Dijital vatandaş ve fırsatları

Dijital vatandaş ve fırsatları

Dijital vatandaş ve fırsatları

İNGEV Başkanı Vural Çakır

 

Dijital dünyadaki sürekli gelişim büyük fırsatlar ve önemli riskler barındırıyor. Bilgiye erişim hızlarındaki farklılıkların ve nereden hangi bilgiye erişilebileceği konusundaki bilgi yetersizliklerinin yeni nesil eşitsizlikler arasında yer aldığını konuşmuştuk.

Fırsatların bir bölümü yönetişim konusu ile ilgili. Yönetsel kararların alımı sürecine ilgili paydaşların katılımını sağlayabilecek birçok dijital olanak doğdu. Tabi paydaşları katmaya niyetiniz varsa. Paydaşlar katılmak istiyor mu diye sorsanız da yanlış olmaz. Ama  biz yine de olması gerekeni konuşalım.

Nisan’da İngev’in İstanbul Politikalar Merkezi ve Oxford işbirliği ile düzenleyeceği Dijital yönetişim Fırsatları çalışma konferansı, belediyelerin önündeki bu yeni fırsat pencerelerini göstermeyi amaçlıyor.  Adı özellikle çalışma konferansı. Ben başlangıcı ve sorası olmayan konferans adlı etkinliklerden fena halde sıkılmış durumdayım. Eskiden “networking” işlerine yarıyorlardı, ama network yap yap nereye kadar.

Çalışma konferansı önceden hazırlanan taslak raporu tartışmayı, ilave katkılar yapılmasını amaçlıyor. Sonrasında da, bu fırsatlar birer öneri haline getirilip, belediyelere rapor olarak gönderilecek ve seminerlerle desteklenecek. Bunlar, İngev’in kendi kaynaklarına dayanarak yürüttüğü çalışmalar.

Dijitalin gündemde kapsadığı alan gittikçe artıyor. Son sıralarda sık konuştuğumuz bir başlık da dijital vatandaşlık. Vatandaşların birer dijital vatandaş olması,  hayat kalitesi için çok önemli hale geldi.

Yeni nesil eşitsizliklerde belirttiğimizin bir başka ifadesi; dijital vatandaşla “sade vatandaş” iki ayrı sınıf oluyor. Epeyce keskin bir sınıf farkı ile.

Uzun bir konu ama kısaca dijital vatandaşlık ne demektir:

Dijital vatandaş, E devlet uygulamalarını kullanmayı bilen, dijital iletişim kurabilen, dijital ortamda üretim yapabilen, dijital alışveriş yapabilen, dijital ortamdan eğitim alabilen ve bu davranışları yaparken etik ve ahlak kuralların uyan hak ve sorumluluklarının bilincinde olan kişi diye tanımlanıyor.

Dijital vatandaşlık için gereken koşullar ise dijital erişimle başlıyor. Irk, cinsiyet, etnik kimlik, yaş, zihinsel ve fiziksel farklılıklar olmaksızın herkesin dijital ortama katılması anlamına geliyor.

Dijital vatandaş elektronik ortam ve araçları kullanarak iletişim yapabilmeli. Elektronik ortamlarda satın alma ve satma işlemlerini gerçekleştirecek yeterliliğe sahip olmalı. Sanal dünyada gösterilen davranışın veya yapılan işin elektronik standardının da olduğunun farkında olmalı. Dijital eğitime açık olmalı. Öğrenme ve öğretme dönemlerinin bundan sonra teknoloji kullanılarak da yapabildiğinin farkına varmalı.

 

Dijital hak ve sorumluluklarını bilmeli. Bu, herkesin sanal dünyada kendini özgürce ifade edebilecek haklara sahip olduğu ve bunların yasaklanamayacağı anlamını taşır. Dijital olarak sağlıklı olmalı. Sanal dünyada fiziksel, ruhsal ve psikolojik bakımdan sağlığını direk veya dolaylı şekilde etkileyecek etmenlerin bulunduğunu bilmeli. Dijital güvenliğe sahip olmalı.  Başkalarının bilgilerini izinsiz kullanma, solucan, virüs veya truva atı oluşturma, spam gönderme, birilerinin bilgilerini veya mallarını çalma gibi faaliyetlerin farkına vararak gereken güvenlik tedbirlerini alabilmeli.

 

Ya dijital vatandaş olacaksın, ya da olacaksın. Başka da yol yok yani.