Yazılar

Türkiye yüksek enflasyon edişe taşıyan ilk beş ülke içinde  

Türkiye yüksek enflasyon edişe taşıyan ilk beş ülke içinde

Tüketici Güven Endeksi, Gündeme Dair ve Dünyanın Endişeleri Araştırması ile dünya çapında 29 ülkeden verilerin bulunduğu dosya içeriğinde;

Ipsos Türkiye

  • Dünyanın endişeleri neler ?
  • Tüketici güven endeksi nasıl ?
  • Enflasyon dünya sıralamasında ekim ayında ne oldu ?
  • Türkiye’nin en önemli sorunu nedir ?
  • Türkiye ekonomisinde​n memnuniyet nasıldır ?
  • Döviz kuru beklentisi nasıl ?
  • Enflasyona yönelik beklenti nasıl ?
  • İşsizliğe yönelik beklenti nasıl ?
  • Yaşam standardına yönelik beklenti ne yönde ?
  • Kişisel harcamalara yönelik Beklenti nasıl ?
  • Hane geliri, alım gücü gibi sorulara verilen yanıtlardan seçili veriler bu dosyada sunulmaktadır.  

Ipsos Türkiye

Ipsos Türkiye CEO’SU SİDAR GEDİK verilerle ilgili şu değerlendirmelerde bulundu; Ipsos’un Dünya’nın Endişeleri Araştırması’na göre enflasyon en büyük endişe olmaya devam ediyor, enflasyona dair en yüksek endişe seviyesi Arjantin’de, ülkemiz ise bu konuda ilk beş ülke içinde. Ülkemizin en önemli sorunu ekonomi, ve toplum yakın zamanda bir düzelme beklentisi içinde değil. Hane geliri, alım gücü gibi parametrelerde olumsuzluk sürüyor, fiyat artışlarının devam etmesi nedeni ile hane gelirimiz azaldı diyenlerin oranında yukarı yönlü bir hareket söz konusu. Döviz kurlarının, işsizlik oranının, kişisel yaşam standardı seviyesinin, kişisel harcamaların önümüzdeki dönemdeki seyrine yönelik beklentilerdeki büyük karamsarlık devam ediyor.

Ipsos Türkiye

Yüksek enflasyon ile mücadele uzun sürecek. Bunu gerek finansal göstergelerin, gerekse toplumdaki algının olumluya dönme hızlarından da görebiliyoruz. Ekonomi yönetimi tarafından alınan önlemler enflasyonun ilerleyişinde henüz çok küçük olumlu kıpırdanmalar yaratabiliyor. Hatta Merkez Bankası Başkanı’nın da belirttiği üzere gelecek yılın ilk aylarında yeniden bir yükselme dönemi de söz konusu olacak gibi görünüyor. Daha önce de bahsettiğim gibi toplumun ekonominin gidişatına bakışı da küçük olumlu hareketlere rağmen önceki aylara benzer şekilde olumsuz olmaya devam ediyor. TÜİK Tüketici Güven Endeksi’ne baktığımızda üst üste ikinci ayda yükselme görüyoruz, ancak endeks değeri hala olumsuz. Ipsos’un tüketici güveni sıralamasında da Türkiye için Ekim ayında Eylül’e kıyasla 2,5 puanlık bir artış var.

Ipsos TürkiyeAncak bu ayı da 29 ülke içinde en son sırada kapattık. Ve bu en son sırada kaldığımız üst üste üçüncü ay oldu. 29 ülke ortalaması 47,2 iken bizim tüketici güveni endeks değerimiz 34,5 oldu. Demir attığımız dip noktada olmayı sürdürüyoruz. Zorlu bir yoldan geçiyoruz, ve belki de asıl mücadele henüz başlamadı bile.

Yeni yıla lezzetli hediyeler Vakko’dan

Yeni yıla lezzetli hediyeler Vakko’dan

Fransız pastacılık sanatını eşsiz sunumlarıyla birleştiren Vakko L’Atelier, 2024’ü lezzet dolu bir heyecanla karşılıyor. Fransız mutfağından eşsiz örnekleri yeni yıl sofralarına taşıyan Vakko Patisserie ise özel olarak hazırlanan pastaları, lezzetli kofre seçenekleri ve mutluluğu kutuya sığdırdığı özel paketleri ile yılbaşını kutluyor.

Uzun ve özenli bir çalışma ile yeni yıla hazırlanan Vakko Patisserie, nefis krokan parçaları ve yoğun karamel aromasıyla bir araya getirdiği La Buche Chocolat, ağızda dağılan çıtır hamur ve taptaze kremasıyla La Buche Vanille Millefeuille, enfes vanilyanın kırmızı frambuazla birleşimiyle reçetelenen La Buche Vanille Framboise, limon ve pralinli La Buche Praline Citron, çilek ve limonun bir araya gelmesiyle sunduğu La Buche Litchy Citron Vert Mermelade Fraise ve çikolatanın orman meyvesiyle müthiş uyumunu tek bir pastada sunduğu La Buche Foret Noir ile Vakko dostlarına büyüleyici bir Vakko Patisserie lezzeti sunuyor.

Roka Istanbul’da brunch başladı

Roka Istanbul’da brunch başladı

Çağdaş Japon robatayaki mutfağı ile bilinen Roka İstanbul, duyuları harekete geçirecek sıradışı bir brunch deneyimi ile hafta sonlarını renklendirecek.

Her Cumartesi ve Pazar günü 12:30’dan 16:00’ya kadar sürecek olan Roka Brunch, Roka’nın ikonik menüsünden özel bir seçki sunuyor.

Roka brunch’a özel olarak paylaşımlık olarak hazırlanan üç çeşit sashimi, “sirkeli soya sos ile dana eti ve zencefil gyoza,” gibi tabaklara ek olarak iki yeni lezzeti menüsüne ekliyor. Sebzeli Japon krebi “okonomiyaki” ve “miso ekmeği üzerinde ızgara dana kaburga” brunch misafirlerine yepyeni bir deneyim sunuyor. Roka’nın sevilen robata menüsünden de lezzetleri barındıran brunch menüsü tatlıyı da ihmal etmiyor.

Bilgi: 0 212 401 02 60

Uluslararası Tarsus Festivali’nden renkli görüntüler

Uluslararası Tarsus Festivali’nden renkli görüntüler

Mersin Büyükşehir Belediyesi tarafından bu yıl ikincisi düzenlenen “Uluslararası Tarsus Festivali” pek çok ünlü konuğun katılımıyla yapıldı.

Her yıl farklı bir tema ile yapılan festivale bu yıl ‘Şahmeran’ ismi verildi. Şahmeran efsanesinin ana yurdu Tarsus’ta yapılan festival; söyleşiler, konserler, sergiler, dans gösterileri, sokak etkinlikleri, gençlik deneyim alanları, kamp alanları, yamaç paraşütü, bisiklet parkurları, talk showlar, çocuk atölyeleri ve üretici kadın stantlarıyla 7’den 70’e herkesi 3 gün boyunca bir araya geldi.

Dermoid kistler az bilinen belirtileri

Dermoid kistler az bilinen belirtileri

Dermoid kistler, derinin altında ya da vücut içinde küçük şişlikler şeklinde ortaya çıkıyor. Genellikle kanserli olmayan bu hücreler eğer vücut içindeyse başka bir organa baskı yaparak çeşitli sorunlara yol açıyor. Vücut içindeki ve estetik kaygılara neden olan cilt altındaki kistler ise ameliyatla alınabiliyor. Memorial Kayseri Hastanesi Dermatoloji Bölümü’nden Uz. Dr. Çağdaş Koç, dermoid kistlerle ilgili bilgi verdi.

Dr. Çağdaş Koç

Dr. Çağdaş Koç

Küçük topaklar halinde belirginleşiyor

Dermoid kist deri altında oluşan kistik oluşumlardır. Dermoid kistler kese adı verilen bir hücre cebi içinde büyüyen normal dokulardır. Bu dokular cildin içinde veya altında beklenmedik bir yerde ortaya çıkarak büyümektedir. Dermoid kistler, vücudun herhangi bir yerinde olabilmektedir. Cildin yüzeyine yakın olanlar küçük topaklar halinde görülürken, vücudun içinde de gelişmektedir. Yavaş büyüyen bu kitlelerin içleri yağ ve deri hücreleri içerir. Dermoid kistler bir tümör gibi görünse de, bu kistler çoğu zaman tehlikeli değildir. Ortaya çıktığı bölgeye göre başka organlara baskı yapması söz konusu olduğunda ise ameliyatla alınmaları gerekebilir. Dermoid kistler, epidermoid kistler ya da dermal/epidermal inklüzyon kistleri olarak da adlandırılır.

Genelde baş ve boyun bölgesinde çıkıyor

Vücudun çeşitli bölgelerinde ortaya çıkan 10 dermoid kistin 8’den fazlası baş ve boyunda görülmektedir. En sık görülen dermoid kist tipi, periorbital dermoid kisttir. Bu kistler, kaşlardan birinin dış kenarına yakın yerde oluşmaktadır.

Diğer yaygın dermoid kist tipleri ise şunlardır;

  • Yumurtalık dermoid kisti: Yumurtalığın üzerinde ya da içinde oluşmaktadır.
  • Spinal dermoid kist: Omurga üzerindeki bölgelerde ortaya çıkar. Belirti vermeyen bu kistler omurgaya veya omurilik sinirlerine baskı yapabilmektedir. Bu nedenle cerrahiyle çıkarılması gerekmektedir.

Nadir görülen dermoid kist türleri şunlardır;

  • Epibulbar dermoid kisti: Gözün yüzeyinde ortaya çıkar.
  • İntrakraniyal dermoid kist: Beyin içinde ortaya çıkan bu kistler tehlikelidir.
  • Nazal sinüs dermoid kisti: Burnun içinde oluşmaktadır.
  • Orbital dermoid kist: Göz çukurunun kemikleri çevresinde belirir.

Anne karnında gelişmeye başlıyor

Dermoid kistlerin oluşumunun anne rahmindeki bebeklerin erken aşamalarında (fetal gelişim) geliştiği bilinmektedir. Bu kistlerin, cilt katmanlarının normalin dışında büyümesi nedeniyle oluştuğu düşünülmektedir. Bir dermoid kistin oluşması için, ciltte tipik olarak bulunan cilt hücrelerinin, dokuların ve bezlerin bir kesede toplanması gerekir. Bu bezler sıvı üretmeye devam ederek sıklıkla kistin büyümesine neden olur. Bir anlamda embriyonik birleşme sırasında epitel dokusunun o bölgede kalması sonucu oluşmaktadır.

Belirtileri zamanla ortaya çıkıyor

Dermoid kistler birçok insanda belirti vermez. Bazı insanlar büyüdükçe bu kistlerin farkına varmaktadır. Semptomlar dermoid kistin tipine göre değişir.

Örneğin periorbital dermoid kistler kaşların kenarına yakın bir yumru şeklinde ortaya çıkmakta ve sarı tonda olabilmektedir. Zamanla, kistler bölgedeki kemiklerin şeklini de değiştirebilmektedir. Yumurtalık dermoid kisti pelvik bölgede ortaya çıkarak, özellikle adet döneminde ağrıya neden olur. Spinal dermoid kistler ise genelde büyüyen bir yapıya sahip olduğu için, omurilik veya sinirleri sıkıştırarak şu belirtilerin ortaya çıkmasına neden olmaktadır;

  • Yürümekte güçlük.
  • İdrar kaçırma.
  • Bacaklarda ve kollarda güç kaybı ve zayıflık.

Tek tedavi cerrahi yöntem

Dermoid kistlerin tedavisi cerrahiyle yapılmaktadır. Herhangi bir dermoid kist türü için tek etkili tedavi yapılacak ameliyattır. Hangi ameliyatın yapılacağı dermoid kistin türüne göre belirlenir.

  • Periorbital dermoid kistler lokal anestezi altında cilde yapılacak küçük bir kesiyle kistin çıkarılmasıdır. Cilt dikişlerle kapatılmakta ve mümkün olduğunca deri üzerinde az iz bırakılması amaçlanmaktadır.
  • Yumurtalık dermoid kistler için minimal invaziv cerrahi (yumurtalık sistektomi) kullanılmaktadır. Kist büyükse, hem yumurtalık hem de kistin alınması gerekebilmektedir.
  • Spinal dermoid kistlerin çıkarılması için yapılan cerrahide mikroskop ve hassas aletler (mikrocerrahi) kullanılır. Genel anestezi altında yapılan ameliyat sırasında kistin tamamını çıkarılmaktadır.

Antibiyotik direnci nedeniyle ölümler artıyor

Antibiyotik direnci nedeniyle ölümler artıyor

Antibiyotikler tıp tarihinin en büyük buluşlarından biri olarak biliniyor. Antibiyotikler sayesinde hastaların bakteriyel enfeksiyonlar nedeniyle hayatını kaybetmesi ya da sakat kalmasının önüne geçilebiliyor. Aynı zamanda kanser tedavisi, organ nakli veya ortopedik protez gibi önemli cerrahi girişimlerin başarısındaki en büyük faktörlerden biri antibiyotiklerin kullanılması olarak belirtiliyor. Ancak antibiyotiklerin bilinçsiz kullanımı nedeniyle antibiyotik direnci hızla artıyor. Memorial Bahçelievler Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Funda Timurkaynak,  “18 Kasım Avrupa Antibiyotik Farkındalık Günü”nde antibiyotiklerin kullanımı ve antibiyotik direnciyle ilgili bilgi verdi.

Prof. Dr. Funda Timurkaynak

Her antibiyotik her mikroorganizma için etki göstermeyebilir

Antibiyotikler bakterilerin üremesini durdurarak ya da onları öldürerek etki göstermektedir. Bu ilaçlar birçok bakteriyel enfeksiyonun tedavisinde kullanılmakla birlikte virüslere etki etmemektedir. Antibiyotiklerin kimyasal yapı ve bakteriyi öldürme mekanizmasına göre 15’ten fazla farklı sınıfı bulunmaktadır. Ancak her antibiyotik türü her mikroorganizmaya etki göstermemektedir

Günümüzde yeni geliştirilen antibiyotik sayısının son derece kısıtlı olması nedeniyle antibiyotik direnci daha da büyük bir sorun olarak karşımıza çıkmakta ve sağlık otoriteleri tarafından sessiz pandemi olarak adlandırılmaktadır. Özellikle hastanelerde sağlık hizmeti ilişkili enfeksiyonlarda etken olan bakterilerin piyasadaki tüm antibiyotiklere karşı dirençli olduğu durumlarla karşı karşıya kalınabilmektedir. Bu durum hastaların tedavi edilemeyeceği anlamına gelmekte ve modern tıbbın kazanımlarını geriye çevirebilecek büyük bir risk oluşturmaktadır.

Antibiyotik direnci ölümlere neden olabiliyor

Antibiyotiklerin bakterileri öldürme yeteneğini kaybetmesi, hastaların tedavisinde daha yüksek maliyetli ve yan etkisi daha fazla olan antibiyotiklerin tek başına ya da kombine olarak kullanımını gerektirmektedir. Enfeksiyonlar bu dirençli bakterilerle geliştiğinde hastaların enfeksiyona bağlı yaşadıkları komplikasyonlar veya ölüm oranları artabilmektedir. Avrupa’da her yıl verem, grip veya AIDS hastalıklarından hayatını kaybedenlerin sayısından daha fazla insan antibiyotik direnci nedeniyle yaşamını yitirmektedir. Avrupa’da her yıl 35 binden fazla insanın dirençli bakteri enfeksiyonları ile hayatını kaybettiği belirtilmektedir.

Doktorunuza antibiyotik için ısrar etmeyin

Antibiyotik direncinin önlenmesinde herkese düşen önemli görevler bulunmaktadır. Antibiyotik kullanılması gereken bakteriyel bir enfeksiyon varsa verilen antibiyotik önerilen sürede, önerilen doz ve aralıklarda kullanılmalıdır. Aynı şekilde viral enfeksiyonlarda antibiyotiklerin işe yaramadığı bilmek ve doktor antibiyotik önermiyorsa bu konuda ısrarcı olmamak da önemlidir. Enfeksiyonları gelişmeden önlemek için herhangi bir sağlık nedeni veya yaştan dolayı aşılama yapılacaksa aşılar tamamlanmalı, el hijyenine önem vermeli, öksürürken mendil kullanarak enfeksiyonların bulaşı engellenmelidir. Aynı zamanda evde daha önceki hastalıklardan kalan antibiyotikler kullanılmamalı veya tavsiye edilmemelidir.

Araç Seçiminde Zor Karar: Dizel mi, Benzinli mi?

Dizel mi Benzinli mi?

Yeni araç seçimlerini etkileyen en önemli faktörlerden biri otomobillerin yakıt tipidir. Buna göre özellikle ilk defa araba satın alacak veya araç kiralama yapacak sürücüler, dizel araç mı benzinli araç mı alınmalı yoğun bir şekilde araştırmaya girerler. Dizel ile benzin arasındaki farklar ise çeşitlilik gösterdiği için sürücülerin beklentilerini yanıtlayan bir seçim yapması önem kazanır. Motor gücü, performans, uzun yol, yakıt ekonomisi gibi pek çok kriter, alınacak aracın yakıt türünün belirlenmesinde etkilidir.

Benzinli Araçların Genel Özellikleri

Benzinli araçlar, karbüratör ile çalışan içten yanmalı motora sahiptir. Yanmanın gerçekleşmesi için bujinin kullanıldığı benzinli araçların en önemli avantajlarından biri motor devir güçleridir. Dizele göre daha fazla motor gücüne sahip olan benzinliler, bu nedenle genelde daha iyi bir performans sağlar. Performans tarafındaki veriler, genellikle en önemli dizel benzin farkı olarak kabul edilir. Bununla beraber benzinli araçların torkları ise dizele kıyasla daha azdır. Bu da benzinli araçları ağır yüklerin taşınabilmesi için biraz dezavantajı kılar.

Dizel Araçların Genel Özellikleri

Benzin mi dizel mi hangisi daha iyi, karşılaştırmasını dizel araçlar üzerinden de aktarmak gerekirse; dizeller de içten yanmalı motor türüne sahiptir. Benzinli ile temel fark ise dizel motorlarda benzinli motorlardaki gibi bujiye gereksinim duyulmaz. Bu otomobillerde sıkıştırılan hava çok yüksek sıcaklıklara ulaşır, ardından yakıtı kendiliğinden tutuşturur. Dizel araçların en önemli avantajı ise genelde yakıt tasarrufu olarak kabul edilir. Bu da dizel araçları, benzinlilere kıyasla daha ekonomik yapar. Özellikle daha ekonomik bir seçim yapmak isteyenler araç alırken dizel mi benzinli mi kararında tercihlerini dizellerden yana yapar. Ancak motor performansında ise dizel araçlar benzinlilerin gerisinde kalır.

Benzinli Araçların Avantajları

  • Benzinli motorlar, dizel motorlara göre genelde çok daha basit bir yapıda olduğu için daha düşük bakım masrafları çıkarır.
  • Yüksek beygir güçlerine ulaşabildiği için hıza ihtiyaç duyan araçlarda daha çok tercih edilir.
  • Dizel araçlara kıyasla daha sessiz çalışır.

 Benzinli Araçların Dezavantajları

  • Dizel mi benzin mi daha çok yakar bakıldığında dizel araçlara göre şehir içi yakıt tüketimleri yüksektir.
  • İkinci el satış fiyatları, muadili olan dizel araçlara göre daha düşüktür.
  • Dizel otomobillere göre daha düşük tork değerleri vardır.

Dizel Araçların Avantajları

  • Dizel otomobiller, benzinli otomobillere göre şehir içerisinde daha düşük yakıt tüketir.
  • Yüksek tork değerleri sayesinde SUV ya da pick-up gibi güçlü araçlarda sıklıkla kullanılır.
  • İkinci el satış fiyatları, muadili olan benzinli araçlara göre genelde daha yüksektir.

Dizel Araçların Dezavantajları

  • Motorları daha karmaşık olduğundan daha sık bakım ister.
  • Yüksek emisyon değerleri gereği fazla sayıda filtreye sahiptir ve bu nedenle bakım maliyetleri daha yüksek çıkabilir.
  • Daha gürültülü çalışır.
  • Daha düşük beygir gücü üretir.

Dizel ve Benzinli Araçlar Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Uzun yol için dizel mi benzinli mi?

Mazotlu motorlar, yük taşımak ve uzun yol gibi amaçlar doğrultusunda geliştirilir. Bu nedenle uzun yolculuklar için dizel araçlar daha idealdir.

Dizel mi benzinli mi uzun ömürlü?

Dizel araçlar, karmaşık motor yapısı gereği daha sık bakım ister. Benzinli motorların bakım ihtiyaçları ise dizele kıyasla daha azdır. Tüm bunlar doğrultusunda genellikle benzinli araçların motorları daha uzun ömürlüdür.

Dizel mi benzin mi daha çok yakar?

Genel olarak dizel araçlar, benzinli araçlara kıyasla daha az yakar. Bu da yakıt tasarrufu açısından dizel araçların daha avantajlı olmasını sağlar.

Kimler dizel araç tercih etmeli?

Genellikle yoğun trafiğin olduğu İstanbul, Ankara ya da İzmir gibi büyükşehirlerde aracını sıklıkla kullanan kişiler için dizeller daha uygundur. Ayrıca SUV ya da pick-up gibi ağır araçları kullanmak isteyenler için de daha çok dizel araçlar önerilir.

Kimler benzinli araç tercih etmeli?

Otobanları daha sık kullanan, periyodik olarak şehir dışı seyahatlerine çıkan sürücüler için ise benzinli araçlar daha uygundur. Ayrıca ikinci aracını alacak olan ve bu aracı ile haftada en çok 2 – 3 defa trafiğe çıkacak kişiler de benzinli otomobilleri tercih edebilir.

Ajda Pekkan ile sürpriz düet

Ajda Pekkan ile sürpriz düet

Türkiye’nin süperstarı Ajda Pekkan,  dur durak bilmediği konser turnesine devam ediyor. KerkiSolfej’in sonbahar konserleri kapsamında farklı illerde sevenleriyle buluşan süperstar, dün akşam Zorlu PSM Sahnesi’nde hafızalardan silinmeyecek bir akşama imza attı.

Muhteşem geçen konserde sahneye son zamanların sevilen grupların DKTT’yi sahneyi davet eden Ajda Pekkan, birlikte “Düşünme Hiç” şarkısını düet yaptılar.

Süperstar sahnesinde modacısı Burcu Sedef’in Zorlu PSM için özel tasarladığı iki ayrı kostüm giydi. Yurdumuzun dört bir yanından beklenen yağış ve fırtına öncesinde uyarıda bulunan Süperstar, “ Bir diğer fırtına da bu akşam burada çıkacak. Hazırlıklı olun” sözleriyle adeta fırtına etkisi yaratacak bir sahne performansı sergileyerek muhteşem enerjisiyle de hayranlarını bir an olsun oturtmadı. Konser boyunca Süperstar’a Brezilya’dan gelen özel dansçıları eşlik etti. Dansçılarıyla birlikte sergilediği muhteşem performansının yanı sıra eşsiz yorumuyla da büyük alkış toplayan Ajda Pekkan, böylelikle İstanbul’daki bu sezonun son konserini vermiş oldu. Yıl boyunca yaz, kış demeden tüm Türkiye’yi gezerek milyonlarca hayranıyla buluşmanın mutluluğunu dile getiren Süperstar, “Bu sezonki İstanbul’daki son konserim, şehir dışında olan bir kaç konserim daha kaldı onlarıda bitirdikten sonra 2023’e veda edeceğiz. 2024’de güzel konserlerde tekrar bir araya gelip şarkılarımızı hep bir ağızdan söyleyeceğiz” diyerek sevenlerine teşekkür etti.

Antibiyotik direnci hızla yaygınlaşıyor!

Antibiyotik direnci hızla yaygınlaşıyor!
Çocuklarda özellikle yüksek ateş, öksürük ve boğaz ağrısı gibi sorunlarda anne babalar hemen antibiyotiğe sarılabiliyor. Ancak dikkat! Ülkemizin antibiyotik kullanımında Avrupa ülkeleri arasında en ön sırada yer aldığını oysa gereksiz antibiyotik kullanımının fayda yerine sağlığa zarar verdiğini belirten Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Oya Duran “Örneğin; ateşin yükselmesi bakteriyel değil viral ya da başka bir nedenden kaynaklanıyorsa kesinlikle işe yaramayacak, aksine gereksiz yere vücuda çok ciddi zararlar verebilecektir. Yine boğaz ağrısı ve öksürüğün de çok farklı sebepleri olabildiğinden doktor gerekli görmedikçe kesinlikle kullanılmamalıdır. Biliyoruz ki viral enfeksiyonlar ve hatta sadece burun tıkanıklığı bile boğaz ağrısı yapabilmektedir ve tedavisinde antibiyotiğin yeri yoktur” diyor. Gereksiz antibiyotik kullanımı kadar, antibiyotiğin saatlerine ve kullanım sürelerine de özen gösterilmesi gerektiğini belirten Dr. Oya Duran, doktorun önerilerine uyulmasının şart olduğunu söylüyor. Dr. Oya Duran 18-24 Kasım Dünya Antibiyotik Farkındalık Haftası kapsamında yaptığı açıklamada, gereksiz antibiyotik kullanımının bilimsel araştırmalarla kanıtlanan 5 zararını anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Acıbadem Kozyatağı Hastanesi

Dr. Oya Duran

Yararlı bakterileri öldürüyor!
Gereksiz antibiyotik kullanımı; besinlerin sindirilmesinden bağışıklık sisteminin düzenlenmesine, beyin sağlığından inflamasyonun önlenmesine dek önemli işlevler üstlenen vücudumuzdaki yararlı bakterilerin ölmesine, zararlı bakterilerin artmasına yol açıyor. Zararlı bakterilerin artması ishal, karın ağrısı ve kusmadan çok ciddi hastalıklara dek birçok zarara neden olabiliyor.
Obeziteye yol açabiliyor!
Yapılan bilimsel çalışmalar; gereksiz antibiyotik kullanımı ile obezitenin yaygınlaşması arasındaki ilişkiyi ortaya koyarken, astım, gıda alerjileri, diyabet, bağışıklık sisteminin bozulması ve çölyak gibi birçok hastalığın artışıyla ilişkisi de araştırılıyor.
Karaciğer ve böbreklerde hasara yol açabiliyor!
Hayati öneme sahip organlarımız olan karaciğer ve böbreklerimiz de gelişigüzel antibiyotik kullanımından büyük zarar görüyor. Dr. Oya Duran gereksiz ve rastgele antibiyotik kullanımının karaciğerde ve böbreklerde çok ciddi hasarlara yol açabildiğini vurgulayarak, karaciğerinde ya da böbreklerinde sorun olanların da mutlaka hekime bildirmesi, ilaç ve dozun ona göre ayarlanması gerektiğini söylüyor.

Dr. Oya Duran

Antibiyotik direnci hızla artıyor!
Antibiyotik direnci; ilacın bakterileri öldürme ve yayılmasını önleme etkisini kaybetmesi anlamına geliyor. Araştırmalara göre; antibiyotik direnci nedeniyle enfeksiyon ölümleri dünya genelinde katlanarak artıyor. 2050’li yıllarda dirençli enfeksiyonlar yüzünden ölümlerin milyonlarla ifade edileceği öngörülüyor.
Ciddi alerjik reaksiyonlara yol açıyor!
Gereksiz antibiyotik kullanımı alerjik hastalıkların da yaygınlaşmasına neden oluyor. Dr. Oya Duran bilinçsizce kullanılan antibiyotiklerin, basit cilt döküntüsünden kalp atışlarında hızlanmaya, anaflatik şok denilen, solunumu etkileyen ve şuur kaybına neden olan, hayati risk yaratan çok ciddi sorunlara yol açabildiğini söylüyor.

Keremcem “Molekül”

Keremcem “Molekül”

Keremcem’in 2024 yılında yayınlayacağı yeni albümünün ilk teklisi “Molekül” ile sevenleri ile buluştu…

Şarkının sözü müziği Emrah Şahin, Keremcem ve Yunus Adak’a düzenlemesi de Yunus Adak’a ait.

Şarkıda, molekülleri uçup kaybolmuş ama hâlâ dağılan parçalardan birinin süzülüp omzuna konmasını dileyecek kadar yalnızlıktan korkan bir kalbi ve insanın doğumundan itibaren bu en güçsüz yanı olan duygusal temasa duyduğu ihtiyacı anlatılmaktadır.

Keremcem’in 30 yıllık müzisyen arkadaşları ile birlikte hazırladığı ve 2024 te çıkacak olan albümün ilk teklisi olan “ Molekül” günümüz güncel tınıları ile birlikte yoğun bir duygu içermektedir.