Yazılar

Karadeniz’in en şöhretli balığı Kalkan

Karadeniz’in en şöhretli balığı Kalkan

“Balığı yediğiniz elinizi sildiğiniz peçete parçalanıyorsa o balık iyi balıktır”

Beyaz eti ve kendine özgü lezzetiyle Türk mutfağında önemli bir yeri olan Karadeniz’in en şöhretli balığı kalkan, bu yıl sürpriz bir şekilde mevsiminden önce tezgahlarda yerini aldı.

Kalkan balığının en bol olduğu dönem Ocak ayı ile Mart ayının sonuna kadar geçen süredir. En lezzetli olduğu yaş ise 4 ile 5 yaş aralığı. Soğuk suları seven ve Atlas Okyanusu’nda yetişen kalkan balığı daha sonra yaşamını Karadeniz’de sürdürüyor. Ülkemizin Karadeniz kıyılarında avlanan bu balığın ızgaradan fırına, tavadan tandıra pek çok pişirilme usulü var.

Misina Balık menüsünde kalkan balığının özel bir yeri var. Suat Yılmaz özellikle kalkan tandır da çok iddialı olduklarını söylüyor. Misina Balık’ta kalkan tandır soslu veya natürel olarak iki türlü hazırlanıyor. Başka hiçbir restoranda olmayan bir usulle hazırlanan tandır ekonomik fiyatla da masaya gidiyor. Yani lezzeti kadar fiyatıyla da balık sevenleri mutlu ediyor. Yılmaz, “alırken pahalı bir balık ama bizim amacımız çok kar etmek değil, gerçek lezzet severin damak zevkini kazanmak” diyor.

Kalkan balığıyla ilgili bilgiler…

Kalkan balığı özellikle Karadeniz bölgesinde Samsun ve Sinop kıyılarında yoğun çıkar.

Şile tarafında da bulunur. Bu bölgede genellikle profesyonel balıkçılar tarafından avlanır. Zıpkınla ya da elle avlandığı bilinir.

Farklı türleri vardır. Ege ve Akdeniz’deki türleri farklıdır örneğin.

Kalkan balığının azalmasının en önemli nedenlerinden biri de Marmara Denizi’nin kirlenmesi. Aynı şekilde Karadeniz’de de kirlenen bölgeler var. Denizlerimiz ne kadar temiz olursa balıklarımız da o kadar verimli ve lezzetli olacaktır.

Son yıllarda av yasağına uyulmaya başlandı ama daha da itinalı olunmalı. Profesyoneller teknolojiyi sonuna kadar kullanıyorlar. Derinlerde yaşayan balıkları kameralarla gördükleri zaman affetmiyorlar.

Sadece büyük balıkları avlayalım gibi bir durum söz konusu değil. Sürü halinde oldukları için hepsi ağa geliyor.

Kalkan balığının en idealinin en az 3,5-4 kilonun üzerinde olması gerekiyor.

Yıkanan balık pişirilmeden önce kurulanmalı. Balığın üzerindeki yağ akıp gitmemeli. Balığın öz yağı, pişerken balığın koruyucu tabakasını sağlamış olur.

Kalkan balığının en lezzetlisi tavada pişirilenidir. Fırında ya da buğulaması da yapılır. Bir iki malzeme ile özellikle de sarımsakla tatlandırılır. Balığın lezzetinin önüne geçmemesi bakımından sarımsağın fazla olmaması önemlidir.

Kalkanın balığı en güzel bütün olarak sunulur.

Balığı pişirirken yağın sıcaklık oranı çok iyi olmalı. Balığı 190 derecede kurutursunuz, 160 derecede ise çok yağ çekmiş olur. En ideali 180 derecedir.

Balığın pişme süresi 40-45 dakikadır.

Ateşin dengesi, ızgaranın ısısı çok önemlidir.

Dişi kalkan balığı ve erkek kalkan balığı olarak iki cinsi vardır. Şu dönemde ikisi de lezzetli.

Kalkan balığını bilenler, sevenler çatal bıçağı tercih etmez. Balığın ilikleri, etrafındaki kılçıkları ve yanağı en lezzetli bölümlerdir. Balığı yediğiniz elinizi sildiğiniz peçete dağılıyorsa o balık güzeldir.

Anadolu Isuzu ‘Servis Klinik’ hizmetinin kapsamını genişletiyor

Anadolu Isuzu ‘Servis Klinik’ hizmetinin kapsamını genişletiyor

Anadolu Isuzu satış sonrası hizmetleri için devreye aldığı “Servis Klinik” uygulamasının kapsam alanını genişletiyor. Müşteri gruplarıyla yüz yüze temasa olanak veren bu hizmet; markaya yönelik taleplerin ve beklentilerin doğrudan alınmasına olanak sağlıyor. Bu uygulama ile Anadolu Isuzu teknik ekibi Isuzu kullanıcılarının araç kontrollerini de yapıyor. Ayrıcalıklar sunan bu hizmet yurt içi ve yurt dışında 2024 yılı boyunca sürecek.

Belediyeler, filolar, kooperatifler gibi farklı Isuzu kullanıcı grupları ile Anadolu Isuzu yetkililerinin bir araya gelmesini sağlayan bu uygulama, yurt içinde olduğu kadar, yurt dışındaki Anadolu Isuzu müşterilerini de kapsıyor.

Türkiye’de elektrikli araç sayısının artması dönüşümün sinyalimi?

Türkiye’de elektrikli araç sayısının artması dönüşümün sinyalimi?

  • Elektrikli araçlar toplumun gündeminde yer alıyor mu, nasıl yer alıyor?
  • Bu konuda en çok konuşulan üç başlık nedir?
  • Erişim payı son iki yılda nasıl bir o paya sahip?
  • Yurtdışına kıyasla araçlara erişilebilirlik ile ilgili ilk sırada yer alan engel ne?
  • Tüketicilerin bu araçlarla ilgili endişeleri var mı, bunlar nelerdir?
  • Tüketici beklentilerinde ne var?
  • Toplumun tutumu yenilikçi deneyimlere karşı nasıl?
  • Tüketiciler için cazip unsurlar arasında öne çıkan nedir?
  • Türk tüketicilerini elektrikli araç satın almaya neler teşvik ediyor? 
  • Süreçte hangi tutuma sahip markalar  sektör liderliğini arttırıyor olacak? 

 2023’TE ELEKTRİKLİ ARAÇ İLE İLGİLİ KONUŞMALAR İKİ KAT ARTTI… 

Elektrikli araçlarla ilgili toplumda yapılan konuşmaların hızla arttığı gözlemlenmektedir. Özellikle sosyal medya platformları, bu konuşmaların merkezi haline gelmiştir. Instagram, Twitter ve diğer sosyal medya kanallarında, bireyler elektrikli araçlarla ilgili son gelişmeleri, teknolojik yenilikleri ve çevresel faydalarını sıkça tartışmaktadır. Bu tartışmalar özellikle Togg ve Tesla lansmanlarının gerçekleştiği Mart ve Nisan aylarında izlnmiştir. Yılın ilk üç çeyreğinde  %101 Elektrikli araçların çevreye olan olumlu etkileri, düşük karbon ayak izi ve sıfır emisyon gibi kavramlar, bu konuşmaların odak noktasını oluşturmaktadır. Ayrıca, otomotiv endüstrisindeki büyük markaların elektrikli araç üretimine yönelik hamleleri ve hükümetlerin teşvik politikaları da, toplumdaki ilgiyi ve konuşmaları artıran etkenler arasında yer almaktadır. Bu tartışmalar, gelecekteki ulaşım dönüşümü ve çevresel sürdürülebilirlik konularında önemli bir rol oynamaktadır. Dolayısıyla ülkemizdeki bu konuşmalar sadece trend değil bir dönüşümün göstergesi olarak değerlendirilmelidir.

 LANSMANLAR KONUŞMALARIN ZİRVE NOKTALARINDA ETKİLİ OLDU… Sosyal medya trendlerine bakıldığında, marka lansmanlarının dönemsel zirvelerde büyük etkisi olduğu gözlemlenmektedir. Özellikle 2023 yılında, tüketicilerin otomotiv endüstrisinin genelindeki ilgisinin arttığı görülmektedir. Markaların yeni elektrikli araçlarını tanıttığı lansmanlar, sosyal medyada büyük yankı uyandırmaktadır. Bu trend, tüketicilerin çevre dostu ulaşım ve sürdürülebilirlik konularına olan ilgisinin giderek arttığını göstermektedir.

 

TWİTTER’IN PAYI DÜŞERKEN, YOUTUBE VE FORUMLAR YÜKSELİYOR.

Twitter’ın payının azalmasıyla birlikte, YouTube ve forumlar gibi video odaklı platformlar, elektrikli araçlar konusunda giderek artan bir ilgi ve etkileşim seviyesiyle parlıyor. Özellikle elektrikli araçlarla ilgili videolar ve bu videolara yapılan yorumlar, paralel bir şekilde büyüyerek dikkat çekiyor. YouTube ve Instagram gibi görsel medya mecraları, kullanıcıların interaktif ve görsel içerikler aracılığıyla elektrikli araçlar hakkında daha derinlemesine bilgi edinmelerini ve deneyimlerini paylaşmalarını sağlıyor. Bu platformlar, tüketicilerin elektrikli araçlarla ilgili tercihlerini şekillendirmede giderek daha etkili bir rol oynuyor.

Tüketici gündeminde ana konu Elektrikli araçlara erişim

Tüketici gündeminde elektrikli araçlara erişim, günümüzün en önemli konularından biri olarak öne çıkıyor. Elektrikli araçlarla ilgili konular arasında ise fiyat ve maliyetler, belirleyici bir rol oynuyor. Bu konu kapsamında, araç fiyatları, vergiler, sipariş süreçleri ve teslimat zamanlamaları gibi unsurlar yoğun bir şekilde tartışılıyor ve bu konu kümesi %31’lik bir paya sahip. Sektör konuları ise lansmanlar, teşvikler, fabrikaların durumu, sektöre yapılan yatırımlar ve geleceğe yönelik tahminlerle dolu. Bu alanın gündemdeki payı ise %22 olarak belirlenmiş durumda. Araçların menzili, şarj altyapısı gibi sektöre özel konular ise elektrikli araçların geleceğini belirlemede önemli bir role sahip ve üçüncü büyük ana konuyu oluşturuyor. Bu veriler, elektrikli araç endüstrisinin dinamiklerini ve tüketicilerin önceliklerini yansıtıyor, aynı zamanda da sektördeki gelişmeleri izleyenler için önemli bir yol gösterici niteliği taşıyor.

Ipsos Türkiye Sosyal Dinleme ve Analitik Hizmet Birimi Lideri ÖZLEM BULUT SÖNMEZYALÇIN, verilerle ilgili şu değerlendirmelerde bulundu ;

Türkiye’de tüketicilerin elektrikli araçlara olan ilgisi ve merakı dikkate değer ölçüde artıyor. 2023’te dijital mecralarda, elektrikli araçlar hakkında yapılan paylaşımlar önceki seneye göre yaklaşık iki katına çıktı. Google arama verisinde de benzer bir artış var. Her iki veriye beraber bakıldığında artan ilgi, tüketicilerin sektörel gelişmelere ve lansmanlara son derece duyarlı olduğuna ve bunları yakından takip ettiğine işaret ediyor.

Değişen sadece elektrikli araçtan daha çok bahsedilmesi değil; nasıl bahsedildiği ve bahsedilen konular. Lansmanlara paralel olarak bir markadan bahsedenlerin oranı 2022’de %73 iken, 2023’te %80’e çıkıyor. Tüketiciler 2022 yılına kıyasla daha fazla sürüş deneyimine dair görüş ve yorum paylaşıyor. Konuşma tonunda nötr içerikler azalırken, olumlu ya da olumsuz olarak sınıflandırdığımız içerikler artıyor. Elektrikli araç gündemleri tüketiciye artık daha çok temas ediyor.

Elektrikli araç tüketicisi elektrikli araçlara bütünsel bir bakış açısıyla yaklaşıyor. Sadece satın alım süreci ya da kendi deneyimi değil, sisteme dair finansal, teknolojik ve sosyal boyutlar hem bugünü hem geleceğiyle tartışılıyor. Türkiye’de tüketici, elektrikli araç ekosisteminin ne derece gelişmiş olduğunu ve yakın zamanda ne derece gelişeceğini, dünyadaki elektrikli araç merkezli dönüşümün hızına Türkiye’nin nasıl ayak uyduracağını, geçişin zamanlamasını, başta Çin ve Avrupa pazarlarını, alternatif enerjileri konuşuyor.

Tüketiciler, elektrikli araç ekosisteminin, şarj altyapısından teknolojik gelişmelere kadar geniş bir yelpazede konuların gelişimini merak ediyor ve bu faktörler satın alma kararlarını etkiliyor. Çünkü tüketiciler, sadece satın almak istediği araçla ilgili değil, elektrikli araçlar ekosisteminin finansal, teknolojik, sosyal ve altyapısal yeterliliğine dair her faktörü, bugünü ve geleceğiyle gözden geçirmek durumunda. Bu karmaşık ve belirsizliklerin olduğu süreçte bilgiye, güvene, desteğe ve iyi partnerlere ihtiyaçları var. Burada da yine markalara görevler düşüyor. Tüketici kaynaklı dijital içeriklerin niceliksel ve niteliksel dönüşümü, yarattığı özgün gündem başlıkları ve yüksek etkileşim, sektöre eşsiz bir bilgi kaynağı sunuyor. Markaların tüketici gündemini ve içeriklerini takip etmesi ve desteklemesi şart. Analiz ettiğimiz yaklaşık 500 bin tüketici paylaşımında, en çok bahsedilen konular, fiyatlar, vergiler ve maliyetler. Araca erişim hem 2022’de hem de 2023’te en yüksek paya sahip konu. Yurtdışına kıyasla daha zayıf bulunan teşvikler ve yüksek vergiler, elektrikli araçların erişilebilirliği konusunda önemli bir engel olarak görülüyor. Enflasyon ve döviz kurlarındaki değişim, uzun sipariş süresi ile de birleşince erişim konusu tüketicinin gözünde olumsuz bir imaja sahip oluyor. Ayrıca tüketiciler güvenlik, tasarım ve sürdürülebilirlik konularında da endişelere sahip. Diğer yandan yatırımlar ile daha rekabetçi bir pazar ve aşağıya çekilecek fiyat beklentisindeler.

ÖZLEM BULUT SÖNMEZYALÇIN

Türk tüketicileri, elektrikli araçlara geçiş için birçok motivasyona sahip olduğunu belirtiyor. Yenilikçi teknolojileri deneyimleme arzusu ve çevreye olan duyarlılığın yanı sıra ekonomik faktörler de elektrikli araçlara olan ilgiyi körüklüyor. Akaryakıt fiyatlarındaki yükseliş ve elektrikli araçların uzun vadede sunduğu tasarruf potansiyeli, tüketiciler için cazip unsurlar arasında. Şehir içi kullanım kolaylığı ve evden şarj imkânı gibi pratik avantajlar, elektrikli araçları özellikle kentsel yaşam için uygun hale getiriyor. Ayrıca, pazardaki çeşitlilik artıyor ve yeni modeller, farklı ihtiyaç ve beklentilere hitap edecek şekilde tasarlanıyor. Tüm bu faktörler, Türk tüketicilerini elektrikli araç satın almaya teşvik ediyor.

2023’te daha fazla konuşulan kullanıcı deneyimi konusu, yeni modeller ve iyileştirmeler ile sektör ortalamasına göre yüksek oranda olumlu yorumları içeriyor.  Türkiye’de elektrikli araçların yükselişi, sadece bir trend değil, aynı zamanda bir dönüşümün sinyallerini veriyor. Önümüzdeki yıllarda, şarj altyapısının gelişimi, teknolojik yenilikler ve devlet tarafından sağlanacak olası teşviklerin artması, elektrikli araçların daha erişilebilir ve cazip hale gelmesini sağlayabilir. Tüketicilerin güvenlik ve sürdürülebilirlik konusundaki endişelerinin azalmasıyla birlikte, elektrikli araç pazarının olgunlaşmasını bekleyebiliriz. Bu gelişmeler, Türkiye’yi küresel sıfır emisyon hedeflerine uyum konusunda hızlandırabilir ve ülkeyi yeşil bir geleceğe taşıyabilir. Elektrikli araçların kısa vadede içten yanmalı motorlarla yan yana var olacağı bir dönemden sonra, mobilite çözümlerinde öncü rolü üstleneceği bir dönemi uzun vadede öngörebiliriz. Tüketicilerin bilinçlenmesi ve sektöre olan ilgisinin artması, bu dönüşümü destekleyen anahtar faktörler olarak öne çıkıyor. Bu süreçte, tüketicilere yakın duran, ihtiyaç ve beklentilerini destekleyen markalar sektörde liderliği ele alacaktır.

Ceyda Pirali “Camdan Oda”

Ceyda Pirali “Camdan Oda”

Beste, düzenleme ve prodüksiyonu Ceyda Pirali’ye sözleri Duygu Taylan’a ait olan tekli Camdan Oda çok özel bir çalışma.

Yeni nesilin yetenekli ve başarılı sesi Aysu Aytekin “alopesi” rahatsızlığına sahip ve fakat bunu hiç sorun etmediği gibi doğal güzelliğini de korumakta.

Iras da yükselişte olan genç bir rap şarkıcı. İki başarılı isim Ceyda Piralinin müzikal direktörlüğünde şarkıya özgün yorumuyla renk kattılar.

Serra Arıtürk “Beni Al”

Serra Arıtürk “Beni Al”

Sözü ve müziği Serra Arıtürk’e ait şarkının düzenlemesi, son zamanlarda Kum ile yaptığı çalışmalarla dikkat çeken Luca Fritz’e ait. Süheyl Atay ve Orkun Tunç prodüktörlüğünde, Garaj Müzik etiketiyle yayınlanan şarkı; basit ancak anlamı yoğun sözleriyle ve sanatçının vazgeçilmez enstrümanı olan gitar aranjmanlarının hakim olduğu, 90lara ait grunge hissiyatının pop müziğine yansıması olan özgün ve yalın sound’u ile dikkat çekiyor.

Beni Al’da alternatif pop müziğin, indie ve soft punk türleriyle buluştuğu noktada ortaya çıkan sound, Amerikan pop-rock müziğine göz kırpıyor. Bu parçada enstrümantal elementler ve yalınlık ön planda, şarkının sanatçı tarafından gitar ile bestelendiği demo haline büyük ölçüde sadık kalınmış. Sözlerin taşıdığı anlaşılma arzusu; bestenin harmonik formunun hissettirdiği umut duygusu ve gitarların liderlik ettiği sound’un taşıdığı özgür ruh ile bütünleşiyor ve dinleyiciye yalnız olmadığını hissettiriyor.

Emirates, uçak içi kıyafet setini tanıttı

Emirates, uçak içi kıyafet setini tanıttı

Emirates, Business Class yolcularına hediye edeceği, yeni bir “uçak içi kıyafet” seti hazırladı.

Yenilikçi bir tasarıma sahip bu set, rahat ve ince bir sweatshirt ile eşofman altı, terlik ve kıyafetlerle uyumlu bir uyku maskesini içeriyor. Kıyafetler, uyurken giymek için tasarlanmış olmasının yanı sıra herhangi bir A380 dinlenme salonunda ya da yolculuk sırasında gündelik bir kıyafet olarak da giyilecek şekilde tasarlandı.

Şık kıyafetler ile sportif giyimi bir araya getiren bir moda akımı athleisure trendine göre tasarlanan ürünler, yumuşak mavi tonlarında hazırlandı. İki farklı beden seçeneği olan ürünler, organik iplikle dokunmuş jarse örgü tarzı sayesinde, farklı vücut tiplerine uyumlu olabiliyor.  Uçak içi kıyafet seti, yolculara bulutların üzerinde olduklarını hissettirecek şekilde yumuşak ve esnek bir konfor sunuyor.

9 saat ve üzeri uçuşlarda Business Class yolcularına kıyafet, terlik ve göz maskesinden oluşan tam set takdim edilirken; 2 saat 30 dakika ve üzeri uçuşlarda ise terlikve göz maskesi hediye ediliyor.

Türkiye akıllı telefon pazarına yeni bir marka geldi, yerli üretim Mipo

Türkiye akıllı telefon pazarına yeni bir marka geldi, yerli üretim Mipo

Yerli akıllı telefon üreticisi Mipo, yeni nesil teknoloji ürünlerini Türkiye pazarına sundu. Akıllı teknolojilere herkesin erişebilmesi için ulaşılabilir fiyatlarla pazara giriş yapan Mipo, birçok üreticiden farklı olarak Ar-Ge merkezi desteğiyle üretim yapıyor.

Yerli teknoloji markası Mipo, farklı bütçe ve ihtiyaca göre uygun fiyatlı son teknoloji akıllı telefonlarıyla dikkat çekiyor. M17, M25, M33 ve M46 Pro olmak üzere 4 farklı modelini pazara sunan Mipo, yakın zamanda markanın amiral gemisi olacak 2 yeni ürünü, M46 Plus ve M59 modellerini de tüketicinin beğenisine sunacak.

Mipo ürün ailesi

Mipo’nun M46 Pro modeli; 48 MP ikili kamerası, Octa Core işlemcisi ve 6,82 inç ekranıyla donatılarak ürün gamının en üst segment üyesi olarak kullanıcılara sunuldu. Piano Black rengiyle ön plana çıkan M46 Pro aynı zamanda 8 GB RAM’e ve 128 GB depolama alanına sahip. M33 modeli ise Parlament Mavisi rengi ile akıllı telefon dünyasında yeni bir standart belirliyor. Mipo’nun koyu gri renkli M25 modeli ise Octa Core işlemci ve 6,517 inç ekran, 4GB RAM ve 128GB depolama alanına sahip. M17 modeli ise 128GB depolama alanı ve 4GB RAM ile ön plana çıkıyor. Mipo; kullanıcılarına kırılmaz cam ekran koruyucu, cihazlarla birebir uyumlu silikon koruyucu kılıf, şarj adaptörü ve kablosundan oluşan kapsamlı bir aksesuar paketi de sunuyor.

Kapağı şişen konservelere dikkat

Kapağı şişen konservelere dikkat

Yapılan araştırmalar beslenme, tütün kullanımı ve egzersizin kanserle arasındaki ilişkiyi ortaya koyuyor. Sağlıklı beslenme ve egzersiz alışkanlığı ile zararlı kimyasal maddelerin vücutta kanser yapıcı etkilerinin önlenebildiğini paylaşan Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Derya Eren, “Mümkün olduğunca doğal, taze ve mevsimine uygun beslenme, katkı maddesi içeren besinlerden kaçınma, beyaz ekmek yerine kepekli esmer ekmek yeme, asitli ve gazlı içecekler yerine meyve, süt veya ayran tercih etme, kapağı bombe yapan konservelerden uzak durma ve tuz içeriği düşük olan besinler tercih etmeye mümkün olduğunca dikkat edilmeli” dedi.

Sigara, tuzlanmış, tütsülenmiş ve yağlı besinlerin fazla tüketimi, radyasyon, fazla yağlı beslenme, bazı bakteri ve virüs enfeksiyonları, yapay kimyasallar, olumsuz çalışma koşulları, yetersiz sebze ve meyve tüketimi ve yetersiz posa tüketimi kanser riskini arttıran unsurlar arasında yer alıyor.  Bunun yanı sıra sigara içmemek ve sigarasız ortamda yaşamak, pestisit ve kimyasallara az maruz kalma, radyasyondan korunma, günlük enerjiden gelen yağ oranının yüzde 30 un altında olması, bol taze sebze-meyve tüketimi ve posadan zengin diyet ile beslenme ise kanser riskini azaltmaya yardımcı oluyor.

Beslenme ve Diyet Uzmanı Derya Eren

Beslenme ve Diyet Uzmanı Derya Eren

Sağlıklı ve dengeli beslenmenin yanı sıra düzenli egzersizin de fiziki ve mental sağlık için çok önemli olduğunun altını çizen Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Derya Eren, kanser riskini azaltmak için 7 beslenme tavsiyesinde bulundu:

  • Yeterli ve dengeli beslenmeli, öğünlerde tüm besin gruplarından yiyeceklerin yer aldığı dengeli menüler hazırlanmalı.
  • Günde en az 5 porsiyon sebze veya meyve tüketilmeli. En az 2 porsiyonu yeşil yapraklı sebzeler veya portakal, limon gibi turunçgiller olmalı.
  • Rafine tahıllar ve saf şeker yerine tam taneli tahıllar tercih edilmeli.
  • Özellikle yağ içeriği yüksek ve işlenmiş kırmızı et tüketimi sınırlandırılmalıdır. Kırmızı et yerine balık, tavuk, kuru baklagiller tercih edilmeli.
  • Yağ alımının azaltılması için yemekler az yağla pişirilmeli, et yemekleri yağ eklenmeden kendi yağları ile pişirilmeli, kızartma, kavurma gibi pişirme yöntemleri yerine haşlama, ızgara, fırında pişirme yöntemleri tercih edilmeli.
  •  Kansere karşı tek tip beslenmeden kaçınmak gerekiyor. İster doğal ister işlenmiş gıda olsun aşırı tüketim her zaman zarar verir.
  • Pek çok hastalığın ve kanserin sebebi fazla kaloridir. Bu nedenle sebze ve meyve tüketilmeli, günlük 25-30 dakika yürüyüş yapılmalı, sigarada uzak durulmalı ve beden kitle indeksinin normal standartlarda yani 18-25 arasında tutulmasına özen gösterilmeli.

Raffles İstanbul’da iftar sofraları kuruluyor

Raffles İstanbul’da iftar sofraları kuruluyor

Raffles İstanbul, bu ramazanda da iftar sofralarına davet ediyor. Canlı fasıl eşliğinde Türkiye’nin her bölgesinden yöresel lezzetlerin yer aldığı büfelerle ramazan sofralarının tadı Raffles İstanbul’da çıkıyor.

Türkiye’nin 7 farklı bölgesinden yerel lezzetlerin ramazan boyunca her gün sunulacağı büfe iftar yemeklerine, canlı fasıl programı eşlik edecek. Osmanlı mezelerinin yanı sıra odun ateşinde ızgara ve kebap çeşitleri, canlı döner istasyonu ve Türk tatlılarının yer aldığı Raffles İstanbul’un iftar büfesi özlenen iftar geleneklerini yaşatacak.

Keyifli ramazan sofralarının adresi olacak Raffles İstanbul’da, büfe iftar yemeği kişi başı 4.500 TL ile deneyimlenecek. 6 yaşa kadar olan minikler için ücretsiz olan iftar yemeği, 6-12 yaş arasındaki çocuklar için ise %50 avantaj imkânıyla sunuluyor. Aile ve dostları bir araya getiren iftar sofralarında, 10 kişi ve üzeri grup rezervasyonlarında %10, 20 kişi ve üzeri grup rezervasyonlarına ise %15 avantajlı teklif imkânı bulunuyor.

Bilgi; restaurant.reservation@raffles.com | +90 533 284 3160

Ünlü İtalyan şef bir hafta boyunca Azur’da

Ünlü İtalyan şef bir hafta boyunca Azur’da

Floransalı Chef Mirko Balzano, 20 yıllık mutfak deneyimini Azur Restoranı için özenle hazırladığı menüde buluşturdu.

Chef Mirko Balzano’nun özel “İtalyan Deniz Ürünleri Menüsü”nün ilk tadımını yaptı.  Menü, deniz ürünlerinin enfes tadını hissettiren özel lezzetler sunuyor.

Bebek kalamar, narenciye aromalı patates, çıtır zencefilli ve sübye mürekkebi sos ile başlayan serüven, manda mozzarella ve cocciucco sos ile doldurulmuş ravioli ile devam ediyor. Ardından, carbonara soslu risotto, füme barbu ve kömür ekmeği parçacıklarıyla zenginleştirilmiş bir lezzet şöleni sunuluyor. Menünün vazgeçilmezi olan patlıcan parmigiano, kerevit ile devam eden yolculuğu son olarak tiramisu ile tatlı bir finalle noktalıyor.”

Chef Mirko Balzano’nun özel menüsü, İtalyan deniz ürünlerinin en taze ve özenle hazırlanmış halini gastronomi tutkunlarını bekliyor.