Yazılar

Uzun Süre Ekrana Bakmak Miyopiyi Artırıyor

Giderek ekran kullanımının arttığı günümüzde, başta miyopi olmak üzere göz hastalıklarında belirgin bir artış gözleniyor.

Kaşkaloğlu Göz Hastanesi Kurucusu Prof. Dr. Mahmut Kaşkaloğlu, küçük yaşlardan itibaren kullanımı artan telefonlar, online dersler, evden çalışma gibi nedenler sonucunda göz hastalıklarının  buna parelel olarak arttığı bilgisini verdi.

Prof. Dr.  Kaşkaloğlu, “Çin’de yapılan bir araştırmaya göre yaşları 6 – 8 arasında değişen 120 bin çocuktaki göz bozuklukları incelendi. Çocuklarda miyopi ve diğer görme bozukluklarının görülme sıklığının önceki 5 yıllık döneme göre üç katına çıktığı gözlendi. Çocukların ekran süresinin online dersler nedeniyle en az 2 buçuk saat arttığı, oyunlar, sosyal medya gibi ekran etkinlikleri de eklendiğinde bu sürenin daha da uzadığı meydana çıktı” diye konuştu.

Prof. Dr. Mahmut Kaşkaloğlu

Prof. Dr. Mahmut Kaşkaloğlu

Teknolojinin hem hekimlere hem de hastalara avantaj sağladığını vurgulayan Prof. Dr. Mahmut Kaşkaloğlu, son 30 yıldır göz hastalıkları tedavisinde excimer lazer teknolojisinin kullanıldığını; son 15 yıldır geliştirilen Femtosaniye lazer cihazıyla birlikte bu cerrahilerdeki başarı oranında belirgin bir artış sağlandığını ifade etti.

Göz kırma kusurlarının tedavisi hakkında bilgi veren Kaşkaloğlu şöyle devam etti: “Bıçaksız lasik olarak ifade edilen Femtosaniye lazer yöntemiyle, miyopi, hipermetrop ve astigmat gibi göz bozuklukları düzeltilebiliyor. Operasyon olan kişiler, 10 – 15 dakikalarını ameliyat odasında geçirip, saniyeler içinde gerçekleştirilen lazer uygulamasıyla göz numaraları sıfıra yakın oluyor. Böylelikle hastaların günlük yaşamı da olumlu şekilde etkileniyor. Hasta aynı gün taburcu olabiliyor”

#Miyopi #GözSağlığı #EkranKullanımı #ÇocukSağlığı #FemtosaniyeLazer #ExcimerLazer #GözHastalıkları #KaşkaloğluGöz #SağlıkHaberi #GözKusurları #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Lodos, Vücutta Ödem ve Kilo Artışı Hissi Yaratabilir

Son günlerde birçok kişi beslenme alışkanlıklarında belirgin bir değişiklik yapmamasına rağmen yüz, eller, ayak bilekleri ve karın bölgesinde şişkinlik yaşadığını ifade ediyor. Uzmanlar, bu durumun yalnızca beslenme hatalarından değil, lodos gibi güçlü hava olaylarının vücudun sıvı dengesini etkilemesinden de kaynaklanabileceğine dikkat çekiyor. Hava basıncındaki ani değişimler, artan nem oranı ve sıcaklık dalgalanmaları, vücutta sıvı tutulumu riskini artırabiliyor. Bu durum halsizlik, baş ağrısı ve huzursuzluk hissiyle birlikte günlük yaşam konforunu da olumsuz etkileyebiliyor. Memorial Göztepe Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Uzm. Dyt. Gözde Akın lodosun vücudumuza fiziksel etkileri konusunda bilgi verdi.

Uzm. Dyt. Gözde Akın

Uzm. Dyt. Gözde Akın

Lodos fiziksel dengemizi de etkiliyor

Lodos, birçok kişinin hem ruh halini hem de fiziksel dengesini etkileyen güçlü bir hava olayıdır. Havanın basıncındaki değişim, nem oranının artması ve sıcaklığın beklenmedik dalgalanmaları; baş ağrısı, halsizlik, huzursuzluk gibi etkilerin yanı sıra vücutta ödem oluşumunu da tetikleyebilir. Özellikle lodosun estiği günlerde birçok birey yüzünde, ellerinde, ayak bileklerinde veya karın bölgesinde şişkinlik fark edebilir. Bu durum doğrudan lodosun yarattığı sıvı tutulumuna yatkınlık ile ilişkilendirilebilir. Ancak beslenme ve yaşam tarzı düzenlemeleriyle lodos günlerinde ortaya çıkan ödemi kontrol altına almak mümkündür.

Potasyumdan zengin besinleri tüketin

Bu dönemde yetersiz su tüketimi ve tuz oranı yüksek besinlerin tercih edilmesi, ödemin daha belirgin hale gelmesine yol açabilir. Paketli ve işlenmiş gıdalar vücudun su tutma eğilimini artırırken, potasyumdan zengin ve lifli besinler sıvı dengesinin korunmasına destek olur. Potasyumdan zengin olan muz, avokado, ıspanak, kabak, kuru kayısı, mercimek gibi besinler tüketilebilir. Tuz tüketimini mutlaka azaltın. Paketli, salamura ve işlenmiş ürünlerden uzak durun. Maden suyu tüketiyorsanız sodyum oranı düşük olanları tercih edin.

Lodos yüzünden iştah artabilir

Öğün atlamayın çünkü uzun süre aç kalmak vücudun su tutma eğilimini artırabilir. Sebze ağırlıklı, liften zengin öğünler tüketin. Örneğin; brokoli, kabak, enginar, semizotu, salatalık gibi. Şekerli ve rafine karbonhidratlı gıdaları (beyaz ekmek, hamur işleri, tatlılar) sınırlandırın. Lodos nedeniyle artan iştah dalgalanmalarını kontrol etmek için yanınızda sağlıklı atıştırmalıklar bulundurun. Badem, ceviz, yoğurt, meyve, tam tahıllı kraker bu konuda en doğru tercihler olabilir.

Bitki çayları destekleyici rol oynar

Bazı bitki çaylarının vücudun sıvı dengesini destekleyebilir. Ancak bu çayların bilinçsiz ve aşırı bir şekilde tüketilmemesi gerekir. Ödem azaltmaya yardımcı çaylar kontrollü bir şekilde tüketilebilir. Maydanoz, kiraz sapı, zencefil, adaçayı, yeşil çay bu konuda destekleyicidir. Bu çayları günde 1-2 fincan ile sınırlayın. Kronik bir hastalık varsa tüketmeden önce mutlaka bir uzmana danışılmalıdır. Sabah aç karnına 1 bardak ılık su ve limon içmek de sindirimi ve dolaşımı destekleyebilir.

Yaşam tarzı faktörleri ödemi etkileyebiliyor

Uzun süre hareketsiz kalmak, stres düzeyinin artması ve düzensiz uyku lodoslu günlerde ödem şikayetlerini artıran unsurlardandır. Günlük rutinlerde yapılacak küçük düzenlemeler, bu etkilerin hafiflemesine yardımcı olabilir. Örneğin gün içinde en az 20-30 dakika yürüyüş yapmaya çalışın. Bacaklarda şişlik varsa gün içinde birkaç kez bacakları kalp seviyesinin üzerine kaldırarak dinlenin. Uzun süre oturmaktan kaçının ve her 45 dakikada bir kısa hareket molası verin. Lodosun getirdiği stres ve gerginliği azaltmak için nefes egzersizi veya hafif esneme hareketleri uygulayın.

Lodos günlerinde ödemi azaltmaya yönelik öneriler

  • Günlük 8-10 bardak su tüketmeye özen gösterin.
  • Tuz oranı yüksek, paketli ve işlenmiş gıdalardan uzak durun.
  • Potasyumdan zengin besinlere beslenmenizde yer verin.
  • Öğün atlamadan, liften zengin sebze ağırlıklı beslenin.
  • Gün içinde 20-30 dakika yürüyüş yaparak dolaşımı destekleyin.
  • Uzun süre oturmaktan kaçının, düzenli hareket molaları verin.

 

#Lodos #Ödem #Beslenme #Sağlık #Diyet #Potasyum #MemorialHastanesi #GözdeAkın #YaşamTarzı #SağlıklıYaşam #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Rüya İstanbul’da Ramazan’ın Paylaşma Ruhu

Türk mutfağının köklü mirasını çağdaş dokunuşlarla yorumlayan Borsa Restaurant, Ramazan ayına özel hazırladığı geleneksel iftar sofralarıyla bu yıl da Çırağan Sarayı’nın görkeminde misafirlerini ağırlıyor. Boğaz’a nazır manzarasıyla kısa sürede şehrin sevilen adreslerinden biri haline gelen Rüya İstanbul, Ramazan ayında Borsa’nın imzasını taşıyan menülere ev sahipliği yapıyor.

Borsa Restaurant ile aynı mutfak mirasını paylaşan Rüya İstanbul, Anadolu mutfağını modern bir bakış açısıyla dünyaya taşıyor. Ramazan menüsü; geleneksel iftariyeliklerden zeytinyağlılara, Borsa’nın meşhur su böreği ve kuzu tandırına kadar özenle hazırlanmış lezzetleri içeriyor. Menüye Rüya İstanbul’un imza tatları da eşlik ediyor: taş fırından çıkan Karadeniz pidesi, kemik iliğiyle zenginleştirilen humus ve çikolatalı tatlılar. Finalde ise güllaç, baklava, kazandibi ve hurmalı incir tatlısı gibi klasikler sofraları süslüyor.

Ramazan’ın paylaşma ruhunu, saray zarafetiyle buluşturan bu özel iftar deneyimi, Borsa Restaurant’ın yıllara yayılan mutfak mirasını Rüya İstanbul’un çağdaş atmosferiyle bir araya getiriyor.

Adres: Çırağan Palace Kempinski, Çırağan Caddesi 32

Rezervasyon: +90 212 326 46 20 / ruya@ciraganpalace.com

Web sitesi: Rüya Istanbul

 

#BorsaRestaurant #Rüyaİstanbul #ÇırağanSarayı #Ramazanİftarı #TürkMutfağı #AnadoluLezzetleri #GurmeDeneyim #İftarSofrası #Ramazan2026 #BoğazManzarası #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Her Şişe Bir Değer: Sadık Amca Zeytinyağları Raflarda

DFN Grubu çatısı altında hayata geçen Sadık Amca Zeytinyağları, Ayvalık’ın köklü zeytin kültüründen ilham alarak sofralara doğallığı ve iyiliği taşıyor. %100 doğal, katkısız ve 26°C altı soğuk sıkım yöntemiyle üretilen zeytinyağları, her damlasında bölgenin iklimini, toprağını ve emeğini yansıtıyor.

Kurucusu Sadık Şengel’in zeytine ve toprağa duyduğu saygıyla şekillenen marka, yalnızca üretim değil; kuşaktan kuşağa aktarılan bir emeğin hikâyesini temsil ediyor. Geleneksel bilgi birikimi ile modern üretim standartlarını buluşturan Sadık Amca, aromatik yoğunluğu yüksek ve dengeli bir lezzet profili sunuyor.

Her Şişe Bir Değer Taşır yaklaşımıyla sosyal faydayı da odağına alan marka, satış gelirlerinin bir bölümünü Sadık Olanlar Fonu aracılığıyla kız öğrencilerin üniversite eğitimine aktarıyor. Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) iş birliğiyle yürütülen bu çalışma, iyiliği çoğaltan sürdürülebilir bir sosyal yatırım modeli olarak öne çıkıyor.

Sadık Amca Zeytinyağları, dürüstlük, emeğe saygı, doğayla uyum ve sürdürülebilirlik değerleriyle gıda sektöründe yeni nesil bir marka yaklaşımını temsil ediyor.

#SadıkAmcaZeytinyağları #Ayvalık #Zeytinyağı #DoğalLezzet #SoğukSıkım #GıdaSektörü #Sürdürülebilirlik #İyilikHikayesi #ÇYDD #EgeLezzetleri #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Sampi Express & Pizza Portivo Aynı Mutfakta Buluştu

Pide sektörünün köklü markası Sampi Pide A.Ş., artan maliyetlere karşı geliştirdiği “Sampi Express & Pizza Portivo” hibrit modeli ile restoran sektöründe yeni bir dönemi başlattı. İstanbul Ümraniye’de açılan ilk hibrit şube, geleneksel lezzet mirasını modern hızlı servis anlayışıyla birleştirerek yatırımcılara düşük maliyetli ve yüksek verimli bir işletme modeli sunuyor.

Yeni konseptte, Türkiye’nin geleneksel lezzeti Sampi Express ile İtalyan esintili Pizza Portivo aynı mutfakta buluşuyor. Yarı pişmiş ürün teknolojisi sayesinde ürünler yalnızca 4 dakikada servise hazır hale geliyor. Sampi Pide CEO’su Zeynel Akyol, hibrit modelin yatırımcıya tek dükkan maliyetiyle iki farklı markanın satış gücünü sunduğunu vurguladı.

Ümraniye’de kurulan 20 milyon TL’lik üretim tesisi, kadın istihdamına verdiği önemle öne çıkıyor; 60 kişilik üretim ekibinin 56’sı kadınlardan oluşuyor. Şirket, 2026 yılı sonuna kadar İstanbul ve çevre illerde 20 yeni hibrit şube açmayı hedefliyor. Yatırım bedeli 2,5–3 milyon TL arasında değişen hibrit şubelerin, yaklaşık 1 yıl içinde kendini amorti etmesi öngörülüyor.

Sampi Pide A.Ş., geleneksel şubelerinin yanı sıra hibrit modeliyle büyümeyi sürdürürken, yeni sokak lezzetleri konsepti “My Street Chef” ile de sektördeki pazar payını artırmayı planlıyor.

#SampiPide #SampiExpress #PizzaPortivo #GıdaSektörü #RestoranAçılışı #Ümraniye #HibritModel #Kadınİstihdamı #Yatırım #MyStreetChef #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

“Heart to Art” Sergisi Moda Büyük Kulüp’te Açılıyor

14 Şubat Sevgililer Günü’nde Galeri İdil’in Moda Büyük Kulüp’te düzenleyeceği “Heart to Art” sergisi, sanatseverleri aşkın evrensel dilini keşfetmeye davet ediyor. Sergide yer alacak isimlerden Ressam Selda İnci, “Su Gibi” adlı eseriyle aşkın akışkanlığını, berraklığını ve sürekliliğini simgeleyen özel bir yorum sunuyor.

İnci, eserinde suyun doğadaki döngüsünü çiçek motifleriyle birleştirerek romantik atmosferi mistik bir derinliğe taşıyor. Sanatçı, her tablosunu parmak iziyle imzalayarak kişisel bir iz bırakıyor ve “Her eserim benim varlığımın bir parçasıdır. Her parmak izim ilahi aşka tanıklık eder” sözleriyle sanatına duyduğu bağlılığı ifade ediyor.

Moda Büyük Kulüp’te 14 Şubat 2026’da başlayacak sergi, 20 Şubat 2026’ya kadar ziyaret edilebilecek. Sanatın büyüsüyle buluşan bu özel sergi, Sevgililer Günü’nü unutulmaz bir sanat deneyimine dönüştürmeyi hedefliyor.

#Seldaİnci #HeartToArt #SuGibi #Galeriİdil #ModaBüyükKulüp #SanatSergisi #SevgililerGünü #ÇağdaşSanat #İstanbulSanat #RomantikSanat #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Sultangazi’nin İlk Çocuk Kütüphanesi

Sultangazi Belediyesi’nin ilçedeki ilk ve tek çocuk kütüphanesi, her gün minik ziyaretçilerini ağırlamaya devam ediyor. Şehit Ferdi Yurduseven Gençlik Merkezi’nde yer alan kütüphane, çocukların derslerini pekiştirmelerine destek olurken aynı zamanda eğlenceli etkinliklerle sosyalleşmelerine imkân tanıyor.

Her gün 12.00 – 18.00 saatleri arasında açık olan kütüphanede, ev ödevi saatleri ve test çözme etkinlikleriyle çocukların okul başarıları destekleniyor. Ayrıca kitap okuma, akıl zeka oyunları, ahşap boyama, anahtar yapımı, üç boyutlu bayrak tasarımı gibi etkinliklerle minikler hem öğreniyor hem de keyifli vakit geçiriyor.

Sultangazi Belediye Başkanı Abdurrahman Dursun, “Çocuklarımız bizim geleceğimiz. Kütüphanemiz onların hem eğlenip öğrenebileceği hem de sosyalleşebileceği bir merkez olarak hizmet veriyor” dedi.

 

#SultangaziBelediyesi #ÇocukKütüphanesi #YerelYönetim #Eğitim #ÇocukEtkinlikleri #OkumaAlışkanlığı #Sultangazi #MinikZiyaretçiler #BelediyeHizmetleri #Sosyalleşme #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Doğa, Beden ve Kutsal Casa Foscolo’da Buluşuyor

İlayda Babacan Art Projects (IBAP) tarafından hayata geçirilen “İçimizde Büyüyen Orman” başlıklı grup sergisi, 13 Şubat – 15 Mart 2026 tarihleri arasında Pera’daki Casa Foscolo Hotel’de gerçekleşiyor. Küratörlüğünü İlayda Babacan’ın üstlendiği sergide, sanatçılar Atilla Galip Pınar, Caner Şengünalp ve Damla Özdemir’in eserleri izleyiciyle buluşuyor.

Neo-klasik mimarisiyle kültürel bir miras olan Casa Foscolo Hotel, tarihi dokusunu koruyarak yerli ve yabancı sanatçıların eserlerine ev sahipliği yapıyor. Sergi, kutsalın, doğanın ve bedenin birbirine karıştığı bir alan açarken, ormanı yalnızca bir doğa imgesi değil; insanın içinde kök salan, dallanan ve dönüşen bir varoluş metaforu olarak yorumluyor.

İzleyiciyi içsel doğanın bir sığınak mı yoksa yüzleşme alanı mı olduğu üzerine düşünmeye davet eden sergi, çağdaş sanatın yeni dönemine dair güçlü bir küratoryal vizyon sunuyor.

#İçimizdeBüyüyenOrman #IBAP #CasaFoscoloHotel #ÇağdaşSanat #SanatSergisi #İstanbulSanat #AtillaGalipPınar #CanerŞengünalp #DamlaÖzdemir #İlaydaBabacan #PeraSanat #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Güres Yumurta, Turquality® Programı ile Küresel Markalaşma Yolunda

Yumurta sektörünün öncü markası Güres Yumurta, T.C. Ticaret Bakanlığı tarafından yürütülen Turquality® Markalaşma Programı’na dahil oldu. Türkiye’nin en büyük tam entegre yumurta üretim tesisine sahip olan marka, üretimden paketlemeye ve ihracata uzanan tüm süreçleri tek merkezden yöneterek hem iç pazarda hem de uluslararası pazarlarda güçlü bir konum elde ediyor.
Güres Group Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Mustafa Güres, “Turquality® desteği, kalite ve sürdürülebilirlik vizyonumuzun bir göstergesi. Bu programla Güres Yumurta’yı global pazarlarda daha etkin konumlandırmayı ve Türk gıda sektörünü uluslararası ölçekte başarıyla temsil etmeyi hedefliyoruz” dedi.
Yenilenebilir enerji yatırımları, çevre dostu üretim uygulamaları ve sürdürülebilirlik odaklı iş modeliyle öne çıkan Güres Yumurta, Turquality® desteği sayesinde küresel ölçekte marka gücünü daha da ileri taşımayı amaçlıyor. Bu gelişme, yalnızca Güres Yumurta’nın uluslararası pazardaki konumunu güçlendirmekle kalmıyor; aynı zamanda Türk gıda sektörünün kalite ve güven anlayışını dünyaya taşıyor.

#GüresYumurta #Turquality #GıdaSektörü #Ekonomi #Markalaşma #SürdürülebilirÜretim #GlobalBüyüme #TürkGıdaSektörü #İhracat #YumurtaÜretimi #PauseDergi #PauseTv

Çiftlikten Sofraya Lezzet Yolculuğu Zeste’de

Şirince’nin kalbinde tarih, doğa ve gastronomiyi buluşturan Güllü Konakları, yenilenen Zeste Restoran ile misafirlerine dört mevsime yayılan ayrıcalıklı bir konaklama ve lezzet deneyimi sunuyor. Taş evleri, bağları ve zeytinlikleriyle kültürel bir yolculuk vadeden tesis, Ege’nin kadim ruhunu rafine bir konaklama felsefesiyle birleştiriyor.

Şef Sinan Karaahmet liderliğinde “çiftlikten sofraya” yaklaşımıyla hazırlanan menüler, otelin kendi bahçelerinde yetiştirilen mevsimsel ürünlerle şekilleniyor. Türkiye’nin saygın someliyerlerinden Osman Pekin danışmanlığında oluşturulan şarap seçkisi ise bu gastronomi yolculuğunu tamamlıyor. Zeytin hasadı döneminde misafirler, üretim sürecine birebir tanıklık ederek doğayla kurulan bağı daha da derinleştiriyor.

Güllü Konakları, tarihi dokusunu koruyan mimarisi, kişisel atmosfer sunan odaları ve Şirince’nin dingin ruhuyla bütünleşen deneyimleriyle butik konaklamada özgün bir adres olarak öne çıkıyor.

#GüllüKonakları #ZesteRestoran #Şirince #EgeLezzetleri #ButikOtel #GurmeDeneyim #ÇiftliktenSofraya #EgeRuhu #Gastronomi #ButikKonaklama #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity