Yazılar

Evden Uzak’tan Yeni Single: “Böyle Bitmesin

Alternatif müzik sahnesinin dikkat çeken gruplarından Evden Uzak, yeni single çalışması “Böyle Bitmesin” ile dinleyiciyle buluştu. Sözü ve müziği Oğuzhan Sever’e ait olan parça, yarım kalan bir aşkın ardından geride kalan kırılgan duyguları içe dönük ve sade bir anlatımla aktarıyor. Alkame Özer’in aranjesi ise şarkının atmosferini derinleştirerek duygusal yoğunluğu artırıyor.

Grup, bu çalışmasıyla alternatif müziğin melankolik çizgisini korurken anlatı gücünü ön plana çıkarıyor. “Böyle Bitmesin”, AVRUPA MÜZİK etiketiyle tüm dijital platformlarda yayında.

#EvdenUzak #BöyleBitmesin #AlternatifMüzik #YeniSingle #AvrupaMüzik #Melankoli #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

“Hilton Bomonti’de Ramazan Sofraları Başlıyor”

Hilton İstanbul Bomonti’nin The Globe Restaurant’ı, Ramazan ayı boyunca misafirlerine her güne özel hazırlanan iftar menüleriyle unutulmaz bir gastronomi deneyimi sunuyor. 5 Şubat’a kadar yapılacak erken rezervasyonlarda %10 indirim fırsatı da bulunuyor.

Ramazan’ın birlik ve paylaşma ruhunu yansıtan menülerde; özenle hazırlanan çorbalar, mezeler, ana yemekler ve tatlılar yer alıyor. Günlük olarak değişen menüler, misafirlere her akşam farklı lezzetleri tatma imkânı sağlıyor. İftar sonrası kumda Türk kahvesi, Türk Çayı Köşesi, geleneksel şerbetler ve çeşitli kahveler sunulurken, Ramazan temasına uygun müzik yayını ile atmosfer tamamlanıyor.

40 kişiden 1.400 kişiye kadar farklı büyüklükte grupları ağırlayabilen Hilton İstanbul Bomonti, kurumsal ve toplu iftar organizasyonları için özel menü ve fiyat seçenekleri sunuyor. Grup rezervasyonlarında canlı müzik hizmeti de organize edilebiliyor. Otelin deneyimli mutfak ekibi, misafirlerine zengin iftar sofraları hazırlarken, eforea Spa ise Ramazan akşamlarını huzurla tamamlamak isteyenlere ayrıcalıklı bir deneyim sunuyor.

#HiltonBomonti #RamazanSofraları #İftarDeneyimi #GurmeLezzetler #TheGlobeRestaurant #Ramazanİstanbul #İftarKeyfi #Gastronomi #Hiltonİstanbul #Ramazan2026 #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Kumiko’da Sevgililer Günü: Uzak Doğu’nun Romantik Lezzetleri

Kumiko Sushi & More’da Sevgililer Günü: Uzak Doğu’nun Zarif Lezzetleriyle Romantik Bir Akşam

CVK Park Bosphorus Hotel Istanbul bünyesinde yer alan Kumiko Sushi & More, 14 Şubat Sevgililer Günü’ne özel hazırladığı seçkin menüsüyle çiftleri Uzak Doğu mutfağının rafine tatlarıyla buluşturuyor. Japon kültürünün yalın estetiğini yansıtan şık dekorasyonu ve huzur veren atmosferiyle Kumiko, aşkın en özel gününü unutulmaz bir lezzet yolculuğuna dönüştürüyor.

Özel menü; ponzu soslu edamame ile başlıyor, ardından zencefil aromalı maguro nitsuke ve tofu salata ile devam ediyor. Gyutataki ve jumbo karides tempura sıcak lezzetleri sunarken, 22 parçalık sushi tabağı California Roll, Unagi Roll, trüflü maguro nigiri ve ebi nigiri gibi çeşitlerle zenginleşiyor. Finalde ise çilek ve vanilya aromalı mochi tatlısı romantik akşamı zarif bir dokunuşla tamamlıyor.

Kumiko Sushi & More, Sevgililer Günü’nde çiftlere hem romantizmi hem de sofistike bir gastronomi deneyimini bir arada sunarak İstanbul’un kalbinde unutulmaz bir kutlama vaat ediyor.

#KumikoSushi #SevgililerGünü #GurmeLezzetler #RomantikAkşam #CVKHotels #İstanbulGastronomi #SushiExperience #UzakDoğuLezzetleri #14Şubat #Romantizm #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Karaca Plasma Steel Serisinin Reklam Yüzü Çelik Oldu

Karaca, mutfak teknolojisinde çığır açan Plasma Steel 3PLY 316+ Tencere Seti için hazırladığı yeni reklam filminde 90’lar Türkçe pop müziğinin ikonik ismi Çelik ile iş birliği yaptı. Türkiye’de ilk kez plasma teknolojisiyle güçlendirilmiş çelik yapısıyla öne çıkan ürün, yanmaz ve yapışmaz özelliği, sağlıklı pişirme avantajı ve uzun ömürlü kullanım sunuyor.

Reklam filminde Çelik, enerjik performansı ve karizmatik duruşuyla mutfaklarda yeni bir dönemi simgeleyen bu inovatif teknolojiyi eğlenceli bir anlatımla izleyiciye aktarıyor. Modern mutfakların ihtiyaçlarına cevap veren Plasma Steel 3PLY 316+ Serisi, hem profesyonel hem de ev kullanıcıları için maksimum performans ve estetik tasarım sunuyor.

KÜNYE:

Reklamveren Yetkilileri:

Sultan Köse – Marka ve Ürün Pazarlama Direktörü

Emel Cansu Suvancı – Marka ve Ürün Pazarlama Müdürü

Cemre Mollaibrahimoğlu – Marka ve Ürün Pazarlama Uzman Yardımcısı

AJANS

Enis Orhun – CEO

Ümit Taşlı – ECD

Semih Türkmen – Creative Director

Kübra Demirkaya – Creative Group Head

İrem Kasuto – Sanat Yönetmeni

İdil Eda Altunışık – Copywriter

Burak Kaçi – Strateji Direktörü

Beyza Saraç – Strategy Planning

Yekta Gürel – Genel Müdür

Pınar Özçakır – Account Team Director

Özden Ersöz – Account Supervisor

Fulya Akay – Üretim Müdürü

Begüm Özkul – Agency Producer

Beril Girit – JR. Ajansı Yapımcısı

Hakan Tahan – Grafik Sanatçısı

Karaca Plasma Steel SM Ekibi:

Kreatif Ekip: Gizem Serin, Serra Torun, Ezgi Kara

Sosyal Medya Ekibi: Sera Aktüre Öngel, Berfin Atsız, Melis Tavacı

Yapım: Dcc Film

Yönetmen: Mert İçgören

 

#Karaca #PlasmaSteel #Çelik #ReklamFilmi #MutfakTeknolojisi #YenilikçiÜrünler #SağlıklıPişirme #Dayanıklılık #EvYaşamı #TürkçePop #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Her Zaman Yıkamanız Gereken 12 Meyve ve Sebze

Taze meyve ve sebzeler sağlıklı beslenmenin vazgeçilmez parçası olsa da, pestisit kalıntıları ciddi bir risk oluşturuyor. Çevre Çalışma Grubu’nun (EWG) araştırmasına göre, “Kirli On İki” olarak adlandırılan bazı ürünlerde pestisit kalıntısı diğerlerine göre çok daha yüksek. Uzmanlar, bu ürünlerin mutlaka iyice yıkanarak tüketilmesi gerektiğini vurguluyor.

Kirli On İki Listesi

Çilek

Ispanak

Kara lahana, hardal yaprakları

Üzüm

Şeftali

Armut

Elma

Biber ve acı biber

Kiraz

Yaban mersini

Taze fasulye

Bu ürünler, pestisit kalıntısı açısından en riskli grupta yer alıyor. Sağlık kılavuzları günde en az beş porsiyon meyve ve sebze tüketilmesini önerirken, uzmanlar tüketicilerin hijyen ve yıkama konusunda daha dikkatli olmaları gerektiğini belirtiyor.

#GıdaGüvenliği #KirliOnİki #MeyveSebze #SağlıklıBeslenme #Pestisit #GıdaHaberi #Hijyen #TüketiciUyarısı #DoğalYaşam #Sağlık #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

AVLU Restoran’da 6 Aşamalı Sevgililer Günü Menüsü

Four Seasons Hotel Sultanahmet: Tarihi Dokuda Romantik Bir Akşam

Four Seasons Hotel Sultanahmet, Sevgililer Günü’nde çiftleri tarihi yarımadanın dingin atmosferinde unutulmaz bir gastronomi deneyimine davet ediyor. Otelin imza restoranı AVLU, Executive Chef Özgür Üstün ve ekibinin hazırladığı 6 aşamalı özel menüyle romantizmi lezzetle buluşturuyor.

Menüde tavada mühürlenmiş deniz tarağı, kuru dinlendirilmiş dana kontrafile, bisque soslu kuskus eşliğinde ızgara ıstakoz kuyruğu ve Wellington ana yemek olarak öne çıkıyor. Finalde ise litchi jöle, frambuaz mousse ve ejder meyvesi coulis ile hazırlanan “tek kalp, iki kaşık” tatlısı romantik akşamı zarif bir kapanışla tamamlıyor. Tarih, ambiyans ve gastronominin kusursuz uyumuyla Sultanahmet, çiftlere unutulmaz bir Sevgililer Günü vaat ediyor.

#FourSeasonsSultanahmet #SevgililerGünü #RomantikAkşam #GurmeLezzetler #AVLU #İstanbulGastronomi #14Şubat #TarihiYarımada PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Four Seasons Hotel Sultanahmet: 0212 402 30 00

 

14 Şubat’ta Çırağan’da Unutulmaz Anlar

Çırağan Palace Kempinski İstanbul’da Sevgililer Günü: Romantizmin ve Gastronominin Buluştuğu Sofralar

Boğaz’ın büyüleyici manzarası, saray ihtişamı ve seçkin gastronomi deneyimleriyle Çırağan Palace Kempinski İstanbul, 14 Şubat Sevgililer Günü’nü çiftler için unutulmaz bir kutlamaya dönüştürüyor.

Ayrıcalıklı Konaklama Paketleri

Çiftler için hazırlanan iki özel konaklama paketi, romantik akşam yemekleri ve zengin kahvaltı menüleriyle Sevgililer Günü’nü taçlandırıyor. Osmanlı ve Türk mutfağının asırlık lezzetlerini sunan Tuğra Restoran ile Anadolu mutfağının çağdaş yorumlarını romantik atmosferde buluşturan Rüya İstanbul, çiftlere zarif ve unutulmaz anlar yaşatıyor.

Romantik Gastronomi Deneyimleri

Tuğra Restoran: Michelin Guide tavsiyesi ve Gault & Millau ödülleriyle öne çıkan mekân, sekiz aşamalı özel menüsüyle romantizmi sofistike bir gastronomi yolculuğuna dönüştürüyor. (Kişi başı 9.600 TL)

Bellini: İtalyan mutfağının zarif tatlarını Boğaz manzarası eşliğinde sunarak romantik bir akşam vaat ediyor. (Kişi başı 7.800 TL)

Gazebo: 9–15 Şubat tarihleri arasında Sevgililer Günü’ne özel beş çayı menüsüyle aşk dolu sohbetlere eşlik ediyor. (Kişi başı 3.800 TL)

Saray Zarafetiyle Sevgililer Günü

Çırağan Palace Kempinski İstanbul, romantizmi Boğaz’ın eşsiz manzarasıyla buluşturarak çiftlere ihtişamlı bir Sevgililer Günü deneyimi sunuyor.

#ÇırağanPalaceKempinski #SevgililerGünü #RomantikAkşam #GurmeLezzetler #TuğraRestoran #Bellini #Gazebo #İstanbulBoğazı #Romantizm #14Şubat #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Hamilelikte ınfluenza riskine dikkat

Dondurucu kış soğuklarının yanı sıra kapalı ve kalabalık alanlarda daha uzun süre kalınması solunum yolu enfeksiyonlarının çok hızlı ve çok kolay bulaşmasına neden olurken, bu durum hamileler için ciddi tehlikeleri de beraberinde getirebiliyor. Acıbadem Taksim Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Meriç Kabakcı, gebelikte bağışıklık sisteminin influenza ve diğer enfeksiyonlara karşı daha savunmasız hale geldiğini belirterek “Son günlerde hamilelerde özellikle influenza ile çok sık karşılaşıyoruz. Bu nedenle anne adayları olası bir burun akıntısı ya da baş ağrısı gibi enfeksiyon belirtilerini hafife alıp ‘nasıl olsa geçer’ düşüncesiyle ilaç kullanarak zaman kaybetmemeli, mutlaka kadın hastalıkları ve doğum uzmanına ya da ilgili hekime başvurmalıdır. Aksi taktirde gebelikte bilinçsiz ilaç kullanımı anne ve bebek sağlığı açısından hayati riske yol açabilmektedir” diyor. Alınacak basit ama düzenli önlemlerle enfeksiyon riskini büyük ölçüde azaltmanın mümkün olduğunu vurgulayan Dr. Meriç Kabakcı kış hamileliğinde enfeksiyonlara karşı 7 etkili önerisini anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Dr. Meriç Kabakcı

Dr. Meriç Kabakcı

  • Hijyene dikkat edin

Hijyen, kış enfeksiyonlarından korunmanın en etkili yollarından biridir. Eller gün içinde sık sık, en az 20 saniye boyunca sabun ve suyla yıkanmalıdır. Özellikle dışarıdan eve gelindiğinde, toplu taşıma kullanıldıktan sonra ve yemeklerden önce el hijyenine özen gösterilmelidir. El yıkama imkanı olmayan durumlarda alkol bazlı el antiseptikleri kullanılabilir.

  • Kapalı ve kalabalık ortamlardan uzak durun

Kalabalık ve kapalı ortamlardan mümkün olduğunca uzak durmak, hamileler için önemli bir diğer korunma yöntemidir. Alışveriş merkezleri, toplu taşıma araçları ve havalandırması yetersiz kapalı alanlarda virüsler çok kolay ve çok hızlı bulaşırken, hamilelikte bağışıklık sistemi daha hassas olduğu için bu ortamlarda enfeksiyon kapma riski çok daha fazladır.  Mecbur kalınan durumlarda maske kullanımı ve mesafenin korunması faydalı olacaktır.

  • Beslenmenize dikkat edin

Kış aylarında beslenme düzeni bağışıklık sistemini desteklemede kilit rol oynar. C vitamini, çinko ve protein açısından zengin besinler bağışıklığın güçlenmesine yardımcı olur. Mevsim sebze ve meyveleri, yeterli süt ve süt ürünleri, iyi pişmiş et ve baklagiller ile yeterli su tüketimi vücudun enfeksiyonlarla savaşma kapasitesini artırır. Herhangi bir vitamin veya takviye kullanımı mutlaka doktor önerisiyle yapılmalıdır.

  • Uyku düzeninize özen gösterin

Dr. Meriç Kabakcı “Yapılan araştırmalar; yetersiz uykunun bağışıklık sistemini zayıflattığını göstermektedir. Hamilelikte hormonal değişimler uyku düzenini zorlaştırsa da, mümkün olduğunca düzenli ve kaliteli uyumaya çalışmak, vücudun kendini yenilemesini sağlar ve enfeksiyonlara karşı direnci artırır. Günde ortalama 7–9 saat uyumaya özen göstermek, mümkünse aynı saatlerde yatıp kalkmak, aşırı yorgunluktan kaçınmak ve stresi yönetmeyi öğrenmek bağışıklık sistemi açısından büyük fayda sağlayacaktır” diyor.

  • Ortamı sık sık havalandırın

Ortamın havalandırılması da çoğu zaman göz ardı edilen ancak oldukça etkili bir önlemdir. Kapalı alanlarda biriken mikroplar, havalandırma yapılmadığında daha kolay yayılır. Ev ve iş ortamları günde birkaç kez, kısa süreli de olsa mutlaka havalandırılmalıdır. Soğuk havadan çekinerek camları hiç açmamak, virüslerin kapalı alanda daha kolay yayılmasına neden olabilir.

  • Aşı olun

Dr. Meriç Kabakcı “Influenza (grip) aşısı hamilelikte güvenle uygulanabilen ve hem anne hem de bebeği koruyan önemli bir önlemdir. Grip aşısı, gebeliğin uygun dönemlerinde doktor kontrolünde güvenle yapılabilir. Kış aylarında sık görülen grip ve benzeri enfeksiyonlar gebelerde daha ağır seyredebildiği için, aşı ile korunmak ciddi komplikasyonların önüne geçebilir. Ancak aşı kararı mutlaka doktorla değerlendirilmelidir” diyor.

  • Doktora başvurmadan ilaç almayın

Boğaz ağrısı, halsizlik, burun akıntısı ve ateş gibi şikayetler ortaya çıktığında ‘nasıl olsa geçer’ düşüncesiyle doktora danışmadan, rastgele ilaç kullanmak hem anneye hem bebeğe zarar verir. Hamilelikte her ilaç güvenli değildir. Bu nedenle en küçük belirtide bile mutlaka doktora başvurulmalı ve tedavi uzman kontrolünde yapılmalıdır.

#HamilelikteSağlık #EnfeksiyonRiskineDikkat #AnneAdayları #GebelikteInfluenza #SağlıkHaberi #DrMeriçKabakcı #AnneBebekSağlığı #KışHamileliği #EnfeksiyonÖnlemleri #SağlıklıGebelik #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Çoğu erkek ‘kadın kanseri’ sanıyor ama…

Dünya genelinde erkeklerde meme kanseri, kadınlara göre nadir görülse de son yıllarda giderek artış gösteriyor. Toplumumuzda ‘erkeklerde meme kanseri olmaz’ gibi yanlış bir algı olduğunu belirten Acıbadem Ataşehir Hastanesi Onkoloji Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Fatih Aydoğan “Türkiye’de yılda yaklaşık 25 bin kadında, 200-250 erkekte meme kanseri teşhis ediliyor. Erkeklerde kadınlardan daha ileri dönemde 65-70 yaşlarında görülmektedir. En sık yapılan hataların başında; meme kanserinin sadece kadınlara özgü bir hastalık sanılması, gelişen kitlelerin önemsenmemesi ve doktora geç başvurulması gelmektedir. Bilimsel araştırmalar; erkeklerde meme kanserinin çoğunlukla geç fark edildiğini gösteriyor” diyor.

Genetik yatkınlık ve ailede meme kanseri öyküsü olmasının riski artırdığına dikkat çeken Prof. Dr. Aydoğan buna karşın bazı yanlış yaşam alışkanlıklarının da meme kanserine zemin hazırlayabildiğini vurguluyor. Onkoloji Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Fatih Aydoğan, erkeklerde meme kanserine neden olan 7 etkeni sıraladı, erkeklerde meme kanserine yönelik uluslararası dergide yayınlanan bilimsel çalışmalarında ortaya çıkan çarpıcı sonucu paylaştı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Prof. Dr. Fatih Aydoğan

Prof. Dr. Fatih Aydoğan

  • Aşırı alkol kullanımı

Alkol, karaciğer fonksiyonlarını bozarak hormon dengesini etkileyebilir. Karaciğerin düzgün çalışmaması, vücutta östrojenin artmasına yol açar. Bu durum meme dokusunu olumsuz etkileyerek kanser riskini artırabilir. Düzenli ve aşırı alkol tüketimi, erkeklerde meme kanseriyle ilişkilendirilmiştir.

  • Fazla kilo ve obezite

Onkoloji Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Fatih Aydoğan “Fazla kilo, erkeklerde meme kanseri için önemli bir risk faktörüdür. Yağ dokusu arttıkça vücutta kadınlık hormonu olarak bilinen östrojenin düzeyi yükselir. Bu hormon artışı meme dokusunu olumsuz etkileyebilir. Obezite aynı zamanda bağışıklık sistemini zayıflatır ve vücuttaki iltihabi durumu artırır. Bu nedenle kilo kontrolü büyük önem taşır” diyor.

  • Hareketsiz yaşam

Düzenli fiziksel aktivitenin olmaması, meme kanseri riskini artıran faktörler arasındadır. Hareketsiz yaşam kilo alımına, hormon dengesinin bozulmasına ve metabolizmanın yavaşlamasına neden olur. Düzenli yürüyüş, egzersiz ve aktif yaşam tarzı hem kilo kontrolünü sağlar hem de kanser riskini azaltır. Özellikle masa başı çalışan erkeklerde bu risk daha belirgindir.

  • Aile öyküsü ve genetik yatkınlık

Ailede meme kanseri öyküsü olan erkeklerde risk artar. Özellikle anne, kız kardeş ve erkek akrabalarda meme kanseri bulunması önemlidir. Bazı erkekler doğuştan meme kanseri riskini artıran genetik değişiklikler taşıyabilir. En bilineni BRCA2 genidir. Ancak ailede kanser öyküsü olmayan erkeklerde de meme kanseri görülebilir.

  • İleri yaş

Prof. Dr. Aydoğan “Erkek meme kanseri en sık ileri yaşlarda görülür. Özellikle 60 yaşından sonra risk belirgin şekilde artar. Yaş ilerledikçe vücutta hormon dengesi değişir ve hücrelerde birikmiş hasar artar. Bu durum kanser gelişimine zemin hazırlayabilir. Erkeklerde meme kanserinin kadınlara göre daha geç yaşlarda ortaya çıkmasının en önemli nedenlerinden biri budur” diyor.

  • Göğüs bölgesine radyasyon maruziyeti

Daha önce göğüs bölgesine radyoterapi uygulanmış erkeklerde meme kanseri riski artabilir. Özellikle genç yaşta alınan radyasyonun etkisi daha fazladır. Lenfoma gibi hastalıklar nedeniyle göğüs bölgesine radyasyon alan kişilerde bu risk yıllar sonra ortaya çıkabilir.

  • Hormon dengesizliği ve bazı hastalıklar

Prof. Dr. Aydoğan “Erkeklerde hormon dengesini bozan bazı durumlar meme kanseri riskini artırabilir. Karaciğer hastalıkları, testosteron düşüklüğü ve bazı endokrin sorunlar buna örnektir. Ayrıca Klinefelter sendromu gibi doğuştan gelen bazı durumlarda meme kanseri riski belirgin şekilde yükselir” diyor.

Bilimsel araştırmada çarpıcı gerçek!

Duygusal ve sosyal destek tıbbi tedavi kadar hayati rol oynuyor!

Prof. Dr. Fatih Aydoğan’ın da yer aldığı ekibin, uluslararası dergide yayınlanan çalışması, meme kanserinde çarpıcı bir gerçeği ortaya koyuyor. Prof. Dr. Aydoğan şöyle konuşuyor: “Özellikle meme kanseri olan erkeklerde, toplumdaki önyargılar ve yanlış algılar nedeniyle yalnızlık sık görülebiliyor. Kanser tedavisinde ilaç kadar önemli olan bir şey varsa, o da moral ve paylaşım duygusudur. Yaptığımız bilimsel araştırmanın sonuçları; duygusal ve sosyal desteğin tıbbi tedavi kadar hayati olduğunu gösteriyor. Tedavi sürecinde hastanın yanında onu anlayan ve motive eden biri ya da birilerinin varlığı -ki bu aile bireyleri, arkadaş, komşu, hekim ekibi hatta hasta destek grupları olabilir- sağkalımı doğrudan etkileyebiliyor.”

#MemeKanseri #ErkeklerdeMemeKanseri #KanserFarkındalığı #SağlıkHaberi #Onkoloji #ProfFatihAydoğan #ErkenTeşhis #SosyalDestek #KanserAraştırmaları #SağlıklıYaşam #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Çayda Toz Her Zaman Hile Değil

Türkiye’de sudan sonra en çok tüketilen içecek olan çay, zaman zaman “toz”, “boya” ve “hile” tartışmalarıyla gündeme geliyor. Uzmanlar, çayda görülen tozun her zaman yabancı madde anlamına gelmediğini, üretim sürecinde yaprakların parçalanmasıyla oluşan doğal kırıntılar olabileceğini belirtiyor. Ancak yüksek oranda toz, düşük kalite veya aşırı mekanik işlem göstergesi kabul ediliyor.

Katkı Maddesi ve Boya Kullanımı Yasak

Türk Gıda Kodeksi’ne göre çaya hiçbir katkı maddesi eklenemiyor. Buna rağmen bazı ürünlerde Sudan I–IV ve Metanil sarısı gibi yasak boyaların kullanıldığı tespit ediliyor. Bu tür boyaların kanserojen etki, karaciğer ve böbrek hasarı, alerjik reaksiyonlar ve uzun vadede toksik birikim riski taşıdığı ifade ediliyor. Çayın içeriği yalnızca Camellia sinensis bitkisinin yapraklarından oluşmalı.

Evde Testler Güvenilir Değil

Sosyal medyada sıkça paylaşılan “evde çay testi” yöntemlerinin güvenilir olmadığına dikkat çekiliyor. Çayda hile veya tağşişin ancak akredite laboratuvarlarda yapılacak bilimsel analizlerle tespit edilebileceği vurgulanıyor. Tüketiciler, şüpheli ürünleri Tarım ve Orman Bakanlığı’na bildirebilir veya Alo 174 Gıda Güvenliği Hattı üzerinden şikâyet oluşturabilir.

Ambalajsız Çaylardan Uzak Durun

Türkiye’de kişi başına yıllık yaş çay tüketimi 13,7 kg, kuru çay tüketimi ise 3,5–4 kg seviyesinde. Bu kadar yoğun tüketilen bir ürün için uzmanlar, ambalajsız dökme çaylardan uzak durulması gerektiğini belirtiyor. Ambalajsız ürünlerde üretici takibi ve izlenebilirlik mümkün olmadığından hile riskinin daha yüksek olduğu ifade ediliyor. Etiket bilgilerini kontrol etmek, üretici ve parti numarasını incelemek, şüpheli tat, koku veya renk farkında Tarım ve Orman Bakanlığı’na başvurmak tüketiciler için en güvenli yol olarak gösteriliyor.

Etiket Okuryazarlığı Önemli

Uzmanlar, tüketicilerin “etiket okuryazarlığı” konusunda bilinçlenmesi gerektiğini vurguluyor. Ürün menşei, üretici bilgisi ve parti numarası gibi detayların kontrol edilmesi, güvenilir markalardan alışveriş yapılması ve şüpheli durumlarda resmi mercilere başvurulması öneriliyor.

#Çay #GıdaGüvenliği #TüketiciUyarısı #ÇaydaHile #EtiketOkuryazarlığı #SağlıklıTüketim #TürkiyeÇay #GıdaHaberi #AmbalajlıÜrün #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity