Yazılar

Den Ze “Güzel Değil”

Den Ze “Güzel Değil”

Den Ze, pop, soul, caz ve folk sularında yüzen yeni teklisi “Güzel Değil”i dinleyicileriyle buluşturdu.

Daha önce Altın Güvercin Beste Yarışması’nda En İyi Besteci, En İyi Söz Yazarı, En İyi Yorumcu ödüllerinin tamamını alan Den Ze, sözü, müziği ve düzenlemesi kendine ait olan, “Güzel Değil” ile Anadolu’nun kapılarını dünyaya açıyor.

“Neylerim” isimli teklisiyle milyonlarca dinlenmeye ulaşan Amerika Berklee College of Music mezunu genç sanatçı Den Ze, “Güzel Değil”i ise şu sözlerle anlattı: “Birisine çarpıldığında öyle bir açlığa düşüyorsun ki, ruhunu ondan başka hiçbir varlık canlandıramıyor. Anadolu’nun kalbi bu aşkla yanıyor. Evrendeki her ama her şeye öyle büyük aşk duyduğunuzu düşünsenize?

Romantik Sevgililer Günü adresi Nayu İğneada

Nayu İğneada, “Kuzeye Kaç” mottosuyla 14 Şubat Sevgililer Günü için şehrin kaosundan uzakta bir gün sunuyor.

Denizin ve gölün benzersiz Longoz Ormanları ile buluştuğu yerde bulunan Nayu İğneada, yılın en romantik gününde doğayı, lezzeti ve sakinliği bir araya getiriyor.

Sevgililer Günü için hazırladığı, akşam yemeği dahil tek gecelik konaklama paketiyle bu romantik günü değerlendirmek isteyenleri bekliyor.

Nayu İğneada, 14 Şubat’ta benzersiz konumunun yanı sıra sunduğu deneyimlerle de dikkat çekecek, yerel ve mevsimsel ürünlerle hazırlanan menüsüyle bu özel gün için unutulmayacak seçenekler sunacak. Sevgililler Günü’nde şef Gökçen Yıldırım liderliğindeki Nayu İğneada mutfağında hazırlanan her tabak, aşkın ve lezzetin mükemmel uyumunu bir uyum içinde olduğunu gösterecek. Nayu’ya özel dokunuşlarla oluşturulan menü, çiftlere bu güne yakışan bir gastronomik deneyim yaşatacak. Deniz ürünlerinden ete, özenle seçilmiş malzemelerle hazırlanan lezzetler, Sevgililer Günü’nü tadını çıkarmak isteyenler için sunulacak.

Orman ve sahil yürüyüşleri, göl gezileri, bisiklet ve atv turlarına katılabilecek.

Bilgi: 0532 052 62 74 – 75

Adres : Hurşitağa Caddesi 99, 39650 Demirköy, İğneada                       

 

Şehri Maskeli Baloya çeviren Venedik Karnavalı başlıyor

Şehri Maskeli Baloya çeviren Venedik Karnavalı başlıyor

Venedik karnavalı 27 Ocak 13 Şubat

Dünya en ünlü festivalleri arasında yer alıyor. Venedik Karnavalı ilk kez 11. yüzyılda düzenlendi ve kısa sürede yüzen şehrin ünlü bir sembolü haline geldi. 18. yüzyılda durduruldu ancak 1979’da yeniden hayata döndürüldü. Bugün muhtemelen dünyadaki herkes bu olayı duymuştur.

Venedik’i dünyada olmasa da İtalya ve Avrupa’da mutlaka görülmesi gereken destinasyonlar listesinde daha da üst sıralara taşıdı. Daha önce karnaval, San Marco Meydanı’nda düzenlenen balolarla başlıyor ve tüm şehirde yaşanan eğlencelerle devam ediyordu. Belirli sosyal statüdeki insanlar maske ve kostüm takıyordu. Şimdi turistlerin daha çok rağbet ettiği bu festival gelenekleri bozulmadan devam ediyor.

Bizim Toptan ve g2m güçlerini birleştirdi

Bizim Toptan ve g2m güçlerini birleştirdi
Bizim Toptan, bağlı bulunduğu Yıldız Holding’in Ev Dışı Tüketim sektöründeki şirketi g2m ile güçlerini birleştirdi.
Türkiye genelinde 40 yılı aşkın süredir dağıtım ve lojistik faaliyetleri yürüten g2m’yi bünyesine katan Bizim Toptan, sektörün lider oyuncusu konumunu güçlendirdi.
Bizim Toptan, bağlı bulunduğu Yıldız Holding’in EDT (Ev Dışı Tüketim) sektöründeki öncü şirketi g2m’yi devraldı. Yıldız Holding’in yüzde 90’ına sahip olduğu g2m hisselerinin tamamını hisse karşılığında devralan Bizim Toptan, bu işlem ile ödenmiş sermayesini 60 milyon TL’den 80 milyon 476 bin 074 TL’ye yükseltti.

Hüseyin Balcı: “EDT alanında açık ara lideriz”
Yeni yapılanma ile ilgili değerlendirmede bulunan Bizim Toptan CEO’su Hüseyin Balcı sözlerine şöyle devam etti: “Ülkemizin pazar erişimi en yüksek, en fazla işletmeye dokunan, en yaygın organize toptan marketiyiz. Bu konumumuz; 40 yılı geçen EDT sektörü tecrübesiyle birlikte çok geniş bir satış ve distribütörlük ağı bulunan g2m’nin bünyemize katılmasıyla daha da güçlendi. İki şirketin ürün portföyü, müşteri erişimi, depolama, tedarik ve lojistik kabiliyetlerinin birleşmesi ile daha kapsamlı bir faaliyet alanına sahip olduk. Bizim Toptan olarak toptan satış fiyatlarıyla müşterilerimize sunduğumuz gıdadan temizliğe binlerce üründen oluşan portföyümüz, g2m’nin özel markalı ürünleri ve distribütörlük hakkına sahip olduğu ulusal ve uluslararası markaların eklenmesiyle daha da genişledi. Çok kanallı satış ağımıza g2m’nin depo, dağıtım ve profesyonel EDT tecrübesi de eklendi. Yeni yapılanmayla birlikte ülkemizde EDT sektöründe açık ara lider konumda yer alıyoruz. Bu birleşmenin başta ülkemiz ve milletimiz olmak üzere Bizim Toptan, Yıldız Holding ve g2m ile tüm paydaşlar için hayırlı olmasını temenni ediyorum.”

Şampiyonlar kupalarına kavuştu

Şampiyonlar kupalarına kavuştu

Türkiye Otomobil Sporları Federasyonu 2023 Gala Gecesi, TOSFED Başkanı Eren Üçlertoprağı ve Yönetim Kurulu üyelerinin ev sahipliğinde Zorlu PSM’de gerçekleştirildi.

2023 sezonunda ralli, pist, offroad,  baja, karting, drift, tırmanma ve klasik otomobil şampiyonalarında dereceye giren sporcu ve takımların ödüllerine kavuştuğu törene, spor, iş ve cemiyet hayatından birçok isim katıldı.

Her bir farklı kategoride dereceye giren sporculara ödülleri verildi.

Eren Üçlertoprağı

TOSFED’de yeni dönem

27 yıldır aynı kurumsal kimlik ve logo ile yoluna devam eden TOSFED, logosunu değiştirdi. Ay ve yıldızdan oluşan yeni logo sporcular ve spor kulüpleri tarafından beğeni topladı. Gecede yeni logonun tanıtımı yarış otomobili ve TOGG ile yapıldı.

93 Başarılı Organizasyon

Spor federasyonları başkanları arasında en genç başkan ünvanını taşıyan Eren Üçlertoprağı, genç sporcularının başarıları ve gerçekleştirdikleri Dünya Ralli Şampiyonası, Formula 1 gibi uluslararası başarılı organizasyonlar ile otomobil sporlarının, hem sportif hem de iletişim açısından büyük değer katarak ilerlediğini açıkladı.

Eren Üçlertoprağı

2024 Sezonu Sarıkamış Rallisi ile başlıyor

Başkan Üçlertoprağı; yeni sezonun ilk yarışını “Kısa bir süre önce aramızdan ayrılan kurucu başkanımız merhum Oyman Atabay’ın adını vereceğimiz 2024 sezonuna, Şubat ayı sonunda, Sarıkamış Rallisi ile start vereceğiz. Farklı branşlardaki organizasyonlarımız ve sosyal sorumluluk projelerimiz ile hep birlikte ortak tutkumuz için daha da büyük bir şevkle çalışmaya devam edeceğiz.” sözleri ile duyurdu.

Su ilk defa karton ambalajda

Su ilk defa karton ambalajda

Aroma, geliştirdiği yenilikçi ürünlerle sürdürülebilir geleceğe katkı sağlamaya devam ediyor. “Aroma Ömer Duruk Doğal Kaynak Suyu” 330 ml’lik karton ambalajıyla tüketicilere sunuluyor.

Aroma, Türkiye’de bir ilke imza attı. Türkiye’nin Tetra Pak karton ambalajındaki ilk suyu, “Aroma Ömer Duruk Doğal Kaynak Suyu” tüketicilerle buluştu. Uludağ’da 2020 metre yükseklikteki kaynaktan çıkan doğal kaynak suyu; zengin mineral içeriği, düşük sodyum oranı ve 8,15 oranındaki pH değeri ile sağlıklı, lezzetli ve içimi rahat bir ürün olarak raflarda yer alıyor.

Haliç manzarası eşliğinde Sevgililer Günü

Haliç manzarası eşliğinde Sevgililer Günü

İstanbul’un en romantik manzaralarından, en güzel gün batımlarından birini sunan Haliç, Sevgililer Günü’nde Arça Restaurant & Grill’den izlenecek. Çiftlere özel iki kişilik menüsüyle Sevgililer Günü’ne özel alternatif sunuyor.

Günü’nde Arça Restaurant & Grill

Kişnişli, portakallı kerevizin iştah açıcı etkisiyle başlayan, kestaneli lahana dolmadan tahin soslu pancar mücveri ve Antakya usulü zahterli zeytin kavurmasına uzanan menü, sürpriz bir tatlıyla taçlanıyor.

Fiks menü tercih etmeyenler ise, önce Arça’nın özel kokteyllerini deneyebilir, menüden dilediklerini seçerek ister sevilen mezelerle rakı eşleşmesi ister dinlendirilmiş özel etlerle kırmızı şarap tercihi yaparak zevklerine uygun şekilde tadı damaklarından ve hafızalarından uzun süre silinmeyecek bir gece geçirebilirler.

Bilgi: 0212 800 12 46

Ali Ocakbaşı şimdi de Barcelona’da

Ali Ocakbaşı şimdi de Barcelona’da

Ali Ocakbaşı Türk mutfağının vazgeçilmezi kebabı, Amsterdam’dan sonra Barcelona’ya taşıdı.

Barcelona’da şubesi bulunan ilk Türk gastronomi markası olan Ali Ocakbaşı, geleneksel mezelerin, kebap çeşitlerinin yanı sıra vegan ürünlerden oluşan menüsüyle kısa sürede bölgenin favori restoranlarından biri haline geldi.

Yeni nesil ocakbaşı ve kebap keyfi yaşatma hedefiyle, orijinal reçeteleri modern sunamla birleştiren Ali Ocakbaşı’nın Barcelona’da açtığı yeni şubesi büyük ilgi görüyor.

90 kişilik kapasitesi, kendine özgü konsepti ve zengin menüsüyle misafirlerine unutulmaz bir deneyim sunan Ali Ocakbaşı, Barcelona’da şubesi bulunan ilk Türk gastronomi markası oldu.

Kışın yıpratıcı ve yaşlandırıcı etkisine karşı önlemler!

Kışın yıpratıcı ve yaşlandırıcı etkisine karşı önlemler!

Kış aylarında cildimiz gün boyu hem soğuk hem de sıcak ortamların olumsuz koşullarına maruz kaldığından her zamankinden daha fazla yıpranmaya açık hale geliyor. Havadaki nemin de azalarak ciltte kuruma ve tahrişi artırdığını, karın yansıtıcı etkisinin ise güneş yanığına yol açabildiğini belirten Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Prof. Dr. Dilek Bıyık Özkaya “Kış mevsiminin kendine has özellikleri nedeniyle cildimizde neden olduğu bu olumsuzluklara bir de günlük yaşam alışkanlıklarımız arasında yer alan bazı yanlış davranışlarımız eklendiğinde cildimiz her zamankinden daha fazla yıpranarak daha hızlı yaşlanabiliyor” diyor. Ancak buna karşın bazı kurallara dikkat edilerek kış aylarında da sağlıklı ve ışıltılı bir cilde sahip olmanın mümkün olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Özkaya kışın cilt bakımında dikkat edilmesi gereken 9 kuralı anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Prof. Dr. Dilek Bıyık Özkaya

Prof. Dr. Dilek Bıyık Özkaya

  • Doğru beslenin

Sağlıklı ve dengeli beslenmek cildimiz için kritik önem taşıyor. Şekerli ve işlenmiş gıdalardan kaçınarak, mevsim sebzeleri ve meyveleri başta olmak üzere cildimiz için gerekli vitaminleri ve mineralleri içeren besinler tüketmeye özen gösterin.

  • Bol su için

Kış aylarında susamayı beklemeden su içmek gerektini vurgulayan Prof. Dr. Dilek Bıyık Özkaya, yetersiz su tüketiminin cildin en büyük düşmanları arasında olduğunu vurgulayarak günde mutlaka iki litre su tüketilmesi gerektiğini söylüyor.

  • Cildinizi temizlemeden yatmayın

Kış aylarının yorucu şartları nedeniyle kimi geceler makyajı temizlemeden uyunabiliyor. Ancak makyajla uyumak gece boyu cildin hava almasını engelleyerek yaşlanmayı hızlandırdığı ve gözenekleri tıkayarak enfeksiyona yol açabildiği için yatmadan önce mutlaka yüzü temizlemek gerekiyor.

  • Sıcak sudan kaçının

Dermatoloji Uzmanı Prof. Dr. Özkaya “Yüzümüzü ve ellerimizi sıcak suyla yıkamak cildimizde daha fazla kurumaya yol açtığından sıcak su yerine ılık suyla yıkamalıyız. Duş alırken de aynı kurala uymak gerekir. Kışın uzun sıcak banyolar cildimize iyi geliyor gibi gözükse de aksine cildimizi kurutarak daha hassas hale getirmektedir. Banyolar ılık suyla ve 5-10 dakikayı geçmeyecek şekilde yapılmalıdır” diyor.

  • Nemlendirirken dikkat edin

Ciltte kuruluğun arttığı kış aylarında cilt bakımı ve yaşlanma karşıtı amaçlı kullanılan retinoik asit, salisilik asit ve glikolik asit gibi ürünlerle sert içerikli temizleyicilerin cildi daha da kurutarak tahrişe neden olabildiğini belirten Prof. Dr. Özkaya şöyle konuşuyor: “Cildimizde kuruma, soyulma, kızarıklık olduğunu farkettiğimizde, deriyi soyan ürünler varsa bunları kullanmaya ara vermeliyiz. Yazın cildimiz için yeterli olan hafif bir nemlendirici kışın yeterli olmayabilir. Daha yoğun kıvamlı nemlendiriciler kullanmak kış mevsiminde daha iyi nem sağlayabilmektedir.”

Dermatoloji

  • Dışarı çıkarken yüzünüzü koruyun

Soğuk ortamda cildi koruyucu kıyafetler giyilmezse kuruluk, çatlama, kızarıklık ve soyulma gibi olumsuzluklar ortaya çıkabiliyor. Kış aylarında eldiven, atkı, şapka hatta güneş gözlüğünü ihmal etmemek gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Dilek Bıyık Özkaya egzama, kaşıntı ve mantar gibi enfeksiyonları tetikleyebildiğini dolayı yünlü ve sentetik giysilerle çok dar ve hava aldırmayan kıyafetlerden uzak durulmasında fayda olduğunu söylüyor.

El ve dudakları sık nemlendirin

Kışın olumsuz şartlarından ellerimiz ve dudaklarımız fazlasıyla etkilendiğinden gün içerisinde sık nemlendirmek gerekiyor. Kışın nemlendirici seçerken daha yağlı ürünlerin tercih edilmesini, vazelinin çatlamış dudaklarda iyileşmeye yardımcı olduğunu ve kurumayı önlediğini belirten Prof. Dr. Özkaya “Kurumuş dudakları farketmeden yalamak, derisini koparmak ve ısırmak da daha fazla kuruluğa neden olur. Bu davranışlardan mutlaka kaçınmalıyız” diyor.

  • Gereksiz yere dezenfektan kullanmayın

Ellerimizi gün içerisinde yıkadıktan sonra mutlaka nemlendirici sürmek, ev temizliği yaparken ya da bulaşık yıkarken kimyasallardan korumak için eldiven kullanmak, gereksiz yere dezenfektan ve kolonya sürmemek gerekiyor. Ellerinize nemlendirici sürdükten sonra bir süre pamuklu eldivenler giyip bekleyerek nemi daha iyi emmesini sağlayabilirsiniz.

  • Güneş koruyucuyu ihmal etmeyin

Çoğu kişi kış mevsiminde güneş koruyucu kullanmak gerektiğini bilmezken, bilenler de ihmal edebiliyor. Oysa kar tatilinde yükseklikle ve karın yansıtıcı etkisiyle güneş yanığıyla sık karşılaşıldığını belirten Prof. Dr. Dilek Bıyık Özkaya “Kardan yansıyan güneş ışınları cildimizde hasara yol açabilmektedir. Kışın yüksek faktörlü olması gerekmese de (kar tatili hariç) mutlaka güneş koruyucu kullanılmalıdır. SPF içeren nemlendiriciler hem nem sağlamaya hem de cildimizi UV’nin zararlı etkilerinden korumaya yardımcı olacaktır” diyor.

Gebelik diyabeti erken doğum riskini artırıyor!

Gebelik diyabeti erken doğum riskini artırıyor!

Anne ile baba adayları, hamilelik sürecinin sağlıklı ve huzurlu geçmesi için tüm önlemleri alsalar da hesapta olmayan sorunlar gelişebiliyor. Bu sorunların başında gelen ‘gebelik diyabeti’ hem annenin hem bebeğin sağlığını tehdit ediyor. Öyle ki erken doğum riskini artırıyor, anne adayında yüksek tansiyonu ve gebelik zehirlenmesini tetikleyebiliyor, bebekte gelişim geriliğine yol açabiliyor. Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Esra Boyar, özellikle endişeli anne baba adaylarını, tanı ve tedavi konusunda “Toplumdaki yaygın inanışın aksine, şeker yükleme testi son derece güvenli ve faydalıdır. Şeker yükleme testinden değil diyabetten endişe edilmeli” sözleriyle uyarıyor. Hamilelik sürecinin oluşturduğu hormon dengesindeki değişimlerin tetiklediği bir durum olarak görülen gebelik diyabeti doğumla birlikte ortadan kalktığı için ‘geçici diyabet’ olarak da tanımlanıyor. Ancak, hamilelik boyunca anne adayının ve bebeğin sağlığını tehdit etmesi nedeniyle düzenli takiplerle kontrol altında tutulması gerekiyor. Saptanması ise oldukça kolay; hamileliğin 24 ila 28. haftaları arasında yapılan şeker yükleme testi, gebelik diyabeti olup olmadığını gösteriyor.

Dr. Esra Boyar,

Dr. Esra Boyar

En önemli risk hatalı beslenme alışkanlığı

Dünyada gebelik diyabeti riski yüzde 1 ila 14 arasında görülürken ülkemizde bu oranlar yüzde 2.6 ila 27.9 arasında değişkenlik gösteriyor. Bu nedenle özellikle ülkemizde hamilelik sürecinde ve sonrasında kan şekeri takibine dikkat edilmesi gerekiyor. Gebelik diyabetine yol açan en önemli sorunun sağlıksız beslenme ve hareketsiz yaşam tarzı olduğuna dikkat çeken Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Esra Boyar, “Hareketsizlik ve düzenli egzersiz alışkanlığının olmaması diyabetin ortaya çıkma ihtimalini arttırıyor. Bunun yanında tabi ki en önemli faktör beslenme alışkanlığının doğru olmaması. Beslenme doğru şekilde planlanmalı, kişiye özel yapılmalı. Hazır yemek alışkanlığı, paketli gıda tüketmek, fazla karbonhidrat, gluten ve rafine şeker tüketmek, organik gıdaya ulaşmakta zorluk büyük risk oluşturuyor” diyor. Ayrıca kilolu hamile kalmış olmak, ailede diyabet hastalığı öyküsü, bir önceki hamilelikte iri bebek doğurmuş olmak ya da diyabet gibi etkenler gebelik diyabeti riskini daha da artırıyor.

Gelişim geriliğine bile neden olabiliyor

Uzmanlar tarafından tıbbi önlem alınabilen en önemli multisistem hastalığı olarak kabul gören gebelik diyabeti hem annenin hem bebeğin sağlığını tehdit ediyor. Örneğin anne adayında yüksek tansiyonu ve gebelik zehirlenmesini (preeklampsi) tetikleyebiliyor. Bebeğin iri bebek olmasına ya da gelişim geriliğine neden olabiliyor. Bunların yanı sıra bebekte normalden yüzde 1 ila 3 oranında daha fazla sinir sistemi hastalıklarına; yüzde 3 ila 5 oranında daha fazla sindirim sistemi ve metabolik sorunlara yol açabiliyor.

Pause

Şeker yükleme testi gereklidir

Risk grubunda olan anne adaylarına hamileliğin erken dönemlerinde; risk taşımayanlara ise 24-28 haftalar arasında Oral Glukoz Tolerans Testi (OGTT) ya da diğer adıyla şeker yükleme testiyle ‘gebelik diyabeti’ testi yapılması öneriliyor. Şeker yükleme testinin tüm anne adayları için oldukça güvenli ve faydalı olduğunun altını çizen Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Esra Boyar, şunları söylüyor: “Şeker yükleme testi, anne ve bebek sağlığı için en önemli testler arasındadır ve kesinlikle zarar vermez. Bu yüzden anne ile baba adaylarının endişeli sorularına cevaben ‘şeker yükleme testinden değil diyabetten korkun’ diyoruz. Testin sonucuna göre, anne adayı ya bu konuda eğitimli diyetisyen tarafından verilen diyetle takip ediliyor ya da yeterli gelmezse dahiliye ile endokrin hekimlerinin önerisiyle insülin tedavisine başlanıyor ve yakından takip ediliyor. Gebelik diyabeti olan anne adayının diyet ve /veya  medikal tedavinin  yanında kendisi de evde açlık tokluk şeker takiplerini yapması ve hekimini bilgilendirmesi önem taşıyor”

Gebelikte ortaya çıkan diyabetin doğum sonrasında devam etme ihtimali ilk yıl ortalama yüzde 2 iken bu ihtimal 10 yıl içinde yüzde 5 ila 10’a kadar çıkabiliyor. Bunu tespit etmek için ek risk faktörü varsa 6. haftada, yoksa 12. haftada, ilk yıl bitince ve 3. yılda şeker yükleme testinin tekrar edilmesi isteniyor.

Sebze, meyve ve tahıl ağırlıklı beslenin

Gebelik diyabeti saptanan anne adaylarının her şeyden önce beslenme alışkanlıklarını düzenlemeleri ve mutlaka egzersiz yapmaları gerekiyor. Glutenli, genetiği değiştirilmiş, paketli, hazır gıdalardan özellikle kaçınmaları; temiz ve kaliteli su tüketmeleri; tercihen sebze, meyve ve tahıl ağırlıklı olsa da öğün sayısı, miktarı ve niteliği kişiye özel olarak hazırlanan bir diyet uygulamaları tavsiye ediliyor. Ayrıca kan şekeri seviyelerini aç /tok olarak takip ederek hekimlerini bilgilendirmeleri büyük öneme sahip. Dr. Esra Boyar, gebelik diyabeti tanısı konulan anne adaylarının, doktor onayını alarak, haftada 3  gün ortalama 150 dakika olmak koşuluyla, en az bir spor dalına ya da egzersiz programına yönlenebileceklerini belirtiyor.