Yazılar

9. Çanakkale Bienali için geri sayım başladı!

Çanakkale Bienali İnisiyatifi tarafından Dardanel’in ana destekçiliğiyle düzenlenecek olan Çanakkale Bienali’nin 9. edisyonu 4 Ekim’de başlıyor.

Bu yıl “Zamana Bırakmak” başlığıyla ve 50’nin üzerinde sanatçının katılımıyla gençlerin günümüz sanatının zengin ekosisteminin deneyimlenebileceği, güncel konulara odaklanan canlı bir platform oluşturmak üzere kurgulanan Çanakkale Bienali, her edisyonunda olduğu gibi kapsayıcılık, etkileşim ve diyaloğu önceleyen zengin bir içerikle kapılarını sanatseverlere açmaya hazırlanıyor.

Çanakkale Bienali İnisiyatifi kurucusu Seyhan Boztepe’nin Genel Sanat Yönetmenliğini üstlendiği 9. Çanakkale Bienali, Alper Akyüz, Burak Topçakıl, Deniz Erbaş, Didem Çapa, Ebru Nalan Sülün, Hakan Yılmaz, Rüstem Aslan, Thouli Misirloglou, Ulrika Flink ve Zihni Tümer’in dahil olduğu kurulunun önerileri doğrultusunda şekillenen sanatçı ve sergi projeleriyle 4 Ekim – 11 Kasım tarihleri arasında Çanakkale’de yeniden sanatsal bir odak oluşturuyor.

Bonna’dan zarafet ve sadelik

Bonna yeni koleksiyonu Albus ile yeme içme deneyimini bir üst seviyeye taşımaya devam ediyor.

Gastronomi dünyasında zarafetin ve sadeliğin muhteşem buluşması olarak öne çıkan Albus, beyazın yumuşak tonlarıyla bezeli, sade ve keskin hatlardan uzak formuyla, yaratıcı şeflerin sunumlarında imza niteliğinde bir dokunuş sağlıyor.

Her parçası, yemekleri nazikçe saran ve onlara sınırsız bir estetik özgürlük sunan koleksiyon, benzersiz çizgilerle tasarlanmış. Albus’un beyazın yumuşak tonlarıyla bezeli, sade ve keskin hatlardan uzak formu, şeflere sunumlarında imza niteliğinde bir dokunuş sağlıyor. Geniş ürün seçkisiyle özellikle otel ve restoran şeflerine ilham veren Bonna’nın yeni koleksiyonu, kenar çıtlamasına karşı dayanıklılığı sayesinde ise uzun bir ürün ömrü garanti ediyor.

 

Bizde burgere ‘börgır’ denir

Burger King yeni reklam filminde burger sevenlerin karşısına, kelimenin Türkçe’de okunduğu haliyle, lezzet severlerin dilinden düşmeyen ‘börgır’ kelimesiyle çıkıyor.

Türkiye’de aynı yiyeceklere verilen adlar bölgelere göre değişiyor. Örneğin, İzmirliler çekirdeğe ‘çiğdem’, Aydınlılar incire ‘yemiş’, Adanalılar ise patlıcana ‘bostan’ diyor. Ancak tüm Türkiye’de neredeyse 30 yıldır burgere herkes “börgır” diyor ve burgerin kralının Burger King olduğunu biliyor. Türkiye’de restoran, paket servis veya eve servis yapan satış noktaları düşünüldüğünde akla gelen ilk marka Burger King’in yeni reklam filminde oyuncular, “Hadi bi’ börgır yiyelim”, “O zaman Börgır’a gidelim” ya da “Çıkışta Börgır mı yesek? diyerek alevde ızgara ateşinin kralı Burger King restoranlarına geliyor.

Burger King, Akademetre ile gerçekleştirdiği anket çalışmasında, katılımcılara “Börgır” denince akla ne geldiğini sordu. Ankete katılan her 5 kişiden 4’ü “Burger King” yanıtını verdi. Bu sonuç, Burger King’in sadece lezzetiyle değil, aynı zamanda Türkçe ’de yerleşmiş bir “börgır” ifadesiyle de zihinlerde güçlü bir şekilde yer aldığını ortaya koydu. Bu nedenle, lezzet severlere sürpriz yapmak isteyen Burger King yeni reklam filmiyle başlattığı eğlenceli reklam kampanyasını eylül sonuna kadar sürdürecek

 

Uğur Soylu dünya üçüncüsü oldu

Tecrübeli ralli pilotu Uğur Soylu, 28 ekibin yer aldığı FIA Dünya Ralli Şampiyonası (WRC) Master klasmanını Hırvatistan, İtalya, Polonya, Letonya, Finlandiya ve Yunanistan rallilerinin ardından üçüncü olarak tamamlamayı başardı.

Bu sezon FIA Dünya Ralli Şampiyonası (WRC)’nda ülkemizi temsil eden Uğur Soylu-Şener Güray ekibi, masters klasmanını üçüncü olarak tamamladı.

Mobil iletişim ürünleri üretim, satış ve satış sonrası hizmet sektöründe faaliyet gösteren ve Birçok teknoloji markasının Türkiye Yetkili Distribütörü olan Evofone adına TECNO ve Nothing desteğinde yarışan Soylu-Güray, sezonda Hırvatistan, İtalya, Polonya, Letonya, Finlandiya ve Yunanistan’da mücadele etti.

Son olarak geçtiğimiz hafta sonu Yunanistan’da düzenlenen Akropol Rallisi’ni üçüncülükle tamamlayarak podyuma çıkan Evofone Racing Team ekibi, sezonu bir ikincilik, iki üçüncülük, iki dördüncülük ve bir beşincilik ile bu sezon 28 ekibin yer aldığı Master klasmanı üçüncüsü olarak tamamlamayı başardı.

2023 Türkiye Ralli Master Pilotlar Şampiyonu olan Uğur Soylu, bu hafta sonu GP Garage My Team adına Türkiye Şampiyonası 5. Ayağı olan Eskişehir Rallisi’nde direksiyon başına geçerek master kategorideki liderliğini sürdürmeyi hedefliyor.

Şarap şişeleri neden 750 ml’dir?

Şarap şişeleri genellikle 750 ml (75 cl) ölçüsünde üretilmektedir. Bu özellik nereden gelmektedir?
Bu şişe kapasitesi; 19. yüzyılda standart hale gelmiştir ve bu konuyla ilgili en çılgın açıklamalar şunlardır:
– Bir camcının akciğer kapasitesi,
– Bir öğünde ortalama tüketim ölçüsü,
– Şarabı saklamak için en iyi kapasite,
– Ulaşım kolaylığı…
Oysa şişenin bu kapasitede yapılma sebebi hiçbiri değildir.
Aslında bu sadece tarihi temellere sahip pratik bir organizasyon:
O zamanlar Fransız şarap üreticilerinin en önemli müşterileri İngilizlerdi. Ama asla Fransızlarla aynı ölçü sistemini benimsemediler.
İngilizlerin hacim birimi 4.54609 litreye eşdeğer olan “imparatorluk galonu” idi.
Dönüşüm hesaplarını basitleştirmek için Fransızlar; Bordeaux şarabını 225 litrelik fıçılar halinde taşıdılar, yani tam olarak 50 galon, 300 adet 750 ml ölçüsündeki şişeye karşılık. (75 santilitre).
Hesaplamak daha kolay hale geldi.
Bir fıçı = 50 galon = 300 şişeye denk geldi.
Böylece bir galon 6 şişeye karşılık geldi.
Aslında bu yüzden bugün bile şarap kutularında genellikle 6 ya da 12 şişe bulunmaktadır.

Çocukluğumuzun ikonik sakızı

Çocukluğumuzda bakkallarda her zaman görülen, ambalajındaki o meşhur Arap kızı resmiyle hafızalarımıza kazınan, aynı zamanda damakta kalan ferahlatıcı nane aromasıyla kaliteli mi kaliteli bir sakız olan “Mabel”in sembolü Arap Kızın hikayesine değinelim bugün de…
Yıl 1947… İki cesur girişimci Mihail Payotis ve Haralambos Küçük Anastasiadi, Türk damak tadına uygun, leziz ve prestijli bir çikolata markası yaratmak için yola çıktılar. Küçük, mütevazi imalathanelerinin yeri hazırdı.. İstanbul Karaköy.
Üretim için her şey tamamlandı, artık düğmeye basılabilirdi. Ama bir soru işareti iki genç girişimcinin zihninde belirdi. Markanın ismi ne olacaktı?
Ambalaj çalışmalarının yapıldığı bir gün beklenen yanıt geldi. Son hazırlıkları gözden geçiren ortaklardan biri konuyla ilgili görevlendirilmiş siyahi genç kızın yanına giderek: “ Firmamıza bir isim gerekiyor, bu konuda bize yardımcı olur musun?”
Fransız asıllı grafiker kız, “ Sorunuzla çok gururlandım, teşekkür ederim. Çikolatalarınız çok lezzetli ve güzel. Fransızcada ‘güzelim’ anlamına gelen Mabel’e ne dersiniz?” diye yanıt verdi.
Önerilen ismin iki girişimci tarafından çok beğenilmesiyle birlikte “Mabel” markası doğmuş oldu. Markaya ismi veren grafiker kızın temsili resmi ise “ Mabel” in ambalajlarını süsledi.
Günümüzde üretim hayatına devam eden Mabel Çikolata’nın logosu halen ilk günkü halini korumaktadır. Bunun  yanında Mabel sakızları da, İstanbul’da seçkin bazı marketler ve şarküterilerde hâlâ  satılmaktadır.

Dünyanın ilk elektrikli otomobili

1884 yılında yeniden üretilip halka satılabilen ilk standart üretim elektrikli otomobilin tanıtıldığını biliyor muydunuz?
1900’lü yılların başında yollardaki araçların 1/3’ünün elektrikli olduğunu biliyor muydunuz?
Ağustos 1920’de üretilen bu araçlar, hem küçük hem de çok hafifti. Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra artan yakıt fiyatları özellikle İngiltere’de insanların yüzde 80 oranında elektrikli araçlara yönelmesine sebep olmuştu.
Aynı adı taşıyan spor otomobilin kurucusu Ferdinand Porsche, 1898 yılında “P” adı verilen elektrikli bir araç üretti ve ardından hem elektrik hem de içten yanmalı motorla çalışan dünyanın ilk hibrit ürününü piyasaya sürdü.
1959 yılında üretilen bir arabanın ise 80 mil gitme menzili bulunuyordu ve 7 saat içerisinde şarj oluyordu.‘Charles Town’ isimli bu araba tasarımıyla da oldukça dikkat çekmişti.
Mercedes-Benz, 1906’da Mercedes Mixte adında elektrikli bir modeli de piyasaya sürdü. Bu araba, şehirlerde taksi olarak benimsendi, hatta 1907’de yarış arabasına dönüştü. Eski teknolojinin reenkarnasyonunu tekrar görmekteyiz.Bu fotoğraf, Büyük Britanya’da faaliyet gösteren ve 1917’de birbirine bağlanan bir grup elektrikli arabayı gösteriyor.
21.yüz yılda teknoloji eskiye ve eskinin daha lüks olanına döndü.

Corendon Airlines’tan 2025 hedefleri

Corendon Airlines, 2024/2025 kış sezonu için 600 bin koltuk kapasitesi ile 2025 yazı için 30’dan fazla destinasyona uçmayı hedefliyor.

Corendon Airlines, 2024 yılının Ocak-Ağustos döneminde, bir önceki yıla göre yüzde 20 artışla iki milyondan fazla yolcuya hizmet verdi. 2025 yazı için tatilcilere geniş ve istikrarlı bir uçuş programı sunmayı planlıyor. Bu kapsamda Almanya, Avusturya ve İsviçre’den gerçekleştirilecek uçuşlarla hizmet vermeye devam edecek.

ŞOK Marketler büyümeye devam ediyor

ŞOK Marketler yılın ilk yarısında cirosunu 84,4 milyar TL’ye yükseltirken; 10 bin 925’e ulaşan mağaza sayısı ve 49 bini aşan istihdamıyla sektördeki büyümesine devam ediyor.

ŞOK Marketler 2024 yılının ilk yarısında da büyümesini sürdürdü. 200 yeni mağaza açılışıyla ŞOK Marketler’in mağaza sayısı yılın ilk 6 ayı sonunda 10 bin 925’e ulaştı. Aynı dönemde şirket, 2 binden fazla kişiye yeni iş olanağı sağlayarak 49 bin kişiyi aşan istihdamıyla ülke ekonomisine önemli katkıda bulundu. ŞOK Marketler, başarılı finansal performansı ve yeni mağaza açılışlarıyla satış gelirlerini artırırken; müşterilerinin ihtiyaçlarını en iyi şekilde karşılamaya ve sektördeki güçlü konumunu pekiştirmeye devam ediyor.

Uğur Demirel: “Güçlü finansal performansımız, yeni mağaza açılışlarımız ve artan istihdamımızla ülkemiz ekonomisine katkı sunuyoruz”

ŞOK Marketler CEO’su Uğur Demirel, 2024 yılının ilk yarısındaki performanslarını şu sözlerle değerlendirdi: “ŞOK Marketler olarak müşterilerimize en iyi hizmeti sunma hedefimiz doğrultusunda büyümemizi sürdürüyoruz. Ülkemizin 81 ilinde temel ürünlerde sürekli ucuzluk sağlayarak kaliteli ürünleri mümkün olan en uygun fiyatlarla müşterilerimizle buluşturuyoruz. Geçtiğimiz yıl ülkemizin istihdamını en çok artıran şirketleri arasında yer aldık. Bu senenin ilk yarısı itibarıyla da yeni istihdam oluşturma konusundaki kararlılığımızla ülkemize katkı sunmaktan gurur duyuyoruz.”

Otokar’ın Yüzde 100 Elektrikli Kamyonu e-Atlas

Koç Topluluğu şirketlerinden Otokar, ticaretin yükünü hafifleten ATLAS kamyon ailesinin yeni üyesi, yüzde 100 elektrikli e-ATLAS’ın ilk satışını gerçekleştirdi.

Bu satışla Otokar, Türkiye’de ilk elektrikli hafif kamyon satışına da imza atmış oldu. Daha sessiz trafik, daha temiz bir çevre ve daha yüksek verimlilik için geliştirilen Elektrikli Atlas çöp toplama kamyonu olarak hizmet verecek.

e-ATLAS, Standart Katı Atık şirketi filosunda, yoğun insan trafiğinin olduğu dar sokaklarda çöp toplama aracı olarak görev alacak.

Otokar Ticari Araçlar Lideri Kerem Erman, “Kamyon ürün ailemize eklediğimiz ve aynı zamanda ilk satışını gerçekleştirdiğimiz e-ATLAS ile başarı hikayemizi bir adım daha ileri taşıyoruz. Türkiye’de satılan ilk elektrikli hafif kamyonun Otokar e-ATLAS olması bizim için ayrıca mutluluk verici. Otokar’ın elektrikli kamyon ailesi yeni modellerle önümüzdeki dönemde büyümeye devam edecek” dedi.