Yazılar

Endometriozisle başa çıkmayı sağlayan 7 etkili öneri!

Endometriozisle başa çıkmayı sağlayan 7 etkili öneri!

Bir hastalık düşünün ki en alakasız görünen organı bile etkileyip, yol açtığı bambaşka sorunlarla kişinin ‘doktor doktor gezmesine’, yıllarca tanısı konulamadığından derdine çare bulamamasına neden olsun! İşte, kadınların hayatını kabusa çevirebilen bu sinsi hastalığın adı; Derin Pelvik Endometriozis! Acıbadem Taksim Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Faruk Abike endometriozisin toplumda sadece ‘çikolata kisti’ olarak algınlanmasının da hastalığın teşhisini geciktirdiğini, bu nedenle bu algının değiştirilmesi gerektiğini vurguluyor. Doç. Dr. Faruk Abike, geçmeyen bağırsak şikayetlerinden cinsel ilişki sırasında ağrıya, idrar yolları sorunlarından kasık, bel ve sırt ağrısına kadar, tutulum yaptığı organa göre birçok şikayete neden olabilen endometriozisin en şiddetli türü olan Derin Pelvik Endometriozisi anlattı, yaşam konforunu artırıcı önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Halk arasında ‘çikolata kisti’ olarak adlandırılan endometriozis, endometrium dokusunun rahim dışındaki bölgelerde tutulum yapması anlamına geliyor. Toplumda sanılanın aksine ‘çikolata kisti’ endometriozisin çeşitlerinden sadece biri olup, çok daha şiddetli türü olarak karşımıza Derin Pelvik Endometriozis çıkıyor! Acıbadem Taksim Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Faruk Abike “Endometriozis hastalığının sadece çikolata kisti olarak algılanması son derece yanlıştır ve bu yanlış algının bir an önce değiştirilmesi gerekir. Çünkü hastada çikolata kisti saptanmamış olsa da, endometriozisin en şiddetli çeşidi olan Derin Pelvik Endometriozis söz konusu olabilir ve mutlaka tedavi edilmesi gerekir” diyor. Birçok hastalığı taklit ederek o hastalıkların şikayetlerine yol açtığı için Derin Pelvik Endometriozisin teşhisinin 10 yılı bile bulabildiğini belirten Doç. Dr. Faruk Abike şöyle konuşuyor: “Derin Pelvik Endometriozis; bağırsakların tıkanmasına, geçmeyen gaz yakınmalarına, dışkılama sırasında ağrıya, ishal ve kabızlığa, cinsel ilişki sırasında ve adet döneminde şiddetli ağrıya, kasık, bel ve sırt ağrılarına neden olabilir. Bağırsak tutulumu olan hastalarda sıklıkla karınlarında sanki hamileymiş gibi şişlik sorunu yaşanır. Anne olmanın önündeki en önemli engellerden de biridir.”

Doç. Dr. Faruk Abike

Doç. Dr. Faruk Abike

Erken teşhis ve tedavi için bu önerilere dikkat!

Özellikle zamanla artan adet sancısı, cinsel ilişki sırasında ağrı, gebe kalamama, bağırsak sorunları ve anormal kanama sorunları olan kadınlarda ultrason veya diğer görüntüleme yöntemlerinde hiçbir patoloji saptanılmasa bile, mutlaka endometriozis konusunda deneyimli bir jinekolog tarafından değerlendirme yapılması gerektiğini belirten Doç. Dr. Faruk Abike “Derin Pelvik Endometriozisin teşhisi klasik görüntüleme yöntemleri ile çok zor olup, bu hastalık konusunda deneyimli olan bir Kadın Doğum Uzmanına jinekolojik muayene ve özel tekniklerle yapılan transvaginal ultrason incelemesi, gerekli durumlarda MR incelemesi ile tanı konulur. Tanı konulduktan sonra, uygun tedavi seçenekleri belirlenir ve hastanın semptomları yönetilir. Bu hastalığın erken tanı ve tedavisi, hastaların yaşam kalitesini artırabilir ve doğurganlık sorunlarını azaltabilir” diyor. Tedavinin kişiye özel yaklaşımlarla; medikal tedavi, diyet değişiklikleri ya da cerrahi müdahale gibi uygulamalarla yapılabileceğini belirten Doç. Dr. Faruk Abike, kişiye özel yaklaşımla hareket edilmesinin çok önemli olduğunu söylüyor.

Acıbadem Taksim Hastanesi

Derin Pelvik Endometriozise Karşı Etkili Önlemler!

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Faruk Abike, Derin Pelvik Endometriozis hastalığıyla başa çıkmak için önerilerini 7 maddede sıralıyor;

  • Doktorunuzla düzenli iletişimde olun. Şikayetlerinizde bir değişiklik olursa veya yeni sorunlar ortaya çıkarsa mutlaka haberdar edin.
  • Tedavi planınızı aksatmayın. Gerekirse planınızı doktorunuzla gözden geçirin.
  • Hafif egzersizler yapın ancak aşırı egzersizden kaçının. Doktorunuza danışmadan yeni bir egzersiz programına başlamayın.
  • Anti-inflamatuar özelliklere sahip besinleri içeren bir diyet benimseyin. C vitamini, omega-3 yağ asitleri ve lif içeren gıdalar, iltihaplanmayı azaltabilir.
  • Stres hastalık şikayetlerinizi artırabilir. Meditasyon, derin nefes alma teknikleri, yoga veya terapi gibi stres yönetimi tekniklerini uygulayın.
  • Derin Pelvik Endometriozis ile başa çıkma sürecinde destek gruplarına katılmak, diğer insanlarla deneyimleri paylaşmak ve duygusal destek almak faydalı olabilir.
  • Sigara içmeyi bırakmak, sağlıklı bir uyku düzeni oluşturmak ve alkol tüketimini sınırlamak gibi yaşam tarzı değişiklikleri genel sağlığınızı iyileştirebilir.

Güçlü bir bağışıklığın anahtarı: Sağlıklı beslenmek!

Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Güçlü bir bağışıklığın anahtarı: Sağlıklı beslenmek!

Kış mevsiminde havaların soğuk olması ve kapalı ortamlarda uzun süre kalınması nedeniyle çocuklar soğuk algınlığı ve grip gibi üst solunum yolu enfeksiyonlarına daha kolay yakalanabiliyorlar. Mikroplardan korunmaları veya hastalığı kolay atlatabilmeleri için çocukların bu dönemde güçlü bir bağışıklık sistemine sahip olmaları ayrı bir öneme sahip. Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Nur Ecem Baydı Ozman, sağlıklı beslenmenin çocukların bağışıklık sistemini güçlü tutan en önemli etkenlerden biri olduğuna dikkat çekerek, “Güçlü bir bağışıklık sistemi için dengeli, yeterli ve çeşitli vitamin ile minerallerden oluşan bir menü planı oluşturmak gerekir. Karbonhidrat ve protein kaynaklarının yanı sıra sağlıklı yağ kaynaklarına da yer vermek çocuğun hem bağışıklığının korunmasında hem de hastalıklarla baş edebilmesinde kilit rol oynar.  Besin değeri oldukça düşük olan paketli ve işlenmiş gıdalardan kaçınmak, bunların yerine besin değeri yüksek yoğurt, kefir, ceviz, fındık, badem gibi ürünlere yer vermek önem taşır.  Yine ana ve ara öğünlerde mevsime uygun taze sebze ve meyveleri bulundurmak da güçlü bir bağışıklık sistemine önemli katkı sağlar” diyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Nur Ecem Baydı Ozman, çocukların bağışıklık sistemini güçlendirmek için ebeveynlerin dikkat etmeleri gereken beslenme kurallarını anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu!

Beslenme ve Diyet Uzmanı Nur Ecem Baydı Ozman

Beslenme ve Diyet Uzmanı Nur Ecem Baydı Ozman

Her öğün taze sebze ve meyve şart!

Mevsimine uygun taze meyve ve sebzeler, içerdikleri C vitamini ile A vitamini gibi bağışıklığı güçlendiren vitamin içerikleri nedeniyle çocukların her öğününde bulunmaları gerekiyor.  Beslenme ve Diyet Uzmanı Nur Ecem Baydı Ozman, “Öğünlerde mevsime uygun sebzelerden salata ve ara öğünlerde meyve tüketmelerini sağlamak, çocukların günlük vitamin ihtiyaçlarını karşılamalarına katkı sağlar. Meyvelerin iyi yıkanmış olmaları ve taze tüketilmeleri ise enfeksiyonlardan korunmanın yanı sıra besin içeriğini korumak için de önemlidir” diyor.

C vitamini içeren meyve çok önemli

Yeteri kadar C vitamini almak güçlü bir bağışıklık sistemi sağlayabilmede önemli bir rol üstleniyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Nur Ecem Baydı Ozman, kış mevsiminde özellikle kivi, portakal ve mandalina gibi C vitamininden zengin meyveleri çocukların beslenme listesine mutlaka eklemek gerektiğine işaret ederek, “Bir yumruk kadar meyve bir porsiyon olarak baz alınmalı. Çocukların günlük beslenmelerine 1-2 porsiyon meyve, öğünlerine 5-6 yemek kaşığı sebze yemeği veya bir büyük kase salata ekleyerek, günlük C vitamini ve diğer vitamin ile mineral gereksinimlerini sağlamak mümkün” bilgisini veriyor.

Demir eksikliğine karşı koruyun

Dünyada en sık görülen mikro besin öğesi eksikliği, genellikle yetersiz beslenmeden kaynaklanan demir eksikliği oluyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Nur Ecem Baydı Ozman, bağışıklık sisteminin korunmasında demirin önemli bir rol oynadığını belirterek, “Demir eksikliği anemisi mental ve fiziksel gelişimi etkiler. Demir,  bağışıklık hücrelerinin çoğalmasında rol alır ve eksikliğinde yeterli bir bağışıklık cevabı oluşturulamaz. Bu nedenle demir eksikliği oluşmaması için kırmızı et, yumurta ve hindi eti gibi besin kaynaklarının çocukların öğünlerinde mutlaka yer alması gerekir” diye konuşuyor.

Acıbadem Kozyatağı Hastanesi

Sağlıklı yağları ihmal etmeyin

Sağlıklı yağlar, hem çocukların sağlıklı bir gelişim sürmeleri hem de bağışıklık sistemlerinin korunması için yeterli ve dengeli olarak alınması gereken bir besin grubu. Kızartma ya da hazır gıdalardan gelen kontrolsüz yağlar yerine zeytinyağı, tahin, ceviz ve badem gibi sağlıklı yağ kaynaklarını çocukların günlük beslenmelerine eklemek gerekiyor. Çocukların her gün 2 adet ceviz veya 8-10 adet çiğ fındık, badem gibi kuru yemişler tüketmeleri, yemeklerinde zeytinyağı kullanılması, günlük sağlıklı yağ alımlarına katkı sağlıyor.

Öğün atlamalarını engelleyin

Çocukların günlük besin öğesi ve enerji alımlarını dengeli bir şekilde sağlayabilmeleri için öğün düzeni oluşturulması şart. Zira kahvaltı ya da herhangi bir öğünü atlamaları yetersiz beslenmeye neden olmasının yanı sıra paketli veya sağlıksız olarak adlandırabileceğimiz besinlere yönelimlerini arttırabiliyor. Bu nedenle evde veya okulda besin alımlarını takip ederek her öğünde yeterli beslendiklerinden emin olmak gerekiyor.

Çinko eksikliğine dikkat!

Çinko bağışıklık sisteminin devamlılığı için gerekli bir mineral. Eksikliğinde büyüme geriliği ve bağışıklık sisteminde bozulmalar görülebiliyor. Bu nedenle çocukların öğünlerine bu besinleri eklemek önem taşıyor. Kırmızı et, kuru baklagiller, balık ve tam tahıllar çinko bakımından zengin besinler arasında yer alıyor.

Acıbadem Kozyatağı Hastanesi

Hazır gıdalar değil ‘ev yapımı’ yemekler

Çocuklar lezzetiyle ön plana çıkan fast food tipi hazır yemekleri çoğunlukla ev yemeklerine tercih ediyorlar. “Ancak ne yazık ki bu ürünler çoğunlukla besin değeri düşük, işlenmiş ürünlerden oluşurlar ve çocukların büyümelerine ya da bağışıklık   sistemlerinin gelişmesine katkı sağlamazlar” uyarısında bulunan Nur Ecem Baydı Ozman, sözlerine şöyle devam ediyor: “Çocuklar besin değeri olmayan bu ürünleri tükettiklerinde besin değeri yüksek sebze, meyve ile balık gibi ürünlerden mahrum kalırlar. Dolayısıyla çocukların mümkün olduğunca evde hazırlanmış besin değeri yüksek olan besinleri tüketmeleri çok önemlidir”

Kefiri ihmal etmeyin

Sağlıklı bir bağışıklık için sağlıklı bir bağırsak olması şart! Kefir içeriğindeki yararlı bakteriler sayesinde bağırsak sağlığını desteklerken içeriğindeki protein ve kalsiyum gibi besin ögeleriyle aynı zaman da büyümeyi de destekliyor. Çocuklara haftada 3-4 gün süt, yoğurt ve ayran yerine bir su bardağı kefir içirmek bağışıklığı güçlendirebiliyor.

Sevgililer Günü’ne özel sergi

Sevgililer Günü’ne özel sergi

Galerie D’art La Visione kapsamında Sent Antuan Kilisesi’nde Four Seasons in Love sergisi, 14 Şubat Sevgililer Günü’nde sanatseverlerle buluştu. Beyoğlu ve Sent Antuan Kilisesi’nin tarihi atmosferinde gerçekleşen sergiye, 136 sanatçı 152 eseriyle katıldı. Bu büyük karma sergi büyük ilgi gördü. Sanatçı, Uzman Psikolog Filiz Zekioğlu bu karma sergiye eseri ile katkı sağladı. Four Seasons in Love Sergisi 17 Şubat tarihine kadar 11:00-18:00 saatleri arasında ziyaret edilebilir.

Melis Gürsel’in Solo Resim&Heykel Sergisi “Kusur”

Melis Gürsel’in Solo Resim&Heykel Sergisi “Kusur”

Sanatçı Melis Gürsel’in “KUSUR” isimli solo resim ve heykel sergisi Evrim Sanat Galerisi’nde sanatseverlerle buluşmaya hazırlanıyor.

Sanatçı, soyut ve ekspresyonist portre tarzını yansıttığı çalışmalarında çevreye duyarlı materyallerde kullanmaktadır. Gürsel; altın yaprak, sim, kurutulmuş kahve gibi malzemeleri geri dönüştürülebilir kağıt, karton ve tahta gibi materyallerle bütünleştirdiği 53 eseri sanatseverlerin beğenisine sunulacak.

Sergi, Evrim Sanat Galerisi’nde 1 Mart 2024 tarihine kadar ziyaret edilebilir.

Evrim Sanat Galerisi

Adres: Göztepe Mahallesi, Bağdat Caddesi Handan Palas Apartmanı No:233 Daire: 1 Kadıköy-İstanbul

Tel.: (0533) 237 59 06

Ziyaret Saatleri: Pzt-Çrş-Perş-Cuma-Cmt 11:00-19:00

Pazar 12:00-18:00, Salı günleri ziyarete kapalıdır.

Mihri Rasim Müşfik Açba’ya saygı sergisi

Mihri Rasim Müşfik Açba’ya saygı sergisi

Alman markası Kärcher, Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla önemli bir sergiye ev sahipliği yapıyor.  İlk kadın ressamlarımızdan Mihri Rasim Müşfik Açba’nın eserlerinden oluşan “İstanbul, Roma, New York’ta Ressam Mihri” isimli resim sergisi, 2-9 Mart 2024 tarihleri arasında Vadistanbul AVM’de sanatseverlerle buluşacak.

Çalışmalarını Düsseldorf’ta bağımsız küratör olarak sürdüren Dr. Necmi Sönmez’in katkıları ile hazırlanan “İstanbul, Roma, New York’ta Ressam Mihri” resim sergisi, sanatçının tüm zorluklara rağmen kendi yolunda ilerleyerek verdiği mücadeleyi tarihsel, sosyal ve kadın hakları savunuculuğu bağlamında aktarmayı hedefliyor. Belgesel sergide, Ressam Mihri’nin özgün eserlerinin yanı sıra, fotoğrafları, resimlerinin röprodüksiyonları ve ilişki içinde olduğu İstanbul sanat çevresi tanıtılacak. Sergide, orijinal boyutlarında ve yine 4’ü orijinal olan 13 eser sergilenecek.

VEGGY’den “Dünyayı Seviyorum” daveti 

VEGGY’den “Dünyayı Seviyorum” daveti 

VEGGY, Sevgililer Günü haftasında Şef Sinan Büdeyri ile birlikte, “Dünyayı seviyorum” söylemiyle vegan bir davete imza attı.

Markus Restaurant’ta gerçekleşen davette küresel “Etsiz Pazartesi” akımının altı çizilirken, Şef Sinan Büdeyri yorumuyla, içeriğinde VEGGY bitkisel bazlı etlerin yer aldığı lezzetler davetlilere tattırıldı.

VEGGY, bitki bazlı beslenmenin etik, çevresel ve sağlık açısından sunduğu faydalar konusunda farkındalık yaratmak için çeşitli etkinlikler düzenlemeye devam ediyor. Geçtiğimiz ay, küresel olarak “Vegan Ayı” kabul edilen ve “Veganuary” şeklinde tanımlanan Ocak ayını kutlayan VEGGY, Sevgililer Günü ile renklenen Şubat ayında da “Dünyayı Seviyorum” diyerek dünya ve üzerindeki canlılara sevgisini gösteriyor.

İki yıldır bitki temelli menüler üzerine çalıştığını belirten Sinan Büdeyri ise “Dünyayı Seviyorum” yemeğinin açılış konuşmasında şunları söyledi: “Pek çok araştırmanın sonucunda epey yol katettim. Bitki temelli menüler enteresan bir alan. Çünkü hayvansal et konusunda her şeyi biliyorum. Ancak, bitkisel bazlı mutfakta işler çok farklı işliyor. Nişastaların etkileri, pişirme dereceleri ve teknikleri farklı, o yüzden bir şef olarak beni çok heyecanlandırıyor. VEGGY ürünlerinin lezzetli olması ise mesleki iştahımı kabartan bir menü hazırlamama imkan sağladı. Dünyada, beslenme yönelimi çeşitli sebeplerden hiç de uzak olmayan bir zamanda bitkisel bazlı ete evrilecek. Bu açıdan VEGGY ile yaptığım iş birliğini çok değerli buluyorum.”

VEGGY ürünleri arasında lezzette oldukça iddialı kıyma, köfte, burger, kebap, nugget ve şinitzel yer alıyor.

Ayberk Serin “Dolunay”

Ayberk Serin “Dolunay”

Şarkılarında batıya dönük prodüksiyonuyla beraber, doğu ezgileri taşıyan vokalini sentezleyen Ayber Serin, kendi kültürüyle harmanlayarak yaptığı şarkılarına bir yenisini daha ekliyor. Sözleri ve müziği Ayberk Serin, Mert Çalışkan ve Furkan Çınar’a ait olan “DOLUNAY”ın düzenlemesi ise Soupnatsy’e (Bahri Onur Erol) ait.

“DOLUNAY” Sony Music Türkiye etiketi ile tüm dijital müzik platformlarından dinlenebilecek. Single fotoğraflarında ise Eldor Yuldashev imzası bulunuyor.

Dünyada kanserli çocukların sayısı artıyor!

Dünyada kanserli çocukların sayısı artıyor!

“Dünyada yılda 300 bin çocuğa (0-19 yaş arası) kanser tanısı konuluyor. Ülkemizde ise her yıl 3 bin 500 çocuk ve genç kanser tanısı alıyor. Tüm dünyada bu mücadeleye dikkat çeken bir gün var: 15 Şubat Çocukluk Çağı Kanser Günü. Bugün özellikle çocukluk çağı kanserlerine dikkat çekmek, farkındalık yaratmak ve çocukluk çağı kanseriyle ilgili gerçekleri paylaşmak için oldukça önemli.” diyen Liv Hospital Çocuk Hematoloji ve Onkoloji Uzmanı; tek bir kişinin yaratabileceği etkiyi asla küçümsememek gerektiğinin de altını çiziyor.

Prof. Dr. Gül Nihal Özdemir

Prof. Dr. Gül Nihal Özdemir

Kanserin çeşitli tipleri vardır ve kaynaklandığı organ veya dokuya göre değişebilir
Çocuklarda kanser erişkinlere göre çok daha nadir görülür. Bazı kanser tipleri sadece çocuklarda ortaya çıkar ve yine erişkinin bazı kanserleri ise çocuklarda neredeyse hiç görülmez. Kanserin çeşitli tipleri vardır ve kaynaklandığı organ veya dokuya göre değişir. Pek çok hastalık gibi kanserin de çeşitli türleri vardır. Örneğin gözün retinasında oluşan tümörlere retinoblastoma, karaciğerden kaynaklanan tümörlere hepatoblastoma ve hepatokarsinom denir. Kan hücrelerinin çoğaldığı kanser türüne lösemi (kan kanseri) denilir. Çocuklarda en sık lösemi görülür.

En sık 1 ile 5 yaş arasında ortaya çıkabilir
Çocukluk çağı kanserleri her yaşta görülebilir ancak en sık 1 ile 5 yaş arasında ortaya çıkar. Belli yaşlarda bazı kanserler daha sık görülür.

Çocuklarda kanser gelişiminde genetik ve çevresel faktörlerin bir arada rol oynadığı düşünülüyor. Radyasyon, sigara dumanına maruziyet, kimyasal maddeler ve bazı virüsler hücre düzeyinde değişiklikler yaparak kanser oluşumuna etki edebilir. Bu faktörlere maruziyet özellikle hamilelik döneminde önemlidir.

Bazı önlenebilir kanserler beslenmeyle ilişkili olabilir
Bazı önlenebilir kanserlerin de beslenmeyle ilişkili olduğu bulunmuştur. Örneğin; dengesiz beslenme, özellikle de aşırı kırmızı et tüketimi, yaşlılarda barsak kanseri ile ilişkilidir. Ancak kırmızı et, protein ve demir kaynağı olarak çocuklar için çok önemli bir besindir ve onu diyetten çıkarmak düşünülemez; bu nedenle kırmızı etin yanı sıra balık ve yeşil sebzeler de tüketilmelidir. Dışarıdan vitamin takviyesi almak yerine doğal yoldan yani taze sebze ve meyvelerden vitamin almanın vücudumuzun ihtiyaç duyduğu maddeleri sağladığı düşünülmektedir. Bu nedenle beslenme alışkanlıklarımızda mümkün olduğunca hormonsuz, doğal bitki ve meyvelere ağırlık vermek doğru olacaktır.

Katkı maddelerinin kanserojen etkilerine ilişkin araştırmalar devam etmekte olup, bazı katkı maddelerinin kanserojen etkiye sahip olduğu kanıtlanmıştır. Yapılacak en doğru şey mümkün olduğunca doğal gıdalar tüketmek ve katkı maddelerinden kaçınmaktır. Sağlıklı bir yaşam için herhangi bir gıda ürününü satın almadan önce ambalajını dikkatlice okumanız tavsiye edilir.

Bazı kanser tipleri ailesel olabilir. Ailede başka bireylerde de özellikle erken yaşta kanser gelişmiş olması genetik yatkınlık düşündürür.

Çocuklarda ne zaman kanserden şüphe edilir?

Çocuklarda kanseri erken fark etmek zordur. Bazen ilk şikayet veya bulgular hafif olabilir ve pek önemsenmeyebilir. Bu nedenle ailelerin kanserin ilk bulguları açısından dikkatli olmaları ve şüphe halinde doktora başvurmaları önemlidir.

; tek bir kişinin yaratabileceği etkiyi asla küçümsememek gerektiğinin de altını çiziyor.

Özellikle bazı tümörlerde geç tanı tedaviyi zorlaştırır.

Ateş, halsizlik, nefes alma sorunları, öksürük, şişlikler, kilo kaybı, boyunda veya koltuk altında şişlikler, vücutta morluklar, bacak ağrısı, baş ağrısı, kusma, ani dengesizlik veya şaşılık ve idrarda kanama kanser belirtisi olabilir. Bu bulgular özellikle enfeksiyon veya başka bir nedenle açıklanamıyor ve ısrar ediyor ise şüpheci olmak gerekir.

Çocukluk çağı kanserleri nasıl tedavi edilir?

Kanser hücreleri insan bağışıklık sistemini yanıltırlar bu nedenle vücut bu hastalığı kendi başına yenemez.

Kanser tedavisi genellikle kemoterapi, cerrahi ve radyoterapiden oluşur. Her kanser tipinin farklı bir tedavisi vardır.

Çocuk hematoloji onkoloji uzmanı dışında çocuk cerrahı, beyin cerrahı, ortopedi ve radyasyon onkoloğu doktorlarından oluşan bir tedavi ekibi gereklidir.

Tedavinin ilk hedefi kanserin tamamen ortadan yok edilmesi yani hastanın tamamen iyileştirilmesidir.

Çocukluk çağı kanserlerinde günümüzde tedavisi oldukça başarılıdır.

Egzama olanlar bol su için, cildinizi soğuktan koruyun

Egzama olanlar bol su için, cildinizi soğuktan koruyun

Özellikle kış aylarında, ciltte bir türlü hafiflemeyen kaşıntı hissi, kuruluk, kızarıklık ile döküntüler, enfeksiyona yol açan bir cilt hastalığı olan atopik dermatit, daha yaygın bir ifadeyle egzamaya işaret edebiliyor. Egzama, cildin içten alınan veya dıştan temas eden bazı maddelere karşı, tıpkı yabancı maddeyi reddetme gibi bir korunma mekanizması şeklinde ortaya çıkıyor. Her yaş grubunda görülen egzamaya bünyesi alerjiye yatkın kişilerde rastlanıyor ve hemen her madde herhangi bir kişi için alerjik olabiliyor. Cilt kaşıntısının kalınlaşmış deriye ve cilt yüzeyinde açık kesiklere yol açabileceğini belirten Acıbadem International Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Prof. Dr. Orhan Baransu, “Kızarıklık ve çatlak cilt görünümü bir dereceye kadar rahatsız edici olsa da esas sıkıntı yoğun kaşıntı hissidir. El ve ayak derisindeki sertleşme ile elastikiyet kaybının yanı sıra bunlara bağlı oluşan çatlaklar yaşam kalitesini bozabilir. Özellikle kışın cildin kuruması nedeniyle daha fazla egzama şikayeti ortaya çıkar. Bu nedenle cildi soğuktan korumak ve nemli tutmak çok önemlidir” diyor.

Prof. Dr. Orhan Baransu

Prof. Dr. Orhan Baransu

Soğuk hava ve rüzgar tetikliyor!

Bebek ve küçük çocuklarda; genellikle dirsek, diz, kafa derisi ve yüz bölgelerinde görülen lezyonlar daha büyük çocuklar ile yetişkinlerde ise çoğunlukla eller, ayaklar, kol içleri ve dizlerin arkasında ortaya çıkıyor. Yeni doğan bebeklerde anneden emzirme yoluyla gelen alerjenler etkili olabildiği gibi, kumaşlarda kullanılan temizlik malzemeleri, alt bezleri, krem gibi bazı kozmetik maddeler de etken olabiliyor. Egzamanın belirtileri çok farklı olsa da  genellikle, “Kuru ve pullu lezyonlar, kuru bir cilt, ciltte kalınlaşma, kızarma ile şişlik, cilt renginde değişiklikler, duyarlılık, hassasiyet ile kaşıma esnasında ciltte oluşan yaralanmalar” olarak görülüyor. Alerjik bünyelerde deride nem tutan proteinlerde oluşan anormallik, nemin azlığına neden olabiliyor. Hem bu nem azlığı nedeniyle hem de özellikle kış aylarında, soğuk hava ile rüzgarın da etkisiyle durum daha da kötüleşebiliyor. Yine ter, kendi başına alerjik olabileceği gibi, kumaşlardaki alerjenleri deriyle temasa geçirerek etki edebiliyor. Aynı şekilde, gözyaşı ve tükürük de alerjen olabiliyor. Bazı kozmetik ürünler temas ettikleri el veya yüz gibi yerlerde reaksiyon gösterebiliyor. Ayrıca stres de egzama için çok önemli bir uyarıcı faktör olarak kabul ediliyor.

pause saglik

Bol su için, cildin nemini koruyun

Vücudumuzun yüz ile eller gibi havayla temas eden kısımlarını soğuktan ve rüzgardan sakınmak gerektiğinin altını çizen Dermatoloji Uzmanı Prof. Dr. Orhan Baransu, şunları söylüyor: “Havanın soğuduğu ve nem oranının azaldığı kış ayları egzama şikayetlerini artırır.  Dışarıdaki soğuk havadan içerideki sıcak ve kuru havaya geçiş, kapalı ısıtma sistemlerinin odalardaki havayı kurutması, kalın kıyafetlerin giyilmesi ve sıcak banyo uygulaması da egzamayı tetikler” Bu nedenle yünlü kıyafet yerine pamuklu kıyafetlerin tercih edilmesi, bol su içilmesi, sıcak banyodan kaçınılması, uygun kozmetik ürünler ile cildin neminin korunması öneriliyor.

Tedavi egzamanın türüne göre belirleniyor

Terlemede ve kurumada ilk hedefin uygun nemlendirici ürünler ile derinin nemini ve direncini artırmak olduğuna dikkat çeken Dermatoloji Uzmanı Prof. Dr. Orhan Baransu, “Alerji yapan unsurlardan uzak durmak ve olabildiğince az kozmetik kullanmak da önemlidir. Bilinenin aksine; elleri çok sık yıkamak, derinin koruyucu tabakasını bozacağından sakıncalıdır. Nemlendiriciler yağlı bölgelerde su bazlı, çok kuru yerlerde daha yağlı seçilmelidir” diyor. Egzamanın kesin bir tedavisi olmasa bile içten ve dıştan tedavilerle kaşıntı kontrol altına alınarak, enfeksiyon önlenebiliyor, ancak buna rağmen hastalık tekrar edebiliyor. Tedavi yöntemi egzamanın türüne göre belirleniyor. Kontrol altına alınamayan egzama ve diğer alerjik durumlarda alerji uzmanlarından destek alınması tavsiye ediliyor.

“Küçük Çılgınlık” Dijital Müzesi Sakıp Sabancı Mardin Kent Müzesi’nde!

“Küçük Çılgınlık” Dijital Müzesi Sakıp Sabancı Mardin Kent Müzesi’nde!

Fransa’nın önde gelen müzelerindeki eserlerin sergilendiği Micro-Folie “Küçük Çılgınlık” dijital müzesi, 15 Şubat 2024’de Sakıp Sabancı Mardin Kent Müzesi’nde Mardinlilerle buluşuyor. Dijital müze, 15 Nisan 2024 tarihine kadar ziyaret edilebilecek.

Dijital müze ziyaretçileri, Fransa’nın önde gelen müze ve bilim kurumlarından Versailles Sarayı, Pompidou Merkezi, Louvre Müzesi, Picasso Müzesi, Quai Branly, Philarmonie, Universcience ve Ulusal Müzeler, Grand Palais, Cite de la Musique, Orsay Müzesi’nin de aralarında olduğu 12 kurumun yüzlerce eserini rehber eşliğinde dev ekranlardan izlerken, eserler ile ilgili sırları ve oyunları tabletlerinden keşfedebilecekleri farklı bir deneyim yaşayacaklar.

Micro-Folie “Küçük Çılgınlık” Sanal Müze Nasıl İşliyor?

Farklı disiplinlerden, yüksek çözünürlükte dijitalleştirilmiş, yüzlerce eserden oluşan koleksiyon, projeksiyon aracılığıyla müze eğitmeni tarafından okul gruplarının düzeyinde ve ilgilerini çekecek pedagojik yöntemlerle tanıtılıyor.