Yazılar

Hyundai Motorsport Takımı 241 toplam puanla WRC’de ikinci kez markalar şampiyonu oldu

Hyundai Motorsport Takımı 241 toplam puanla WRC’de ikinci kez markalar şampiyonu oldu

Hyundai Shell Mobis Dünya Ralli Takımı, Dünya Ralli Şampiyonası (WRC) 2020 sezonunu Markalar Şampiyonu olarak önemli bir zaferle tamamladı. 2019’dan sonra üst üste ikinci kez dünya şampiyonu olan Hyundai Motorsport takımı, Covid-19 salgını gölgesinde geçen zorlu 2020 sezonunda toplam 241 puan elde etti.

Uluslararası Otomobil Federasyonu FIA (Fédération Internationale de l’Automobile) tarafından düzenlenen ve dünyanın en çok izlenen motorsporları organizasyonundan biri olan uluslararası ralli şampiyonasının 48’inci sezonu, COVID-19 pandemisi nedeniyle takvime sonradan eklenen ACI Monza Rallisi ile tamamlandı. Sezonun son yarışı olan Monza Rallisi’nde podyuma ikinci çıkan Estonyalı pilotu Ott Tanak ve üçüncü çıkan İspanyol pilotu Dani Sordo ile toplam 33 puan daha kazanan Hyundai Shell Mobis Dünya Ralli Takımı böylece şampiyonluğu elde etmiş oldu. Sezon boyunca bütün yarışlara damgasını vuran Hyundai Motorsport, takımda yer alan tüm servis personeli, deneyimli pilotları ve üst düzey teknik yöneticilerinin yoğun çabalarıyla bu önemli zafere ulaşmış oldu.

Covid-19 salgını nedeniyle, 2020 sezonunda çoğu ülkede yarışlar iptal edilmiş ve motorsporları tutkunları bu heyecandan uzak kalmıştı. Sadece 7 rallinin gerçekleştirildiği 2020 sezonunda Türkiye Rallisi de izleyicisiz olarak Eylül ayında Marmaris’te gerçekleştirilmişti. Bu yılın son yarışı olan ACI Rally Monza’da karlı zeminde liderliğini ilan eden Hyundai Shell Mobis Dünya Ralli Takımı, böylelikle 2019’un ardından 2020 yılında da Markalar Şampiyonu oldu. Dünya Ralli Şampiyonası 2021 sezonu, 21 Ocak’ta Monte Carlo Rallisi ise start alacak.

Türkiye’nin yarıotomatik traktörü

Türkiye’nin yarıotomatik traktörü

TürkTraktör’de üretilen yarı otomatik şanzımanlı Case IH Farmall M serisi dünya çiftçilerinin kullanımına sunuluyor.

Case IH Farmall A Serisi traktörler, ‘Türkiye’nin ilk yerli yarı otomatik şanzımanlı traktörü’ olarak 2019 yılından beri çiftçilere sunuluyor. Case IH’in son 5 yılda pazara sunduğu 7 yeni seri arasında yer alan bu traktörler, Farmall M serisi olarak, dünyanın tarımdaki öncü pazarlarına ihraç edilmeye başlanıyor.

TürkTraktör Genel Müdürü Aykut Özüner, Case IH Farmall M’in ihracatı ile ilgili açıklamasında, “TürkTraktör olarak yerli üretimimiz ve 130’dan fazla ülkeye gerçekleştirdiğimiz ihracatımız ile ekonomiye katkı sağlamaya devam ediyoruz. ‘Türkiye’nin ilk yerli yarı otomatik şanzımanlı’ traktörlerini Case IH Farmall M serisi ile, dünya tarımının hizmetine sunarken, hem yerli üretimin hem de ihracatımızın gücünden aynı anda yararlanıyoruz” yorumunu yaptı.

The Ritz-Carlton, İstanbul’da yılbaşına özel ayrıcalık

The Ritz-Carlton, İstanbul’da yılbaşına özel ayrıcalık

The Ritz-Carlton, İstanbul, yeni umutlar ve dileklerle yeni bir yılı karşılıyor. Misafirlerini yılbaşı gecesine özel ayrıcalıklı konaklama seçenekleriyle karşılayan otel; isteyene eşsiz manzarasıyla adeta bir İstanbul sergisine ev sahipliği yapan odalarında, isteyene ise tüm hijyen ve sosyal medya kurallarının uygulandığı ortak alanlarında özel bir konaklama deneyimi vadediyor.

İstanbul’un kozmopolit mirasının konut ortamını vurgulayan desen, mermer ve pastel tonların karışımıyla yansıtıldığı The Ritz-Carlton, İstanbul 23 süit ve 57 kulüp odası dahil olmak üzere 243 odasıyla konaklama deneyimini yaşatıyor.

Yeni yılın unutulmaz lezzetlerle karşılanacağı brunch, konaklama, hamam ve sauna kullanımlı ‘Festival’ seçeneğinin yanı sıra; konaklama, yeni yıl brunch’ı, özel olarak hazırlanan ve sınırsız içeceğin de sunulduğu yılbaşı yemeği, hamam ve sauna kullanımını da içeren ‘Sonsuzluk’ adındaki alternatif de deneyim ayrıcalıkları arasında yer alıyor. ‘İhtişamlı’ konaklama seçeneği ise konaklama, yılbaşı yemeği ve yeni yıl brunch’ının yanı sıra ‘couple suit’ masaj hizmetini de içeriyor. Seçeneklerini misafirlerine odalarda ya da ortak alanlar da sunan otel, misafir kullanımına sunulan restoranları dahil tüm ortak mekanlarda hijyen protokollerini uygulayarak, oturma ve yemek düzeninde sosyal mesafe kuralına uyulmasını sağlıyor.

Bu özel gece için dekore edilen The Ritz-Carlton, İstanbul Gala Yemeği için Executive Şef Selami Güleryüz ve ekibinin özenle hazırladığı yılbaşı menüsüyle misafirlerini bekliyor.

Yeni yılın ilk gününde ise Farm to Brunch adındaki konsept ile Atelier Real Food misafirlerini yılın ilk brunch’ına davet ediyor. Pek çok lezzetin hem göze hem damağa hitap ettiği brunch’ta birbirinden farklı ve ev yapımı lezzetlerle, dünya mutfaklarından örnekler sunuluyor.

Hijyen protokollerinin alındığı ve ‘safe tourism’ sertifikasına sahip otel, tüm konaklama ayrıcalıklarını, sosyal mesafe koşullarına uygun bir şekilde ve kısıtlı sayıda ziyaretçi ile gerçekleştiriyor.

The Ritz-Carlton, İstanbul Hizmeti Evinizde

The Ritz-Carlton İstanbul konaklamanın yanı sıra özel hediyeleriyle yansıttığı ve temsil ettiği hizmet ayrıcalığını misafirlerinin evinde de yaşatıyor. Yeni yıla girerken otel, misafirlerinin sevdikleri, iş ortakları ve çalışanlarıyla paylaşması için deneyimli The Ritz-Carlton, Istanbul şeflerinin sizin için özenle hazırladığı lezzetleri keşfetmeye davet ediyor. ‘Lezzete Davet Hediye Kutuları’nda yılbaşı sofralarında Ritz dokunuşu yaratacak seçenekler yer alıyor. Otel aynı zamanda deneyimli mutfak ekibi tarafından hazırlanan hindi servisiyle de öne çıkıyor.

The Ritz-Carlton İstanbul’da misafirler, otelin sıcak misafirperverliği ile kişiye özel hizmetin öne çıktığı bir anlayışla yeni yılı kusursuz bir şekilde karşılıyor.

Detaylı bilgi ve rezervasyon: 0212 334 41 88

Migros’da dijital dönüşüm çalışmaları hızlandı

Migros’da dijital dönüşüm çalışmaları hızlandı

Dijital dönüşüm konusundaki çalışmalarıyla önemli adımlar atan Migros, gıda güvenliğini ve şeffaflığı odağına alarak perakende sektöründe öncü bir uygulama başlattı, blockchain teknolojisini erişime açtı.

Müşteriler, Migros mağazalarında satışa sunulan MB (MigrosBlockchain) logolu 750 çeşidin üzerindeki meyve ve sebzenin tarladan rafa uzanan yolculuğuna, Migros Mobil Uygulaması’nda yer alan “Migros Blockchain” menüsünden kolaylıkla ulaşabiliyor.

Migros Ticaret A.Ş. İcra Başkanı Özgür Tort, “Tüketim alışkanlıklarının ve beklentilerin değiştiği günümüzde,  teknoloji ve dijitalleşme perakende sektörünün önemli bir parçası haline geldi. Bu kapsamda perakende sektöründe bir ilk olarak, blockchain uygulaması Migros’ta devreye girdi. Sektöre yön verecek bu öncü uygulamamız, meyve ve sebze ürünlerine dair bilgiler değiştirilemez bir şekilde kayıt altına alıyor. Böylece tedarik süreçlerine şeffaf bir şekilde erişim imkanı sunuyor. “Blockchain ile Meyve Sebze Şeffaflık Projesi”ni öncelikle çalışanlarımızla test ettik ve ardından projeyi müşterilerimizin kullanımına sunduk. Müşterilerimiz, “MB” logolu ürünlerimizin tarladan mağazaya kadar olan yolculuğuna Migros Mobil uygulamasındaki Blockchain menüsünden kolaylıkla ulaşabiliyorlar” dedi.

Aynı zamanda, dünyanın önde gelen perakende ve hızlı tüketim ürünleri üreticilerinin çatı kuruluşu olan Consumer Goods Forum’un Perakende Başkanlığını üstlenen Tort sözlerini şöyle sürdürdü:

“Gıda güvenliği ile ürün bilgilerinin şeffaflığı ve tutarlılığı konuları global arenada da sektörümüzün en önemli konuları arasında yer alıyor. Bunun gibi, ortak değer yaratılabilecek konularda Consumer Goods Forum çatısı altında kurulan koalisyonlarda perakendeci ve üretici üreticisi şirketler bir araya gelerek çözümler geliştiriyor. Uçtan uca değer zincirinde ürün verilerinin standartlaştırılması alanında üzerinde çalışılan dijital sistemlerden biri de blockchain teknolojisi. Sürdürülebilir tarımın desteklenmesi odağımızla bu uygulamayı ülkemizde ilk olarak meyve – sebze alanında hayata geçirmek istedik. Sisteme dahil edilen ürün çeşidi ve kapsamı ile dünyadaki uygulamalar arasında öne çıkan projemiz aynı zamanda müşterilerimize en kaliteli ve güvenilir ürün ve hizmet sunma taahhüdümüzün de yansıması. Geleceğin perakendesine yön veren projelerimiz ve dijital alana yaptığımız yatırımlara hız kesmeden devam edeceğiz.”

Sanat Güneşi Bodrum’da anıldı

Sanat Güneşi Bodrum’da anıldı

Türk Sanat Müziğinin Güneşi, unutulmaz ses sanatçısı Zeki Müren 89.’ncu doğum gününde şarkılarıyla anıldı.

Bursa’da doğmasına rağmen Bodrum ile özdeşleşen Sanat Güneşi Zeki Müren’in 89.’ncu yaş günü farklı bir yolla anıldı. Her yıl binlerce kişinin katıldığı konser ve çeşitli programlarla doğum günü kutlanan Zeki Müren anısına bu yıl Bodrum Belediyesi tüm sokaklarda hafızalara kazınan o eşsiz eserleri çaldı. Gün içinde Yarımadanın her bölgesinde aralıklarla belediye hoparlörlerinden çalınan Zeki Müren şarkılarını dinleyen çok sayıda vatandaş sosyal medya hesaplarından paylaşımlarda bulundu.

Karaca’dan hayatı kolaylaştıran yeni ürünler

Karaca’dan hayatı kolaylaştıran yeni ürünler

Karaca, mutfakta zaman geçirmeyi seven, gurme lezzetleri profesyonelce hazırlamak isteyenleri “Mutfaksever” pişirme grubu ile buluşturuyor.

Geleneksel Türk tencere yemekleri için işinin uzmanı envayi çeşit tencere ve tava sunan Karaca, farklı kültürler, yeni tarifler ve özel malzemelerden ilham alarak en özel yemekleri sofralara taşımayı sevenleri “Mutfaksever” ürün grubu ile tanıştırıyor.

İspanyol mutfağından Paella hazırlamak isteyenlere “Paella Tavası” ile eşlik ediyor. Ancak bu tava yalnızca Paella yapmak için değil, geniş aile yemeklerinin menüsünde yer alan lezzetli bir saç kavurma hazırlamak için de kullanılabiliyor.

İtalyan lezzeti tutkunlarını unutmuyor ve evde pizza keyfini “Pizza Tepsisi” ile kolaylaştırıyor. Hem ocakta hem de fırında kullanıma uygun tasarlanan pizza tepsisi ile gelenekselleşmiş lezzetli gözlemeler yapmak da mümkün. Dünya çapında haklı bir üne sahip İtalyan makarnalarından vazgeçemeyenler için ise Karaca “Makarna Haşlama Tenceresi” ve “Spagetti Tenceresi” ile sesleniyor. Tek bir harekette kolayca süzme ve pişirme imkanı sunan tencereler makarnaseverlerin ilk tercihi olacak.

Buharda Özbek mantısı da yeni tanıştığımız lezzetler arasında yer alıyor. Karaca bu çok özel “Mantı Tenceresi”ni de farklı lezzet arayışındakilerin kullanımına sunuyor. Buharda pişirilecek tüm yemekler için de kullanılabilen bu tencere ile karnıyarık yapmak ise klasiklerden vazgeçemeyen şeflere yeni bir deneyim yaşatacak.

Kahvaltıların vazgeçilmez lezzeti Pankek için “Pankek Tavası”, günün her öğününde kurtarıcı niteliğindeki krepe özel “Krep Tavası”,  midye lezzetini sofrasına taşımak isteyenler için “Midye Tenceresi”, sağlık deposu kuşkonmazı en ideal şekilde pişirmek için “Kuşkonmaz Tenceresi” Karaca’nın mutfak severlere sunduğu işinin uzmanı ürünler arasında yer alıyor.

www.karaca.com ‘u ziyaret etmeniz yeter.

NE YİİM şimdi Caddebostan’da

NE YİİM şimdi Caddebostan’da

Etiler’de hizmette olan Ne Yiim yeni şubesi Anadolu yakasında Caddebostan’da açıldı.

Ne Yiim’de, kahvaltıdan hamburger ve sandviçlere, taze meyve ve sebze sularından fırından günlük çıkan kendi üretimi bakery lezzetlere, taptaze ekmek çeşitlerinden böreklere, pizzalardan kruvasanlara uzanan oldukça zengin bir menü bulunuyor.

Ne Yiim, kahvaltıdan akşam yemeğine uzanan, günün her saatine uygun lezzet çeşitliliği ile fark yaratırken, kendi fırınında taptaze pişirerek bakery kategorisinde sunduğu, ekmek ve pastane lezzetleriyle de iştah kabartıyor.

Bol malzemeli Şefin Pizzası, tadı damakta iz bırakan Steak & Cheese Sandviç, taptaze hazırlanan, her yudumunda şifa kaynağı özel karışım meyve ve sebze suları gibi birçok lezzet Ne Yiim’in favorileri arasında öne çıkıyor. Caddebostan açılışı ile kendini gösteren, yanında çıtır çıtır patates kızartmasıyla servis edilen yeni Ne Yiim hamburgerleri Tombik Hamburger ve Gobit Hamburger de ekmeğinden malzemesine kadar her detayıyla iştah kabartıyor.

Ev yapımı hamburger köftesi, karamelize soğan, marul, domates, turşu ve trüflü mayonez içeriği ile hazırlanan iki hamburger arasındaki tek fark Ne Yiim’in kendi ürettiği özel burger ekmeklerinde bulunuyor. Tombik Hamburger’de Ne Yiim’in fırında taptaze hazırladığı ekşi mayalı 85 gr.’lık tombik burger ekmeği, Gobit Hamburger’de ise Ne Yiim’in kendi üretimi olan ekşi mayalı 110 gr.’lık gobit burger ekmeği kullanılıyor.

Ne Yiim’in iştah kabartan dünyası sadece yemekleri ve içecekleri ile sınırlı kalmıyor; kendi fırınında pişirdiği günlük ve taptaze ekmekleri de ilgi görüyor. Her biri iyi tohum ve iyi malzemelerle hazırlanan Ne Yiim ekmekleri arasında, Ekşi Mayalı Tam Fırın Ekmeği, Alman Çavdar Ekmeği, Yayla Ekmeği, Francala, Ekşi Mayalı Fransız Köy Bageti gibi her damak tadına uygun birçok çeşit yer alıyor.

Ne Yiim, Caddebostan açılışı ile beraber bir yeniliğinin daha müjdesini veriyor; “Kahvem Termosta”… Ne Yiim, termosu ile kahve almaya gelenlere kahve için %20 indirim avantajı sunuyor.

Adres: İskele Sokak, No. 10, Caddebostan, Kadıköy – İSTANBUL Telefon: 0530 918 52 76

TROYA ANTİK KENTİ

TROYA ANTİK KENTİ

Efsaneleri, aşk ve kahramanlık destanı ile anılan; Troya’ nın gizemli mitolojik hikayesini sizlerle paylaşmak istedik.

Troya antik kenti; Çanakkale, Tevfikiye köyü sınırları içinde bulunuyor. Şehrin Anadolu ve Avrupa yakaları olması sebebiyle, Asya kıtasında yer almaktadır. Binlerce yıllık geçmişi ile dünyada hep merak edilen çalışmalar yapılmış bir bölgedir. İlk yerleşimin M.Ö. 3000 yıllarında olduğu düşünülmektedir. Dönemi itibariyle şehir devletlerin kurulduğu dönemlerde varlığını sürdürmüştür. Şehir yangınlar, savaşlar ve deprem sebebiyle dokuz kez yeniden kurulduğu araştırmacılar tarafından ifade edilmektedir. Şehrin kurucuları ise ilk yerleşim sağlayan Dardanos kral soyundan gelenler olmuştur. Rivayete göre şehrin kuruluş efsanesi; Dardanos kraliyet ailesinden olan İlos katıldığı bir yarışmada benekli bir inek kazanır. Şehrin bilicileri İlos’ a ineği serbest bırakmasını ve ineğin ilk mola verdiği bölgede bir şehir kurmasını öğütlerler. İlos, öğüdü dinlemiş ve serbest bıraktığı ineği Hisarlık Tepesi’nde oturmuştur. Bu sebeple İlos’un burada bir şehir kurup şehre İlion adını verdiği rivayet edilir.”

Yüzyıllar sonra; Antik şehrin keşfediliş hikayesi de Homeros’ un eserleri sayesinde olmuştur. Heinrich Schliemann, adında Alman tüccar ve amatör arkeolog’ un İlyada’ yı defalarca okuması ve bölgeye yönelik merakı sonucu kişisel girişimi ile 1868 yılında ilk kazılar başlamıştır. Tabii ki bu merakının masum olmadığı biliniyor. Yaptığı kazılarda bölgeden çıkan kıymetli tarihi eserleri yurtdışına kaçırdığı anlaşılmıştır.

Troya antik kenti arkeolojik kazılardaki bulgulara göre; Çanakkale Boğazı’nın güney girişine yaklaşık 4,8 kilometre mesafedeki Hisarlık adlı bir tepeciğin üzerinde yer almaktadır.  Şehrin kuruluşu sonrası güçlü bir devlet olması sebebiyle, devasa surlara sahip iç kalesiyle nüfuzlu bir şehir olduğu bilinmektedir. Kazılarda Troya’nın bin yıllık dönemi süresince defalarca yıkılıp yeniden inşa edildiği tespit edilmiştir. Gelişmiş ve bölgesinde önemli bir şehir olarak varlık gösterirken, savaşlar veya doğal afetler ardından harabeye dönüşü kentin tarihinde yer almaktadır. Orta Çağ dönemine dek, Troya’nın inişlerle ve çıkışlarla dolu öyküsünün devam ettiği anlaşılmaktadır. Bölge dönemi itibariyle dünyaya yön veren hükümdarlar tarafından saygınlık görmüş bir merkez olmuştur. Savaş sonrası şehirden ayrılıp Roma imparatorluğunun kurulduğu topraklara giden Aeneas’ in, Roma’nın efsanevi kurucuları Romulus ve Remus’un atası olduğuna inanılmıştır. Bu sebeple Roma İmparatorlarının hep saygı duyduğu bir bölge olmuştur. Makedonya’ nın kurucusu döneminin güçlü imparatorlarından; Büyük İskender (MÖ 356-323) bölgeye duyduğu saygıdan dolayı önem vermiştir. Troya’yı yeniden eski ihtişamına getireceğine yemin edip, şehrin yeniden imarı ve vergiden muaf tutulması emrini vermiştir.

Troya Savaşı’na ait hikayelerden esinlenerek yaratılmış film vizyona girmesi ile son dönemlerde büyük ilgi görmüştür.

Bugüne gelirsek; günümüz arkeologları ve tarihçiler Homeros eserinde anlattığı savaşın gerçekten yaşanıp yaşanmadığı, zamanını ve nasıl gerçekleştiğini belirleme çabaları sürüyor. MÖ 1300 yılı civarında savaşın gerçekleştiğidir. Yıkıntılar arasında mancınık bulunması savaşın bu zamanda geçtiğine işaret etmektedir. Savaşın daha sonra, MÖ 1190 civarında gerçekleşmiş olması da ihtimaller dâhilindedir. Bu tarihe gelindiğinde Troya yeniden inşa edilmiş ama şehir, Akdeniz’deki birçok benzeri gibi saldırıya uğramış ve tarumar edilmiştir.

Kazıların 1865 yılından bu yana sürdüğü Troya’da şehrin mimarisi ve hazineleri gün yüzüne katmanlar halinde çıkmaktadır. Arkeologlar 4 bin yıldan da eski dönemde Troya’nın büyük bir refah içinde yaşadığını artık biliyorlar. Hükümdarların bıraktığı devasa hazineler arasında binlerce altın yüzüğün yanı sıra altın, gümüş, elektrum, bronz, bakır kaplar ve birçok silah bulunmaktadır.

Efsanevi şehir Troya antik kenti kazılarında bulunan eserler 2018 yılında hizmete açılan Troya Arkeloji müzesinde sergilenmektedir.

Efsanesi:

Troya’ da yaşananları MÖ 800 yılında yaşamış olan İonia’ lı (İzmir çevresi) Homeros’ un İlyada ve Odysseia eserlerinden biliyoruz. M.Ö. 1180’e tarihlenen Troya Savaşının anlatıldığı eserlerinde; Sparta Kraliçesi Helen, bir düğün nedeniyle şehre gelen eski Troya Prensi Paris’ e gönlünü kaptırır. Paris’ in babası Troya kralı iken, Zeus babasını cezalandırarak krallığı elinden almış ve Paris’ i İda dağlarında çoban yapmıştır.

Aşkın başlangıç hikayesi ise; Kral Peleus ile deniz tanrıçası Thetis’in düğünleri sırasında güzellik tanrıçası Afrodit, kraliçe Helen, Zeus’un kızı Athena ve Zeus’un eşi Hera, düğüne çağrılmayan nifak tanrıçası Eriş tarafından masalarına atılan, üzerinde “en güzele” yazılı altın elma için harekete geçmeleridir. Altın elma paylaşılamayınca kavga çıkar. Bu durum üzerine Zeus, seçimi Paris’ in yapmasını ister. Bu rekabet yüzünden masada ki kadınlar Afrodit, Athena ve Hera, Paris’ e vaatlerde bulunurlar. Paris, Helen’ i en güzel kadın olarak seçer. Evli olan Helen ile aralarında bu olaydan sonra yasak aşk başlar. İki aşık, Troya’ ya kaçarlar yani Antik Yunan’ dan, Asya’ ya kaçmışlardır. Sparta Kralı kendisini küçük düşüren bu olayı temizlemek için kardeşi Mykene kralı Agamemnon’ un başında olduğu Akha ve birleşik Antik Yunan ordusunu karşı kıyıya gönderir. Troya’yı savunmak için ise Troya Kralı Priamos’un oğlu Hektor’ un komuta ettiği, Anadolu’ dan gelen askeri birlikler ile savunma sağlanır. Helen’ i geri almak için harekete geçen ordular ile başlayan savaş on yıl sürer. Yıllarca süren savaşta, yorulurlar ve birbirlerine karşı üstünlük sağlayamazlar.

Akha ordusu, Kral Odysseus’un fikrini geçekleştirerek savaşın sonunu getirirler. Bugünde şehrin simgesi olan; devasa bir tahta bir at inşa ederler. İçerisine Odysseus ve seçkin askerler gizlenirler. Gece karanlığında tahta atı barış sembolü olarak Troya’nın kapısına bırakılır. Çekildikleri söylenen diğer askerleri taşıyan gemiler Bozcada arkasında kalan bölgeye saklanırlar. Savaş yorgunu, barış arzusunda olan Troyalılar; sessizlik üzerine karşı tarafın geri çekildiğini ve barış için tahta at bırakıldığına inanırlar.  Barış için bırakılan tahta atı surların içine alırlar. Gece yarılarına kadar barış kutlamaları içi şarap içip eğlenip sızarlar. Bu sebeple savunmasız kalan şehrin kapıları, atın içinden çıkan Akhalı savaşçıların saldırısı ile açılır. Savunmasız kalan Troya’nın surlarına yönelen Akha ordusunun saldırısı ile Troya şehri tamamen harabe haline gelir. Troya’ da taş, taş üstünde bırakılmadan yakılıp, yıkıldığı büyük felaket yaşanır. Bu son pusu içeren darbe ile Troya şehri ve Paris’in sonu gelmiş olur.

 

Paris’ in babasının elinden krallığın alınması ile ilgili sözü edilen kehanet gerçekleşir.

Zeus’ a iletilen kehanete göre, Paris’ in babasının yönettiği şehir yerle bir olacaktır. Bu yüzden krallık ellerinden alınmış ve Paris dağlara sürülmüştür. Bu savaş ile birlikte Troya kehanet edilen kaderini yaşamış olur. Savaş sırasında Zeus zaman, zaman her iki tarafı da desteklemiştir. Bu konuda kendisini en çok etkileyen eşi Hera olmuştur.

Zaferi kazanan Menelaos, eşi Helene’yi alarak Yunanistan’a doğru gemisi ile yolculuğa çıkar.

Yıllar süren savaşa neden olan kraliçe Helen’e olan iki erkeğin tutkusu neden olması sebebiyle; savaş sırasında Menelaos ve Paris düello yapmak istemişlerdir. Bu sayede savaşın uzamadan bir sonuca varması düşünülmüştür. Düello sonucunda kazananın ödülü Helen’e sahip olması ve savaşın bitişidir. Düelloyu istemeyen Zeus’ un eşi olan Afrodit’ in müdahalesi ile düello gerçekleşmez.

Homeros’un İlyada ve Odysseia epik şiir eserleri dilimize harika bir tercüme ile çevrilmiştir. Okurken elinizden bırakamayacağınız sürükleyici, etkileyici düşündürücü bir üsluba sahip eserlerdir.

Truva ören yeri milli park sınırları içerisinde yer almaktadır. Truva, dünyanın önemli medeniyetlerinden Roma imparatorluğunun başlangıç noktası olarak kabul edilmektedir. Bölgeye yaptığınız ziyarette; savaş kalıntıları ve surları incelemek geçmişin mitolojik hikayelerine keyifli bir yoluculuk yaptıracaktır. Mitolojide bahsi geçen tahta Truva Atı ise Çanakkale şehir merkezinde ziyaret edilebilmektedir.

 

Troya Müzesi ve Ören Yeri Hakkında:

Tevfikiye Köyü, Çanakkale: Telefon: 0 286 283 00 61

Ulaşım: Araç ile yolculuk da; Çanakkale – Ezine istikametine devam edilirken, Çıplak köyü istikametine devam edilmesi ile ulaşılmaktadır. Truva antik kentine şehir merkezinden kalkan dolmuşlar ile ulaşım mümkündür.  Şehir merkezine 30 km mesafededir.

Murat Söker  e-posta: neexss@gmail.com