TAV sağlıklı seyahat taahhüdünü güçlendirdi

TAV sağlıklı seyahat taahhüdünü güçlendirdi

TAV Havalimanları’nın altı ülkede işlettiği 11 havalimanı ACI tarafından oluşturulan ve pandemi önlemlerini belirleyen sertifikasyonu alıyor. Ankara Esenboğa, Üsküp ve Zagreb havalimanları süreci tamamlayarak sertifikalarını aldı.

TAV Havalimanları Türkiye’de ve yurtdışında işlettiği havalimanlarını pandemi döneminde güvenli seyahat için Uluslararası Havalimanları Konseyi (ACI World) tarafından oluşturulan program kapsamında sertifikalandırıyor.

Ankara Esenboğa, Makedonya Üsküp ve Hırvatistan Zagreb havalimanları başvuru sürecini tamamlayarak “ACI Havalimanı Sağlık Akreditasyonu”nu aldı.

İzmir Adnan Menderes, Gazipaşa-Alanya, Milas-Bodrum ile Tunus’taki Enfidha ve Monastir, Gürcistan’ın Tiflis ve Suudi Arabistan’ın Medine havalimanları da akreditasyon sürecini yürütüyor. Fraport ve TAV’ın birlikte işlettiği Antalya Havalimanı da sertifikayı alacak.

TAV Havalimanları İşletmelerden Sorumlu Grup Başkanı (COO) Kürşad Koçak “Havacılıkta sektörün doğası gereği tüm dünyada geçerli olan sıkı düzenlemeler bulunuyor. Bu nedenle, havacılık pandemiden en fazla etkilenen fakat aynı zamanda yeni düzenlemelere en hızlı adapte olan sektörler arasında yer alıyor. TAV olarak işlettiğimiz tüm havalimanlarında, çalışanlarımızın ve yolcularımızın sağlığını korumak üzere otoritelerin belirlediği önlemleri tam olarak hayata geçirdik. Türkiye’deki havalimanlarımızda SHGM tarafından yayınlanan Havaalanı Pandemi Tedbirleri Sertifikasyonunu aldık. Haziran başından bu yana da yolcularımıza sorunsuz bir şekilde hizmet veriyoruz. Avrupa Havacılık Emniyeti Ajansı EASA tarafından hazırlanan protokole imza attık. Şimdi de ACI tarafından yürütülen kapsamlı programa katılarak bu konudaki taahhütlerimizi daha da güçlendirmiş olduk. Havalimanları ve havayollarının aldığı önlemlerle seyahat sırasında bulaşı riskinin en aza indirildiğine inanıyoruz. Uçuş öncesi test süreciyle birlikte düşündüğümüzde, ülkeler arasındaki uçuş kısıtlamalarının ve karantina önlemlerinin kaldırılarak ve sektörün canlanmasını umuyoruz” dedi.

 Betül Demir “Her zaman daha iyi olmanın peşindeyim”

Betül Demir “Her zaman daha iyi olmanın peşindeyim”

Duygularıyla yaşayan, işine adeta aşık ve romantik olmayan bir yapıya sahip. Okuduğu parçaların sözünde, bestesinde, müziğinde kısaca her detayında var. Hayatın her yönünü hissederek şarkı söylüyor. Hep daha da iyisini yapmak için kendisiyle sürekli bir yarış halinde, e tabi elde ettiği olumlu sonuçlar da keyfine keyif katıyor.  Pause derginin bu ayki kapak konuğu genç müzisyen sevgili Betül Demir.. Siz değerli okurlarımız için kendisiyle yeni çıkan albümünü, sektörü, iş ve özel hayatını konuştuk. Keyifli okumalar…

İşin mutfağında çok yönlü yer alıyorsanız daha çok ayrıntının muhatabı olmak durumundasınız. Daha iyisini yapmak için de kendi kendinizin jürisi oluyorsunuz. Sürekli bir yarış hali ama tabi çok keyifli…

 Benim en hit şarkılarım hep yaşanmışlığı olanlardı. Ben de öyle şarkıları daha çok seviyorum. Sezen Aksu şarkıları gibi…

Yeni albüm “Akustika” benim içinde sürprizdi. Pandemi sırasında kaydettiğimiz akustik kayıtlar büyük ilgi görünce, albüm fikri sevgili yapımcım Samsun Demir’den geldi. Bu devamı gelecek birçok akustik projenin ilki hatta…           

Yepyeni iki şarkı çıkarmayı planlarken tüm dünyada yaşadığımız bu salgın, beni olduğu gibi ekibimi de daha başka duygulara sürükledi. Daha romantik daha içli şarkılar söyleyelim istedik.

Sektörün eksikleri çok fazla ama en önemlisi birlik değiliz… Yüksek egolar ve ileriyi görememek
Sanırım şu pandemi de en çok bunu fark ettik.

 Düşünülmüş hiç bir şey romantik gelmez bana, o an içinde birden gelişen tatlı sürprizleri severim. Zeka severim yani…

Albüm hazırlarken; söz- müzik, beste tarafı ve okuma gibi hemen her oluşumun içinde, elinden iş gelerek olmak nasıl bir şey anlatır mısınız? Zorluğu var mı ya da işinizi daha kolay bir hale dönüştürüyor mu?

Kolaylık olduğunu düşünen olursa yanılır… İşin mutfağında çok yönlü yer alıyorsanız daha çok ayrıntının muhatabı olmak durumundasınız. Daha iyisini yapmak için de kendi kendinizin jürisi oluyorsunuz. Sürekli bir yarış hali ama tabi çok keyifli… Bir de çalışma arkadaşlarınız da aynı disipline ve benzer hislere sahipse motivasyonum en üst seviyelere çıkıyor. Yaptığımız iş içime sinene kadar devam ediyorum.

Şarkı yazmak için; “bir ilişki, bir ayrılık şart” demiştiniz. Gerçekten şart mı?
Evet hala aynı fikirdeyim, hayatın her yönünü hissetmek şart, yaşamak… Tabi eğer duygularını notalara sözlere dökebiliyorsa insan…

Neden?
Benim en hit şarkılarım hep yaşanmışlığı olanlardı. Ben de öyle şarkıları daha çok seviyorum. Sezen Aksu şarkıları gibi…

Dizi müziği teklifi gelse yapar mısınız? Böyle bir şeyi yaparken o duyguyu yakalamak için sizce gerekli olan bir şart var mıdır?

Yaparım tabi zevkle… Daha önce bir kaç dizi için söyledim… Bir hikâyenin şarkısı olmak güzel bir duygu… İyi senaryo ve iyi oyunculuklar her zaman ilham verir bana.

Yeni albümünüz çıktı… Bahseder misiniz?

Yeni albüm “Akustika” benim içinde sürprizdi. Pandemi sırasında kaydettiğimiz akustik kayıtlar büyük ilgi görünce, albüm fikri sevgili yapımcım Samsun Demir’den geldi. Bu devamı gelecek birçok akustik projenin ilki hatta… Benim müzik kariyerimde çok önemli bir yeri olan Sezen Aksu şarkılarının içinde olduğu bu albümüm çıktı. Sonrası derya deniz gibi gelmeye devam edecek. 23 müzik yapım ve dmc ortaklığında çıkan Akustika’nın proje mimarı prodüktörüm Sude Bilge Demir ve aranjörüm Emirhan Cengiz… Yumuşacık sıcacık bir albüm oldu. Hepimizin ruhuna işlemiş Sezen Aksu şarkılarını bir de bizim yorumumuzla dinleyin istedik.

Genelde yeni albümler yaz başı lanse ediliyor. Siz sezonun sonunu tercih ettiniz. Neden?
Bu proje pandemi olana dek aklımızda yoktu ki… Ben yepyeni iki şarkı çıkarmayı planlarken tüm dünyada yaşadığımız bu salgın, beni olduğu gibi ekibimi de daha başka duygulara sürükledi. Daha romantik daha içli şarkılar söyleyelim istedik. Hepimiz öyle değil miyiz bu ara…

Dünyada dijital devrim ile haksız bir rekabet söz konusu… Satın alarak elde edilen beğeniler, tıklanmalar, gerçek olmayan rakamlar. Trend videolar listesine girmek, müzik platformlarında üst sırlarda bulunmak gibi… Bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Hiç bir şey…  Enerjimi bu sahte düzenin içinde eritmek yerine daha sahici olmanın dayanılmaz hafifliğini yaşıyorum. Ben balon değilim ki uçurtmayım…

Mikro influencer dönemi başlıyormuş. Yani artık takipçi sayısından ziyade kendi kitlene ne kadar hitap edebildiğiniz önemli olacak? Ne dersiniz?

Ne güzel herkes her şeyin farkında güle güle sahte gülücükler…

 Albüm sürecinde bir gününüz nasıl geçiyor?

Az uyku çokça fikirle dolu oluyorum. Sabah uyanır uyanmaz yürüyüş sonrasında mutlaka kısa da olsa yoga ve meditasyon yapıyorum. Hafif bir kahvaltı sonrası stüdyoda Emirhan Cengiz’in yanı başında çalışmaya başlıyorum. Stüdyoda vakit geçirmek benim için büyük motivasyondur her zaman…

Müzik çalışmalarınızda kardeşiniz Sude Bilge Demir’le çok sık çalışıyorsunuz. Sözlerini birlikte yazdığınız parçalar var.. Kardeş olarak özel hayatta ve iş hayatını birlikte yürütürken zorlandığınız oluyor mu?

Biz kardeşlikten öte iki yol arkadaşıyız, yoldaşız yani… Sonsuz güvenimiz var birbirimize… Karşıt fikirlerde olsak dahi teslim olabiliyoruz bu sayede… Çünkü ikimizde gitmek istediğimiz noktayı çok iyi biliyoruz. Birbirimizi ve hayallerimizi anlıyoruz.

Mesleğinize adım attığınız güden bu güne baktığınızda nasıl değerlendiriyorsunuz?
Keşke biraz hırslı olsaydım gibi özeleştiriler dışında, keşke en çok kendime ses verseydim diyorum. Özellikle görsel konularda… Onun dışında söylediğim her şarkı benim için özeldir müzikal olarak hiç pişmanlığım yok… Kuralları biraz daha sallasaydım keşke diyorum.

Müzikte her yönüyle işin içinde olunca en iyisini yakalamak için uğraşırken kararsızlığa düştüğünüz oluyor mu?

Çok… Hele benim gibi bir terazi… Dönüp dolaşıp ilk söylediğim hali onaylıyorum mesela; defalarca kayıt yaptığım birçok albüm kaydı yerine birçok defa demo kaydımı kullanmış biriyim desem…

Sektörün eksikleri var mı?

Sektörün eksikleri çok fazla ama en önemlisi birlik değiliz… Yüksek egolar ve ileriyi görememek
Sanırım şu pandemi de en çok bunu fark ettik. Bir de müzik yerine popüler dünyaya hizmet etmek işi var ki işte en büyük 2.sorun çünkü bu müzikalite çok sıradan…

Özel hayatında da kararsızlıklarınız var mıdır?

Hayır hep çok net oldum.

Nasıl bir yapıdasınız? Fark ettiğiniz kusurları atlar mısınız?

Genelde bardağın dolu tarafına bakarım fazlasıyla… Yapım bu hatta eş dost beni fazla Polyanna bulur. Kusur odaklı biri değilim hatta kusur cezbeder… Hangimiz kusursuzuz ayrıca… Ben gelişime açık geniş perspektifle bakabilen insanları seviyorum. Bu herkesi yükseltir inancındayım. Yerinde sayan yeniliklere kapalı insanlarla iletişim kurmam imkânsız… Çok kendini anlatan biri olmamakla birlikte çok dinleyen bir insan oldum hep. Kendimi tam olarak açtığım çok az insan vardır. Biraz duvarları olan biriyim. İlk anda bu insanları zorlasa da duvarın diğer tarafında sonuna kadar açık bir kapı var. Onu fark edebilen insanlar istediği kadar kusurlu olsun hep benimle olsun. Ben sevgiden işliyorum sadece ve en sevdiğim yanım bu.

Romantik misiniz?

Düşünülmüş hiç bir şey romantik gelmez bana, o an içinde birden gelişen tatlı sürprizleri severim. Zeka severim yani…

İş dışında kendinize bakar mısınız? Beslenme düzeni veya spor gibi… Rutinleriniz var mıdır?
İşimi daha iyi yapabilmenin en iyi yolu bu… Yoga yürüyüş dışında, kite surf yapıyorum.
Sağlıklı beslenme konusunda da hassasım.

Şuan ki kariyer gidişatınızdan memnun musunuz?

Her zaman daha iyi olmanın peşindeyim…

 Sizce başarının sırrı nedir?

Kendine inanmakla başlayan, sürekli çalışıp yeniliklere açık olman gereken uzun bir yol bu..

Benim için başarının başka bir sırrı yok…  

20 soruda ben Arzu Maliki

20 soruda ben Arzu Maliki

1-Savurganlık yaptığınız olur mu? Hayatınızda havalı gösterişli ama “bu benim ilk savurganlığım” diyebileceğiniz ne var?

Ne kadar çok kontrollü bir insan olsam da tabi ki insanlık hali savurganlık yaptığım zamanlarda oldu ve oluyor. Bilindiği gibi alışveriş kadınların zayıf noktası ve benimde alışverişte ipin ucunu kaçırdığım durumlar oldu ve oluyor. Özellikle yurtdışına çıktığım zaman, tatillerde, kendimi tutamayıp savurganlık yapabiliyorum.

2-Kendinizle yüzleşir misiniz?

Kendimle yüzleşirim hem de çok… Özellikle bir yanlış anlaşılma olduğu zaman önce kendime öz eleştiri yapar ve kendime çok yüklenebilirim. Birçok yakınım bu özelliğimden dolayı kendime haksızlık yaptığımı söyler. Aşırı hümanist bir kişilik olduğum insanları severim ve kimseyle uzun süre küs kalamam.

3-Keşke yapsaydım dediğiniz bir şey oldu mu? Ne için düşündünüz?

Doğrusunu söylemek gerekirse keşke yapsaydım dediğim çok önemli bir konu olmadı. Altıncı hissim çok kuvvetli olduğu için olumsuz veya olumlu şeyleri önceden algılayabiliyorum ve ona göre gardımı alırım ve sonunda herşey hissettiğim gibi çıkar. Fakat biraz işkolik bir insan olduğum için bazen işi 2’inci plana koyup, hayattan biraz daha zevk almalıyım diye düşündüğüm de oluyor.

4-İnsanlar üzerinde nasıl bir etki bıraktığınızı düşünüyorsunuz?

İnsanlar üzerinde olumlu bir etki bıraktığımı düşünüyorum, televizyonda röportaja gelen konuklar bile onları rahatlattığımı ve benle daha rahat konuştuklarını söylerler. Kendim gibi güler yüzlü insanları severim. Somurtuk ve negatif insanlara tahammülüm yok diyebilirim.

5-Size bile garip gelen bir huyunuz var mı?

Bazen çok detaycı ve mükemmeliyetçi olabiliyorum ve bu da beni yoruyor. Kendimi biraz daha akışa bırakmam gerektiğini düşünüyorum ama tabi uygulamakta zorlanıyorum. Huylu huyundan vazgeçmiyor.

6-Neyi romantik bulursunuz?

Aşırı romantik bir insanım ve çok küçük şeylerde bile romantikleşe bilirim sanırım yengeç burcu olduğum için biraz da sulu göz… Sevdiğim insanların bana ilgi göstermesi ve beni düşünmeleri ve bunları hareketlerine yansıtmaları romantik olmam için yeterli. Şekilciliğe değil, duyguların hareketlere dökülmesini önemserim.

7-En çok neyi harcıyorsunuz, giysi, parfüm veya başka herhangi bir şey?

Şu anda en çok kolonya ve maske harcıyorum. Ama normal zamanda en çok kozmetik ürün harcıyorum, krem ve makyaj malzemesi gibi…

8-En büyük, en tuhaf korkunuz nedir?

En büyük korkum, küresel ısınmadan dolayı tabiatın bozulması, hayvanların neslinin tükenmesi ve bundan dolayı insanlığın başına gelecek olan şeyler… Biraz bilim kurgu gibi oldu ama en büyük korkum ve endişem bu.

9-Sınırsızca yaptığınız bir şey var mı?

Sevdiklerime yapabileceklerim sınırsız… Ve Dünya’da yardıma muhtaç insanlara da elimden geldiğince sınırsız yardım edebilirim. Dediğim gibi hümanisttim ve insanları seviyorum.

10-Ünlü biri olmak sizce nasıl bir durum?

Ünlü biri olmak tabi ki güzel birşey ama sonuçta hepimiz insanız ve teoride hiç birşey değişmiyor, herkes eşit. İnsanların beni dışarıda tanıyınca gülmeleri ve konuşmak istemeleri hoşuma gidiyor.

11-Ünlülerin etkileyici olduğuna inanıyor musunuz?

Bazı ünlülerin bir enerji yaydığını ve etkili olduğunu düşünüyorum. Ve yine bazı ünlülerin diğer insanlara esin kaynağı olmak için bu hayata geldiğini ve pozitif elektrik aşıladıklarını düşünüyorum.

12-Aksanını iyi bildiğiniz başka hangi dilde konuşuyorsunuz?

Fransızcam övünmek gibi olmasın bir Fransız gibidir. Okul için küçük yaşta Fransa’da kaldım ve tabi yarı Fransız oldum. Onun dışında İngilizce ve İspanyolca da biliyorum. Dile yatkınlığım çok vardır. Başka diller de öğrenmeyi düşünüyorum.

13-Hayatta yedek planlarınız var mıdır?

Özel hayatımda yedek planım yoktur. Her şey olacağına varır. Ama iş’te tabi ki B planım vardır.

14-Şuan da sizinle ilgili; benim ve hiç kimsenin bilmediğim bir şeyi bana söyleyebilir misiniz?

Söyleyemem yoksa herkes bilmiş olur. Heyecanlanmıyor ve sakin gibi gözüksem de aslında çok heyecanlanırım.

15- Süper gücünüz olsaydı ne yapmak isterdiniz?

Süper gücüm olsa bütün yardıma muhtaç ve mazlum insanları korumaya alırdım. Hayvanları korurdum.

16-Kahramanlarınız var mıdır?

Kahramanım bir çizgi roman kahramanı “Batman”

17-Hayattaki altın kuralınız nedir?

Hayatta altın kuralım her zaman iyi düşün iyi ol…

18-Yemek yapar mısınız? Yapabildiğiniz en güzel yemek nedir?

Yemek yaparım ama öyle zor yemekler değil. Mesela baklava yapamam. Ama diğer her zaman tükettiğimiz yemekleri yaparım. Gerçi iş temposundan dolayı pek vaktim olmuyor, fakat elimin lezzetli olduğunu söylerler.

19-Hangi şehri sever ve yaşamak istersiniz? Ve neden?

İstanbul’u çok seviyorum ve vatan aşığı bir insanım. İstanbul dışında ise Paris ve New York yaşayabileceğim favori şehirlerim. Paris romantikliği ile beni çeker ve tarihte tur attırır. New York’un ise temposunu ve hızlı hayat akışını seviyorum.

20-En sevdiğiniz yâda maceralı tatili nerede geçirdiniz?

Wowww seyahatlerde çok macera yaşamış bir insanım… Ama bir keresinde yanımda iki arkadaşımla beraber deniz yoluyla Sardunya Adası’ndan Korsika’ya geçiyorduk. Fakat fırtınalı bir gündü ve dalgalar da arşa ulaşıyordu. Çok büyük batma tehlikesi geçirdik ve tabi ki 1 saat boyunca dalgalarla boğuştuk. Hiç unutamadığım bir anımdır. Korsika’ya vardığımda toprağı öpmüştüm.

 

Emirates Skywards yolcu sadakat programı 20. yılında

Emirates Skywards yolcu sadakat programı 20. yılında

Yolcu Sadakat Programı Emirates Skywards’un güçlü ve aktif global üyelik yapısı, üyeler için sürekli yenilik ve değer odaklı çalışmalardan yola çıkarak oluşturuldu.

Emirates ve flydubai’nin ödüllü yolcu sadakat programı olan Emirates Skywards, mükemmellik, yenilik ve rakipsiz ödüllerle dolu 20 yılı geride bıraktı. Geçtiğimiz 20 yılda, Emirates’in yolcu sadakat programı üye sayısını, dünya çapındaki üyelerine zengin ve özel deneyimler sunarak büyütmeye devam etti.

2005 Yılında Bir Milyon Üyeden 2020’de 27 Milyon Üyeye

Yolcu Sadakat Programı, 32.000’den fazlası programa 2000 yılında katılan ve hala aktif olan kurucu üyeler olmak üzere, dünya çapında 27 milyon üyeye sahiptir. 20. yıl kutlamaları çerçevesinde, Emirates Skywards, üyelerine 31 Mart 2021* tarihine kadar seyahat etmek üzere 10 Aralık tarihine kadar satın alacakları uçak biletlerinde iki kat Statü Mili kazanma imkanı sunarken, kurucu üyeler 31 Ağustos 2021* tarihine kadar seyahat etmek üzere 10 Aralık tarihine kadar satın alacakları biletlerde iki kat Statü Mili ve iki kat Skywards Mili kazanabilecekler.

 

Doğunun hazineleri Jolly ile keşfedin

Doğunun hazineleri Jolly ile keşfedin

Jolly’nin Doğu’nu Hazineleri turuyla Kars, Van, Erzurum, Elazığ, Erzincan, Sivas ve daha niceleri… Doğu Anadolu’nun cennet köşelerini keşfedeceksiniz.

Birçok ilden katılabileceğiniz Doğu’nun Hazineleri Turu ile tam bir keşif rotası sizleri bekliyor. 5 gece konaklamalı olarak sürecek olan bu turun başlangıç fiyatı ise 1.699 TL olarak belirlendi.

Bu turda sizleri bekleyenler;

Erzincan ilinin Kemaliye ilçesi sınırlarında bulunan, Amerika’da bulunan Grand Kanyonun ardından dünyanın en büyük ikinci kanyonu olarak bilinen Karanlık Kanyon ve Fırat Nehrinin dağları delerek oluşturduğu yer yer 800 metrenin üzerine çıkan, sarp ve dik yamaçların kıyısı boyunca uzanan bu yol sizleri hayrete düşürecek. Ardından ise Kemaliye-Divriği arasında insanların elleri ile oyarak açtığı yol, sizleri karşılayacak.

Elazığ’da Harput Kalesi’ni göreceksiniz. Burada 4.000 yıllık tarihi Harput Kalesi’ne neden Süt Kalesi denildiğini, Arap Baba Türbesi’nin ve ‘Bitlis’te beş minare’ türküsünün hikâyelerini öğreneceksiniz.

Bu turdaki bir diğer rotanız ise Van olacak. Burada Kral Gagik adına yaptırılmış olan ve bir dönem Ermeni vatandaşlarımızın en üst düzey ruhani liderlik makamı olan Akdamar Adası sizleri karşılayacak. Ardından ise göl kıyısında eşsiz bir manzaraya sahip Van Kalesi, Kedi Evi ve halı, kilim atölyeleri sizleri bekliyor olacak.

Turun devamında ise Bend-i Mahi Çayı üzerinde bulunan Muradiye Şelalesi, Türkiye’nin en yüksek dağı olan Ağrı Dağı, İshak Paşa Sarayı siz gezginleri karşılayacak.

Hilton Grubuna Sıfır Atık Belgesi

Hilton Grubuna Sıfır Atık Belgesi

Konaklama sektöründe İstanbul’da Sıfır Atık belgesine sahip olan ilk otel “Hilton İstanbul Bosphorus” ve “Conrad İstanbul Bosphorus” oldu

Hilton grubu otellerinin İstanbul’daki iki önemli temsilcisi, Sıfır Atık sisteminin kurulmasına yönelik çalışmalarına 2019’un Mart ayında başlamıştı.

Hilton İstanbul Bosphorus ve Conrad İstanbul Bosphorus, İnteraktif Çevre firmasının danışmanlığında kurulan Sıfır Atık Sistemleri sayesinde konaklama sektöründe İstanbul’da Sıfır Atık belgesini almaya hak kazanan ilk iki otel oldu. Hilton Grubunun İstanbul’daki iki önemli temsilcisine belgeleri İstanbul Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından verilirken; Hilton İstanbul Bosphorus ve Conrad İstanbul Bosphorus’ta kurulan Sıfır Atık Sistemi örnek uygulama modeli olarak gösterildi.

Sürdürülebilir bir gelecek için Hilton markasının hedefleri ve yasal mevzuat gereklilikleri doğrultusunda kurulan Sıfır Atık Sistemi, her iki otelin de tüm alanlarında uygulanmaya başlandı.

Divan Otelleri’nden avantajlı paketler

Divan Otelleri’nden avantajlı paketler

Divan Grubu, birbirinden cazip imkanlar sunan 2 ayrı konaklama paketi hazırladı. Divan İstanbul, Divan İstanbul Asia, Divan İstanbul City, Divan Cizre, Divan Adana, Divan City Kayseri, Divan Çorlu, Divan Diyarbakır, Divan Gaziantep, Divan Mersin, Divan Ankara’da geçerli “Nefes Aldıran On Numara Paket” ve “Nefes Aldıran Dört Dörtlük Paket” adlı özel fırsatlar, kusursuz Divan hizmetini ve kalitesini Türkiye’nin dört bir yanında yaşamak isteyen misafirlere sunuluyor.

Divan Grubu, “Nefes Aldıran On Numara Paket” ve “Nefes Aldıran Dört Dörtlük Paket” adlı 10 ve 4 günlük kahvaltı dahil konaklama paketlerini misafirleri için özel olarak hazırladı. www.divan.com.tr üzerinden satışa sunulan bu özel kampanyada aynı zamanda günleri bölerek farklı Divan otellerini deneyimlemek de mümkün. Tatilini uzatmak isteyen misafirlere web sitesinden yapılan işlemlerde % 10 indirim hakkı sunuluyor. Odalarda VIP ikramların da dahil olduğu paketlerde ayrıca Nefes Aldıran On Numara Paket seçeneğinde 2 Gece Suit Odaya Upgrade, Nefes Aldıran Dört Dörtlük Pakette ise 1 gece süit odaya upgrade etme fırsatı veriliyor.

Four Seasons Hotel Bosphorus’un yeni mekânı Yasemin

Four Seasons Hotel Bosphorus’un yeni mekânı Yasemin

Four Seasons Hotel Bosphorus’un yeni mekânı Yasemin, sıcak ve şık atmosferi ile ev konforu sunan salonu ve Boğaz’ın mavi sularına bakan terasında misafirlerini buluşturuyor.

Sabah saatlerinde leziz aile kahvaltısı, zarif sunumları ile çay saati ve Türk mutfağından seçme tatlar sunan akşam yemeği menüsü ile bu yeni mekân keyif veren bir buluşma noktası olarak ön plana çıkıyor. Gün boyu zengin sunumlarının yanı sıra Yasemin, samimi davetler ve özel kutlamalar için de ev sahipliği yapıyor.

Sabah 10:00 ile 12:00 arasında servis ettiği aile kahvaltısı ile güne güzel bir başlangıç imkânı sunan Yasemin’de çay saatleri hem görselliği hem de lezzetli ikramları ile özel bir seremoniye dönüşüyor. Her gün 15:00-18:00 arasında servis edilen ve Barok müzik tınılarının eşlik ettiği geleneksel çay saati, misafirlere adeta sevdikleri bir dostlarının ev ziyaretinde ve sıcaklığında bir deneyim yaşatıyor.

Yasemin’de 19.00’da başlayan akşam yemeği servisinde iştah açan mezeler ve Türk mutfağından geleneksel tariflerle hazırlanan yemekler ve tatlılar ön plana çıkıyor. Yasemin, misafirlerine gün boyu sevilen lezzetlerden oluşan bir seçki ve özel davetler için samimi bir atmosfer sunuyor.

Rezervasyon için: 0552 381 11 11

Emirates’in uçuş ağı genişlemeye devam ediyor

Emirates’in uçuş ağı genişlemeye devam ediyor

Korona salgını ardından daralan uçak yolculuğu alınan önemli tedbirlerle tekrar eski günlerinde dönmeye çalışıyor.

Emirates, Budapeşte (21 Ekim’den itibaren), Bologna (1 Kasım), Düsseldorf (1 Kasım), Hamburg (1 Kasım) ve Lyon’a (4 Kasım) uçuşlarına yeniden başlamasıyla birlikte Avrupa’daki uçuş ağının 31 destinasyona ulaşacağını ve dünya çapındaki yolcularına Dubai üzerinden kolayca aktarma yapma imkanı sunacağını duyurdu.

Bu 5 destinasyonun eklenmesiyle, Emirates’in global uçuş ağı 99 destinasyona ulaşırken, havayolu şirketi daima yolcularının, mürettebatının ve topluluklarının sağlık ve güvenliğine öncelik vererek seyahat talebini kademeli olarak karşılamaya devam ediyor.

Budapeşte ve Lyon kalkışlı ve inişli uçuşlar, Çarşamba ve Cumartesi günleri olmak üzere haftada iki kez gerçekleştirilirken, Bologna, Düsseldorf ve Hamburg kalkışlı ve inişli uçuşlar haftada iki kez Cuma ve Pazar günleri gerçekleştirilecek.

Leröy Füme Ürünlerine iki üstün lezzet ödülü

Leröy Füme Ürünlerine iki üstün lezzet ödülü

Uluslararası Lezzet Enstitüsü – iTQi,  Leröy Somon Füme ve Leröy Alabalık Füme ürünlerini  “3 Yıldız Superior Taste Award (Üstün Lezzet Ödülü)” ile ödüllendirdi.

Brüksel merkezli bağımsız bir kuruluş olan Uluslararası Lezzet Enstitüsü (International Taste Institude – İTQİ), her yıl,  dünyanın en lezzetli ürünlerini bağımsız bir jüri eşliğinde, kriterlerine göre 1, 2 ya da 3 yıldız ile ödüllendiriyor. Leröy ürünleri bu yıl, en yüksek derece olan 3 yıldızlı ‘2020 Sıradışı Lezzet’ sertifikasına layık görüldü.

Sertifikaya hak kazanan ürünler Brüksel’de, Avrupa’nın farklı Aşçılık Dernekleri’ne üye ünlü Şefler tarafından kör tadım metoduyla titiz bir duyusal değerlendirmeden geçiyor. Test sürecinde her içecek veya gıda ürününe bir tat puanı veriliyor ve bu sonuçlara bağlı olarak ürünler, uluslararası tanınırlık belgesi niteliğindeki “Superior Taste Award” sertifikasını almaya hak kazanabiliyor. Hem Leröy Somon Füme hem de Leröy Alabalık Füme sıradışı lezzetleri sayesinde şeflerden yüzde 90’ı aşan puan alarak,  3 yıldızlı Üstün Lezzet Ödülüne layık görüldü.