Yazılar

Gölbaşı kışa hazır

Gölbaşı kışa hazır

Gölbaşı Belediyesi Fen İşleri ekipleri, Ankara’da etkili olan kar yağışı sonrası 249 personel ve 33 araçla sahaya indi.

Gölbaşılıların mağdur olmaması için karla mücadele araçlarının ve ekiplerinin Gölbaşı sokaklarında mesaide olduğunu aktaran Başkan Ramazan Şimşek şunları söyledi: “İlçemizde yaşanan kar yağışı ile buzlanma sonrasında hemşerilerimizin günlük yaşamının sekteye uğramaması ve en önemlisi de ulaşımda aksaklık yaşanmaması için çalışıyoruz. 9 kar küreme aracı,5 greyder, 8 csb aracı, 249 personelimiz ve 33 aracımız ile hizmet vereceğiz” dedi.

Aşının zorunlu olduğu ülkeler

Aşının zorunlu olduğu ülkeler

Ülkemizde koronavirüs aşılarıyla ilgili tartışmalar sürerken, uluslararası seyahatler için aşı ve sağlık pasaportu gibi zorunluluklar getirilmesi yönünde çalışmalar hızlandı.

Şu sıralar gündemden düşmeyen koronavirüs aşısı, yurt dışı seyahatleri için bir zorunluluk haline gelecek mi? Enuygun’a göre, bazı ülkeler ve hava yolu firmaları bu konuda çalışmalara başladı. Firma yurt dışı uçuşlarında birçok ülkenin Covid-19 aşısı ve hastalıkla ilgili bilgilerin yer aldığı veriler olmadan ülkeye girişlere izin vermeyebileceğine dikkat çekti. Kişilerin yurt dışı uçuşlarında pasaportlarının yanında sağlık bilgilerini gösteren dijital bir sağlık pasaportu daha olacak. Burada hastalık ile ilgili PCR testi, antikor testi ve aşı ile ilgili veriler yüklenecek ve sınır kapılarında bunun kontrolü yapılacak.

Fransa’da aşı olmayanların toplu taşıma araçlarını kullanmaması gündemde

Konuyla ilgili ilk olarak Avustralyalı hava yolu firması Qantas, aşı olmayanların uçuşuna izin verilmeyeceği yönünde açıklama yapmıştı. United Airlines geçtiğimiz aylarda Londra Heatrow ve New Jersey Newark Liberty Havalimanı’nda sağlık pasaportu ya da orijinal adıyla CommonPass uygulamasını test etmişti. United Airlines, JetBlue ve Lufthansa Havayolları da bu uygulamayı başlatmaya hazırlanıyor.  Zamanla uygulamaya aşı bilgileri ile kişilerin diğer sağlık bilgilerinin de eklenmesi bekleniyor. Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği IATA, sağlık bilgilerinin güvenli bir ortamda saklanıp paylaşılmasıyla uluslararası hava yolu taşımacılığının yeniden eski günlerine dönmesini planlıyor. Ülkelerin taleplerine göre PCR testleri, aşı bilgileri gibi tüm bilgiler içerisine yüklenecek. Dört aşamada yapılacak bu uygulamaya göre önce sağlık bilgileri olacak, ardından seyahat destinasyonu, gidilecek yer, yetkili laboratuvar ve test merkezinin sonuçları, aşı bilgileri ve kişisel sağlık bilgilerinin yer alması planlanıyor. Fransa, aşı olmayanların toplu taşıma araçlarını kullanamaması konusunda da hazırlık yapmaya başladı.

 Şu anda seyahat için hangi aşılar zorunlu?

Ülkemizde de mevcut durumda bazı ülkelere giderken sarıhumma meningokok, tifo, kolera, hepatit A, kuduz, Japon Ensefaliti gibi aşı zorunlulukları isteniyor ve bu ülkelere gitmeden önce aşılarla ilgili karne veriliyor. Yakın zamanda tıpkı diğer aşılardaki gibi birçok ülke de Covid- 19 aşısı zorunluluğu isteyebilir ve sağlık bilgileri için dijital pasaport kontrolü yapılabilir.

Ani gelişen unutkanlıktan uyku bozukluklarına dikkat

Ani gelişen unutkanlıktan uyku bozukluklarına dikkat

Dünya Sağlık Örgütü tarafından pandemi olarak kabul edilen COVID-19 (SARS CoV-2) salgınının başlangıç ve devam sürecinde bildirilen bilimsel raporlar, hastalığın sadece solunum yollarını değil; beraberinde veya bazen tek başına nörolojik sistemleri de etkilediğini ortaya koyuyor. Geliştirilen aşılar yüreklere su serpse de, önüne geçilemeyen bir hızla tüm dünyada yayılmaya devam eden ve şimdiden milyonlarca insanı enfekte eden COVID-19 ile ilişkili nörolojik semptom ve bulgulara gün geçtikçe yenileri ekleniyor. Yüksek ateş, halsizlik, öksürük ve nefes darlığı gibi hastalığın sık bilinen belirtileri olmadan; baş ağrısı, tat ve koku alamama, baş dönmesi, dengesizlik, görme kayıpları, bilinç bulanıklığı veya kaybı, ani gelişen unutkanlık, felçler, el ve ayaklarda ilerleyici kuvvet kaybı ve uyuşma, nöropatik ağrı gibi nörolojik belirtiler COVID -19 enfeksiyonunun ilk sinyali olabiliyor. Acıbadem Fulya Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Yıldız Kaya özellikle akciğer enfeksiyonunun ağır seyrettiği hastalarda diğer bulgulara ek olarak nörolojik belirtilerin tabloya eklenebildiğine dikkat çekerek, “Hastalığın nörolojik belirtilerinin toplum tarafından tanınması, hastaların tedavi olanaklarına zaman kaybetmeden ulaşmalarında en önemli faktördür.” diyor.  Acıbadem Fulya Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Yıldız Kaya, Covid-19’un 7 nörolojik sinyalini anlattı, önemli uyarılarda bulundu.

Şiddetli baş ağrısı

Baş ağrısı Covid-19’un oldukça yaygın görülen belirtilerinden birini oluşturuyor. Öyle ki hastalarda görülme sıklığı yüzde 40’a kadar yükselebiliyor. “Covid-19’a bağlı gelişen baş ağrısında daha önce olmayan şekilde ve şiddette tüm başta ağırlık hissi oluşur, bazen de bıçak saplanır gibi keskin karakterlidir.” uyarısında bulunan Dr. Öğretim Üyesi Yıldız Kaya, uykudan uyandıracak kadar şiddetli olabilen ağrının genelde ağrı kesiciyle geçmediğini vurguluyor. Covid-19 enfeksiyonu nedeniyle gelişen baş ağrısının migrenden daha farklı özellik sergilediğini belirten Dr. Öğretim Üyesi Yıldız Kaya, “Bu ağrı çift taraflı, tüm başı tutan, ağrı kesiciye rağmen azalmayan, dirençli bir ağrıdır. Günlerce devam eder ve şiddeti günler içinde artabilir.” diyor. 

Yaygın kas ağrıları

Yaygın kas ağrıları da Covid-19 enfeksiyonunun sık görülen belirtileri arasında yer alıyor. Nöroloji Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Yıldız Kaya bu hastalığa bağlı kas liflerinde gelişen iltihabi tutulum nedeniyle nadir de olsa kas hücrelerinde kayıp ve güç kaybı da gelişebileceğini belirtiyor. Ağrı kesicilerle azalmayan vücutta, kol ile bacak kaslarında ve eklemlerde şiddetli ağrı, dokununca hassasiyet gibi şikayetler Covid-19 enfeksiyonu iyileştikten günler sonra bile devam edebiliyor.

Kol ve bacaklarda yaygın uyuşma

Covid-19 enfeksiyonunun erken veya geç döneminde kol ve bacaklarda yaygın uyuşma, ağrı ve güç kaybı şikayeti ile gelişen nöropati, bir başka deyişle vücuttaki sinir uçlarında tahribat gelişmesi belirtileri ortaya çıkabiliyor. Nöropati yürüme güçlükleri, ellerini kullanmakta zorluk, el ve ayaklarda yanma, karıncalanma gibi duyu bozuklukları ve ağrılara neden olabiliyor. Bazı Covid-19 hastalarında ani başlayarak hızla ilerleyen, bacaklardan kollara, hatta solunum kaslarına kadar tutulum gösteren Guillain Barré Sendromu da gelişebiliyor.

Ani gelişen unutkanlık

İleri yaşta, özellikle demansı olan hastalarda ve aynı zamanda komorbid, başka deyişle daha önce felç geçirme, hipertansiyon, diyabet veya kalp hastalığı olduğu bilinen Covid-19 hastalarında bilinç değişiklikleri de gelişebiliyor. Dr. Öğretim Üyesi Yıldız Kaya ani oluşan unutkanlık, davranış değişiklikleri ve hafıza kusurları gibi belirtilerin Covid-19 hastalığında genellikle ileri yaştaki kişilerde ilk belirti olarak ortaya çıkabileceği uyarısında bulunarak, şunları söylüyor: “Covid-19 enfeksiyonu doğrudan beyin hücresini etkilemesi dışında; vücutta yaratmış olduğu yoğun iltihabik olaylar nedeniyle meydana gelen metabolik bozukluklar ve oksijenlenmedeki azalmaya bağlı değişikliklere yol açıyor. Bunun yanı sıra virüs tarafından tetiklenen sitokin fırtınası sonucu oluşan çoklu organ yetmezliğinin gelişmesi de ensefalopati olarak tanımlanan tabloya neden oluyor”

Uyku bozuklukları

Covid-19 pandemisi nedeniyle evde uzun süre zaman geçirmek ve stres uykunun süresi ile kalitesini olumsuz yönde etkiliyor. Dr. Öğretim Üyesi Yıldız Kaya, pandemi sürecinde toplumda uykuya dalma güçlüğü ve  uykusuzluk sorunlarının daha fazla görüldüğünü belirterek, “Covid-19 çevresel ve sosyal koşullara bağlı olarak uyku ve uyanıklık ritminin bozukluğu gibi uykuyla ilişkili hastalıkların ortaya çıkmasına neden olabileceği gibi, daha önce var olan uyku hastalıklarının kötüleşmesine de yol açabiliyor. Uyku bozuklukları ileri yaşta ve özellikle demans hastalarında Covid-19 ‘un habercisi olabiliyor. Daha önce var olmayan sürekli uyku hali gelişmesi, gece gelişen halüsinasyon ve yer ile zaman karışıklığı gibi durumlar hastalığın belirtisi olarak karşımıza çıkabiliyor.” diyor.

Baş dönmesi ve dengesizlik

Covid-19 enfeksiyonu işitme ile denge sinirinde hasar yaparak kulak çınlaması ve baş hareketleriyle tetiklenen baş dönmesi veya sallantı hissi gibi şikayetlere yol açabiliyor. Aynı zamanda ani işitme kayıplarına da neden olabiliyor.

Tat ve koku kaybı

Covid-19 enfeksiyonunun başka bulguları olmadan; tek belirtisi olarak tat ve koku kaybı gelişebiliyor. Bu enfeksiyonun diğer koku alma bozukluğu yapan viral enfeksiyonlardan farkı, burun tıkanıklığı olmadan ciddi koku alamama sorunu yaşatması. Araştırmalarda bunun nedeninin ACE-2 olarak adlandırılan bir enzimin burun içindeki koku alma alanında yüksek miktarlarda bulunması ve koronavirüsün vücuda girişine izin veren kapı işlevi görmesi olduğu ortaya kondu. Covid-19 enfeksiyonuna bağlı tat ve koku kaybı bazen yaklaşık 2-4 hafta içerisinde tamamen düzeliyor.

İnmeye neden olabiliyor!

İnme, Covid-19 enfeksiyonunun nörolojik belirtileri arasında yer alıyor. Covid-19 enfeksiyonu hem doğrudan vücudun nörolojik yapılarını hem de kanın pıhtılaşma özelliklerini ve damar yapısını etkileyerek inmeye neden olabiliyor. İleri yaş, hipertansiyon, diyabet, kolesterol yüksekliği ve kalp hastalıkları gibi faktörler inmeyi tetikliyor. Ancak Covid-19 enfeksiyonunda genç kişilerde de hiçbir risk faktörü olmadan beyin damar tıkanıklıklarına bağlı inme gelişebiliyor.

Ford’dan özel yeni yıl kazağı

Ford’dan özel yeni yıl kazağı

Ford, yeni yılı karşılamaya hazırladığımız bu günlerde sürücülerin “güvenli mesafeyi” korumaları için eğlenceli bir yılbaşı kazağı tasarladı.

Ford’un ‘Yolu paylaş’ yaklaşımı doğrultusunda geliştirilen kazak, üzerindeki projektörlerle yere 1,5 metre boyutlarında güvenli mesafeyi gösteren özel bir ışık yansıtarak bisiklet, scooter ve yayaların fark edilmesini amaçlıyor.

 

NG Phaselis Bay, Nisanda kapılarını açıyor

NG Phaselis Bay, Nisanda kapılarını açıyor

Misafirlerine eşsiz bir tatil yaşatmaya hazırlanan NG Phaselis Bay, güler yüzlü ve enerjik ekibiyle Nisan 2021’de kapılarını açıyor.

“See, Feel, Love” (Tanı, Hisset, Sev) sloganıyla modern gezginlerin vazgeçilmezi olmaya hazırlanan NG Phaselis Bay ise hayatınıza değer katacak ayrıcalıklar sunarak ailecek tatilinizi benzersiz şekilde geçireceğiniz bir “Lifestyle Resort” olarak tasarlandı.

Mis gibi havanın, büyüleyici koyların, incecik kumların ve yemyeşil ormanın kusursuz bir kombini olan NG Phaselis Bay’de siz de her yeni güne deniz kokusu ve tertemiz orman havasıyla başlayabilirsiniz. Yaşam standartlarınızı oluşturan spor ve sağlıklı beslenme gibi günlük alışkanlıklarınızdan ödün vermeden, hayat kalitenizi artıracak ayrıcalıklarla kendinizi çok daha özel hissedebilirsiniz.

Çeşitli oda, süit ve villa seçenekleri konforunuzu en üst seviyeye çıkarırken size Akdeniz’in sonsuz maviliği eşlik edecek. Keyifli anlar geçirebileceğiniz Beluga Bay, dinlenmeye ihtiyaç duyduğunuz anlarda yanı başınızda…

Orijinal markalarla zenginleştirilen içecek seçenekleri ve ödüllü şeflerin danışmanlık yaptığı A La Carte restoranlardaki ayrıcalıklar da sizi bekliyor. Her tercihe uygun barlar ve her yaşa hitap eden konsept seçeneklerin yanı sıra, günün 24 saati A La Carte hizmet vermeye hazırlanan Capella A-La-Carte Restoran, dünya mutfağından eşsiz sunumlarla size keyif dolu bir tatil yaşatacak.

World Luxury SPA Awards 2019’da, global kategoride NG Afyon Aliva SPA “Luxury Thermal Resort SPA” ödülüne, NG Sapanca Aliva SPA ise “Luxury Healing SPA” ödülüne layık görüldü.  NG Phaselis Bay de aynı başarı ve memnuniyeti sergilemek için sabırsızlanıyor. 3250 metre kare alana sahip olan ALIVA SPA, deneyimli ekibi ile dünyaca ünlü masaj ve terapi teknikleri sunmaya hazırlanıyor.

Ailelerin tatilin tadını doyasıya çıkarması için her detayı incelikle düşünen çocuk kulübü, “Mutlu Bebekler” ile gece 00.00’ye kadar bebek bakıcılığı (1-3 yaş) hizmeti verecek. Minikler, çocuk bakımı üzerine profesyonel eğitim alan uzmanlarla harika vakit geçirirken aileler tatilin keyfini çıkaracaklar.

Yılbaşı masanızda meyve suyunu eksik etmeyin

Yılbaşı masanızda meyve suyunu eksik etmeyin

Kış aylarının gelmesiyle birlikte vücut direncinin düştüğünü dile getiren uzmanlar, yeni yılı daha enerjik geçirmek için%100 meyve suyunun düzenli olarak tüketilmesini öneriyorlar.

Yeni yılda daha güçlü bir bağışıklık sistemi ve sağlıklı bir yaşam için içerisinde bol vitamin bulunan ve antioksidan ile mineral açısından güçlü meyve sularının tüketilmesini öneren uzmanlar, tüketilen %100 meyve suyunun enerji kaybını engellediğini vurguluyor.

İstinaf Mahkemesinden Uber’e yeşil ışık

İstinaf Mahkemesinden Uber’e yeşil ışık

İstinaf mahkemesi Uber’e erişim engelini kaldırdı ve Uber’in sarı taksiler ile çalışmaya devam etmesine izin verdi.

İstinaf mahkemesi bugün aldığı karar ile Uber’e Türkiye’de erişim engeli getiren ilk derece mahkemesi kararını hatalı buldu. İstinaf mahkemesi kararı bozarak Uber’e erişim engelini kaldırdı. Erişim engelinin kaldırılması ile birlikte Uber, taksi ürünüyle Türkiye genelinde faaliyet göstermeye devam edebilecek.

Beta Yeni Han lezzetleri kapınızda

Beta Yeni Han lezzetleri kapınızda

Bir dönem kahvenin kavrulduğu yer anlamına gelen Tahmis ismiyle anılmış tarihinin 17.yy’a dayandığı ve İstanbul tarihinin en önemli miraslarından olan Beta Yeni Han; geleneksel Türk lezzetlerine betateashop.com online satış platformuyla bir tık uzağınızda!

Osmanlı Dönemi’nde evlerin pek çok ihtiyacı seyyar satıcılar tarafından karşılanıyordu. Kapı kapı dolaşan bu satıcılar bozadan, süte, meyve ve sebzeden erzağa kadar çeşitli gıdaları hatta kişisel bakım ürünlerini alıcılarıyla buluşturuyordu. Beta Yeni Han’da bu fikirden yola çıkarak geleneksel lezzetlerini kapı kapı dolaşarak betateashop.com aracılığıyla sizlere ulaştırmaya başladı.

Beta Tea House’un birbirinden özel aksesuarlarını ve çay çeşitlerini, tüm dünya kahve çekirdeklerinden kahveler ile Mihrimah Sultan ve Kumda Kahve gibi  geleneksel türk kahvelerini özenle sunan  Ala Kahve Evi’ni, geleneksel ve zamansız lezzetleri ile Belita Baharatçısı’nı , Hacı Ali Lokumcusu’nu ve Benuta Çikolatacısı’nı betateashop.com ile kapınıza kadar getiriyor.

Kilo vermeyi zorlaştıran 10 etken

Kilo vermeyi zorlaştıran 10 etken

Pandemi süreciyle birlikte evde geçirilen zamanın artıp hareketliliğin kısıtlanması, buna karşın sürekli bir şeyler yeme içme isteğinin ağır basması pek çoğumuz için kilo artışını beraberinde getirdi. Hal böyle olunca, fazla kilolardan kurtulmak, ideal kilosuna dönmek isteyenler ‘nasıl kilo verebilirim?’ arayışına girdi. Ancak bu isteğin ve çabaların tartıya yansımadığını görmek çoğunlukla moralleri bozarken, motivasyonun da azalmasına neden olabiliyor. Acıbadem Bakırköy Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Ezgi Hazal Çelik “Vücut ağırlığı denetimini sağlayamamak, hedeflediğimiz kilo kaybını tartıda görememek başta bizi motive eden kaynağı elimizden alıp en başa dönmemize neden olmuş olabilir. Üstüne üstlük gerçekçi olmayan hedeflerle mucize arayışında olmak ve sürdürülebilir olmayan, kilo vereceğim diye sağlığımızdan olmamıza neden olabilecek şok diyetler uygulamak yapılan en büyük yanlışların başında geliyor.” diyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Ezgi Hazal Çelik, kilo vermeyi zorlaştıran 10 etkeni anlattı, “neden kilo veremiyorum?” diyenlere önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Kalori saymak, kaloriye takılmak

Tüm kaloriler eşit midir? “Kalori, kaloridir” diyenler 250 kalorilik bir dilim çikolatalı pasta ile eşit miktarda kalori değeri olan etli sebze yemeğini tüketmeniz arasında bir fark olmadığını ve kilonuz üzerinde aynı etkiye sahip olacağını söylerler. Tüm kalorilerin aynı miktarda enerjiye sahip olduğu doğrudur ancak vücudumuz yalnızca kalori değil aynı zamanda molekül sayar bir yapıdadır. Yiyecek tercihleriniz; neyi, ne kadar ve ne zaman yediğinizi kontrol eden biyolojik süreçler üzerinde büyük bir etkiye sahiptir. Günlük tüketmeniz gereken enerji düzeyini aşmadığınız halde kilo veremiyorsanız buna sebep olan etkenlerden biri de yiyecek seçiminiz olabilir. Bu nedenle kilo verme sürecinde aldığınız kalori miktarı kadar tükettiğiniz besinlerin içeriği de oldukça önemlidir.

Yetersiz su tüketimi

Vücudumuzun su içeriği yaşa ve cinsiyete bağlı olarak yüzde 42 ile yüzde 70 arasında değişir. Besinlerin sindirim, emilim ve hücrelere taşınması; zararlı atıkların vücuttan uzaklaştırılması gibi birçok metabolik süreç için elzem olan su, gün içinde yeteri kadar tüketilmediğinde kilo verme sürecini de yavaşlatabilir. Vücut susuz kaldığında sindirim enzimleri ve bağırsaklar yavaşlayarak kilo artışına neden olabilir. Bir diğer neden yetersiz su tüketimi ile hissedilen susuzluk hissinin açlıkla karıştırılıp iştah kontrolünün zorlaşmasıdır. Sağlıklı bir beslenme planıyla birlikte su tüketiminizin artması metabolizma hızını arttırarak ve iştahınızı azaltarak kilo kaybına destek olabilir. Peki yeterli su tüketimi ne kadar olmalıdır? Sağlıklı yetişkin bir birey kilosu başına 30-35 ml su tüketmelidir. Suyun en iyi kaynağı sudur ve gün içinde aldığınız diğer sıvıları bu miktara dahil etmeniz tüketiminizin azalmasına neden olacaktır. Net bir cevap arayanlar içinse günde ortalama 2-2,5 litre su tüketimi idealdir.

Yetersiz fiziksel aktivite

Kilo verme sürecinde temel olan şey, kalori açığı yakalamak yani harcadığınızdan fazla enerji almamaktır. Egzersiz yapmadan da kalori açığı oluşturarak kilo verebilirsiniz ancak düzenli egzersiz yapmak kilo kaybının sağlanması ve sürdürülmesinde, enerji sınırlı diyetlerle birlikte ağırlık kaybını artıran önemli faktörlerden biridir. Haftada en az 3-4 gün 30 dakikanın üzerinde ve kişinin sağlık durumuna uygun egzersizler yapması çok önemli. Özellikle yaşam koşullarının bizi daha az hareket eder duruma getirdiği çağımızda düzenli fiziksel aktivite kilo verme sürecine destek olmakla birlikte, kas dokularını koruyup, yağ kaybını artırarak vücut kompozisyonunun gelişmesine de katkı sağlar.

Yetersiz ve kalitesiz uyku düzeni

Uyku, kilo kontrolünde önemli bir etken. Beyin fonksiyonlarının devamı, bedenimizin metabolik ve fiziksel işlevlerini yerine getirmesi ve düzenlenmesi için yeterli/kaliteli uyku düzeni şart. Artık daha bireysel sürelerden bahsetsek de yapılan çalışmalar 6 saatten az, 9 saatten fazla uykunun kilo alımını tetikleyebileceğini gösteriyor. Uyku düzenimizdeki bozulma bedenimizin iç saati dediğimiz sirkadiyen ritmimizi ve bu durum da hormonlarımızın salınımını oldukça etkiliyor. Özellikle açlık ve tokluk sinyallerimizi düzenleyen ghrelin ve leptin hormonları, bozulan uyku düzeni ile birlikte bizi kalori yoğunluğu yüksek gıdalara yönelterek kalori alımının artışına neden olup, kilo verme sürecini yavaşlatabiliyor. Uykunuzu alamadan uyandığınız bir günde halsizlik yaşayabilir, hareketleriniz yavaşlayabilir veya sürekli uyuklama halinde olabilirsiniz. Bu durum gün içinde fiziksel aktivitenizin azalmasına neden olarak harcanan enerji dengenizi kilo verme yönünün tersine çevirebilir. Bu nedenle sizin için ideal olan uyku süresini belirledikten sonra, en geç 23.00’te uykuya dalmanız vücudunuzu dinlendirerek ertesi gün fiziksel olarak daha aktif olmanıza ve hormon düzeylerinde denge sağlayarak iştah kontrolünüze destek olacaktır.

Hastalık varlığı

Beslenme ve Diyet Uzmanı Ezgi Hazal Çelik “Kilo vermeyi zorlaştıran pek çok faktör bulunmaktadır. Uyku düzeni, fiziksel aktivite, yetersiz su tüketimi ve yanlış besin seçimi gibi sizin elinizde olan değiştirilebilir risk faktörlerinin yanı sıra insülin direnci, hipotiroidi, cushing hastalığı veya polikistik over sendromu gibi hormonal kökenli bir probleminiz de olabilir. Bunun için bir endokrinoloji ve metabolizma hastalıkları uzmanına görünmeli, kan değerleriniz olması gereken aralığın dışında ise hekiminizin önereceği tedaviyi uygulamalı ve bir diyetisyene başvurarak size özel bir beslenme programı oluşturmasını talep etmelisiniz.” diyor.

Yetersiz ve sağlıksız beslenme

Çok düşük kalorili diyetler yapmak, aç kalarak veya bazı besin gruplarını beslenme düzeninden tamamen çıkararak besin alımını azaltmak makro ve mikro besin ögelerinin yetersiz alınmasına neden olmakta. ‘Daha az yersem daha çok kilo veririm’ düşüncesi uzun vadede bir işe yaramadığı gibi kısa vadede kaybedilen kilonun yağ kaybı olmamasına ve vücut kompozisyonuyla birlikte metabolizmanın da olumsuz etkilenerek yavaşlamasına neden olur. Bunun sonucunda kilo verme hızınız azalarak durabilir. Enerji gereksiniminize uygun, protein, karbonhidrat ve yağ oranları dengeli bir diyet ile kilo verme sürecini yönetmelisiniz.

Mucize besin arayışı

Sosyal hayat, beslenme tarzı, vücut ağırlığı gibi konular son zamanlarda hemen hemen herkesin aklını kurcalıyor. Bu durum besinlere olan bakış açımızı etkileyerek zamanla değiştirdi. Hepimiz bir kurtarıcı arayışındayız. Sağlıklı bir beslenme programı içerisinde yer verdiğimiz zaman kilo vermemizi kolaylaştıran birçok yiyeceğe mucizevi anlamlar yükleyerek yararlı etkilerini tam tersine çevirdiğimiz durumlar ortaya çıkabiliyor. Örneğin antioksidan, lif, tekli doymamış yağ ve E vitamininden zengin avokadonun sağlıklı bir beslenme planı içinde belirlenen miktarlarda tüketilmesi kilo verme sürecine destek olurken, fazla tüketimi alınan kaloriyi de arttırarak kilo verme sürecini zorlaştırabiliyor.

Sürdürülebilir olmayan beslenme alışkanlıkları

Sosyal medyanın da etkisi ile son dönemlerde bilimsel açıdan değeri olmayan beslenme modelleri, farklı formlarda tüketilmesi için üretilen öğünler gibi birçok faklı beslenme tarzı ile karşılaşıyoruz. Bir de çevrenizden biri “X” kullanarak veya “Y” diyeti yaparak 10 kilo verdiyse bu durum tüm bunları daha ilgi çekici kılabiliyor. Ancak bireysel olarak size özgü hazırlanmamış bir beslenme programı kalıcı bir beslenme alışkanlığı kazandırmayarak kilo vermenizi zorlaştırabilir. Bireysel tecrübelere değil, bilime dayalı, gereksinimlerinize ve sosyal yaşantınızla birlikte psikolojik durumunuza uygun bir sağlıklı beslenme programı ile sürdürülebilir ve kalıcı kilo kaybını sağlayabilirsiniz.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Sürekli tartılmak!

Ağırlık gün içerisinde değişkenlik gösterir ve kilo verme sürecinde sürekli tartılmak bir an önce sonuç almanızı sağlamaz. Sağlıklı beslenme programına başladıktan sonra her gün düzenli kilo kaybı olmayabilir veya o gün içinde tükettiğiniz sıvı ve yemek miktarı, idrar veya dışkılama durumunuz gibi etmenler nedeniyle tartı doğru sonucu göstermeyebilir. Sık tartılıp tüm bunları geri planda bırakmak ise “diyet yapıyorum ancak kilo veremiyorum” diye demoralize olmanıza ve diyetten vazgeçerek kilo verme sürecinin uzamasına neden olabilir. Önerilen yavaş ve kalıcı kilo kaybının sağlanmasıdır. Motivasyonun düşmemesi ve doğru sonucu görmek için haftada 1 kez, aynı tartıda, sabah aç karnına, dışkılama sonrası ve giysisiz ölçüm yapılmalıdır.

Gizli kaloriler

Beslenme ve Diyet Uzmanı Ezgi Hazal Çelik “Sağlıklı besleniyorum ama kilo veremiyorum!“ sık kurulan ve sıkça duyulan cümlelerden biri. Sağlıklı beslendiğinize veya besin tercihlerinizin doğru olduğuna çok eminken farkında olmadan bazı besinleri ve içecekleri fazla tüketiyor olabilirsiniz. Bununla birlikte porsiyonlarınızı küçülterek daha az kalori alabileceğinizi düşünürken yediğiniz besinin içindeki gerçek kalori miktarı tahmin ettiğinizin çok üzerinde olabilir. Özellikle kullanılan soslar ve tercih edilen pişirme yöntemi yediğiniz yiyeceğin kalori miktarını arttırabilir. Ayrıca şekerli içecekler, çorbalar, yağlı tohumlar ve son zamanlarda sağlıklı bir alternatif olarak karşınıza çıkan smoothieler de gizli kalori kaynağı olabilir. Bu durumun kilo vermenizi zorlaştırmanın yanı sıra kilo artışına da neden olabileceğini unutmamalısınız” diyor.

Miray Daner’den Cheetos şarkısı

Miray Daner’den Cheetos şarkısı

Ünü oyuncu Miray Daner ve Cheetos yeni bir proje için bir araya geldi.

Oyunculuğu ve sesiyle son dönemde dikkat çeken Miray Daner hem şarkı söyledi hem de klip çekiminde yer aldı. Cheetos’un sevilen karakteri Chester’la da ile bir araya gelen Miray Daner’in çekimler sırasında oldukça keyifli olduğu gözlemlendi.  “Mısırın Cheetos Şekli” adlı şarkı dijital platformlarda 24 Aralık tarihinden itibaren yayınlanacak.