Yazılar

The MAINE, Türkiye’de ilk restoranını açıyor

The MAINE, Türkiye’de ilk restoranını açıyor

Londra, Dubai ve Ibiza’nın canlı eğlence konsepti ile dünyaca ünlü restoranı The MAINE, Türkiye’de ilk restoranını Maxx Royal Girişimi ile Maxx Royal Bodrum Resort’da Haziran ortasında açıyor.

The MAINE

Lübnan asıllı Kanadalı gastronomi yatırımcısı ve işletmecisi Joey Ghazal tarafından Dubai’de ilk New England Seaside Brasserie’si olarak kurulan The MAINE, dünyada şu anda iki kıtada en popüler ve eğlenceli restoran ve bar konsepti ile tanınıyor.

Adını ABD’nin istakozlarıyla meşhur Maine eyaletinden alan The MAINE, Dubai’nin ardından Londra’da açıldı. Son olarak Ibiza’da açtığı dünya jet-setinin de büyük ilgi gösterdiği canlı eğlenceli restoranı ile dünya çapında tanındı.

The MAINE

The MAINE Bodrum şimdi de Türkiye’de ilk kez Maxx Royal Bodrum Resort’da hizmet veremeye başlıyor.

The MAINE Bodrum, tüm markalarıyla eş aynı imza deneyimini, klasik ızgaralar, enfes kokteyller ve canlı eğlencenin birleşimini vaat ediyor. Menüde kabuklu deniz hayvanlarından salyangozlara, taze balıktan kırmızı et çeşitlerine kadar birçok seçkin paylaşımlık lezzetler, makarnalar, vejetaryen ve vegan yemekler yer alıyor.

Deniz Levreği Ceviche, Domates Carpaccio, Kömürde Kızartılmış Enginar, Kaburga, Istakoz Taglioni gibi ikonik MAINE lezzetleri de The MAINE Bodrum menüsünde sunuluyor.

Primeclass, yolcu salonlarında sanata yer veriyor

Primeclass, yolcu salonlarında sanata yer veriyor

TAV İşletme Hizmetleri, globalde Primeclass yolcu salonlarında sanata yer vererek Türk sanatçıların ve ayrıca lokal sanatçıların dünya çapında tanıtımına da katkı sağlamayı hedefliyor.

Bu vizyon doğrultusunda geçtiğimiz yıl Türkiye’nin önde gelen sanat galerilerinden PİLEVNELİ ile Milas-Bodrum Havalimanı’ndaki Primeclass Lounge’da hayata geçirilen özel iş birliği, bu yıl da devam ediyor. İş birliği kapsamında, PİLEVNELİ sanatçılarından Mehmet & Kazım Akal’ın Bodrum Primeclass Lounge için özel olarak hazırladıkları enstalasyonun yanı sıra, TAV Passport sponsorluğunda sanatçıların PİLEVNELİ Yalıkavak’taki orijinal duvar resmi de yaz boyunca sanatseverlerin beğenisine sunulacak.

Dünyanın 19 ülkesinde 90’a yakın yolcu salonu bulunan TAV İşletme Hizmetleri, deneyim kürasyonu odaklı hizmet yaklaşımını; sanat, gastronomi, eğlence ve sürdürülebilirlik temaları ile zenginleştirerek misafirlerinin seyahat deneyimini bir üst seviyeye taşıyor.

Divan Grubu sürdürebilirlik hedeflerini tutturuyor

Divan Grubu sürdürebilirlik hedeflerini tutturuyor

Gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakma vizyonu kapsamında çalışmalarını sürdüren Divan Grubu, “Her paydaşa saygı” temasıyla bu yıl ikincisini hazırladığı Sürdürülebilirlik Raporu’nu yayımladı.

Divan Grubu “Sadece En İyi” ilkesi ile yola çıkan ve misafirlerine daima kusursuz bir hizmet sağlamayı ilke edinen Divan Grubu, gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakma vizyonuyla sürdürülebilirliği; stratejisinin, değerlerinin ve iş modellerinin merkezine yerleştirerek çevre, toplum ve ekonomi için değer yaratmayı hedefliyor. Divan Grubu bu vizyon kapsamında, sürdürülebilirlik alanındaki çalışmalarını ve gelecek dönem hedeflerini paylaştığı 2023 Sürdürülebilirlik Raporu’nu “Her Paydaşa Saygılıyız, Geleceğe Hazırız” temasıyla yayımladı. Sürdürülebilirlik Raporu’nda Divan Grubu; her alanda en iyiyi korumayı, üretmeyi, paylaşmayı bir ilke olarak benimsediği; gezegene, paydaşlarına, misafir ve çalışanlarına dört ana başlıkta sürdürülebilirlik faaliyetlerini ve hedeflerini paylaştı.

Divan Grubu CEO’su Murat Tomruk Sürdürülebilirlik Raporu’yla ilgili açıklamasında şunları söyledi: “Divan Grubu olarak, 2023 yılında gerçekleştirdiğimiz faaliyetleri içeren Sürdürülebilirlik Raporumuzu sizlerle paylaşmanın heyecanı içindeyiz. Raporda, Grubumuzun sürdürülebilirlik alanındaki etkilerini ve fırsatlarını, GRI Standartları’na uygun bir şekilde ve şeffaflıkla paydaşlarımıza sunmayı amaçlıyoruz. Bu raporda, Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi ve Kadının Güçlenmesi Prensipleri’ne yönelik kaydettiğimiz ilerlemelerin yanı sıra Dünya Ekonomik Forumunun Paydaş Kapitalizmi Göstergeleri’ne uyumlu gelişmelerimize de yer verdik. Raporun hazırlanma sürecinde, ilgili verilerin toplanıp analiz edilmesi, Divan Sürdürülebilirlik Komitesi önderliğinde ve ilgili departmanların katkılarıyla gerçekleştirildi. Bu süreç boyunca SUCSR Kurumsal Sürdürülebilirlik Danışmanlığı’ndan destek aldık.

Kırmızı eti akşam öğününde tüketmeyin!

Kırmızı eti akşam öğününde tüketmeyin!

Bayramlar toplumumuzda aile ziyaretleri ve özenli sofraların kurulmasıyla önemli bir yere sahip. Ancak Kurban Bayramı’nın geleneksel sofralarında mutlaka yer verdiğimiz kırmızı etin tüketimine dikkat etmemiz gerekiyor. Acıbadem Dr. Şinasi Can (Kadıköy) Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Tuba Sungur, fazla tüketilen kırmızı etin sağlığımızı olumsuz yönde etkileyeceğine dikkat çekerek, “Kırmızı et sindirimi oldukça zor bir besindir. Dolayısıyla aşırı tüketimi sindirimi güçleştireceği için özellikle mideyle ilgili problemi olan kişilerin dikkatli olmaları gerekir. Fazla tüketilmesi ette bulunan doymuş kan yağlarının artmasına ve kalp damar hastalıklarının oluşmasına sebep olabilir” diyor. Fazla tüketilen etin kalori ve yağ alımına bağlı olarak kilo artışına da yol açabileceğini belirten Beslenme ve Diyet Uzmanı Tuba Sungur, “Bu nedenle günlük beslenmede kişinin ihtiyacından fazla et yememesi son derece önemlidir. Ayrıca her ziyarette sunulan iştah kabartıcı ikramları sırf ev sahibini kırmamak için geri çevirmemek; günlük kalori alımını artıracağından kilo alımına neden olmasının yanı sıra aynı zamanda fazla yemeye bağlı şişkinliğe, hazımsızlığa ve nefes darlığına yol açabilir. Dolayısıyla Kurban Bayramı’nda da rutin beslenme programına devam edilmesi gerekir” diyor. Kurban Bayramı’nda dikkat edilmesi gereken beslenme kurallarını anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu.

Beslenme ve Diyet Uzmanı Tuba Sungur

Beslenme ve Diyet Uzmanı Tuba Sungur

Güne mutlaka kahvaltı ile başlayın!

Bayram boyunca yeterli ve dengeli bir beslenme şekli oluşturabilmek için belirli aralıklarla öğün oluşturmaya çalışmalı ve sürekli et tüketmemeye özen göstermelisiniz. Sağlıklı beslenmek için bir öğünde tüm besin gruplarından tüketmeniz çok önemli. Güne mutlaka hafif bir kahvaltıyla başlamanızda fayda var.  Bir adet yumurta, beyaz peynir, zeytin, domates, tam tahıllı ekmek ve bol yeşillik içeren hafif bir kahvaltı yaparak sindirim problemini önlemiş olursunuz. Bunların yanı sıra kurban etini dinlendirmeden yemek gün içinde hazımsızlık sorununa neden olacağı için kahvaltıda tüketmemeye de özen gösterin.

Kendi suyu ile pişirin

Bayramda da eti yağsız tarafından pişirmeyi ihmal etmeyin. Kurban Bayramı’nın geleneksel yemeği kavurma yaparken iç yağı, kuyruk yağı ve tereyağı gibi doymuş katı yağları eklemeden, eti kendi suyu ile pişirmenizde fayda var.

Eti akşam öğünlerinde yemeyin!

Et sindirimi zor olan yiyeceklerden biridir.  Akşam saatlerinde çok hareket edilmemesi ve yatma saatine yakın sindirim problemi yaşanması nedeniyle et tüketimi için bu öğünü tercih etmemenizde fayda var.  Eti daha çok gündüz saatlerinde tüketmeli ve sindirimi kolaylaştırmak için yavaş yemeli, bol bol çiğnemelisiniz.

Günde 60-90 gramı geçmeyin!

Yeni kesilen etin sindirimi zor olması nedeniyle hazımsızlık gibi sorunlar oluşabiliyor. Kırmızı eti kesim sonrasında buzdolabında en az 12 saat dinlendirdikten sonra pişirmeli, kalan kısmı küçük parçalar halinde derin dondurucuya kaldırmalısınız. Ayrıca kırmızı eti bayram boyunca her öğün et tüketmek sağlıklı olmayacaktır. En ideali kırmızı eti günde bir öğün tüketmektir. Günlük en fazla 60-90 gram kadar tüketmeli ve etin yanına sağlıklı beslenmeyi tamamlayan sebze, salata, tam tahıllı ekmek ve bulgur gibi sağlıklı karbonhidratları ilave etmelisiniz.

Etin yanında bol limonlu yeşil salata tüketin

Et posalı bir yiyecek grubu olmadığı için aşırı miktarda yenildiğinde ve yanına posa kaynakları ilave edilmediğinde kabızlık problemi yaşanabiliyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Tuba Sungur, bu nedenle etin yanında posa içeriği yüksek olan sebze, meyve, tahıllı ekmek ve bulgur tüketmeniz gerektiğini belirterek, “Etin yanında yiyeceğiniz sebze ve meyvelerdeki C vitamini kırmızı etin içerisinde yer alan demirin vücutta emilimini artırmaya yardımcı oluyor. Bu nedenle kırmızı etin yanında bol limonlu yeşil salata tüketmeyi alışkanlık edinin” diyor.

Pişirme tekniği de çok önemli

Kırmızı etin tüketim miktarının yanı sıra pişirme tekniğine de dikkat edilmesi gerekiyor. “Pişirme yöntemi olarak kızartma ve kavurma yerine ızgara, fırınlanmış veya haşlanmış olarak tüketilmesi daha uygundur” diyen Beslenme ve Diyet Uzmanı Tuba Sungur, sözlerine şöyle devam ediyor: “Dikkat edilmesi gereken önemli bir nokta da, mangal yaparken pişirme sırasında etlerin kömürleşmemesine, dış kısımlarının pişip iç kısımlarının çiğ kalmamasına özen göstermek olmalı. Zira kömürleşen etler her zaman kanser riski taşıyorlar”

Yüksek ısıda pişirmeyin, çünkü…

Et için en uygun pişirme yöntemi; düşük sıcaklıkta, uzun sürede ve mümkünse kendi suyu ile pişirilmesidir. Zira yüksek ısıda pişirildiğinde etin dış yüzeyi hızlı pişiyor, iç yüzeyi ise çiğ kalıyor. Bu durum da besin zehirlenmelerine neden olabiliyor. Etin kısa sürede, yüksek basınçla, yani düdüklü tencerede yine kendi suyu ile pişirilmesi ise besin değerlerini kaybettirmiyor.

Şerbetli yerine sütlü tatlılar

Kırmızı etin yanı sıra bayram ziyaretlerinde ikram edilen hamur işleri, çikolata ve şerbetli tatlıların da makul miktarda tüketilmeleri gerekiyor. Ağır şerbetli tatlılar yerine sütlü tatlılar; yine servis edilen meyve suyu veya gazlı içecekler yerine açık çay veya bitki çaylarını tercih etmelisiniz. Diyabet hastalığınız varsa, özellikle yediklerinize dikkat etmeli ve tedavinizi aksatmamalısınız.

Çay ve kahveyi sınırlandırın

Bayramın yaz aylarına denk gelmesi su tüketimini daha da önemli hale getiriyor. Ancak bayram ziyaretleri boyunca çok fazla çay, kahve, meyve suları veya komposto ikramı olabiliyor ki bunlar su içmenizi azaltabiliyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Tuba Sungur, “Çay ve kahve gibi içecekler vücuttaki suyun idrarla atılmasına ve vücudun susuz kalmasına neden olurlar. Dolayısıyla bu içeceklerin suyun yerini tuttuğunu düşünmemek gerekir.  Sağlığınız için bayramda da günlük ortalama 2-2,5 litre su tüketmeniz çok önemlidir” diyor.

Her gün tempolu yürüyüş yapın

Fiziksel hareket hem kilo kontrolünü sağlıyor hem de bayram süresince yediğimiz besinlerin sindirimini kolaylaştırıyor. Bu nedenle bayramda da mümkünse her gün tempolu olarak 45 dakika veya bir saat yürümeyi ihmal etmeyin.

Otoyol hipnozu olmayın!

Otoyol hipnozu olmayın!

Gözlerimizin açık ancak içimizin uyuduğu zamanlar en çok risk taşıyan anlarımızdır. Yemek yaparken, bisiklet sürerken veya araba kullanırken içinizin uyuduğunu hissettiğiniz an mutlaka kendinize bir es vermelisiniz. Özellikle “ben gece çok iyi araç kullanırım” deyip, beynin uyku sinyalleri verdiği zamanlarda uzun yola çıkmak tehlike sebebi olacağından gece sürüşlerinden uzak durmalı ya da kontrollü bir şekilde yolculuğunuzu gerçekleştirmelisiniz. Çünkü bu zamanlarda beyinden gelen mesaj uyku olduğu için otoyol hipnozu yaşamanız kaçınılmaz olacaktır. Bununla birlikte boş bir yolda da beyaz çizgileri takip ederek gidiyor olmanız yine siz de hipnoz etkisi yaratacaktır. Peki bu durumda ne yapmalısınız? Liv Hospital Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Ayhan Öztürk, otoyol hipnozu ile yorgun sürüş arasındaki farkı anlatarak otoyol hipnozu konusunda önerilerde bulundu.

Prof. Dr. Ayhan Öztürk

Prof. Dr. Ayhan Öztürk

Otoyol hipnozu (Beyaz çizgi ateşi) nedir ve nasıl önlenebilir?
Hiç yola çıkıp varacağınız yere geldiğinizde ve oraya nasıl geldiğinizi hatırlamadığınız oldu mu? Eğer cevabınız evetse, otoyol hipnozu yaşadınız demektir.

Otoyol hipnozu bir kişinin aracı normal ve güvenli bir şekilde sürdüğü ancak bunu nasıl yaptığını hatırlamadığı trans benzeri bir durumdur. Otoyol hipnozu yaşayan sürücüler kısa mesafelerde ya da daha uzun kilometrelerce kendilerinden geçebilirler.

Otoyol hipnozu fikri ilk olarak 1921 tarihli bir makalede “yol hipnotizması” olarak ortaya atılmış, “otoyol hipnozu” terimi ise 1963 yılında G.W. Williams tarafından kullanılmıştır.

1920’lerde araştırmacılar, sürücülerin gözleri açıkken uykuya daldıklarını ve araçları normal bir şekilde yönlendirmeye devam ettiklerini gözlemlemişlerdir. 1950’lerde bazı psikologlar, başka türlü açıklanamayan otomobil kazalarının otoyol hipnozundan kaynaklanabileceğini öne sürmüşlerdir. Ancak yeni çalışmalar, yorgunken araç kullanma ile otomatik sürüş arasında bir fark olduğunu göstermektedir.

Yorgun sürüşe karşı otoyol hipnozu

  • Otoyol hipnozu, otomatiklik olgusunun bir örneğidir.
  • Otomatiklik, eylemleri bilinçli olarak düşünmeden gerçekleştirme yeteneğidir.
  • İnsanlar; yürümek, bisiklete binmek gibi öğrenilmiş ve denenmiş bir beceriyi her zaman otomatik olarak gerçekleştirir. Bu beceride ustalaşıldığında ise diğer görevlere odaklanırken bu beceriyi hala gerçekleştirmek mümkündür. Örneğin, araba sürme konusunda yetenekli bir kişi araba sürerken kafasında akşam planlarını gözden geçirebilir. Bilinç akışı diğer göreve yönlendirildiğinden, araba sürerken geçirilen zamanın kısmen veya tamamen farkındalıktan çıkması söz konusu olabilir.
  • Otomatik sürüş tehlikeli görünse de bu durum aslında profesyonel veya yetenekli sürücüler için bilinçli sürüşten daha üstün olabilir. Bir işte yetenekli olan hiç kimse dikkatini sürekli rutin işlere vermek zorunda değildir. Eğer bunu yaparsa, iş bozulmaya meyilli olabilir. Sürüş bağlamında, gerçekleştirilen eylemler hakkında çok fazla düşünmek beceriyi kötüleştirebilir.

Otoyol hipnozu ile yorgun sürüş arasındaki fark nedir?
Otoyol hipnozu ile yorgun sürüş arasındaki fark, tamamen uyanıkken otomatiklik deneyimi yaşamanın mümkün olmasıdır. Yorgunken araç kullanmak ise direksiyon başında uykuya dalmaya neden olabilir. Tehlikeli olan da budur.

Direksiyon başında uyanık kalma önerileri
İster otoyol hipnozu fikrinden korkuyor olun, isterseniz de yorgun ve direksiyon başında uyanık kalmaya çalışıyor olun, odaklanmanızı ve uyanıklığınızı artırmak için yapabileceğiniz şeyler vardır.

Gün ışığında araç kullanın: Gündüz saatlerinde araç kullanmak yorgun sürüşü önlemeye yardımcı olur, çünkü insanlar ışıklı ortamlarda doğal olarak daha uyanık olurlar. Ayrıca, etraf daha az monotondur, bu nedenle çevrenin farkında olmak daha kolaydır.

Kahve için: Kahve veya başka bir kafeinli içecek içmek sizi birkaç farklı şekilde uyanık tutmaya yardımcı olur. İlk olarak, kafein beyindeki adenozin reseptörlerini bloke ederek uykululukla savaşır. Uyarıcı metabolizmayı artırır ve karaciğeri kan dolaşımına glikoz salmaya yönlendirir. Bu da beyninizi besler. Kafein aynı zamanda idrar söktürücü olarak da işlev görür, yani araç kullanırken çok içerseniz daha sık tuvalet molası vermeniz gerekecektir. Ayrıca çok sıcak ya da çok soğuk bir içecek tüketmek dikkatinizi toplayacaktır.

Bir şeyler yiyin: Atıştırmalıklar size anında enerji verir ve sizi görevinizi yerine getirmeye yetecek dikkati sağlar.

İyi bir pozisyon alın: İyi bir duruş, vücuttaki kan akışını en üst düzeye çıkararak konsantrasyonunuzu korumanıza yardımcı olur.

Klimayı açın: Rahatsızsanız uykuya dalmanız veya transa geçmeniz daha zor olacaktır. Bununla birlikte aracın içini soğuk hale getirmeniz, kışın camı açmanız yine işe yarayacaktır.

Müzik dinleyin: Hoşunuza giden müzikler sizi rahatlatırken, sevmediğiniz melodiler rahatsızlığa neden olur ve uyuyacak kadar rahatlamanızı engeller.

Konuşan insanları dinleyin: Yanınızda birisi varsa sohbete katılmak veya radyoda sohbet programı dinlemek müzik dinlemekten daha fazla konsantrasyon gerektirir.

Durun ve mola verin: Yorgun araç kullanıyorsanız, kendiniz ve başkaları için tehlikelisiniz demektir. Bazen en iyi hareket tarzı yana çekmek ve biraz dinlenmektir!

Önlem alın: Uzun mesafe, gece veya kötü hava koşullarında araç kullanmak zorundaysanız yolculuğa başlamadan önce iyi dinlenmiş olduğunuzdan emin olun. Günün ilerleyen saatlerinde başlayan yolculuklardan önce biraz kestirin. Sizi uykulu yapan ilaçları almaktan kaçının.

Tekne seferleri başlatıyor

Tekne seferleri başlatıyor

Six Senses Kaplankaya’nın saklı plajlarını, eşsiz lezzetlerine ulaşmak isteyenler için 15 Haziran’dan itibaren Türkbükü’nden tekne seferleri başlayacak.

Beş özel koyda konumlanan plajları, eşsiz konaklama deneyimi, alanında dünyaca ünlü şeflerin yönettiği restoranlar ve holistik wellness uygulamaları eşliğinde kaliteli bir yaşam deneyimi sunan Six Senses Kaplankaya, 15 Haziran’dan itibaren haftanın her günü Türkbükü-Bodrum’dan Six Senses Kaplankaya’ya karşılıklı iki kez olmak üzere boat shuttle hizmeti sunarak ulaşımı kolaylaştırıyor.

Six Senses Kaplankaya, eşsiz bir plaj günü geçirerek Ege  yarımadasında unutulmaz anılar biriktirmek isteyen misafirlerine Türkbükü- Six Senses Kaplankaya arasında başlayan tekne seferleri ile, Bodrum’dan ulaşımı 30 dakikada sağlıyor.

Bilgi:  0 (252) 511 00 30

Yaza özel içecek Pınar Cool Lime

Yaza özel içecek Pınar Cool Lime

Pınar Su ve İçecek’in yeni ürünü, limon ve nane aromalı Pınar Cool Lime yazın gözdesi olacak.

Gazlı içeceklere alternatif arayanlar için son zamanların gözdesi cool lime, yumuşak içimi, tazeleyen nane ve misket limonu aroması bileşimiyle özellikle gençler arasında tam bir trend içeceği. Ön hazırlığa gerek duymadan, ekstra buzla tüketimi, bu ferahlık hissinin yanında tadını da vazgeçilmez kılıyor.

İstanbul’da yazın coşkusu Frankie’de yaşanacak…

İstanbul’da yazın coşkusu Frankie’de yaşanacak…
Galataport İstanbul’un özel mekanlarından biri olan Frankie, tarihi Yarımada ve Boğaz manzarasını buluşturan açık ve geniş terası ile unutulmaz bir yaz deneyimi sunuyor.
Frankie, günbatımı saatlerinden itibaren terasında misafirlerini karşılamaya hazırlanıyor. Boğaz’ın esintisini hissetmek isteyenler için eşi bulunmaz bir konumda bulunan Frankie terası, nefes alınacak bir nokta vaat ediyor.

Ela Excellence Resort Belek’te lezzetli bir tatil

Ela Excellence Resort Belek’te lezzetli bir tatil

Ela Excellence Resort Belek; temmuz ve ağustos aylarında gerçekleştirilecek “Yerel Lezzetler Etkinliği” ile misafirlerine tadına doyulmaz bir tatil deneyimi sunmaya hazırlanıyor.

Uluslararası standartlarda kişiye özel tatil anlayışını benimseyen Ela Excellence Resort Belek, misafirlerine sunduğu çeşitli etkinliklerle tatil keyfini unutulmaz kılıyor.

Yedi ayrı alakart restoranı ile konuklarına unutulmaz tatlar sunan Ela Excellence Resort Belek, Yerel Lezzetler Etkinliği kapsamında şeflerin özenle hazırladığı lezzetleri Temmuz-Ağustos ayı boyunca La Sofa ve Hayat restoranlarında misafirlerin beğenisine sunuyor.

Ela Excellence Resort Belek

Temmuz’un ilk haftası pastane şefi Ramazan Dereli’nin tahinli ve pekmezli çikolatalı kekiyle damakları şımartırken, ikinci hafta Antalya yöresinin ve meşhur 18’in efsane lezzeti acıbadem ve tahinli bağacayı konuklarıyla buluşturuyor.

Üçüncü hafta 1940 yılından beri Antalya’da kendine has dondurmalar üreten Zamora Dondurma’nın özel yanık, naneli ve tahinli dondurmaları ile tatili tatlandırırken, dördüncü hafta Ela Excellence Resort Geleneksel Mutfak Şefi Filiz Mayda’nın tarifiyle Antalya’nın yöresel yörük yemekleri tatile farklılık katıyor.

Ela Excellence Resort Belek

İlk hafta 1937 yılında Antalya’da kurulan 7 Mehmet Restoran farkıyla modern Akdeniz lezzetleri eşliğinde Türk mutfağının mevsimsel dokunuşlarıyla hazırlanan Antalya kültür mirası yemekleri olacak. İkinci hafta 1954 yılından beri Antalya’nın kalbinde olan Parlak Restoran, Türk mutfağına özgü malzemeler ve teknikler kullanılarak hazırlanan yemekler ve özel soslu piliç çevirme yaparken, üçüncü hafta kendine has tariflerinin lezzeti damaklarda iz bırakacak.

Ela Excellence Resort Belek

Etkinlik, Özbekistanlı ve yıllardır profesyonel olarak aşçılık yapan Ela Excellence Resort Özbek Yemekleri Şefi Nisa Nur Büyükörük’ün Türk ve Özbek mutfağının birleşiminden doğan Neolocal Türk kültürü yemekleri ile tamamlanacak.

Anadolu Isuzu,  15 sıra yükseldi

Anadolu Isuzu,  15 sıra yükseldi

Anadolu Isuzu, En Değerli Markası listesinde 15 sıra yükseldi

Anadolu Isuzu, Brand Finance tarafından yayımlanan “Türkiye’nin En Değerli Markaları 2024” araştırmasındaki konumunu geçtiğimiz yıla göre 15 sıra birden yükseltti.

40. yılında “En Değerli Markalar” listesine 2023’te 77. sıradan giren şirket, 2024’te 62. sıraya çıktı. Anadolu Isuzu ayrıca, bu yıl 125 markayla yürütülen araştırmada; yüzde 47 ile değerini en çok arttıran 4. marka oldu.