Yazılar

Montenegro Airlines krize dayanamadı 

Montenegro Airlines krize dayanamadı

Karadağ’ın milli havayolu şirketi Karadağ Havayolları’nın (Montenegro Airlines) yaşanan kriz durumunda dolayı kapanacağı bildirildi.

Karadağ Sermaye Yatırımları Bakanı Mladen Bojaniç dün düzenlediği basın toplantısında yaptığı açıklamada, Karadağ Havayolları’nın kurtarılamayacağı anda kapatılacağını duyurdu.

Yapılan açıklamalar sonrasında havayolu uçuşları durdurdu.

Yeni bir havayolu şirketi kurulacak

Bakan Bojaniç tüm yönetim kurulunun görevden alınacağı ve yeni bir havayolu şirketinin kurulacağını belirtti.

Havayolu kurtarma için yeterli zamanın kalmadığını belirten Bojaniç, “Rekabet açısından, havayolunu finansal olarak kurtarmak yasa dışı olacaktır. Yatırımcıları çağırdık, Avrupalı danışmanlarla devlet yardımı konusunda görüştük ancak çözüme ulaşmak için yeterli zamanımız yok” dedi.

2016 yılında beri vergileri ödemeyen yada geç ödeyen havayolunun devlete 50 milyon avroya mal olacağı bilgisi verildi.

Yeni havayolunun operasyonlarına 2022 yılının ilk çeyreğinde başlayacağı belirtiliyor.

Yılbaşını yalnız kutlayan oranı ikiye katladı

Yılbaşını yalnız kutlayan oranı ikiye katladı

Migros müşterileri arasında, bin kişinin katılımıyla düzenlenen anket bu yıl, tüm dünyayı etkisi altına alan pandeminin tüketicilerin alışveriş alışkanlıklarındaki etkisini ortaya koydu.

Buna göre, yılbaşı gecesini yalnız geçirmeyi planlayanların payı geçen sene yüzde 13 iken bu sene yüzde 28’e yükseldi. Yeni yıl market alışverişlerinde en çok atıştırmalık, meyve ve sebze ürünleri öne çıkıyor. Katılımcıların yüzde 73’ü ise yeni yılda sevdiklerine hediye alacağını belirtiyor.

Migros’un, bin Money Club üyesinin katılımıyla gerçekleştirdiği yılbaşı anketinin sonuçları belli oldu. Tüm dünyayı etkileyen pandemi nedeniyle yeni yılı evlerde karşılamaya hazırlandığımız bugünlerde değişen alışveriş alışkanlıklarını gösteren ankete göre, gıda ürünlerine olan talep artarken, katılımcıların büyük çoğunluğu sevdiklerini yeni yıl hediyesiyle mutlu etmek istediğini söylüyor. Pandemi bu yıl yılbaşı akşamını yurtdışında geçirme hayallerini de rafa kaldırdı. Ankete katılanların yüzde 93’ü yılbaşında seyahat etmeyi planlamıyor. Yılbaşı gecelerini çoğunlukla yalnız geçirmeyi planlayanların payı geçen sene yüzde 13 iken bu sene yüzde 28’e yükseldi. Yılbaşını aile, arkadaş veya komşu gibi yakınlarının evinde karşılamayı planlayanların oranı ise yüzde 12’den yüzde 6’ya geriledi. Aile dışında arkadaş veya komşu ile geçirmeyi planlayanların oranı ise önceki yıla göre 7 puan düştü.

Yılbaşı sofralarında çeşitler artıyor

Migros’un gerçekleştirdiği anket sonuçlarına göre bu yıl yılbaşı sofralarında lezzet çeşitliliği artıyor. Mezeler yüzde 65, zeytinyağlılar yüzde 53, etli yemekler yüzde 52 ile en çok tercih edilen yemek çeşitlerinin başında gelirken, katılımcıların yüzde 68’i yılbaşı akşamlarının vazgeçilmezi cips, çerez, bisküvi gibi atıştırmalıklardaki, yüzde 53’ü ise meyve ve sebze kategorilerindeki indirimlerin en fazla ilgilerini çeken kategoriler olduğunu söylüyor.

Sevilen ürünleri şık paketlerde bir araya getiren yılbaşı sepetlerinin ise hem fiyat avantajı sağladığı hem de daha pratik olduğu düşünülüyor.

Yeni yıl mutluluğunu hediyeyle paylaşmaya devam ediyoruz

Katılımcıların yüzde 73’ü sevdiklerinin yeni yılını bir hediyeyle kutlamak istediklerini söylüyor. Marketten hediye alanların ilk tercihi yüzde 58 ile bu yıl da kozmetik ürünleri olurken; yüzde 46’sı hediye seçimini oyuncak ve aile oyunlarından yana yapacağını belirtiyor. Hediye olarak hazır giyim ürünü ya da züccaciye ve ev eşyaları alacak olanların oranı ise yüzde 45.

Migros’tan avantajlı yılbaşı paketleri

Migros, sevdikleriyle birlikte yeni yıla keyifli bir başlangıç yapmak isteyenler için özel yılbaşı paketleri hazırladı. Zengin ürün yelpazesiyle damaklara, hesaplı fiyatlarıyla bütçelere hitap eden Migros’un yılbaşı paketleri, iki farklı alternatifle Migros müşterileri için raflardaki yerini aldı. Migros’un birbirinden leziz atıştırmalık ve içeceklerle donattığı Klasik Kutu ve Butik Sepet’te; cipsten kuruyemişe, kahveden çaya, bisküviden şekerlemeye, çikolatadan sakıza, gazlı – gazsız içeceklerden peçeteye kadar birçok ürün çeşidi yer alıyor. Migros müşterilerinin keyfini katlayacak Klasik Kutu 84,90 TL, Butik Sepet ise 124,90 TL’ye satışa sunuluyor. Böylece ürünlerin tek tek alınmasına göre yüzde 40’a varan avantaj sağlanmış oluyor. Migros’un yılbaşı için özel olarak hazırladığı Klasik Kutu ve Butik Sepet paketlerindeki ürünler indirimli fiyatlarla paket içinde yer alırken, kutu ve sepet Migros müşterilerinin günlük yaşamlarında da kullanabilmesi adına ücretsiz olarak sunuluyor.

Metro Türkiye’nin Premium Ham Balı

Metro Türkiye’nin Premium Ham Balı

Metro Türkiye, Bitlis, Van ve Anzer ham bal serisini tüketicisiyle buluşturuyor. Yüksek rakımlı yaylalarda, pastörize ve filtre edilmeden kovandan alınan Metro Premium ham ballar, içindeki doğal antioksidan ve vitaminler korunarak sunuluyor.

19 parametrede analiz edilen Metro Premium Ham Bal serisinin kovandan sofraya tüm yolculuğu kavanozdaki etikette yer alan QR kod üzerinden adım adım incelenebiliyor. Böylece tüketiciler sofralardaki ham balın içinde yer alan çiçekler ile arıcıların bilgilerine ve balların analiz raporlarına kolaylıkla ulaşabiliyor.

Türk mutfağı ile değerlerinin daimiyetinin sağlanması ve gelecek nesillere aktarılması amacıyla 30 yıldır çalışmalar yürüten Metro Türkiye, METRO Premium markasının yeni ürünleri Bitlis, Van, Anzer yörelerinin yayla çiçek ham ballarını tüketiciyle buluşturuyor. Ham ballar 45 santigrat derece üzeri ısıl işlem görmüyor; pastörize ve filtre edilmiyor; bu sayede içerdiği doğal antioksidan ve vitaminler kovandan alındığı halleriyle korunabiliyor.

Güvenilir ve kaliteli ürünlerin rafa gelmesine öncülük eden ve yerel üreticiler ile iş birliği içinde çalışan Metro Türkiye, balın etiketindeki yer alan QR kod aracılığıyla; balı üreten arıcıların bilgilerini, bala özellik kazandıran çiçekleri ve analiz raporlarını şeffaf bir şekilde paylaşıyor. Böylece tüketiciler, ham balların kovandan sofraya tüm üretim yolculuğunu adım adım takip edilebiliyor.

Bitlis Yöresi Yayla Çiçek Ham Bal; Van Yöresi Yayla Çiçek Ham Bal ve Anzer Balı, Tarım ve Orman Bakanlığı akreditasyonuna sahip laboratuvarlarda saflık derecesinden polene toplam 19 farklı parametrede analiz ediliyor. Ham ballar ayrıca, Metro Türkiye markalı tüm ürünlerde olduğu gibi Türkiye’nin ilk gastronomi keşif platformu olan Gastronometro şeflerinin de onayı ve kontrolünden geçiyor.

Four Seasons Hotel Sultanahmet’de Mardin lezzetleri

Four Seasons Hotel Sultanahmet’de Mardin lezzetleri

Four Seasons Hotel Sultanahmet, yöresel mutfak etkinliklerine bir yenisini daha ekliyor. Otel 2-9 Kasım günleri arasında, Mardin’in geleneksel yemeklerini Mardius Tarihi Konak’a özgü lezzetlerle misafirleriyle buluşturuyor. Mardin Mardius Konak’tan gelen konuk şefler Süleyman Engin ve Aydın Yavuz ile Four Seasons Hotel Sultanahmet Executive Sous Chef Sadık Ünal’ın imzasını taşıyan Mardin’e özel yemekler, Seasons Restaurant’ın etkileyici sunumuyla birleşerek, şehrin zengin ve kadim yemek kültürünü lezzet tutkunlarına sunuyor.
Mardin’de bulunan Mardius Tarihi Konak’ın özel yemeklerinden oluşan bu şölen 2-9 Kasım günlerinde öğle ve akşam yemeği olarak misafirlere sunuluyor. Cumartesi günleri misafirler, zengin brunch menüsü içinde Mardius Tarihi Konak’ın bu güzel lezzetlerini de tadabilecek.

Mardin mezeleri;

Süryani şarabı ile servis edilen menüde ara sıcak olarak Erok, İkbebet, Sembusek, Etli Ekmek sunuluyor. Ana yemek Dobo ve haşu ve et suyu ile birlikte servis edilen Kaburga Dolması, deneyimleyenleri Mardin’e ve tarihi dokusuna doğru keyifli bir yolculuğa çıkarıyor. Tatlı seçenekleri arasında bulunan fıstıklı, cevizli ve peynirli Kahhiye, cevizli ve peynirli Tava Kadayıfı ve Rızzıp Halip yani Mardin Zerdesi farklı tatları ile bu benzersiz menüyü tamamlarken damaklarda unutulmaz bir lezzet bırakıyor.

Rezervasyon ve detaylı bilgi için: 0552 402 31 00

Yeni trend Bering Boğazı geçişi

Yeni trend Bering Boğazı geçişi

Türkiye’de ilk defa gerçekleştirilen 81⁰ Kuzey Kutbu Yolculuğu, 90⁰ Kuzey Kutup Noktası ve Antarktika kıtası gezilerinden sonra, yeni trend Bering Boğazı geçişi.

Asya ile Amerika kıtasını ve ABD ile Rusya’yı birbirinden ayıran Bering Boğazı, gezginlerin keşfetmek istediği güzergâhların başında geliyor. Buzul Çağı döneminde toprak parçası olan son buzul çağı sonrasında eriyen buzların yükselttiği su seviyesinin altında kalmasıyla oluşan Bering Boğazı yeni güzergâhlarının son halkası oldu.

Bering Boğazı geçişi, adını aldığı Vitus Bering’in 1700’lü yılların ilk yarısındaki keşif gezisinden itibaren gezginler ve kâşifler tarafından oldukça ilgi gördü. 19. ve 20. yüzyıllarda arada kara bağlantısının olmamasının kanıtlanmasıyla gezginler Alaska ve Rusya arasında geçişler de yaptılar.

Soğuk Savaş döneminde “Buz Perde” olarak da bilinen Bering Boğazı’ndan gün değiştirme çizgisi de geçtiği için yaklaşık 80 km’lik bir uzaklıkta Alaska (ABD) ve Rusya arasında gün farkı yaratıyor. Tüm bu özellikleriyle Bering Boğazı keşfetme tutkusu sahiplerinin ilgisini çekiyor.

Kuzey Kutup Dairesi’nin kuzeyine geçeceği bu gezide, aynı zamanda UNESCO Dünya Mirası Listesi’ndeki Wrangel Adası, Herald Adası gibi keşif bölgeleri de var. Özellikle bu adalarda görülecek olan bölgeye özgü hayvan türleri gezginlerin, fotoğraf meraklılarının iştahını kabartacak türden. Morslar, hiçbir yerde göremeyeceğiniz Kuzey Kutbu’na özgü kuş türleri ve büyük olasılıkla kutup ayıları bu adalarda görülebilir. Yine bölgeye özgü Tundra bitki örtüsü de doğaseverler için bulunmayacak bir fırsat.

 

Philips, Türkiye’nin Sağlık Nabzını Ölçtü

Philips, Türkiye’nin Sağlık Nabzını Ölçtü

 2016 yılında gerçekleşen Sağlık Trendleri Araştırması’na göre sağlık durumunun hayat kalitesini olumlu etkilediğini düşünenlerin oranı yüzde 72 iken; 2019’daki araştırmada bu oranın yüzde 84’e yükselmesi, araştırmanın en çok dikkat çeken verilerinden biri oldu.

 Philips Türkiye, IPSOS  iş birliği ile ikincisini gerçekleştirdiği “Türkiye Sağlık Trendleri Araştırması”nın sonuçlarını açıkladı.  Araştırma, Türkiye’nin günümüzdeki sağlık alışkanlıklarının yanı sıra; 2016’daki araştırmayla kıyaslandığında geçtiğimiz üç yıldaki sağlık trendleri değişimlerini de gösteriyor.

 IPSOS, Philips Türkiye için 12 ilde kamuoyunun yanı sıra, doktor, kamu personeli ve basın mensuplarının yer aldığı 1309 kişinin katılımı ile gerçekleştirdiği araştırma kapsamında, Türkiye’nin sağlık trendlerini belirleyen çarpıcı sonuçlara ulaştı. Araştırmanın sonuçları, Philips Türkiye CEO’su Haluk Karabatak ve Philips Kişisel Sağlık Ortadoğu ve Türkiye Genel Müdürü Milena Elmasoğlu’nun ev sahipliğinde, Dr. Fatoş Karahasan moderatörlüğünde düzenlenen basın toplantısında yorumlandı. Toplantıda uzman görüşleri ile Prof. Dr. Murat Aksoy ve IPSOS Sosyal Araştırmalar Bölümü Proje Direktörü Sema Pak Karaca da yer aldı.

 

Araştırma ile ilgili değerlendirmede bulunan Philips Türkiye CEO’su Haluk Karabatak; “Philips olarak 2030 yılına kadar dünyada  her yıl 3 milyar kişinin hayatını iyileştirmeyi hedefliyoruz. Bu strateji doğrultusunda küresel çapta sağlık alanında birçok araştırma yapıyoruz. Türkiye’de de, IPSOS  ile birlikte sağlık trendlerini sorgulayan, halkımızın sağlığa bakışını ortaya koyan ve nabzını tutan bu çalışmanın ikincisini bu sene gerçekleştirdik. Türkiye’de 3,3 milyon insan solunum sıkıntısı yaşıyor, her yıl 300 bin kişi kalp krizi geçirirken, 125 bin kişi kalp damar hastalığı nedeniyle hayatını kaybediyor. Bu rakamlara baktığımızda Türkiye’de sağlık alanındaki riskleri kolayca görebiliyoruz. Sağlık trendlerine yönelik yaptığımız araştırma ile biz de bu farkındalığı artırmayı hedefledik” dedi.

 

Karabatak sözlerini şu şekilde sürdürdü; “Sağlık alanında daha az maliyetli bakıma ve dijitalleşmeye yönelik bir trend var. Çoğalan kronik hastalıklar, yaş ortalaması artan ve sürekli büyüyen bir nüfustan bahsediyoruz. Bu sebeple insanların ihtiyaçlarına bir an önce çare bulmak ve bunu yaparken de artan maliyetleri düşürmek gerekiyor. Yaptığımız araştırmada da gördük ki Türk sağlık sistemi dijital sağlık teknolojilerine çok hazır. Konu ile ilgili olarak fikir önderleri, dijital sağlık teknolojilerinin sağlıklı yaşamdan, önlem alma, teşhis, tedavi ve evde bakıma kadar tüm sağlık döngüsünde çok önemli katkı sağlayacağını düşünüyor. Diğer taraftan kamuoyu da dijital sağlık teknolojilerini kullanmaya hazır ve istekli.”

 

Philips Kişisel Sağlık Ortadoğu ve Türkiye Genel Müdürü Milena Elmasoğlu ise “Philips Türkiye olarak, anne karnından başlayarak, yaşamları boyunca bireylerin daha sağlıklı ve kaliteli bir hayat sürdürebilmeleri için çalışıyoruz. Günümüzde sağlık konusunda kişiselleştirilmiş yaklaşımın arttığını görüyoruz. Tüketiciler sağlıklı yaşam konusuna her geçen gün daha fazla ilgi duyuyor. Sağlık Trendleri araştırmamız da bunu gösteriyor. Philips olarak sunduğumuz çözümler ile tüketicilerimizin ihtiyaçlarını anlıyor, onların ihtiyaçları doğrultusunda akıllı ve son teknoloji ürünler geliştiriyoruz” ifadelerine yer verdi.

 

Toplantıda konuşan Prof. Dr. Murat Aksoy ise konuyla ilgili olarak; ‘’Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre günümüzde her dokuz kişiden biri obez, her 11 kişiden biri diyabet hastası. Ülkemizde ise her yedi kişiden biri diyabet hastası. Dikkat çekmemiz gereken bir diğer konu ise; ölüm sebepleri arasında kalp-damar hastalıklarının ilk sırada yer alması. Bu oranlara baktığımızda son birkaç yıldır kronik hastalıkların hızla artmaya başladığını söyleyebiliriz. Philips’in yapmış olduğu araştırmada da gördük ki; toplum her ne kadar sağlıklı olduğunu düşünse de gerçekte bu kronik hastalıklarla yaşamaya çalışıyor ve bu hastalıkların normal olduğunu düşünüyor. Aslında bu hastalıkların pek çoğu önlenebilir ve hastalık ortaya çıktığında doğru teşhis ve tedavi ile çözümü mümkündür. Sağlık alanında kullanılmaya başlanan ‘dijital sağlık teknolojileri’ sayesinde ise bu teşhis ve tedavi süreci daha hızlı olmaktadır. Dolayısıyla teknolojinin sağlık alanında giderek daha fazla kullanılmaya başlanması hem biz doktorlar açısından hem de hasta için oldukça önemli’’ dedi.

 

Türkiye Sağlık Trendleri Araştırması’ndan ilgi çekici sonuçlar…

Araştırmaya göre kamuoyunun yüzde 89’u sağlık durumundan memnun olduğunu söylerken, yüzde 84’ü mevcut sağlık durumunun hayat kalitesini olumlu etkilediğini düşünüyor. Kamuoyunun yüzde 65’i ise sağlıklı kalabilmek için yediğine, içtiğine ve kullandığı ürünlere dikkat ederken, yüzde  65’i uyku düzenine dikkat ettiğini belirtti. Ancak araştırmaya katılan fikir önderleri, kamuoyunun yansıttığının aksine aslında sağlıklı bir toplum olmadığımız görüşünü savunuyor.

 

Kamuoyunun yüzde 83’ü mevcut kilosundan memnun olduğunu belirtirken; fikir önderleri obezitenin hızla arttığı ve halk olarak spor yapmayıp, aynı zamanda çok hareketsiz yaşadığımızı belirtiyor.

Yemek yeme alışkanlıklarını, sağlıklı yaşam kavramı ile özdeşleştiren katılımcıların yüzde 70’i ev yemeği yemeyi tercih ettiğini söylerken, yüzde 57’si  her gün taze, meyve/sebze suyu tüketmeye özen gösterdiğini belirtti.

 

Ayrıca katılımcıların yüzde 59’u bakımsız olduklarında kendini sağlıksız hissediyor.

Katılımcılara göre yüzde 68 ile stres, sağlığı olumsuz etkileyen en önemli faktörlerin başında gelirken; hava kirliliği, sigara-tütün kullanımı, düzensiz beslenme, hareketsizlik ve uykusuzluk diğer olumsuz faktörler arasında yer alıyor. Katılımcıların yüzde 33’ü elektrikli süpürgeyi sağlıkla özdeşleştirirken, yüzde 71’i  ev temizliği ve evdeki temiz havanın, sağlığı olumlu yönde etkilediğini düşünüyor.

 

Anne-bebek sağlığına da değinilen araştırmada annelerin yüzde 75’i beslenmenin, yüzde 66’sı ise anne sütünün bebek sağlığında önemli olduğunu düşünüyor. Araştırmada prematüre bebeklerin bakımı ile ilgili olarak da yüzde 46’lık bir bilinç olduğu görülürken, kamuoyunun yüzde 39’u prematüre doğumu önlemek için doktor kontrollerini düzenli yaptırmanın ve stresten uzak durmanın en önemli iki faktör olduğuna inanıyor.

 

Araştırmanın diğer bir dikkat çekici sonucu ise, halkın diş kontrolüne diğer sağlık kontrollerinden daha az önem verdiğini belirtmesi oldu. Katılımcıların yüzde 42’sinin bir yıl içerisinde hiç diş doktoruna gitmediği görülürken, dişlerini günde iki kez fırçalayanların oranının yüzde 46, günde bir kez fırçalayanların oranının ise yüzde 33 olduğu gözlemlendi.

 

Sağlığın etkin yönetimi için teknoloji çok önemli…

 Teknolojinin sağlıktaki rolü hakkında önemli bilgiler veren araştırma sonuçlarına göre toplumun yüzde 85’i sağlığı yönetmede teknolojinin yardımcı olabileceğini düşünüyor. Kamuoyunun yüzde 76’sı teknoloji ilerledikçe birçok hastalığın tedavisinin kolaylaşacağına inanırken, kamuoyunun yüzde 73’ü ev bakımı ve kişisel bakım için olan elektronik ürünlerin de hayat standardını yükselttiğini belirtiyor.

 

Dijital Sağlık Teknolojileri sayesinde teşhis ve tedavi kolaylaşacak…

 Fikir önderleri, dijital sağlık teknolojilerinin hastalıkların teşhis ve tedavilerini kolaylaştıracağını, hastanelerdeki hasta yoğunluğunu azaltacağını ifade ediyor. Ayrıca maliyet ve zamandan tasarruf sağlayan dijital sağlık teknolojileri sayesinde hasta bakımı ve tedavisinde de kalitenin artacağını öngörüyor. Kamuoyunun da yüzde 76’sı dijital sağlık teknolojileri sayesinde hastalıklara erken teşhis sağlanabileceği görüşünde.

 

Türkiye’de en çok kullanılan görüntüleme cihazları röntgen, ultrason ve MR…

 Araştırma sonucunda çıkan kamuoyunun düşüncesine göre; Türkiye’de görüntüleme cihazları içerisinde en çok, yüzde 51 ile röntgen, yüzde 35 ile MR ve yüzde 26 ile ultrason kullanılıyor. Diğer yandan kamuoyunun yüzde 78’i MR cihazının, yüzde 65’i ise ultrasonun radyasyon içerdiğini düşünüyor. Bilinenin aksine MR ve ultrason radyasyon içermiyor. Meme kanserinden korunma yöntemleri konusunda kadınların daha fazla bilinçlenmesi gerektiğini ortaya koyan araştırmaya göre kadınların yüzde 58’i elle muayene yöntemini uygulamıyor, yüzde 78’i ise mamografi çektirmiyor ve doktor kontrolüne gitmiyor. Bu konuda fikir önderlerinin yorumu ise koruyucu sağlık konusunda daha fazla bilinçlendirme çalışmalarına ihtiyaç olduğu yönünde.

 

Evde Bakım Kültürü Oluşturulmalı

Ayrıca dijital sağlık teknolojilerinin evde bakım hizmetlerine de yarar sağlayacağı düşünülürken, kamuoyunun yüzde 81’i ev tipi cihazların hastaya bakan kişinin hayatını kolaylaştırdığını düşünüyor. Fikir önderleri kronik rahatsızlığı olan ya da hastalıktan sonraki iyileşme evresinde olan hastalar için evde bakımın olumlu katkılarını belirtirken, bunun genel sağlık maliyetlerini düşürmeye yardımcı olduğunu ve evde bakım kültürünün geliştirilmesi gerektiğinin altını çiziyorlar.

 

ARAŞTIRMA KÜNYESİ

Araştırma, IPSOS Araştırma ve Danışmanlık Hizmetleri A.Ş. tarafından Philips Türkiye için gerçekleştirilmiştir. Türkiye kentsel nüfusu NUTS1 düzeyinde temsil eden 12 ilde (İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Bursa, Balıkesir, Erzurum, Gaziantep, Kayseri, Malatya, Samsun, Trabzon) 15-64 yaş arası bireylerle görüşülmüştür. Örneklem tabakalı örnekleme yöntemi ile kurgulanmıştır. Toplam 1309 görüşme tamamlanmıştır ve ağırlık kullanılmamıştır. Araştırma, 2019 yılı Nisan ve Mayıs aylarında yürütülmüş olup, sahada CAPI (bilgisayar destekli) yüz yüze yöntem ile anketler gerçekleştirilmiştir. Araştırmadaki ilgili sorular temel olarak aşağıdaki başlıkları kapsamaktadır:

  • Demografik Bilgiler
  • Sağlık Alışkanlıkları ve Sağlık Geçmişi
  • Sağlık Algısı
  • Sağlık ve Teknoloji
  • Yetişkin Bakımı
  • Gündelik Alışkanlıklar
  • Anne ve Çocuk Bakımı

 

Kahve Dünyası Dubai’de

Kahve Dünyası Dubai’de

Kahve Dünyası, yurt dışında da 15’inci mağazasını Dubai’de açtı. Avrupa’dan Körfez ülkelerine geniş bir coğrafyada hizmet veren Kahve Dünyası’nın son adresi Dubai oldu. Yurt dışı yatırımlarını sürdüreceklerini dile getiren Kahve Dünyası Genel Müdürü Kaan Altınkılıç, 2020 yılı itibariyle Turquality desteği ile Avrupa, Amerika ve Uzak Doğu’da da yatırım gerçekleştirmek için fizibilite çalışmalarının yapıldığını ifade etti. Türkiye’nin coğrafi penetrasyonu en yüksek kahve ve çikolata zinciri olan Kahve Dünyası, yurt dışında da yatırımlarına devam ediyor. Marka bu doğrultuda son mağazasını, 2 Ekim 2019’da Dubai’nin merkezi lokasyonlarından birinde konumlanan Ibn Battuta AVM’de açtı.

 

Dünyaca ünlü şefler geliyor

Dünyaca ünlü şefler geliyor

Bu yıl 5.’si düzenlenecek olan Gastromasa, 30 Kasım’da İstanbul Haliç Kongre Merkezi’nde meraklılarıyla buluşacak. Her yıl özel bir tema örgüsüyle yola çıkan Gastromasa, bu yıl yaratıcılığın önemli unsurlarından “ilham” temasını işleyecek.

Sektörün ileri gelenleri ve gastronomi tutkunlarını ağırlamaya hazırlanan ve 1 tam gün sürecek Gastromasa’da dünya mutfaklarını temsil eden ünlü şefler kendilerine ilham veren unsurları hazırladıkları özel sunumlarla ziyaretçilerle paylaşacak. Her yıl olduğu gibi bu yıl da konferans öncesi konuk şehir ziyareti gerçekleştirilecek olan etkinlikte şefler ve yurtdışından gelen konuklar, bu yıl Adana ve Gaziantep’i ziyaret edecekler.

Kimler var;

Bir çoğu Michelin yıldızlı şeflerden oluşan V. Gastromasa Konferansı’nda 2015 yılında dünyanın en iyi pasta şefi unvanına sahip şefi Albert Adria, dünyanın en büyük mutfak otoriteleri tarafından Barcelona’da açtığı Dos Palillos için “Asya dışındaki en önemli Asya Mutfağı’nın şefi Albert Raurich, Avrupa’nın en genç 3 Michelin yıldızı sahipli şefi Andreas Caminada, Andoni Luis Aduriz, Gert de Mangeleer, Elena Arzak, Gaston Acurio, German Martitegui, Cristina Bowerman, Alexandre Couillon, Patrick Roger, Aitor Arregi gibi konusunda uzman 20 ünlü şefin konuşmacı olarak yer alacağı Gastromasa’da ayrıca Singapurlu pasta şefi Janice Wong, Moskovalı ikizler Ivan – Sergey Berezutskiy, Bask ürünleri ile Arjantin mutfağı sunan San Sebastian’daki Amelia restoranının şefi Paulo Airado, sanatsal İspanyol mutfağının en prestijli şefleri arasında sayılan Paco Roncero, 2 Michelin yıldızı sahibi mutfaktaki ilham unsurunu irdeleyerek farklı bakış açılarını konferansı izleyenlere ışık tutacak.

İki Michelin yıldızlı ve Fransız restoran değerlendirme rehberi Gault Millau’da 20 üzerinden 19 puan alan şef Alexandre Couillon ve Bask Culinary Center’ın Genel Müdür Joxe Mari Aizega da Gastromasa’da yerini alacak.

 

 

Dimes, Dünyanın en büyük fuarında

Dimes, Dünyanın en büyük fuarında

DİMES, uluslararası pazarlarında büyümesini sürdürüyor. Kendi markasıyla 100’den fazla ülkeye, 40 milyon TL’nin üzerinde ihracat gerçekleştiren DİMES, 2019 yılında ihracat gelirlerini yüzde 50’nin üzerinde artırmayı hedefliyor. Dünyanın en büyük gıda ve içecek fuarı Anuga 2019’da inovatif ürünlerini ön plana çıkardı. DİMES’in Şalgam ve Smoothie gibi yeni ürünlerini uluslararası pazara tanıttığı fuarda; sıkma serisi ürünler ve soğuk kahve markası Obsesso da yer aldı. Türkiye’nin ilk meyve suyu Ar-Ge merkezini bünyesinde barındıran DİMES, katma değerli ihracat büyümesini inovatif ürünleriyle desteklemeyi hedefliyor.

T

Biscolata Mood Amerika’da en iyi 10 atıştırmalık arasına girdi

Biscolata Mood Amerika’da en iyi 10 atıştırmalık arasına girdi

Şölen’in, dünya çapında başarıya ulaşmış ürünü Biscolata Mood, Amerikalı tüketicilerin de favori atıştırmalıkları arasında yer aldı. Biscolata Mood, Amerika’nın en iyi atıştırmalıklarının seçildiği “The Snackie Awards” kapsamında yapılan oylamada 5 üzerinden 4.8 yıldız alarak “Top Cookie” seçildi.

Biscolata Mood, Amerika’nın en ünlü gazetelerinden Today tarafından düzenlenen “The Snackie Awards” kapsamında “Amerika’nın En İyi İlk 10 Atıştırmalığı” arasında yer aldı. İncecik çıtır bisküvisi ve içindeki enfes çikolata dolgusuyla bir yandan lezzetiyle, bir yandan da sembolleri ile tüketicilerin Mood’unu yükselten Biscolata Mood, yapılan oylamada 5 üzerinden 4.8 yıldız alarak Amerika’da “Top Cookie” seçildi.