Yazılar

Kalamış Park’ına dans pisti

Kalamış Park’ına dans pisti

İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından düzenlenen 5. İstanbul Tasarım Bienali kapsamında, İsveç’in köylerindeki kamusal alanlardan esinlenerek Kalamış Parkı’na dans pisti şeklinde kalıcı bir enstalasyon yerleştirildi.

Dansbana! Kalamış adı verilen dans platformunda, bluetooth üzerinden seçtiğiniz şarkıları 20 dakika boyunca çalabilecek, gönlünüzce dans edebileceksiniz.

Kadıköy Belediyesi, IASPIS ve İstanbul İsveç Başkonsolosluğu işbirliği ile gerçekleşen ‘DansBana!’ Kalamış projesi ile bluetooth hoparlörlerle donatılmış bir dans platformunu sabah 10.00 ila 22.00 saatleri arasında, İstanbul’da her tür dansçı için bir buluşma alanı olacak. Dans pisti farklı müziklere ve kişilere açık olarak 20 dakika ile sınırlandırılmış.

İsveçli tasarım ekibi Anna Fridolin, Anna Pang ve Teres Selberg adlı mimarlar tarafından tasarlandı. Dansbana! Kalamış projesi Kadıköy Belediye Başkanı Şerdil Dara Odabaşı, İsveç İstanbul Başkonsolosu Peter Ericson, Kültür Ateşesi Michael Bode ve İstanbul Tasarım Bienali Direktörü Deniz Ova’nın katılımıyla açıldı.

Emirates’in A380 uçağı teslim edildi

Emirates’in A380 uçağı teslim edildi

Emirates, 2020’de filosuna katılacak üç A380’den ilki olan MSN A6-EVL’yi karşıladı. Böylece havayolunun filosundaki A380 sayısı 116’ya ulaştı. Uçak Dubai’ye Cumartesi sabah saatlerinde iniş yaparken, uçuşta konvansiyonel jet yakıtı ve sürdürülebilir uçak yakıtından oluşan bir karışım kullanıldı.

Emirates’in bu ayın ilerleyen günlerinde iki A380 uçağını daha teslim alması planlanıyor. Bunlardan biri uzun süredir beklenen Emirates’in imzası niteliğindeki Premium Economy ürününe sahip olacak.

A380, 12 yıl önce Emirates filosuna katıldığı günden beri havayolunun amiral gemisi olmuş ve sunduğu rakipsiz seyahat deneyimiyle yolcuların ilgisini çekerek favorisi haline gelmiştir. A380 Uçak İçi Dinlenme Salonu ve Duş & Spa gibi imza niteliğindeki unsurlar hala dünya çapında ses getirmektedir.

 

Korona öncesi alınacak tedbirler   

Korona öncesi alınacak tedbirler   

Dünya 11, Türkiye ise 9 aydır COVID-19 pandemisi ile mücadele ediyor. Küreselleşen ve küçülen dünyamızda hastalığın çok hızla yayıldığını belirten Academic Hospital Göğüs Hastalıkları Uzmanı ve Öğretim Üyesi Doktor Nilüfer Aykaç, tüm salgın hastalıklarda olduğu gibi Covid-19’da da kişisel önlemlerin büyük önem taşıdığını belirtiyor.

Covid-19 virüsü ilk olarak geçtiğimiz yıl aralık ayında Çin’in Vuhan şehrinde görüldü. 11 Mart 2020’de Dünya Sağlık Örgütü, bunun bir pandemi olduğunu ilan etti ve aynı gün Türkiye’de de Sağlık Bakanlığı tarafından ilk koronavirüs vakası açıklandı. Bugün tüm dünyada vaka sayısı 67 milyonu, ölümler de 1,5  milyonu geçmiş durumda. Türkiye’de Sağlık Bakanlığının resmi verilerine göre vaka sayısı 553 binlere dayandı.

Ölüm sayısı da ne yazık ki 15 bini geçti.

Kışın gelmesiyle birlikte kapalı ortamlarda daha fazla zaman geçirmenin pandeminin yükünü artırdığını belirten Academic Hospital Göğüs Hastalıkları Uzmanı ve Öğretim Üyesi Doktor Nilüfer Aykaç, havalandırmaların yetersizliğine, virüsün güneş ışığından uzak, soğuk ve kuru koşulları sevmesine dikkat çekiyor. Tüm salgın hastalıklarda olduğu gibi Covid-19’da da kişisel önlemlerin çok önemli olduğunu söyleyen Aykaç, Covid-19 pandemisinde maske takmanın, fiziksel mesafeyi korumanın ve kişisel hijyene özen göstermenin hastalıktan korunmak için oldukça etkili olduğunu sözlerine ekliyor.

Maske takmak ve elleri sık sık yıkamak

Covid-19, hasta bireylerin öksürmeleri ve aksırmaları ile ortama saçılan damlacıklar yoluyla bulaşır. Hastaların solunum parçacıklarıyla kirlenmiş yüzeylere dokunmak, sonrasında da elleri yıkamadan yüz, göz, burun veya ağıza götürmek de virüsün yayılmasına neden olur. Dolayısıyla Covid-19’dan korunmak için alınacak en önemli tedbirlerden biri, elleri sık sık sabun ve suyla yıkamaktır. Alkol bazlı el antiseptikleri ve kolonya da elleri dezenfekte etmekte etkilidir. Ayrıca maske takmak solunum yoluyla bulaşan hastalıkları önlemenin en temel ve en kolay yoludur. Burnunuzu içine alacak şekilde maskenizi düzgün bir şekilde takarsanız, virüslerden korunabilirsiniz.

Fiziksel mesafenin korunması

Covid-19 temas ve solunum yoluyla bulaştığı için kalabalık grupların yer aldığı alanlarda bulunmamaya özen gösterin. Maskeniz yüzünüzde olsa bile yakın temastan mümkün olduğunca kaçının. Özellikle salgının arttığı şu günlerde, zorunlu olmadıkça kapalı mekanlara gitmeyin. Kutlama, tören gibi faaliyetlere katılmayın. En az iki metre fiziksel mesafeyi koruyarak ve karşılıklı maske takarak virüsün bulaşıcılığını önemli ölçüde azaltabilirsiniz.

Covid-19’da aşıların etkisi 

Dünyada ve Türkiye’de Covid-19 için aşı çalışmaları sürerken diğer aşıların önemini de vurgulamak gerekir. Kış aylarında influenza (grip) vakaları oldukça yaygınlaşır. Grip, Covid-19’la benzer klinik ve radyolojik bulgulara sahip olması nedeniyle tanı ve tedavi zorluklarını beraberinde getirir. Bu nedenle özellikle bu dönemde grip ve zatürre aşıları daha da büyük önem kazanır. Yapılan araştırmalarda grip aşısı olan kişilerde Covid-19’un daha hafif geçirildiğine ve ölüm oranlarının azaldığına dair bildirimler vardır. Özellikle sağlık çalışanlarının, altta yatan bir hastalığı olanların, 65 yaş üstü bireylerin ve kalabalık ortamlarda çalışmak zorunda kalanların aşı yaptırması büyük önem taşır. 65 yaş üstü bireylere ve özellikle kronik bronşit, astım, kronik böbrek, kanser ve kalp hastalığı bulunanlara ayrıca zatürre aşısı da yapılmalıdır.

Bulaş zincirinin kırılması

Tüm bu kişisel önlemlerin yanı sıra pandemilerde asıl önemli olan bulaş zincirinin kırılmasıdır. Bu nedenle filyasyon çalışmaları, şeffaf veri paylaşımı ve yaygın test yapılması salgını kontrol altına almanın temel yollarıdır. Ayrıca Covid-19 hastaları izole edilmelidir. Hiç akıldan çıkarılmaması gereken ana strateji salgınla mücadelenin hastanelerde değil, sahada kazanılacağıdır.

Agora 1890 lezzetleri “Çilingir Box” ile evlerde

Agora 1890 lezzetleri “Çilingir Box” ile evlerde

Mazisi 130 yıl önceye dayanan Agora 1890, pandemi kısıtlamaları sona erene kadar geçmişten günümüze miras mezeler, ara sıcaklar ve seçme lezzetleri UV sterilizasyonu güvencesiyle “Çilingir Box” ile evlere getiriyor.

Çilingir Box ile Şef Ahmet Arı, hünerli ellerinden çıkan mezeler ve ara sıcaklar arasında neler neler var.

Agora 1890’ın favori lezzetleri arasında; Yaprak Ciğer, Bademli Kabak, Girit Ezmesi, Balık Pastırması ve Tarama, yer alıyor.

Agora 1890, mutfağından çıkan birbirinden farklı mezelerin, ara sıcak seçeneklerinin, et ve balık çeşitlerinin de olduğu zengin lezzetleri tek bir çatı altında buluşturuyor. Özellikle Ortadoğu, Girit, Rum ve eski İstanbul gibi birçok kültürden oluşan meze çeşitleri, günlük olarak hazırlanarak masalardaki yerini alıyor.

Agora 1890’ın Çilingir Box servisi hakkında detaylı bilgi ve rezervasyon için www.agora1890.com adresinden ulaşabilirsiniz.

Jolly 2021 kültür turlarında erken rezervasyon fırsatları devam ediyor

Jolly 2021 kültür turlarında erken rezervasyon fırsatları devam ediyor

En güzel rotalarıyla seyahat severlerin tatil özlemini giderecek Jolly 2021 kültür turlarında erken rezervasyon fırsatı başladı. Tatilinizin dörtte birini şimdi ödeyin, kalanını tatile 3 gün kala tamamlayın! Üstelik %50’ye varan indirimler, kesintisiz iptal garantisi ve avantajlı taksit imkanlarıyla!

Güneydoğu Anadolu, Doğu Anadolu, Karadeniz ve Ege & Akdeniz turlarında %50’ye varan erken rezervasyon indirimleriyle Türkiye’nin dört bir yanını avantajlı fiyatlarla doyasıya keşfedin.

Doğu Anadolu turları ile Doğu’nun bilinmeyen yerlerini keşfedin ve muhteşem doğasına tanık olun.

Karadeniz turları ile Karadeniz’in yemyeşil yaylalarına çıkın, eşsiz doğasını keşfedin, yöresel lezzetlerini tadın ve Karadeniz’de unutamayacağın maceralar yaşayın.

Ege ve Akdeniz turları ile bol bol denize girip güneşlenin, tarihi bir yolculuğa çıkın, Ege- Akdeniz’in birbirinden güzel koylarını ve kasabalarını gezin.
GAP turları ile tarihin başladığı yerleri keşfedin, Güneydoğu’nun birbirinden lezzetli yemeklerini tadın ve mistik şehirlerini gezin. Bu eşsiz rotalar manzarası ve güzelliğiyle sizi büyülüyor olacak.

HUGO BOSS’un Genel Müdürü Arif Kaya oldu

HUGO BOSS’un Genel Müdürü Arif Kaya oldu

HUGO BOSS Tekstil Sanayi‘nde Genel Müdür görevine Arif Kaya atandı.  Arif Kaya, Ocak 2014’te HUGO BOSS’un dünyadaki en büyük üretim tesisi olan İzmir’deki HUGO BOSS Tekstil Sanayi’ne, Finans ve İnsan Kaynaklarından Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak katıldı. HUGO BOSS’taki görevine başlamadan önce otomotiv sektöründe üst düzey yöneticilik deneyimleri bulunan Kaya, işletme üzerine lisans ve yüksek lisans eğitimlerini Almanya’daki Duisburg Ünivesitesi’nde tamamladı.

Hilton İstanbul Maslak’ta hafta sonu keyfi

Hilton İstanbul Maslak’ta hafta sonu keyfi

Hafta sonları evinizin konforunda ve güvencesinde size özel bir deneyime ne dersiniz? Aldığı önlemler güvencesinde, tüm misafirlerine hafta sonları kahvaltı ve akşam yemeği dahil özel bir teklif sunan Hilton Istanbul Maslak, dileyen misafirlerini yeni yıl haftasında da delüks odalarında özel bir konaklama imkanı ile “Zenginleştirilmiş 31 Aralık Akşam Yemeği’’ deneyimine davet ediyor.

Aralık ayı itibariyle her gün geçerli olacak Dinner Ready adında özel bir teklif sunan otel, 3 aşamalı gurme lezzetlerden oluşan bir akşam yemeği menüsü hazırladı. Hilton Istanbul Maslak’ın a la carte sabah kahvaltısı ve akşam yemeği menüsü dahil hafta sonu konaklama teklifi, cazip fiyatlarıyla misafirlerini bekliyor.

Usta şeflerden birbirinden enfes lezzetler

Türkiye’nin ve İstanbul’un en iyi lüks otellerinin mutfaklarını yönetmiş Baş Aşçı Arif Kemal Doğan tarafından oluşturulan birbirinden enfes akşam yemeği menüsüne hayran kalacaksınız. 31 Aralık akşamı ise zenginleştirilmiş özel bir akşam yemeği ve konaklama deneyiminin ardından ertesi sabah 13:00’e kadar geç kahvaltı olanağı sağlayan otel, tüm bu olanakları misafirlerine kişi başı 1850 TL’den başlayan fiyatlar ile 1, 2 ve 3 geceli konaklama opsiyonu sunuyor.

31 Aralık akşamında;
Başlangıçlarda somon pastırma, enginar ve karides terine, elmalı kereviz salatası, salatalık dilimlerine sarılı fındıklı kısır, fırınlanmış domates içinde cevizli peynir ezmesi ve kavuna sarılı füme et yer alırken, menünün devamında trüflü bal kabağı kreması ve portakal çektirmesi ile konfit ördekli ravioli, naneli limon sorbe, düşes patates, bürüksel lahanası, tereyağlı kestane, yaban mersini soslu çörek ve gratine edilmiş dana fileto & ayva konfit içinde hindi ragu ve son olarak zencefilli dondurma, dağ meyveleri sosu ile portakallı ve tarçınlı yeni yıl keki bulunuyor.

Devletin alabileceği ek önlemlere dayalı olarak, hizmet ve uygulamalarda değişiklikler de yapılabileceği gibi, hijyen önlemleri gereğince yalnızca otelde konaklayan misafirlerin ağırlanabildiği konseptte, masa ve oturma düzeninin ise, fiziksel mesafe kuralları çerçevesinde, kişilere özel ayarlanması planlanıyor.

Hilton Istanbul Maslak, Hilton misafirperverliği ve “nitelikli yemek” deneyiminin buluştuğu DinneR Ready uygulaması ile hafta sonları evinin konforunda 5 yıldızlı bir keyif yaşamak isteyen tüm misafirlerini bu deneyime davet ediyor.

İletişim: 0212 305 1000

Adres: Maslak Mahallesi, Büyükdere Caddesi No:233-101, Sarıyer İstanbul

Gıda sektörü The Fource’da bir araya geldi

Gıda sektörü The Fource’da bir araya geldi

Türkiye’ye yıllık 5 milyar doların üzerinde döviz kazandıran Egeli gıda ihracatçıları 10 milyar dolar ihracat hedeflerine ulaşmak için Türkiye’nin ilk sanal gıda fuarı The Fource’u düzenleyerek büyük bir adım attı.

Ege İhracatçı Birlikleri’nce düzenlenen ilk sanal gıda fuarı The Fource, gıda sektörünün tüm paydaşlarını buluşturdu. 53 Türk gıda şirketinin üç boyutlu sanal stant açtığı fuarda Çin, İngiltere, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve ABD’den olmak üzere 72 ülkeden 400’ün üzerinde ithalatçıyla 500’ün üzerinde ikili iş görüşmesi gerçekleştirdi.

The Fource Fuarı’nda düzenlenen webinar oturumları ise; sektör temsilcilerini bir ekranda birleştirdi. Dünyaca ünlü şefler, Türk ürünleriyle The Fource’a özel tarifler yaptı. Usta fotoğrafçı Lalehan Uysal’ın kadrajından yansıyan Kurda, Kuşa, Aşa ve Göze adlı fotoğraf sergisi de fuarı sanatla bir araya getirdi.

The Fource’un pandemi dönemine panzehir olduğunu belirten Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi “Shoedex’ten sonra Türkiye’nin ilk sanal gıda fuarı The Fource’u düzenledik. The Fource ile Türkiye coğrafyasının sunduğu değerli ham maddeleri ve katma değerli gıda ürünlerimizi tüm dünyaya bir kez daha tanıtma fırsatı bulduk. The Fource ile sektör paydaşlarını sanal gerçeklik ortamında bir araya getirerek bir bilgi ve ticaret köprüsü kurduk” dedi.

Ege İhracatçı Birlikleri’nin (EİB) Ticaret Bakanlığı ve Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin destekleriyle 23-27 Kasım tarihleri arasında düzenlediği Türkiye’nin ilk sanal gıda fuarı The Fource, gıda sektörünün tüm paydaşlarını buluşturdu. 53 Türk gıda şirketinin stant açtığı The Fource sanal gıda fuarına başta Çin, İngiltere, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve ABD’den olmak üzere 72 ülkeden 400’ün üzerinde ziyaretçi girişi oldu.

Çocuklarda tuvalet alışkanlığına zamanından önce başlanmak alt ıslatma nedeni olabilir

Çocuklarda tuvalet alışkanlığına zamanından önce başlanmak alt ıslatma nedeni olabilir

Genellikle 4-5 yaşına kadar normal sayılan alt ıslatma durumu bu yaşların ardından görülmeye devam ediyorsa bir sağlık problemi olarak sayılıyor. Alt ıslatmanın fizyolojik nedenlerden kaynaklandığı gibi yakın birinin kaybını yaşamak, taşınma, kardeş kıskançlığı gibi stres yaratan durumların da bu probleme neden olabileceğinin altını çizen Psk. Cansu Yılmaz, “Çocuk tuvalete tuvaletini yaptığında teşvik edilmeli, desteklenmelidir. Tuvalet alışkanlığına zamanından önce başlamamalıdır.  Başlarda çocuk tuvalete anne babanın yardımıyla gitmeli, daha sonra kendi başına gitmesi için cesaretlendirilmelidir” diyor.

Çocuklarda alt ıslatma, idrar kaçırma olarak bilinen enüresiz günümüzde çok sık rastlanılan bir bozukluk… Tuvalet alışkanlığı çocuktan çocuğa değişmesine rağmen genellikle 3 yaşların sonlarına doğru çişlerini tutmayı öğrenirler. Ancak 4-5 yaşlarına kadar alt ıslatma durumu devam edebilir, çocukta bazen gündüz de görülebildiği gibi çoğu zaman da gece altına kaçırma görülebilir. Bu yaşlardan sonra devam eden altına kaçırmanın fizyolojik ya da psikolojik nedenleri olabildiğine dikkat çeken Psk. Cansu Yılmaz, “Duygusal problemlerden etkilenen bir çocukta altına kaçırma durumu gözlenebilir. Ayrıca çocuğun tuvalet alışkanlığı kazanması için gelişmesi gereken kasların yeterince olgunlaşmamasından dolayı da bu problemle karşılaşılabilir” diyor.

Böbrek ve idrar yolundaki rahatsızlıklarda, merkezi sinir sistemi bozukluklarında da alt ıslatma görülebilir

Alt ıslatma durumunda atılması gereken ilk adımın problemin sebebini öğrenmek için bir uzmana başvurmak olduğunun altını çizen Psk. Cansu Yılmaz, alt ıslanmanın fizyolojik nedenlerini şu şekilde sıralıyor: “Alt ıslatma kalıtımsal nedenlerden kaynaklanabilir. Bu durumda ailenin tuvalet alışkanlığı geçmişine-öyküsüne bakılması gerekir. Eğer anne-babada böyle bir problem yaşamışsa kalıtımsal olarak çocuğa da aktarılmış olabilir. Tuvalet alışkanlığının sağlanmasında gelişmesi gereken kasların (sfinkter) olgunlaşmaması ya da gelişmemesinden de kaynaklanabilir. Çocuklar yatmadan önce fazla sıvı tükettiyse ve yatmadan tuvaletini yapmadıysa da altına kaçırabilir. Böbrek ve idrar yolundaki rahatsızlıklarda, belkemiği, merkezi sinir sistemi bozukluklarında da alt ıslatma görülebilir.”

Alt ıslatmanın nedeni kardeş kıskançlığı olabilir

Alt ıslatmanın ruhsal nedenlerine bakıldığında en sık karşılaşılan nedenin stres olduğuna dikkat çeken Psk. Cansu Yılmaz, yaşanılan kazalar, travmalar, sevgisiz, ilgisiz kalma gibi duygusal zeminli durumlarda alt ıslatma nedenleri arasında yer aldığını söylüyor. Psk. Yılmaz, “Okul değişikliği, yakından birinin kaybını yaşamak, taşınma, kardeş kıskançlığı gibi stres yaratan durumlarda alt ıslatma görülebilir. Özellikle kardeş kıskançlığı bulunan çocuklarda karşılaşılır. Yeni doğan bebeğe ilgi daha çok arttığı için büyük çocukta kıskançlık görülebilir. Böyle durumlarda ilgiyi kendi üzerine çekmek isteyen büyük çocuk genelde küçük kardeşi gibi davranmaya başlar. Yaşına uygun konuşabiliyorken bebek gibi konuşması, yemeğini kendi yemek istememesi, biberon kullanma isteği bu davranışlardan bazılarıdır. Ayrıca tuvalet eğitiminde baskıcı tavırlar sergileyen ailelerin çocuklarında alt ıslatma görülür” diyor.

Tuvalet alışkanlığına zamanından önce başlanmamalı!

Öncelikle alt ıslatmanın tıbbi sebeplerden kaynaklanıp kaynaklanmadığını öğrenmek için bir hekime başvurulması gerektiğini belirten Psk. Yılmaz, ebeveynlerin çocukların bu durumu isteyerek yapmadıklarını bilerek cezalandırıcı, baskıcı ve titiz davranış ve tutumlardan uzak durmasını öneriyor. Alt ıslatma nedeninin kardeş kıskançlığı olduğu durumlarda ebeveynlerin çocuklarına ilgi, alaka ve sevgisini eşit miktarda göstermesi gerektiğini hatırlatan Psk. Cansu Yılmaz, sözlerine şöyle devam ediyor: “Çocuğun yapabildiği şeylere karşı takdir görmesi duygusal rahatlama sağlayacağı için önemlidir. Çocuk tuvalete tuvaletini yaptığında teşvik edilmeli, desteklenmelidir. Tuvalet alışkanlığına zamanından önce başlamamalıdır. Belirli aralıklarla tuvalete gittiğine bakılmalı ve özellikle uyumadan önce tuvalete gittiğinden emin olunması gerekir. Başlarda çocuk tuvalete anne babanın yardımıyla gitmeli, daha sonra kendi başına gitmesi için cesaretlendirilmelidir. Çocukların anlamadığını düşünerek bazı şeyleri ört bas etmeye çalışmak hiçbir işe yaramayacaktır. Çocuğun yaşadığı stres ve kaygı nedenleri fark edilip daha az stresli ve kaygısız olması sağlanmaya çalışılmalıdır. Yapılamadığı düşüncesi olursa mutlaka bir psikologa başvurulmalıdır.”

Domates ihracatçıları Rusya’ya kotasına takıldı

Domates ihracatçıları Rusya’ya kotasına takıldı

Taze meyve sebze ihracatının lider ürünü domates, lider ihraç pazarı Rusya Federasyonu’nda kota engeliyle karşı karşıya.

Rusya’ya domates ihracatında 200 bin tonluk kota doldu. Türk domates ihracatçıları için Rusya kapısı kapanmış durumda. Yaş Meyve Sebze İhracatçı Birlikleri Başkanları, Rusya’ya domates ihracatında kotanın kaldırılmasını istiyor.

Türkiye Yaş Meyve Sebze İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu Başkanı Ali Kavak, Akdeniz Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Necdat Sin, Doğu Karadeniz İhracatçılar Birliği Başkanı Saffet Kalyoncu, Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, İstanbul Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Melisa Tokgöz Mutlu, Uludağ Yaş Meyve Sebze İhracatçılar Birliği Başkanı Cafer Aşkar ve Batı Akdeniz İhracatçılar Birliği’nin ortak imzasıyla yapılan açıklamada “Domates ihracatında Rusya’ya kotanın kaldırılmasını, 2015 öncesine dönülmesini istiyoruz” denildi.

Rusya, Türkiye ile 2015 yılı Kasım ayında yaşadığı siyasi kriz sonrasında Türk domatesine ambargo kararı almıştı. 2017 yılı Kasım ayında Türk domatesi tekrar Rusya’ya ihracat vizesi alırken bu kez kotayla karşı karşıya kaldı.

İlk önce 1 Kasım 2017 tarihinde 100 bin ton olarak belirlenen kota Türk ihracatçılarının kısa sürede kotayı doldurması üzerine, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Dış İşleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan ve Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli’nin girişimleriyle önce 150 bin ton’a, 7 Mart 2020 tarihinde ise; 200 bin tona çıkarılmıştı. Türk ihracatçıları 200 bin kotayıda, Kasım ayı sonunda doldurdu.

Yaş Meyve Sebze İhracatçı Birlikleri Başkanları, Türk domatesinin en büyük ihraç pazarı Rusya’ya ihracatın durma noktasına gelmesi üzerine yaptıkları ortak açıklamayla, Rusya Federasyonu’na yapılacak domates ihracatında kotanın kaldırılmasını ve 2015 Kasım ayı öncesindeki sürece dönülmesini talep ettiler.

Türkiye’nin domates ihracatının 2020 yılında 11 aylık dönemde yüzde 6’lık artışla 286 milyon dolara ulaştığı bilgisini paylaşan Birlik Başkanları, 2020 yılı sonunda 300 milyon doları aşmayı hedeflediklerini, bu hedeflere ulaşmak için en büyük ihraç pazarları Rusya’daki kotanın kaldırılması gerektiğinin altını çizdiler.

Türkiye taze domates üretiminde 9 milyon tonu tarlada üretim, 4 milyon tonu örtü altı (sera) üretimi olmak üzere 13 milyon tona ulaşan üretim rakamıyla dünyada dördüncü sırada yer alıyor. Türkiye, 2020 yılının Ocak – Kasım döneminde 484 bin ton taze domates ihracatı karşılığı 286,5 milyon dolar döviz getirisi elde ederken, Rusya Federasyonu’na 61 bin 781 ton domates ihraç edilirken karşılığında 56 milyon dolar döviz geliri elde edildi. Rusya, Türkiye’nin taze domates ihracatında ilk sırada yer alıyor.