Yazılar

Anadolu Isuzu 20. kez ihracat şampiyonu

Anadolu Isuzu 20. kez ihracat şampiyonu

Türkiye’nin ticari araç markası Anadolu Isuzu, midibüs segmentinde 20. kez “İhracat Şampiyonu” olarak zirvede yer aldı.

Anadolu Isuzu, 733 adetle toplam midibüs ihracatından yüzde 43,8 pay alarak 2023 yılında en çok ihracat yapan marka oldu.

Her yıl yeni pazarlara açılan Anadolu Isuzu, satış ve teslimat rakamları ile Türkiye ekonomisine katkısını 2023’te de sürdürdü. 40’ıncı yılını geride bırakan marka, 2024 yılında da bu başarısını devam ettirme kararlılığında.

Deniz Arcak #SesimiDuyanVarmı

Deniz Arcak #SesimiDuyanVarmı

Türkiye’nin sevilen müzik sanatçısı Deniz Arcak, duygusal bir anlam taşıyan yeni şarkısı “#SesimiDuyanVarmı” ile müzikseverlerle buluşuyor. Şarkının eşlik ettiği video klip, Eyüp Boz’un yönetmenliğinde çekildi ve NetD Müzik YouTube kanalında izleyicilerle buluşturuldu.

Özel bir şarkı olan “#SesimiDuyanVarmı, Kahramanmaraş depreminin birinci yıl dönümünde yayınlanarak, birlik ve dayanışma ruhunu canlı tutmayı hedefliyor. Deniz Arcak, şarkının tüm telif gelirlerini depremzede vatandaşlara yardım edilmek üzere bağışlayacak.

Atiye, Bakırköylüleri büyüledi

Atiye, Bakırköylüleri büyüledi

Türk pop müziğinin güçlü ve renkli isimlerinden Atiye, son hızla konserlerine devam ediyor. Türkiye’nin birçok ilinde konser vermeye devam eden  Atiye, hayranları ile Bakırköy Cem Karaca Kültür Merkezi’nde buluştu. İki dansçısı ve orkestrası ile fırtına gibi bir iki saat geçiren Atiye, enerjisi, şarkılarıyla adeta bir müzikal şölen yaşattı.

Konserden konsere koşan Atiye, son hiti Dalgana Bak ile coşkulu bir şekilde açılışı yaptıktan sonra, ‘Salla’, ‘Budur’, ‘Ya Habibi’, ‘Mazallah’, ‘Soygun Var’ gibi geniş kitlelere ulaşan şarkılarını söyledi.

Hem dans edip hem de şarkı söyleyerek başarılı performanslara Türkiye’de imza atan ve öncülük eden Atiye, 750 kişilik Kültür Merkezi’nin unutulmaz performanslarından birine imza attı.

Yeni rota donmuş kıta Antarktika

Yeni rota donmuş kıta Antarktika

Dünyanın en büyük çölü olarak bilinen gizemli kıta Antarktika, eşsiz güzelliklere sahip. Her gezginin rüyalarını süsleyen bu benzersiz destinasyonun keşfi, zorlu koşullarla mücadele gerektiriyor.

Antarktika, eksi 30 derecenin ılık bir yaz günü olarak nitelendirilebilecek ekstrem koşulları, altı aylık uzun geceleri ve vahşi doğasıyla, tecrübeli gezginlerin hayallerini süslüyor. Yedinci kıtanın ziyaretçilerine sunduğu sınırsız keşif imkânları, yalnızca kasım-mart ayları arasında mümkün olabiliyor.

Antarktika mucizesi! Büyülü ve donmuş yedinci kıtanın keşfi Türk turizmci, seyahat tutkunlarını uçakla Antarktika’ya indiriyor

Türk turizmci Burak Bilgit, bu büyülü kıtaya büyük bir operasyonla havadan ulaşım sağlıyor. Böylece gezginler hem zorlu deniz koşullarını aşmış oluyor hem de daha fazla süreyle Antarktika’yı keşfediyor.

Seyahatler, Antarktika’nın vahşi doğasına, onun donmuş tarihine ve bu uzak kıtanın çelişkili güzelliklerine ışık tutarken, gezginler doğanın en uç noktalarında gerçek bir keşfin parçası olma fırsatı buluyor.

Bu keşif Uluslararası Antarktika Tur Operatörleri Birliği’nin (IAATO) bir üyesi olan Antarctica 21 ile gerçekleştirilebiliyor. Antarctica 21, donmuş kıtada Magellan Explorer ve Ocean Nova gemileriyle hizmet veriyor.

%1 Karbon artırımı ne işe yarar?

%1 Karbon artırımı ne işe yarar?

“Karbon oranını % 1 arttırarak, toprağın 170 tondan fazla su tutması sağlanabiliyor!”

Su kıtlığı tehlikeli boyutlarda… Suyun önemi giderek artarken organik atıklardan yapılan kompostla verimliliği artırmak da mümkün… 1 metreküp kompost ile 7 dekar tarım arazisi eğer organik kısmı normal değerlerde ise aşılanabiliyor! Uzmanlar, bu sayede çölde domates bile yetiştirebildiğini belirtiyorlar. Bu farkındalık ve sıfır atık yaklaşımıyla, “Sürdürülebilirlik ve Kompost Yapımı” dersi Altınbaş Üniversitesi’nde başladı.

 “Bokashi Kompost

Bu yöntem, organik atıklar değerlendirilerek evde, okulda, fabrikada, akla gelebilecek her yerde yapılabilecek bir çeşit organik gübre. Yapımında ise yumurta kabuklarından, kahve telvesine, yemek atıklarından hatta karton ya da talaşa kadar her türlü malzeme kullanılabiliyor. Çıkan tonlarca organik atıktan üretilen kompostun, sadece 1 metre küpüyle 7 dekar alanın toprak besin ağı ile aşılanması mümkün.

Sıfır atık yaklaşımında “Sürdürülebilirlik ve Kompost Yapımı” ders müfredatına ekleniyor

Altınbaş Üniversitesi İşletme Fakültesi ve Uygulamalı Bilimler Fakültesi bünyesindeki Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü atıkların doğaya dönüşünde öğrencilerini bilinçlendirmek üzere önemli bir iş birliğine imza attı. Üniversite öğrencileri müfredata eklenen bu yeni ders ile atıkların toprağa geri döndürülmesi konusunda farkındalıklarını artıracak. Konu, BAP- Bilimsel Araştırma Projeleri kapsamına da alınarak yeni projeler geliştirilecek. Dersler, İşletme Fakültesi’nin dış paydaşı olan Tarım Rotary Kulübü ile gerçekleştirilecek.  Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölüm Başkanı Dr. Özge Seçmeler, eğitim açısından konunun önemini şöyle anlattı: “Yaşanan depremler sonucunda yenilenecek şehir planlarının küresel ısınma etkileri göz önünde bulundurularak tamamen eko-kent projeleri olarak değerlendirilmeleri kritik önem taşıyor. Okullarda ve üniversitelerde ekolojik eğitimin yaygınlaşması hatta pratiğe dökülmesi bazı ülkelerde başarıya ulaşan ‘ekolojik şehir planlamasına’ geçişte yerel halkın katkısını artıracak bir etken.

“Atıkların %99’u dönüştürülebiliyor”

Kompost üretiminin çevresel etkileri üzerine bilimsel araştırma yapan İşletme Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Mehmet Gürel Tekelioğlu da bitkilerin ihtiyacı olan fosfor, potasyum ve nitrojenin bu yöntemle en iyi şekilde karşılanabildiğine işaret etti. Atıkların %99 gibi yüksek bir oranla dönüştürülebildiğini kaydeden Dr. Tekelioğlu, “Güvenli ve tutarlı şekilde toprak yapısı korunuyor. Bokashi Kompost ile beslenmiş toprakta haşere ve sinek oluşumu da engelleniyor. Çölde domates bile yetiştirebilirsiniz.” dedi.

Dr. Semra Kaymak evde Bokashi yapmanın basit yöntemini de paylaştı:

“Bunun için üretilmiş alt tarafı delikli ve musluklu özel kutulardan temin edilebilir ya da evinizdeki 2 kovayı üst üste oturtularak içte kalan kutunun altı su akışına izin verecek şekilde delinerek ve iki kutu arasına bir musluk takarak yapılabilirsiniz.  En altta ve aralara talaş ya da karton parçaları döşeyin.  Vitamin ve mineral çeşitliliğini sağlamak için farklı gıda atıkları kullanılması uygun. Yumurta kabuğu, çay posası, et, kemik, pırasa, şekerli atıklar v.s hepsi küçük parçalara bölünerek kutuya atık çıktıkça atın. Evde de pirinç suyu, süt ve melas ile hazırlanacağı gibi hazır satılan etkili mikroorganizma sıvısı her 5-7 cm’lik atık üzerine yerleştirilen talaş veya karton parçaları üzerine püskürtün. Kova tamamen dolunca 2 hafta kapağını hiç açmadan 21 – 37 derece oda sıcaklığında bekletin. Soğukta fermentasyon gerçekleşmez.12 derece altında mikroorganizma faaliyeti yavaşlar. Kompostun başarılı olduğunu sirke ya da turşu gibi kokmasından anlayabilirsiniz. Üstünde de pamuksu beyaz bir küf oluşması işlemin doğru olduğunu gösterir. Kötü koku veya mor yeşil küf var ise bozulduğunu anlarız. Sonra bahçenizde ya da büyük bir saksıdaki sığ bir toprağa gömün. Üstünü çukurdan çıkan toprak ile kapatın 2 hafta da bu şekilde bekletin. Bokashi kovasının altında biriken sıvıyı da gün aşırı alın. Beklemesi halinde kötü koku yayar hem de bu sıvıyı doğal ve güçlü bir lavoba açıcı olarak kullanabilirsiniz. Bu sıvıyı 50-100 kat sulandırarak evde veya bahçedeki bitki ve çiçeklerinize verebilirsiniz. Aldığınız suyu bekletmeden kullanmalısınız.”

Kansere yakalanma kadınlarda yüzde 39.6, erkeklerde yüzde 41.6!

Kansere yakalanma kadınlarda yüzde 39.6, erkeklerde yüzde 41.6!

Sigara ve alkol kullanımı, sağlıksız beslenme, işlenmiş ve katkı maddeli gıdalar, çevre kirliliği, stres, aşırı kilo ve hareketsiz yaşam gibi birçok faktör nedeniyle kanserin görülme sıklığı son yıllarda giderek yaygınlaşıyor. Genetik ve çevresel etkenlerin yanı sıra taramaların daha fazla yapılması ve teknolojinin ilerlemesinin de kanser görülme sıklığının artışında etkili olduğunu belirten Acıbadem Ataşehir Hastanesi Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Özge Gümüşay 2024 yılında yayınlanan istatistiklere göre erkeklerde hayat boyu kanser tanısı alma olasılığının yüzde 41.6, kadınlarda yüzde 39.6 olduğunu söylüyor. Buna karşın kanser tedavisinde son yıllarda çok büyük ilerlemeler yaşandığını, özellikle erken teşhis durumunda kişiye özel tedaviler sayesinde tam başarının mümkün olabildiğini belirten Prof. Dr. Gümüşay “İstatistiklere göre; kanser tanısı alan hastaların 5 yıllık hayatta kalma oranlarının 1970’li yıllarda yüzde 49 iken, son yıllarda erken tanı ve kişiye özgü tedaviler sayesinde yüzde 69’a kadar yükseldiği gözlendi” diyor. Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Özge Gümüşay, 4 Şubat Dünya Kanser Günü kapsamında yaptığı açıklamada kanserde kişiselleştirilmiş tedavi hakkında en çok merak edilen 4 soruyu yanıtladı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Prof. Dr. Özge Gümüşay

Prof. Dr. Özge Gümüşay

  • Kanser tedavisi herkese tek tip mi uygulanıyor?

Günümüzde kanser tedavisinin herkese tek tip uygulandığı fikrinden uzaklaşılmakta ve kişiye özel tedavi yöntemleri uygulanmaktadır. Kanserde kişiselleştirilmiş tedavi, hastanın kanser hücresinde bulunan gen ve protein değişiklikleri dikkate alınarak tedavinin düzenlenmesi ile oluyor. Doğru tedavinin, doğru hastaya, doğru dozda ve doğru zamanda uygulanması ile kanserin tedavisinde ve önlenmesinde daha iyi sonuçlar elde ediliyor.

  • Kişiselleştirilmiş tedavinin avantajları nelerdir?

Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Özge Gümüşay “Kişiselleştirilmiş tedavinin en büyük avantajı hastada etkin olan tedavinin verilebilmesi sayesinde yüz güldürücü sonuçlar alınabilmesi ve daha uzun yaşam süresi elde edilebilmesidir. Hedefe yönelik tedaviler ile hastalarda daha az yan etki görülmesi diğer önemli bir avantajıdır. Kişiselleştirilmiş tedaviler için yapılan testler ve bilimsel çalışmalar sayesinde kanser hastalığının oluşumunda altta yatan mekanizma daha iyi anlaşılabilmektedir. Kanserin önlenmesi, tanısı ve tedavisindeki yaklaşımların geliştirilmesine katkı sağlamaktadır” diyor.

kanser

  • Hangi kanser tiplerinde kişiye özel tedavi uygulanıyor?

Dünyada ve ülkemizde gerek erken gerekse ileri evre meme, akciğer, bağırsak, cilt, mide, yemek borusu ve yumurtalık kanseri ile bazı lösemi ve lenfoma alt tipleri başta olmak üzere pek çok kanserde kişiye özel tedavi ile başarılı sonuçlar alınabiliyor. Ancak pahalı bir tedavi olması ve neticenin de zaman alıcı olmasından dolayı her hasta kişiselleştirilmiş tedaviden faydalanamıyor. Ayrıca her hastaya uygulanabilmesi için yeterli veri olmaması ve bu testleri değerlendirecek yeterli sayıda yetişmiş insan gücünün de olmaması nedeniyle kişiselleştirilmiş tedavide halen zorluklar yaşanıyor.

  • İmmünoterapi kişiselleştirilmiş bir tedavi midir? Her hasta almalı mıdır?

Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Özge Gümüşay “İmmünoterapi tedavisi çeşitli kanser tiplerinde hastanın bağışıklık sistemine etki ederek kanser hücresinin yok edilmesini sağlar. Tek başına ya da kemoterapi ile birlikte kullanılabilmektedir. İmmünoterapi de bir çeşit hedefe yönelik tedavi olup bazı yolaklar kullanılarak, hastanın bağışıklık sistemine tümör hücresi tanıtılır ve hastanın bağışıklık sistemi tümör hücresine karşı savaşır. Her hastaya,  her hastalık tipine ve her evreye  immünoterapi önerilmez, bazı belirteçlere bakılarak hasta özelinde uygun ise önerilir. Bu özellikleri nedeniyle de kişiselleştirilmiş bir tedavi seçeneğidir” diyor.

Kölelik kültürü ile başlayan karnaval

Kölelik kültürü ile başlayan karnaval

Dominik Karnavalı  – Dominik Cumhuriyeti 3 Mart

Canlı renkler, titreşimli müzik ve bulaşıcı enerjiden oluşan bir kasırga tarafından sürüklenmeye hazır olun! Dominik Cumhuriyeti Karnavalı, sizi kulaktan kulağa sırıtacak unutulmaz bir deneyim vaat eden sürükleyici bir kültürel patlamadır.

Dominik Cumhuriyeti Karnavalı’nın canlı dokusu, 15. yüzyıla kadar uzanan zengin bir tarihe sahiptir. İspanyol sömürgecilerden gelen Avrupalı ​​etkiler, köleleştirilmiş insanların getirdiği Afrika gelenekleriyle iç içe geçerek kültürel kaynaşmayla dolu eşsiz bir kutlamayla sonuçlandı. Bugün, Dominik kimliğinin değerli bir ifadesi, dans ve topluluk eğlencesi zamanı.

Sokakların hareket ve ses kaleydoskoplarına dönüştüğünü hayal edin. Diablos Cojuelos olarak bilinen özenle kostümlendirilmiş dansçılar, karmaşık maskeleri ve şeytani kıyafetleriyle ilgi odağı oluyor. Huşu uyandıran uzun bacaklı yürüyüşçülere tanık olun, hipnotik merengue ritimleriyle büyülenin ve her sokak köşesinden sıçrayan bulaşıcı kahkahayı hissedin. Havada konga davullarının ritmi duyulurken, parlak renkli şamandıralar kalabalığın arasından geçerek onlara konfeti ve neşe yağmuru yağdırıyor.

Adanın tamamı Karnaval ruhuyla titrerken, bazı sıcak noktalar da öne çıkıyor. Başkent Santo Domingo muhteşem geçit törenleri ve heyecan verici gece hayatıyla övünüyor. Malecon’da saat 14.00 civarında başlıyor.

Vakko Hotel & Residence’dan unutulmaz Sevgililer Günü programı

Vakko Hotel & Residence’dan unutulmaz Sevgililer Günü programı

Nişantaşı’nda yer alan ve ayrıcalıklarıyla konaklama deneyimine yeni bir anlayış getiren Vakko Hotel & Residence, aşk ve romantizm dolu bir kutlama yapmak isteyen çiftlere özel Sevgililer Günü programı hazırladı.

Çiftlerin unutulmaz bir deneyim geçirmesi için Vakko çizgisi ile hazırlanan paketin içinde Vakko L’Atelier’de kahvaltı, Sanitas Spa ayrıcalığı ile çiftlere odalarında özel olarak sunulacak masaj keyfi, ardından neo – noir romantik bir film gecesi ve özenle seçilmiş Vakko L’Atelier lezzetlerinden oluşan akşam yemeği yer alıyor. Akşam yemeğini Vakko L’Atelier’de tercih edenlere, şık bir pasta gecenin tatlı sürprizi olarak ikram ediliyor.

Arzu eden misafirler ise Sevgililer Günü’ne özel olarak odalarını istedikleri çiçekler ile dekore ettirebiliyor.  Vakko Hotel &Residence Sevgililer Günü atmosferini romantik dokunuşlarla donatılan konforlu bir konaklama deneyimi ile taçlandırıyor.

Bilgi: 0212 953 90 90

reservation@vakkohotel.com

 

Bodrum’da Sevgililer Günü’nün adresi The Marmara Bodrum

Bodrum’da Sevgililer Günü’nün adresi The Marmara Bodrum

The Marmara Bodrum, yılın en romantik gününde doğayı, lezzeti ve sakinliği bir araya getiriyor.

14 Şubat’a özel olarak hazırlanan Tuti’nin Executive Şefi Hakan Süve imzalı menüsü ve programıyla The Marmara Bodrum, misafirlerini çok özel bir akşam geçirmeye davet ediyor.

14 Şubat’ta yerel ve mevsimsel ürünlerle hazırlanan menüsüyle bu özel günü için unutulmaz kılacak olan The Marmara Bodrum, saat 20.00’da başlayacak servisi ile şömine başında romantik bir akşam sunuyor.

Kiraz Ağacı Fümeli Somon, 24 Ayar Altın Yaprağı ile Avokado Tartar, Körpe Yeşillikler ve Ballı Hardallı Sos ile başlayan sevgililer günü menüsü, Pancarlı Risotto, Gül ve Mango Sorbe, Dana Bonfile, Klorofil Kabuk, Bernez Sos, Çikolatalı ve Orman Meyveli Mousse ile devam edecek.

Sevgililer günü programı, saat 20.30’da başlayacak olan Jazz müziğin önde gelen isimlerinden Murat Arkan’ın performansıyla devam edecek.

Teksüt yurtdışındaki rekabeti devam ediyor

Teksüt yurtdışındaki rekabeti devam ediyor

Teksüt Türkiye’de ve yurtdışında büyümeye devam ediyor. Teksüt, katıldığı yurtdışı fuarlar ve pazarlama çalışmaları ile ihracat yaptığı ülke sayısını 42’ye çıkardı.

Teksüt’ün Yönetim Kurulu Başkanı Cevdet Arınık, önceliklerinin ülkeye ve bölgeye hizmet etmek, hedeflerinin de dünya ile rekabet olduğunu açıkladı.

Teksüt, 2023 yılını İSO 500 listesi içinde yer alarak, ihracat yaptığı ülke sayısını da 42 ülkeye çıkararak tamamladı. Sosyal çalışmalara destek vermeye, bölge ekonomisine katkıda bulunmaya devam ediyor.

Teksüt Yönetim Kurulu Başkanı Cevdet Arınık, 2024 yılında hem Türkiye’de hem de ihracat ile dünyada büyümeye devam etme hedeflerinin altını çizerek şunları söyledi: “Şu anki iş gündemimizde mevcut ürün portföyümüzü geliştirme, operasyonel verimliliği artırma ve müşteri memnuniyetini en üst düzeye çıkarma öncelikli konular arasında yer alıyor. 2023 yılını büyüme ve istikrar yılı olarak değerlendirdik. Sosyal yatırımlara, altyapı çalışmalarına ağırlık verdik. Yurt içinde ve yurt dışında daha geniş bir pazar payı elde etmeye odaklanarak, ürün kalitesini artırmaya ve müşteri tabanımızı genişletmeye yönelik çabalarımız devam edeceğiz. Bu yıl önceliklerimiz arasında, Ar-Ge çalışmalarını güçlendirmek, sürdürülebilirlik stratejilerimizi daha da iyileştirmek ve yeni pazarlara açılım yaparak büyümeyi sürdürmek bulunuyor. Rekabet avantajımızı artıracak çalışmalara daha fazla odaklanacağız. Başta operasyon süreçlerimizi geliştirmek üzere teknolojiyi işimize daha çok entegre edeceğiz.”