Yazılar

Divanev “Mobilyasını Çok Sevenler”e dikkat çekti

Divanev “Mobilyasını Çok Sevenler”e dikkat çekti

Yataş Grubu’nun mobilya markası Divanev, “Mobilyasını Çok Sevenler” teması ile hazırladığı 3 yeni reklam filmi ile ekranlara geliyor.

Divanev’den aldıkları mobilyalarına çok değer vererek özen gösteren, mobilyaları ile kurdukları bu duygusal bağı esprili bir dille ekranlara taşıyan marka “çok seveceğiniz mobilyalar, çok seveceğiniz fırsatlarla” söylemi ile kampanyasını da duyuruyor. M.A.R.K.A imzalı reklam filminin yönetmen koltuğunda ise Özer Feyzioğlu oturuyor.

Reklamveren: Divanev

Reklamveren Temsilcisi: Yeşim Tiregül, Başak Tanır Özkuyumcu, Doğan Güven, Buse Ekici, İlayda Köprübaşı

Reklam Ajansı: M.A.R.K.A.

Kreatif Grup Başkanı: Hulusi Derici

Kreatif Ekip: Serdar Seren, Mert Aydın, Bektaş Erdoğan, Serdar Özen

Müşteri İlişkileri: Pınar Ersandır

Prodüksiyon Şirketi: Shortcut

Yönetmen: Özer Feyzioğlu

Yapay zekada Nirvana

Yapay zekada Nirvana

Türkiye’nin teknoloji markası Casper, kullanıcıların yapay zekanın sunduğu olanaklardan en üst düzeyde yararlanmasını sağlayan bir yeniliğe daha imza attı.

Microsoft iş birliğinde, Windows 11 Pro ile yenilenen Casper Nirvana dizüstü bilgisayarlar ile kullanıcılar, beraberinde dijital bir kişisel asistan işlevi gören Windows’da Copilot’a ücretsiz bir şekilde ve tek tuşla erişim sağlayabiliyor. Windows’da Copilot’u direkt aktif hale getiren klavyede Copilot komut tuşu, Casper Nirvana dizüstü bilgisayarlarla birlikte geliyor.

Bugüne Kadarki En Güvenli Windows

Casper Nirvana bilgisayarlar, Windows 11 Pro ile güvenliği ve verimliliği artıran bir güç merkezi ile yeni bir çağa geçiş yaptı. Özellikle günümüzde hibrit çalışmanın getirdiği her an her yerden çalışma, internete bağlanma ve veri paylaşma gibi durumlar için “Zero Trust” ilkesini benimseyen Windows 11 Pro, kritik bir güvenlik katmanı sağlıyor. Zero Trust ilkesi ile kimlik doğrulaması, yetkilendirme, dosya erişimi veya sınırlandırması mümkün olurken, siber tehditlere karşı veri güvenliği uçtan uca koruma yöntemi ile en üst düzeyde tutuluyor. Yapılan testlere göre Windows 11 Pro, şirketlerin kendilerine özel uygulama ve programları ile %99.7 uyumlu çalışıyor ve bu da geçiş sonrası herhangi bir şirket programının çalışmasında sorunsuz bir süreç yaşanacağını gösteriyor.

Windows 10 Pro’nun Ekim 2025’te satış desteği sona eriyor olacak. Bu tarih sonrası Windows 10 Pro’lu cihazlar, güvenlik güncelleştirmelerini alamayacakları için siber saldırılara ve güvenlik risklerine açık hale gelecek. Windows 10 Pro’da sağlanan satış desteği sona yaklaşırken, Windows 11 Pro ile gelen güvenlik özelliklerini tam performans kullanabilmek ve tüm risklere karşı güvende kalabilmek için Windows 11 Pro’lu yeni Casper bilgisayarlara geçmek, kurumlar nezdinde daha da kritik önem taşıyor.

BİM’den çevreci yatırım

BİM’den çevreci yatırım

BİM, yaşanabilir bir çevre ve sürdürülebilir bir gelecek için yenilenebilir enerji yatırımlarına hız kesmeden devam ediyor.

BİM’in Yozgat, Mersin ve Ankara’da devreye aldığı yeni yatırımları ile toplam GES sayısı 22’ye ulaştı. BİM daha yeşil bir gelecek hedefiyle hayata geçirdiği yatırımıyla yıllık 900 binin üzerinde ağaç kazanımı sağlayacak.

BİM CEO’su Haluk Dortluoğlu: “Güneş enerjisi santralleri projemizi 2020 yılından bu yana sürdürüyoruz.  Devreye aldığımız son yatırımlarımızla birlikte toplam GES proje sayısını 22’ye yükselttik. GES projelerimizin toplam yıllık elektrik üretim kapasitesi BİM’in elektrik ihtiyacının %16’sına ulaştı. 2025 yılı itibarıyla elektrik ihtiyacımızın %25’ini kendi yenilenebilir enerji yatırımlarımızdan karşılamayı hedefliyoruz.”

BİM, Türkiye genelindeki GES yatırımlarını yaygınlaştırmaya devam ediyor. BİM, enerji ihtiyacının %100’ü doğal kaynaklardan sağlayan Yozgat ve Mersin’de arazi üzeri, Ankara’da ise çatı üzeri olmak üzere 3 yeni GES yatırımını daha devreye aldı. BİM, 3 arazi üzeri, 19 çatı üzeri olmak üzere, toplam GES projesi sayısını 22’ye yükseltti. Yeni yatırımlarla birlikte toplam kurulu gücü 63 MW’a yükselirken karbon salımında yıllık 60 bin tonun üzerinde azalma sağlanacak.

Havuz keyfi ishale sebep olabilir

Havuz keyfi ishale sebep olabilir

Yaz mevsimiyle beraber ishal vakalarında da artış görülebiliyor. Çocuklar ise bu durumdan en çok etkilenen grup. Sıcak hava nedeniyle fazla sıvı alma isteğinin mikrop tehlikesini artırması, besinlerin hızlı bir şekilde bozulması ve hijyen kurallarına önem verilmemesi gibi sebeplerin sulu dışkılama şikayetlerini artırdığını ifade eden Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Ayşe Sokullu, “İshal; bakteriler, parazitler ve yaygın olarak virüslerden kaynaklanıyor. Virüs kaynaklı ishal ateş yapmıyor, yaklaşık bir gün boyunca etkisini gösteriyor ve hastayı yatağa hapsetmiyor. Bakteriler ise besin zehirlenmelerine yol açarak ishallere neden oluyor” açıklamasında bulundu.

İshal sonucu oluşan sıvı kaybı yetişkinlere göre çocukları daha fazla etkiliyor. Çocuklarda meydana gelen ishalin çoğunlukla hastaneye yatışa yol açtığını, yetişkinlerde ise ishal sebebiyle yatışın çok daha düşük bir oranda gerçekleştiğini açıklayan Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Ayşe Sokullu, “Bu durum, sıvı kayıplarının çocukları daha fazla etkilemesinden kaynaklanıyor. Çocuklarda yüzde 10’luk bir sıvı kaybı bile sıvı dengesine zarar vererek ciddi rahatsızlıklara yol açabiliyor” şeklinde konuştu.

Dr. Ayşe Sokullu,

Dr. Ayşe Sokullu

Çocuğun halsizliği çok yüksekse vakit kaybetmeden hastaneye gidilmeli

İshal tedavisinde en önemli nokta kaybedilen sıvının geri alınması. Bu konuda ebeveynlerin bilinçli olması gerektiğinin altını çizen Dr. Ayşe Sokullu, “Sıvı dengesini koruyucu önlemleri erkenden almak çok önemli. İshal tedavisinin ilk adımı da sıvı kayıplarının ağız yoluyla yerine koyulmasıdır. Hastaneye yatış ve serumla tedaviye ne kadar az mecbur kalınırsa o kadar iyi. Kusmalara karşı da bilgilenmek çok önemli, beslenme hataları giderildikçe kusma ilaçsız bir şekilde önlenebiliyor. Kusması olmayan çocuklarda tedavi daha kolay oluyor. Ancak sıvı kaybı yüzde 10’un üzerine çıkan vakalarda, bu tip uygulamalarla zaman kaybetmeyip damar yolu ile sıvı tedavisine başlanmalı. Çocuk halsizlik yüzünden hareket edememeye başlamışsa ve ağızdan sıvı alımı sağlanamıyorsa hiç vakit kaybetmeden bir doktora başvurulmalı” dedi.

 İshali önlemek için öneriler

  1. Dışarıda kalmış yiyecekleri tüketmeyin. Hijyen şartlarına güvenmediğiniz yerlerde yemek yemeyin.
  1. İshalin bulaşıcı olduğunu unutmayın ve kişisel hijyeninize çok dikkat edin, çocuklarınızı da hijyen konusunda eğitin. Yazın özellikle havuz gibi ortak alanların kullanımının artması nedeniyle kendinizi daha dikkatli koruyun.
  2. Süt ve süt ürünlerini tüketirken çok daha dikkatli davranın. Üretim ve tüketim tarihleri ile saklama koşullarını kontrol edin. Özellikle eriyip tekrar donmuş görünen dondurmalardan uzak durun.
  3. Çocuklarda ishal başlar başlamaz ağızdan sıvı takviyesine başlayın.
  4. Hafif ishal belirtileriniz varsa daha az yağlı, fazla lif içermeyen ve pirinç, patates gibi bağırsakları az çalıştıracak besinler tercih edin.

Özellikle kalp ve diyabet hastaları risk altında!

Özellikle kalp ve diyabet hastaları risk altında!

Tüm yıl boyunca heyecanla beklediğimiz yaz mevsimi nihayet geldi. Ancak yaz aylarında diyabet ve kalp hastalıkları gibi kronik hastalığı olan kişilerin daha dikkatli olmaları gerekiyor.  Zira sıcak havalar pek çok ciddi hastalığı tetikleyebiliyor, hatta hastanın hayatını kaybetmesine bile yol açabiliyor! Hava sıcaklığı arttığında vücudumuz bu duruma uyum sağlamaya çalışıyor. Derideki yüzeysel damarlar genişleyerek kan dolaşımını artıyor ve bunun sonucunda terleme oluyor. Sıcaklar nedeniyle vücut çok terlediğinde ise buna paralel olarak sıvı kaybı da çok olabiliyor. Acıbadem International Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Özkan Uysal, vücuttaki aşırı sıvı kaybının özelikle diyabet ve kalp gibi kronik hastalığı olan kişilerde önemli sorunlara neden olabileceği uyarısında bulunarak, “Bu durumda kalp hızı artarak kalpte ritim bozukluklarına yol açabilir. Ayrıca beyin kanaması, felç veya kalp krizi gelişebilir. Ancak kronik hastalığı olan kişiler kendilerini takip eden doktorlarının önerilerine sıkı bir şekilde uymaları ve tedavilerine aksatmadan devam etmeleri halinde yaz aylarını daha sorunsuz geçirebilirler” diyor.  İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Özkan Uysal, yaz aylarında dikkat edilmesi gereken kuralları anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu!

Dr. Özkan Uysal

Dr. Özkan Uysal

Su içmek için susamayı beklemeyin

Sıcak havalarda aşırı terlemek vücutta ciddi sıvı kayıplarına sebep olabiliyor. İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Özkan Uysal, vücuttaki sıvı açığını kapatmak için bol miktarda su tüketilmesi gerektiğine işaret ederek, “Yaz aylarında bol su içilmesi vücut ısısını dengeleyerek sıcak havanın neden olduğu stresin kalp üzerindeki yükünü azaltır.  Bu nedenle yaşamsal önem taşımaktadır. Ancak vücutta su eksikliği her zaman hissedilemeyebilir. Dolayısıyla susamayı beklemeden her gün 2 -2,5 litre su tüketmeye özen gösterilmelidir” diyor.

Bu saatler arasında dışarı çıkmayın

Sıcak ortamlarda uzun süre kalmamaya özen gösterin. Özellikle de güneş ışınlarının yer yüzüne en dik geldiği 11:00-16:00 saatleri arasında güneşten kaçınmanız çok önemli. Zira diyabet ve kalp gibi kronik hastalıklarda sıcak havalar beyin kanaması ve kalp krizini tetikleyebiliyor.

Öğle saatlerinde egzersiz yapmayın

Özellikle sıcağın en fazla hissedildiği 11:00 – 16:00 saatleri arasında egzersiz yapmaktan kaçının.  Egzersiz için daha serin olan sabah erken saatlerini ya da akşamı tercih edin. Ayrıca egzersiz yapacağınız yerin serin ve gölge yerler olmasına dikkat etmeniz de çok önem taşıyor.

Ağır yemekler tüketmeyin

Kalorisi yüksek ve sindirimi zor olan gıdalardan kaçınmaya özen gösterin. Kırmızı et ve yumurtayı sindirimlerinin zor olması nedeniyle ölçülü olarak tüketmeyi alışkanlık edinin. Dr. Özkan Uysal, yaz aylarında su içeriği yüksek olan gıdaları tercih etmeniz gerektiğini belirterek, “Sebze yemekleri, salatalar ve ızgara olarak pişirilmiş az yağ içeren etler tüketilebilir” diyor.

Vücudunuzun sinyallerini ciddiye alın

Vücudunuzla ilgili herhangi bir sorun hissettiğinizde bunu asla ihmal etmeyin. Yaz aylarında kalp krizi ve inme gibi ciddi tablolara daha sık rastlandığı uyarısında bulunan İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Özkan Uysal, “Özelikle göğüs ağrısı ve nefes darlığı gibi şikayetler varsa mutlaka kardiyoloji muayenesi olunmalıdır” diyor.

Alkol tüketiminden kaçının

Alkol kullanımı sıvı kaybına neden oluyor. Dolayısıyla özellikle kalbinizle ilgili sorun varsa, hastalığı olumsuz etkileyebileceği için alkollü içeceklerden kaçınmanız çok önemli.

Açık renkli ve nefes alabilen kıyafetler giyin

Terleterek vücutta sıvı kaybına yol açabileceği için yaz aylarında ağır kumaştan yapılmış veya polyester içeren kıyafetlerden kaçınmanız gerekiyor. Bu mevsimde cildinize nefes aldıracak ince ve pamuklu kıyafetler giymeniz vücudunuzun ideal ısıda kalmasına yardımcı olacaktır.

Düzenli kullandığınız ilaçlarınızı aksatmayın

Düzenli olarak kullandığınız ilaçlarınızı kendinizi iyi hissettiğiniz için asla bırakmayın. İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Özkan Uysal, sıcak hava, güneş ile tatilin rehavetine kapılıp ilaçların ve rutin kontrollerin asla aksatılmaması gerektiğini vurgulayarak, “Hastaların ilaçlarda ve kullandıkları dozlarda yaz aylarında değişiklik olup olmayacağını doktorlarına danışmaları yaşamsal öneme sahiptir. Zira gelişigüzel bırakılan ilaçlar tansiyon ve şeker kontrolünün bozulması gibi önemli sorunlara neden olabilir” diyor.

Meyvelerde aşırıya kaçmayın

Özellikle diyabet hastalığınız varsa yüksek şeker oranına sahip olan karpuz ve incir gibi yaz meyvelerini tüketmekten kaçının. Meyve yerken porsiyon kontrolüne dikkat etmeniz de büyük öneme sahip. Ayrıca bir bardak meyve suyu üç porsiyon meyveye denk geldiği için suyu yerine meyvenin kendisini tüketmeniz daha sağlıklı olacaktır.

Çay ve kahveyi sınırlandırın

Kahvede bulunan kafein ve çaydaki teofilin vücuttan daha fazla idrar atılmasına neden olabiliyor. Dolayısıyla yaz aylarında çay ve kahve tüketimini çok azaltmalı ya da tamamen bırakmalısınız.

Teksüt, İSO 500’de 105 sıra yükseldi!

Teksüt, İSO 500’de 105 sıra yükseldi!

Türkiye’nin en büyük süt ve süt ürünleri kuruluşlarından Teksüt, İstanbul Sanayi Odası’nın açıkladığı Türkiye’nin en büyük 500 sanayi kuruluşları (2023) sıralamasında 105 sıra yükselerek 393’üncü sırada yer aldı.

Teksüt Yönetim Kurulu Başkanı Cevdet Arınık, doğru yatırım ve pazarlama odaklı stratejinin üretim gücüyle birleştiğinde aşamayacağı engel olmadığını vurguladı.

İSO verilerini değerlendiren Teksüt A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Cevdet Arınık, gelişmeleri yakından takip ettiklerini ve zorlukları aşmak için yatırım yapmaya öncelik verdiklerini belirterek bu stratejinin başarıyı getirdiğini aktardı. Sadece Türkiye’yi değil dünyadaki gelişmeleri de yakından takip ettiklerini aktararak şunları söyledi: “Teksüt olarak üretim, kalite, satış, pazarlama ihracat ve insan kaynakları da dahil olmak üzere bir bütün olarak hareket ediyor, planlamalar yapıyoruz. Hem Türkiye’de hem de yurtdışında Teksüt ürünlerinin pazar payını artırabilmek için üretim altyapımızı güçlendiriyoruz, çalışanlarımıza yatırım yapıyoruz”.

Dünyayla rekabet ediyor

Cevdet Arınık ayrıca şunları sözlerine ekledi “2023 yılını büyüme ve istikrar yılı olarak değerlendirdik. Sosyal yatırımlara, altyapı çalışmalarına ağırlık verdik. Yurt içinde ve yurt dışında daha geniş bir pazar payı elde etmeye odaklanarak, ürün kalitesini artırmaya ve müşteri tabanımızı genişletmeye yönelik çabalarımız devam edeceğiz. Başta operasyon süreçlerimizi geliştirmek üzere teknolojiyi işimize daha çok entegre etmeye önem veriyoruz. 2023 yılının başında ihracatı, ev dışı tüketim kanalını ve perakende bulunabilirliğimizi arttırmayı hedeflemiştik. Yıl boyunca bu hedeflerde güçlü yol aldık. İhracat ağımızdaki ülke sayısını 43’e çıkardık.”

Omuz çıkıkları yazın sık görülüyor!

Omuz çıkıkları yazın sık görülüyor!

Yaz aylarıyla birlikte seyahat sezonu tüm hızıyla devam ediyor. Ancak özellikle de tatil heyecanı ve yaz aktivitelerine kendimizi kaptırıp bazı risklere kolayca davetiye çıkarabiliyoruz. Bunlardan biri de omuz çıkıkları! Zira, seyahate çıkmak için hazırladığınız valizinizi tek elle kaldırmak ya da aşırı sıcaklardan kendinizi serin sulara bırakmanın mutluluğuyla var gücünüzle attığınız bir kulaç omzunuzda ani çıkığa yol açabilir! Acıbadem Fulya Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Kerem Bilsel yaz aylarıyla birlikte omuz çıkığı sorunlarıyla sık karşılaştıklarını belirterek, 20 yaşından önce olan çıkıkların tekrarlama riskinin de yüzde 80’in üzerine çıkabildiğini söylüyor. Prof. Dr. Kerem Bilsel, omuz çıkıklarına yol açan etkenleri ve omuz çıkığının neden acil müdahale gerektirdiğini anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Basket topunu potaya atarken yaşadığınız heyecanın tam ortasında… Plaj voleybolunda kumların üzerinde topa karşılık vermek için hamle yaptığınızda… Aşırı sıcaklardan bunalıp serin sularda hızla kulaç atarken… Tatil için valizinizi hazırlayıp heyecanla tek elinizle yukarı kaldırdığınızda ya da sırt çantanızı doldurup seyahat için sırtınıza yüklediğinizde! Acıbadem Fulya Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Kerem Bilsel bu ve benzeri yanlış davranışların, vücudumuzun hareketli bölgesi omuzumuzun aniden çıkmasına yol açabildiğini vurgularken, özellikle çıkık vakalarının sayısının yaz ayları ile birlikte artış gösterdiğini söylüyor. Son derece dinamik bir yapıya sahip olan ve günlük yaşantımızda en temel ihtiyaçlarımız için sağlıklı olmasına ihtiyaç duyduğumuz omuzlarımızın çok güçlü bir destekle korunmasına rağmen bazı zayıf noktaları olduğuna işaret eden Prof. Dr. Kerem Bilsel bu nedenle de vücudumuzun en sık çıkık gelişen eklemi olmaktan kurtulamadığını vurguluyor. Omuz eklemine uygulanan bu travmatik yüklenmelerin omuz anatomisini oluşturan önemli yapılarda hasar yaratabildiğini vurgulayan Prof. Dr. Bilsel sözlerine şöyle devam ediyor: “Aşırı baş üstü zorlamalarında omzumuzu yerinde tutan yuvanın etrafını çevreleyen labrum yapılarında yırtılmalar ve sonrasında güvensizlik ve eklemde çıkıklar yaşanabiliyor. Omuzumuza günlük aktiviteler sırasında da aşırı yüklemeler yapabiliyoruz. Buna en klasik örneklerden bir tanesi, yaz aylarında da çok başımıza gelebilecek seyahatler sırasında ağır valizlerin tek el ile kaldırılıp yükseğe konulması sırasında omuzda labrum ve tendon yırtıkları ile karşılaşılabilmektedir.”

Prof. Dr. Kerem Bilsel

Prof. Dr. Kerem Bilsel

Özellikle 12-40 yaş arası erkeklerde sık görülüyor!

Omuz çıkığının görülme sıklığının genel nüfusta yüzde 1.7 olduğunu, özellikle gençlerde ve genç erişkin erkeklerde daha sık görüldüğünü belirten Prof. Dr. Kerem Bilsel “12-40 yaş arasında omuz çıkığı ile çok daha fazla karşılaşıyoruz. 20 yaşından önce olan omuz çıkıklarının tekrarlama riski de yüzde 80’in üzerine çıkabiliyor. Yaz aylarıyla birlikte dışarıda fiziksel aktivitelerin artması ve yapılan sporlarla alakalı olarak sıklık artabilmekte, baş üstü ve kolları, omuzları zorlayıcı hamlelerde omuz çıkığı gelişebilmektedir. Özellikle su topu, tenis, beyzbol, hentbol, voleybol, basketbol gibi sporların amatör kişilerce de oynanması ve aşırı sıcakların bunaltmışlığından serin sulara dalmanın çoşkusuyla atılan kulaçların şiddetinde ölçünün kaçırılması yaz mevsiminde omuz çıkığıyla başvuran hastaların sayısında artışa neden oluyor” diyor. Vücudumuzda en hareketli ve en sık çıkan bu eklemimiz kişinin tüm yaşantısını olumsuz etkileyecek kadar kritik önem taşımasına rağmen gereken özeni göstermediğimizi vurgulayan Prof. Dr. Bilsel “Omuz çıkığı olan ve omuzu çok sık çıkan insanlar günlük yaşam konforunun son derece olumsuz etkilenmeleri ve temel ihtiyaçlarını karşılayamaz hale gelmelerinin yanı sıra, bir süre sonra dengelerini yitirebiliyorlar” diyor.

 “Bu çıkık yer eder mi?!”

Günümüzde halk arasında “Bu çıkık yer eder mi?” sorusu hekimlere sıkça yöneltiliyor. Bu soruyu Prof. Dr. Bilsel şöyle yanıtlıyor: “Bu konuda literatürde yapılan çalışmalar ve tecrübeler bize, tekrar çıkıkla ilgili bazı risk faktörlerini tanımlamıştır. Bu faktörler arasında yaşın 20 ve altında olması, kontakt baş üstü sporla ilgilenilmesi, esnek yapılı olma (hipermobilite) ve radyolojisinde omuz ekleminde kemik kaybı en önemli parametreler olarak ele alınmalıdır. Bu faktörler eşliğinde tekrarlama riski öngörüsü yüksekse ameliyat seçeneği ön planda düşünülmelidir.”

Omuz çıkığında acil müdahale şart!

Omuz çıkığı esnasında ise bazı hatalı davranışlar nedeniyle tedavi çok daha zorlaşabiliyor. Omuz çıkığının acil müdahale gerektirdiğini, zaman kaybetmeden hastaneye başvurulmasının çok önemli olduğunu belirten Prof. Dr. Kerem Bilsel “Hastane şartlarında tercihen anestezi veya sedasyon altında kapalı yerine oturtulması (redüksiyon) ilk aşama tedavi olarak yapılmalıdır. Sonrasında en az 10-15 gün arasında kol askısında istirahat ile takip edilir. İlk çıkıklarda özellikle sporcularda ve aktif genç erişkinlerde klinik ve radyolojik testlerle değerlendirilip tekrar çıkma riskini oluşturabilecek faktörler göz önünde bulundurulmalıdır” diyor. Omuz çıkığının tekrarlama riskinin yüksek olduğununun tespit edilmesi durumunda ameliyat gerekebildiğini belirten Prof. Dr. Bilsel şu bilgileri veriyor: “Ameliyat lezyonun büyüklüğüne ve kemik kaybı derecesine göre planlanmaktadır. Küçük kemik kaybı olan hastalarda kapalı (Artroskopik) yumuşak doku fiksasyonları uygun olurken lezyonu daha ciddi derecede olduğu durumlarda açık veya artroskopik kemik blok ameliyatları seçilmektedir. Uygun hastada, risk faktörlerini göz önünde bulundurarak en doğru cerrahi yöntem seçilmelidir.”

Zen-G “Keje”

Zen-G “Keje”

Zen–G’nin Eşkıya filminde etkilenerek yaptığı yeni şarkısı “KEJE” Sony Music Türkiye etiketiyle yayımlanıyor.

Geçtiğimiz senelerde “Delale”, “Alev Alev” ve “İstanbul” şarkılarıyla uzun süre listeleri domine eden başarılı rap sanatçısı Zen-G yeni şarkısı “Keje” ile sürpriz yaptı.

Hüzünlü, romantik ve bir o kadar da enerjik bir şarkı olan ve Kürtçe’de sarışın kız çocuğu anlamına gelen “KEJE” isimli şarkısında Zen-G; Doğu Anadolu ezgilerini afro ritimleriyle buluşturuyor.

Başarılı rapçinin “Eşkıya” filminin kendi üzerindeki etkisi ile hazırladığı şarkının sözü Zen-G’ye, müziği Can VS ve Zen-G’ye, düzenlemesi ise Can VS’ye ait.

Aranjesi ve şarkı sözleriyle dikkat çeken şarkı 28 Haziran’da tüm müzik platformlarında yayında!

Nilky’den bitkisel bazlı hazır kahve

Nilky’den bitkisel bazlı hazır kahve

Nilky, Türkiye’nin ilk bitkisel bazlı hazır kahvesi ‘Wake’i piyasaya sundu. Bademli, yulaflı ve hindistan cevizli olmak üzere üç farklı seçeneğiyle Wake, kahve severler için lezzetli ve pratik bir alternatif olacak.

Bitkisel bazlı ve laktoz içermeyen çeşitleriyle günün her anında keyifle tüketilebilen Wake, içeriğindeki özel formülü sayesinde enerji seviyesini yükseltmeye destek oluyor. Özenle seçilen kahve çekirdekleriyle hazırlanan Wake, kahve tutkunlarının yanı sıra vegan beslenenler ve laktoz intoleransı olanlar için de ideal çeşitleriyle raflarda yerini almaya hazırlanıyor.

Yazın cilt ve saçınız kurumasın!

Yazın cilt ve saçınız kurumasın!

Yaz aylarında güneş ışığı, deniz, havuz ve sıcağın etkisi ile cildin koruyucu tabakası zarar görebiliyor. Buna bağlı olarak ciltte kuruluk ortaya çıkabiliyor. Sadece cilt bakım rutinine nemlendirme ve güneş koruyucuların eklenmesi yeterli olamayabiliyor. Çünkü yaz aylarında saçınız da kuruyabiliyor. Bu dönemde saç ve cilt sağlığı için bazı önerileri uygulamak önem taşıyor. Memorial Bahçelievler Hastanesi Dermatoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Asude Kara Polat, yaz döneminde dikkat edilmesi gerekenler ile ilgili bilgi verdi.

Doç. Dr. Asude Kara Polat

Doç. Dr. Asude Kara Polat

 Her banyo sonrası vücudu nemlendirmek gerekiyor

Cilt bakım rutininin bir parçası olan nemlendirme ve güneşten korunma oldukça önemlidir.

Cilt tipine uygun şekilde nemlendiricilerin kullanılması gerekmektedir. Her banyo sonrası tüm vücut krem, losyonlar ile nemlendirilmelidir. Cilt bakımı için yaz mevsiminde gözenekleri tıkayacak yağ bazlı ürünler tercih edilmemelidir. Su bazlı nemlendiriciler kullanılmalıdır. İçeriğinde ise hyaluronik asit, seramid, pathenol gibi içerikler tercih edilebilir. Özellikle yaz mevsiminde güneş ışınlarının daha dik gelmesi ile UV etkisi daha belirgin olarak etkisini göstermektedir. Cilt sağlığını korumak için güneş koruyucular kremlerin, losyonların veya sticklerin kullanılması gerekmektedir.

Mavi ışık koruyucu filtreli güneş koruyucular öneriliyor

Telefon, tablet, bilgisayar, LEED ışığı gibi günlük hayatta sık kullandığımız eşyalar da mavi ışık saçar ve ciltte lekelenme, ince kırışıklık gibi yaşlanma belirtilerinin oluşumuna zemin hazırlar. Son yıllarda güneş koruyucu kremlerin içeriğine mavi ışık koruyucu filtreler eklenmektedir. Dolayısı ile dışarı çıkacak olmasanız bile güneş koruyucu kullanımı önemlidir. Sabah cilt bakım rutinimize mevsim fark etmeksizin temizleme sonrası nemlendiriciler ve güneş koruyucular eklenmelidir. Güneşten koruma faktörü yani SPF (sun protection factor) en az 30 olacak şekilde geniş spektrumlu güneş koruyucu kremlerin uygulanması gerekmektedir. Gün içinde bu kremlerin 2 veya 3 saatte bir yenilenmesi önemlidir. Yine açık renk kıyafetler, geniş kenarlıklı şapkalar, UV koruyucu fitre içeren kıyafetler, bol pamuklu kıyafetler tercih edilebilir. Zararlı UV ışınlarına karşı güneş gözlüğü tercih ederken mutlaka UV400 ifadesi bulunmasına dikkat edilmelidir.

Doç. Dr. Asude Kara Polat

Deniz, güneş ve havuz saç sağlığını da olumsuz etkiliyor

Yine yazın güneşin, denizin, havuzun etkisi ile cilt sağlığı kadar saç sağlığı da olumsuz etkilenmektedir. Saçlar kurur, matlaşır, kolay kırılmalar meydana gelebilmektedir. Şampuan tercihinde nem veren seramid içeren ürünler tercih edilmelidir. Boyalı saçlarda, kurumaya daha eğilimli olan saçlarda haftada 1 veya 2 kez saç bakım maskeleri kullanılabilir. Yine tatlı badem yağı, Hindistan cevizi yağı ile saç diplerine masaj yapılabilir. Saçı fön makinesi veya diğer ısı kaynakları ile kurutmak daha çok kuruluğa yol açacağı için saçın kendi halinde kuruması daha uygun olacaktır.

Havuza veya denize girerken bone tercih edilebilir. Bone takma ve çıkarma esnasında saçta kırılmaya yol açmayacak boneler tercih edilmelidir. Şapka ve eşarp da güneşin zararlı etkisini azaltmak için kullanılabilir. Saç sağlığını desteklemek için vitamin destekleri önemlidir. Yine yaz aylarında saçları canlı, parlak, yumuşak hale getirmek için kişiye göre planlaması yapılan vitamin, mineral, peptid içeren flakonların kullanıldığı mezoterapi uygulaması ve kişinin kendi kanı alınarak büyüme faktörlerinin açığa çıkmasıyla oluşturulan plateletten zengin plazma uygulaması veya mezenkimal kök hücre içeren eksozom uygulanabilir.

Yaz aylarında da bazı kozmetik işlemler uygulanabiliyor

Pek çok kozmetik işlem özellikle kış döneminde yapılmaktadır. Fakat yaz aylarında da cilt bakımı için yapılacak dermokozmetik işlemler bulunmaktadır. Yaz döneminde karbon peeling, mezoterapi, trombositten zengin plazma (plateletten zengin plazma/PRP), eksozom, botulinum toksin, dolgu uygulamaları, bazı lazer tedavileri gibi uygulamalar yapılabilmektedir.

Cilt sağlığımız için bol su tüketmek, yeterli sebze, meyve ve baklagil tüketimi ile sağlıklı beslenmek ve sigara kullanmamak önemlidir. Sigara cilt yaşlanmasını tetikleyen faktörlerden biridir. Ciltte sentezlenen D vitamini yeterli olamadığında D vitamini takviyesi doktor tavsiyesi ile kullanılabilir. Yine yeterli balık tüketmeyen kişiler için omega 3 takviyeleri kullanmak cilt sağlığı için önemlidir.