Misafirlerimiz mobil uçuş kartı, bilet görüntüsü gibi uçuşu olduğuna dair bir belge ibraz ederek seyahate katılabilirler.

20 yaş altı yolcuların yanlarında veli/vasi olması şartıyla uçuşlara kabul edilecek.

20-64 yaş arasındaki yolcular seyahatine dair belgeyi göstermesi yeterli oluyor.

65 yaş ve üzeri yolcuların uçuş öncesinde seyahat izin belgesi ibraz etmeleri gerekiyor.

İstanbul Havalimanı’nda engelsiz yolculuk

İstanbul Havalimanı’nda engelsiz yolculuk

İstanbul Havalimanı’nda otizm, serebral palsi, görme engeli ile hareket kısıtlılığı gibi farklı zorluklar yaşayan bireyler için havalimanı kapısından uçuş kapılarına kadar engelsiz ulaşım sağlanıyor

Erişilebilir havalimanı olma hedefiyle çalışmalarını sürdüren İstanbul Havalimanı, otizm, serebral palsi, görme engeli ile hareket kısıtlılığı gibi farklı zorluklar yaşayan bireylerle, havalimanı süreçlerini terminal giriş kapısından uçuş kapısına kadar deneyimleyerek, yeni uygulamaları hayata geçiriyor.

İGA’dan yapılan açıklamaya göre, farklılıkları önemseyen İstanbul Havalimanı, tüm misafirlerine kesintisiz, erişilebilir ve bağımsız bir havalimanı deneyimi sunmak için ‘Erişilebilirlik Deklarasyonu’na 32 paydaşıyla beraber imzasını attı.

İstanbul Havalimanı’nda farklı gereksinimleri olan misafirler için ihtiyaçlar belirlenirken, misafir odaklı bakış açısıyla her bir temas noktasındaki deneyimin iyileştirilmesi hedefleniyor.

‘Erişilebilir Seyahat Deneyimi’ İstanbul Havalimanı Otoparkı’ndan başlıyor. İstanbul Havalimanı otoparkında her kat ve otopark bölgesinde giriş kapılarına ve asansörlere yakın konumda engelli araç park yerleri bulunuyor.

Otoparkta her tuvalet bölgesinde erişilebilir tuvaletler yer alıyor. Havalimanı girişinde giden yolcu katında 1, 3 ve 7. giriş kapılarının karşısında bulunan engelli yolcu indirme-bindirme noktaları ile misafirlerin erişilebilir kapılara yakın noktalardan araçtan indirilmelerine olanak sağlanıyor. Havalimanı giriş kapıları öncesinde bulunan asistan çağrı telefonları ile havayollarından asistanlık hizmeti talep eden misafirlerin terminale girmeden bu hizmeti alabilmelerine olanak sağlanıyor. Havayollarına giriş kapısında ulaşan misafirler, asistanlık hizmetini giriş kapısında bulunan bankta dinlenerek bekleyebiliyor.

Görme engelliler için hissedilebilir yüzey uygulaması

İstanbul Havalimanı’nda beyaz baston kullanan görme engelli misafirler için giden yolcu katında 1., 3. ve 7. giriş kapılarına giden kaldırımdan danışma noktalarına; gelen yolcu katı karşılama noktalarından toplu ulaşım bölgesi ve taksi bekleme alanına hissedilebilir yüzey uygulaması bulunuyor. Giriş kapılarında başlayan kılavuz yollar güvenlik noktalarında engelli yolcu öncelikli geçişlerden geçerek misafirlere güvenlik noktasında da kesintisiz bir hizmet sunuluyor.

Özel Yolcu Hizmet Noktaları

Havalimanına giden yolcu katı check-in bölgesinde ‘B’ ve ‘M ‘check-in adalarında özel gereksinimli misafirler için iki ‘Özel Yolcu Hizmet Noktası’ bulunuyor. Check-in işlemlerinden önce daha sakin bir alana ihtiyacı olan, elektrikli tekerlekli sandalyesini şarj etmek isteyen misafirler kapı öncesindeki telefonu kullanarak bu odalardan faydalanıyor. Oda içinde protezini çıkarıp uçak altına vermek isteyen misafirler için de kapalı bir alan ve misafirlerin stressiz bir şekilde check-in zamanını beklemelerine yardımcı olacak olan uçuş bilgi ekranları bulunuyor.

Sesli ve görüntülü canlı destek

İstanbul Havalimanı danışma noktalarında, işitme cihazı kullanan misafirlere indüksiyon döngü sistemleriyle destek oluyor. İşitme güçlüğü yaşayan ve işitme cihazı kullanan misafirler için terminaldeki tüm asansörlerde, danışma masasında indüksiyon döngü sistemi bulunuyor. Havalimanı terminalinde bulunan dijital danışma kioskları ile misafirlere hizmet, mekân sorgulama, uçuş bilgi alma ve rota çizme desteği sunulurken, misafirler bir temsilciye bağlanarak sesli ve görüntülü canlı destek alabiliyorlar. Yirmi üç farklı noktada bulunan dijital danışma kiosklarında Türkçe ve İngilizce dışında Türkçe işaret dili ile de canlı destek hizmeti sağlanıyor.

Braille alfabeli panolar

Görme güçlüğü yaşayan misafirler için gelen ve giden yolcu katı terminal girişine yakın noktalardaki danışmalarda, kat bilgilerini, katta verilen hizmetleri içeren ‘Braille alfabeli’ panolar bulunuyor. Bunlarla beraber asansörlerdeki kat bilgilendirme tabelalarında ve tuvalet tabelalarında da ‘Braille alfabesi’ misafirlere sunuluyor.

Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) pandemisi ile birlikte özel yolcularını düşünen İstanbul Havalimanı, maske takma, sosyal mesafeyi koruma gibi uyarıları havalimanı ekranlarından işaret diliyle gösteriyor.

İstanbul Havalimanı’nda görünmeyen engellilik uygulamaları

İstanbul Havalimanı dışarıdan fark edilemeyen ancak günlük süreçlerde güçlükler yaşayan misafirleri için de hizmet kapsamını genişletiyor. Demans, otizm, konuşma güçlüğü, okuma güçlüğü görünmeyen bir engele sahip bireylerin yaşadığı güçlükler anlaşılamadığı için havalimanı süreçleri bu kişiler için daha zorlu bir mücadele haline gelebiliyor.

Ayçiçeği yaka kartı uygulaması ile bu kişileri havalimanı çalışanlarına görünür kılarak, çalışanların onların farkına varması ve onlara karşı hassasiyetle yaklaşması sağlanıyor. Görünmeyen engelliliğe farkındalık ve hassasiyetin arttırılması amacıyla İngiltere’de Londra Heathrow Havalimanı’nda başlayan uygulama, İstanbul Havalimanı’nda da yer alıyor.

Tekerlekli sandalye ve baston gibi aparatlar ile havalimanını kullanan yolcular olması durumunda çalışanlar bu kişilere hassasiyetle yaklaşıyor. İGA çalışanları, aldıkları eğitimle ayçiçeği yaka kartı takmış olan bireylerin daha fazla desteğe ve süreçlerde daha fazla zaman tanınmasına ihtiyaçları olabileceğini biliyor. İstanbul Havalimanı’nda bulunan danışmalardan bir form doldurularak, herhangi bir sağlık raporu göstermeden alınabilen ayçiçeği yaka kartı diğer uçuşlarda da kullanılabiliyor.

Otizmli bireyler için havalimanı rehberi

Kalabalığa ve sese daha duyarlı olan otizm gibi farklılıklara sahip misafirlerin havalimanı deneyimini kolaylaştırabilmek adına İstanbul Havalimanı, otizmli bireyler için özelleştirilen Havalimanı Rehberi’ni havalimanı süreçlerini fotoğraflarla anlatıyor ve bu uygulamayı misafirlerinin hizmetine sunuyor.

‘Çok Özel Misafir Kartı’ uygulaması

İstanbul Havalimanı’nda sese, kalabalığa duyarlı olan, daha sakin bir alana ihtiyaç duyabilen otizm, down sendromu ya da serebral palsili misafirlerin havalimanı süreçlerini kolaylaştırmak için ‘Çok Özel Misafir Kartı’ uygulaması yer alıyor. Özel misafirler bu kart ile İstanbul Havalimanı’nda biri iç, biri dış hatlarda olmak üzere iki adet bulunan ‘Çok Özel Misafir Odaları’na giriş yapabiliyor, belli bir rota üzerinde ilerleyen buggylerden ücretsiz olarak yararlanıyor.

Bu odalarda misafirlerin uçuş öncesi keyifli zaman geçirebileceği dinlenme alanları, özellikle çocuklara yönelik oyuncaklar, televizyonda çizgi film gösterimi ve uçuş bilgi ekranları bulunuyor. Bunların yanında herhangi bir kriz durumunda kullanılmak üzere duvarları yumuşak zeminle kaplanan küçük sessiz odalar da bu özel alanın içinde yer alıyor.

Uçuş kapılarına engelsiz ulaşım

‘İstanbul Airport’ mobil uygulamasının erişilebilirliği için de çalışmalar yürüten İstanbul Havalimanı, uçuşu takip etme özelliği ile misafirlerin uçuşları hakkındaki güncel bilgiyi telefonlarından anlık bilgilendirme olarak almalarına olanak sağlıyor. İç hatlarda bulunan hissedilebilir erişilebilir rota ile, beyaz bastonlu görme yetisi olmayan misafirler danışma noktalarından uçuş kapılarına kadar engelsiz bir şekilde ulaşabiliyor.

Erişilebilir iç mekan navigasyonu

Erişilebilir rotanın yanında İstanbul Airport mobil uygulamasında geliştirilen erişilebilir iç mekan navigasyonu ile telefonunu sesli asistan özelliğiyle kullanan misafirler istedikleri mekana bağımsızca ulaşabiliyor. Misafirler uçuş kapılarına ya da aradıkları mekana rota çizdirebiliyor, rotayı sesli yönlendirmelerle takip edebiliyor. Bulundukları konumu öğrenebiliyor ve ‘etrafımda ne var’ özelliği ile telefonlarını tuttukları yönde ne olduğu hakkında bilgi alabiliyor.

Her tuvalet bölgesinde bulunan erişilebilir tuvaletlerin yanında giden yolcu katı iç hat ve dış hat bölgelerinde yüksekliği ayarlanabilir yatak ünitesi bulunan yetişkin alt değiştirme odaları yatarak alt değişimi ihtiyacı duyan misafirlere hizmet veriyor. İstanbul Havalimanı’nda, bagaj alım noktasında da engelliler için uygulamalar mevcut.

Bagaj bantları etrafında ayrılan öncelikli bagaj bekleme alanlarıyla engelli misafirler için daha sakin bir alanda bagajları bekleme imkanı sağlanıyor.

Almanya’da kısıtlamalar 11 Ocak’a kadar uzatıldı

Almanya’da kısıtlamalar 11 Ocak’a kadar uzatıldı

Almanya’da koronavirüs salgınına yönelik olarak uygulanan kısmi kapanma önlemleri 11 Ocak’a kadar uzatıldı. Başbakan Merkel vefat sayılarının çok yüksek olduğunu belirterek “Hedefin hala çok uzağındayız” dedi.

Deutsche Welle’de yer alan habere göre, federal hükümet ve eyalet yönetimlerinin Çarşamba günü düzenlediği toplantıda alınan karar uyarınca 2 Kasım’da ay sonuna kadar devam etmek üzere yürürlüğe sokulan ardından süresi 20 Aralık’a kadar uzatılan kısıtlamalar 11 Ocak’a kadar kaldırılmayacak.

Sokak lezzetleriyle ünlü şehirler

Sokak lezzetleriyle ünlü şehirler

Bir bölgenin kültürünü ve coğrafyasını en iyi şekilde keşfetmenin yolu meşhur lezzetlerinden geçiyor. Özellikle de şehirlerin sokak yemekleri, toplumun damak zevkinin kültürle birleşmesinin bir ürünü. Ayrıca sokak lezzetlerinin peşine düşmek, şehirde yaşamanın nasıl olacağını görebileceğiniz bir kapı görevi de görüyor. Peki, hangi şehir hangi sokak lezzetiyle meşhur hiç merak ettiniz mi?

Yeni yerler keşfederken gittiğimiz yerin sadece meşhur binalarını ya da meydanlarını değil, yöresel yemeklerini ve sokak lezzetlerini de keşfetmeliyiz. Gittiğimiz şehirlerde karşımıza çıkan sokak tezgâhlarından aldığımız ve ayaküstü karnımızı doyurduğumuz bu lezzetler her zaman bir başka olmuştur. Peki, hangi şehir hangi sokak lezzetiyle meşhur?

İstanbul

İstanbul’da yaygın bir sokak lezzeti kültürü bulunuyor ama şehirle en çok özdeşleşen sokak lezzeti, ıslak hamburger. İstanbul’un bir diğer gözde lezzeti ise balık ekmek. İstanbul’a gelip de Eminönü’nde balık ekmek yememek pek mümkün değil! Midye dolma da bu iki lezzetin peşi sıra gelen bir sokak lezzeti. Midye dolma Türkiye’nin birçok şehrinin en hareketli sokaklarında bulabileceğiniz bir lezzet ama İstanbul’da yemenin tadı da bir farklı oluyor. Midye tezgâhının başında bol limonla kaç tane midye yediğinizi unutabilirsiniz. Tabii İstanbul sokaklarında gezerken kokorecin, tatlı olarak ise şambali ve halka tatlısının da mutlaka tadına bakmalısınız.

Berlin

Almanya Sokak lezzetleriyle oldukça meşhur bir ülke. Özellikle de currywurst, tüm dünyayı etkisini altına almış bir sokak lezzeti. Sosisle hazırlanan bu sokak lezzetinin en önemli özelliği sosislerin piştikten sonra körili ketçapa bulanması. Körili ketçapta bekleyen sosisler kâğıt tabaklara konurken üstüne tekrar köri serpiştiriliyor ve unutulmaz bir tat ortaya çıkıyor. Almanya’ya gittiğinizde mutlaka bu lezzeti deneyimlemelisiniz. Berlin sokaklarında en çok görebileceğiniz diğer bir lezzet ise döner. Türklerin Almanlara kattığı lezzet olan döner, genelde hem turistler hem de Almanlar tarafından çok sık tercih ediliyor.

İzmir

Kendine has lezzetlere sahip İzmir’de ilk akla gelen sokak lezzeti gevrek ve boyoz. Gevrek simitle karıştırılsa da pişirilme tarzıyla farklılaşan bir tat. Boyoz ise sabahın erken saatlerinde sıcacık ve çıtır çıtır satılan bir İzmir klasiği. Boyozun en sıkı dostu ise haşlanmış yumurta. Genelde boyoz ve haşlanmış yumurta birlikte satılıyor. Boyoz kadar meşhur bir diğer sokak lezzeti ise lokma tatlısı. İzmir sokaklarında yürürken kocaman kazanlarda lokma hazırlayıp dağıtan insanları görebilirsiniz.

Brüksel

Patates kızartması cenneti olarak tabir edebileceğimiz Brüksel sokaklarında külahta patates kızartmaları satılıyor ve sokakları turlarken neredeyse tüm turistlerin elinde külahlar görebilirsiniz. Sos olarak dilediğiniz miktarda ketçap ve mayonez alabiliyorsunuz ve elinizde o külah varken Brüksel’de gezmenin tadı iki katına çıkıyor. Brüksel sokaklarına adım attığınızda buram buram kokusuyla sizi büyüleyecek bir diğer lezzet ise waffle. Brüksel’deki waffle Türkiye’de alıştığımızdan farklı. Dikdörtgen şeklindeki waffle hamuru altın renginde ve karamelize şeker nedeniyle çıtır çıtır. Ayrıca genelde Türkiye’de yediğimiz gibi üstüne bir sürü farklı malzeme konmuyor. Erimiş çikolata, biraz krem şanti ve mevsim meyveleriyle hazırlanan klasik hali en çok tüketilen. Ancak tabii turistik sebeplerle birçok farklı türde de yapılıyor.

Atina

Yunanistan mutfağını düşününce aklınıza ilk olarak mezeler, deniz ürünleri ve uzo geliyor ama ülkede sokak yemekleri kültürü de oldukça zengin. Tüm ülkeyle özdeşleşen en ünlü sokak yemeği souvlaki. Kebap şişe benzeyen souvlaki oldukça lezzetli. Atina’da yiyebileceğiniz bir diğer sokak lezzeti ise koulouri yani simit. Simit arabalarında ya da simitçilerin kafalarında taşıdığı tepsilerde satılan koulouri yiyerek Atina sokaklarını keşfe çıkabilirsiniz.

Bangkok

Bangkok, diğer dünya şehirleri arasında en iyi sokak lezzetlerine sahip şehir olarak biliniyor. Şehrin birçok yerinde sıra sıra dizilmiş tezgahlarda Tayland’a özgü birçok yemeği bulabilirsiniz. Özellikle Zafer Anıtı’nın çevresinde kurulan tezgahlar, en popüler olanları. Tabii ki Bangkok sokaklarında yemek yerken hijyen konusunda ekstra dikkatli olmanızda fayda var. Hijyen konusunda emin olduktan sonra yer fıstığı, arpacık soğan, biber gibi lezzetlerle hazırlanıp pilavla birlikte verilen satay, deneyebileceğiniz lezzetlerden biri. Bunun yanında birçok farklı noodle çeşidi de Bangkok sokaklarına kurulan tezgahlarda sizi bekliyor. Bunlar dışında çırpılmış yumurtayla balık sosunun yağda kızartılmasıyla elde edilen Khao Khai Jiew gibi Tayland’a özgü birçok farklı lezzeti de bulabilirsiniz.

Enuygun.com

Bob Marley’in ülkesi “Jamaika”

Bob Marley’in ülkesi “Jamaika”

Jamaika, Amerika kıtasında, Küba’nın güneyinde, Büyük Antiller’de yer alan bir Karayip ada ülkesidir.

Yüzölçümü, 10.990 km², sahil şeridi, 1.022 km dir. İkliminde; tropikal, sıcak, nemli hava etkindir; iç kısımlarda ise ılıman iklim görülür. Tropikal bir cennet olan bu ada ülkesinin arazisi çoğunlukla dağlıktır. Karayiplerin üçüncü büyük adası olan Jamaika, aynı zaman eşsiz kahve çekirdeklerinin üretildiği Blue Mountain’a ev sahipliği yapar. Kahveseverlerin favorileri arasında yer alan Blue Mountain çekirdekleri, sınırlı üretim kapasitesi ve kendine özgü aroma ve tadından dolayı en pahalı kahve çekirdekleri arasına yer alır.

’nın başlıca şehirleri Kingston, Portmore, Spanish Town, Mandeville, Ocho Ríos, Port Antonio, Negril ve Montego Bay’dir. Kingston ayrıca dünyanın yedinci büyük doğal limanına ev sahipliği yapar. Kristof Kolomb 5 Mayıs 1494 yılında adaya ulaştığında “Gözlerimin gördüğü en güzel ada” olarak tariff etmiştir. Kolomb adaya “Santiago” adını vermiştir ancak adanın yerlileri tarafından kullanılan Xaymaca, “Jamaica” olarak kullanılmaya devam etmiştir. Adaya yerleşen İspanyollar, neredeyse tüm yerli halkı öldürmüşlerdir. Ada 1655 yılında İngiltere egemenliğine geçince, adadaki İspanyollar sürgün edilmiş, yeterli kolonileşme sağlanamadığı için de değerli şeker üretiminde kullanılmka üzere Afrika’dan çok sayıda köle getirildi. Günümüzde Jamaika halkının büyük çoğunluğu bu sebeple Afrika kökenlidir.

Adada resmi dil İngilizcedir ancak yerel halk kreyol bir dil olan Jamaika Patoisi lehçesini konuşmaktadır (Birden fazla dilin birleşmesiyle oluşmuştur)

Jamaika aynı zamanda Reggae müziğinin efsanesi Bob Marley’in de vatanıdır. Jamaika’ya gittiğiniz Bob Marley Müzesi’ni de ziyaret etmeyi sakın unutmayın. Jamaika’daki diğer ziyaret edilmesi gereken yerler Kraliyet evi, Aziz Cathrine Katedrali, Ulusal Galeri, Fern Gully, Mavi (Blue Mountains) ve John Crow Dağları milli parkı, Crocodile Pond (Timsah Göleti), Long Bay ve tabi ki Karayip Korsanları efsanelerine konu olan meşhur Port Royal’dir.

Bu güzel cennetten bir köşe adaya ne yazık ki Türkiye’den direkt ulaşım imkanı yoktur. Bunun için Amerika, Küba ya da Avrupa ülkerinden aktarmalı uçuş yapmanız gerekecektir. Jamaika Türkiye vatandaşlarına vize uygulamıyor olsa da, aktarma yapacağınız ülkeye giriş için vizeniz olduğundan emin olun. Jamaika ulaşmanın bir diğer yolu da deniz seferleridir ve birçok gemi tatili paketinin içinde yer almaktadır.

Ferhat Kaan Şahin pausedergi@gmail.com

TROYA ANTİK KENTİ

TROYA ANTİK KENTİ

Efsaneleri, aşk ve kahramanlık destanı ile anılan; Troya’ nın gizemli mitolojik hikayesini sizlerle paylaşmak istedik.

Troya antik kenti; Çanakkale, Tevfikiye köyü sınırları içinde bulunuyor. Şehrin Anadolu ve Avrupa yakaları olması sebebiyle, Asya kıtasında yer almaktadır. Binlerce yıllık geçmişi ile dünyada hep merak edilen çalışmalar yapılmış bir bölgedir. İlk yerleşimin M.Ö. 3000 yıllarında olduğu düşünülmektedir. Dönemi itibariyle şehir devletlerin kurulduğu dönemlerde varlığını sürdürmüştür. Şehir yangınlar, savaşlar ve deprem sebebiyle dokuz kez yeniden kurulduğu araştırmacılar tarafından ifade edilmektedir. Şehrin kurucuları ise ilk yerleşim sağlayan Dardanos kral soyundan gelenler olmuştur. Rivayete göre şehrin kuruluş efsanesi; Dardanos kraliyet ailesinden olan İlos katıldığı bir yarışmada benekli bir inek kazanır. Şehrin bilicileri İlos’ a ineği serbest bırakmasını ve ineğin ilk mola verdiği bölgede bir şehir kurmasını öğütlerler. İlos, öğüdü dinlemiş ve serbest bıraktığı ineği Hisarlık Tepesi’nde oturmuştur. Bu sebeple İlos’un burada bir şehir kurup şehre İlion adını verdiği rivayet edilir.”

Yüzyıllar sonra; Antik şehrin keşfediliş hikayesi de Homeros’ un eserleri sayesinde olmuştur. Heinrich Schliemann, adında Alman tüccar ve amatör arkeolog’ un İlyada’ yı defalarca okuması ve bölgeye yönelik merakı sonucu kişisel girişimi ile 1868 yılında ilk kazılar başlamıştır. Tabii ki bu merakının masum olmadığı biliniyor. Yaptığı kazılarda bölgeden çıkan kıymetli tarihi eserleri yurtdışına kaçırdığı anlaşılmıştır.

Troya antik kenti arkeolojik kazılardaki bulgulara göre; Çanakkale Boğazı’nın güney girişine yaklaşık 4,8 kilometre mesafedeki Hisarlık adlı bir tepeciğin üzerinde yer almaktadır.  Şehrin kuruluşu sonrası güçlü bir devlet olması sebebiyle, devasa surlara sahip iç kalesiyle nüfuzlu bir şehir olduğu bilinmektedir. Kazılarda Troya’nın bin yıllık dönemi süresince defalarca yıkılıp yeniden inşa edildiği tespit edilmiştir. Gelişmiş ve bölgesinde önemli bir şehir olarak varlık gösterirken, savaşlar veya doğal afetler ardından harabeye dönüşü kentin tarihinde yer almaktadır. Orta Çağ dönemine dek, Troya’nın inişlerle ve çıkışlarla dolu öyküsünün devam ettiği anlaşılmaktadır. Bölge dönemi itibariyle dünyaya yön veren hükümdarlar tarafından saygınlık görmüş bir merkez olmuştur. Savaş sonrası şehirden ayrılıp Roma imparatorluğunun kurulduğu topraklara giden Aeneas’ in, Roma’nın efsanevi kurucuları Romulus ve Remus’un atası olduğuna inanılmıştır. Bu sebeple Roma İmparatorlarının hep saygı duyduğu bir bölge olmuştur. Makedonya’ nın kurucusu döneminin güçlü imparatorlarından; Büyük İskender (MÖ 356-323) bölgeye duyduğu saygıdan dolayı önem vermiştir. Troya’yı yeniden eski ihtişamına getireceğine yemin edip, şehrin yeniden imarı ve vergiden muaf tutulması emrini vermiştir.

Troya Savaşı’na ait hikayelerden esinlenerek yaratılmış film vizyona girmesi ile son dönemlerde büyük ilgi görmüştür.

Bugüne gelirsek; günümüz arkeologları ve tarihçiler Homeros eserinde anlattığı savaşın gerçekten yaşanıp yaşanmadığı, zamanını ve nasıl gerçekleştiğini belirleme çabaları sürüyor. MÖ 1300 yılı civarında savaşın gerçekleştiğidir. Yıkıntılar arasında mancınık bulunması savaşın bu zamanda geçtiğine işaret etmektedir. Savaşın daha sonra, MÖ 1190 civarında gerçekleşmiş olması da ihtimaller dâhilindedir. Bu tarihe gelindiğinde Troya yeniden inşa edilmiş ama şehir, Akdeniz’deki birçok benzeri gibi saldırıya uğramış ve tarumar edilmiştir.

Kazıların 1865 yılından bu yana sürdüğü Troya’da şehrin mimarisi ve hazineleri gün yüzüne katmanlar halinde çıkmaktadır. Arkeologlar 4 bin yıldan da eski dönemde Troya’nın büyük bir refah içinde yaşadığını artık biliyorlar. Hükümdarların bıraktığı devasa hazineler arasında binlerce altın yüzüğün yanı sıra altın, gümüş, elektrum, bronz, bakır kaplar ve birçok silah bulunmaktadır.

Efsanevi şehir Troya antik kenti kazılarında bulunan eserler 2018 yılında hizmete açılan Troya Arkeloji müzesinde sergilenmektedir.

Efsanesi:

Troya’ da yaşananları MÖ 800 yılında yaşamış olan İonia’ lı (İzmir çevresi) Homeros’ un İlyada ve Odysseia eserlerinden biliyoruz. M.Ö. 1180’e tarihlenen Troya Savaşının anlatıldığı eserlerinde; Sparta Kraliçesi Helen, bir düğün nedeniyle şehre gelen eski Troya Prensi Paris’ e gönlünü kaptırır. Paris’ in babası Troya kralı iken, Zeus babasını cezalandırarak krallığı elinden almış ve Paris’ i İda dağlarında çoban yapmıştır.

Aşkın başlangıç hikayesi ise; Kral Peleus ile deniz tanrıçası Thetis’in düğünleri sırasında güzellik tanrıçası Afrodit, kraliçe Helen, Zeus’un kızı Athena ve Zeus’un eşi Hera, düğüne çağrılmayan nifak tanrıçası Eriş tarafından masalarına atılan, üzerinde “en güzele” yazılı altın elma için harekete geçmeleridir. Altın elma paylaşılamayınca kavga çıkar. Bu durum üzerine Zeus, seçimi Paris’ in yapmasını ister. Bu rekabet yüzünden masada ki kadınlar Afrodit, Athena ve Hera, Paris’ e vaatlerde bulunurlar. Paris, Helen’ i en güzel kadın olarak seçer. Evli olan Helen ile aralarında bu olaydan sonra yasak aşk başlar. İki aşık, Troya’ ya kaçarlar yani Antik Yunan’ dan, Asya’ ya kaçmışlardır. Sparta Kralı kendisini küçük düşüren bu olayı temizlemek için kardeşi Mykene kralı Agamemnon’ un başında olduğu Akha ve birleşik Antik Yunan ordusunu karşı kıyıya gönderir. Troya’yı savunmak için ise Troya Kralı Priamos’un oğlu Hektor’ un komuta ettiği, Anadolu’ dan gelen askeri birlikler ile savunma sağlanır. Helen’ i geri almak için harekete geçen ordular ile başlayan savaş on yıl sürer. Yıllarca süren savaşta, yorulurlar ve birbirlerine karşı üstünlük sağlayamazlar.

Akha ordusu, Kral Odysseus’un fikrini geçekleştirerek savaşın sonunu getirirler. Bugünde şehrin simgesi olan; devasa bir tahta bir at inşa ederler. İçerisine Odysseus ve seçkin askerler gizlenirler. Gece karanlığında tahta atı barış sembolü olarak Troya’nın kapısına bırakılır. Çekildikleri söylenen diğer askerleri taşıyan gemiler Bozcada arkasında kalan bölgeye saklanırlar. Savaş yorgunu, barış arzusunda olan Troyalılar; sessizlik üzerine karşı tarafın geri çekildiğini ve barış için tahta at bırakıldığına inanırlar.  Barış için bırakılan tahta atı surların içine alırlar. Gece yarılarına kadar barış kutlamaları içi şarap içip eğlenip sızarlar. Bu sebeple savunmasız kalan şehrin kapıları, atın içinden çıkan Akhalı savaşçıların saldırısı ile açılır. Savunmasız kalan Troya’nın surlarına yönelen Akha ordusunun saldırısı ile Troya şehri tamamen harabe haline gelir. Troya’ da taş, taş üstünde bırakılmadan yakılıp, yıkıldığı büyük felaket yaşanır. Bu son pusu içeren darbe ile Troya şehri ve Paris’in sonu gelmiş olur.

 

Paris’ in babasının elinden krallığın alınması ile ilgili sözü edilen kehanet gerçekleşir.

Zeus’ a iletilen kehanete göre, Paris’ in babasının yönettiği şehir yerle bir olacaktır. Bu yüzden krallık ellerinden alınmış ve Paris dağlara sürülmüştür. Bu savaş ile birlikte Troya kehanet edilen kaderini yaşamış olur. Savaş sırasında Zeus zaman, zaman her iki tarafı da desteklemiştir. Bu konuda kendisini en çok etkileyen eşi Hera olmuştur.

Zaferi kazanan Menelaos, eşi Helene’yi alarak Yunanistan’a doğru gemisi ile yolculuğa çıkar.

Yıllar süren savaşa neden olan kraliçe Helen’e olan iki erkeğin tutkusu neden olması sebebiyle; savaş sırasında Menelaos ve Paris düello yapmak istemişlerdir. Bu sayede savaşın uzamadan bir sonuca varması düşünülmüştür. Düello sonucunda kazananın ödülü Helen’e sahip olması ve savaşın bitişidir. Düelloyu istemeyen Zeus’ un eşi olan Afrodit’ in müdahalesi ile düello gerçekleşmez.

Homeros’un İlyada ve Odysseia epik şiir eserleri dilimize harika bir tercüme ile çevrilmiştir. Okurken elinizden bırakamayacağınız sürükleyici, etkileyici düşündürücü bir üsluba sahip eserlerdir.

Truva ören yeri milli park sınırları içerisinde yer almaktadır. Truva, dünyanın önemli medeniyetlerinden Roma imparatorluğunun başlangıç noktası olarak kabul edilmektedir. Bölgeye yaptığınız ziyarette; savaş kalıntıları ve surları incelemek geçmişin mitolojik hikayelerine keyifli bir yoluculuk yaptıracaktır. Mitolojide bahsi geçen tahta Truva Atı ise Çanakkale şehir merkezinde ziyaret edilebilmektedir.

 

Troya Müzesi ve Ören Yeri Hakkında:

Tevfikiye Köyü, Çanakkale: Telefon: 0 286 283 00 61

Ulaşım: Araç ile yolculuk da; Çanakkale – Ezine istikametine devam edilirken, Çıplak köyü istikametine devam edilmesi ile ulaşılmaktadır. Truva antik kentine şehir merkezinden kalkan dolmuşlar ile ulaşım mümkündür.  Şehir merkezine 30 km mesafededir.

Murat Söker  e-posta: neexss@gmail.com

Kandilli Pastanesi “Royal Afternoon Tea Box” ile evlerde

Kandilli Pastanesi “Royal Afternoon Tea Box” ile evlerde

Türkiye’nin değerli şefleri tarafından hazırlanan pastalarını Christofle servisler ve Hermes tabaklarda özel ve şık bir sunum ile servis eden Kandilli Pastanesi; zarafet ve estetiği buluşturarak tasarladığı özel “Royal Afternoon Tea Box” ile luxury patisserie deneyimini evlere geliyor.

Zengin menü içeriği ve şık sunumları ile günün her saati için ideal buluşma adresi olan Kandilli Pastanesi; pandemi döneminde misafir kabul edemiyor ancak özel olarak tasarladığı paket servis uygulaması “Royal Afternoon Tea Box” ile yüksek hizmet kalitesini evlere de taşıyor.  Yüksek kaliteli materyallar kullanılarak hazırlanan 4 katlı tasarımda, farklı ürün gruplarının lezzetleri birbirine karışmasın diye 16 ayrı bölme bulunuyor. Kapaklı dizaynı ile ürünler güvenli ve korunaklı bir biçimde geliyor. Kulp detayı ile kolay taşınabilirlik sağlıyor ve şık dizaynı ve estetik görünümü ile stand kapağı kaldırıldığında doğrudan servis olarak kullanılabiliyor. Royal Afternoon Tea Box, hijyenik bir şekilde Kandilli Pastanesi’nin kendisine ait olan soğutmalı ana dağıtım aracı ile yine Kandilli Pastanesi’nin kendi ekibi tarafından müşterilere ulaştırılıyor. Telefon ile Sipariş: 0 216 318 88 88 www.kandillipastanesi.com

Endonezya’da Sessizlik günü

Endonezya’da Sessizlik günü… Sessizlik günü Endonezya-Bali 17 Mart

Endonezya  Nyepi day  (Sessizlik Günü) Festival yürüyüş alayı ile başlıyor, geleneksel kıyafetler, müzik ve danslarla kutlamalar başlıyor.  Bu kadar ses ve şatafattan sonra neden adı Sessizlik günü olarak ilan edilmiş diye soracaksınız.  Sonra Bali’de 24 saat boyunca her şey durur. Ve sessizleşir. Dükkanlar kapanır arabalar çalışmaz sanki ölü bir şehri andırır. Hatta 24 saat boyunca  uluslararası havalananına da uçuş yasağı getirilir.