Yazılar

The Grand Tarabya’nın Mutfağına Uluslararası Tecrübe

P. Alexis Atlamazoğlu, İstanbul Gastronomi Sahnesine Güç Katacak

2025 yılında Accor yönetimine geçen ve önümüzdeki dönemde Fairmont markasına dönüşecek olan The Grand Tarabya Managed by Accor, mutfak operasyonlarının liderliğini deneyimli şef P. Alexis Atlamazoğlu’na emanet etti. Lüks otelcilik ve gastronomi alanında 25 yılı aşkın deneyime sahip olan Atlamazoğlu, Executive Chef olarak otelin mutfak vizyonuna yön verecek.

Kariyerine İstanbul’un köklü gastronomi duraklarından Hünkar Restoran’da başlayan P. Alexis Atlamazoğlu, ardından Hilton Athens ve Hilton Sydney bünyesinde çeşitli mutfak pozisyonlarında görev aldı. Uluslararası kariyer yolculuğunda Hilton Rhodes ve Hillside Su Hotel’de Executive Chef olarak çalışan Atlamazoğlu, Türkiye, Yunanistan ve Avustralya’da edindiği tecrübeyle farklı mutfak kültürlerini başarıyla bir araya getirdi.

Deneyimli şef, kariyerinin ilerleyen dönemlerinde Conrad Istanbul Bosphorus ve Hilton Istanbul Bomonti’de Executive Chef görevlerini üstlendi. Son olarak Çırağan Palace Kempinski’de aynı pozisyonda görev yapan Atlamazoğlu; menü geliştirme süreçleri, mutfak ekiplerinin yönetimi, gıda güvenliği standartları ve büyük ölçekli banket organizasyonlarında önemli projelere liderlik etti.

Atina’daki Le Monde School of Culinary Arts’ta aşçılık eğitimi alan Atlamazoğlu, ayrıca İtalya merkezli IRVEA’dan profesyonel zeytinyağı sommelierliği diplomasına sahip. Osmanlı ve Türk mutfağına yönelik kapsamlı bilgi birikimini uluslararası otelcilik deneyimiyle harmanlayan başarılı şef, yeni görevinde The Grand Tarabya’nın gastronomi deneyimini daha da ileri taşımayı hedefliyor.

The Grand Tarabya Managed by Accor’un Fairmont dönüşüm sürecine hazırlandığı dönemde göreve gelen P. Alexis Atlamazoğlu’nun, otelin gastronomi kimliğine uluslararası perspektif ve yenilikçi bir yaklaşım kazandırması bekleniyor.

 

 

 

#PAlexisAtlamazoğlu #TheGrandTarabya #Accor #ExecutiveChef #Gastronomi #İstanbulGastronomi #LüksOtelcilik #Fairmont #ŞefAtaması #TurizmHaberleri #Otelcilik #GurmeHaber #TürkMutfağı #OtelGastronomisi #FineDining

2026’nın En İyi Havayolları Açıklandı: THY’den Çifte Başarı

2026 Dünya Havayolu Ödülleri sonuçları açıklandı. “Havacılık sektörünün Oscarları” olarak kabul edilen Skytrax Dünya Havayolu Ödülleri’nde Türk Hava Yolları (THY), dünyanın en iyi havayolu şirketleri sıralamasında beşinci sırada yer alarak Avrupa’nın en üst sıradaki havayolu oldu.

Bu yılki sıralamaya Asya ve Orta Doğu merkezli havayolu şirketleri damga vururken, Avrupa’dan yalnızca altı şirket ilk 20 içerisinde kendine yer bulabildi. Listenin zirvesinde Singapore Airlines yer alırken, Qatar Airways ikinci, Cathay Pacific ise üçüncü sırada konumlandı.

Skytrax tarafından 1999 yılından bu yana düzenlenen ödüllerde, dünya genelinde 300’den fazla havayolu şirketi değerlendirildi. Skytrax CEO’su Edward Plaisted, ödüllerin havayollarının müşterilerine sunduğu ürün ve hizmet kalitesini ortaya koyduğunu belirtti.

THY Üç Ayrı Ödülle Dikkat Çekti

Türk Hava Yolları, genel sıralamadaki başarısının yanında üç önemli ödülün de sahibi oldu. THY;

  • Avrupa’nın En İyi Havayolu,
  • Dünyanın En İyi Business Class İkram Hizmeti,
  • Güney Avrupa’nın En İyi Havayolu

ödüllerini kazanarak uluslararası havacılık sektöründeki güçlü konumunu bir kez daha kanıtladı.

THY Yönetim Kurulu Başkanı Murat Şeker, “11’inci kez Avrupa’nın En İyi Havayolu seçilmek ve iki farklı kategoride daha birinci sırada yer almak, Türk Hava Yolları ailesi olarak bizim için büyük bir gurur kaynağı” ifadelerini kullandı.

Avrupa Havayollarından Önemli Başarılar

Ödüllerde öne çıkan Avrupa merkezli şirketlerden Air France, “Dünyanın En İyi First Class’ı”, “Dünyanın En İyi First Class Lounge Yemek Hizmeti” ve “Dünyanın En İyi First Class Konfor Ürünleri” kategorilerinde ödül kazandı. Şirket ayrıca Batı Avrupa’nın en iyi havayolu seçildi.

İspanyol havayolu Vueling ise Avrupa’nın en iyi düşük maliyetli havayolu ödülüne layık görüldü. Bu kategoride Eurowings, Iberia Express, Volotea ve Transavia da üst sıralarda yer aldı.

Öte yandan Iberia, Avrupa’nın en iyi havayolu personeli hizmeti ödülünü kazanırken, LOT Polish Airlines Orta Avrupa’nın en iyi havayolu seçildi. Yunanistan merkezli Aegean Airlines ise Dünyanın En İyi Bölgesel Havayolları listesinde ilk 10’a giren tek Avrupa şirketi oldu.

Qatar Airways Zirveyi Singapore Airlines’a Bıraktı

Daha önce dokuz kez “Dünyanın En İyi Havayolu” seçilen Qatar Airways, bu yıl birinciliği Singapore Airlines’a kaptırarak ikinci sıraya geriledi.

Buna rağmen şirket, “Dünyanın En İyi Business Class Havayolu” ve “Orta Doğu’nun En İyi Havayolu” dahil olmak üzere dört önemli ödül kazanmayı başardı. Ayrıca bu yıl ilk kez verilen “Dünyanın En İyi Uçak İçi Wi-Fi Hizmeti” ödülünün de sahibi oldu.

2026’nın En İyi 20 Havayolu Şirketi

  1. Singapore Airlines
  2. Qatar Airways
  3. Cathay Pacific
  4. ANA All Nippon Airways
  5. Türk Hava Yolları
  6. Emirates
  7. Air France
  8. Hainan Airlines
  9. Japan Airlines
  10. Korean Air
  11. EVA Air
  12. Qantas Airways
  13. STARLUX Airlines
  14. Lufthansa
  15. Saudi Arabian Airlines
  16. Iberia
  17. Air Canada
  18. Virgin Atlantic
  19. Swiss International Air Lines
  20. Thai Airways

 

 

#TürkHavaYolları #THY #Skytrax #Havacılık #Havayolları #AirlineAwards #AviationNews #BusinessClass #SingaporeAirlines #QatarAirways #Avrupa #Seyahat #Turizm #Uçuş #HavaTaşımacılığı #TravelNews #TurkishAirlines #DünyaHavayoluÖdülleri #AirFrance #HavacılıkHaberleri

Trabzon Büyükşehir Belediyesi’nin Ulaşım Filosuna 10 Yeni Otobüs

Trabzon Büyükşehir Belediyesi, şehir içi toplu ulaşım hizmetlerini güçlendirmek amacıyla filosuna 10 yeni Isuzu Novo Citi otobüs ekledi. tarafından teslim edilen araçlarla birlikte belediye bünyesinde hizmet veren Anadolu Isuzu marka otobüs sayısı 29’a ulaştı.

Trabzon Ulaşım A.Ş. (TULAŞ) ev sahipliğinde düzenlenen teslimat törenine Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, belediye bürokratları ve Anadolu Isuzu yetkilileri katıldı.

Anadolu Isuzu Yurtiçi Otobüs Satış Müdürü Murat Küçük, Trabzon Büyükşehir Belediyesi ile iş birliğinin güçlenerek devam ettiğini belirterek, belediyenin yeni yatırımında da tercihlerini Novo Citi’den yana kullanmasının kendileri için önemli bir güven göstergesi olduğunu ifade etti.

Şehir içi ulaşım için tasarlanan Novo Citi otobüsleri, düşük yakıt tüketimi ve ekonomik işletme maliyetleriyle öne çıkıyor. 54 yolcu kapasitesine sahip araçlar, engelli erişimine uygun yapısıyla da toplu ulaşımda konfor ve erişilebilirliği artırmayı hedefliyor.

Yeni araçların hizmete alınmasıyla Trabzon’da toplu taşıma kapasitesinin güçlendirilmesi ve vatandaşlara daha konforlu ulaşım imkanı sunulması amaçlanıyor.

 

#TrabzonBüyükşehirBelediyesi #Trabzon #TopluUlaşım #BelediyeHaberleri #AnadoluIsuzu #NovoCiti #UlaşımYatırımı #YerelYönetim #KentUlaşımı #TULAŞ #TopluTaşıma #ŞehirİçiUlaşım #Belediyecilik #TrabzonHaberleri #UlaşımProjeleri

Şef Joe Barza, AVLU’da Özel Menüler Sunacak

Lübnan mutfağının dünyaca tanınan isimlerinden Şef Joe Barza, 23 ve 24 Ekim tarihlerinde bünyesindeki AVLU Restoran’da gastronomi tutkunlarıyla buluşacak.

Yaklaşık 40 yıllık kariyeri boyunca Lübnan mutfağını uluslararası platformlarda temsil eden Barza, geleneksel tarifleri modern Akdeniz dokunuşlarıyla yorumlamasıyla tanınıyor. İstanbul’daki özel etkinlik kapsamında misafirler, şefin imza lezzetlerini deneyimleme fırsatı yakalayacak.

AVLU’da öğle servisinde sunulacak özel à la carte menüde yeşil elmalı tabbouleh, üçlü humus, kibbeh nayyeh, shawarma çeşitleri, fattet falafel ve yavaş pişmiş kuzu gibi Lübnan mutfağının sevilen lezzetleri yer alacak. Akşam servisinde ise hazırlanan tadım menüsü, Lübnan mutfağının özgün tatlarını daha kapsamlı bir deneyimle sunacak.

Sınırlı süreli bu gastronomi etkinliği, İstanbul’da dünya mutfaklarını keşfetmek isteyen gurmeler için dikkat çeken organizasyonlar arasında gösteriliyor.

 

 

#JoeBarza #FourSeasonsSultanahmet #AVLU #LübnanMutfağı #GurmeHaberleri #İstanbulGastronomi #FineDining #ŞefJoeBarza #Gastronomi #İstanbulEtkinlik #RestoranHaberleri #LezzetTutkunları #Foodie #LuxuryDining #İstanbulLezzetDurakları

Can Bonomo’dan Yeni Albüm Öncesi Duygusal Şarkı

Can Bonomo, yeni teklisi “Sen Gül Diye”yi müzikseverlerin beğenisine sundu. Sanatçının söz ve müziğini kendi imzasını taşıyan yeni şarkısı, 18 Eylül itibarıyla dijital platformlarda yayınlandı.
Şarkının düzenlemesini Can Saban üstlenirken, kayıt süreci ekibin yeni stüdyosu Salü’de gerçekleştirildi. Teklinin kapak tasarımı ise Korgün Akgün tarafından hazırlandı.
Yeni albüm çalışmalarına devam ettiğini belirten Can Bonomo, “Sen Gül Diye”nin müzikal olarak üçüncü ve dördüncü albümlerindeki şarkıları hatırlattığını ifade etti. Sanatçı, sözlerinde karanlık bir atmosfer bulunsa da parçanın içinde umut taşıyan bir yön barındırdığını belirtti.
Yeni teklisiyle dinleyicilerinin karşısına çıkan Can Bonomo, bir yandan da üzerinde çalıştığı yeni albümünün hazırlıklarını sürdürüyor.

 

 

 

 

#CanBonomo #SenGülDiye #YeniTekli #MüzikHaberleri #TürkçePop #AlternatifMüzik #YeniMüzik #CanSaban #SonyMusic #DijitalPlatformlar #MüzikDünyası #TürkMüzik #YeniŞarkı #MusicNews #AlbümHazırlığı

Umur Doma’dan Dokuz Şarkılık İlk Albüm

Umur Doma, merakla beklenen ilk stüdyo albümü “Ardından”ı Sony Music Türkiye etiketiyle müzikseverlerin beğenisine sundu. Dokuz şarkıdan oluşan albüm, sanatçının bugüne kadar şekillendirdiği müzikal kimliği tek bir projede buluşturuyor.

Albümde “Zor”, “Duysun Komşular”, “Olmazsan Olmaz”, “Uyku Yok”, “Ardından”, “Kavgam”, “Kız”, “Gel (Live)” ve “Aşkından Ölüyorum” isimli parçalar yer alıyor. Pop, rock ve elektronik müzik unsurlarını bir araya getiren çalışma; aşk, ayrılık, özlem, mücadele ve özgürlük temalarını işliyor.

Söz yazarı, besteci ve prodüktör kimliğiyle albümün yaratım sürecinde aktif rol üstlenen Umur Doma’ya projede Nickobella, Ufuk Kevser, Onur Surya ve İlkay Şencan eşlik ediyor.

Daha önce yayımladığı “Gel”, “Zor” ve “Uyku Yok” ile dikkat çeken sanatçı, ilk albümüyle müzik kariyerinde önemli bir adım atarken, “Ardından” dinleyicilere kapsamlı bir müzikal yolculuk sunuyor.

 

 

 

#UmurDoma #Ardından #SonyMusicTürkiye #YeniAlbüm #MüzikHaberleri #TürkçePop #PopRock #YeniMüzik #Albüm #MüzikDünyası #TürkMüzik #Spotify #DijitalPlatformlar #MusicNews #YeniÇıkanlar

142 Bin Kahve İkram Edilen Festivalde Rekor Katılım

Türk Telekom Prime İstanbul Coffee Festival, dört gün boyunca 40 bin 833 ziyaretçiyi ağırlayarak sona erdi. Tepe Nautilus’ta gerçekleştirilen festivalde 200 marka yer alırken, kahve kültürü müzik, gastronomi ve sürdürülebilirlik odaklı etkinliklerle buluştu.

İstanbul Coffee Festival’de Kahve ve Deneyim Bir Aradaydı

Türkiye’nin en büyük kahve etkinliklerinden biri olan 12. Türk Telekom Prime İstanbul Coffee Festival, kahve tutkunlarıyla sektör profesyonellerini aynı çatı altında buluşturdu. Festival kapsamında kahve markaları, kavurmahaneler, üreticiler, yeni nesil demleme ekipmanları ve gastronomi markaları ziyaretçilere deneyim odaklı bir program sundu.

Festivalin öne çıkan başlıklarından biri de Türkiye’de yetiştirilen yerli kahve olarak tanıtılan Gazipaşa kahvesinin kahveseverlerle buluşması oldu.

142 Bin Kahve İkramı, 12 Canlı Konser

Dört gün süren organizasyonda toplam 142 bin kahve ve içecek ikram edilirken, 24 bin litre bitkisel süt tüketildi. Festival boyunca gerçekleştirilen 12 canlı konser de etkinliğe renk kattı. Poizi, Pinhani, Burak Kut ve Oğuzhan Koç sahne performanslarıyla ziyaretçilere müzik dolu anlar yaşattı.

Sürdürülebilirlik uygulamalarının da öne çıktığı festivalde 35 bin litre su arıtıldı. Ayrıca etkinlik boyunca toplanan bileklikler, sosyal sorumluluk çalışmaları kapsamında fidan bağışına dönüştürüldü.

Festivalin isim sponsoru prime, ziyaretçilerine özel indirimler ve ayrıcalıklı deneyimler sunarken, dört günlük organizasyon kahve kültürünü İstanbul’un sosyal yaşamıyla buluşturarak tamamlandı.

 

#İstanbulCoffeeFestival #TürkTelekomPrime #CoffeeFestival #KahveFestivali #İstanbulEtkinlikleri #KahveKültürü #GazipaşaKahvesi #KahveTutkunları #Gastronomi #MüzikFestivali #Sürdürülebilirlik #İstanbul #FestivalHaberleri #Kahve #EtkinlikHaberleri

Ali Bey Hotels & Resorts’ta Ekimde Akdeniz Tatili ve Spor Bir Arada

 Side’de Ekim Kaçamağı: Tenis, Doğa ve Gastronomi Deneyimi

Akdeniz’de yazın enerjisi ekim ayında da sürüyor. Side’nin ılık iklimini dünya standartlarındaki tenis, padel ve pickleball olanaklarıyla birleştiren Ali Bey Hotels & Resorts, spor, doğa ve gastronomiyi aynı tatilde yaşamak isteyen misafirlere sezonun en keyifli dönemlerinden birini sunuyor.

Ali Bey Hotels & Resorts

Side’de Ekim Tatili İçin Ayrıcalıklı Bir Adres

Yaz kalabalığının yerini daha sakin ve huzurlu günlere bıraktığı ekim ayı, Akdeniz’in tadını çıkarmak için en ideal dönemlerden biri olarak öne çıkıyor. Güneşin sıcaklığını koruduğu, denizin keyifle kullanılabildiği bu dönemde Side; tarihi dokusu, doğal güzellikleri ve açık havada geçirilen uzun saatleriyle ziyaretçilerine farklı bir tatil deneyimi sunuyor.

Yalı mimarisinden ilham alan tasarımı, geniş yeşil alanları ve özenle tasarlanmış botanik dokusuyla dikkat çeken Ali Bey Hotels & Resorts, Türk misafirperverliğini uluslararası standartlardaki hizmet anlayışıyla buluşturuyor. Tesis, konaklamanın ötesine geçen bir deneyim sunarak misafirlerine dinlenme, hareket ve yenilenme fırsatı sağlıyor.

Ali Bey Hotels & Resorts

Raket Sporlarında Dünyanın Önemli Merkezlerinden Biri

Ekim ayının elverişli hava koşulları, açık havada spor yapmak isteyenler için ideal bir ortam oluşturuyor. 100’ün üzerinde tenis kortuna sahip olan Ali Bey Hotels & Resorts, modern padel ve pickleball sahalarıyla her seviyeden spor tutkununu ağırlıyor.

Dünyanın en büyük tenis otellerinden biri olarak öne çıkan tesis, yıl boyunca ulusal ve uluslararası tenis, padel ve pickleball organizasyonlarına ev sahipliği yapıyor. Avrupa’nın önde gelen tenis akademileriyle yürüttüğü iş birlikleri ve profesyonel altyapısıyla spor turizminin önemli destinasyonları arasında yer alıyor.

Ali Bey Hotels & Resorts

Akdeniz Doğasında Yenilenme Fırsatı

Doğayla iç içe yapısıyla dikkat çeken Ali Bey Hotels & Resorts, misafirlerine şehir hayatının temposundan uzaklaşabilecekleri bir ortam sunuyor. Yemyeşil bahçelerde yapılan sabah yürüyüşleri, spor aktivitelerinin ardından doğayla baş başa geçirilen sakin anlar ve Akdeniz kıyısında gün batımına uzanan saatler, tatili daha özel hale getiriyor.

Ali Bey Hotels & Resorts

Gastronomi Deneyimi Öne Çıkıyor

Türk ve dünya mutfaklarından seçkin lezzetleri bir araya getiren restoranlarıyla Ali Bey Hotels & Resorts, gastronomiyi tatil deneyiminin önemli parçalarından biri olarak konumlandırıyor. Zengin menü seçenekleri, farklı damak tatlarına hitap eden lezzetler ve özenli sunumlar, misafirlere gün boyunca keyifli bir gastronomi deneyimi sunuyor.

“Active, Refeel & Alive” yaklaşımıyla hizmet veren tesis; tenis, padel ve pickleball aktivitelerinden fitness programlarına, doğayla iç içe yaşam alanlarından gastronomi deneyimlerine kadar uzanan kapsamlı bir tatil alternatifi sunuyor.

Ekim ayında hâlâ yaz havasının hissedildiği Side’de Ali Bey Hotels & Resorts, spor, doğa ve lezzeti bir araya getiren tatil deneyimiyle sezonu uzatmak isteyen ziyaretçilerini ağırlamaya devam ediyor.

Ali Bey Hotels & Resorts

 

#AliBeyHotelsResorts #Side #AkdenizTatili #SporTurizmi #TenisTurizmi #Padel #Pickleball #SideOtelleri #LüksTatil #Gastronomi #TatilÖnerileri #AntalyaTurizmi #Akdeniz #EkimTatili #SeyahatHaberleri

Bodrum’u Dört Mevsim Yaşatan Adres: Mavilu Luxury Hotel

Bodrum denildiğinde akıllara genellikle yaz sezonu, deniz ve hareketli sosyal yaşam geliyor. Ancak kentin sahip olduğu doğal, kültürel ve tarihi zenginlikler yılın her döneminde farklı deneyimler sunuyor. Yokuşbaşı’nda, Bodrum Kalesi manzarasına hakim konumuyla  Bodrum’un dört mevsim yaşanan ruhunu misafirleriyle buluşturan özel bir konaklama deneyimi sunuyor.

Sadece 10 odadan oluşan butik yapısıyla kişiselleştirilmiş hizmet anlayışını benimseyen otel; sanat, tasarım, gastronomi ve doğayı bir araya getirerek klasik tatil anlayışının ötesine geçiyor. Kalabalıktan uzak, sakin ve seçkin bir konaklama arayan misafirler için Mavilu Luxury Hotel, Bodrum’u farklı bir perspektiften keşfetme fırsatı sağlıyor.

Her Mevsim Farklı Bir Bodrum Deneyimi

Mavilu Luxury Hotel, yılın her döneminde Bodrum’un farklı atmosferlerini deneyimleme imkanı sunuyor. İlkbaharda doğanın canlanışı ve gün ışığının hakim olduğu yaşam alanları öne çıkarken, yaz aylarında havuz başı keyfi, gün batımı manzaraları ve gastronomi deneyimleri dikkat çekiyor.

Sonbaharda sakinleşen şehir yapısı, kültürel geziler ve tarihi keşifler için ideal bir ortam oluştururken, kış aylarında Bodrum’un huzurlu atmosferi otelin samimi yaşam alanlarında hissediliyor. Bodrum Kalesi, Antik Tiyatro ve kentin önemli noktalarına yakın konumu sayesinde otel, konuklarına yalnızca konaklama değil, bölgenin kültürel dokusunu keşfetme fırsatı da sunuyor.

Sanat, Tasarım ve Gastronomi Bir Arada

Otelin öne çıkan özellikleri arasında sanat ve tasarım odaklı yaklaşımı yer alıyor. Modern mimarinin doğal dokularla buluştuğu yaşam alanlarında sanat eserleriyle şekillenen ortak kullanım alanları, manzara terasları ve özenle planlanan detaylar dikkat çekiyor.

Mavilu Luxury Hotel’de lüks anlayışı gösterişten uzak bir yaklaşımla ele alınıyor. Doğru manzara, kaliteli tasarım, seçkin gastronomi deneyimleri ve özenle kurgulanan etkinlikler, otelin sunduğu konaklama deneyiminin temel unsurlarını oluşturuyor.

Tatilin Ötesinde Sosyal ve Kültürel Bir Yaşam Alanı

Mavilu Luxury Hotel, Bodrum’un yalnızca yaz aylarında tercih edilen bir destinasyon olmadığını ortaya koyan yeni nesil bir konaklama anlayışını temsil ediyor. Deniz, tarih, gastronomi, sanat ve doğayı bir araya getiren tesis; spor etkinlikleri, özel davetler, kutlamalar ve sosyal buluşmalar için sunduğu imkanlarla da öne çıkıyor.

Az odalı butik yapısı ve kişiye özel hizmet yaklaşımıyla misafirlerini sadece bir otelde konaklamaya değil, Bodrum’un ritmini yılın her döneminde yaşamaya davet eden otel, lüks konaklamayı bütünsel bir deneyim olarak yeniden yorumluyor.

 

#MaviluLuxuryHotel #Bodrum #BodrumOtel #LuxuryHotel #BodrumTatili #ButikOtel #TurizmHaberleri #TatilÖnerileri #BodrumKalesi #Konaklama #LüksTatil #EgeTurizmi #HotelNews #TravelTurkey #BodrumHotels

TÜRSAB: Yerli Seyahat Acentalarının Geleceği Risk Altında

Dijital Platform Düzenlemesi Turizm Sektöründe Endişe Yarattı

TBMM gündeminde yer alan “Yabancı Dijital Konaklama Platformları Kanunu Teklifi”, turizm sektöründe tartışmaları beraberinde getirdi. Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB), söz konusu düzenlemenin yasalaşması halinde Türk turizminin yabancı dijital platformların etkisi altına girebileceğini belirterek teklifin geri çekilmesi çağrısında bulundu.

TÜRSAB tarafından yapılan açıklamada, Türkiye’de fiziki varlığı bulunmayan yabancı dijital platformlara konaklama rezervasyonlarının yanı sıra uçak bileti satışlarında da doğrudan faaliyet imkanı tanınmasının sektördeki rekabet dengelerini değiştireceği ifade edildi. Birlik, mevcut mevzuata tabi olarak faaliyet gösteren yerli seyahat acentalarının bu düzenleme karşısında dezavantajlı konuma düşebileceğini savundu.

Açıklamada, teklifin yürürlüğe girmesi halinde yabancı platformların kısa sürede pazarda güçlü bir hakimiyet kurabileceği ve özellikle küçük ile orta ölçekli seyahat acentalarının rekabet gücünün zayıflayabileceği vurgulandı. Bu durumun sektörde faaliyet gösteren birçok işletmenin ekonomik sürdürülebilirliğini olumsuz etkileyebileceği değerlendirildi.

 

“Yurtdışından Turist Getirmeye Değil, İç Pazara Yönelik”

TÜRSAB, kamuoyunda düzenlemenin yabancı turist sayısını ve turizm gelirlerini artıracağı yönündeki değerlendirmelerin gerçeği yansıtmadığını öne sürdü. Birlik, mevcut mevzuatta yurtdışından Türkiye’ye yönelik turizm hareketlerini engelleyen herhangi bir düzenleme bulunmadığını belirterek teklifin esas olarak Türkiye içindeki turizm ticaretine yönelik sonuçlar doğuracağını ifade etti.

Açıklamada, yerli seyahat acentalarının sistem dışına itilmesinin Türk turizminin dağıtım ve pazarlama ağında önemli değişikliklere yol açabileceğine dikkat çekildi.

 

75 Bin Kişilik İstihdam Etkilenebilir

TÜRSAB verilerine göre Türkiye genelinde şubelerle birlikte yaklaşık 17 bin seyahat acentası faaliyet gösteriyor. Sosyal Güvenlik Kurumu verilerine göre ise sektörde yaklaşık 75 bin kişi istihdam ediliyor.

Birlik, çalışanların aileleriyle birlikte değerlendirildiğinde yaklaşık 300 bin kişinin geçimini doğrudan seyahat acentalığı faaliyetlerinden sağladığını belirterek düzenlemenin istihdam üzerinde önemli etkiler oluşturabileceğini ifade etti.

Seyahat acentalarının yalnızca turizm ürünleri satışı yapmadığını vurgulayan TÜRSAB, bu işletmelerin yerel ekonomiye katkı sunduğunu, bölgesel kalkınmayı desteklediğini ve turizm gelirlerinin ülke geneline yayılmasında önemli rol oynadığını kaydetti.

 

Yerli Şirketlerin Yurtdışına Taşınma Riski

Birlik, düzenlemenin Türkiye’de faaliyet gösteren seyahat acentalarını faaliyetlerini yurtdışına taşımaya yöneltebilecek bir yapı oluşturabileceğini de savundu.

Mevcut sistemde işletme belgesi, personel istihdamı, teminat ve vergi gibi çeşitli yükümlülükleri yerine getiren yerli şirketlerin, farklı kurallara tabi yabancı platformlarla aynı pazarda faaliyet göstermesinin rekabet koşullarını değiştirebileceği ifade edildi.

TÜRSAB’a göre bu durum, bazı şirketlerin merkezlerini yurtdışına taşımasına veya faaliyetlerini yabancı şirketler üzerinden yürütmesine yol açabilecek ekonomik bir ortam oluşturabilir. Böyle bir senaryonun ise vergi gelirleri ve turizmden elde edilen katma değerin bir bölümünün yurtdışına kaymasına neden olabileceği değerlendiriliyor.

 

Turizm Gelirlerinde ve Vergi Gelirlerinde Kayıp Uyarısı

Açıklamada düzenlemenin mali etkilerine de dikkat çekildi. TÜRSAB, yabancı dijital platformların Türkiye pazarındaki payının artmasının komisyon ve hizmet bedelleri yoluyla yurtdışına aktarılan kaynakların büyümesine neden olabileceğini belirtti.

Birlik, söz konusu düzenlemenin yalnızca seyahat acentalarının faaliyetlerini değil, aynı zamanda Türkiye’nin turizm gelirlerinin korunması ve kamu gelirleri açısından da önemli sonuçlar doğurabileceğini savunarak kanun teklifinin yeniden değerlendirilmesi çağrısında bulundu.

 

TÜRSAB: Tüketici Hakları da Risk Altında Kalabilir

Kanun teklifinin yalnızca seyahat acentalarını değil, tüketicileri de doğrudan etkileyeceğini savunan TÜRSAB, düzenlemenin mevcut tüketici hakları açısından önemli soru işaretleri barındırdığını belirtti.

Birlik tarafından yapılan açıklamada, yabancı dijital platformlar üzerinden ulaştırma, konaklama ve diğer seyahat hizmetlerinin birlikte satılmasına rağmen bazı işlemlerin paket tur kapsamı dışında değerlendirilebileceğine dikkat çekildi. Bu durumun, tüketicilerin mevcut paket tur mevzuatından doğan hak ve güvencelerden yararlanmasını zorlaştırabileceği ifade edildi.

TÜRSAB, aynı nitelikteki seyahat hizmetlerinin farklı hukuki uygulamalara tabi tutulmasının tüketiciler açısından eşitsizlik oluşturabileceğini vurgularken, olası uyuşmazlıklarda sorumluluk ve muhatap karmaşasının ortaya çıkabileceği uyarısında bulundu.

Açıklamada, turizm sektöründe güvenin korunabilmesi için tüketicilerin hak arama süreçlerinde ulaşabilecekleri ve gerektiğinde hesap verebilen muhatapların bulunmasının önemine işaret edildi.

 

“Eşit Rekabet İlkesi Korunmalı”

TÜRSAB, dijitalleşmeye veya yabancı şirketlerin Türkiye’de faaliyet göstermesine karşı olmadıklarını, ancak yerli işletmeler aleyhine ayrıcalıklı bir yapı oluşturulmasına itiraz ettiklerini belirtti.

Birlik, mevcut sistemde Türkiye’deki tüketicilerin yabancı platformlar üzerinden yurtdışı rezervasyonları yapabildiğini, yurtdışındaki turistlerin de Türkiye’deki tesislere yine bu kanallarla ulaşabildiğini hatırlatarak, turizm hareketlerinin önünü kesen bir yaklaşım içinde olmadıklarını ifade etti.

Açıklamaya göre temel itiraz noktası, Türkiye’de faaliyet gösteren seyahat acentalarının tüm yasal ve mali yükümlülükleri yerine getirirken, yabancı dijital platformların farklı şartlarla aynı pazarda faaliyet gösterebilmesi ve rekabet dengesinin bozulması.

 

TÜRSAB’dan Kanun Teklifinin Geri Çekilmesi Çağrısı

TÜRSAB, yıllardır Türkiye’ye turist kazandıran, istihdam yaratan ve vergi ödeyen seyahat acentalarının geleceğinin tehlikeye atılmaması gerektiğini vurguladı. Birlik, yerli ve milli dağıtım ağı olarak nitelendirdiği seyahat acentalarının Türk turizminin gelişiminde önemli rol oynadığını belirterek sektörün kazanımlarının korunması gerektiğini kaydetti.

1618 sayılı Kanun kapsamında 1972 yılında kurulan TÜRSAB, söz konusu düzenlemenin binlerce seyahat acentasının faaliyetlerini olumsuz etkileyebileceğini, istihdam kayıplarına yol açabileceğini ve turizm gelirlerinin yurtdışına yönelmesine neden olabileceğini savunarak teklifin yeniden değerlendirilmesi çağrısında bulundu.

Birlik, Türk turizminin geleceğinin yerli işletmelerin rekabet gücünün korunması ve eşit piyasa koşullarının sağlanmasıyla güvence altına alınabileceğini belirterek, sektörün sürdürülebilir büyümesi için dengeli bir düzenleme yapılmasının önemine dikkat çekti.

 

 

#TÜRSAB #Turizm #SeyahatAcentaları #TurizmSektörü #TBMM #DijitalPlatformlar #Konaklama #TurizmEkonomisi #TürkTurizmi #SeyahatAcenteleri #TurizmHaberleri #TurizmGündemi #YerliAcentalar #TurizmGelirleri #