Yazılar

Diyabet tedavisinde beslenmenin payı büyük!

Diyabet tedavisinde beslenmenin payı büyük!

Diyabetin, vücuttaki birçok organı etkileyen kronik bir hastalık olduğunu belirten uzmanlar, diyabet tedavisinin amacının kan şekerini normal sınırlarda tutarak, sağlık sorunlarının ortaya çıkışını engellemek olduğunu söylüyor.

Diyabetli bireylerin beslenme programlarının vücut ağırlığına, fiziksel aktivite durumuna, sosyoekonomik durumuna ve beslenme alışkanlıklarına göre diyetisyen tarafından düzenlenmesi gerektiğine dikkat çeken Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, “Çoğu diyabetli birey pilav ve makarnayı daha az tüketmesi gerektiğini bilir ancak aralarda tükettiği şekersiz etiketi ile sunulan tatlandırıcılı diyet tatlıları rahat tüketilebileceğini düşünür.” dedi. Tip 2 diyabetli bireylerin çoğunun fazla kilolu olduğunun da altını çizen Yiğit, “Birçok klinik çalışma yüzde 10 kilo kaybının, tip 2 diyabet gelişme riskini yüzde 50 oranında azalttığını bildirmektedir.” şeklinde konuştu.

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, diyabetli bireylerin beslenmede sık yaptıkları hatalar ve dikkat edilmesi gerenler hakkında bilgi verdi.

Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit

Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit

İyi kontrol edilmeyen kan şekeri büyük sorunlara neden olabiliyor

Diyabetin, vücuttaki birçok organı etkileyen, çoğunlukla kan şekeri yüksekliği (hiperglisemi) ile karakterize kronik bir hastalık olduğunu hatırlatan Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, “Diyabette tedavinin amacı kan şekerini normal sınırlarda tutarak, sağlık sorunlarının ortaya çıkışını engellemek veya önlemektir. Bu nedenle diyabetin tedavisinde beslenmenin payı büyüktür. İyi kontrol edilmeyen kan şekeri, ilerleyen yaşlarda gözlerde, böbreklerde metabolik sorunlara ve sinir hücrelerinde harabiyete sebep olabilmektedir.” dedi.

“Tip 2 diyabetli bireylerin çoğu fazla kilolu”

Diyabetin Tip 1 ve Tip 2 başta olmak üzere farklı türleri olduğunu belirten Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, Tip 1 diyabette insülin üretiminin olmadığını, bu nedenle dışarıdan enjekte edildiğini aktardı. Tip 2 diyabette ise insülin üretiminin olduğunu ifade eden Hülya Yiğit, “Ancak vücut bazı nedenlerden dolayı, insülini kullanamaz. Tip 1 diyabette insülin enjekte edildiği zaman dışarıdan verilen insülinin etki süresine göre öğün sayılarının, öğün saatlerinin, alınması gereken karbonhidrat miktarının düzenlenmesi oldukça önemlidir. Tip 2 diyabetli bireylerde ise öğün araları ve öğün sayıları daha esnek olabilmektedir. Tip 2 diyabetli bireylerin çoğu fazla kiloludur. Birçok klinik çalışma yüzde 10 kilo kaybının, tip 2 diyabet gelişme riskini yüzde 50 oranında azalttığını bildirmektedir.” şeklinde konuştu.

Büyük porsiyonlar da et tüketimi de kan şekerini yükseltebiliyor

Diyabetli bireylerin beslenme programlarının vücut ağırlığına, fiziksel aktivite durumuna, sosyoekonomik durumuna ve beslenme alışkanlıklarına göre diyetisyen tarafından düzenlenmesi gerektiğine dikkat çeken Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit şöyle devam etti:

“Diyabetli bireyler, bir besini tüketirken, o besinin  kan şekerini yükseltme hızına yani glisemik indeksine ve yediği miktara yani glisemik yüküne dikkat etmeli. Ana öğünlerinin karbonhidrat ve protein içeriği dengeli olmalı. Çoğu diyabetli birey pilav ve makarnayı daha az tüketmesi gerektiğini bilir ancak aralarda tükettiği galetaları, kepekli bisküvileri, şekersiz etiketi ile sunulan tatlandırıcılı diyet tatlıları rahat tüketilebileceğini düşünür. Bunların da kan şekerini olumsuz etkileyebileceği, dengeyi bozabileceği unutulmamalı. Diyabetli bireyler tarafından karbonhidratsız olduğu düşüncesi ile bir öğünde büyük porsiyonda kırmızı et tüketimi de oldukça yaygın görülür. Ancak büyük porsiyonlarda tüketilen kırmızı etin de kan şekerini, tatlılar kadar hızlı olmasa da yükseltebileceği göz ardı edilmemeli.”

Diyabetli bireylerin tüketebileceği pratik bir tatlı…

Diyabetli bireylerde kan şekeri dengesi için porsiyon kontrolünün önemine vurgu yapan Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, tatlı ihtiyacı için de uygun porsiyonda meyve tüketiminin oldukça iyi bir alternatif olduğunu söyledi.

Hülya Yiğit, diyabetli bireylerin de porsiyon kontrolüne dikkat ederek tüketebileceği pratik bir tarif paylaşarak sözlerini şöyle tamamladı:

“Şekersiz bal kabağı tatlısı hazırlaması kolay ve tatlı isteğini bastırabilecek pratik bir tatlı. İhtiyacımız olan malzemeler, 2 dilim bal kapağı, 4-5 adet çubuk tarçını (mümkünse seylan), 2 yemek kaşığı tahin ve çekilmiş ceviz. Kabakları küp küp büyük parçalar halinde doğrayıp, içine tarçın ekleyerek kabaklar yumuşayıncaya kadar kısık ateşte pişirin. Tarçın tadını seviyorsanız miktarını arttırabilirsiniz. Piştikten sonra üzerine tahin ve ceviz ekleyerek tüketebilirsiniz, tabi porsiyon kontrolüne dikkat etmeyi unutmayın. Afiyet olsun.”

Uslu Meyhane geleneksel meyhane kültürünün Bodrum’daki temsilcisi

Uslu Meyhane geleneksel meyhane kültürünün Bodrum’daki temsilcisi

Bodrum’un lokal lezzetlerinin topraktan Uslu Meyhane’ye olan yolculuğu başlıyor. Her ürünün en yalın tavrıyla, klasikleşmiş mezelerin en güzel hali olan Uslu Meyhane, kapılarını Bodrum’da açıyor.

Uslu Meyhane, müzik ve hareketin yemeğin önüne geçtiği mutfak anlayışından uzakta, keyfi, lezzeti, sohbeti ve ona huzurla eşlik eden tanıdık müzikleri öne çıkarıyor.

Şef Sara Tabrizi’nin önderliğinde oluşturulan Uslu Meyhane’nin menüsü Şef Emiğra Bayrak ve ekibinin mutfağından çıkıyor. Açık ateşten gelen ara sıcaklar, göz dolduran soğuk mezeler ve sipariş vermeyi kolaylaştıran fiks menüsüyle Uslu Meyhane sevilen tüm lezzetleri ortak sofrada bir araya getiriyor.

Geleneksel mezeler

Geleneksel mezelerden olan Domates Salatası, Marine Enginar, Köz Patlıcanlı Atom, Tekmil Fava, Acem Güllü, Kuru Cacık, Köpoğlu, Pilaki ve Marine Levrek menüde yerini alıyor.

Izgaralarda mantar, kalamar ve karides masaları şenlendirirken özlenen tat Meyhane Köftesi gecenin yıldızı olmayı hedefliyor. Kapanışı en tatlı şekilde yapmak için, Türkiye’nin geleneksel lezzeti baklavayı modern bir sunumla, Fıstıklı Baklavalı Muhallebi olarak sunuyor.

Kaliteli tabakları ve sıcak ambiyansının yanında müziklerine de aynı özeni gösteriyor. Uslu Meyhane’de soft, pop ve caz türlerindeki ezgiler sofralara eşlik ediyor.

Haftanın her günü açık olan Uslu Meyhane, 40 kişilik kapasitesi ile 18.00’den 23.00’e kadar servis veriyor.

Tchibo’dan yaz sıcaklarına özel serinleticiler

Tchibo’dan yaz sıcaklarına özel serinleticiler

Tchibo, mangodan hindistan cevizine her yudumda yoğun meyve tatlarının öne çıktığı Temmuz ayı içecekleriyle yaza renk, lezzet ve ferahlık katmaya hazır.

Tchibo,mevsime özel tatlara göre dönemsel yenilediği menüsünün Temmuz ayı içecekleri Spicy Go Mango, Yuzu Breeze ve Oat Cocos Latte ile sıcak havalara enfes bir serinlik getiriyor.Mango, çarkıfelek meyvesi ve baharat aromalarının yoğun lezzetini doyasıya hissettiren Spicy Go Mango, Tchibo’nun özel yapım kreması üzerine yakut süt baharatı süslemesiyle servis ediliyor. Yuzu Breeze, özel şurup aroması cloudy lemonade ve üzerinde dondurularak kurutulmuş lime dilimi detayıyla mevsimin en fresh içeceği olmaya aday. Serin bir yaz esintisi hissiyatı yaşatan vegan lezzet Oat Cocos Latte ise yulaf sütü ve yoğun hindistan cevizi aromasının harmonisinden doğuyor.

Swissotel’de festivaller bitmiyor

Swissotel’de festivaller bitmiyor

Yaz aylarında iyice artan festival coşkusuna Swissôtel’de katılıyor. Chalet Garden’da gerçekleşecek festivaller, müzik, eğlence ve lezzet tutkunlarını bir araya getiriyor.

Özgün temalarda hazırlanan, ünlü sanatçılar ve DJ’lerin muhteşem performanslarıyla coşkulu anların yaşanılacağı festivaller arasında uzun yıllardır devam eden ve artık gelenekselleşen Octoberfest ve Halloween yanı sıra; Craft Brew Fest, Cocktail and Chill Fest ve Full Moon Beats Fest gibi özel etkinliklerle dolu bir festival program eğlence severleri bekliyor.

Ekim ayına kadar farklı tarihlerde devam edecek festivallerde Chalet Garden’ın muhteşem ambiyansı ve özel hazırlanmış menüleri de müzik ve eğlenceye özel bir Swissôtel dokunuşu katıyor.

 Festival Programı:

  • Craft Brew Fest – 29 Haziran
  • Coctail and Chill Fest – 20 Temmuz
  • Full Moon Beats Fest – 18 Ağustos
  • Oktoberfest – 5 Ekim
  • Hallooween – 26 Ekim

 29 HaziranCraft Brew Fest’i Kaçırma!

Butik bira üreticilerinin katılacağı festivalde, etkinlik alanında oyunlar, workshoplar ve festivalin nabzını tutan bir canlı müzik programı bulunuyor.

17.00-18.00 Random

18.30-19.30 Tolga Akyıldız

20.00-21.00 Ezgi Alaş

21.15-22.15 Ege Çubukçu

22.30-23.30 Bedük

 PAZAR GÜNLERİ “JAZZY SUNDAZE” ZAMANI

Chalet Garden’da Pazar günlerinize Caz müziğinin büyüleyici ritmi eşlik ediyor. Ekim ayına kadar devam edecek ve her ay 1 Pazar günü Chalet Garden’da Fibabanka ana sponsorluğunda gerçekleşecek olan ‘Jazzy Sundaze’de özel şeflerin hazırladığı tadım workshopları ve lezzetli yemekleri ünlü caz sanatçıları eşliğinde deneyimlenecek ve Pazar günleri hiç olmadığı kadar güzelleşecek!

Festival Programı:

30 Haziran- Ayhan Sicimoğlu & Latin All Stars

21 Temmuz- Ayşe Sicimoğlu Quartet

11 Ağustos- Ercument Orkut Quartet

8 Eylül- Flapper Swing

20 Ekim- Ferit Odman Quintet

Biletler için Bileitno, Biletix, Bugececo ve Passo

 

Tatilin adresi Kıbrıs Salamis Bay Conti Hotel

Tatilin adresi Kıbrıs Salamis Bay Conti Hotel

Salamis Bay Conti Hotel, yaz tatilinizi unutulmaz kılacak bir deneyim sunuyor. Denize sıfır konumu ve altın kum plajıyla misafirlerini karşılayan otel, ultra her şey dahil konseptiyle konfor ve lüksü bir arada sunuyor.

Yaz boyunca kaliteli hizmet anlayışı ve konforlu alanlarıyla misafirlerine unutulmaz bir konaklama deneyimi vaat eden Salamis Bay Conti, eğlenceli aktiviteleri, her gün farklı konseptle düzenlenen sahne şovları ve muhteşem konserleri ile de tatili renklendiriyor.

Yetişkinler için özel olarak tasarlanmış aqua parkı ile su parkı deneyiminin çok ötesinde bir dünya sunan otel, eğlence konseptiyle olduğu kadar gurme lezzetleriyle de fark yaratıyor.

Selçuk Restoranı’nda zengin açık büfe seçeneğiyle her damak tadına hitap ederken Dünya mutfağından lezzetler arayanları İtalyan ve Çin restoranlarında ağırlıyor. Dönerden hamburgere, gözlemeden dondurmaya kadar birçok alternatifi ultra her şey dahil konsepti ile misafirlerine gün boyu sınırsız sunan otel, lezzet duraklarıyla iddiasını ortaya koyuyor.

 

Lokma’dan yatlar özel servis

Lokma’dan yatlar özel servis

Rumeli Hisarı’nda, Boğaz’ın göz kamaştırıcı manzarası eşliğinde 15 yıldır konuklarını ağırlayan Lokma, Türk ve Dünya mutfağının zengin çeşitliliğini Boğaz’daki yatlara da sunuyor.

Sabah, öğle ve akşam yemekleri için ideal bir tercih olan Lokma, Napoli pizzalarından Anadolu’nun eşsiz pidelerine, çeşitli makarnalardan odun ateşinde pişirilen ızgaralara kadar geniş bir yelpazede lezzet sunuyor. Menüsünde ayrıca Boşnak etli humus, İran usulü falafel, Ayvalık favası gibi özel atıştırmalıklar da bulunuyor, böylece her zevke hitap ediyor.

Lokma, yemeklerinde yerel ve doğal ürünleri kullanarak kaliteyi en üst düzeye çıkarıyor ve 300 kişilik kapasitesiyle günün her saati konuklarına hizmet veriyor. Boğaz’da bulunan yatlara özel yemek servisi de sunan Lokma, deniz üzerindeki konuklarını da unutulmaz bir yemek deneyimiyle buluşturuyor.

Bergama Tiyatro Festivali’nin tarihleri belli oldu!

Bergama Tiyatro Festivali’nin tarihleri belli oldu!

Bergama Tiyatro Festivali, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Bergama Belediyesi’nin paydaşlığında, Bergama Ticaret Odası (BERTO) ve Bergama Kültür Sanat Vakfı (BERKSAV) ile Ne Yerde Ne Gökte Derneği’nin destekleriyle beşinci kez perde açmaya hazırlanıyor.

9-11 Ağustos tarihleri arasında düzenlenecek festival Bergama’nın tarihi mekanlarında konuklarını ağırlayacak.

Ulusal ve uluslararası tiyatro performanslarının yanı sıra panel ve atölye çalışmalarıyla da katılımcılarına kapsamlı bir deneyim alanı sunan festival programı her sene olduğu gibi bu yıl da BERKSAV (Bergama Kültür ve Sanat Vakfı) ve Ne Yerde Ne Gökte Derneği’nin destekleriyle hayata geçiriliyor.

Puente Romano Beach Resort’taki La Plaza yenilendi

Puente Romano Beach Resort’taki La Plaza yenilendi

FENDI, Akdeniz’in Costa del Sol bölgesindeki en canlı lokasyonlardan biri olan Puente Romano Beach Resort’taki La Plaza‘nın yenilendi.

FENDI bu yıl yeniden; ünlü İspanyol tatil köyünün kalbini yeniden düzenleyip ikonik Pequin logo-non-logo çizgilerle kişiselleştiriyor. Sarı ve bej tonlarında yaz versiyonuyla yeniden yorumlanan sembolik çizgiler, kumaşları, minderleri ve güneş şemsiyelerini süslerken FENDI’nin mirasını ve kodlarını yansıtıyor.

La Plaza gece gündüz yaşayan bir merkez haline geliyor: öğle yemeğinden itibaren tüm gün boyunca gurme bir yolculuk sunarken;  bu benzersiz deneyimi geliştirmek için FENDI, misafirlerine özel cumartesi Brunchları dikkat çekiyor. Akşamüstü güneş alçalmaya başladığında, FENDI La Plaza daha zarif bir atmosfere bürünerek; loş ışıklar ve mumlar eşliğinde markanın zamansız estetiği Puente Romano Beach Resort ile gastronomi macerası için buluşuyor.

Ergenlik çağında skolyozu dikkat

Ergenlik çağında skolyozu dikkat

Skolyoz, basit anlamda ‘omurganın orta hattan sağa sola doğru eğilmesi’ olarak ifade ediliyor. Peki, dik ve doğru durması gereken omurga, niçin sağa ya da sola eğriliyor? Uzmanlar, eğriliğin nedeninin basit bir kas spazmı, karın ağrısı ya da bel fıtığı olabileceği gibi ergenlik döneminde kendini belli eden Ergenlik Çağı İdiopatik Skolyoz’dan da kaynaklanabileceğini belirtiyorlar. Bu sorunun kız çocuklarında erkeklere göre daha sık görüldüğünü belirten Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Ufuk Aydınlı, Ergenlik Çağı İdiopatik Skolyoz’a dair bilgiler vererek, ailelere önemli uyarılarda bulundu.

Ergenlik dönemi, çocukluktan gençliğe geçmenin gerek fiziksel gerekse ruhsal açıdan sancılarının yaşandığı çok özel bir dönem. İşte bu özel dönemde bazıları ‘skolyoz’ ile tanışıyor. Üstelik bu çocukların sayıları hiç de az değil. 10-16 yaş arasında çocukları olan ailelerin dikkatinin skolyozun erken teşhis edilmesi açısından çok önemli olduğuna dikkat çeken Acıbadem Ataşehir Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Ufuk Aydınlı, anne babaların skolyoz hakkında bilmeleri gereken 10 soruyu yanıtladı.

Prof. Dr. Ufuk Aydınlı

Prof. Dr. Ufuk Aydınlı

Her omurga eğriliği skolyoz mudur?

Ergenlik Çağı İdiopatik Skolyoz tanısının konulabilmesi için doktorun yaptığı fiziki muayenede hiçbir sendromik bulgunun olmaması gerekiyor. Ayrıca nörolojik veya kaslara ait bir sorun bulunmayan, radyodiagnostik tetkiklerde (X-ray, MRI, BT) skolyoz dışında hastanın kemiksel veya sinir sistemine ait problem tespit edilmemesi de çok önemli. Tüm bu nedenler dışlandıktan sonra omurgada 3 boyutlu deformasyon görülmesi ve bu deformasyonun da tek, çift ya da üçlü eğrilikler şeklinde oluşması gerekiyor.

Görülme sıklığı erkek ve kız çocuklarında farklılık gösteriyor mu?

Kız çocuklarında skolyozun görülme oranının erkeklere göre daha yüksek olduğunu belirten Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Ufuk Aydınlı, Türkiye’de 2015-2022 yılları arasında Dr. Necdet Sağlam ve arkadaşları tarafından yapılan bir araştırmaya dikkat çekerek şunları söylüyor: “Bu araştırmada, Ergenlik Çağı İdiopatik (nedeni bilinmeyen) Skolyoz (AIS) görülme sıklığının ortalama 100.000’de 129 olduğu gösterilmiştir. Kız çocuklarda görülme sıklığı erkeklerden 1.5 kat fazladır. Bu süre boyunca 10.311 kişiye skolyoz ameliyatı yapılmıştır. Bu da toplam skolyoz tanısı konan kişilerin yüzde 3.8’inin cerrahi müdahale ihtiyacı olduğunu göstermektedir.”

AIS, kız ve erkek çocuklarda farklı mı ilerler?

AIS görülme yaşının genellikle 10-16 yaş arasındaki dönem olduğunu belirten Prof. Dr. Aydınlı, bu genellemeyi bozan hastalar olduğuna ancak bu durumun son derece nadir görüldüğüne dikkat çekiyor.  Erkek ve kız çocuklarında AIS görülme sıklığının skolyozun derecesine göre değiştiğini belirten Prof. Dr. Ufuk Aydınlı, “Düşük dereceli skolyozun kızlarda görülme sıklığı, erkeklere göre 2-3 katına çıkıyor. Öte yandan erkek çocuklarda, skolyoz daha yavaş ilerler. Bu nedenle erkeklerde düşük dereceli skolyozların tanısı da konulamamaktadır. Bir başka dikkat çeken bilgi ise, kızlarda cerrahi gerektiren derecelerin, erkeklere göre 7-8 kat daha fazla görülmesidir. Ancak bunun tam olarak nedeni de bilinmemektedir.”

İlerlediğinde hangi hastalıklara yol açar?

Omurganın orta hattının bozulması sonucu vücut simetrisi etkileniyor. Böylece omuz seviye farkı, bel oyuklarında değişiklik, göğüs kafesinin deformasyonu gözle görülür hale geliyor. Hem sırt hem de bel eğriliği olan kişilerde simetri dengelendiği için skolyozun geç fark edilebileceğine dikkat çeken Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Ufuk Aydınlı şu bilgileri aktarıyor: “Özellikle 4-8 yaş arası olan erken idiopatik skolyozlarda akciğer doku gelişimi nedeniyle eğriliğin mümkün olduğunca düşük derecelerde tutulması gerekir. AIS ve erken idiopatik skolyozlarda akciğer kapasitesi etkileniyor. Eğriliğin 70 dereceyi geçmesiyle kalp ve akciğer hastalıkları gelişebiliyor.”

AIS, yalnızca estetik bir sorun mudur?

AIS, başlangıçta yani eğrilik daha azken estetik bir sorun gibi algılanabiliyor. Ancak eğriliğin hızla ilerlemesi, bu yaş grubunda ameliyat seçeneğini gündeme getiriyor. Ergenlik çağında 40 ve üstü derecelerdeki eğrilikler düzeltilmediğinde büyüme tamamlanmış olsa bile, yetişkinlik döneminde hastanın skolyoz derecesinde mekanik nedenlerle artış görülebiliyor. Eğrilikteki bu artış, zamanla kemik ve eklem deformasyonları yaratıyor ve kişi, sırt, bel ve basen ağrıları çekmeye başlıyor. Hastanın yaşam kalitesini bozan bu duruma karşı ameliyat, önemli bir tedavi seçeneği haline geliyor.

Korse ile tedavi mümkün mü?

AIS’nin erken teşhisi yani 20 derece ve üstü olan hastalara ameliyat dışında önerilen seçenek korse oluyor. Prof. Dr. Aydınlı “Ergenlik dönemine girmemiş ve ilerleyici nitelikte AIS tespit edilmiş hastalarda, kişinin eğriliğine uygun korseler kullanılabilir. Ancak korse kullanımı uzun süreli olmalıdır. Gün içinde 23 saat kullanılması önerilir. Bazı hastalar için gün içinde bu kadar uzun süre korse kullanmak, onları negatif etkileyebilir. O nedenle çocuğun korseye uyum sağlaması için aile ve çevresi tarafından desteklenmesi gerekir” diyor.

Spesifik egzersiz, pilates ve yoga ne kadar yararlı?

Egzersiz, pilates ve yoganın AIS tedavisinde faydası var mı? sorusunu yanıtlayan Prof. Dr. Aydınlı, bu konudaki araştırmaların skolyozun durması ya da geriletilmesinde umut veren sonuçları olmadığına dikkat çekerek şu bilgileri veriyor: “Pozitif bilim açısından bakıldığında spesifik egzersizler, pilates ve yoganın faydalı olduğu ve skolyozun durmasını veya geriletilmesini sağladığı konusunda son yayınlanan uluslararası dergide hiçbir umut verici veri yoktur. Bununla beraber ülkemizde de bu yöntemler skolyoz tedavisinde yer almaktadır. Bana göre egzersiz yapmanın kimseye bir zararı yoktur; kas gelişimini destekler. Ancak skolyozun egzersizle kalıcı olarak düzelebilmesi bu konuda yapılan bütün çalışmalara terstir. Schroth skolyoz egzersizlerin orijinal web sayfasında dahi bu egzersizlerin 30 derece altındaki skolyozlara uygulanması ve en fazla 5 derece düzelme elde edileceği yazmaktadır.”

Prof. Dr. Ufuk Aydınlı

Ameliyat nasıl yapılıyor?

AIS tedavisinde önemli bir yeri olan ameliyat zamanını, eğriliğin açısı belirliyor. AIS, cerrahi yöntemlerle tam olarak tedavi edilebiliyor. Cerrahi tedavi çoğunlukla sırt ve bel bölgesinde açık cerrahi ile omurgalara vidalar koyularak yapılıyor. Omurga ameliyatlarında sinirlerin korunması için nöromonitörizasyon yönteminin de kullanıldığını belirten Prof. Dr. Aydınlı, şu bilgileri veriyor: “Nöromonitör, nörolojik komplikasyon olmaması için geliştirilen bir yöntemdir. Cerraha ameliyat sırasında sinirlerin korunması için bilgi verilir. Ameliyat süresi, 2-4 saat arasında değişir. Hastanın uyutulması, uyandırılması ve odasına dönmesi için gereken toplam süre yaklaşık 6 saati alabilir”

Ameliyat yöntemi neye göre seçiliyor?

Skolyoz ameliyatlarının anterior denilen yöntemle, göğüs kafesi ve karın yan bölgesinden girilmesiyle de yapılabileceğini belirten Prof. Dr. Aydınlı bu yöntemle bazı hastalarda daha az omurganın ameliyat edildiğine dikkat çekiyor ve şunları söylüyor: “Ameliyat yöntemi hastanın en çok yarar sağlayacağı yöntemle yapılır. Son 5-6 yılda tekrar öne çıkan ve halk arasında ‘ipli skolyoz’ olarak da bilinen yöntem, her hasta için uygun değildir. Bazı hastalarda tekrarlayan ameliyatlar yerine tek bir ipli sistem ameliyatının yapılması, hastanın sorununa çözüm olabilir.”

Ameliyat sonrası hasta ne zaman normal hayata dönebilir?

Hastanın ameliyat sonrası birinci günde oturtulup, ayağa kaldırıldığını belirten Prof. Dr. Aydınlı,

“Hasta, ameliyat sonrası hastanede 3-4 gece kalır. Taburculuk sonrası hasta 3-4 hafta günlük aktivitelerini yapabilir. Birinci aydan sonra yüzme, üçüncü aydan sonra tek başına yapılabilen sporlar, 9-12 ay sonra ise takım sporları yapabilir” diyor.

Elite World Kuşadası kapılarını açtı

Elite World Kuşadası kapılarını açtı

Elite World Hotels & Resort’ün Kuşadası’na yeni bir soluk kazandıracak Elite World Kuşadası kapılarını açtı.

Zincirin ilk “management” oteli Elite World Kuşadası, 136 odası, SPA’sı, toplantı odaları ve misafirlerle ilk kez buluşacak yeni balık restoranı ve kafe markasıyla bölge turizmine 12 ay canlılık katacak.

Otelin açılışı Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel, Galatasaray Spor Kulübü Başkanı Dursun Aydın Özbek, Elite World Hotels & Resorts İcra Kurulu Başkanı Vedat Elik, Elite World Hotels & Resorts Yönetim Kurulu Üyesi Sedat Elik ve Elite World Hotels & Resorts Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Emel Elik Bezaroğlu, Elite World Hotels & Resorts CEO’su Orkun Petekçi, Kuşadası protokolü ve basın mensuplarının katılımıyla gerçekleştirildi.