Yazılar

ŞOK’tan kadın kooperatiflerine destek “Şok’ta Ben de Varım”

ŞOK’tan kadın kooperatiflerine destek “Şok’ta Ben de Varım”

Kadın çalışan oranı ile ülkemizin kadın istihdamında öncü şirketlerinden olan ŞOK Marketler, 2019 yılında kadının güçlendirilmesine yönelik hayata geçirdiği “Şok’ta Ben de Varım” projesinin kapsamını genişletti.

Türkiye’nin farklı bölgelerinden çeşitli kadın kooperatiflerinin ürettiği el emeği ürünler, ŞOK Marketler’de satışa sunuldu.

ŞOK Marketler, “Şok’ta Ben de Varım” projesinin kapsamını genişletti. Türkiye’nin deprem bölgesi başta olmak üzere, farklı yörelerindeki kadın kooperatiflerinden kadınların ürettiği el emeği ürünler, seçili ŞOK mağazalarında satışa sunuldu.

Bu yıl kooperatiflerle yapılan yeni iş birliğiyle beraber projenin kapsamı daha da genişledi. Hatay, Adana ve Ankara’daki kadın kooperatiflerinden kadınların ürettiği zeytin ve zeytinyağından coğrafi işaretli ürünlere, tarhana ve sebze kurusundan el işi tülbentlere kadar onlarca farklı kategorideki ürün ŞOK raflarıyla buluştu. ŞOK Marketler, önümüzdeki dönemde iş birliği yapılan kooperatif sayısının ve ürün çeşitliliğinin daha da artırılmasını, satışların sürekliliğinin sağlanarak kadınların ekonomik olarak güçlendirilmesini hedefliyor.

Sürdürülebilir Gıda Barometresi sonuçları açıklandı

Sürdürülebilir Gıda Barometresi sonuçları açıklandı

Dünyada 45 ülkede her gün 100 milyon insana dokunan Sodexo, Harris Interactive ortaklığında ilk uluslararası sürdürülebilir gıda barometresinin sonuçlarını açıkladı.

5 binden fazla kişinin katılımıyla gerçekleştirilen araştırmaya göre katılımcıların yüzde 56’sı sürdürülebilir beslendiğini iddia etse de yüzde 78’i, süt ürünlerini, yüzde 71’i et ürünlerine beslenmelerinde daha çok yer veriyor.

Katılımcılar tahıllara beslenmelerinde yüzde 60 ve bitki bazlı proteinlere de yüzde 45 oranında yer veriyor. Yani katılımcıların çoğu sürdürülebilir beslenme alanında farkındalığa sahip olsa da harekete geçme noktasında çelişkili davranış sergileyebiliyor.

 Sodexo’nun Harris Interactive ile gerçekleştirdiği araştırmaya katılan kişilerin yüzde 75’i sürdürülebilir gıda konusunda olumlu bir algıya sahip çünkü bu beslenme düzenini iyimserlik ve keyif gibi duygularla ilişkilendiriyorlar. Bu kişilerin yüzde 59’u daha sürdürülebilir bir beslenme düzeni benimsemenin yaşam kalitesini artırdığına inanıyor. Ankete katılan her 10 kişiden 8’i daha sürdürülebilir davranışları benimsemenin acilen hayata geçirilmesi gereken bir konu olduğuna inanıyor. İnsanların büyük çoğunluğu, günlük yaşamlarında yemek yedikleri restoranlar, okullar, üniversiteler ve şirket restoranları gibi alanlarda daha sürdürülebilir yemek seçenekleri görmek istiyor.

 İsteklerle gerçek davranışlar arasında farklılık var

Araştırma rutinleşmiş yeme alışkanlıkları karşısında acil harekete geçme duygusu olduğunu bir kez daha kanıtlasa da bu durum gerçek davranışlara yeterince yansımıyor. Ankete katılanların yüzde 30’u günlük yiyecek seçimlerinde, ürünün çevresel etkisine dikkat ederken, yüzde 70’i maliyete ve yüzde 62’si de lezzete öncelik veriyor.

Sürdürülebilir gıda birçok yanlış anlamadan muzdarip

Ankete katılanların yüzde 40’ı sürdürülebilir beslenmenin daha pahalı olduğuna inanıyor. Katılımcıların üçte biri sürdürülebilir ürünler bulmanın zor olduğunu düşünüyor ve sürdürülebilir bir beslenme biçimini benimsemenin çaba gerektirdiğine inanıyor.

Sürdürülebilir beslenme bireysel olarak algılandığında daha motive edici oluyor

İnsanları daha sürdürülebilir beslenme alışkanlıklarını benimsemeye ikna etmek sağlık, lezzet ve tasarruf açısından bireysel faydaların ortaya konulmasından geçiyor. Araştırmaya göre, tüm ülkelerde daha sürdürülebilir beslenmeye yönelik temel motivasyon yüzde 46 ile sağlık oluyor. Bunu genellikle yüzde 35 ile finansal tasarruf takip ediyor.

Yaşamın sırlarını keşfetmek

Yaşamın sırlarını keşfetmek

Six Senses Kaplankaya, 12- 18 Nisan tarihleri ilk kez  “The Art of Staying Young” retreat programı düzenliyor.

Cellgym’in kurucusu Rainer Goytia ve dünyaca ünlü Naturopat ve konuşmacı Johannes Weiß ile birlikte yaşamın mucizevi bir serüven olduğunu hatırlatarak yaşam kalitesini artırmanın  ve bütünsel sağlığı geliştirmenin tüm sırlarını paylaşıyor.

Dünyaca ünlü sürdürülebilir sağlıklı yaşam felsefesiyle dikkat çeken Six Senses Hotels Resorts Spas bünyesinde yer alan;  Ege’nin eşsiz doğasında seçkin mimarisi ve  konforu ile bütünsel wellness deneyimi sunan Six Senses Kaplankaya ilk kez düzenlenecek “The Art of Staying Young” retreat programı ile daha kaliteli bir yaşamın kapılarını aralıyor.

Bilgi: (252) 511 00 51

 The Populist şubat ayı takvimi

  The Populist şubat ayı takvimi

The Populist, kışın en soğuk zamanı şubat ayını kesintisiz müzikle ısıtmaya hazırlanıyor. Yapı Kredi bomontiada ve Galataport İstanbul The Populist heyecanla beklenen DJ performansları ve ilgi gören Yüz Yüze sohbetlerle sıcacık bir şubat ayı vadediyor.

Ocak Programı:

Yapı Kredi bomontiada The Populist

2 Şubat Cuma Nadir Duman – 100% Hits

3 Şubat Cumartesi Levent Şen – Indie-Dance-Rock-Pop

4 Şubat Pazar Murat Beşer Yüz Yüze-Sibel Sezal

7 Şubat Çarşamba 7-Erhan Funk-Disco-Hip Hop-80’s-House

9 Şubat Cuma Daddy E-Hip Hop-R&B

10 Şubat Cumartesi Burak Süsoy – Dance Zone

11 Şubat Pazar Venus Exotica – Balearic-Synth-Pop-Disco // %100 Plak

14 Şubat Çarşamba Beşer&Beşer – 70’s-80’s-90’s // %100 Plak

16 Şubat Cuma Amageddonturk&Dj Sicies -R&B-Pop-Oldies

17 Şubat Cumartesi Özgür Cankardeş – Past To Present

18 Şubat Pazar Murat Meriç&Deniz Bayrak – 80’s Pop-Rock // %100 Kaset

21 Şubat Çarşamba Süper Natürel – 70’s & 80’s Funk

23 Şubat Cuma Ege&Erc Erb – Funk- Pop-Rock

24 Şubat Cumartesi Nikki Wild – All Access

25 Şubat Pazar Ras Memo- Reggae // %100 Plak

28 Şubat Çarşamba Maya&Taner – Soul Disco-Afro Funk

 

Galataport İstanbul The Populist

2 Şubat Cuma Amageddonturk&Dj Sicies -R&B-Pop-Oldies

3 Şubat Cumartesi DJ Meejay – Oldies-Pop-Rock

9 Şubat Cuma Serdar Orcan – 80’s-90’s-00’s Pop-Rock

10 Şubat Cumartesi Levent Şen – Indie-Dance-Rock-Pop

14 Şubat Çarşamba Ege&Erc Erb – Funk- Pop-Rock

16 Şubat Cuma Burak Süsoy – Dance Zone

17 Şubat Cumartesi Fırat Kalaycı – Disco-Funk-Pop

23 Şubat Cuma Daddy E – Hip Hop-R&B

24 Şubat Cumartesi Nadir Duman – 100% Hits

Çölden buza uzanan yolculuk

Çölden buza uzanan yolculuk

Scorpion All Terrain Plus lastikler Afrika çölünde Porsche 911 Dakar’ın, Stella Bianca çivili lastikler ise Zell Am See’deki buzlu pistte Porsche 550 Spyder’ın ekipmanı oldu.

Pirelli ile Stuttgart merkezli otomobil üreticisi arasındaki bağlar, 911’in 1982 yılında Pirelli markalı lastiklere sahip ilk Porsche modeli olmasından bu yana bunun gibi tarihi iş birlikleriyle devam ediyor.

Asfalt, kum, toprak ve taşlar üzerinde 7.000 kilometreden uzun parkurda hiç lastik değiştirilmedi. Porsche 911 Dakar, bu model için Pirelli Scorpion All Terrain Plus homologasyonlu lastiklerle bu zorlu testin üstesinden geldi.

Lastiklerle 18 günde 7.000 kilometre yol alınırken çölde yaklaşık 1.000 kilometre kayalık toprak zemin de dahil olmak üzere çok farklı koşullarla mücadele edildi. 911 Dakar’ın profesyonel bir pilot değil amatör bir sürücü olan sahibi önce Avrupa’da otoyollarda, daha sonra yarı asfalt yollarda, toprak, kum ve çok engebeli kayalık zeminlerde ilerledi. Alp dağlarının kış soğuklarından 12 saat içinde 30 dereceye varan değişimlerin yaşandığı tipik çöl iklimine geçildi. Yolculuğun başlangıç noktası olan Porsche Zentrum tarafından şu açıklama yapıldı: “Bu benzersiz macera, bu lastikler olmasaydı kesinlikle çok daha karmaşık olabilirdi. Çok farklı koşullarda bile hep olağanüstü performans sergilediler.”

OLED+959 – Olağanüstü Premium OLED TV

OLED+959 – Olağanüstü Premium OLED TV

2024 Philips OLED+ TV Serisi, Ambilight Plus sistemi, yeni P5 AI Dual görüntü işlemcisi, META Technology 2.0 ve Bowers & Wilkins sesi bir araya getiriyor.

Philips’in OLED+959 televizyonu, etkileyici görüntü kalitesi, entegre Bowers & Wilkins ses sistemi ve yeni Ambilight Plus özelliğiyle amiral gemisi oldu.

Ambilight Plus, renkli LED’leri yeni bir boyuta taşıyarak daha dinamik ve büyük bir etki yaratıyor. Bu özellik, farklı derinliklerde dört adede kadar farklı ışık halesi yansıtabilme yeteneğiyle sürükleyici bir izleme deneyimi sunuyor.

Güçlü 8. nesil P5 AI Dual Engine işlemcisi, yeni META 2.0 OLED paneli ve META Multi Booster Algoritması ile birleştirilerek referans kalitesinde görüntüler sunuyor. 8. Nesil P5 AI Dual Engine işlemcisi; Ambient Intelligence V3, AI Machine Learn Sharpness V2 sistemi ve Smart Bit Enhancement algoritması V3 gibi özelliklere sahip.

Ambient Intelligence V3, HDR performansını optimize etmek ve ortam ışığı seviyesine göre ayarlamak için HDR Advanced özelliği ile birlikte çalışıyor. Bu özellik, aydınlık izleme koşullarında olağanüstü HDR performansı sağlarken karanlık odalarda yönetmenin yaratıcı amacını koruyor ve kontrastı gerçek zamanlı olarak artırarak daha etkileyici bir görüntü sunuyor.

AI Machine Sharpness V2 daha detaylı ve süper gerçekçi görüntüler oluşturmak için yeni algoritmalar ve P5 AI Dual işlemcinin gücünü kullanıyor.

Yeni Smart Bit Enhancement V3 algoritması 8 bitlik videoyu neredeyse 14 bit hassasiyete genişleterek düşük kaliteli düşük gri bölgelerdeki bantlanmayı görüntünün diğer kısımlarında detay kaybı olmadan çözüyor.

İlhamını aşktan alan omakase menüsü Nobu Istanbul’da

İlhamını aşktan alan omakase menüsü Nobu Istanbul’da

Japon-Peru mutfağının lezzetlerini bir araya getiren Nobu Istanbul, Sevgililer Günü’nde özel omakase menüsü ile karşılıyor.

Mevsimlik taze ürünlerin eşsiz tariflerle uyumunun ön plana çıktığı omakase menüsü; ananaslı salsa sos ile detaylandırılan Avocado Tacos Hamachi Kama ile Japon mutfağına uzanan bir başlangıç yapıyor. Deniz ürünlerinin ağırlıklı olduğu Nobu Sashimi tadım tabağı ile devam ediyor. Şefin 4 parçadan oluşan özel suşi seçkisinin ardından ise Nobu’nun imza tabağı ızgara levrek geliyor. Mevsimin özel sebzeleri ile servis edilen Josper fırın bonfile ile taçlandırılan 5 aşamalı menü, estetik bir yorumla bütünleşen egzotik lezzetlerin buluştuğu tatlı seçeneği ile tamamlanıyor. Sevgililer Günü’nü unutulmaz kılmak isteyenlere özel hazırlanan omakase menüsü, 14 Şubat tarihinde DJ performansı eşliğinde Nobu Istanbul’da sunulacak.

Bilgi: +90 212 334 30 34

MNG Kargo yerel üreticiyi kargo ve paketlemede destek veriyor

MNG Kargo yerel üreticiyi kargo ve paketlemede destek veriyor

MNG Kargo, zeytinyağı, bal ve kaşar başta olmak üzere gıda ürünlerini, avantajlı fiyatlarla Türkiye’nin dört bir yanına taşıyor.

Ayrıca şirket, özel olarak sunduğu paketleme ve ambalaj çözümleriyle taşıma kriterlerine uygun gıda ürünlerinin güvenle taşınmasını sağlıyor.

Gıda kampanyalarına özel çağrı yönetim merkezi kuruldu

Gıda kampanyası kapsamında zeytinyağı ve bal gönderimleri için özel olarak geliştirilen korumalı ambalajlar ile taşıma süreçlerini yürüten MNG Kargo aynı zamanda kolilerin üzerinde ürünlere dikkat çekmek için özelleştirilmiş etiketler kullanıyor. Özenli paketleme ve koruma sayesinde, ürünlerin güvenli ve taze bir biçimde alıcıya ulaşması sağlanırken, gıda kampanyası kapsamında kurulan özel çağrı yönetim merkeziyle müşterilere daha etkin bir destek sağlamayı da amaçlıyor.

Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan MNG Kargo Ticari Faaliyetlerden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Veysi Armağan Kesen: “MNG Kargo olarak, geçmişten bu yana gerçekleştirdiğimiz kampanyalarla yöresel zenginliklerimizi Türkiye’nin dört bir yanına taşımaya devam ediyoruz. Kampanya kapsamında gıda ürünlerine özel geliştirdiğimiz korumalı ambalajlar, bilgilendirici etiketler, özel çağrı yönetim merkezi ve sunduğumuz 3 iş günü içinde tazmin değerlendirmesiyle müşterilerimizin gıda gönderilerini taşıyoruz.”

Akdeniz bölgesinde narenciye, elma, fıstık, nar; Karadeniz bölgesinde pirinç, fındık, çay; Marmara ve Ege bölgelerinde ise zeytin ve zeytinyağı başta olmak üzere mevsimine göre yetiştirilen tüm ürünleri avantajlı taşıma fiyatlarıyla tüketiciler ile buluşturduklarını belirten Kesen, “Her ürün grubuna özel olarak kurguladığımız kampanyalarımızla, yöresel zenginlikleri Türkiye’nin tamamına ulaştırıyor, yerel üreticilerimize katkı sağlamaya devam ediyoruz.” dedi.

Sigara rahim ağzı kanserine davetiye çıkarıyor

Sigara rahim ağzı kanserine davetiye çıkarıyor

Sağlık alanında yapılan farkındalık günlerinin en önemli amacı hastalık hakkında toplumu bilinçlendirmek ve önleyici yöntemler konusunda cesaretlendirmektir. Toplum olarak rutin kontrollere gitme konusunda iyi bir noktada değiliz. Oysaki belli aralıklarla yapılan rutin kontroller sayesinde olası sorunları başında öğrenerek tedavi sürecinde çok daha iyi ve hızlı ilerleme kaydedilebilir. Jinekolojik Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Alper Karalök rahim ağzı kanseri hakkında önemli noktalara değindi.

Doç. Dr. Alper Karalök

Doç. Dr. Alper Karalök

Rahim ağzındaki hücrelerin anormal büyümesi sonucu oluşur
Rahim ağzı kanseri, rahim ağzındaki hücrelerin anormal büyümesi sonucu oluşan bir tür kanserdir. Genellikle Human Papillomavirus (HPV) adı verilen bir virüsün neden olduğu enfeksiyonla ilişkilidir. Ancak, tüm HPV enfeksiyonları rahim ağzı kanserine yol açmaz; çoğu kadın enfeksiyonu bağışıklık sistemleri tarafından temizleyebilir.

Rahim ağzı kanserine yakalanma riski bir dizi faktöre bağlıdır

  • HPV enfeksiyonu: HPV, rahim ağzı kanserinin yaygın bir nedenidir. Cinsel temasla bulaşabilir ve genellikle bağışıklık sistemi tarafından temizlenir, ancak bazı durumlarda kalıcı olabilir.
  • Sigara içme: Sigara içmek, rahim ağzı kanseri riskini artırabilir. Sigara içen kadınların enfekte olmaları durumunda kansere yakalanma olasılıkları daha yüksektir.
  • Dengesiz beslenme: Düzensiz ve sağlıksız beslenme, vücudun bağışıklık sistemini zayıflatarak rahim ağzı kanseri riskini artırabilir.
  • Erken yaşta cinsel aktivite: Erken yaşta cinsel aktivite, HPV enfeksiyonu riskini artırabilir ve dolayısıyla rahim ağzı kanseri riskini yükseltebilir.

Rahim ağzı kanseri genellikle erken evrelerde belirti göstermez

  • Vajinal kanama, özellikle cinsel ilişki sonrası,
  • Ağrılı cinsel ilişki,
  • Pelvik ağrı ve
  • İdrar veya bağırsak alışkanlıklarında değişiklikler evre ilerledikçe ortaya çıkabilir.

Doç. Dr. Alper Karalök

Smear testleri önemli
Erken teşhis, başarılı bir tedavi için kritik önem taşır. Bu nedenle, düzenli sağlık kontrolleri ve Pap smear testleri önemlidir. Pap smear testi, anormal hücreleri erken tespit etmeye yardımcı olabilir, böylece tedaviye başlamak için zaman kazanılır.

Rahim ağzı kanserinden korunmak için neler yapabilirsiniz?

  • HPV Aşısı: HPV aşısı, rahim ağzı kanseri riskini azaltabilir. Genç kızlar ve genç kadınlar için önerilen bu aşı, cinsel aktivite öncesi yapılmalıdır.
  • Düzenli sağlık kontrolleri: Düzenli Pap smear testleri ve HPV testleri, anormal hücreleri erken evrede tespit etmede yardımcı olabilir. Bu testler, kanseri önlemek veya erken teşhis etmek için hayati öneme sahiptir.
  • Sağlıklı yaşam tarzı: Dengeli beslenme, sigara içmemek ve düzenli egzersiz yapmak bağışıklık sistemini güçlendirir, böylece rahim ağzı kanseri riskini azaltabilir.
  • Sağlıklı cinsel ilişki: Güvenilir korunma yöntemleri kullanmak ve cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlardan kaçınmak önemlidir.

Önleyebilir ve tedavi edebilirsiniz
Rahim ağzı kanseri farkındalık ayı, kadınları bu önemli konuda bilinçlendirmek ve sağlıklarını korumak için bir fırsattır. Sağlığınızı önemseyin, düzenli sağlık kontrolüne gidin ve bilinçli kararlar alarak rahim ağzı kanseri riskinizi azaltın. Unutmayın, rahim ağzı kanseri önlenebilir ve tedavi edilebilir bir hastalıktır.

Okul çocukları tehlikede

Okul çocukları tehlikede

Son dönemlerde hem yetişkinlerde hem de çocuklarda hastalık oranlarında artış var. Bunların başında da kış mevsiminde çok sık tekrarlayan influenza gelmekte. Özellikle temas ve solunum yolu ile bulaşma riskinden dolayı okul çağı çocuklarında daha fazla görülen ve okuldan eve taşınan influenza hakkında merak edilenleri Liv Hospital Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Gizem Güvener anlattı.

Dr. Gizem Güvener

Dr. Gizem Güvener

Mevsimsel girip: Influenza
Mevsimsel grip olarak da bilinen influenza, damlacık yolu ve yakın temas ile bulaşan üst solunum yolu enfeksiyonudur. A, B ve C olmak üzere 3 tipi bulunmaktadır. Influenza A daha ağır klinik bulgulara neden olur; insan, domuz, kuş, atlarda hastalık oluşturur ve mutasyona uğrama özelliğinden dolayı kuş gribi ve domuz gribi gibi mevsimsel salgınlara neden olabilir. Influenza B sadece insanlarda hastalık oluşturur, influenza A’ya göre daha hafif hastalıktan sorumludur. Influenza C insan ve domuzlarda hastalık oluşturabilir ve hafif üst solunum yolu enfeksiyonuna neden olur.

Çocuklarda son derece yaygın
Influenza enfeksiyonu dünya genelindeki çocuklarda son derece yaygındır. Hafif enfeksiyon, hastaneye yatışı gerektiren ciddi hastalık ve ölüm oranlarıyla dünyada çocuklar üzerinde önemli bir hastalık yükü oluşturmaktadır.

Influenza teşhisi konan okul çağındaki çocukların neredeyse tamamı en az bir gün okula gidemiyor, respiratuar sinsityal virüs (rsv), parainfluenza virüsü ve koronavirüs gibi diğer solunum yolu hastalıklarıyla karşılaştırıldığında, influenza enfeksiyonuna bağlı okula devamsızlığın daha fazla olduğu görülmüş.

Influenzanın semptomları nelerdir?

  • Kuluçka dönemi olan 1-2 günün ardından başlayan 38 dereceyi bulan ve ani başlayan ateş, kas ağrısı ve yorgunluğun ön planda olduğu, baş ağrısı öksürük burun akıntısı boğaz ağrısının da eşlik ettiği, bulantı, kusma ve ishalin de görülebildiği influenzada; ateş yaklaşık 3-5 günde, diğer semptomlar 1 haftada düzelir.
  • Kuru öksürük bazı durumlarda daha uzun sürebilir.
  • Orta kulak iltihabı, sinüzit, zatürre ve bronşit sık görülen komplikasyonlardır. Bu komplikasyonlardan influenzanın üzerine geçirilen bakteriyel enfeksiyonlar sorumludur.
  • Altta yatan astım, kistik fibrozis, kalp hastalığı ve nöromüsküler hastalıkları olan çocuklar, ciddi hastalık ve komplikasyon açısından daha yüksek risk altındadır.

Nasıl bulaşır?

  • İnfluenza hapşırma öksürme ile açığa çıkan damlacıkların havada asılı kalması ve solunum yolu ile bu virüslerin alınması ile bulaşır.
  • Hasta kimselerin enfekte ettiği, virüsün bulaştığı kapı kolları, masa, ortak kullanılan eşyalar ile temas olması sonrası elleri, burun ve ağıza temas ettirmek bir diğer bulaş yoludur.
  • Yenidoğan bebekleri anneden geçen antikorlar yaşamın ilk birkaç ayında koruyabilir. Ancak sonrasında bu antikorların miktarı azalmaktadır.
  • Virüsü bulaştırma oranı çocuklarda erişkinlere oranla daha fazladır ve daha uzun süre bulaştırıcıdır.
  • Virüsün bulaşma sıklığı hastalığın ilk gününde pik yapar ve küçük çocuklarda bulaştırıcılık 7-10 güne kadar devam edebilir.

 

Okul çocukları tehlikede Son dönemlerde hem yetişkinlerde hem de çocuklarda hastalık oranlarında artış var. Bunların başında da kış mevsiminde çok sık tekrarlayan influenza gelmekte. Özellikle temas ve solunum yolu ile bulaşma riskinden dolayı okul çağı çocuklarında daha fazla görülen ve okuldan eve taşınan influenza hakkında merak edilenleri Liv Hospital Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Gizem Güvener anlattı.

Tanısı nasıl konulur?
Klinik bulgulara göre, boğaz sürüntüsü ile virüsün gösterilmesi ve gereklilik halinde laboratuvar değerlerine göre konur.

Laboratuvar tetkikleri her zaman gerekli olmayabilir, fakat komplikasyon riski yüksek ve hastaneye yatacak kadar ilerlemiş tüm hastalarda kan tetkikleri ve görüntüleme yöntemlerine başvurmak gerekir.

Tedavisi nasıl yapılır?
Destek tedaviler ve antiviral tedavi bulunmaktadır. Yeterli sıvı alımı, dengeli beslenme, yatak istirahati, gereklilik halinde medikal-antiviral ilaçlar kullanılabilir.

Genel durumda bozulma, uzun süreli ateş veya ateşin tekrarlaması halinde sekonder bakteriyel enfeksiyondan şüphelenilmelidir. Gereklilik halinde uygun antibiyotik kullanılabilir.

Aşısı var mı?
Influenza için aşı bulunmaktadır. Çocukları yıllık aşılama, influenzaya karşı korumanın en iyi yoludur. Her yıl, bir önceki yıl en çok görülen suşları içine alarak hazırlanan aşı 6 aydan büyük çocuklarda uygulanabilir.

Aşı 6 ay ile 8 yaş arasında ilk kez uygulayacaksa 1 ay ara ile 2 doz, daha önce 2 doz aşı uygulandıysa artık senede 1 kez yapılır. 9 yaş ve üzerinde çocuklar için yılda 1 kez aşı uygulanır.

Amerikan Pediatri Akademisi, 6 aydan büyük tüm çocuklara yıllık influenza aşısı yapılmasını önermektedir. Aşının öncelikli olarak yapılması gereken kişiler; astım ve diğer kronik solunum yolu hastalıkları, diyabet, bağışıklık sistemi baskılanması, ciddi kalp hastalığı veya ilerleyici nörolojik hastalıklar gibi ciddi grip hastalığı veya komplikasyonları açısından daha yüksek risk altında olan çocuklardır. Influenzaya karşı koruyucu antikor düzeylerinin gelişmesi aşılamadan sonra yaklaşık iki hafta sürer.

Ne gibi önlemler alınmalı?

  • El hijyeni enfeksiyonun kişiden kişiye bulaşma riskini azaltmak için en önemli önlemdir. Solunum sekresyonları veya kontamine yüzeylerle temas sonrasında eller su ve sabun ile yıkanmalıdır.
  • Hastalık belirtileri gösteren kişilerin maske kullanması gerekir.
  • Öksüren veya hapşıran kişiden en az bir metre uzakta durulmalıdır.
  • Kapalı ve havalandırılmayan ortamlarda geçirilen süre kısaltılmalıdır.
  • Sağlıklı beslenme sağlanmalıdır.
  • Düzenli uyku oluşturulmalıdır.
  • Aşılama, influenzadan korunmak için en iyi yoldur ve olası bulaş durumunda hastalığın en hafif şekilde geçirilmesini sağlar.