Yazılar

“Efsane” filmi efsane kadro ile geliyor

“Efsane” filmi efsane kadro ile geliyor

Yapımcılığını Aytaç Ağdağ’ın yapımını Aytaç Medya ve Zirve Yapım’ın üstlendiği, senaryo ve yönetmen koltuğunda Selçuk Aydemir’in oturduğu ‘Efsane’ filminin basın toplantısı düzenlendi.

Basın toplantısına katılan Efsane filmi oyuncularından; Şinasi Yurtsever, Rojhat Özsoy, Elif Ongan Tekçe, Serdar Gökhan, Cengiz Bozkurt, Ahmet Kural, Selçuk Aydemir, Cemile Canyurt, Tuana Tezsay, Ayhan Taş ve Sadi Celil Cengiz gibi isimler, filme dair merak edilen soruları yanıtladı.

Efsane

Çekimleri Çorum’da geçen ve ‘Yoğurtçuoğlu Ailesi’nin tirajikomik hikayesine değinen ‘Efsane’nin senarist ve yönetmenliğini üstlenen Selçuk Aydemir, çekimler boyunca eğlenceli anların ardı arkasının kesilmediğini ifade ederken, izleyicisinden tam not alacak bir komedi filmi ortaya çıkarttıklarının da altını çizdi.

Filmde, başta Hollywood sineması olmak üzere dünya çapında kullanılan dijital bir çekim yöntemiyle iki farklı karakteri aynı anda canlandıran başrol oyuncusu Ahmet Kural ise başarılı performansıyla dikkat çekti.

Chromas, Santa Maria Kilisesi’nde yılın ilk konseri

Chromas, Santa Maria Kilisesi’nde yılın ilk konseri

A Cappella müziğin ülkemizdeki temsilcisi Chromas, yeni yılın ilk konserini Santa Maria Kilisesi’nin büyüleyici atmosferinde verecek.

Vokal grubunun 3 Şubat Cumartesi akşamı Chromas Sonorous: An Acappella Experience; konserde iki de yeni şarkı seslendirilecek.

Türkiye’nin önde gelen vokal gruplarından Chromas, bu özel geceyi unutulmaz kılmak için hazırladığı repertuarı ile dinleyicisine doyurucu müzikal tınılar sunmaya hazırlanıyor.

Ofis çalışanları bel ve boyun fıtıklarına dikkat!

Ofis çalışanları bel ve boyun fıtıklarına dikkat!

Bel ağrısı günümüzde insan hayatında en sık karşılaşılan problemlerin başında geliyor. Sağlık sistemleri için de ciddi bir ekonomik yük oluşturuyor. ABD’de bel ağrısının tedavisine yıllık 100 milyar dolar harcanırken, buna bağlı iş gücü kaybı maliyetinin de yaklaşık 700 milyar dolar olduğu hesaplanıyor. Ülkemizde de bunun için ciddi bir harcama yapıldığı tahmin ediliyor. Boyun ağrıları da son yıllarda özellikle uzun süre bilgisayar başında çalışan kişileri tehdit ediyor. Pandemi sürecindeki hareketsizliğin etkileri halen bel ve boyun şikayetleri ile genel sağlığımıza yansıyor. Memorial Bahçelievler Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi (Nöroşirurji) Bölümü’nden Doç. Dr. Salim Şentürk, iş yaşamında bel- boyun fıtıkları hakkında bilgi verdi.

Doç. Dr. Salim Şentürk

Doç. Dr. Salim Şentürk

Kadınlarda ve 40 yaş üstünde risk daha yüksek

Ağır işlerde ve uzun süre çalışan insanlarda bel ve boyun ağrısı gözlenme olasılığı yüksektir. Ofis çalışanlarında ise; uzun süre oturarak çalışmak, hareketsiz kalmak bel ağrısı için ciddi bir risk faktörüdür. Ayrıca boynun öne eğik bir şekilde kalması ve hareketsizlik de boyun ve sırt ağrısı için risk oluşturmaktadır. Kadınlar ve 40 yaş üstü çalışanlarda sorun çıkma olasılığı daha yüksektir.

Egzersiz bel ve boyun ağrılarına da iyi geliyor

İş yaşamına ek olarak psikolojik stres ve fazla kilo omurga ile ilgili sorun yaşanma olasılığını artırmaktadır. Stresli bir iş hayatı, kaygı, mutsuzluk ve üzüntü omurga ile ilgili şikâyetlerin daha sık gözlenmesine ortam hazırlamaktadır. Düzenli spor yapmak problem çıkma olasılığını azaltırken haftada 5 gün ve günlük yarım saatlik bir egzersiz programı bile koruyucudur. Bel ağrısı çoğunlukla istirahat, sıcak uygulama, ilaç tedavisi ile 5-7 gün içinde geçmektedir.

Memorial Bahçelievler Hastanesi

Endoskopik yöntemle iş ve sosyal yaşama dönüş çok daha kısa oluyor

Bazı hasta gruplarında omurga şikayetlerinin sorumlusu bel fıtığıdır. Bel fıtığı olan hastaların da %2-3’lük bir kısımında cerrahi tedaviye ihtiyaç duyulmaktadır. Şiddetli bacak ağrısı, bacaklarda kuvvet kaybı, tuvaletini kontrol edememe gibi durumlarda cerrahi düşünülmelidir. Cerrahi seçenek olarak farklı yöntemler uygulanmakla birlikte günümüzde en ileri teknik minimal invaziv yöntem endoskopik diskektomi yöntemidir. Bu yöntemde hastalar 7 mm’lik bir cilt kesisinden ameliyat edilir. Çoğunlukla hastaların kemik anatomisine dokunulmaz, kaslar arasından girilerek ameliyat yapılır.  Ucunda kamera ve içinde boşluk olan kalem kalınlığındaki bir endoskop içinden ameliyat gerçekleştirilir.  Ameliyat süresi 10-50 dakika arasında değişmekle birlikte hastalar çoğunlukla aynı gün içinde taburcu edilirler. Beldeki kemik dokuya çoğunlukla dokunulmadığı, kas dokusu sıyrılmadığı için ameliyat sonrası, hastalarda bel ağrısı minimal düzeyde görülmekte hatta hastalar çoğunlukla ağrı kesici kullanmaya gerek duymamaktadır. Ameliyattan 2-3 saat sonra hastalar yürütülerek aynı gün taburcu edilmektedir. Hastaların iş hayatına dönme süresi ortalama 1 haftadır. Diğer cerrahi yöntemlerle karşılaştırıldığında endoskopik yöntem hastaların normal hayata ve iş hayatına dönmeleri açısından belirgin avantajlıdır. Özellikle kasları korunması gereken sporcular, iş hayatına erken dönmesi gereken çalışanlar için ilk tercihtir.

Bel fıtığında olduğu gibi boyun fıtığında da ameliyat belirli bir hasta grubuna uygulanmaktadır. Şiddetli kol veya boyun ağrısı, kollarda kuvvetsizlik, bacaklarda kuvvetsizlik gibi durumlarda ameliyat düşünülmelidir. Boyun fıtığı ameliyatları da değişik yöntemlerle yapılabilmektedir. Hastaların çoğu boynun ön tarafından 3-4 cm’lik bir cilt kesisinden mikroskop altında ameliyat edilebilirken bir kısmı da boynun önünden veya boynun arkasından endoskop ile ameliyat edilebilir. Mikroskop ile yapılan ameliyatta çıkarılan disk dokusu yerine bir kafes konurken endoskopik cerrahide sadece basıya neden olan disk dokusu çıkarılarak kafes koymaya gerek kalmamaktadır. Hem mikrocerrahi hem de endoskopik yöntemle boyun fıtığı ameliyatı olan hastaların ameliyat sonrası 1 hafta kadar boyunluk kullanması istenir. Ameliyat sonrası da hastaların boyun öne eğik bir şekilde çalışmaması, ofis çalışanı ise bilgisayar ekranını göz seviyesine getirmesi istenir. Dik oturması, sırtına yastık koyması ve çalışırken boynu öne eğik bir şekilde kalmaması tavsiye edilir.

Yapay zeka destekli

Yapay zeka destekli

Lenovo, herkes için yapay zeka portföyünü ve vizyonunu yapay zeka bilgisayarları ve diğer güçlü inovasyonlarla güçlendiriyor

40’tan fazla yeni cihaz ve çözümü görücüye çıkaran Lenovo, şirketin Herkes için yapay zeka vizyonunu ileriye taşıdı.

Duyurular arasında, Lenovo Yoga, ThinkBook, ThinkPad, ThinkCentre ve Legion alt markalarında hem tüketiciler, hem de işletmeler için daha önce hiç görülmemiş bir biçimde bilgisayar deneyimini kişiselleştiren yeni yapay zeka destekli bilgisayar inovasyonları yer alıyor. Yeni teknoloji çözümleri portföyü; iki yeni konsept ürün, bir tablet, yazılım uygulamaları, aksesuarlar ve daha fazlasıyla tamamlanıyor.

Lacoste, Arthur Fils’i marka yüzü yaptı

Lacoste, Arthur Fils’i marka yüzü yaptı

Lacoste, Fransız tenisinin en umut verici yeteneklerinden biri olan Arthur Fils’i yeni marka elçisi seçti.

İlk ATP unvanını henüz 19 yaşında kazanan Arthur Fils, Temmuz 2023’te en iyi 50 erkek oyuncu arasında en genç oyuncu oldu.

Lacoste CEO’su Thierry Guibert yeni marka elçisi Arthur Fils duyurusu için duygularını; “Arthur Fils’i Timsahın elçileri arasında saymaktan onur duyuyoruz. Saha içi ve dışındaki enerjisinin çoşkusu ve alçak gönüllülüğü bizi büyülüyor. Arthur’un profesyonelleşmesi, kariyerindeki bir sonraki adım, bizim için ona zafer yolundaki her adımda eşlik etmek kadar önemlidir. Üstelik, köklerine bağlı kalarak bir sonraki nesil oyunculara ilham verme arzusu ve tenis dünyasına kalıcı bir iz bırakma isteği bizim paylaştığımız değerlerle tamamen bütünleşiyor.” sözleriyle aktardı.

Lacoste, Arthur Fils’in ekipmanlarını tedarik etmekten ve aynı zamanda ona hem sahada hem de şehirde benzersiz bir stil ve mükemmel hareket özgürlüğü sağlayan tekstil ile gözlük koleksiyonlarının da elçisi olduğunu görmekten özellikle mutluluk duyuyor.

Japon yönetmen Shinya Kawatsura Türkiye’ye geliyor

Japon yönetmen Shinya Kawatsura Türkiye’ye geliyor

Japon kültürünün güçlü bir yansımasını sunan dünyaca ünlü yönetmen Shinya Kawatsura, Türkiye’ye geliyor.

Japonya-Türkiye diplomatik ilişkilerinin tesisinin 100. Yıldönümüne özel olarak gelen sanatçı, Atlas 1948 Sineması’nın katkılarıyla İstanbul’da özel bir söyleşi gerçekleştirecek. Ünlü yönetmenin ‘Mayoiga Burnu’ filmi de özel bir gösterimle sinema severlerle buluşacak.

Japonya Başkonsolosluğu ve Japonya Tanıtma Vakfı’nın, Türkiye ve Japonya arasındaki diplomatik ilişkilerin yıldönümü tesisinin 100. Yılına özel gerçekleştirdiği etkinlik haftası, 12 Ocak tarihinde başlayacak. Japonya-Türkiye arasındaki ilişkilerinin geliştirilmesi ve iki ülke arasındaki dostluğun gelecek 100 yıllara uzanmasını hedefleyen yıldönümü haftasının açılışı, Atlas 1948 Sineması’nın katkılarıyla yönetmen Shinya Kawatsura’nın katılımıyla gerçekleşecek.

Tarih kokan lezzetler bir kitapta buluşacak

Tarih kokan lezzetler bir kitapta buluşacak

Türkiye’nin ilk paketli un markası Sinangil, 60. yılında nesilden nesile aktarılmış, aslına uygun unlu lezzetlerin tariflerini “Sinangil 60 Yıllık Tarifler” kitabında topluyor.

Sinangil, zengin Türk Mutfağı’nın orijinal lezzet sırlarını gün yüzüne çıkarıyor. Sinangil’in Instagram takipçilerinin yolladığı nesilden nesilden aktarılarak aslını koruyan unlu lezzetlerin tarifleri ve bu tariflerin hikayeleri “Sinangil 60 Yıllık Tarifler” kitabında toplanıyor.

#ununuduymayankalmasın etiketiyle hayata geçen kampanyaya katılım için Sinangil’in Instagram hesabı takibe alındıktan sonra aile yadigarı unlu lezzetlerin yapılışı, bunlarla ilgili anılar ve istenirse eski aile fotoğrafları Sinangil Instagram hesabına doğrudan mesaj (DM) yolu ile iletilmesi gerekecek. Daha sonra Sinangil şeflerinin da aralarında yer aldığı jürinin seçeceği 60 tarif, hikayeleri ile birlikte “Sinangil 60 Yıllık Tarifler” kitabına girmeye hak kazanacak.

Kitapta yer alacak tariflerin hazırlanışının detaylı bir şekilde anlatıldığı videolara ise Sinangil’in sosyal medya hesaplarından ve kampanyaya özel web sitesinden de erişilebilecek. Kampanyayla ilgili detaylı bilgiler, Sinangil’in Instagram hesabından duyurulacak.

Boğazda Sevgililer Günü’ne özel kutlama

Boğazda Sevgililer Günü’ne özel kutlama

Mandarin Oriental Bosphorus, Istanbul, Sevgililer Günü’nde unutulmaz bir deneyim sunmaya hazırlanıyor.

Çiftler için özel olarak düzenlenen kutlamalar, özel romantik cabanalar, Boğaz manzaralı odalar ve süitler, Olea Restoran’ın hazırladığı özel menüler ve sürprizlerle dolu.

Özel akşam yemeği

Aşkını eşsiz bir akşam yemeğiyle süslemek isteyenler için Olea Restaurant leziz bir menü hazırlarken, özel sürprizleriyle de göz kamaştırıyor.

Sevgilisiyle baş başa romantik bir gece geçirmek isteyenler için akşam yemeği, kırmızı güllerle süslenmiş odalarda sunuluyor. Özel olarak hazırlanan menüde Havyar & Enginar Kalbi Hibiskus Marineli Somon, Kuşkonmaz, Ispanak, adaçayı kreması, ceviz, Scamorza peynirinden oluşan Prenses Tacı Ravioli, Burrata Salatası, tavada kızartılmış Deniz Levreği veya Izgara Dana Madalyon gibi seçenekler yer alıyor. Aynı menü romantizmi büyülü anlara dönüştürmek için Boğaz’ın ışıltılı sularının hemen yanı başındaki özel Cabanalarda geceyi kutlamak isteyenlerin de masalarını süslüyor.

Bilgi 0212 349 88 88

The Lobby’de caz müziği

The Lobby’de caz müziği

The Peninsula Istanbul, The Lobby’de caz müziği esintileri yükselmeye başladı.  The Lobby Jazz Nights Ocak ayı itibariyle caz müziğin önemli temsilcilerinin performansları ile cazın ritmini tutmaya hazırlanıyor. Caz geceleri Mart sonuna kadar The Lobby’de konuklarını ağırlayacak.

The Peninsula Istanbul, The Lobby Jazz Nights ile misafirlerini 12 Ocak tarihi itibariyle her Cuma ve Cumartesi akşamı 20:30-22:30 saatleri arasında, cazın büyüsü altında eşsiz bir yolculuğa çıkaracak. The Lobby’nin özel menüsü ve lezzetli kokteylleri gastronomi, miksoloji ve müziğin harmanlandığı bir deneyim sunuyor.

12 Ocak Cuma – Dilek Sert Erdoğan Quartet

13 Ocak Cumartesi – Ebru Selvikavak Quartet

19 Ocak Cuma – CerenTemel Quartet

20 Ocak Cumartesi – Erdem Özkan Quartet

26 Ocak Cuma – Eylül Ergül

27 Ocak Cumartesi – Ece Göksü Quintet

Karbonhidrat kısıtlamasında bu hatalara düşmeyin!

Karbonhidrat kısıtlamasında bu hatalara düşmeyin!

Kış aylarında havaların soğuması ile birlikte gerek fiziksel aktivitelerde azalma gerekse bol kalorili yiyecekler tüketilmesi derken kilo artışı kaçınılmaz oluyor. Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Nur Ecem Baydı Ozman, sağlıklı ve sürdürülebilir bir diyet uygulanmadığında, alınan kiloların zamanla bazı ciddi kronik hastalıklara yol açabildiğini belirterek, yaşam kalitesinin de her anlamda olumsuz etkileneceğini söylüyor. Kış aylarında diyeti zorlaştıran, kilo vermeyi engelleyebilen ya da yavaşlatabilen mevsime özgü bazı handikaplar olduğunu belirten Ozman, bu hatalardan kaçınılarak ideal kiloya ulaşılabileceğini vurguluyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Nur Ecem Baydı Ozman, kış diyetinde kaçınılması gereken 8 hatayı anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Beslenme ve Diyet Uzmanı Nur Ecem Baydı Ozman

Beslenme ve Diyet Uzmanı Nur Ecem Baydı Ozman

  • Su tüketimini azaltmak

Kış aylarında havaların soğumasıyla birlikte terleme ile kaybedilen su miktarı azalmakta bu da susama hissini önleyebilmektedir. Ancak hiçbir zaman su içmek için susamanın beklenmemesi gerektiği unutulmamalıdır. Su tüketimi azaldığında kilo vermek zorlaşır. Yine susuzluk sinyalleri zaman zaman açlık hissiyle karışabildiğinden kişileri atıştırmaya yöneltebilir ve bu da kilo verme sürecini güçleştirebilir.

  • Taze meyve-sebze tüketimini azaltmak

Kış aylarında taze sebze-meyve tüketimi yaz aylarına göre daha düşük olabilmektedir. Oysa öğünlerde salata ve sebze tüketmek tokluk süresini uzatır ve iştah kontrolünü sağlar. Bu sayede kilo verme sürecinde kalorili atıştırmalıklara yönelmeyi engeller ve öğünlerde porsiyon kontrolüne yardımcı olur. Yine ara öğünlerde 1-2 porsiyon meyve tüketmek şekerli yiyeceklere ve kalorili atıştırmalıklara yönelmeyi engelleyebilir. 1 porsiyon meyve yaklaşık 1 yumruk büyüklüğünde meyveye eş değerdir.

Beslenme ve Diyet Uzmanı Nur Ecem Baydı Ozman

  • Hareketi azaltmak

Havaların soğuması ile birlikte açık hava aktiviteleri azalabilmekte ve kişiler kapalı ortamlarda hareketsiz kalabilmektedir. Hareketin azalması nedeni ile kilo vermede zorluk ya da kiloda artış görülebilmektedir. Kış aylarında da rahatlıkla kilo verebilmek için egzersizlere ara vermemek mümkün olduğunca hareketli olmak gerekmektedir.

  • Geç saatlerde yemek yemek, atıştırma yapmak

Kış mevsiminde evde hareketsiz geçen zaman artabilmektedir. Bu da kişileri keyifli, oyalayıcı ve yüksek kalorili atıştırmalıklara yönlendirebilmektedir. Özellikle akşam saatlerinde alınan yüksek kaloriler kilo verme sürecini olumsuz etkileyebilmektedir. Bu nedenle akşam geç olmayan saatlerde doyurucu ve dengeli bir akşam yemeği yedikten sonra geç saatlerde meyve ve kuruyemiş gibi keyifli atıştırmalıklardan uzak durmak, bu atıştırmalıkları gün içindeki saatlerde tüketmek önemlidir.

  • Meyve suyu tüketmek

Kış aylarında hastalıklardan korunmak için taze sıkılmış meyve suyu tüketimi sıklaşabilmektedir. Ancak taze sıkılmış dahi olsa meyve suları yoğun kalori içermektedir ve tok tutma süresi kısadır. Meyve suyu yerine meyvenin kendisini tüketmek lifli yapısı sayesinde tok tutar, bağırsakları çalıştırır ve meyve suyuna göre daha az kalorilidir.

Beslenme ve Diyet Uzmanı Nur Ecem Baydı Ozman

  • Sıklıkla dışarıda yemek yemek

Beslenme ve Diyet Uzmanı Nur Ecem Baydı Ozman “Kış aylarında havaların soğuması ile birlikte sosyal aktiviteler kısıtlanabilmekte, dışarıda yemek yemek bir sosyal aktivite halini alabilmektedir. Ancak şu unutulmamalıdır; dışarıda yenen yemekler çoğunlukla yüksek kalorili olabilmektedir. Dışarıda yemek yeme sıklığı arttıkça alınan yoğun kaloriler nedeni ile kilo verme süreci yavaş ilerleyebilmektedir” diyor.

  • Şok diyetlere başvurmak

Kış aylarında kilo vermenin zorlaşması ile birlikte kişiler zaman zaman şok diyetlere başvurabilmektedir. Kısa sürede hızlı kilo vermeyi vaad eden bu diyetler uzun vadede metabolizma hızını yavaşlatarak kilo verme sürecini zorlaştırabilmektedir. Bunun yerine kişinin yaşam tarzına uygun ve uzun vadede sürdürebileceği bir diyet modelini benimsemesi önemlidir.

  • Karbonhidratı tümden terk etmek

Nur Ecem Baydı Ozman kilo vermek istediğimizde beslenmemizden ilk çıkardığımız besin grubunun karbonhidratlar olduğunu belirtirken şu uyarıda bulunuyor: “Oysa karbonhidratlar primer enerji kaynağımız yani vücudumuz bu besin grubunu hızlı bir şekilde harcayarak enerjiye dönüştürebiliyor. Bu nedenle beslenmemizde mutlaka tahıllı ekmek, bulgur, bakliyat gibi kompleks karbonhidratlara yer vermemiz gerekmekte. Beslenmemizde karbonhidratı kısıtladığımızda diğer karbonhidratlara özellikle şekerli yiyeceklere eğilimimiz artabilmekte ve bu da kilo verme sürecimizi zorlaştırabilmektedir.”