Yazılar

“Gerçek Dönüşüm İçeride Başlar”

Sanatın içsel evrenle kurduğu bağ, bireysel farkındalığı kozmik bir düzleme taşıyor. Naz Kökbudak, “Inner Cosmos” sergisiyle izleyiciyi yalnızca görsel bir deneyime değil, aynı zamanda içsel bir yolculuğa davet ediyor. Katmanlı yüzeyler, renklerin enerjisel dili ve döngüsel yapılar üzerinden kurduğu anlatı, sanatın görünmeyeni görünür kılma gücünü bir kez daha hatırlatıyor. Pause Dergi ve Pause Sanat iş birliğiyle gerçekleşen bu röportaj, sanatçının üretim pratiğinde içsel evrenin nasıl bir rehberlik üstlendiğini ortaya koyuyor.

Röportaj: Burak Eroğlu

Naz Kökbudak

 “Inner Cosmos” sergisinde içsel evren ile kozmik enerji arasındaki ilişkiyi kuruyorsunuz. Bu kavramı ilk kez nasıl keşfettiniz?

Bu kavram benim için evrene bakmaktan çok, kendi içime bakmakla başladı. Hayatımın bir döneminde sürekli tekrar eden bir döngünün içinde olduğumu fark ettim. Hikâye değişmiyordu; sadece hayatıma giren insanlar değişiyordu. Roller aynı kalıyor, benzer duygular ve deneyimler tekrar ediyordu. Bu döngüyü fark etmeye ise onu tuvale aktarmaya başladığımda yaklaştım. Özellikle nazar formunun dairesel yapısı, tekrar ve merkez fikri benim için bu döngülerin görsel bir karşılığına dönüştü. Ürettikçe, kendi içimde yaşadığım tekrarları daha net görmeye başladım. Bu süreç yalnızca bir üretim değil, aynı zamanda bir farkındalık alanıydı. Ve o farkındalık, beni o döngünün dışına çıkardı.

İçsel evren ile kozmik enerji arasındaki bağı da burada kuruyorum. Evrende her şey döngüsel bir düzen içinde hareket ediyor; insanın iç dünyasında da benzer bir ritim var. Inner Cosmos adını seçmemin nedeni bu: İnsan, kendi evrenini yaratabilmek için önce kendi iç evrenini tanımalı. Çünkü gerçek dönüşüm, önce içeride başlar

Eserlerinizde kullandığınız katmanlı yüzeyler ve epoksi/reçine teknikleri, izleyiciye nasıl bir deneyim yaşatmayı hedefliyor?

Benim için yüzey hiçbir zaman sadece bir yüzey değil; içine girilebilecek bir alan. Katmanlar arttıkça derinlik hissi büyüyor ve izleyiciyle kurulan ilişki değişiyor. Epoksi ve reçineyle yarattığım parlaklık ve akış, izleyiciyi yalnızca bakmaya değil, yüzeyin içine çekilmeye davet ediyor. Eser, bir noktadan sonra iki boyutlu bir obje olmaktan çıkıp deneyimlenen bir alana dönüşüyor. İç mimarlık geçmişimin de etkisiyle, yüzeyi her zaman mekânsal bir yapı olarak düşünüyorum.

Naz Kökbudak

Renklerin kavramsal taşıyıcı olması fikrini biraz açar mısınız? Örneğin kırmızı ve lacivert tonlarının sizin için özel anlamı nedir?

Renkler benim için estetik bir tercih değil; enerjinin ve duygunun dili. Kırmızı, yaşam enerjisini ve dönüşümün başladığı o ilk kırılma anını temsil ediyor. Yoğun, hareketli ve başlatıcı bir güç. Lacivert ve derin uzay tonları ise bilinmeyene ve sonsuzluğa açılan bir alan. Sessizlik, derinlik ve sınırsızlık hissi taşıyor. Bu iki uç (hareket ve durgunluk, yoğunluk ve sonsuzluk) işlerimde bir denge kuruyor. Aslında tüm kompozisyonlarım bu karşıtlıkların birlikte var olabilmesi üzerine kurulu.

“Nazar Serisi”nde evrenin döngüsel yapısını insanın tekrar eden düşünceleriyle ilişkilendiriyorsunuz. Bu seriyi üretirken hangi kişisel deneyimlerinizden beslendiniz?

Nazar Serisi, benim için çok kişisel bir yerden doğdu. Hayatımın bir döneminde kendimi sürekli tekrar eden düşünceler ve duygular içinde sıkışmış hissettiğim bir süreçten geçiyordum. Aynı şeyleri düşünüp aynı duygulara dönmek… O süreçte fark ettim ki bu tekrarlar aslında bir çıkmaz değil, bir farkındalık alanı. Değişim, o döngüyü kırmakla değil, onu gerçekten görmekle başlıyor. Nazar Serisi tam olarak bu farkındalığın görsel bir anlatısı.

Serinin çıkış noktası olan Nazar Boncuğu eseri ise benim için çok özel. Sadece kültürel bir sembol değil; içsel döngülerimi ilk kez bilinçli olarak fark ettiğim ve dönüştürmeye başladığım anın temsili. Bu noktadan sonra nazar benim işlerimde bir obje olmaktan çıktı; bir geçit, bir portal haline geldi. İnsanın iç dünyası ile evren arasındaki görünmez bağın ifadesi.

Naz Kökbudak

“Piece of Mars” çalışmanızda gezegensel çarpışmaları yaşamın kırılma anlarıyla bağdaştırıyorsunuz. Sizce sanat, bu tür dönüşüm anlarını görünür kılmada nasıl bir rol oynuyor?

Sanat, görünmeyeni görünür kılmanın en güçlü yollarından biri. Çünkü hayattaki kırılma anları çoğu zaman sessiz ve içsel yaşanır. “Piece of Mars”ta Mars’ın kendi doğasından ilham aldım. Koruyucu atmosferi zayıf olduğu için sürekli çarpışmalara maruz kalıyor; patlamalar oluyor, ardından yüzey yeniden şekilleniyor. Bu süreci insan hayatındaki kırılmalarla ilişkilendiriyorum. Çünkü o anlar ne kadar yıkıcı görünse de aslında dönüşümün başladığı yerler. Sanat da tam olarak bunu yapar. O anların hem izini hem de taşıdığı ihtimali görünür kılar.

Serginizde doğrudan gözleme değil, içsel imgelerin görselleştirilmesine odaklanıyorsunuz. Bu yaklaşım, izleyiciyle nasıl bir bağ kuruyor?

Çok kişisel bir yerden yola çıkıyorum ama izleyicinin orada kendine ait bir şey bulması her seferinde beni şaşırtıyor. Çünkü aslında hepimizin içinde benzer duygular, benzer döngüler var. İçsel imgeler bu yüzden evrensel bir dil kurabiliyor. İzleyici bazen esere baktığında kendi hikâyesinin bir parçasını görüyor. Bu da doğal ve çok güçlü bir bağ yaratıyor.

Naz Kökbudak

Eserlerinizde ışık ve derinlik hissi öne çıkıyor. Bu mekânsal algıyı yaratmak sizin için ne ifade ediyor?

İç mimarlık geçmişimin etkisiyle, çalışmalarımda her zaman bir hacim ve mekân hissi yaratma ihtiyacı duyuyorum. Tuvali hiçbir zaman sadece iki boyutlu bir yüzey olarak görmüyorum. Katmanlar, ışık ve yüzey birlikte çalıştığında eser, içine girilebilecek bir alana dönüşüyor. İzleyiciyle kurduğum ilişki de tam olarak bu mekânsallık üzerinden gelişiyor.

 Hayal gücünün gücünü vurguluyorsunuz. Sizce günümüz sanatında hayal gücü, toplumsal dönüşüm için nasıl bir katalizör olabilir?

Bence hayal gücü dönüşümün ilk adımı. Çünkü insan ancak hayal edebildiği şeyi değiştirebilir. Günümüzde belki de en çok kaybettiğimiz şeylerden biri hayal kurma cesareti. Sanat burada bir alan açıyor; yeni ihtimaller ve yeni düşünme biçimleri öneriyor. Bazen sadece bir ihtimali hayal edebilmek bile büyük bir dönüşümün başlangıcı olabilir. Bu nedenle hayal gücü, yalnızca bireysel değil, kolektif dönüşümün de temelini oluşturur.

Naz Kökbudak

Serginizdeki eserler, izleyiciyi içsel farkındalığa davet ediyor. Sizce sanat, bireysel bilinç açılımında nasıl bir rehberlik üstlenebilir?

Sanat doğrudan cevap vermez ama doğru soruları sordurur. En güçlü tarafı da bu. Bir eserle karşılaşan kişi, kendisiyle ilgili daha önce fark etmediği bir şeyi görebilir. O küçük farkındalık anı bile çok kıymetlidir. Sanat bir yol göstermez belki ama o yolun kapısını aralar.

Bu sergi sonrası üretim pratiğinizde hangi yeni yönelimleri keşfetmeyi planlıyorsunuz?

Bu sergiyle birlikte kendi içsel yolculuğumda yeni bir kapı açıldığını hissediyorum. Bundan sonra bu dili daha da derinleştirmek; daha büyük ölçeklerde ve farklı yüzeylerde üretmek istiyorum. Ama en çok da henüz keşfetmediğim içsel katmanları merak ediyorum. Çünkü bu süreç benim için hâlâ devam ediyor. Ve benim için bu serginin özü şu: İnsan, kendi evrenini yaratabilmek için önce kendi iç dünyasını keşfetmelidir.

#NazKökbudak #InnerCosmos #PauseDergi #PauseSanat #SanatRöportajı #ÇağdaşSanat #KozmikSanat #NazarSerisi #SanatVeFarkındalık #HayalGücü #İçselEvren #SanatYolculuğu #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Kalpten gelen bir armağan

Sürdürülebilir Tatil Ekonomiye Katkı Sağlıyor

Coral Group Hotels çatısı altında hizmet veren Marvida Family Eco, yeni sezonda “Stay Green” konseptiyle sürdürülebilir turizm vizyonunu güçlendiriyor. Tesis, atık yönetimi, enerji verimliliği, su tasarrufu ve yenilenebilir enerji yatırımlarıyla çevre dostu bir tatil deneyimi sunarken, aynı zamanda turizm ekonomisinde sürdürülebilir büyümenin örneklerinden biri olarak öne çıkıyor.

Uluslararası standartlara uygun şekilde yürütülen operasyonlarda GSTC kriterleri, Travelife standartları ve ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemi prensipleri uygulanıyor. Enerji verimliliği kapsamında güneş enerjisiyle sıcak su ön ısıtma sistemleri kullanılırken, tesisin elektrik tüketiminin yaklaşık %30’unun yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılanması hedefleniyor.

Ekonomiye Katkı Sağlayan Çevre Dostu Uygulamalar

2025 yılı geri dönüşüm verilerine göre:

18.224 ağacın kesilmesi önlendi

626.271 kWh enerji tasarrufu sağlandı

300 m³’ten fazla su tasarrufu elde edildi

227.321 kg sera gazı salımı engellendi

2.005 litre biyodizel üretimine katkı sağlandı

Bu veriler, tesisin çevresel sürdürülebilirliğe olduğu kadar ekonomik tasarrufa da katkı sağladığını gösteriyor. Atık ayrıştırma sistemleri sayesinde hem çalışanlar hem de misafirler geri dönüşüm süreçlerine dahil ediliyor.

Doğal Yaşam ve Ulaşımda Sürdürülebilirlik

Marvida Family Eco’nun plajları Mavi Bayrak kriterlerine uygun şekilde yönetilirken, deniz kaplumbağalarının yuvalama alanları ve bölgedeki biyolojik çeşitlilik korunuyor. Tesis içerisinde elektrikli araç şarj istasyonları bulunuyor ve düşük karbonlu ulaşım destekleniyor. Ayrıca fotoselli armatürler, damlama sulama sistemleri ve düşük su tüketimli peyzaj uygulamalarıyla su ve enerji tüketimi azaltılıyor.

Bu yatırımlar, Marvida Family Eco’nun yalnızca turizm sektöründe değil, aynı zamanda sürdürülebilir ekonomi modelinde de güçlü bir örnek oluşturduğunu ortaya koyuyor.

 

 

#MarvidaFamilyEco #StayGreen #SürdürülebilirTurizm #YeşilYatırım #CoralGroupHotels #EnerjiVerimliliği #GeriDönüşüm #MaviBayrak #Ekonomi2026 #YeşilEkonomi #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Işıltılı Kaos Sezonu!

Alâ Otel’de Bayram Tatiline Özel İndirim

Alaçatı’nın kalbinde yer alan Alâ Otel, Kurban Bayramı döneminde misafirlerine huzur dolu bir tatil deneyimi sunuyor. 27–30 Mayıs tarihleri arasında gerçekleşecek bayram tatilinde, erken rezervasyon yapan misafirler için %15’e varan indirim fırsatı bulunuyor. Otel, 2010 yılından bu yana sürdürdüğü butik hizmet anlayışını “hep aynı, her zaman ayrıcalıklı” yaklaşımıyla yeni sezonda da devam ettiriyor.

SAME Konaklama çatısı altında hizmet veren Alâ Otel, mahrem iç bahçeleri ve avlularıyla misafirlerine sessiz yaşam alanları sunarken, Akdeniz ve tropik bitki florasının sentezlendiği peyzajıyla farklılaşıyor. 15 Mayıs’a kadar yapılan rezervasyonlarda %10 indirim, nakit ödemelerde ise ek %5 indirim avantajı sağlanıyor.

Bayram boyunca misafirler, otelin huzurlu atmosferinde havuz keyfi yaparken Alaçatı sokaklarını keşfedebilecek, Ilıca plajında ve Erythrai Antik Kenti’nde gün batımını izleyebilecek. Ayrıca Çeşmeköy’de doğa yürüyüşleri ve yoga dersleriyle tatillerini daha da zenginleştirme imkânına sahip olacaklar.

Alâ Otel, Alaçatı’nın tarihi ve doğal dokusuna uyumlu mimarisiyle bölge müdavimlerinin favori adreslerinden biri olmayı sürdürüyor. Bayram tatilini ayrıcalıklı bir atmosferde geçirmek isteyenler için otel, hem konfor hem de kültürel keşiflerle dolu bir deneyim sunuyor.

Rezervasyon: 0533 608 82 78

 

#AlaOtel #Alaçatı #BayramTatilFırsatları #ErkenRezervasyon #Çeşme #ErythraiAntikKenti #IlıcaPlajı #YogaDeneyimi #ButikOtel #Turizm2026 #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Küresel Yemek Hizmetleri Pazarı 2,98 Trilyon Euroya Ulaştı

Deloitte verilerine göre küresel yemek hizmetleri pazarı, pandemi sonrası toparlanma sürecini geride bırakarak 2025 itibarıyla 2,98 trilyon euro büyüklüğe ulaştı. Avrupa (%6,0) ve Asya-Pasifik (%3,2) bölgeleri büyümede belirleyici rol oynarken, sektör artık daha dengeli ve yapısal dönüşümün öne çıktığı bir döneme giriyor.

TUTTOFOOD, bu süreçte küresel alıcıları ve tedarik zincirlerini buluşturan Avrupa merkezli bir platform olarak konumunu güçlendirdi. Fiere di Parma CEO’su Antonio Cellie, değişen tüketim alışkanlıkları ve karmaşıklaşan tedarik zincirlerinin sektörü yeni bir döneme taşıdığını vurgularken, TUTTOFOOD’un 4 bini aşkın üst düzey alıcıyı uluslararası tedarikçilerle buluşturduğunu belirtti.

Deloitte Ortağı Tommaso Nastasi, büyümenin iki temel dinamiğine dikkat çekti: format çeşitliliği ve zincir operatörlerin yaygınlaşması. Özellikle hızlı servis restoranları (QSR) bu dönüşümde kritik rol oynarken, zincir yapılar hizmet, kalite ve müşteri deneyimini entegre bir şekilde sunarak değer zincirini daha cazip hale getiriyor.

Türkiye Pazarı ve Gelecek Beklentileri

Türkiye yemek hizmetleri pazarı 2025 yılında 19 milyar euro büyüklüğe ulaştı ancak bir önceki yıla kıyasla %1,5 daralma yaşadı. Son beş yılda ortalama %2,9 büyüme kaydedilen dönemin ardından gelen bu gerilemeye rağmen, QSR segmenti ve sokak lezzetleri önümüzdeki dönemde en hızlı büyüyen alanlar arasında yer alacak. Türkiye pazarının 2030’a kadar toparlanarak yeniden güçlü bir görünüm kazanması bekleniyor.

Küresel Trendler

Premium ambalajlama paket servis büyümesini destekleyen kritik unsur haline geldi.

Tüketicilerin %90’ı premium ambalaj sunulduğunda daha geniş ürün yelpazesinden sipariş vermeye istekli.

Dijitalleşme talebi artıyor; tüketicilerin %80’i müşteri yolculuğunun tüm aşamalarında daha fazla dijitalleşme bekliyor.

Operatörlerin %41’i paket servis ve gel-al odaklı alanlara yatırım planlıyor.

Otomasyon yaygınlaşıyor; işletmelerin %74’ü verimlilik için yeni teknolojileri devreye alıyor.

Bu gelişmeler, yemek hizmetleri sektöründe operasyonel verimlilik, format inovasyonu ve tedarik zinciri entegrasyonunun rekabetin temel belirleyicileri haline geldiği “yeni normal”i işaret ediyor.

 

#YemekHizmetleri #TUTTOFOOD #Deloitte #QSR #Gastronomi2026 #TürkiyeGıdaSektörü #KüreselGastronomi #PaketServis #PremiumAmbalaj #GurmeTrendler #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Elite World Grand’da Kumkapı Nostaljisi

Elite World Grand İstanbul Basın Ekspres, 9 Mayıs Cumartesi akşamı düzenleyeceği Kumkapı Nostalji Gecesi ile misafirlerini müzik, lezzet ve eğlencenin buluştuğu özel bir atmosferde ağırlayacak. İstanbul’un en renkli eğlence kültürlerinden ilham alan bu gece, nostaljik ezgiler, Roman show ve sürprizlerle unutulmaz bir deneyime dönüşecek.

Müzik ve Lezzet Bir Arada

Sedat Doğanarslan ve Arkadaşları’nın sahne alacağı gecede, nostaljik şarkılarla başlayan program ilerleyen saatlerde enerjisi yüksek Roman show ile zirveye taşınacak. Ritmi ve coşkusuyla misafirleri eğlencenin merkezine çekecek bu performans, Kumkapı’nın eşsiz ruhunu yeniden yaşatacak.

Gastronomi tarafında ise Kumkapı kültürünün vazgeçilmezlerinden ilham alan zengin menü öne çıkıyor. Özenle hazırlanan mezeler, ara sıcaklar, ana yemekler ve tatlı ikramları, müzik ve sohbetle birleşerek misafirlere tam anlamıyla bir gurme deneyimi sunacak.

Elite World Grand İstanbul Basın Ekspres, bu özel geceyle İstanbul’un geleneksel eğlence kültürünü modern bir atmosferde yeniden yorumlarken, misafirlerine hem damaklarda hem de hafızalarda iz bırakacak bir buluşma vaat ediyor.

#EliteWorldGrand #KumkapıNostalji #İstanbulGurme #RomanShow #İstanbulEtkinlikleri #GastronomiDeneyimi #BasınEkspres #KumkapıRuhu #Turizm2026 #İstanbulGeceHayatı #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Gaziantep Turizmde Yeni Yatırımlarla Öne Çıkıyor

Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, “Eserler ve Hedeflerle Gaziantep Basın Lansmanı”nda kente kazandırılan projeleri kamuoyuyla paylaştı. Su yönetiminden ulaşıma, kentsel dönüşümden yeşil alanlara kadar geniş bir yelpazede sunulan yatırımlar, Gaziantep’i yalnızca sanayi ve üretimde değil, turizmde de cazibe merkezi haline getirmeyi hedefliyor.

Başkan Fatma Şahin, Gaziantep’in “olağanüstü bir dönem” yaşadığını vurgulayarak, şehrin altyapı ve ulaşım projeleriyle geleceğe hazırlandığını belirtti. Özellikle Gaziantep Metro Projesi, GAZİRAY, yeni kavşak düzenlemeleri ve bisiklet yolları, şehri ziyaret eden turistler için daha kolay ve konforlu bir ulaşım imkânı sunacak.

Kültür, Yeşil Alan ve Konut Projeleri

Gaziantep’in turizm vizyonunu destekleyen projeler arasında Gaziantep Aile Kütüphanesi, Balıklı Parkı, Burç Tabiat Ormanı Ekoparkı ve Kuzeyşehir Millet Bahçesi öne çıkıyor. Bu yatırımlar, şehri ziyaret edenlere kültürel ve doğal deneyimleri bir arada sunarken, kentsel dönüşüm ve 14 bin konut hedefiyle güvenli yaşam alanları oluşturuluyor.

Çevre ve enerji yatırımlarıyla da dikkat çeken Gaziantep, güneş ve biyogaz enerji santralleri sayesinde sürdürülebilir şehircilik modelini turizmle buluşturuyor. Spor tesisleri, aile festivalleri ve sosyal destek projeleri ise şehri yalnızca bir üretim merkezi değil, aynı zamanda yaşam ve kültür destinasyonu haline getiriyor.

 

#GaziantepTurizmi #GaziantepModeli #FatmaŞahin #GAZİRAY #GaziantepMetro #YeşilAlanProjeleri #KentselDönüşüm #GaziantepKültür #Turizm2026 #GaziantepYatırımları #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Açık Büfe ve Spa ile Özel Kutlama

İstanbul’un kalbinde yer alan Fairmont Quasar İstanbul, Anneler Günü’nü unutulmaz kılmak için özel programlar hazırladı. 10 Mayıs Pazar günü 11:30–15:00 saatleri arasında düzenlenecek Anneler Günü açık büfesi ve 4–10 Mayıs tarihleri arasında Fairmont Spa’da sunulacak “The Gift of Radiance & Relaxation” paketi, annelere hem gastronomi hem de wellness alanında ayrıcalıklı bir deneyim sunuyor.

Sofrada ve Spa’da Özel Anlar

Açık büfe, klasik lezzetlerden modern dokunuşlara uzanan geniş menüsü ve canlı istasyonlarıyla misafirlere interaktif bir gastronomi deneyimi yaşatacak. Gün boyunca sahne alacak canlı müzik ise kutlamaya sofistike bir atmosfer katacak. Çocuklara özel oyun alanı ve animasyon programı sayesinde etkinlik tüm aileye hitap eden kapsayıcı bir buluşmaya dönüşüyor.

Fairmont Spa’nın sunduğu “The Gift of Radiance & Relaxation” paketi ise annelere yenileyici bir ritüel armağan ediyor. 70 dakika süren Fairmont Signature Facial uygulaması, cildi tazelerken doğal ışıltısını ortaya çıkarıyor. 105 € fiyatla sunulan bu paket, sevdikleri için anlamlı bir hediye arayanlar için öne çıkıyor.

Şişli’nin Merkezinde Anneler Günü

Şişli’deki merkezi konumuyla Fairmont Quasar İstanbul, lüksü samimiyetle buluşturan yaklaşımını Anneler Günü’nde de sürdürüyor. Zarif bir sofra, yenileyici spa deneyimi ve aileyle paylaşılan değerli anlar, bu özel günü unutulmaz kılıyor.

Etkinlik Detayları

Tarih: 10 Mayıs 2026, Pazar (Açık Büfe) | 4–10 Mayıs 2026 (Spa)

Saat: 11:30 – 15:00 (Açık Büfe)

Rezervasyon: 0212 403 85 00

 

#FairmontQuasarİstanbul #AnnelerGünü #İstanbulEtkinlikleri #GastronomiDeneyimi #SpaKeyfi #Şişli #Turizm2026 #LuxuryLifestyle #AnnelerGünüKutlaması #WellnessExperience #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity