Yazılar

AVLU Restoran’da 6 Aşamalı Sevgililer Günü Menüsü

Four Seasons Hotel Sultanahmet: Tarihi Dokuda Romantik Bir Akşam

Four Seasons Hotel Sultanahmet, Sevgililer Günü’nde çiftleri tarihi yarımadanın dingin atmosferinde unutulmaz bir gastronomi deneyimine davet ediyor. Otelin imza restoranı AVLU, Executive Chef Özgür Üstün ve ekibinin hazırladığı 6 aşamalı özel menüyle romantizmi lezzetle buluşturuyor.

Menüde tavada mühürlenmiş deniz tarağı, kuru dinlendirilmiş dana kontrafile, bisque soslu kuskus eşliğinde ızgara ıstakoz kuyruğu ve Wellington ana yemek olarak öne çıkıyor. Finalde ise litchi jöle, frambuaz mousse ve ejder meyvesi coulis ile hazırlanan “tek kalp, iki kaşık” tatlısı romantik akşamı zarif bir kapanışla tamamlıyor. Tarih, ambiyans ve gastronominin kusursuz uyumuyla Sultanahmet, çiftlere unutulmaz bir Sevgililer Günü vaat ediyor.

#FourSeasonsSultanahmet #SevgililerGünü #RomantikAkşam #GurmeLezzetler #AVLU #İstanbulGastronomi #14Şubat #TarihiYarımada PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Four Seasons Hotel Sultanahmet: 0212 402 30 00

 

Boğaz’da Aşkın En Zarif Hali

Four Seasons Hotel Bosphorus: Boğaz’da Aşkın En Zarif Hali

İstanbul Boğazı’nın büyüleyici manzarasında konumlanan Four Seasons Hotel Bosphorus, Sevgililer Günü’nde çiftlere gün boyu süren romantik deneyimler sunuyor. Gün, özel bir Sevgililer Günü çay saati ile başlıyor; somon rillette, dana kaburgalı talaş böreği ve zarif pastalar eşliğinde çiftlere keyifli bir mola veriliyor.

Akşam ise otelin imza restoranı AQUA, Executive Sous Chef Alper Kızılbayır’ın hazırladığı özel menüyle romantizmi zirveye taşıyor. Istakoz brioche, orkinos tartar, marine Karabiga karides, pazılı tortellini ve orman mantarlı dana bonfile menünün öne çıkan lezzetleri arasında. Finalde vanilyalı parfait ve pamuk şeker dokunuşlarıyla romantik akşam tatlı bir kapanışla son buluyor. Spa ayrıcalıkları ve sürpriz detaylarla Bosphorus, çiftlere zarif bir Sevgililer Günü kutlaması sunuyor.

#FourSeasonsBosphorus #SevgililerGünü #RomantikAkşam #BoğazManzarası #AQUA #İstanbulGastronomi #14Şubat #Romantizm #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Four Seasons Hotel Bosphorus: 0212 381 40 00

Çoğu erkek ‘kadın kanseri’ sanıyor ama…

Dünya genelinde erkeklerde meme kanseri, kadınlara göre nadir görülse de son yıllarda giderek artış gösteriyor. Toplumumuzda ‘erkeklerde meme kanseri olmaz’ gibi yanlış bir algı olduğunu belirten Acıbadem Ataşehir Hastanesi Onkoloji Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Fatih Aydoğan “Türkiye’de yılda yaklaşık 25 bin kadında, 200-250 erkekte meme kanseri teşhis ediliyor. Erkeklerde kadınlardan daha ileri dönemde 65-70 yaşlarında görülmektedir. En sık yapılan hataların başında; meme kanserinin sadece kadınlara özgü bir hastalık sanılması, gelişen kitlelerin önemsenmemesi ve doktora geç başvurulması gelmektedir. Bilimsel araştırmalar; erkeklerde meme kanserinin çoğunlukla geç fark edildiğini gösteriyor” diyor.

Genetik yatkınlık ve ailede meme kanseri öyküsü olmasının riski artırdığına dikkat çeken Prof. Dr. Aydoğan buna karşın bazı yanlış yaşam alışkanlıklarının da meme kanserine zemin hazırlayabildiğini vurguluyor. Onkoloji Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Fatih Aydoğan, erkeklerde meme kanserine neden olan 7 etkeni sıraladı, erkeklerde meme kanserine yönelik uluslararası dergide yayınlanan bilimsel çalışmalarında ortaya çıkan çarpıcı sonucu paylaştı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Prof. Dr. Fatih Aydoğan

Prof. Dr. Fatih Aydoğan

  • Aşırı alkol kullanımı

Alkol, karaciğer fonksiyonlarını bozarak hormon dengesini etkileyebilir. Karaciğerin düzgün çalışmaması, vücutta östrojenin artmasına yol açar. Bu durum meme dokusunu olumsuz etkileyerek kanser riskini artırabilir. Düzenli ve aşırı alkol tüketimi, erkeklerde meme kanseriyle ilişkilendirilmiştir.

  • Fazla kilo ve obezite

Onkoloji Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Fatih Aydoğan “Fazla kilo, erkeklerde meme kanseri için önemli bir risk faktörüdür. Yağ dokusu arttıkça vücutta kadınlık hormonu olarak bilinen östrojenin düzeyi yükselir. Bu hormon artışı meme dokusunu olumsuz etkileyebilir. Obezite aynı zamanda bağışıklık sistemini zayıflatır ve vücuttaki iltihabi durumu artırır. Bu nedenle kilo kontrolü büyük önem taşır” diyor.

  • Hareketsiz yaşam

Düzenli fiziksel aktivitenin olmaması, meme kanseri riskini artıran faktörler arasındadır. Hareketsiz yaşam kilo alımına, hormon dengesinin bozulmasına ve metabolizmanın yavaşlamasına neden olur. Düzenli yürüyüş, egzersiz ve aktif yaşam tarzı hem kilo kontrolünü sağlar hem de kanser riskini azaltır. Özellikle masa başı çalışan erkeklerde bu risk daha belirgindir.

  • Aile öyküsü ve genetik yatkınlık

Ailede meme kanseri öyküsü olan erkeklerde risk artar. Özellikle anne, kız kardeş ve erkek akrabalarda meme kanseri bulunması önemlidir. Bazı erkekler doğuştan meme kanseri riskini artıran genetik değişiklikler taşıyabilir. En bilineni BRCA2 genidir. Ancak ailede kanser öyküsü olmayan erkeklerde de meme kanseri görülebilir.

  • İleri yaş

Prof. Dr. Aydoğan “Erkek meme kanseri en sık ileri yaşlarda görülür. Özellikle 60 yaşından sonra risk belirgin şekilde artar. Yaş ilerledikçe vücutta hormon dengesi değişir ve hücrelerde birikmiş hasar artar. Bu durum kanser gelişimine zemin hazırlayabilir. Erkeklerde meme kanserinin kadınlara göre daha geç yaşlarda ortaya çıkmasının en önemli nedenlerinden biri budur” diyor.

  • Göğüs bölgesine radyasyon maruziyeti

Daha önce göğüs bölgesine radyoterapi uygulanmış erkeklerde meme kanseri riski artabilir. Özellikle genç yaşta alınan radyasyonun etkisi daha fazladır. Lenfoma gibi hastalıklar nedeniyle göğüs bölgesine radyasyon alan kişilerde bu risk yıllar sonra ortaya çıkabilir.

  • Hormon dengesizliği ve bazı hastalıklar

Prof. Dr. Aydoğan “Erkeklerde hormon dengesini bozan bazı durumlar meme kanseri riskini artırabilir. Karaciğer hastalıkları, testosteron düşüklüğü ve bazı endokrin sorunlar buna örnektir. Ayrıca Klinefelter sendromu gibi doğuştan gelen bazı durumlarda meme kanseri riski belirgin şekilde yükselir” diyor.

Bilimsel araştırmada çarpıcı gerçek!

Duygusal ve sosyal destek tıbbi tedavi kadar hayati rol oynuyor!

Prof. Dr. Fatih Aydoğan’ın da yer aldığı ekibin, uluslararası dergide yayınlanan çalışması, meme kanserinde çarpıcı bir gerçeği ortaya koyuyor. Prof. Dr. Aydoğan şöyle konuşuyor: “Özellikle meme kanseri olan erkeklerde, toplumdaki önyargılar ve yanlış algılar nedeniyle yalnızlık sık görülebiliyor. Kanser tedavisinde ilaç kadar önemli olan bir şey varsa, o da moral ve paylaşım duygusudur. Yaptığımız bilimsel araştırmanın sonuçları; duygusal ve sosyal desteğin tıbbi tedavi kadar hayati olduğunu gösteriyor. Tedavi sürecinde hastanın yanında onu anlayan ve motive eden biri ya da birilerinin varlığı -ki bu aile bireyleri, arkadaş, komşu, hekim ekibi hatta hasta destek grupları olabilir- sağkalımı doğrudan etkileyebiliyor.”

#MemeKanseri #ErkeklerdeMemeKanseri #KanserFarkındalığı #SağlıkHaberi #Onkoloji #ProfFatihAydoğan #ErkenTeşhis #SosyalDestek #KanserAraştırmaları #SağlıklıYaşam #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Çayda Toz Her Zaman Hile Değil

Türkiye’de sudan sonra en çok tüketilen içecek olan çay, zaman zaman “toz”, “boya” ve “hile” tartışmalarıyla gündeme geliyor. Uzmanlar, çayda görülen tozun her zaman yabancı madde anlamına gelmediğini, üretim sürecinde yaprakların parçalanmasıyla oluşan doğal kırıntılar olabileceğini belirtiyor. Ancak yüksek oranda toz, düşük kalite veya aşırı mekanik işlem göstergesi kabul ediliyor.

Katkı Maddesi ve Boya Kullanımı Yasak

Türk Gıda Kodeksi’ne göre çaya hiçbir katkı maddesi eklenemiyor. Buna rağmen bazı ürünlerde Sudan I–IV ve Metanil sarısı gibi yasak boyaların kullanıldığı tespit ediliyor. Bu tür boyaların kanserojen etki, karaciğer ve böbrek hasarı, alerjik reaksiyonlar ve uzun vadede toksik birikim riski taşıdığı ifade ediliyor. Çayın içeriği yalnızca Camellia sinensis bitkisinin yapraklarından oluşmalı.

Evde Testler Güvenilir Değil

Sosyal medyada sıkça paylaşılan “evde çay testi” yöntemlerinin güvenilir olmadığına dikkat çekiliyor. Çayda hile veya tağşişin ancak akredite laboratuvarlarda yapılacak bilimsel analizlerle tespit edilebileceği vurgulanıyor. Tüketiciler, şüpheli ürünleri Tarım ve Orman Bakanlığı’na bildirebilir veya Alo 174 Gıda Güvenliği Hattı üzerinden şikâyet oluşturabilir.

Ambalajsız Çaylardan Uzak Durun

Türkiye’de kişi başına yıllık yaş çay tüketimi 13,7 kg, kuru çay tüketimi ise 3,5–4 kg seviyesinde. Bu kadar yoğun tüketilen bir ürün için uzmanlar, ambalajsız dökme çaylardan uzak durulması gerektiğini belirtiyor. Ambalajsız ürünlerde üretici takibi ve izlenebilirlik mümkün olmadığından hile riskinin daha yüksek olduğu ifade ediliyor. Etiket bilgilerini kontrol etmek, üretici ve parti numarasını incelemek, şüpheli tat, koku veya renk farkında Tarım ve Orman Bakanlığı’na başvurmak tüketiciler için en güvenli yol olarak gösteriliyor.

Etiket Okuryazarlığı Önemli

Uzmanlar, tüketicilerin “etiket okuryazarlığı” konusunda bilinçlenmesi gerektiğini vurguluyor. Ürün menşei, üretici bilgisi ve parti numarası gibi detayların kontrol edilmesi, güvenilir markalardan alışveriş yapılması ve şüpheli durumlarda resmi mercilere başvurulması öneriliyor.

#Çay #GıdaGüvenliği #TüketiciUyarısı #ÇaydaHile #EtiketOkuryazarlığı #SağlıklıTüketim #TürkiyeÇay #GıdaHaberi #AmbalajlıÜrün #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Süt Üretiminde Alarm: Krizin Etkileri Hâlâ Sürüyor

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) Kasım 2025 dönemine ait “Süt ve Süt Ürünleri Üretimi” verileri, sektördeki sorunların devam ettiğini ortaya koydu. Türkiye’de 2021 yılının son çeyreğinde başlayan süt krizinin etkileri hâlâ hissediliyor.

Üretimde Gerileme

2020 yılında 23,5 milyon tona ulaşan süt üretimi, 2021’de yaşanan büyük krizin ardından 2022’de 21,5 milyon tona geriledi. Yalnızca bir yıl içinde 2 milyon tonluk üretim kaybı yaşandı. O günden bu yana üretim artış göstermedi. TÜİK verilerine göre, sanayiye aktarılan inek sütü miktarı Kasım 2025’te bir önceki yılın aynı ayına göre %4 azaldı. Ocak–Kasım döneminde ise düşüş %0,4 olarak gerçekleşti. Son dört aydır inek sütü üretimi, geçen yılın aynı döneminin altında seyrediyor.

Hastalık ve Verim Kaybı

Uzmanlar, bu tablonun özellikle şap hastalığı ile başlayan verim kayıplarının ne denli ciddi boyutlara ulaştığını gösterdiğini belirtiyor. Hastalık nedeniyle hayvan sağlığında yaşanan sorunlar, üretim kapasitesini düşürürken çiftçinin gelir beklentisini de olumsuz etkiliyor.

Sektördeki Riskler

Süt üretimindeki dalgalanma yalnızca çiftçiyi değil, süt ve süt ürünleri sanayisini de doğrudan etkiliyor. Üretimdeki düşüş, maliyetlerin artmasıyla birleştiğinde hem tüketici fiyatlarına hem de ihracat kapasitesine yansıyor. Uzmanlar, üretimde yaşanan kayıpların uzun vadede süt ürünleri arzında daralma yaratabileceği uyarısında bulunuyor.

Ekonomiye Etkisi

Türkiye’nin tarım ve gıda sektöründe önemli bir paya sahip olan süt üretimindeki gerileme, ülke ekonomisi açısından da kritik bir sorun olarak değerlendiriliyor. Süt ve süt ürünleri, hem iç tüketimde hem de ihracatta stratejik öneme sahip. Bu nedenle üretimdeki düşüşün, tarım politikaları ve destek mekanizmaları açısından yeniden gözden geçirilmesi gerektiği ifade ediliyor.

#SütKrizi #TÜİKVerileri #TarımHaberi #Hayvancılık #SütÜretimi #Ekonomi #GıdaSektörü #Çiftçi #TürkiyeTarımı #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Yonca Saraçoğlu “Untold Tales” ile Galeri Işık Teşvikiye’de

Çağdaş sanatın dikkat çeken isimlerinden Yonca Saraçoğlu, yeni kişisel sergisi Untold Tales ile sanatseverlerle buluşuyor. 3–21 Şubat tarihleri arasında Galeri Işık Teşvikiye’de görülebilecek sergi, sanatçının yeni yağlıboya resimlerini geçmiş dönem heykel çalışmalarından seçili eserlerle birlikte ilk kez bu bütünlükte bir araya getiriyor.

Saraçoğlu, uzun yıllara yayılan üretim pratiği ve disiplinlerarası yaklaşımıyla çağdaş sanat ortamında kuşaklar üstü bir konuma sahip. Untold Tales sergisinde monokrom yaklaşımıyla hafızaya yönelen buğulu imgeler üzerinden sessiz ama güçlü bir anlatı kuruyor. Daha az renkle daha derin bir ifade alanı yaratan sanatçı, izleyiciyi zamansız ve düşünsel bir görsel deneyime davet ediyor.

Sergi, Pazartesi–Cuma günleri 10.00–20.00, Cumartesi günleri ise 10.00–18.00 saatleri arasında ücretsiz olarak gezilebilecek.

#PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity #YoncaSaraçoğlu #UntoldTales #GaleriIşıkTeşvikiye #SanatHaberi #ÇağdaşSanat #ResimVeHeykel #Sanatseverler #İstanbulSanat #MonokromSanat #SanatSergisi

Yaratıcılığı Güçlendiren Reno15 Serisi Satışta

OPPO, gelişmiş kamera teknolojileri ve yapay zekâ destekli özellikleriyle öne çıkan Reno15 Serisi’ni Türkiye’de kullanıcılarla buluşturuyor. Reno15 Pro 5G, Reno15 5G ve Reno15 F 5G modellerinden oluşan seri; güçlü batarya, hızlı şarj, dayanıklı tasarım ve IP sertifikalarıyla dikkat çekiyor.

50 MP ultra geniş açılı selfie kamerası, telefoto portre lensi, 4K HDR video ve yapay zekâ destekli düzenleme araçlarıyla mobil fotoğrafçılığı daha yaratıcı ve pratik hale getiren Reno15 Serisi, Ocak ayının son haftasında Türkiye’de satışa çıkacak. Lansmana özel “Değiş Tokuş” kampanyasıyla eski cihazlarını getiren kullanıcılar indirimli fiyatlarla Reno15 ailesine sahip olabilecek.

#OPPOReno15 #TeknolojiHaberi #AkıllıTelefon #MobilFotoğrafçılık #YapayZeka #Reno15Pro #Reno15Türkiye #HızlıŞarj #YeniTelefon #OPPOExperience #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Çırağan Palace Kempinski İstanbul 35. Yılını Kutluyor

İstanbul’un en ihtişamlı yapılarından biri olan Çırağan Sarayı, Avrupa’nın en köklü lüks otel grubu Kempinski yönetimindeki 35. yılını kutluyor. 17. yüzyıldan bugüne uzanan tarihiyle İstanbul’un kültürel belleğinde özel bir yere sahip olan Saray, bugün yalnızca bir otel değil; Türkiye’nin global lüks sahnesindeki güçlü temsilcilerinden biri olarak öne çıkıyor.

Kraliyet ailelerinden devlet başkanlarına, dünyaca ünlü sanatçılardan seçkin düğünlere kadar sayısız etkinliğe ev sahipliği yapan Çırağan Sarayı, Osmanlı saray kültürünü Kempinski’nin misafirperverlik geleneğiyle harmanlayarak misafirlerine zamansız bir İstanbul deneyimi sunuyor.

35. Yıla Özel Konaklama Deneyimi

Çırağan Palace Kempinski İstanbul, 35. yıl kutlamaları kapsamında misafirlerine özel bir konaklama paketi hazırladı. Saray Süitler ve Bosphorus Executive Süit kategorilerinde geçerli olan bu ayrıcalıklı deneyim, özel ikramlar ve hediyelerle taçlandırılıyor. 15 Ocak – 31 Mart 2026 tarihleri arasında geçerli olan paket, Saray’ın asırlık mirasını günümüzün rafine lüks anlayışıyla buluşturuyor.

Tarihi ve Moderni Birleştiren Strateji

Çırağan Palace Kempinski İstanbul Genel Müdürü ve Kempinski Residences Türkiye Bölge Direktörü Ralph Radtke, “Çırağan Sarayı, Kempinski yönetiminde 35 yıldır tarihin ihtişamını modern misafirperverlikle harmanlıyor. İkonik konumumuz ve tarihsel mirasımız sayesinde İstanbul’un lüks destinasyon algısının şekillenmesinde aktif bir rol üstleniyoruz” dedi. Radtke ayrıca, misafirlere Saray’ın geçmişini adım adım keşfetme imkânı sunan ‘Tarihi Koridor Turları’ ile otelin kültürel belleğini canlı tuttuklarını vurguladı.

#ÇırağanSarayı #Kempinski #TurizmHaberi #İstanbulLüks #35YılKutlaması #LuxuryTravel #OsmanlıMirası #İstanbulTurizmi #ÇırağanPalace #KültürelBellek #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Beyaz Group İnşaat’tan Büyükçekmece’de 1 Milyar TL’lik ‘Finance Center’ Yatırımı

İnşaat sektörünün köklü markalarından Beyaz Group İnşaat, Büyükçekmece’nin Mimaroba bölgesinde yeni projesi ‘Finance Center’ için çalışmalara başladı. Toplam 1 milyar TL yatırım ile hayata geçirilecek proje, kurumsal markalar için stratejik bir merkez olarak tasarlanıyor. Haziran 2027’de teslim edilmesi planlanan proje, bölgenin sosyal dokusunu ve iş dünyası dinamiklerini yeniden şekillendirecek.

25 bin metrekarelik alanda yükselen Finance Center; iki bloklu yatay mimarisi, deniz manzaralı cam cepheli ofisleri ve modüler yapısıyla dikkat çekiyor. Projede 13 ticari ünite ve 98 ofis bulunurken, ofisler 47 m²’den 220 m²’ye kadar farklı seçenekler sunuyor. Modüler sistem sayesinde ofisler 500 m²’ye kadar genişletilebiliyor.

Projede güneş panelleriyle enerji ihtiyacının önemli bir kısmı karşılanarak aidat ve işletme giderlerinde avantaj sağlanacak. Ayrıca kafe-restoran alanları, market, ATM hizmetleri, toplantı odaları, fiber internet ve tam kapasite jeneratör desteği ile modern iş yaşamının tüm ihtiyaçları karşılanacak.

#BeyazGroupİnşaat #FinanceCenter #Büyükçekmece #EmlakHaberi #İnşaatSektörü #OfisProjeleri #YatırımFırsatları #İstanbulEmlak #KurumsalMerkez #Gayrimenkul #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Swandor Hotels, Mardan Palace’ı satın aldı

Swandor Hotels, Türkiye’nin tek kalemde gerçekleştirilen en büyük otel yatırımı olma özelliğini koruyan Mardan Palace Oteli’ni satın alarak işletmesini devraldığını resmi olarak duyurdu. Şirket, bu yatırımın Türkiye turizm sektörüne ve geleceğine duydukları güçlü inancın somut bir göstergesi olduğunu vurguladı.

Mimari yapısı, dekorasyonu ve ultra lüks resort anlayışıyla Türkiye’de benzeri bulunmayan Mardan Palace, açıldığı günden bu yana ülke turizmine değer katmaya devam ediyor. Swandor Hotels, otelin güçlü mimari ve dekoratif yapısını koruyarak hizmet kalitesini çağdaş beklentiler doğrultusunda güncelleyeceklerini açıkladı.

Swandor Hotels, 2017’de Vietnam’da açtığı ilk otelle başlayan marka yolculuğunu bugün Türkiye, Vietnam ve Tayland’da toplam sekiz otel ile sürdürüyor. Mardan Palace’ın bünyeye katılmasıyla birlikte şirket, yeni ultra lüks konsept markasıyla yoluna devam edecek ve iş ortaklarıyla iş birliklerini daha da güçlendirecek.

#SwandorHotels #MardanPalace #TurizmHaberi #TürkiyeTurizmi #LüksResort #TurizmYatırımı #Antalya #OtelYatırımı #TurizmSektörü #GlobalTurizm #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity