Yazılar

Baharın habercisi enginar ve kuşkonmaz menüde

Baharın habercisi enginar ve kuşkonmaz menüde

Hilton Istanbul Maslak, gurme lezzetleriyle de şehir otelciliğine farklı bir soluk getiriyor.  Bahar aylarına özel lezzetlerle menüsünü renklendiren otel, ilkbaharın habercisi, vitamin ve mineral deposu enginar ve kuşkonmazı menüsünde buluşturdu. Geleneksel tekniklerle özgün tarzını harmanlayan Şef Ceyhan Aşcıoğlu ve ekibinin elinden çıkan “Enginar&Kuşkonmaz Menüsü” sağlıklı olduğu kadar lezzetli…

Hafif olmasının yanı sıra oldukça lezzetli de olan menüde, kuşkonmazlı kuru bakla püresi ile servis edilen zeytinyağı ve portakal ile pişirilmiş taze enginar, ıspanak yaprakları hardallı sezar sos ile lezzetlendirilmiş çıtır enginarlı sezar salatası, bebek enginarın, kuşkonmazın, ege yeşilliklerinin, kuru domates ve fesleğen ile buluştuğu meze salatası, ızgara kuşkonmaz ve enginar karpaçyo ile hazırlanan fesleğenli risotto, ızgara edilmiş yapraklı enginar, kuşkonmaz ve hardal sos ile servis edilen bonfile dilimleri, enginar ve ıspanak İle fırınlanmış somon, enginar ve patates pave ile birlikte sunulan yeşil limon İle pişirilmiş piliç şiş ve çilek ve nane mousse yer alıyor.

Zaxi menüsünde, sadece mayıs ve haziran ayında deneyimleyebileceğiniz enginar ve kuşkonmazlı lezzetleri kaçırmayın!

Bilgi: 0 212 305 10 00

Geçmeyen yorgunluk hali için öneriler

Geçmeyen yorgunluk hali için öneriler

Son dönemlerde kendinizi yorgun ve halsiz mi hissediyorsunuz? Bu durum iş yaşantınızı, arkadaş ilişkilerinizi kısacası sosyal hayatınızı etkiler boyuta mı ulaştı? Yorgunluğun hayat kalitesini ciddi şekilde etkileyebilen bir durum olduğunu, ancak uygun yönetim stratejileri ve yaşam tarzı değişiklikleri ile başa çıkılabileceğini belirten Liv Hospital Check-up Uzmanı Dr. Gözde Nizamoğlu Mercan, beden ve zihinsel olarak düşük enerji döneminde yeniden ayağa kalkmak için neler yapılması gerektiğini anlattı.

Dr. Gözde Nizamoğlu Mercan

Dr. Gözde Nizamoğlu Mercan

Yorgunluğu Altında Farklı Sebepler Olabilir
Yorgunluk, bedensel veya zihinsel enerjinin düşüklüğü olarak tanımlanır. Yorgunluk belirtileri kişiden kişiye değişebilir, ancak yaygın belirtiler arasında sürekli halsizlik hissi, günlük aktiviteleri sürdürmekte zorlanma, odaklanma güçlüğü, iştah kaybı veya aşırı iştah, sinirlilik, irritabilite, kas ve eklem ağrıları, uyku problemleri, uykusuzluk, bağışıklık sisteminde zayıflama, sık hastalanma ve baş ağrısı gibi semptomlar bulunur. Çoğu zaman dinlenme veya uykuyla düzelen bir durum gibi görünse de bazı durumlarda altta yatan tıbbi sorunlar yorgunluğa neden olabilmektedir.

Yorgunluğun Yaygın Sebepleri

  • Uyku bozuklukları: Uyku kalitesinin düşük olması, uyku apnesi gibi durumlar yorgunluk hissine neden olabilir. Yorgunluk uyku kalitesini bozabildiği gibi uykunun bozulması da yorgunluk sebebi olabilir.
  • Stres ve anksiyete: Kronik stres ve anksiyete, bedensel ve zihinsel enerjiyi tüketip, yorgunluğa sebep olabilir.
  • Dengesiz ve düzensiz beslenme: Düşük besin alımı veya sağlıksız beslenme alışkanlıkları yorgunluğa neden olabilir.
  • Fiziksel aktivite eksikliği: Düzenli egzersiz yapmamanın sonucu olarak vücutta enerji düşüklüğü yaşanabilir.
  • Bağımlılıklar: Alkol, sigara, madde bağımlılığı ve hatta ekran bağımlılığı yorgunluğa sebep olabilmektedir.
  • Tıbbi sorunlar: Anemi, vitamin ve mineral eksiklikleri, tiroid problemleri, diyabet, kalp hastalıkları, kronik yorgunluk sendromu, enfeksiyonlar, ilaçlar, kanser gibi tıbbi durumlar yorgunluğa sebep olabilir.

Dr. Gözde Nizamoğlu Mercan

Yorgunluğun 9 Tıbbi Sebebi

  1. Vitamin ve mineral eksiklikleri: Sıklıkla demir, B12, D, folik asit gibi vitaminlerin ve magnezyum, kalsiyum, çinko gibi minerallerin eksikliğinde yorgunluk semptomları oluşabilmektedir. Kırmızı et, tavuk, balık, kuru meyveler, yeşil yapraklı sebzeler ve baklagiller demir bakımından zengin besinlerdir. Hayvansal gıdalar; özellikle et, balık, süt ve süt ürünleri ise zengin B12 kaynaklarıdır. Vegan veya vejetaryenlerin B12 kontrollerini yaptırmaları ve lüzum halinde takviye almaları önemlidir. Güneş ışığı vücutta D vitamini sentezini tetikler, ancak somut kaynaklar arasında yağlı balıklar, yumurta sarısı ve D vitamini ile takviye edilmiş gıdalar bulunur. Yeşil yapraklı sebzeler, baklagiller, turunçgiller ve tam tahıllar ise folat açısından zengindir. Yeşil yapraklı sebzeler, kuruyemişler, tohumlar, tam tahıllar ve balık magnezyum bakımından zengin besinlerdir. Süt ve süt ürünleri, yeşil yapraklı sebzeler, badem ve susam kalsiyum kaynaklarıdır. Kırmızı et, deniz ürünleri, kabak çekirdeği, fındık ve baklagiller çinko açısından zengin kaynaklardır.
  2. Anemi: Anemi, vücuttaki kırmızı kan hücrelerinin veya hemoglobin seviyelerinin düşük olması durumudur. Kırmızı kan hücrelerinin yetersiz olması, vücuda yeterli oksijen taşınmasını engeller. Bu da halsizlik, yorgunluk, solukluk ve nefes darlığı gibi semptomlara neden olabilir.
  3. Tiroid Problemleri: Tiroid bezi, vücuttaki metabolizmayı düzenler. Tiroid bezinin aşırı veya az çalışması, enerji seviyelerinde dengesizliklere neden olabilir. Hipotiroidi (tiroid hormonlarının eksikliği) genellikle yorgunluk, halsizlik ve kilo artışıyla ilişkilendirilir. Hipertiroidi (tiroid hormonlarının aşırı üretimi) ise huzursuzluk, sinirlilik ve aşırı enerji düzeyleri ile birlikte yorgunluğa neden olabilir.
  4. Diyabet: Diyabet, vücuttaki kan şekeri seviyelerinin yüksek olması durumudur. Yüksek kan şekeri seviyeleri, hücrelere gerekli enerjiyi sağlayamamasına neden olabilir. Ayrıca diyabetin komplikasyonları, özellikle diyabetik nöropati ve diyabetik ketoasidoz gibi durumlar, yorgunluk hissine yol açabilir.
  5. Kalp hastalıkları: Kalp hastalıkları, kalbin etkili bir şekilde kan pompalayamamasına ve vücuda yeterli oksijen ve besin maddelerini taşıyamamasına neden olabilir. Bu durumda vücut yorgunluk hisseder. Özellikle kalp yetmezliği gibi durumlar, sürekli yorgunlukla ilişkilendirilir.
  6. Romatizmal hastalıklar: Romatizmal hastalıklar, eklem iltihabı, inflamatuar romatizmal hastalıklar gibi durumlar vücutta kronik inflamasyona neden olabilir. Bu inflamasyon süreci vücuttaki enerjiyi tüketir ve yorgunluk hissine yol açar. Örneğin, fibromiyalji, romatoid artrit gibi hastalıklarda sıklıkla yorgunluk semptomlara eşlik eder.
  7. Enfeksiyonlar: Viral veya bakteriyel enfeksiyonlar, vücudun bağışıklık sistemini zorlayarak yorgunluk hissine neden olabilir. Örneğin, grip, soğuk algınlığı, mononükleoz gibi enfeksiyonlarda yorgunluk oluşur.
  8. Kanser: Kanser, vücuttaki normal hücrelerin kontrolsüz büyümesidir. Kanser hastaları sıklıkla yorgunluk hissi yaşarlar, bu duruma kanser yorgunluğu denir. Kanser yorgunluğu, hastalığın kendisiyle veya tedavi süreciyle ilişkilendirilebilir. Ayrıca kanser metastazları, kemoterapi, radyoterapi gibi tedaviler de yorgunluk hissine neden olabilir.
  9. İlaçlar: Depresyon ve anksiyete gibi durumların tedavisinde kullanılan anti-depresanlar, allerji için kullanılan antihistaminikler, uyku sorunlarının tedavisinde kullanılan hipnotik ve sedatif grubu ilaçlar, özellikler opioid tarzı ağrı kesiciler, beta bloker gibi bazı kan basıncı kontrolünde kullanılan ilaçlar, kemoterapi ve radyoterapi yorgunluk hissi yapabilir.

Halsizliğinize iyi gelecek öneriler

  • Düzenli uyku: Her gece yeterli ve kaliteli uyumaya özen gösterin. Uyku düzeninizin sağlıklı olması yorgunluğu azaltabilir.
  • Sağlıklı beslenme: Dengeli bir diyetle vücudunuzun ihtiyaç duyduğu besinleri alın.
  • Stresten uzak durma: Stres yönetimi teknikleri, yoga, meditasyon gibi yöntemlerle stresi azaltın.
  • Düzenli egzersiz: Haftada en az birkaç kez düzenli egzersiz yapın.
  • Doktora başvurma: Yorgunluk semptomları yaşıyorsanız mutlaka bir hekime başvurun. Hekim, doğru tanıyı koymak ve uygun tedaviyi başlatmak için gerekli değerlendirmeleri yapacaktır. Yorgunluk hissinin altında yatan tıbbi bir durum olduğunda erken teşhis ve tedavi önemlidir.

Yorgunluk, hayat kalitesini ciddi şekilde etkileyebilen bir durumdur. Ancak uygun yönetim stratejileri ve yaşam tarzı değişiklikleri ile başa çıkılabilir. Profesyonel destek alarak, kendinize iyi bakarak ve sağlıklı bir yaşam tarzı benimseyerek yorgunluğun üstesinden gelebilirsiniz.

Göçmen Artisan Bakery Galata’da açıldı

Göçmen Artisan Bakery Galata’da açıldı
Göçmen Artisan Bakery, yaz sezonunu karşılamak için kapılarını yeni bir terasla açıyor.

Sabahın erken saatlerinden itibaren misafirlerini ağırlayan Göçmen Artisan Bakery’nin Galata Şubesi, güne kahvaltı ile başlama imkanı sunuyor. Kahvaltıda Göçmen böreği, organik yumurta ile hazırlanan çeşitli omletler, taze kruvasanlar, granolalar, ekmek üstü lezzetler ve özenle hazırlanmış sandviçler menüde yer alıyor.

Ünlü İlly markasının kahveleri de terasın huzurlu ortamında keyifli sohbetlere eşlik ediyor. Kahvenin eşlikçileri ise Avrupa’nın klasik tatlılarından Victoria pasta,  Sachertorte, creme puff, Paris brest, cinnamon roll, Swiss roll oluyor.

Öğle ve akşam saatlerinde ise dünya mutfağının en özel lezzetleriyle buluşmak mümkün. Göçmen Artisan Bakery’nin uzman şefleri tarafından hazırlanan yemekler, damaklarda unutulmaz bir tat bırakıyor. Fish&chips, Rumeli ızgara köfte, Hint usulü tavuk burger, Portekiz usulü ızgara tavuk, Lübnan falafel, Kayseri Mantısı gibi klasikler mekanın ustalıkla işlenmiş menüsünde yer alıyor.

Göçmen Artisan Bakery’nin Galata Şubesi’ne 07.00 – 23.00 saatleri arasında bekliyoruz.

Ece Seçkin ’Lambalar’’

Ece Seçkin ’Lambalar’’

Ece Seçkin ‘’Spektrum’’ albümünün ilk teklisi ‘’Lambalar’’ı dinleyicileriyle buluşturuyor. Sözü ve müziği Onurr’a ait olan ‘’Lambalar’’, Seçkin’in tarzını ve sesini bambaşka bir yöne taşıyor. Şarkı, ‘progressive house’ sound’u müzikseverlere benzersiz bir şekilde sunarken, bu tarz Ozan Çolakoğlu’nun aranjesi sayesinde pop müzikle son derece uyumlu, dinamik ve yenilikçi bir hal alıyor.

Müzik kariyerinde bir dönüm noktası olan bu heyecan verici proje hakkında duygularını paylaşan Ece Seçkin, şarkının oluşum sürecinde büyük bir tutku ve özveri ile çalıştığını belirterek şarkının söz yazarı ve bestecisi Onurr için de bu projelerinin özel bir yerde olduğunu ifade ediyor.

Lambalar’ın klip yönetmenliğini Murad Küçük üstlendi ve Ece Seçkin’in müzikal vizyonunu görsel bir şölene dönüştürdü. Şarkının klibi, Ece Seçkin’in Paris’te eşi ile yemek yediği unutulmaz bir akşamdan ilham alıyor ve Türkiye’de ilk defa kullanılan genişletilmiş gerçeklik teknolojisiyle olağanüstü bir mekan dizaynı oluşturuluyor.

Dr. Oetker’den Cool Lime ve Berry Hibiscus

Dr. Oetker’den Cool Lime ve Berry Hibiscus

Dr. Oetker, ferahlık ve lezzet arayanların son zamanlarda favori içecekleri haline gelen Cool Lime ve Berry Hibiscus’u tüketicileri ile buluşturuyor.

Misket limonlu, naneli Cool Lime ve ahududulu, hibiskuslu Berry Hibiscus içeceklerinin dengeli uyumu ve harika lezzetleri sayesinde yaz ayları artık daha keyifli.

Üstelik 1 litrelik içecekleri hazırlamak için ihtiyacınız olan 5 su bardağı buzdolabında soğutulmuş su ve 1 dakika. Pratik bir şekilde su ile karıştırılarak hazırlanan içeceklere, dilerseniz buz ilave ederek ferahlamanın tadını daha fazla çıkarabilirsiniz.

Çocuğunuzun bu şikayetlerini asla ihmal etmeyin!

Çocuğunuzun bu şikayetlerini asla ihmal etmeyin!

Dünya genelinde olduğu gibi ülkemizde de çocukluk çağı kanserlerinde başı çeken löseminin son yıllarda görülme sıklığı giderek artıyor. Öyle ki çocukluk döneminde tüm kanserlerin yaklaşık yüzde 35’ini lösemi oluşturuyor. Acıbadem Ataşehir Hastanesi Çocuk Hematolojisi ve Onkolojisi Uzmanı Doç. Dr. Sema Aylan Gelen “Ülkemizde her yıl 1200- 1500 çocuğa lösemi tanısı konulmakla birlikte, bildirilmeyen vakalar da göz önüne alındığında, yaklaşık olarak yılda 2000 çocuğa yeni teşhis konulduğu tahmin edilmektedir. Son yıllarda tedavilerdeki ilerlemelere rağmen lösemi sıklığında artış olması, bu hastalığın sadece genetik etkilenme sonucu değil, çevresel etmenlere de bağlı olabileceğini destekliyor” diyor. Lösemi tedavi edilmediğinde ölümcül bir hastalık olmasına karşın, bilimsel gelişmeler ışığında, uygulanan güncel tedavi protokolleriyle tam iyileşmenin sağlanabildiği bir hastalık haline geldiğini, tedavide etkin sonuç alınmasında ise erken teşhisin kilit rol oynadığını vurgulayan Doç. Dr. Sema Aylan Gelen, lösemi hakkında bilinmesi gerekenleri anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Doç. Dr. Sema Aylan Gelen

Doç. Dr. Sema Aylan Gelen

Bebeklik döneminde aşırı izolasyona dikkat!

Annelerin bebeklik döneminde enfeksiyonlara karşı aşırı korumacı olmaması ve bebeklerini ‘hasta olur’ endişesiyle cam bir fanus içerisinde büyütmemesi gerektiğini belirten Doç. Dr. Sema Aylan Gelen “Bebeklik döneminde enfeksiyonlardan korunma amaçlı aşırı izolasyona bağlı olarak enfeksiyonların geç çocukluk döneminde geçirilmesi, bağışıklık sisteminin anormal yanıt vermesine yol açabilir. Bu durumun da lösemi riskini arttırabildiği düşünülmektedir” diyor.

Erken teşhis büyük öneme sahip!                                                                                                                                                                                   Lösemi teşhisinde gecikme olması tedavi sürecinde zorluklara ve hayati risklere sebep olabiliyor. Lösemi genellikle ani başlayan belirtiler ile ortaya çıksa da bir kısmı sinsi ve yavaş ilerliyor, aylar süren seyir izleyebiliyor. Doç. Dr. Sema Aylan Gelen, bazı belirtilerin sadece lösemi hastalığına özgü belirti olmamakla birlikte, hekime mutlaka başvurulması gereken uyarıcı işaretleri olduğunu belirterek, erken teşhisin tedavide kritik öneme sahip olduğunu vurguluyor.

Bu belirtilerde zaman kaybetmeyin!

Çocuk Hematolojisi ve Onkolojisi Uzmanı Doç. Dr. Sema Aylan Gelen lösemiye işaret edebilen bazı belirtilerin ebeveynlerce çok iyi gözlemlenmesi ve doktora danışılması gerektiğini vurgulayarak bu belirtileri “Kemik ağrısı ve eklem ağrısı, uzamış ve verilen tedavilere yanıt vermeyen inatçı ateş, halsizlik, çabuk yorulma, çarpıntı, solukluk, ciltte kırmızı beneklenmeler, vücutta artan morluklar, anormal ve/veya durdurulamayan kanama (burun, diş eti kanamaları veya kız hastalarda her zamankinden farklı aşırı ve uzamış adet kanamaları), lenf bezlerinde şişme” şeklinde sıralıyor.

Kemik ağrısına dikkat!

Erişkinlerden farklı olarak, sağlıklı olan bir çocuğun yorulmaya veya aşırı hareketli olmasına bağlı olarak; bacak ağrısı, bel ağrısı veya eklem ağrısından şikayetçi olmayacağını vurgulayan Doç. Dr. Sema Aylan Gelen “Eğer çocukta kemik ağrısı varsa ‘çok hareketli ondandır’ diyerek ihmal edilmemeli, mutlaka ciddiye alınmalı ve nedeni araştırılmalıdır” diyor.

Tedavi edilebilen bir hastalık, ama!

Doç. Dr. Sema Aylan Gelen löseminin umutsuz değil, aksine günümüzde uygulanan güncel tedavi yöntemleri sayesinde gün geçtikçe artan tedavi başarısıyla yüksek oranlarda iyileşmenin sağlanabildiği bir hastalık olduğuna dikkat çekerek şöyle konuşuyor: “Tedavi, löseminin tipine ve tanımlanan risk gruplarına göre; kemoterapi, radyoterapi, hedefe yönelik ilaçlar, immünoterapiler, psikososyal destek ve kemik iliği nakli bileşenlerinden oluşuyor. Çocukluk çağında görülen lösemilerde uzun dönem sağ kalım yükselmiş durumdadır.”

Acıbadem Ataşehir Hastanesi

Her hastaya kemik iliği nakli gerekmiyor!

Lösemi hücrelerini yok etmenin temel yolunun kemoterapi olduğunu belirten Doç. Dr. Sema Aylan Gelen “Akut lenfoblastik lösemi hastalarının yaklaşık yüzde 10’unda, akut miyeloblastik lösemide ise yüzde 30-50’sinde kök hücre nakli gerekir. Yüksek risk grubundaki hastalar ve kanserin nüks ettiği hastalar kemik iliği nakli adayıdır” diyor.

Çevresel etkenlere dikkat!

Löseminin sadece genetik bir hastalık olmadığına dikkat çeken Doç. Dr. Sema Aylan Gelen “Günümüzde gıdalardaki katkı maddeleri, radyasyon, çevresel kirlenme, plastik ve deterjan kalıntılarının yeme içme yoluyla çocuğa bulaşabilmesi gibi çevresel etkenlere bağlı olarak da hastalık gelişebiliyor. Yapılan bilimsel çalışmalar; son yıllarda tedavilerdeki ilerlemelere rağmen lösemi sıklığında artış olmasının, bu hastalığın sadece genetik etkilenme sonucu değil, çevresel etmenlere de bağlı olabileceğini destekliyor” diye konuşuyor.

Kendinizi suçlamayın!

Ailelerin çocuklarına lösemi teşhisi koyulmasını kolay kabul edemeyebildiklerini, önce inkar sonra kendilerini suçlama gibi duygulara kapılabildiklerini belirten Doç. Dr. Sema Aylan Gelen, bunun tedavi sürecinde hem ailelere hem çocuklara zarar verebildiğini söylüyor. Genetik ya da çevresel faktörler gibi birçok etkenin lösemiye neden olabildiğini vurgulayan Doç. Dr. Sema Aylan Gelen, ailelerin çocuklarını iyi gözlemlemeleri ve geçmeyen şikayetlerde mutlaka doktora başvurmayı ihmal etmemeleri gerektiği konusunda uyararak, teşhis ve tedavi sürecinde ise sıkı bir diyalogla ve sağduyulu olmayı koruyarak hareket etmelerinin son derece önemli olduğunu söylüyor.

Zerdeçalın bilinmeyen faydaları

Zerdeçalın bilinmeyen faydaları

Ana vatanı Çin ve Hindistan olan zerdeçal; öksürük, soğuk algınlığı gibi üst solunum yolu hastalıkları başta olmak üzere deri hastalıklarından eklem rahatsızlıklarına kadar çok geniş bir alanda kullanılıyor. Zerdeçalın vücutta enfeksiyonu önleme, doku ve sistemlerin sağlığını koruma gibi birçok avantajının bulunduğunu paylaşan Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Derya Eren, “Zerdeçal ile özellikle de karabiberle birlikte kullanılması zerdeçal içindeki faydalı kurkumin maddesinin 2000 kat daha aktif olmasını sağlar” dedi.

Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Derya Eren, zerdeçalın faydalarını paylaştı:

Beslenme ve Diyet Uzmanı Derya Eren,

Beslenme ve Diyet Uzmanı Derya Eren

Alzheimer hastalığının gelişimini yavaşlatır

Alzheimer, protein plaklarının birikimine bağlı olarak beyin hücrelerinin ölümünden kaynaklanan ilerleyici bir bilişsel hastalıktır. Zerdeçal bitkisinde bulunan kurkumin hem oksidatif stresi azaltarak hem de protein birikimini önleyerek Alzheimer hastalığının gelişimi ve ilerlemesini yavaşlatamaya yardımcı olur.

İnsülini destekler

Zerdeçal, diyabet hastalarında insülinin dengelenmesine destek olur. Vücutta insülin duyarlılığını artıran kurkuminin, enzimatik tepkimeleri etkileyerek fayda sağladığı düşünülüyor. Yapılan bir çalışmada kurkuminin antidiyabetik etkisinin onaylanmış bazı şeker ilacı gruplarıyla neredeyse karşılaştırılacak kadar kuvvetli olduğu ortaya çıkmıştır.

Kardiyovasküler hastalıklardan korur

Kurkumin, kardiyovasküler hastalıklardan korunmada büyük faydalar sağlayabilir. Yapılan çalışmalar zerdeçalın; kalp yetmezliği, kalp kası hastalıkları, ilaca bağlı kalp toksisitesi, kalp krizi, inme ve şeker hastalığı ile ilişkili kardiyovasküler semptomlar gibi hastalıklara karşı korumada destekleyici olduğunu belirlemiştir.

Uçuk ve griple mücadelede önemli bir yeri vardır

Kurkumin, uçuk ve grip de dahil olmak üzere çeşitli virüslerle savaşmanıza yardımcı olabilir.

Regl öncesi semptomları hafifletir

Zerdeçal, adet öncesi semptomları hafifletmeye yardımcı olur.

Obeziteden korunmaya destek olur

Zerdeçal obeziteye sahip kişiler için de önemli faydalara sahiptir. Kurkumin adipoz doku denilen yağ kaplı hücrelerden oluşan yapının inflamatuar salgılarını azaltarak obeziteden korunmayı destekler.

Prostat kanserinde kontrolsüz çoğalmayı engelleyebilir

Zerdeçal büyüme faktörü ve nükleer faktör gibi birçok hücre yoluna müdahalede bulunarak prostat kanserinde hücrelerin kontrolsüz çoğalmasına etki ederek kontrollü hücre ölümlerinin sağlanmasına yardımcı olabilir.

Depresyonla mücadeleye yardım eder

Kurkumin majör depresif bozukluğa iyi geldiği gözlemlenmiştir. Zerdeçalın bu etkiye nörobiyolojik maddelerin miktarlarını azaltarak, arttırarak veya metabolize olmalarını sağlayarak sebep olduğu düşünülüyor.

Kas kramplarına ve eklem ağrılarına iyi gelir

Zerdeçal, adet öncesi semptomları hafifletmesinin yanında kas kramplarını da azaltabilir. Ayrıca eklem ağrısını, sertliğini ve iltihaplanmayı hafifletmeye destek olur.

Hazımsızlığı önler

Zerdeçal hazımsızlık semptomlarının giderilmesine yardımcı olur. Hazımsızlığı gidermenin yanında metabolizmayı düzenleme, proteinlerin sindirimini kolaylaştırma, midenin asitlere karşı dayanıklılığını sağlama, mide mukozasını kaplayan mukusu arttırma, mide suyunun asitlik derecesini ayarlama gibi süreçlere de yardımcı olur.

Yaraları iyileştirir

Kurkuminin yara iyileşmesi üzerine olumlu etkileri bulunur. 

Araka bu yaz Bozburun’da denize açılıyor!

Araka bu yaz Bozburun’da denize açılıyor!

Türkiye’nin ilk Michelin yıldızlı kadın şefi Zeynep Pınar Taşdemir’in restoranı Araka, bu yaz çok sevdiği Bozburun’daki Sabrinas Haus’ta misafirlerini ağırlayacak.

Araka’nın klasik rafine, taze ve temiz lezzetleri Ege’nin kokuları ve renkleriyle birleşerek Zeynep Pınar Taşdemir imzasıyla sofralara taşınıyor.

Bozburun’un yıllardır müdavim biriktiren en güzel otellerinden biri olan Sabrinas Haus Hotel’de hizmet vermeye başlayacak Araka Bozburun, lezzetlerini kahvaltıdan akşam yemeğine geniş bir yelpazede sunacak.

Bizim Toptan mağaza sayısını artıyor

Bizim Toptan mağaza sayısını artıyor
Stratejik yatırımlarıyla büyümesini sürdüren Bizim Toptan’ın 2023 yılı konsolide cirosu 32,2 milyar TL’ye ulaştı.
Türkiye’nin en büyük ve yaygın toptan marketi Bizim Toptan, 2023 yılında yeni mağaza açılışları, genişleyen SEÇ Market ağı, g2m şirketinin devralınması ve güçlü teknolojik altyapısı ile 2,4 milyonun üzerinde tekil müşteriye hizmet vererek büyümesini sürdürdü. Bizim Toptan’ın 2023 yılı konsolide cirosu 32,2 milyar TL, net karı ise 74,8 milyon TL olarak gerçekleşti. Bizim Toptan, yıl boyunca 5 yeni mağaza açılışıyla yurt genelinde toplam 182 mağazaya ulaştı.

Hüseyin Balcı: “Hem EDT hem de perakendede daha çok müşteriye ulaşmak için ağımızı genişletmeyi sürdüreceğiz”
Bizim Toptan CEO’su Hüseyin Balcı, 2023 yılının yatırım odaklı büyüdükleri bir yıl olduğunun altını çizerek şunları söyledi: “Geçtiğimiz yıl çeşitli zorlukların pazarı etkilediği bir yıl oldu. Bu değişkenliğe rağmen büyümemizi ve mağaza ağımızı genişletmeyi sürdürdük. Gerek mağaza sayısı gerekse de satış ve SEÇ Market’te büyüme hedeflerimizi gerçekleştirirken, 2,4 milyonun üzerinde aktif müşteriye hizmet verdik. Yıl içinde g2m şirketini devralarak EDT stratejimiz için çok önemli bir gelişmeyi tamamladık. Müşterilerimize daha iyi bir alışveriş deneyimi yaşatmak amacıyla dijital altyapımızda sürekli geliştirmeler yapıyoruz. Yıl boyunca çeşitli indirim ve kampanyalarla ülke ekonomisine ve müşterilerimizin bütçesine önemli katkılar sağladık. Hem EDT hem de perakendede daha çok müşteriye ulaşmak için yatırımlarımızı sürdürerek kaliteli ürün ve hizmetlerimizi en uygun fiyatlarla ülkemizin dört bir köşesine ulaştırmaya devam edeceğiz.”

Azka’da yaz konserleri devam edecek

Azka’da yaz konserleri devam edecek

Her yaz sezonu olduğu üzere bu sezonda da Azka Otel’de bütün yaz geleneksel yaz konserleri tüm hızıyla devam edecek.

Yeni yaz sezonuna ultra her şey dahil olarak giren Azka Otel, birbirinden farklı sanatçılarla ve oldukça yoğun konser programıyla misafirlerine muhteşem bir yaz sezonu yaşatacak.  Sezonun konser programını bizzat kendisi hazırlayan Azka Otel Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Kaya; ” Bu yaz konuklarımıza daha iyi ve kalite standartları yüksek bir tatil yaşatmak için her şey dahil sistemine geçerken, tatillerinin daha eğlenceli geçmesi için de birçok yerli ve yabancı sanatçının konserleriyle misafirlerimize doyasıya bir tatil yaşatmayı planlıyoruz.” dedi.