Yazılar

En çok satan elektrikli NISSAN LEAF

En çok satan elektrikli NISSAN LEAF

Satış rakamı 400 bini geçen ilk elektrikli otomobil: NISSAN LEAF

Japon otomotiv devi NISSAN’ın elektrikli modeli LEAF, 400 bin satış adedine ulaşarak yeni bir rekor kırdı.  LEAF, elde ettiği yeni satış rakamıyla sürdürülebilir mobiliteye geçiş sürecinde NISSAN’ın lider konumunu güçlendirdi.

İlk nesliyle 2010 yılında piyasaya sunulan Nissan LEAF, yüksek teknoloji ve elektrikli sürüş deneyimini erişilebilir fiyatlarla pazara sunarak geniş kitlelere ulaşma başarısını sürdürüyor.

NISSAN Intelligent Mobility özellikleriyle donatılmış ve otonom sürüş özellikleriyle dikkat çeken NISSAN’ın elektrikli otomobili LEAF, piyasaya sürüldüğü 2010 yılından bu yana toplamda 400 bin satış adedine ulaşarak rekorlarına bir yenisini ekledi.

Dünyanın en çok satan elektrikli otomobili ünvanını elinde bulunduran NISSAN LEAF, son dönemde Kuzey Avrupa, Çin, Japonya ve ABD’de yoğun ilgi görüyor. 2018 yılında Avrupa’da da en çok satan elektrikli otomobil olan NISSAN LEAF, aynı zamanda Norveç’te en çok satan binek otomobil olmuştu.

NISSAN’ın Global Pazarlama, Satış ve Elektrikli Araçlardan Sorumlu Yönetim Kurulu Başkan Vekili Daniele Schillaci konuyla ilgili olarak, “Bu bizim için bir dönüm noktası. Sayısı bugün 400 bine ulaşan ve gittikçe artan müşterilerimizin NISSAN LEAF’e duyguğu güven ve heyecanın güçlü bir göstergesi.” dedi.

LEAF ile yıllık 3,8 milyon varil petrol tasarrufu

2010 yılından bu yana LEAF sahiplerinin arabalarıyla kat ettiği yol toplamda 10 milyar kilometreyi geçerken, bugüne kadar satılmış olan tüm LEAF’ler her yıl 3,8 milyon varil petrolden tasarruf sağlıyor.

Birinci kuşak LEAF’i piyasaya sürerken, sıfır emisyonlu araçların üretiminde ve tanıtımında küresel bir lider olma taahhüdünü de üstlenen NISSAN, hükümetler ve kamu hizmeti veren şirketlerle yaptığı iş birlikleriyle elektrikli araç kullanımını teşvik etmeye, şarj işlemini kolaylaştırmanın yanı sıra daha elverişli hale getirmeye ve elektrikli araba akülerine ikinci bir kullanım alanı yaratmaya yönelik çalışmalar yaparak öncü rolünü sürdürüyor.

Bu çalışmalar kapsamında NISSAN Enerji girişimini kurarak dünyanın birçok yerinde ortaklıklar kuran NISSAN, elektrikli araç akülerinin daha fazla enerji depolamasını; evlerde, işyerlerinde ve elektrik şebekelerinde yedek güç kaynağı olarak kullanılmasını ve elektrikli araçların daha kullanışlı hale gelmesini sağlamak suretiyle verimli enerji kullanımını teşvik ediyor.

LEAF artan menziliyle 2019’da da Liderliğin Güçlü Adayı

CES 2019’da yenilenen versiyonu LEAF E-Plus ile müşterilerine güç ve menzil açısından daha fazla seçenek sunan NISSAN 2019 yılı için de dünyanın en çok tercih edilen elektrikli markası olma yolunda ilerliyor.

NISSAN LEAF E-Plus, NISSAN Intelligent Mobility’i “Akıllı Güç, Akıllı Sürüş ve Akıllı Entegrasyon” alanında kaydedilen ilerlemeyle temsil ediyor. NISSAN LEAF, 322 km’ye varan sürüş menzili, neredeyse sessiz çalışan motoru, yumuşak ve hassas gaz pedalı ile birçok müşterinin ihtiyacını karşılarken, NISSAN LEAF E-Plus %40’ın üzerinde bir artış ile 458 km’lik bir sürüş menzili sunuyor.

Chocolate Academy İstanbul yeni yerinde

Chocolate Academy İstanbul
yeni yerinde çikolata tutkunları ile buluşuyor!

 Dünyanın en büyük çikolata ve kakao üreticisi Barry Callebaut’un çikolata tutkunlarına eğitim fırsatı sunduğu Chocolate Academy İstanbul, artık Ataşehir Nidakule Kuzey’de öğrencileri ile bir araya geliyor.

Bugün dünyanın en büyük çikolata ve kakao ürünleri üreticisi konumunda olan Barry Callebaut, 1996 yılında, Belçika kökenli Callebaut firması ile Fransız Cacao Barry firmalarının birleşmesiyle kuruldu. 30’dan fazla ülkede, 11.500 üzerinde çalışanı ve 60 fabrikası ile 2 milyon ton üretim yapan Barry Callebaut, dünya genelinde 21 çikolata akademisi ile deneyimini ve tutkusunu çikolata severlerle paylaşıyor.

Barry Callebaut’un çikolataya duyduğu tutkuyu paylaştığı, 2013 yılında kurulan Chocolate Academy İstanbul artık eğitimlerine Ataşehir Nidakule Kuzey’deki yeni mekanında devam ediyor.

Chocolate Academy İstanbul, eğitimlere katılanların son teknolojilerle, en yeni nesil ekipmanları deneyimleyebildiği, çikolata dünyasının trendlerini keşfedebildiği ve deneyimli şeflerden birebir eğitim alarak kendilerini geliştirebildikleri bir akademi. Chocolate Academy İstanbul’da sanatsal çikolata üreticilerinden, pasta şeflerine, şekerleme ustalarından, fırıncılar ve yiyecek-içecek hizmet sağlayıcılarına kadar herkes için uygulamalı ve teorik farklı eğitim alternatifleri sunuluyor.

Afyonkarahisar Klasik Müzik Festivali Başlıyor

  1. Afyonkarahisar Klasik Müzik Festivali Başlıyor!

Medeniyetin kalbi Afyonkarahisar’da gelenekselleşen Klasik Müzik Festivali, coşkuyla bu yıl da devam ediyor…

Bu yıl 18.’si düzenlenecek Afyonkarahisar Klasik Müzik Festival’i, NG Afyon’un desteğiyle
3-10 Nisan tarihleri arasında alanında değerli sanatçıları ve genç yetenekleri müzik tutkunlarıyla buluşturmaya hazırlanıyor. Sekiz gün boyunca devam eden festivalde, dünyaca ünlü sanatçılar, klasik müzik dehaları, edebiyat ve sanat dünyasının önemli isimleri müzik severlerle bir araya gelecek. Çocuk edebiyatının büyük ismi Yalvaç Ural, Yazar Ahmet Örs, Edebiyat Çevirmeni Regaib Minareci, gazeteci yazar Faruk Şuyun gibi edebiyat dünyasının önde gelen isimleri festivalde konuşmacı olarak yer alacak.

Afyonkarahisar ve Prag arasındaki sanat birliğinin 14’üncü yılını kutlayan festival, İngiltere, Belgrad ve Fransa’dan pek çok ünlü sanatçıyı konuk olarak ağırlayacak.  Afyonkarahisar Klasik Müzik Festivali’ne konaklama desteğinin yanı sıra, festival kapsamındaki sergi ve konserlere de ev sahipliği yapacak olan NG Afyon, bölge turizmine ve tanıtılmasına değer katacak.

Festivalde Kültür ve Turizm Bakanlığı Güzel Genel Müdürlüğünün proje desteği ve Yapı Kredi Bankası’nın da özel desteği ayrıca yer almakta. Afyon Valiliği ve Afyon Belediyesi de festivalin diğer paydaşlarından.

Programda Neler Var?

Hüseyin Başkadem’in genel sanat yönetmenliğini üstlendiği Afyonkarahisar Klasik Müzik Festivali, her sene olduğu gibi bu sene de dopdolu bir programla sanat severlerin karşısında.
3 Nisan Çarşamba günü, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası 1. Kemanı Jülide Yalçın ve piyanist  Elif  Önal’la perdeyi açan festival, bir sonraki gün Rusya’da Türk yılı olması nedeniyle Rus piyanist Swetlana Meerman-Müret ile devam edecek. Festivalde piyanist Natasha Mitrovic  ile birlikte dört el piyano konseri verecekler. Geçtiğimiz sene de beğeniyle dinlenen ve “En İyi Çek kemancılarından kabul edilen David, Çekya’dan katılan Danel  aile  fertlerinden kurulu  ‘’Danel Yaylı Çalgılar Dörtlüsü‘’ ile iki konser gerçekleştirecek.

Bu yılın sürprizlerinden biri de, Şef Orhan Şallıel yönetimindeki Çukurova Devlet Senfoni Orkestrası’nın 6 Nisan Cumartesi akşamı NG Afyon’da vereceği, ülkemizin en önemli tanbur sanatçılarından Murat Salim Tokaç’ın özel konseri olacak.  Bu konser Kültür ve Turizm Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü ile Afyon festivalinin ortak destek projesi olarak festivalde yer alacak.

Ülkemizin Türk Klasik Müziği’nin  son yıllarında en önemli Klasik Kemençe Sanatçısı Aslı Özel ve Tanbur sanatçısı büyük tanbur Özer Özel’in ve kadife sesli diye tabir edilen ses sanatçısı Doçent Özgül Turgay’ın verecekleri iki ayrı konulu konserler ile devam eden festivalde, ülkemizin önemli nefesli sazlılar ensamble’ı Anadolu Nefesli Beşlisi’nin de yer alacağı festivalde  Türk edebiyatı ve sanatının çok özel isimleri de okul söyleşileri için geliyorlar. Baksı müzesi kurucusu Ressam Prof. Dr. Hüsamettin Koçan, yayıncılar birliği başkanlarından yazar Metin Celal, Edebiyat çevirmeni Regaib Minareci, çocuk edebiyatının büyük ismi Yalvaç Ural, Yazar Ahmet Örs, Ney Ustası Ali Yılmaz, fotoğraf sanatcısı Gülhan Kırdı ve fotoğrafın ustalarından Orhan Cem Çetin, gazeteci yazar Faruk Şuyun, ve ünlü besteci Hasan Uçarsu da konuşmalarıyla katılıyorlar. Afyonkarahisar Klasik Müzik Festivali kapsamında, şehrin kültür ve sanat yaşamına ışık tutan söyleşiler ve konserlerin dışında festivalde ‘’Güçlü Kadınlar’’ isimli  fotoğraflarıyla sanatçı  Gülhan Kırdı’da özel bir etkinliğe imza atacak. Sergi bir ay boyunca NG Afyon’da sanat severlere ve konuklara açık olacak.

 

Arjantin’de tango festivali

Tango Konferansı

Arjantin-Buenos Aires 11-17 Mart

Tango Arjantin’de doğmuş tüm dünyaya sarmış bir dans. Her yıl geleneksel hale gelen Uluslararası Tango Konferansı ile tüm dünyadan tango severler bu şehirde buluşuyor. Dünyadaki en seksi dans, Tango’nun ait olduğu, yaşadığı, UNESCO tarafından İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası ilan edildi.

“20 Soruda Ben” Çiğdem Tunç

“20 Soruda Ben” Çiğdem Tunç

1-Savurganlık yaptığınız olur mu? Hayatınızda havalı gösterişli ama “bu benim ilk savurganlığım” diyebileceğiniz ne var?

Savurganlık yaptığım enderdir. Tutumlu yaşamayı ilke edinmişimdir. Akılsız ve hesapsız hareketlerle kendimi kimseye muhtaç duruma düşürmek istemesem de, şu anda yanımda oturan Genel Müdürüm Alper Çorumluoğlu “hocam sizin yerinize ben söyleyeyim; bu ekonomik açıdan zorlu senede tüm özel tiyatrolar dört beş kişilik oyunlar sahneye koyarken siz kalktınız yirmi kişilik oyun yaptınız” dedi. Ben aynı fikirde değilim. Bana kalırsa son savurganlığım geçtiğimiz aylarda kendime on numara beş yıldız bir Ankara tatili hediye etmiştim.

2-Kendinle yüzleşir misin?

Hem de her dakika, ama sonunda hep ben haklı çıkarım. Kendim bana anlatır durur, sabırla dinlerim ama son sözü gene ben kendim söylerim.

3-Keşke yapsaydım dediğiniz oldu mu? Ne için düşündünüz?

Olmaza mı? Benim de her insan kadar içimde ukde kalmış pek çok eylemim vardır. Keşke Çiğdem Tunç Tiyatrosu’nu bundan onbeş yirmi sene önce kursaymışım diyorum son günlerde kendime. Şimdiye markasını çok daha net yaratmış, kıdemli bir özel tiyatro olacaktım ve yüzlerce kişiye tiyatro yoluyla ekmek dağıtmış sayılacaktım.

4-İnsanlar üzerinde nasıl bir etki bıraktığınızı düşünüyorsunuz

Bilemiyorum ama son yıllarda hayatımıza giren özellikle sosyal medya ve mecralarında karşıma beni tanımlayan iki sözcük çıkıyor ve bu beni çok onurlandırıyor. Bir efsane olarak tanımlıyorlar, ikincisi ise asalet vurgusu yapıyorlar, bu da çok hoş bir şey ancak ben aksini söyleseler dahi ikna kabiliyetimin düşük olduğunu düşünüyorum. Zaman zaman ortamdaki en akil, en pratik zekâya sahip ve cesur kararlar alabilen kimlik ben olmama karşın hayretle insanların daha zayıf daha dengesiz ve daha isabetsiz görüşler sunana diğerlerinin peşinden gitme eğiliminde olduklarını görüyor ve bunda da çok hiddetleniyorum.

5-Size bile garip gelen bir huyunuz var mı?

Var. Aşkta aşırı kıskanç olma ve hükmetme gayretim. Neden böylesin ki? Sen ki yaşadığın hayat ve kariyer sonucunda özgüveni dört dörtlük olması gereken bir kadınsın Çiğdem! Neden karşımdaki adamın beynini didik didik edipte paranoyak senaryolar üretip adamı kaçırtırsın ki kendinden?

6-Neyi romantik bulursunuz?

Yağmuru, karı, kışı, Pazar akşamı gidilen salaş balıkçı lokantalarını, sahneyi, geceyi…

7-En çok neyi harcıyorsunuz: giysi, parfüm veya başka herhangi bir şey?

Oyuncu yevmiyeleri, veteriner ve kedi maması harcamaları.

8-En büyük, en tuhaf korkunuz nedir?

Korkunun hiçbir şekli tuhaf sayılamaz çünkü bu bir itkidir. Varsa mutlaka bir nedeni vardır. Bu sizin kontrolünüzde olabilecek bir şey değildir. Bir hikayesi ve bir tarihçesi mutlaka mevcuttur. En büyük korkumla yüzleştim. Annemi kaybetmekti. Yaşadım ve taşlaştım. Şimdilerde bir kedim hastalanmışsa ve klinikteyse oradan gelecek ansızın bir arama en büyük korkum. Bir tane daha var. Namerde muhtaç olmak.

9-Sınırsızca yaptığınız bir şey var mı?

Sınırsızca uykuya ayrılmazı gerek saatleri ecin devesi gibi geceleri uyanık geçirerek harcıyorum. Birde üstelik iş hayatımız gereği güne geç başlama gibi bir lüksüm yok. Oysaki insanlar gece uyur, gündüz yaşar.

10-Ünlü biri olmak sizce nasıl bir durum?

Güzel bir durum. Son yıllarda televizyon program veya dizisi üretmememe rağmen yıllara dayalı bu şöhretin hala tükenmeyip de bana saygı ve sevgi olarak dönüştüğü anları çok seviyorum.

11-Ünlülerin etkileyici olduğuna inanıyor musunuz?

Evet inanıyorum. Tabi şöhret kişi tarafından doğru kullanılıyor ise ne ala. Örneğin toplumun peşinden sürükleyen kişilerin örf ve ahlaka, vatan sevgisine aykırı davranmayıp özellikle gençler ve çocuklar üzerinde olumlu mesajları olabilecek eylem ve duygular içerisinde bulunmalarını çok destekliyorum.

12-Aksanını iyi bildiğiniz başka hangi dilde konuşuyorsunuz?

Evet. İngilizce, İtalyanca, biraz da Almanca.

13-Hayatta yedek planlarınız var mıdır?

Ona vaktim olması. On yedi yaşımdan bu güne aralıksız çalışma hayatı içerisinde bulunduğum için ve mesleğime son noktayı kendi kararımla koymaya yeminli olduğum için herhangi bir B-planının beni rahatlatmasına ve azmimi gevşetmesine izin vermemiştim bu güne kadar. Varsa bir B-planı, o kendi gelir kritik bir dönemeçte beni zaten bulur diye düşünüyorum.

14-Şuan da sizinle ilgili; benim ve hiç kimsenin bilmediğim bir şeyi bana söyleyebilir misiniz?

Hayır söyleyemem. Düşünüyorum… Çok şey bilmiyor toplum benim hakkımda. Derhal ve kocaman ve kıpkırmızı ve delişmen ve yerden yere vuracak ve çok büyük bir aşk hikayesinin başrolünde yer almak istiyorum. Özel hayatımda olmayacak ise varsın sahnede, ekranda veya perdede olsun.

15- Süper gücünüz olsaydı ne yapmak isterdiniz?

Kocaman bir tiyatro binası getirip, şehrin ortasına kurup dünyayı bile kıskandıracak teknik donanımları ile dünyaya kafa tutacak, eserler üretebilecek maddi gücü kendime sağlamak isterdim. Birde ayazda soğukta insan veya hayvan tüm canlıları sıcacık bir battaniye ile korumaya almak, hepsinin içerde olmasını sağlayabilmek isterdim.

16-Kahramanlarınız var mıdır?

Kendi kendimin kahramanıyım…

17-Hayattaki altın kuralınız nedir?

Dürüstlük, emeğe saygı ve her ne olursa olsun doğruluktan vazgeçmeme gayreti.

18-Yemek yapar mısınız? Yapabilidiğiniz en güzel yemek nedir

Yaparım. Kısa zamanda çok çeşit çıkartabilirim. Birçok şey geliyor aklıma ama size fırında patates, yanında salçalı tavuk, mevsim salatası ve ayva tatlısı yapayım, parmaklarınızı yemeseniz bile o sofradan tok ve pek mesud kalkarsınız.

19-Hangi şehri sever ve yaşamak istersiniz? Ve neden?

İstanbul’un hastasıyız orası tartışılmaz ama Ankara aşkımızda çok iyi bilinir. Herkes pek şaşırabilir ama ben Ankara’yı çok romantik bir şehir olarak görür ve bu şehirdeki dostlukların, kış aylarının, yoğun sanat ortamının, sanat siyaset ilişkilerinin… Kısacası kentin her duyguyu uç boyutlarda yaşamasının hayranı olmuşumdur. Ankara’da iş ile ilgili bir pozisyon var olsa hiç düşünmeden hem kendimi hem tiyatroyu başkente taşır ve belki de daha mutlu olarak yaşamayı sürdürürdüm.

20-En sevdiğiniz yâda maceralı tatili nerede geçirdiniz?

Tatilde maceraya izin vermeyi sevmiyorum. Benim için tatil; tanıdığım, beni hayal kırıklığına uğratmayacak, sessiz, sakin, huzur ve deniz dolu bir Ege coğrafyasıdır. Ayvalık-Cunda adasını tek geçerim ve istikrarla her yaz bu güzelliği yaşamaya gitmek isterim. Arada kış tatili de olsa tadından yenmez. Mesela Abant Yedi Göller… Bembeyaz karlar altında gölün çevresinde sucuk ekmek yesek de dolaşsak fenamı olurdu sanki!

Dokuz bin yıllık tarih Çatalhöyük

Dokuz bin yıllık tarih “Çatalhöyük”

Çatalhöyük, Orta Anadolu’da, yaklaşık olarak 9 bin yıl önce yerleşim yeri olmuş, oldukça geniş bir Neoliti ve Kalkolitik Çağ yerleşim yeridir. Doğu-batı yönlerinde yan yana iki höyükten oluşur. Doğu Çatalhöyük olarak adlandırılan yerleşme Neolitik Çağ’da, Çatalhöyük olarak adlandırılan batıdaki höyük ise Kalkolitik Çağ’da iskan görmüştür. Konya’nın 52 km güneydoğusunda, Hasandağı’nın yaklaşık olarak 136 kilometre uzağında, Çumra ilçesinin 11 km kuzeyinde, Konya Ovası’na hakim buğdaylık bir arazide yer alır.

ÇATALHÖYÜKHöyükler kabaca 2 bin yıl kesintisiz iskan edilmişlerdir. Özellikle neolitik yerleşimin genişliği, barındırdığı nüfus, oluşturduğu güçlü sanat ve kültür geleneği son derece dikkat çekicidir. Yerleşimde 8 binden fazla kişinin yaşadığı kabul edilmektedir. Çatalhöyük’ün diğer neolitik yerleşimlerden temel olarak farkı, bir köy yerleşmesini geçip, kentleşme evresini yaşamış olmasıdır. Dünyanın en eski yerleşimlerinden biri olan Çatalhöyük sakinleri, ilk tarımcı topluluklardan biri olarak kabul edilir. Bu özelliklerinin bir sonucu olarak 2009 yılında UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne, 2012 yılında ise Dünya Mirası Listesi’ne dahil edilmiştir.

ÇATALHÖYÜKİnsanlığın gelişiminde önemli bir evre olan yerleşik toplumsal hayata geçişle birlikte, tarımın başlangıcı ve avcılık gibi önemli sosyal değişim ve gelişmelere tanıklık eden Çatalhöyük Neolitik Kenti, Güney Anadolu Platosu’nda geniş bir alan üzerinde yer almaktadır. İki höyükten oluşan Çatalhöyük Neolitik Kenti’nin daha uzun olan Doğu Höyüğü, M.Ö. 7400 ve 6200 yılları arasına tarihlenen 18 Neolitik yerleşim katmanından oluşmaktadır. Söz konusu katmanlarda, sosyal örgütlenmeyi ve yerleşik hayata geçişi simgeleyen duvar resimleri, rölyefler, heykeller ve diğer sanatsal öğeler yer almaktadır. Batı Höyüğü ise M.Ö. 6.200 ve 5.200 yılları arasına tarihlenen Kalkolitik Döneme ait kültürel özellikler göstermektedir. Bu özellikleriyle Çatalhöyük, aynı coğrafyada 2000 yıldan fazla bir süredir var olan köylerden kentsel hayata geçişin de önemli bir kanıtıdır.

ÇATALHÖYÜKÇatalhöyük’teki içlerine çatılardan girilen birbirine bitişik evler ile sokağı olmayan yerleşim ünik bir özellik sergilemektedir. Ortadoğu ve Anadolu’da diğer Neolitik alanlar bulunmuş olmasına rağmen, Çatalhöyük Neolitik Kenti, kalıntıların boyutu, yaşayan toplumun yoğunluğu, güçlü sanatsal ve kültürel gelenekler ve zaman içindeki sürekliliğin benzersiz bileşimi ile olağanüstü evrensel değer taşımaktadır.

Ferhat Kaan Şahin

ferhatks@gmail.com

Instagram: fksahin

Meksika Tajin Zirvesi

Tajin Zirvesi

Meksika-Veracruz 18-21 Mart

MEKSİKA, Veracruz’da baharın gelişiyle, benzersiz bir zihin, beden ve ruh temizlenme kutlaması. Baharın getirdiği pozitif etki ile benden temizliği ile hayata bakış açısını değiştirmeniz için ideal bir festival. Bir dizi alternatif terapi yanı sıra sanat, müzik, dans ve macera sporları ile festival renklendirilmiş.

Çocuklara özel tatlı

Özsüt’en çocuklara özel tatlı. Mutluluk tadında ürünlerin yaratıcısı Özsüt, çocuklara özel lezzetleriyle minik müdavimlerinin yüzünü güldürüyor. Maharetli ustaların elinden, çocuklara özel tasarımlarla çıkan Gülücük, Kış Güneşi, Teddy ve Bunny’de her Özsüt lezzetinde olduğu gibi doğal içerikli ürünler kullanılıyor.

 Mutluluk tadında ürünlerin yaratıcısı Özsüt, çocuklar için hazırladığı özel tatlarla minik misafirlerinin yüzüne gülücükler konduruyor. Özsüt’ün maharetli ustalarının elinde birbirinden özel tasarımlara dönüşen tatlılar, lezzetleri ve görünümleriyle miniklerin kalbini kazanırken, ebeveynler ise çocuklarına doğal içerikli ürünler sunmanın keyfini yaşıyor.

Taptaze kakaolu kekin muzlu mus, çikolatalı fındık krema ve çikolatalı mus ile buluştuğu Gülücük pastanın üzerinde, ilhamını çocuklardan alan büyük bir gülen yüz tasarımı yer alıyor. Minik lezzet tutkunları için özenle hazırlanan Kış Güneşi ise, kakaolu kek katları arasındaki mus, dekorundaki renkli şekerler ve sarı zemin üzerindeki gülen yüzüyle çocukların içini ısıtıp damaklarını şenlendiriyor.

Oyuncak bir ayıdan esinlenilerek tasarlanan Teddy, yalnızca içerisindeki taptaze kakaolu keki, çikolatalı mus ve muz karışımıyla değil, bir oyuncağı andıran sevimli yüzüyle de çocukların dikkatini üzerinde topluyor. Bu eşsiz lezzetin dekorundaki püskürtme çikolatası ise Teddy’yi adeta sarmalayarak çocukların iştahını kabartıyor.

Teddy, çikolatasından gelen kahve rengiyle çocukların içini neşeyle doldururken, ilhamını beyaz bir tavşandan alan Bunny de bembeyaz süslemesi ve sevimli suratıyla minik Özsüt müdavimlerine göz kırpıyor.  Sade keke eşlik eden beyaz çikolatalı musu, taptaze çileğiyle enfes bir tat sunan Bunny, dekorundaki püskürtme beyaz çikolatasıyla çocukların hem gözlerine hem de damaklarına hitap ediyor.

HUAWEI’den Hem Akıllı Bileklik, Hem Bluetooth Kulaklık

HUAWEI’den Hem Akıllı Bileklik, Hem Bluetooth Kulaklık

HUAWEI, 4 güne varan kullanım süresi ve kendi bluetooth kulaklığı bulunan akıllı spor bilekliği TalkBand B3 Lite’ı kullanıcılar ile buluşturuyor. TalkBand B3 lite, hayatın yoğun akışı içinde ne iletişimden ne de spordan eksik kalmak istemeyen kullanıcılar için geliştirildi.

Günlük hayatında sık telefon görüşmeleri yapan ve sağlıklı yaşama da önem veren kişiler için tasarlanan Talkband B3 Lite akıllı bileklik aynı zamanda bluetooth kulaklık olarak da kullanılıyor. Klipslere bastırarak çıkarınca aktif olan kulaklık, telefon görüşmesi yaparken, video izlerken veya müzik dinlerken de kullanılabiliyor. Özellikle toplu taşımada ve kalabalık ortamlarda gelen sesli mesajları dinlemek ve sosyal medyada videolar izlerken kullanmak için Talkband B3 Lite, en hızlı ve Pratik çözüm. 10 Metreye kadar Bluetooth bağlantı desteği ilke telefondan uzaklaşıldığında da bildirimleri görebilmeye ve konuşma yapılabilmesine olanak sağlıyor.

Telefon araması geldiğinde kulaklığı çıkardıktan sonra konuşma otomatik olarak başlıyor. Ayrıca aynı anda iki farklı telefonla bağlantı desteği de mevcut. TalkBand B3 Lite Konuşma yaparken arka plandaki gürültüyü tespit ederek engelliyor ve kaliteli bir telefon görüşmesi yapılmasını sağlıyor. Bu sayede kalabalık ve gürültülü ortamlarda özel görüşmeler çok daha rahat yapılabiliyor. Talkband B3 Lite bu özelliğiyle araç içerisinde özel konuşma yaparak kimsenin rahatsız olmadığı bir yolculuk geçirilmesine yardımcı oluyor. Ayrıca bileklik üzerinden gelen aramayı sessize almak, aramayı reddetmek veya son aranan kişiyi tekrar aramak da mümkün.

TruSleep 2.0 ile uyku düzenini de takip edebiliyor. Koşu ve yürüyüş yaparken de size yardımcı olacak egzersiz verileri sunan TalkBand B3 lite, yakılan kalori, ne kadar süre egzersiz yapıldığı gibi verileri de gösteriyor.

HUAWEI TalkBand B3 Lite, verileri görüntülemek için geniş bir alan sunan 0,91 inç HD OLED renkli ekrana sahip. Sezgisel tasarlanan arayüz sayesinde kullanıcılar, bileklerini çevirerek veya yan kısımdaki fonksiyon tuşu ile istedikleri verileri gösteren ekranlar arasında kolayca geçiş yapabilirler.

Arayan kimliği, mesaj bildirimi ve telefon bulma özellikleri ile donatılan TalkBand B3 Lite, aynı anda iki akıllı telefon ile birden senkronize edilip, her ikisinden de çağrı alıp yanıtlayabiliyor. 4 güne kadar kullanım süresi sunan ve sadece 2 saat içinde şarj olabilen pili ile TalkBand B3 Lite günlük hayatı kolaylaştırarak profesyonel bir destek sağlıyor. TalkBand B3 Lite’ın hipoalerjenik malzemeden üretiliyor.

Pause Dergi Konuk DJ, HAYATİ FİNS

Konuk DJ HAYATİ FİNS

12 mart 1978’de İstanbul’da doğan Hayati’nin müziğe ilgisi çok küçük yaşlarda babasının yurt dışından getirdiği long-playleri dinleyerek başladı. Lise yıllarında arkadaşlarına partiler organize ederek müziğe ve insanları eğlendirmeye ne kadar tutkulu olduğunu gösterdi. Marmara Üniversitesi İşletme Fakültesi’nden mezun olduktan sonra 1996 yılında profesyonelliğe ilk adımını attı. 1998 yılında, o günlerde İstanbul gece hayatının en önemli iki gece kulübü olan Escobar ve Sherlock Holmes’ta setinin başına geçti. Ardından Babylon Lounge Party Nights’ta iki sene boyunca hem DJ’lik hem de müzik direktörlük görevlerini sürdürdü. Özellikle New York, Tel Aviv, Dubai, Nice, Milano, Sofia, Mexico City ve Odessa’da çaldığı davetlerle adından sıkça söz ettirdi. 2000’li yıllardan itibaren özellikle Türkiye’nin önde gelen turizm firmalarının DJ’liğini ve müzik direktörlüğünü yaptı. Ezber bozan setleri ve sadece eğlence mottosu ile düğün ve davet sektöründe özel bir yer edindi. 2015 yılında Mix Music ailesine transfer oldu. 20 yıllık tecrübesi ve birikimiyle Mix Music’in en eğlenceli, en şık ve en coşkulu davetlerinde DJ kabininde bulunmaya ve iş, sanat, spor ve magazin dünyasının organizasyonlarında adından sıkça söz ettirmeye devam ediyor.

  1. Phantoms feat Prince Charles – Champagne secrets and Chanel
  2. Sam Smith feat Calvin Harris – Promises
  3. Panic at the disco – High hopes
  4. David Keno – Play
  5. Due Lipa – Kiss and make up
  6. David Guests feat Calvin – Say my name
  7. Marva Loud – Bad boy
  8. Lady Gaga feat Bradley Cooper – Shallow
  9. Gregory Porter Claptone remix – Liquid spirit
  10. Fatboy Slim – Praise you