Londra sokaklarının özgür ruhunu aristokratik detaylarla buluşturan Rossi Barborossa, modaya yalnızca estetik değil, aynı zamanda hikâye anlatma gücü kazandırıyor. Viktorya zarafetini rock sahnesinin özgürlükçü tavrıyla harmanlayan tasarımcı, “The Unveiled Heritage” koleksiyonuyla geçmişe saygı duyan ama bugünü tutkuyla yaşayan bir moda vizyonu ortaya koyuyor. Onun için giysi, sadece bir görünüm değil; bir duygunun, bir anın ve bir isyanın sahneye taşınmış hali.
Röportaj: Ahu Çağdaş

Londra’nın moda kültürü, kişisel tarzınızı ve üretim biçiminizi nasıl dönüştürdü?
Londra insana bir rahatlık veriyor. Burada moda vitrinde değil, sokakta yaşıyor. Ben de kasmamayı öğrendim. Eskiden her şey çok mükemmel olmalıydı, şimdi biraz dağınık, biraz sokaktan gelme olmasını seviyorum.
Londra’da modacı olmanın avantajları ve dezavantajları sizce neler?
En güzel tarafı özgürsün. Rock ile Victorian’ı birleştirmek istesen, burada kimse garipsemez; aksine severler. Zor tarafı ise kalabalık olması. Sesini duyurmak için gerçekten çok çalışman gerekiyor.
“Bir zamanlar saraylarda fısıldanmış sırlar şimdi sokaklarda bağırılıyor” cümlesi sizin için ne ifade ediyor?
Eskiden o güzel danteller, kadifeler sadece saraylarda gizliydi. Ben diyorum ki neden şimdi sokakta olmasın? O gizli güzelliği alıp sokağa getirmek gibi.

Kadife, dantel ve zincir gibi zıt malzemelerle çalışırken hangi duygusal veya kavramsal çatışmayı anlatmak istiyorsunuz?
Biri çok yumuşak, biri çok sert. Ama hayat da öyle değil mi? Hem çok kırılganız hem de çok güçlüyüz. Ben o ikisini bir arada tutmayı seviyorum.
Yeni koleksiyonunuzun çıkış noktası nedir?
Eski bir Viktorya fotoğrafı gördüm; çok asil ama biraz hüzünlü bir kadın. Dedim ki acaba bu kadın bugün yaşasaydı nasıl giyinirdi? Oradan başladı her şey. Koleksiyonun adı “The Unveiled Heritage”. 
Bu koleksiyonda sizi en çok etkileyen dönem, müzik türü veya kültürel referans hangisiydi?
70’ler Rock sahnesi ve Viktorya dönemi portreleri. Ama bağıran değil, daha duygusal tarafı. Bowie gibi hem zarif hem özgür olanlar. Zaten rock müziği çok severim; birçok rock yıldızı da Los Angeles’tan arkadaşım.
Londra sokak modasıyla aristokratik detayları birleştirmek sizin için nasıl bir denge kurmak anlamına geliyor?
Çok düşünmeden aslında. Çok süslü bir korsenin içine bir anda spor bir detay saklıyorum. Sürprizi seviyorum.

“Şerefli bir geçmiş ve isyankâr bir ruh” tanımı, koleksiyonun ruh halini nasıl yansıtıyor?
Geçmişine saygısı olan ama kendi yolundan giden biri gibi. Ne orayı unutuyor ne de orada takılı kalıyor. Biraz nostaljik ama bugünü de seven.
Rock estetiğiyle geleneksel zanaatı birleştirirken sürdürülebilirlik sizin için ne kadar önemli?
Çok önemli. Ben çabuk tüketilen şeyler yapmak istemiyorum. Bir ceket uzun yıllar giyilsin istiyorum. Kumaşlarımın çoğunu Londra’daki eski kumaşçılardan, kalan stoklardan buluyorum.

Londra’ya taşındıktan sonra kişisel stilinizde ne gibi dönüşümler yaşadınız?
Ben çocukluğumdan beri buradayım, o yüzden fazla bir şey değişmedi diyebilirim. Stil hep içimdeydi, Londra sadece onu daha rahat yaşamama izin verdi.
Giysi sizin için sadece estetik mi, yoksa bir hikâye anlatma biçimi mi?
Benim için bir hikâye anlatmak gibi. Sadece güzel görünmek değil, o gün nasıl hissettiğini de anlatıyor.

Defile veya sunumlarda dramatik atmosfer yaratmak sizin için neden önemli?
Çünkü kıyafet tek başına yetmiyor. Onu bir hisle, bir müzikle verince insanlar kalpten anlıyor. Müzik çok önemli.
Önümüzdeki dönemde “Rock Victorian” anlayışını hangi yeni biçimlerde geliştirmeyi planlıyorsunuz?
Daha yumuşak, daha herkesin kendinden bir şey bulabileceği bir yere gitmesini istiyorum. Daha cinsiyetsiz kesimler, daha rahat formlar ve biraz da parfüm tarafı. Koku da bu hikâyenin bir parçası çünkü.

Londra modasının küresel sahnedeki rolünü nasıl değerlendiriyorsunuz?
Bence Londra fikirlerin çıktığı yer. Herkes bir şey satmaya çalışırken, Londra hâlâ hayal kurduruyor.
Bu koleksiyonun duygusal tonu nedir: öfke, nostalji, özgürlük, yoksa hepsi birden mi?
İçinde hepsi var biraz. Biraz özlem, biraz iç çekiş ama en sonunda büyük bir özgürlük hissi. Hüzünlü başlayıp mutlu biten bir şarkı gibi.

#RossiBarborossa #TheUnveiledHeritage #RockVictorian #LondraModa #SürdürülebilirModa #ViktoryaZarafeti #SokakModası #ModaRöportajı #ÖzgürStil #AristokratikDetaylar #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity