Yazılar

İnegöl AVM’den teknoloji kampanyası ile uzaktan eğitime destek

İnegöl AVM’den teknoloji kampanyası ile uzaktan eğitime destek

İnegöl AVM, uzaktan eğitimi de destekleyen bir Teknoloji Kampanyası hazırladı. Kampanya kapsamında, aynı gün içinde toplamda 150 TL ve üzeri alışveriş yapanlar, çekilişe katılıp; televizyon, dizüstü bilgisayar, tablet, robot süpürge ve telefondan oluşan 25 adet teknolojik üründen birini kazanma şansı yakalıyor.

Bölgenin hem ekonomisine hem de sosyal yaşamına önemli bir katma değer sağlayan ve ‘sorumlu marka’ anlayışıyla hareket eden İnegöl AVM, pandemi döneminde uzaktan eğitim alan çocukları desteklemek için Teknoloji Kampanyası başlattı. 14 Aralık – 14 Şubat tarihlerinde geçerli olan kampanya kapsamında aynı gün içerisinde toplamda 150 TL ve üzeri alışveriş yapanlar inegolavmkampanya.com adresine kayıtlarını yaptırıp fiş/faturaların görüntüsünü ilgili alana yükledikten sonra İnegöl AVM Danışmasından onay alarak kupon çıktıları ile çekilişe katılabiliyor.

SırMaison’dan yeni mağaza

SırMaison’dan yeni mağaza

İş insanı Rosella Karabacak ve Şirin Yalçın’ın ortaklığındaki SırMaison, İstinye Park’ta yeni mağazasının kapılarını açtı.

Pandeminin olumsuz havasına rağmen büyümeye devam eden SırMaison 2018 başlayan yolculuğuna hızla devam ediyor.  Bodrum Yalıkavak Marina, Bebek, Akmerkez, Zorlu AVM ardından İstinye Park’da ‘flagship’ konseptli mağazasının kapılarını açtı. Mağazada; aksesuardan, sofra ürünlerine, ev dekorasyonuna kadar geniş bir yelpazede pek çok ürün bulunuyor.

130 metrekarelik geniş bir alanda yer alan mağaza; gümüş, altın, porselen, kristal gibi malzemelerden oluşan dünyanın önde gelen dekorasyon markalarından seçkilerine, Türk tasarımcıların özel çalışmalarına ev sahipliği yapıyor.

Evlilik danışmanlığıda veriyor

İstinye Park’taki bu yeni mağaza ‘Wedding Concierge’ gibi özel bir hizmetle yeni evlenenler için farklı hizmet çözümleri de sunuyor. Evlilik öncesi zor karar süreçlerini yönetmekte yardımcı olan SırMaison özel danışmanı; renk ve malzeme seçimlerinden; ihtiyaçlar doğrultusunda en doğru çözümü kişisel zevk ve beğenilere özel bir şekilde sunuyor. Yeni evli çiftler geniş ve kaliteli bir ürün yelpazesine sahip Sırmaison’da dünya markalarının birbirinden farklı ve özel hediye alternatiflerini buluyor. Wedding Concierge, düğünün yanı sıra; söz, nişan gibi özel seremonilerde de ihtiyaç duyulan her noktayı genç çiftler ve ailelerle birlikte paylaşıyor.

“Benim Kıyafetim Senin Kıyafetin Olsun”

“Benim Kıyafetim Senin Kıyafetin Olsun”

H&M, sürdürülebilir moda geleceği adına hayata geçireceği ilk lokal dijital etkinliği Modayı Paylaş / Rewear Market ünlü isimler ile başlıyor.

Modada bir dönüşüm yolculuğuna davet eden H&M Türkiye, dört gün sürecek ModayiPaylasxHM etkinliği 17 Aralık saat 18.00 itibariyle moda severlerle buluşturuyor.

Kaynakların giderek daha da tükendiği bir dönemde H&M Türkiye; tasarımcı, iş kadını, sanatçı ve moda dünyasından alanında öncü 48 kadını, kendi tasarımlarına ve gardıroplarındaki kıyafetlerine ikinci bir şans vermeleri için bir araya getirdi.

Modayı Paylaş / Rewear Market dijital etkinliği ile modada dönüşüme öncülük eden Ahu Yağtu, Arzu Sanancı, Biricik Suden, Edwina Sponza, Ece Sükan, Burcu Esmersoy, Tülin Şahin,Yasemin Taciroğlu, Zeynep Tosun gibi isimler “Benim Kıyafetim Senin Kıyafetin Olsun” diyerek moda severler için gardıroplarını açıyor.

Rewear Market, 17-20 Aralık tarihleri arasında www.modayipaylas.com adresinden takip edilebilir

Günde 100 tel saçınız dökülüyorsa dikkat!

Günde 100 tel saçınız dökülüyorsa dikkat!

Saç, kadın ve erkeklerde güzelliğin önemli bir unsuru gibi görünse de aynı zamanda sağlımız hakkında da önemli ipuçlarını barındırıyor. Özellikle mevsim geçişlerinde yaşanan saç dökülmeleri kimi zaman cildimizdeki sorunlara dair ilk işaretleri de veriyor. Hormonal sebeplerin yanı sıra beslenme, kullanılan ilaçlar ya da stresin, saç dökülmelerinin önde gelen sebepleri arasında olduğunu vurgulayan Acıbadem International Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Hülya Sağlam, erken tanı ve tedavi sayesinde dökülmenin önüne geçilebileceğini ve saçların geri kazanılabileceğini belirtiyor.

Saç dökülmesinin önüne geçmek için yapılması gerekenlerin başında saçların temiz tutulması geliyor. Çünkü aşırı yağlanan saçlar ve kafa derisindeki egzamalar dökülmeye neden olabiliyor.

Saç köklerinin hava almasının sağ tellerinin sağlığı açısından çok önemli olduğunu kaydeden Dr. Hülya Sağlam, kafa derisinin belli aralıklarla yıkanması, saçların yumuşak hareketlerle temizlenmesi ve doğru şampuan kullanılması konularına dikkat çekiyor. En sık karşılaşılan saç dökülmelerini üç başlıkta toplayarak nedenler ve tedavi yöntemleri hakkında ayrıntılı bilgi veren Dr. Hülya Sağlam, ayrıca ısı gibi fiziksel ve röfle gibi kimyasal işlemlerden uzak durulmasını öneriyor.

Kadınlarda en sık görülen dökülme tipi: Telogen

Kadınlarda en sık görülen saç dökülmesi tipi “telogen” olarak tanımlanıyor. Saç telleri yaşam döngüsünde 3 evreden geçiyor; anagen (uzama), telogen (yeniden kıl oluşumu) ve katagen (dökülme). Herhangi bir zamanda, insan saçlı derisinin kıl foliküllerinin (saçın içinde büyüdüğü yapı) yüzde 85-90’ı anagen, yüzde 13’ü telogen ve yüzde 1’inden azı katagen dönemde oluyor. Günde 100 civarı saç telinin dökülmesi normal kabul ediliyor. Dökülmenin normal olup olmadığını anlamak için “çekme testi” yapılabileceğini anlatan Dr. Hülya Sağlam, “Belli bir saç tutamını çekin. Eğer çekilen saçta, dörtten fazla saç teli ele gelirse, çekme testi pozitif olarak değerlendirilir yani dökülme problemi vardır. Telogen dökülme ortalama 3-4 ay sürer. Altı aydan uzun süren dökülmelere ‘kronik telogen dökülme’ denir” diye bilgi veriyor. Telogen dökülmenin nedenleri ise şöyle sıralanıyor:

  • Hormonal sebepler: Tiroid hastalıkları, gebelik sonrası ve menopoz dönemleri.
  • Diyet: Demir, biotin, çinko, B12, magnezyum, protein ve esansiyel yağ asiti eksikliği.
  • İlaçlar: Bazı hipertansiyon ilaçları, doğum kontrol hapları, lityum gibi psikiyatrik ilaçlar.
  • Fiziksel stres: Kansızlık, vitamin eksikliği, ameliyat, şiddetli hastalıklar, aşırı diyet.
  • Psikolojik stres: Depresyon vb.

Şampuanlar da saç dökebilir

Dr. Hülya Sağlam, kullanılan saç ürünlerine de dikkat çekerek çok önemli uyarılarda bulunuyor:

“Çamaşır ve bulaşık deterjanlarında da bulunan bir madde çoğu şampuanda da köpürmeyi sağlamasi için bulunuyor. Bu madde saç derisi sağlığını bozuyor ve saç tellerine zarar veriyor. Ayrıca saçların kuru iken taranması ve uzun süre, sıkı bir şekilde toplanması da dökülmeye yol açabilir. Saçın kimyasını bozan perma ve röfle gibi açma işlemleri de aşırı ısı veren sürekli fön çekilmesi yine saçlarımızı yıpratan dökülmeyi tetikliyor.”

Bu tip saç dökülmesinin tedavisi için öncelikle nedenin ortaya konması gerekiyor. Ardından da uygun tedaviye başlanıyor. Hastanın saçlarına uygun şampuan kullanması da tedaviyi destekliyor. Dökülen saçların yüzde 70’inin yeniden çıktığını söyleyen Dr. Hülya Sağlam, iyi sonuç alabilmek için saç mezoterapisi ve PRP gibi işlemler uygulanabileceğini kaydediyor.

Erkeklerdeki saç dökülmesi genetik nedenli

Erkeklerde genetik geçişli olarak başın üst ve yan taraflarında ortaya çıkan saç dökülmesi “androgenetik alopesi” olarak tanımlanıyor. Nadiren kadınlarda da görülen bu tip saç dökülmesinin 25 yaşına gelen her dört erkekten birinde görüldüğünü, 50 yaş döneminde de görülme oranının yüzde 50’ye çıktığını anlatan Dr. Hülya Sağlam, “Tedavide hormonal ilaçlar, topikal minoksidil ve mezoterapi ve plazma (PRP), saç kök hücre ve otolog mikrogreft tedavileri (kılcal damar yenileme terapisine) kullanılıyor. Daha ileri vakalarda da saç ekimi yapılır.” diyor.

Androgenetik alopesinin erken dönemde tedavi edilmesi daha iyi sonuç alınmasını da sağlıyor. Doğal yollarla elde edilen şampuan ve losyonlar, dökülmeyi durdurmaya ve saç kalitesini artırmaya katkı sağlıyor. Soyadan elde edilen aminoasitler, biotin gibi vitaminler, çinko gibi mineraller dolaşımı artırıcı bitkisel ekstratlar kullanılıyor.

Saçkıran kendiliğinden geçebilir

Halk arasında saçkıran hastalığı olarak bilinen “alopesi areata” tipi saç dökülmelerinin nedeni tam olarak bilinmese de stres kaynaklı olabilecekleri düşünülüyor. Aynı zamanda otoimmün hastalıklar kapsamında ele alınan saçkıranın pernisyöz anemi (vücudun B12 vitamini eksikliğinden dolayı yeterli miktarda sağlıklı alyuvarın yapılamamasına bağlı kansızlık) ve tiroit hastalıkları ile birlikte görülebildiğini kaydeden Dr. Hülya Sağlam, “Saçkıran genellikle kendiliğinden iyileşir, uzamış vakalarda tedavide uyarıcı baskılayıcı kortizonlu ilaçlar kullanılır.” diye bilgi veriyor.

Saç dökülmesi tedavisinde kullanılan yöntemler

Acıbadem International Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Hülya Sağlam, saç dökülmesini önlemek için kullanılan yöntemlerin PRP, mezoterapi, otolog mikrogreft ve kök hücre tedavisi olduğunu belirtiyor.

 

Yeni nesil tedavi şekli: PRP

Günümüzde en önemli saç dökülme tedavilerinin başında PRP gelir. Yeni nesil bir tedavi şekli olan PRP, “Platelet Rich Plasma- Platelet Yönünden Zenginleştirilmiş Plazma” anlamına geliyor. Bu uygulama bir kişiden alınan küçük miktardaki kanın özel bir tüpe konularak santrfüj işlemine tabi tutulduktan sonra bileşenlerine ayrıştırılması ve elde edilen az miktardaki “platelet yönünden zenginleştirilmiş plazma”nın (PRP), yine aynı kişiye enjeksiyon yoluyla geri verilmesini temel alıyor. 3 hafta ara ile 3 seans uygulanıyor. Dr. Hülya Sağlam, bu tedavi yönteminden sağlanan sonuçların memnuniyet verici olduğunu belirtiyor.
Mezoterapi ile kanlanma artıyor

Saçlı deri mezoterapisi; saç dökülmesini durdurmak, var olan saçın kalitesini artırmak ve yeni saç çıkışlarını aktif hale getirmek için belli periyotlarla saçlı deriye uygulanan bir tedavi yöntemi. Özel vitamin, mineral ve protein karışımları, saçlı deriye enjekte ediliyor, böylece uygulama yapılan alanda kan dolaşımı artıyor. Kıl foliküllerinin kanlanmasının artırılması daha iyi beslenmelerine ve gelişmelerine yardım eder.

Doku örneği, özel sıvı ile birleştiriliyor

Otolog mikrogreft yönteminde genellikle kulak arkasında saç teli içeren bir alandan doku örneği alınarak anında özel sıvı ile birleştiriliyor. Ardından bu doku çok küçük parçalara ayrıştırılarak büyüme faktörleri içeren karışım ile birlikte saçlı deriye enjekte ediliyor. Tek seans olması bir avantajıdır.

Etkileri 2-4 ayda ortaya çıkıyor

Kök hücre tedavisinde yine kulak arkasında kıl folikülü içeren doku parçası alınarak özel laboratuvarlarda kök hücre üretiliyor. Elde edilen hücreler bir ay sonra enjeksiyonla kişiye veriliyor. Bu yöntemlerin etkisinin 2-4 aylık sürede gözlendiğini belirten Dr. Hülya Sağlam, “Saçta hacim artışı ve incelmiş yok olmak üzere olan saç tellerinin tekrar kalınlaşması ile saç miktarında artış gözle görülebilir.” diyor.

Tuba Ünsal gardırobu Kanyon AVM

Tuba Ünsal gardırobu Kanyon AVM

Tuba Ünsal, ay sonuna kadar devam eden Kanyon Yeni Yıl Hediye Pazarı’nda en sevdiği kıyafetlerini, Givin iyilik platformu ile SMA’lı çocuklar için satışa çıkarıyor.

Tuba Ünsal’ın gardırobundaki en güzel parçalar, “SMA Hastalığı ile Mücadele Derneği” yararına satışa sunulacak. Givin.co web sitesi üzerinden online olarak alınabilecek kıyafetlerin satışından elde edilecek gelir, SMA’lı çocukların medikal cihaz ihtiyaçlarına destek için kullanılacak.

Kanyon, Yeni Yıl Hediye Pazarı 31 Aralık tarihine kadar hafta içi 12.00-19.00 saatleri arasında birbirinden farklı markaları ile misafirlerini bekliyor.

 

OPPO yeni kavramsal tasarımını sergiledi

OPPO yeni kavramsal tasarımını sergiledi

OPPO, ‘Yeni Tasarımlar, Yeni Trendler, Yeni Momentum’ temasıyla gerçekleşen Çin Uluslararası Endüstriyel Tasarım Fuarı’nda insan merkezli tasarım felsefesine dayanan çok sayıda yeni kavramsal tasarımı sergiledi.

OPPO, Çin’de düzenlenen ve endüstriyel tasarıma odaklanan Çin Uluslararası Endüstriyel Tasarım Fuarı’na (CIIDE) katıldı. Dördüncü kez düzenlenen ve ‘Yeni Tasarımlar, Yeni Trendler, Yeni Momentum’ temasıyla gerçekleşen fuarda OPPO, insan merkezli tasarım felsefesine dayanan çok sayıda yeni kavramsal tasarımı sergiledi. Tasarımlar, Oki Sato’nun kurduğu Japon endüstriyel tasarım stüdyosu nendo tarafından OPPO için oluşturuldu. Bu adım, gelecekteki tasarım olanaklarını araştıran OPPO ve nendo arasındaki yakın iş birliğinden kaynaklanıyor. OPPO ayrıca, şirketin kuruluşundan itibaren meydana gelen etkileşimi, form tasarımındaki ve kullandığı malzemelerdeki benzersiz anlayışını ve keşfini vitrine çıkararak klasik ürün tasarımlarını da gözler önüne serdi.  

Hilton İstanbul Bomonti çocukları sanatla buluşturuyor

Hilton İstanbul Bomonti çocukları sanatla buluşturuyor

Hilton İstanbul Bomonti, Masterpiece iş birliği ile hazırladığı video anlatımlı aktivite kitleriyle küçük misafirlerini sanatla buluşturuyor.

Aralık, Ocak ve Şubat ayı boyunca konaklama rezervasyonu esnasında “Aile Keyfi” paketini seçen misafirlerin odalarına bırakılacak olan kitler; Hilton İstanbul Bomonti’nin Lobby’sinden de satın alınabilecek.

Otel minik misafirlerini, konaklamaları esnasında hem eğlenip hem de yeteneklerini geliştirebilecekleri Masterpiece sanat kitleri ile buluşturuyor. 0-6 ve 6 yaş üzerine uygun olarak farklı seçeneklerde sunulan sanat kitleri, rezervasyon esnasında “Aile Keyfi” paketini seçen ailelerin konaklama yapacakları odalara Kraft karton kutularla bırakılacak.

Masterpiece iş birliğiyle çocuklar için hazırlanan sanat kiti seçenekleri arasında, 6 yaşına kadar olan minikler için hamur şekillendirme kiti ve pastel boya kiti; 6 yaş ve üzeri olan çocuklar için mini şövaleli resim kiti olmak üzere 3 farklı seçenek bulunacak. QR kod içerisinde satın alınan kitin nasıl yapılacağını anlatan 30 dakikalık bir eğitim videosu da yer alacak.

Virüs bulaşma korkusu kalbi vuruyor!

Virüs bulaşma korkusu kalbi vuruyor!

Covid -19 pandemisinde yaşanan ölümler tüm dünyada korku yaratsa da, kardiyovasküler hastalıklar hala dünya çapında bir numaralı ölüm nedeni olarak yerini koruyor. Öyle ki küresel ölümlerin tümünün yaklaşık yüzde 30’unu kardiyovasküler hastalıklar oluşturuyor. Mevsimlerin kardiyovasküler olayların sıklığı üzerine yapılan çalışmalarda, özellikle sonbahar ve kış mevsimi gibi soğuk aylarda ölüm riski daha yüksek bulunmuş. Acıbadem Bakırköy Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Nazan Kanal, ölümlerdeki bu artışın tek bir nedeni olmadığına dikkat çekerek, “Sıcaklık değişimi, fiziksel aktivite azlığı, hava kirliliği, enfeksiyonlar ve hatalı beslenme alışkanlıkları gibi çoklu risk faktörleriyle bağlantılı oluyor. Önemli olan diğer risk faktörleri de kandaki fibrinojen, kolesterol ve vazoaktif hormonların (damar büzüşmesi nedeni olan hormonlar) soğuk aylarda yükselme eğilimi oluşudur.” diyor.

Ayrıca bir diğer faktör ise sonbahar ve kış mevsiminde mevsimsel grip ve benzeri enfeksiyonların artışıyla birlikte Covid-19’a yakalanma riskinin artması. “Bugüne kadarki tecrübeler virüs enfeksiyonu öncesi kronik sağlık sorunları olanların olmayanlara göre hastaneye yatırılma olasılığının 6 kat ve ölme riskinin 12 kat daha fazla olduğunu gösteriyor.” uyarısında bulunan Kardiyoloji Uzmanı Dr. Nazan Kanal, Covid-19’lu yaklaşık 3 kişiden birinde kardiyovasküler hastalık olduğunu belirterek, sözlerine şöyle devam ediyor: “Pandemi sürecinde hastanelerde daha az kalp krizi ve felç vakaları olsa da, bu tablo her iki problemin azalmakta olduğu anlamına gelmiyor. Son istatistikler, insanların hastaneye başvurularını ertelediklerini veya tamamen kaçındıklarını gösteriyor. Oysa hastane dışı ani ölüm sıklığında artış mevcut. Kalp hastalığı ve felç gibi kardiyovasküler hastalıklar hala dünyanın önde gelen ölüm nedenidir.” Peki Covid-19 pandemisinde kalp hastaları kış aylarında sağlıklarını korumak için hangi önlemleri almalılar? Acıbadem Bakırköy Hastanesi Kalp Hastalıkları Uzmanı Dr. Nazan Kanal kış aylarında kap hastalarının dikkat etmeleri gereken 10 kuralı anlattı, önemli öneriler ve uyarılarda bulundu.

Sağlık kontrollerinizi ertelemeyin

Kontrollerinizi yaptırmak için pandeminin geçmesini beklemeyin. Eski normal günlere dönmek için önümüzde uzun bir yol var. Beklemeniz, geri dönüşümsüz sağlık problemi veya uzun hastane yatışlarıyla sonuçlanabilir.

Düzenli kullanmanız gereken ilaçları ve tedavileri aksatmayın

En çok da riskin arttığı bu soğuk aylarda ve pandemi ortamında kan şekeri, tansiyon, kolesterol ve tiroit gibi değerleriniz normal olmalı. Böylece tüm vücut sisteminiz daha güçlü olur.

Ani sıcaklık değişimleri damarlar için stres nedeni olabilir

Ani sıcaklık değişimleri damarlar için stres nedeni olabiliyor. Bunun sonucunda damarlarda spazm veya büzüşme atakları yaşayabilirsiniz. Çok soğukta yürüyüş yapmak, sauna, soğuğa yakın suyu olan deniz veya havuzda yüzmek ve soğuk suyla duş yapmak oldukça riskli. Soğuk havada dışarı çıkmanız gerekli olursa, kıyafetinizi sizi sıcak tutacak şekilde seçmeli ve ağır fiziksel aktiviteden kaçınmalısınız

D vitamini önemli

Pandemi nedeniyle uzun süre evde kaldınız ve artık kış mevsiminde D vitamini üretiminiz de pek olmayacak. D vitamini iskelet sistemi için önemli olduğu kadar, bağışıklık sistemi, bazı hormonların üretilebilmesi, damarlar, kalp kası ve tiroit sağlığı için de gerekli. D vitamini seviyenizi normal sınırlarda tutun.

Kilo kontrolü için çalışmanın tam zamanı

Evde kalmak çoğumuzda kilo almaya neden oluyor. İdeal kilonuzun üzerindeyseniz hem kardiyovasküler hastalıklar hem de solunum problemleri için riskiniz artıyor. Günlük kalori alımınızı düşürüp sağlıklı beslenip egzersiz yaparak kilo vermeyi deneyin. Her besinde “Sağlıklı mı ve bunu yakabilecek miyim?” diye kendinize sorun. Tek başınıza başaramayacağınızı düşünüyorsanız bir diyetisyenden yardım isteyin.

Egzersizi unutmayın

“Evde kalmak ve sosyal mesafe kuralı, hareketsiz kalmanızı gerektirmez.” diyen Kardiyoloji Uzmanı Dr. Nazan Kanal, şu öneride bulunuyor: “Sağlıklı bir kalp damar sistemi için haftada 5 gün, 20-30 dakika egzersiz yapmaya özen gösterin. Evinizde veya sokağınızda maske ve sosyal mesafeye dikkat ederek yürüyebilirsiniz. İnternetteki egzersiz programlarını da doktorunuza danışıp uygulayabilirsiniz.”

Kendinizi dinleyin

Kalp krizi, felç ve Covid-19 enfeksiyonu belirtilerini kaçırmayın. Göğüs ağrısı, nefes almada güçlük, ishal, tat ve koku kaybı, boğaz ağrısı, ateş, titreme veya bilinç bulanıklığı şikayetiniz olursa, hastaneye başvurun.

Grip ve zatürre aşıları hiç olmadığı kadar önemli

Grip ve zatürre aşıları sizi Covid-19’a karşı değil ama başka virüs ve bakteri enfeksiyonundan koruyabiliyor. Hastalansanız bile hastalık sürecini daha hafif atlatmanızı sağlayabiliyor. Doktorunuz da uygun buluyorsa grip ve zatürre aşısı yaptırmanızda fayda var.

Mikroplardan korunun

Covid-19 korunma prensipleri en çok sizin için geçerli. Maske kullanımı, sosyal mesafe ve el temizliğinizin hala en güçlü koruyucularınız olduğunu unutmayın.

Aktif kalmaya çalışın

İzolasyon duygusu beden ve ruh sağlığına zarar verebiliyor. Dolayısıyla evdeyseniz ve yalnızsanız, değer verdiğiniz insanlarla ve dünya ile bağlantıda kalın. Kendinize hobiler edinin, bedeninizi ve zihninizi meşgul edecek uğraşlar bulun.

Bu belirtilerde her ‘dakika’ çok önemli

Pandemi nedeniyle acil durumlarda hastaneye başvurmaktan korkmayın. Kardiyoloji Uzmanı Dr. Nazan Kanal tedaviyi ertelemenin çok ciddi sorunlara neden olabileceği uyarısında bulunarak sözlerine şöyle devam ediyor: “Unutmayın ki kalp krizi ve felç ciddi sakatlığa yol açabiliyor, daha da kötüsü ölümcül olabiliyor. Dolayısıyla bu hastalıklar Covid-19 enfeksiyonundan hala daha tehlikeliler. Acil bir durumda her dakika önemlidir. Göğüs ağrısıyla birlikte bir veya iki kolda, sırtta, boyunda veya çeneye yayılan ağrı veya rahatsızlık ile nefes darlığı, kalp krizi belirtileridir. Ani yüz sarkması, kol veya bacakta güçsüzlük ya da konuşma güçlüğü de inme semptomlarıdır. Bu yakınmalarda ‘önemsizdir, geçer’ demeyin, acil yardım isteyin.”

Bebeklere özel organik balkabağı havuç çorbası

Bebeklere özel organik balkabağı havuç çorbası

Hero Baby Organik Balkabağı Havuç Çorbası, kış aylarında bebeklerin sağlıklı gelişimi için en büyük dostlarından biri oluyor.

İsviçreli Hero Baby’nin özenle seçtiği organik sebze ve buğdaydan bebekler için özel olarak hazırlanan Organik Balkabağı Havuç Çorbası, bebeklerin 6’ıncı ayından itibaren kış mevsiminde bebeklerin sıcacık hissetmesini sağlıyor.

Kış aylarında yavaşlayan metabolizma dolayısıyla vücut direncinin düşmesine karşı balkabağı kurtarıcı etkilere sahip. Çeşitli vitaminler, lif ve antioksidan nitelikeki alfa ve beta karoten kaynağı balkabağı, bağırsak hareketliliğinin düzenlenmesine de yardımcı oluyor. Ayrıca, içeriğindeki kalsiyum, manganez, magnezyum, bakır, demir ve fosfor ile kemik gelişimine destek sağlıyor.

Bebeklerin hassas bünyeleri dikkate alınarak özenle hazırlanan çorba, zengin lif kaynağı, vitamin ve minerallerle bebeğinizin bağışıklık ve sindirim sistemlerinin gelişiminde önemli bir rol oynuyor.

Çocuklarda ilk diş muayenesi ilk dişle birlikte yapılmalı

Çocuklarda ilk diş muayenesi ilk dişle birlikte yapılmalı

Diş sağlığı her yaşta büyük önem taşıyor. Bu nedenle çocuklarda ilk dişin görülmesiyle birlikte diş sağlığı için ilk adımları da atmak gerekiyor. İlk dişle birlikte yapılan ilk muayenenin önemine dikkat çeken Uzm. Dt. Işıl Kırgız Karahasanoğlu, “Uzun dönemde ise düzenli diş hekimi kontrolleriyle çürüksüz ve sağlıklı dişlerin temelleri atılmış olur” diyor.

En önemli görevi çocukların beslenmesi olan süt dişlerinin varlığı, konuşmanın düzgün gelişimi ve harflerin doğru şekilde söylenmesinde de rol oynar. Toplam 20 tane olan süt dişleri çenelerin üç boyutlu gelişimini sağlarken, çene kemiği içinde bulundukları bölgeyi de kendilerinin yerine gelecek olan kalıcı diş için korur ve kalıcı diş sürerken ona rehberlik eder. Herhangi bir süt dişi erken çekildiği zaman bu doğal yer tutuculuk fonksiyonunun da ortadan kaldığına dikkat çeken Uzm. Dt. Işıl Kırgız Karahasanoğlu, süt dişlerine ve çocuklarda diş sağlığına ilişkin önemli bilgiler veriyor.

İlk süt dişleri 6-12 aylıkken çıkar

Çocukların ilk diş muayenesinin ağızda ilk dişin görünmesiyle birlikte yapılması gerektiğini belirten Uzm. Dt. Karahasanoğlu, ilk süt dişlerinin yaklaşık olarak çocuklar 6-12 aylıkken sürmeye başladığına dikkat çekiyor. Uzm. Dt. Karahasanoğlu, bu dönemde yapılan diş muayenesinde yapılanları ise şöyle özetliyor: “Muayenede annelere oral hijyen eğitimi verilerek çocuklarının diş temizliğini nasıl yapmaları gerektiği anlatılır. Beslenme ve çürükten korunma hakkında önemli noktalar vurgulanır. Böylece uzun dönemde yapılacak düzenli diş hekimi kontrolleriyle çürüksüz ve sağlıklı dişlerin temelleri atılmış olur.”

Koruyucu diş hekimliğiyle hedef çürüksüz bir gelecek

Çocuk diş hekimliğinin amacının dişsel sorunların oluşmasını engelleyecek önlemleri alarak çocukları çürüksüz bir geleceğe yönlendirmek olduğunun altını çizen Uzm. Dt. Işıl Kırgız Karahasanoğlu,  bu doğrultuda çocuk diş hekimlerinin yaptığı çalışmaları şöyle sıralıyor:

Çocukların çürük risk grubunu belirler ve buna yönelik koruyucu-önleyici uygulamaları (oral hijyen eğitimi ve motivasyonu, fissür örtücü ve yerel fluorid uygulaması gibi) yapar.

Büyüme-gelişim sırasında çene gelişiminin ve dişlerin sürme yolu ve sırasının takibini yapar, koruyucu ortodontik tedavilerle olası diş çapraşıklıklarını önler.

Süt dişlerinin erken kaybedildiği durumlarda, yer tutucu apareyleri uygulayarak olası yer kayıplarını ve çapraşıklıkları engeller.

Zararlı alışkanlıkların varlığında (parmak emme, tırnak yeme, uzamış emzik veya biberon kullanımı gibi) alışkanlık kırıcı apareyler ile alışkanlıkların terk edilmesini ve oluşması muhtemel zararların en aza indirgenmesini sağlar.

Kalıcı dişlerin eksik olduğu durumlarda dişli protezler yaparak estetik görünümü ve çiğnemeyi iyileştirir.

Özel bakım ihtiyacı olan çocukların diş tedavilerini gerçekleştirir.