Yazılar

Miyom neden olur?

Miyom neden olur?

Bedenimizin sesini dinlediğimizde, aslında bize gerçekten iyi olup olmadığımız konusunda uyarılarda bulunduğunu duyabiliriz. Ancak gerek yaşam şartları gerek erteleme duygumuzun yüksek olması ve her sebebi aslından uzak bahanelerle birleştirip, doktora gitme konusunda kendimizi ikna etmememiz, bazen bizi hastalıkların son noktasında tanışmaya itmiş olabiliyor. Bu yüzden de rutin kontroller son derece önemli. Rutin haline getirilen kontroller sayesinde birçok hastalığın tedavi süreci de çok daha işlevsel olabiliyor. Bunlardan birisi de miyomlardır. Çoğu kadında görülen ve bazen geç fark edilen miyomlar hızla büyüyebilirler. Bu yüzden de adet düzensizliğinin, aşırı adet kanamasının, kansızlığın, cinsel ilişki esnasında oluşan ağrının, sık idrara çıkma durumunun, karındaki büyüme ve şişliğin önemsenmesi gerektiğinin altını çizen Liv Hospital Kadın Hastalıkları ve Uzmanı Op. Dr. Gamze Baykan Özgüç miyom hakkında merak edilenleri anlattı.

Op. Dr. Gamze Baykan Özgüç

Bazen belirti de veremeyebilir
Miyomlar, uterusun (rahim) düz kas dokusundan gelişen selim tabiatlı yani iyi huylu tömöral yapılardır. Birden fazla sayıda olabileceği gibi değişik büyüklüklerde de olabilir, buna bağlı da belirti verebilir veya vermeyebilir.

En sık 30-45 yaş grubu kadınlarda rastlanır
Myom, ergenlik döneminde pek görülmez. Menopozdan sonra gerilemesi hatta kaybolması, gebelikte büyüme eğilimi olması, myomun içinde östrojen reseptörlerine daha yoğun rastlanması, östrojenin rolü olduğunu göstermektedir.

En sık intramural miyom görülür
Miyomlar rahimde bulundukları yere göre;

  • Subseroz (Rahim dışına doğru)
  • Intramural (Rahim duvarında) ki bu en sık görülendir,
  • Submukoz miyom, (Rahim iç tabakası içinde)
  • Intraligamenter (Rahim bağları arasında) ve
  • Servikal (Rahim ağzı) miyom adını alırlar.

Miyomların belirtileri
Miyomlar genellikle belirti vermedikleri için sıklıkla genel jinekolojik muayene ve ultrasonografi esnasında fark edilmektedirler. Ancak;

  • Adet düzensizliği,
  • Aşırı adet kanaması,
  • Kansızlık (anemi),
  • Cinsel ilişki esnasında ağrı,
  • Sık idrara çıkma,
  • Karında büyüme ve şişlik,
  • Ağrı,
  • Tüplere yakın veya rahim içinde yerleşimine bağlı olarak kısırlık ve düşük,
  • Bağırsaklara basıya bağlı olarak kuyruk sokumuna vuran ağrı,
  • Kabızlık,
  • Büyük ve saplı miyomun kendi etrafında dönmesine bağlı torsiyon gibi şikayetlere sebep olabilir.

Tanı jinekolojik muayene ve ultrasonografi ile konulur
Tanıda en iyi yöntem jinekolojik muayene ve ultrasonografidir. Normalden daha iri ve sert olarak palpe edilir, miyom sayısı çok olduğu zaman normal uterus şekli bozulmuştur, Miyomun boyutları ve lokalizasyonu ultrasonografi ile kolaylıkla tanınır. Özellikle küçük submukoz miyomların tanısında vajinal USG daha iyi sonuç verir. Ayrıca Histereskopi, Histerosalpingografi, Laparaskopi, CT ve MR ayırıcı tanıda kullanılabilir. Ayırıcı tanıda:

  • Gebelik,
  • Adenomyosis,
  • Adneksial kitle,
  • Dış gebelik,
  • Endometrial polip,
  • Endometrium kanseri,
  • Doğuştan uterus anomalileri de düşünülmelidir.

Eğer miyomunuz hızla büyüyorsa…
Miyomların kansere dönüşme olasılığı 1000’de iki civarındadır. Genellikle menopozdaki kadınlarda görülür. Eğer miyom hızla büyüyorsa kanser riski açısından mutlaka araştırılmalıdır.

Miyomların tedavisi
Miyomlar küçük ve şikayete neden olmadıkları taktirde genellikle tedavi gerektirmezler, 6 ayda bir rutin jinekolojik muayene ve ultrasonla takibi yeterlidir.

GnRH analogları (östrojen baskılayıcı hormonal etkili ilaçlar) ve bazı ilaçlar yumurtalıkları baskılayarak geçici menopoz etkisiyle miyomların küçülmesini sağlayabilir. Kullanımındaki amaç miyomu ameliyat etmeden önce biraz küçülterek operasyonu kolaylaştırmak ve kanamayı azaltmaktır. Eğer miyom;

  • Belirgin şikayetlere sebep olacak büyüklükte ve sayıdaysa,
  • Kısırlık veya düşüğe neden olacak yerleşimdeyse,
  • Aşırı adet kanaması ve anemi sebebiyse,
  • Kanser gibi kötü huylu tümörlerle ayrımı net yapılamıyorsa cerrahi tedavi gereklidir.

Miyom tedavisinde seçilecek cerrahi yöntem şeklini ne belirler?

  • Hastanın yaşı,
  • Sosyal durumu ve çocuk isteğine bağlı olarak değişir.
  • Ayrıca miyomların; sayısı, büyüklüğü ve yerleşimi de ameliyat şeklini belirlemektedir.

Bu faktörlere göre sadece miyomların çıkartılması (myomektomi) veya rahmin tamamen alınması (histerektomi) tercih edilir, açık cerrahi operasyon (laparatomi)  uygun vakalarda laparaskopi tercih edilmektedir.

Ameliyatta amaç nedir?
Miyomektomi ameliyatında miyomların kapsülünden sıyrılıp çıkartılması amaçlanır. Genellikle çocuk isteyen kadınlarda rahmin korunmasını sağlayan bir yaklaşımdır. Ancak miyomektomi ile miyomları alınmış kadınlarda tekrar miyom gelişme riski 5 yıl içinde %50-60’dır. Miyom çıkartıldıktan bir yıl sonra gebeliğe izin verilir. Doğum eylemi esnasında miyom operasyonuna ait bölgede incelme ve rüptür riski artacağı için doğum şekli olarak sezaryen tercih edilmelidir.

Gebelik düşünmeyen kadınlara ne önerilir?
Hızlı büyüyen miyomları olan ve ileride gebelik düşünmeyen kadınlara histerektomi tercih edilmelidir.

Gebelik sırasında büyüyebilir

Gebeliklerin %5’inde uterusta miyom bulunur, büyük çoğunluğu gebeliğin gidişini etkilemez. Ancak abortus (düşük) insidansı 2 misli artmıştır, erken gebelik kanamalarına neden olabilir. Miyomların %30’u gebelik sırasında büyür, bu büyüme en fazla gebeliğin ilk 10 haftasında olur, karneoz dejenerasyona gebelikte sık rastlanır. Bu dejenerasyon akut batına benzer bir tablo yaratır, genellikle istirahat ve ağrı kesiciler ile kontrol altına alınır. Eğer başarısız olursa cerrahiye başvurulur ve miyomektomi yapılır. Ancak bu hem aşırı kan kaybına hem de fetal kayba neden olduğu için pek başvurulmaz.
Miyomla birlikte olan gebeliklerde plasentanın yerleşme ve bebeğin duruş anomalileri artmıştır, özellikle servikal miyomlar doğum yolunu tıkayabilir, intramural miyomlar rahmin koordineli kasılmalarına engel olabilir. Erken doğum, erken membran rüptürü, malprezentasyon, plasenta dekolmanı, plasenta retansiyonu ve doğum sonu kanama olasılığı artar. Sezaryen ile doğum oranı yüksektir. Genel kural olarak gebelere uterusta miyomektomi yapılmaz, ancak birden çok miyomu olan ve artık çocuk istemeyen kadınlarda sezaryen sırasında histerektomi yapılması iyi bir tedavi seçeneğidir.

Miyom gelişimini arttıran risk faktörleri:

  • Miyomlar (Fibroidler) genellikle doğurganlık çağındaki kadınlarda büyür ve menopozdan sonra çoğunlukla küçülürler.
  • Araştırmalar postmenopozal (menopoz) beyaz kadınlarda, postmenopozal siyah kadınlara göre daha fazla küçüldüklerini de göstermektedir. Afrikalı Amerikan kadınlar için, miyomlar tipik olarak daha genç yaşlarda gelişir, daha fazla büyür ve daha şiddetli semptomlara neden olur.

Çeşitli faktörler miyom gelişim riskini arttırabilir:

  • Yaş (30-40 yaş arası),
  • Afrika kökenli Amerikalı ırk,
  • Şişmanlık,
  • Aile öyküsü,
  • Yüksek tansiyon,
  • Hiç doğum yapmamış olmak,
  • D vitamini eksikliği,
  • Yaşam şekli (kafein ve alkol tüketmek, stres, sigara içmek, soya sütü tüketimi)

Miyom riskini azaltabilecek faktörler:

  • Hamilelik (Doğum sayısı ile risk azalır),
  • Oral veya enjekte edilebilir kontraseptiflerin uzun süreli kullanımı,
  • Asyalı kadınlarda risk daha düşüktür.

Martı Hotels’de yeni yıl heyecanı

Martı Hotels’de yeni yıl heyecanı

Martı Hotels & Marinas, Antalya ve İzmir’de hizmet veren gözde tatil tesisleri ile büyülü geceye hazır. Yılbaşı gecesine misafirlerini özel hissettirecek seçkin bir hizmet sunma hedefiyle çalışan Martı Resort, Martı Hemithea ve ‘Dünyanın En İyi Turizm Köyü’ Şirince’de yer alan Güllü Konakları yılın en özel gecesinde usta şeflerin hazırladığı özel yılbaşı menüsü, canlı müzik ve yeni yıl brunch’ı ile güzel anılar biriktireceğiniz keyifli bir yılbaşı gecesi vadediyor.

Martı Resort, Martı Hemithea ve Güllü Konakları ile çok özel bir yılbaşı gecesi vadediyor.

Martı Resort, büyüleyici koyları ile dünyanın en özel turizm merkezlerinden biri olan Marmaris’in kalbindeki İçmeler’de sizleri bekliyor. Yılın 12 ayına yaydığı hizmet kalitesi ile tüm yıl boyunca misafirlerine ev sahipliği yapan Martı Resort, yılbaşında sunduğu özel ambiyans ile misafirleri için yılbaşını, güzel anıların biriktirildiği unutulmaz bir geceye dönüştürüyor. Usta şeflerin, hazırladığı yılbaşı özel menüsü, canlı müzik ve yeni yıl brunch’ı ile yeni yıla Martı Resort farkı ile girebilirsiniz.

Rezervasyon ve detaylı bilgi için:

0252 455 34 40

https://www.marti.com.tr/resort/tr

Martı Hemithea, adını Antik Yunan Mitolojisinin sağlık ve güzellik tanrıçasından alan Martı Hemithea’da Marmaris’in en güzel koylarından Hisarönü Körfezi’nde misafirlerini ağırlıyor. Tanrıçalardan ilham alınarak tasarlanan, her detayının şık ve sıra dışı dokunuşlara sahip zarif dekorasyonuyla büyüleyen Martı Hemithea, lüks butik otel konsepti ile misafirlerine unutamayacakları bir yılbaşı gecesi sunuyor.

Rezervasyon ve detaylı bilgi için:

0252 487 1055

https://www.marti.com.tr/hemithea

Güllü Konakları, Şirince’nin en özel mekanları arasında yer alan Güllü Konakları, yılbaşı geçesinizi çok özel anlara dönüştürüyor. Ege’nin incisi Şirince’de 100 yılı aşan köklü geçmişi, taş ve ahşaptan oluşan mimarisi, çok özel bir ambiyansı ve şömine başında sunduğu sıcak samimi ortamı Güllü Konakları, unutamayacağınız çok özel bir yılbaşı gecesi sunuyor. Güllü Konakları’nın kendi çiftliğinden sofraya taşıdığı taptaze lezzetlerle hazırladığı özel yılbaşı menüsü, canlı müzik ve yeni yıla keyifli başlayacağınız yeni yıl brunch’ı ile siz de bu tarihi konakta 2024’e merhaba diyebilirsiniz.

Rezervasyon ve detaylı bilgi için:

0232 898 3232

https://www.marti.com.tr/gullukonak-sirince

Hilton Istanbul Maslak’ta kış masalı

Hilton Istanbul Maslak’ta kış masalı

İlkbahar ve yaz “düğün sezonu” olarak bilinse de son zamanlarda kış dönemi düğünleri de gittikçe popüler hale geliyor. Hilton Istanbul Maslak, yepyeni bir hayata başlayacak yeni çiftler adına tüm detayları en ince ayrıntısına kadar planlıyor ve muhteşem kış düğünlerine imza atıyor.

Hilton Istanbul Maslak, şehrin merkezindeki mükemmel konumu ve profesyonel ekibiyle kış dönemi düğünleri için de en ideal adreslerin başında geliyor.

Panoramik şehir ve Boğaz manzaralı The Roof katı, gün ışığı alan Balo Salonu veya teraslı Cupola salonu olmak üzere 3 ayrı konseptte mekân sunan Hilton Istanbul Maslak, kış dönemi davetlilere sıcacık bir gece yaşatıyor. Gelin ve damadın özenle dekore edilmiş hazırlık odalarında ikramlarla ağırlandığı gecede, misafirler profesyonel servis ekibi tarafından karşılanıyor. İhtiyaç duyulan her an deneyimi en üst noktada hissettiren profesyonel servis ekibi, gelin nedime hizmetinden balayı odası ikramlarına kadar her türlü detayı çiftlerin rahatlığı için planlıyor. Çiftlerin tercihleri doğrultusunda titizlikle hazırlanan düğün pastası ve kış dönemi düğününe özel lezzetler Hilton Istanbul’un Maslak’ın hünerli cheflerinin ellerinden çıkıyor.

İletişim:         0212 305 1000

E- Mail:          maslak.info@hilton.com

Adres:           Maslak Mahallesi, Büyükdere Caddesi No:233 Sarıyer İstanbul

Sıcak kemoterapi ile gözle görülemeyen tümörler yok edilebilir

Sıcak kemoterapi ile gözle görülemeyen tümörler yok edilebilir

Sıcak kemoterapinin kalın bağırsak, mide, yumurtalık, karın zarı ve apendiks kanserlerinde ameliyat sırasında uygulandığını belirten Medical Park Yıldızlı Hastanesi Gastroenteroloji Cerrahisi ve Cerrahi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Can Keçe, “Deneyimli ekip çalışması gerektiren sıcak kemoterapi yöntemi ile gözle görülemeyecek kadar küçük tümörleri ortadan kaldırmayı hedefliyoruz” dedi.

Savaşması zor bir hastalık olan kanserin erken teşhis edilmediği durumlarda hastaları daha zor durumda bırakabildiğini ifade eden Medical Park Yıldızlı Hastanesi’nden Gastroenteroloji Cerrahisi ve Cerrahi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Can Keçe, HİPEK olarak da bilinen sıcak kemoterapi yöntemi hakkında bilgilendirmede bulundu.

Prof. Dr. Can Keçe

Prof. Dr. Can Keçe

KARIN İÇİ KANSERLERDE AMELİYAT SIRASINDA UYGULANIYOR

İleri evre kanser hastaları için önerilen ‘sıcak kemoterapi’ işleminin, normal kemoterapiden biraz farklı olduğunun altını çizen Prof. Dr. Can Keçe, “Ameliyat sırasında uygulanan sıcak kemoterapi; kalın bağırsak, mide, yumurtalık, karın zarı ve apendiks kanserlerinde uygulanır. Sıcak kemoterapiyi uygularken hastaya uygun olacak şekilde 45 dakikayla 2 saat arası bir süre ilaç verilir. Sanılanın aksine, normal kemoterapi gibi damardan uygulanan bir kemoterapi şekli değildir” açıklamasında bulundu.

DENEYİMLİ BİR EKİP ÇALIŞMASI GEREKTİRİYOR

Karın içi kanserlerinde uygun hastaların tüm dünyada alabileceği en etkili tedavi yöntemlerinin başında sitoredüktif cerrahi ve sıcak kemoterapi uygulamasının geldiğini belirten Prof. Dr. Can Keçe, “Ülkemizde de deneyimli hekimlerimiz tarafından uygulanmaya başlanan sıcak kemoterapi (HİPEK) yöntemi, deneyimli ekip çalışması gerektirmektedir. Sıcak kemoterapi ile gözle görülemeyecek kadar küçük tümörleri ortadan kaldırmayı hedefliyoruz” şeklinde konuştu.

KEMOTERAPİ İLAÇLARININ ETKİLERİNİ ARTIRIYOR

Sıcak kemoterapi uygulamasının cerrahi işlem sonrasında ameliyathanede, hastaya genel anestezi ile uyurken uygulandığını ifade eden Prof. Dr. Keçe, “Mevcut kanserin cinsine göre kemoterapi ajanları ortalama 42 dereceye kadar ısıtılıyor. Böylece kemoterapik ilaçların etkileri artırılmış oluyor. Ardından pompa özelliği olan cihaz yardımıyla ilaçlar defalarca karın içinde dolaştırılarak karın içi yıkanıyor. Bu işlem sırasında karın içine yerleştirilen ısı probları ile hastanın vücut ısısı sürekli kontrol ediliyor” ifadelerini kullandı.

Prof. Dr. Keçe, “İleri evre bazı kanserlerde damardan verilen kemoterapi ilaçlarının etkisi düşük oluyor. Bu hastaların büyük çoğunluğuna yapılacak bir şey olmadığı söyleniyor. Ancak bu doğru değil. Sıcak kemoterapi ile uygun bazı tümör ve vakalarda kemoterapinin etkisi artırılarak başarılı sonuçlar alınabiliyor, sağ kalım süreleri uzatılabiliyor” diyerek açıklamalarını sonlandırdı.

Kış aylarında da kilonuzu koruyabilirsiniz

Kış aylarında da kilonuzu koruyabilirsiniz

Soğuk mevsimlerde vücudun ısı dengesini sağlamak için daha fazla enerji alma eğiliminde olduğunu belirten uzmanlar, iştah artışının da bu nedenle görüldüğünü söylüyor. Kış aylarında yeterli kontrol sağlanmazsa kilo artışı görülebileceği konusunda uyaran Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, “Kış aylarında kilo kontrolü ve sağlık için de yeterli ve dengeli beslenme kuralları geçerli.” dedi.

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, kış aylarında sağlıklı kalabilmek ve kilo kontrolünü sağlayabilmek için önerilerini paylaştı.

Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit

Kışın iştah artışının nedeni, vücudun fazla enerji ihtiyacından

Hava sıcaklıklarının düşmesiyle birlikte vücudun ısı dengesini sağlamak için daha fazla enerji alma eğiliminde olduğunu belirten Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit bu nedenle vücudun fizyolojik olarak yağ depolamaya daha müsait hale gelebildiğini söyledi.

“Vücut ısısını koruyabilmek için enerjiyi en kolay şekilde elde etmek ister.” diyen Yiğit, karbonhidratlı, yağlı besinlere yönelim ve iştah artışının nedeninin bu durumla bağlantılı olduğunu ifade etti. Bu yönelimler sonucunda eğer yeterli kontrol sağlanmazsa istenmeyen kilo artışları görülebileceğine dikkat çeken Yiğit, “Vücut yağ oranının erkeklerde yüzde 25’ten kadınlarda yüzde 30’dan fazla olması vücut işlevleri açısından olumsuz kabul edilir.” dedi.

İlk adım yeterli su tüketimi

Kış aylarında vücut ısısını dengelemek, yağ oranını dengede tutmak ve sağlıklı kalmak için neler yapılabileceğine değinen Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, ilk adımın yeterli su tüketimi olduğunu söyledi. Yiğit, şöyle devam etti:

“Vücut ısısını sağlamak için en temel yaşamsal ögemiz olan suyun yeterli miktarda tüketilmesi önemli. Suyu sadece çay, kahve gibi sıcak içeceklerden almak vücut için yeterli değil. Günlük mutlaka 1,5-2 litre su, sade olarak tercih edilmeli. Su içmenin iştah kontrolünü sağlamak için de oldukça önemli fizyolojik etkisi olduğu unutulmamalı. Özellikle büyük şehirlerde yaşayan bireyler kış aylarında fiziksel olarak daha da kısıtlı olur. Günlük en az 30 dk hafif tempolu bir yürüyüş özellikle kış aylarında sizi hastalıklardan koruyacak ve daha az gün ışığı görmeye bağlı olarak ortaya çıkan depresyona meyilli ruh halinize iyi gelecektir. Eğer yürüyüş yapmak için uygun bir alanınız yok ise, evde adım hareketleri tercih edilebilir.”

Atıştırmalıklar paketleriyle birlikte masaya koyulmamalı

Yeterli vitamin ve mineral almak için günlük en az 3 porsiyon meyve tüketilmesi ve tuzsuz çiğ kuruyemişlere beslenmede yer verilmesi gerektiğini de vurgulayan Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, “Ancak bu besinleri akşam yemeği sonrası değil, gün içinde tercih etmek oldukça önemli. Yoğurt, kefir, tarhana, şalgam suyu tüketerek bağırsak sağlığınızı destekleyebilirsiniz. Kilo kontrolü ve bağışıklık için iyi çalışan bir sindirim sistemi her zaman sizi öne geçirecektir. Ayrıca fındık, ceviz badem gibi kuruyemişler, patlamış mısırlar, tuzlu bisküviler gibi yiyecekler tüketilirken kendimizi sınırlamak oldukça zorlaşır. Bu nedenle özellikle bu yiyecekler tüketilecekse, mutlaka küçük tabaklara konulmalıdır ki ne kadar yediğiniz fark edilsin, porsiyon kontrolü sağlansın. Görüldüğü üzere kış aylarında kilo kontrolü ve sağlık için de yeterli ve dengeli beslenme kuralları geçerli. İçeriği net olarak bilinmeyen yağ yakıcı olarak adlandırılan çaylara, kahvelere ihtiyaç yok.” şeklinde konuştu.

Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit

Multivitaminlerin bakanlık onayına mutlaka bakılmalı

Hava sıcaklıklarının düşmesinin ayrıca bakteri ve virüs kaynaklı hava yolu ile bulaşan gribal enfeksiyonlara, hastalıklara yakalanma sıklığını da artırdığını hatırlatan Yiğit, bu nedenle bağışıklık sistemini güçlü tutmanın daha da önem kazandığını vurguladı.

Yeterli beslenmenin, beslenirken dengeli olmanın, güçlü bir bağışıklık sistemi için oldukça önemli olduğunun altını çizen Yiğit, şunları söyledi:

“C ve E vitaminleri, çinko, demir bağışıklığı en çok destekleyen vitamin ve mineraller arasındadır. Günlük beslenmenizde işlenmemiş kırmızı et, hindi eti, balık, yeterli sebze ve meyve tükerek bu besin ögelerini vücudunuza almış olursunuz. Kefir, ev yoğurdu, tarhana, şalgam suyu, boza gibi probiyotik besinler de güçlü bir bağışıklık için elzemdir.” dedi.

Son yıllarda kış aylarında multivitaminlere yönelimin de oldukça yüksek düzeyde olduğuna dikkat çeken Yiğit, “Vitaminler doğal olarak besinlerden alındığında, birbirleriyle olan sinerjik etkileri nedeniyle biyoyararlanımları daha yüksek olur. Eğer düzenli beslenemiyor; günlük 2-3 porsiyon meyve, en az 2 porsiyon sebze yemeği/yeşillik yemiyorsanız, bu noktada multivitamin destekleri  tercih edilebilir. Ancak bu destekleri alırken bakanlık onayına mutlaka bakılmalı ve içerikleri incelenmeli. Öte yandan şekerli-tuzlu beslenme alışkanlığınız ve hareketsiz bir yaşantınız var ise, sadece multivitamin kullanarak bağışıklığınızı güçlendirmek oldukça zordur. Çünkü düzenli olarak vücuda alınan, şeker/hazır işlenmiş gıdalar vücutta hücresel stresi arttırarak bağışıklığın zayıflamasına sebep olabilir.” şeklinde konuştu.

Şeker ihtiyacınızı karşılarken bağışıklığınızı da güçlendirebilirsiniz

Bağışıklığın güçlendirilmesi için antioksidan zengini bitkisel ürünlere de beslenmede yer açılması gerektiğini ifade eden Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, kış aylarında hem şeker ihtiyacını azaltacak, hem de bağışıklığı güçlendirecek ‘Altın Süt’ tarifini paylaşarak sözlerini şöyle tamamladı:

“Altın süt için malzemelerimiz şöyle; 1 su bardağı yarım yağlı süt, 1 tatlı kaşığı toz zerdeçal, 1 tatlı kaşığı zencefil, yarım çay kaşığı karabiber, 1 çay kaşığı tarçın, 1 tatlı kaşığı zeytinyağı veya Hindistan cevizi yağı ve isteğe göre karanfil ve bal da kullanabilirsiniz.

1 bardak sütü ısıtmak için cezveye koyun. Ilıklaşmaya başladıktan sonra 1 çay kaşığı toz zerdeçal, kaynadıktan sonra karabiber ve tarçını ilave edin. En son 1 tatlı kaşığı sızma zeytinyağı veya Hindistan cevizi yağı lave edip, karıştırarak tüketebilirsiniz.

Eğer düzenli olarak kullandığınız bir ilaç varsa, tüketmeden önce doktorunuza ve diyetisyeninize danışmanızda fayda var.”

Yeni yıl heyecanı Christmas Marketlerle Six Senses Koçataş Mansions, İstanbul’da

Yeni yıl heyecanı Christmas Marketlerle Six Senses Koçataş Mansions, İstanbul’da

Gelenekselleşen Christmas Market etkinliği 8-25 Aralık tarihleri arasında Six Senses Koçataş Mansions, İstanbul’un büyüleyici atmosferinde gerçekleşecek.

Christmas Market İstanbul, orijinal konseptleri, dünyaca ünlü sanatçı performansları ve enfes lezzetleri bir araya getirerek benzersiz bir deneyim sunuyor. Alman Frankfurter sosisleri, Fransız kruvasanları ve zencefilli kurabiyeler eşliğinde yılbaşının atmosferini sonuna kadar yaşayabileceksiniz.

Her yıl olduğu gibi bu yıl da Christmas Market yılbaşı temalı hediyelik eşya tezgahlarından ünlü markaların göz kamaştırıcı alışveriş stantlarına, kendin yap atölyelerinden dönme dolap, atlı karınca ve buz pateni gibi birbirinden eğlenceli etkinliklere kadar unutulmaz bir deneyim sunuyor. Ayrıca, gün boyunca sürpriz isimlerin konserleriyle davetliler unutulmaz anlar yaşayacak.

Etkinlik boyunca biletler Passo üzerinden satışa sunulacak.

Etkinlik Programı:

Hafta İçi Seans Saatleri:

15:00 – 23:00

Hafta Sonu Seans Saatleri:

  1. Seans: 11.00 – 17:00
  2. Seans: 18:00 – 23:00

 

Swissotel The Bosphorus’dan alternatifli yılbaşı kutlamaları

Swissotel The Bosphorus’dan alternatifli yılbaşı kutlamaları

Swissôtel The Bosphorus, içerisinde yer alan ve birbirinden özel deneyim sunan mekanlarında Aralık ayını bir başka yaşatıyor.

SABROSA; Boğaz manzarası ve rafine tatlarıyla yeni yıl akşamında da vazgeçilmez oluyor.  SABROSA’nın dünya mutfaklarından enfes tatlarla dolu açık büfesi ve Su Soley Orkestrası ile yeni yıla en lezzetli karşılama burada yaşanıyor.

Swissôtel The Bosphorus

MADHU’S; Klasik kutlamalardan sıkılanları Hint usülü kutlamaya davet ediyor! Ünlü Hint restoranı Madhu’s alternatif lezzetler sunduğu menüsü yanı sıra geceye özel hazırlanan şovları ve DJ performanslarıyla lezzet ve eğlence dolu bir yıl sunuyor.

GABBRO; Sadece dünya mutfaklarından özel lezzetlerin Swissôtel şeflerinin ilham verici dokunuşlarıyla hazırlanan menüsü ile değil, muhteşem ambiyansı ve Boğaz manzarasıyla seneye etkili bir başlangıç yapmanıza izin veren GABBRO’da yılbaşı akşamı  Purple Hand Band’in muhteşem canlı performansıyla bir başka büyüleyici yaşanıyor.

Swissotel The Bosphorus

CHALET; Alplerin ruhunu yansıtan 120 yıllık bir dağ evinde ya da iglolarda enfes tatlar eşliğinde masal gibi bir yılbaşı akşamına kim hayır diyebilir ki? Chalet’te gerçekleşecek yılbaşı akşamına özel hazırlanmış bir menu ve geç saatlere kadar devam edecek DJ performansı gecenize eşlik edecek.

Swissôtel The Bosphorus sadece 31 Aralık gecesi değil, 24-25 Aralık Christmas’da ve 1 Ocak günü “Yılın İlk Kahvaltısı” için her mekanına özel menu seçenekleri sunuyor.

Sokak lezzetlerine yeni yorum

Sokak lezzetlerine yeni yorum

Dünyanın yenilikçi sokak lezzetleri ve eşsiz taş fırın pizzaların en iyi örnekleri Wake N Bake Intercontinental Gastro Club’de şef Araz Aknam ellerinden çıkıyor.

Yenilikçi menüsü ve taş fırında özenle hazırlanmış pizzalarıyla dikkatleri üzerine çeken bu özel mekan, çıtır çeşitleri, tatlıları ve enfes sunumlarıyla da iddialı.

Aknam, dünya çapındaki seyahatlerinde tecrübe ettiği ve keşfettiği sokak lezzetlerini özgün dokunuşlarla harmanlayarak, kendine has muhteşem bir üslupla siz değerli Wake N Bake müdavimlerine sunuyor. Aknam, “Wake N Bake, farklı coğrafyalardan ilham alınarak reçetelendirilmiş lezzetleri sizlerle buluşturma arzusuyla kuruldu. Amacımız, farklı kültürlerin izlerini taşıyan bir menü sunmak” diyor.

Fotoğraf yarışması sonuçları açıklandı

Fotoğraf yarışması sonuçları açıklandı

Zeytinburnu Belediyesi tarafından bu yıl 13’üncüsü düzenlenen ‘Fotoğraf Yarışması’nın sonuç bildirgesi yayınlandı.

Serbest ve Foto Öykü olmak üzere iki kategoride gerçekleşen fotoğraf yarışmasında Zeytinburnu’nu en iyi anlatan ödüllü kareler belli oldu…

Yaklaşık 320 bin TL’lik para ödülünün dağıtılacağı ‘13. Fotoğraf Yarışması’nın konusu ise her zamanki gibi Zeytinburnu temalı karelerdi. Zeytinburnu’nu en iyi anlatan karelerin kıyasıya mücadele ettiği ve seçici jüride; ünlü Foto Muhabiri Coşkun Aral, Fotoğraf Editörü Murat Gür, Fotoğraf Sanatçıları İzzet Keribar, Leyla Emektar ve Süleyman Gündüz gibi isimlerin yer aldığı yarışmanın sonuç bildirgesi açıklandı. ‘Serbest’ ve ‘Foto Öykü’ olmak üzere iki farklı kategoriden oluşan yarışmada; ‘Serbest’ kategorinin birincisi, ‘Erva Simidi Çok Sevdi’ adlı kareyle Ahmet Öner olurken, ‘Foto Öykü’ kategorisinde ise Sebahattin Özveren ‘Dericiler’ adlı çalışmasıyla birincilik ödülüne layık görüldü.

Nusr-Et şimdide İstanbul Havalimanı’nda

Nusr-Et şimdide İstanbul Havalimanı’nda

Türkiye’yi yurtdışında başarı ile temsil eden Nusr-Et şimdi de İstanbul Havalimanı’nda…

Nusr-Et markasının burger restoranı Saltbae, İGA İstanbul Havalimanı’nda, 100’den fazla işletme ile yolculara uçuş öncesi ve sonrası yeme & içme hizmeti sunan TUM ev sahipliğinde açıldı.

TUM, dünyada bir ilke imza atarak, uluslararası çapta ünlü restoran zinciri Nusr-Et’in burger restoranı “Saltbae Burger”ın ilk havalimanı şubesini, İGA İstanbul Havalimanı Dış Hatlar Terminali’nde hizmete açtı.

Konu ile ilgili değerlendirmede bulunan TUM CEO’su Sadettin Cesur; “Dünya çapında ün kazanmış Nusr-Et restoranlarının “Saltbae Burger” isimli burger restoranını İGA İstanbul Havalimanı’nda açmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Uluslararası alanda tanınan ve beğenilen Türk şef Nusret Gökçe’nin eşsiz lezzet imzası ve et pişirme teknikleriyle hazırlanan burgerler, yolcularımıza benzersiz bir deneyim sunacak. TUM olarak, hizmet kalitemizi ve çeşitliliğimizi her geçen gün daha da artırmaya devam edeceğiz. TUM çatısı altındaki 108 işletme ve 55 markamızın yanı sıra sahip olduğumuz portföyü zenginleştirmek için de her geçen gün var gücümüzle çalışmalarımızı sürdüreceğiz ” dedi.

Dünyanın farklı havalimanlarında da restoran açmayı planlayan Nusret Gökçe, ilk kez İGA İstanbul Havalimanı’nda Saltbae lezzetlerini ziyaretçilerle buluşturdukları için çok gururlu olduğunu belirtirken, “Avrupa’nın en işlek havalimanı olan İGA İstanbul Havalimanı’na Nusret lezzetlerini getirmiş olmaktan dolayı çok mutluyum. Havalimanının kalbinde açtığımız Saltbae Burger restoranımız ile yolcu misafirlerimize İstanbul’dan ayrılmadan önce unutulmaz bir Nusret deneyimi sunacağız” dedi.