Yazılar

Sağlıklı yaş almada yeni doğrular!

Modern yaşamda hareketsiz (sedanter) yaşam tarzı, bilgisayar başında geçirilen uzun saatler, elektromanyetik alanlar, fast- food tüketim, düzensiz uyku ve stres gibi etkenler gençlerde de erken tükenmişlik, bağışıklık çökmesi ve hücresel yaşlanmayı artırıyor. Bu nedenle günümüzde artık genç yaştan itibaren sağlıklı yaş alma yaklaşımının benimsenmesi gerekiyor. Acıbadem Kozyatağı Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Belgin Küçükkaya “Sağlıklı yaş almak, artık yalnızca ileri yaşların değil, gençlerin hatta ergenlerin de sorumluluğudur. Artık hasta olmamak için değil, sağlıklı kalmak için çaba sarf etmeliyiz. Bugüne dek bilinen doğrular son dönemde tamamen değişti; çağımızda kişiye özgü, bütüncül bir yaklaşım gerektiği anlaşıldı. Yani sağlıklı yaş almak bir orkestra gibidir; gastroenteroloji, kardiyoloji, fizik tedavi, ruh sağlığımız vb bunların hepsi uyum içinde çalışmalıdır” diyor. Sağlıklı yaş almak için bazı bildiklerimizi unutmamız gerektiğini vurgulayan Dr. Küçükkaya, sağlıklı yaş almada doğru bilinen yanlışları ve yeni yaklaşımları anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Dr. Belgin Küçükkaya

Dr. Belgin Küçükkaya

  • SU TÜKETİMİ

Günde 2 litre su içmelisiniz: YANLIŞ!

DOĞRUSU: İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Belgin Küçükkaya “Su ihtiyacı kişiye ve güne göre değişir. Günlük su tüketimi; kilo, cinsiyet, yaşam tarzı ve kronik hastalığa göre kişiye özgüdür. Sabit bir şekilde günde 2 litre (8 bardak) su içmek herkese uygun değildir. Sağlıklı bir yetişkin için günlük su ihtiyacı ortalama 2-3 litre arasında değişebilir ancak böbrek hastalığı, kalp yetmezliği gibi diğer durumlarda bu miktar tehlikeli olabilir. Bu nedenle kişinin su tüketim planı da doktor tarafından belirlenmelidir. İdrar rengi yeterli su tüketiminde çok önemli bir göstergedir. İdrar açık renk olmalıdır, koyu ise yeterli su içilmemiş demektir” diyor.

  • UYKU

Günde 7-8 saat uyumak şarttır: YANLIŞ!

DOĞRUSU: Uyku ihtiyacı kişiye, yaşa ve yaşam tarzına göre değişir. Kimileri 5 saat uyuyarak dinç uyanırken, kimileri 9 saate ihtiyaç duyar. Önemli olan erken yatmak ve 7-8 saat uyumak değil, uykuda olunan saatler ve uykunun kalitesidir. 22:00- 06:00 saatleri arasında vücut kendini yeniler, metabolizma, hücre onarımı, yağ yakımı ve bağışıklık bu süreçte güçlenir. O nedenle bu saatlerde mutlaka uykuda olmak gerekir. Dr. Küçükkaya “Ayrıca horlama, uyku apnesi gibi sorunlar sağlıklı uyku döngüsünü bozduğu için mutlaka tedavi edilmelidir. Doğru saatte, doğru oksijenle kesintisiz uyumak, kronik hastalıkların riskini de azaltır” diyor.

  • EGZERSİZ

Günde 10 bin adım atmak idealdir: YANLIŞ!

DOĞRUSU: Yapılan araştırmalar; 10 bin adımın herkese uygun olmadığını gösteriyor. Hedef; yaşa, cinsiyete, kiloya, sağlık durumuna ve kapasiteye göre kişiselleştirilmiş, sürdürülebilir hareket hedefleri koymaktır. Dr. Küçükkaya “Protezi olan birine 10 bin adım önerilemez, düşme riski olan yaşlıya yoğun tempo koşu yaptırılamaz. Kimine günde 5 bin-7 bin adım gibi daha düşük ama düzenli aktivite, kimine 5-6 km koşu uygundur. Açık havada, bol oksijenli alanlarda yürüyüş beden ve ruh sağlığını birlikte destekler. Derin nefes egzersizleri, esneme hareketleri ve kültür-fizik çalışmaları da çok önemlidir” diyor.

  • BESLENME

Sağlıklı beslenmek kalori kısmak demektir: YANLIŞ!

DOĞRUSU: Sağlıklı beslenme doğru besinleri, doğru zamanda ve dengede tüketmektir. Sürekli kalori kısıtlamak metabolizmayı yavaşlatır, kas kaybı ve hücresel yıpranmaya yol açar. Dr. Küçükkaya “25 yaşındaki bir genç ile 45 yaşındaki bir kadının beslenme gereksinimleri farklıdır. Diyabeti olanla olmayan, erkek ile kadın, aktif yaşam süren ile masa başı çalışan aynı beslenme planını uygulayamaz. Bilimsel çalışmalarda en sağlıklı model olarak öne çıkan Akdeniz tipi beslenmeye geçilmelidir. Paketli gıda, işlenmiş ürünler, asitli ve şekerli içecekler ile fast food tüketimden kaçınılmalı, mevsim sebze ve meyveleri tüketilmelidir” diyor.

  • VİTAMİN TAKVİYESİ

Her gün vitamin takviyesi almak gençleştirir: YANLIŞ!

DOĞRUSU: Vücutta eksik olan vitamin tamamlandığında işe yarar, fazlası ise zarar verir. Dr. Küçükkaya şöyle konuşuyor: “Hücresel gençliği artıran şey dengeli beslenme ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarıdır. Omega, magnezyum, çinko vb vitamin ve mineral takviyelerinin vücutta yeterli düzeyde olması önemlidir ancak bu takviyeler kandaki değerlere göre doktor tarafından tahliller yapıldıktan sonra belirlenmelidir. Ayrıca ‘doğal’ veya reçetesiz satılıyor diye tüm takviyeler güvenli demek değildir. Gelişigüzel vitamin kullanmak karaciğer/böbrek hasarı, ilaç etkileşimleri veya yanlış test sonuçlarına hatta organ yetmezliğine yol açabilir.”

Düzenli doktor takibi çok önemli

İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Belgin Küçükkaya, sağlıklı yaş almanın bir orkestra gibi olduğunu, gastroenteroloji, kardiyoloji, fizik tedavi, ruh sağlığımız vb bunların hepsinin uyum içinde çalışması gerektiğini belirterek şöyle diyor: “Tüm sürecin koordinasyonu için düzenli tahlil, tarama ve kontrol şarttır. Genetik altyapıdan kaynaklanabilecek hastalıklar (Alzheimer, kanser, kalp ve damar hastalıkları vb) artık çok genç yaşta tespit edilebiliyor. Kontroller aksatılmamalı, kullanılan ilaçlar doktor önerisi olmadan kendi kendine bırakılmamalıdır.”

Özellikle, püf noktası, olmazsa olmazlar

  1. Kaliteli ve doğru saatlerde uyumak

Gece 10-sabah 6 arası. Bu uyku saatlerine çok dikkat etmeli çünkü vücudumuzun rejenerasyon dediğimiz saatleridir tamir ettiği. Yapılan çalışmlaar; bu saatlerde rejenerasyon hormonlarımızın, metabolizma hormonlarımızın ve yağ yakmanın bu saatlerde olduğunu göstermektedir. Ve kronik hastalıkları engelleyici yoyllardan bir tanesi gece sağlıklı bir uykuya sahip olmaktır. Hem saaatler hem de horlama olmadan doğru saat doğru uyku ve doğru oksijen. Horlama, uyku apnesi şikayetlerimizi doğru saatlerde olsa bu durumlar doğru bir uykuya

  1. Doğru beslenme; yaşımız, 15 erken ile 45 kadın aynı değil, sahip olduğumuz hastalıklar, cinsimiz, diyabetle olmayan kişi aynı beslenmez, uyumlu olacak dengeli ve düzenli beslenme. En büyük şansımız akdeniz diyeti tüm çalışmalarda akdeniz diyeti . seçtiğimiz gıdalar kesinlikle paket ve işlenmiş gıda olmamalı. Ne yediğimiz değil, nerden, yapılan çalışmalar fast food paket gıdaların tehlikesini çok gösteriyor. Olabildiğince doğal kaynaklardan elde edilen gıdalara ulaşmak. Ve sıvılara ulaşmak. Kolalı içecekler ıce tealer . evinizde posasıyla lifiyle tüketelim.
  2. Doğru egzersiz; saatine göre, yaşına göre, cinsine göre, herkesin egzersiz zamanı saati tipleri farklıdır. En çok doktorla ilerlemeli. Çünkü protezi vardır onbin adım at diyemezsin ya da yaşlıdır düşmeye meyillidir, farklı kronik hastalıkları vardır koşturamazsınız yüzün plates yapın dersiniz. Mutlaka doktor takibiyle ve öneriyle. Gençler protein tozu, bazılarına al diyoruz bazılarına alma probleme neden , doğru doktor: iç hastalıklar fonksiyonel tıp yeterli. Hepsini kapsıyor. Gerçk iç hastalıkları hekimi. Özellikle doğal ortamda bol oksijenli, yürüme bandında değil, sahil kenarında ruhen de mutlu edecek yürüyüş en güzel sporlardan biridir. Ama kişinin yaşı, kilosu, altta yatan farklı hastalıklarına göre adım sayısı da değişiyor, yürüme sıklığı da değişiyor. 10 bin adım demode. Bazılarına 5 bin adım diyoruz, ama bazılarına göre 5-6 km koşabiliyorsun diyoruz. Kişiselleştirilmiş. Daha da yeni durumlar, sadece yürümek de değil kültür fizik hareketleri (derin nefes alma egzersizleri, esneme egzersizleri, yürümek kadar değerli, kaslarımızı esnetmezsek yürüdüğümüz zaman kas krampları ve kas ağrılarına gidiyor) bir de destekleyici takviyeler. Çünkü artık ortamlarda birçok gıdalar besleyiciliğini kaybettiği için omega magnezyum çinko gibi hem bağışıklık sistemini artırmak hem de egzersizleri yapabilmek için doktor kontrolü ve önerisiyle, çok takviye var çok kafa karıştırıcı biyo yararlanımları aynı değil, yapılan tetkiklerle karar veriyoruz.piyasada gelişigüzel organ yetmezliğine . takviye ve vitamin.
  3. Düzenli doktor takibi: bütün bunları koordine edebilmek için verilere ihtiyacımız var. verilere takiplerimizde tahlillerimizle yapabiliyoruz. Kronik hastalığı da tedavisini aksatmamalı. İlacını bırakmamalı.

#HücreselGençleşme #SağlıklıYaşAlma #HücreselYaş #GençYaştaSağlık #YaşamTarzı #BütüncülSağlık #SağlıktaYeniDoğrular #İçHastalıkları #SağlıklıGelecek #Wellbeing

“Aralık” sergisi bakış ve akış arasında bir diyalog

Ayşe Kıran ve Esra Yılmaz’ın eserlerini buluşturan “Aralık” sergisi, 13 Aralık – 11 Ocak tarihleri arasında 39 Laundry’de sanatseverlerle buluşuyor. Sergi; görünür olan ile gizli kalan, kontrol ile teslimiyet, iç dünya ile dış gerçeklik arasındaki geçişleri sorgulayan bir deneyim alanı sunuyor.

Kıran’ın Panoptikon düşüncesinden beslenen portreleri gözetim ve özgürlük arasındaki gerilimi görünür kılarken, Yılmaz’ın soyut kompozisyonları sezgisel ve akışkan bir alan açıyor. İki sanatçının farklı estetik yaklaşımları, izleyiciyi kesin tanımlar yerine sorularla ilerleyen görsel bir söyleşiye davet ediyor.

#AralıkSergisi #AyşeKıran #EsraYılmaz #39Laundry #SanatVeKültür #ÇağdaşSanat #İstanbulSanat #SanatSergisi #BakışVeAkış #KültürSanatGündemi

Capsule 3 laser ile evde ve dış mekânda üst düzey görüntü deneyimi

Nebula, taşınabilir projeksiyon serisiyle sinema deneyimini her ortama taşıyor. Nebula Capsule Air, ultra kompakt yapısı ve 720p çözünürlüğüyle karanlık ortamlarda net görüntüler sunarken, dahili bataryası sayesinde kablosuz kullanım imkânı sağlıyor.

Nebula Capsule 3, Full HD çözünürlüğü, yüksek parlaklık seviyesi ve 2,5 saate kadar oynatma süresiyle uzun film gecelerinin güvenilir eşlikçisi oluyor.

Serinin en güçlü modeli Nebula Capsule 3 Laser, lazer ışık kaynağıyla daha canlı renkler ve yüksek parlaklık sunarken, Dolby Digital Plus destekli ses sistemi ve akıllı odaklama özellikleriyle kompakt boyutuna rağmen etkileyici bir sinema atmosferi yaratıyor.

#NebulaCapsule #TeknolojiHaberleri #TaşınabilirProjeksiyon #CapsuleAir #Capsule3 #Capsule3Laser #EvSineması #KompaktTasarım #DolbyDigitalPlus #FilmKeyfi

Sarıkamış’ta güvenli tatil: Duja Chalet sezona hazır

Sarıkamış Kayak Merkezi’nde kış sezonu öncesi gerçekleştirilen yangın güvenliği denetimleri tamamlandı. Duja Chalet Ski Resort, tüm kriterleri karşılayarak resmi onay belgesini aldı.

Denetimler kapsamında tesisin yangın su deposu, otomatik sprinkler sistemi, davlumbaz söndürme altyapısı, alarm ve yönlendirme sistemleri kontrol edildi. Ayrıca acil çıkışlar, yangın merdiveni basınçlandırma sistemi ve düzenli tatbikatlarla hazırlanan personel güvenlik standartlarını güçlendirdi.

Sarıkamış İtfaiye Amiri Serhat Kaya, yoğun kış sezonunda güvenlik bilincinin önemine dikkat çekerek misafirlerin acil çıkışları önceden öğrenmelerini önerdi. Duja Chalet Otel Müdürü Serdar Gezgin ise “Misafirlerimize hem keyifli hem de güvenli bir kış tatili sunmak önceliğimiz” dedi.

Duja Chalet Otel Müdürü Serdar Gezgin

Duja Chalet Otel Müdürü Serdar Gezgin

Duja Chalet, sezon boyunca periyodik kontroller ve eğitimlerle güvenlik standartlarını sürdürülebilir biçimde uygulamaya devam edecek.

#SarıkamışKayakMerkezi #DujaChalet #KışTurizmi #GüvenliTatil #TurizmHaberleri #KayakSezonu #YangınGüvenliği #Sarıkamış #WinterTravel #SkiResort

Buselik Meyhane’de yeni yıl: meze ve muhabbetle kutlama

Şehrin dokusuna köklenen meyhane kültürünü modern bir yorumla yaşatan Buselik Meyhane, yeni yılı paylaşımın ve sohbetin sıcak atmosferinde karşılıyor.

Özel hazırlanan yılbaşı menüsünde Ezine peyniri, atom, gambilya fava, Antakya zeytin salatası, şakşuka, muhammara gibi klasik mezeler yer alırken; ara sıcaklarda tereyağlı karides, paçanga böreği, yaprak ciğer ve Rum böreği sofraya eşlik ediyor. Ana yemeklerde ise misafirler ızgara levrek veya ızgara bonfile arasında seçim yapabiliyor. Finalde tahinli cevizli balkabağı ve meyve tabağıyla gece tatlı bir dokunuşla tamamlanıyor.

Buselik’in sunduğu bu deneyim, yalnızca bir kutlama değil; her yıl hatırlanan bir yeni yıl ritüeli olarak misafirlerini sofranın etrafında buluşturuyor. Fix menü fiyatı 3.750 TL.

#BuselikMeyhane #YeniYılSofrası #MeyhaneKültürü #GurmeDeneyim #İstanbulLezzetleri #MezeKültürü #GastronomiTurizmi #YılbaşıKutlaması #TürkMutfağı

Acer Aspire Lite 16: hafif, akıllı ve güçlü

Acer, yeni Aspire Lite 16 modeliyle günlük bilgisayar kullanımını daha akıcı ve verimli hale getiriyor. 1,53 kg ağırlığındaki cihaz; Intel® Core™ i5-1334U işlemci, 16 GB DDR5 bellek ve 512 GB PCIe Gen4 SSD depolama ile çoklu görevlerde yüksek performans sunuyor.

16 inç WUXGA IPS ekranı, yüzde 89 ekran-gövde oranı ve FHD webcam özellikleriyle hem eğitim hem iş dünyası için ideal bir çözüm sunan Aspire Lite 16, Acer Intelligence Space ekosistemi sayesinde yapay zeka destekli üretkenlik araçlarıyla öne çıkıyor.

Modern tasarımı, geniş bağlantı seçenekleri ve bütçe dostu fiyatıyla dikkat çeken Aspire Lite 16 (AL16-54P), 21.269 TL’den satışa sunuldu.

#AcerAspireLite16 #TeknolojiHaberleri #LaptopReview #GünlükVerimlilik #AIteknolojileri #DizüstüBilgisayar #AcerTürkiye #ModernTasarım #AkıllıPerformans #TeknolojiGündemi

Mandalina ihracatında yeni hedef 1 milyar dolar

Türkiye’nin yaş meyve sebze ihracatında lider ürünü mandalina, 2025 yılında tarihi bir başarıya imza attı. Ekim ayında 114 milyon dolar, Kasım ayında ise 239 milyon dolarlık ihracatla yükselişini sürdüren mandalina, yılın ilk 11 ayında 615 milyon dolarlık rekor ihracat gerçekleştirdi.

Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, “2025 yılında tarih yazıyoruz. Aralık ayı ile birlikte 750–800 milyon dolara ulaşacağız. 2026’dan itibaren yıllık 1 milyar doları aşmayı hedefliyoruz” dedi.

Miktar bazında ihracat yüzde 18 artışla 690 bin tona çıkarken, mandalina 2025’te domates ve limonu geride bırakarak açık ara lider oldu.

İhracat pazarlarında Rusya 239 milyon dolarla zirvede, Irak ise yüzde 406’lık artışla 203 milyon dolara ulaşarak ikinci sıraya yükseldi. Ukrayna ise 48 milyon dolarlık ihracatla üçüncü sırada yer aldı.

Bu performans, Türk mandalinasının hem gastronomi hem de ekonomi açısından küresel pazarda yükselen değerini bir kez daha ortaya koydu.

Son 10 yıllık mandalina ihracat rakamları

2015    298 milyon dolar

2016     312 milyon dolar

2017     351 milyon dolar

2018     311 milyon dolar

2019     347 milyon dolar

2020     437 milyon dolar

2021     453 milyon dolar

2022     463 milyon dolar

2023     575 milyon dolar

2024     475 milyon dolar

2025    615 milyon dolar*

*2025 yılı verileri 11 aylıktır.

#Mandalinaİhracatı #TürkMandalinası #GastronomiEkonomisi #YaşMeyveSebze #İhracatRekoru #Rusya #Irak #Ukrayna #TarımEkonomisi #GurmeTurizm

Hilton’dan İstanbul ve İzmir’e yeni lifestyle dokunuşu

Hilton, lifestyle segmentindeki büyümesini İstanbul ve İzmir’de açacağı iki yeni Canopy by Hilton oteliyle hızlandırıyor. Markanın Türkiye’de ilk kez konumlanacağı bu iki tesis, hem gastronomi hem de turizm dünyasına güçlü bir deneyim çeşitliliği sunacak.

Canopy by Hilton İstanbul Taksim, Beyoğlu’nun kültürel dokusunu modern tasarımla buluşturan 110 odası, gün boyu hizmet veren restoranı ve 150 yıllık tarihi bir sarnıçta yer alan özel şarap barıyla şehrin yeni buluşma noktalarından biri olmaya hazırlanıyor.

Canopy by Hilton İzmir Bomonti ise Mahall Bomonti’deki 191 odalı yapısıyla Ege’nin doğal renklerinden ilham alan tasarımı, yerel dokunuşlarla zenginleştirilmiş yeme–içme alanları ve sosyal yaşamı canlandıran atmosferiyle İzmir’in yeni lifestyle adresi olacak.

Hilton’un lifestyle kategorisindeki küresel büyümesi Türkiye’de de hız kazanırken, 2025 itibarıyla Canopy by Hilton, Curio Collection by Hilton ve Tapestry Collection by Hilton markaları altında toplam dört lifestyle otel hizmet veriyor olacak. Ayrıca Türkiye genelinde geliştirme aşamasında dokuz yeni lifestyle otel daha bulunuyor; bunlar arasında Kapadokya’daki Hilton’un ilk mağara oteli Elika Cave Suites Cappadocia da yer alıyor.

Hilton’un bu yatırımları, Türkiye’nin gastronomi ve turizm destinasyonları olarak yükselen çekiciliğini desteklerken, yerel kültürü modern konaklama deneyimiyle harmanlayan yeni nesil otelcilik anlayışını da güçlendiriyor.

#Hilton #CanopyByHilton #LifestyleHotels #İstanbulTurizm #İzmirTurizm #GastronomiTurizmi #CurioCollection #TapestryCollection #TravelNews #HotelOpening

Gastronomi ve turizm sektörü İstanbul’da sürdürülebilir gıdanın geleceğini masaya yatırdı

İstanbul, bu yıl 11.’si düzenlenen Sürdürülebilir Gıda Zirvesi ile gastronomi, turizm ve gıda sektörünün tüm paydaşlarını aynı çatı altında buluşturdu. TÜGİS ve Sürdürülebilirlik Akademisi iş birliğiyle gerçekleşen zirve, yalnızca sektör profesyonelleri için değil; sürdürülebilir mutfak kültürü, yerel üretim, gıda güvenliği ve turizmin geleceği açısından da önemli mesajlar verdi.

Açılış konuşmasını yapan TÜGİS Başkanı Kaan Sidar, gıda israfının küresel ölçekte ulaştığı boyuta dikkat çekerek, “Dünyada üretilen her 3 gıdadan 1’i çöpe gidiyor; ekonomik karşılığı 1 trilyon dolar” sözleriyle sektörün dönüşüm ihtiyacını vurguladı. Tarım teknolojilerindeki hızlı gelişime rağmen kayıt dışı istihdam ve eşitsizliklerin sürdüğünü belirten Sidar, “Gıdayı doğru yönetirsek geleceği de yönetiriz” diyerek sürdürülebilir tarım ve dijitalleşmenin önemine işaret etti.

Turizm ve gastronomi açısından kritik bir diğer başlık ise rejeneratif tarım oldu. Sağlıklı toprağın verimi yüzde 20 artırabildiğini belirten Sidar, doğru veriyle çalışan çiftçinin aynı tarladan %15–20 daha fazla ürün alabileceğini söyledi. Bu yaklaşım, hem yerel mutfakların sürdürülebilirliği hem de turizm destinasyonlarının gastronomik kimliğinin korunması açısından büyük önem taşıyor.

Sürdürülebilirlik Akademesi Başkanı Murat Sungur Bursa, iş dünyasının artık söylemden eyleme geçmesi gerektiğini vurgulayarak, gıdanın sürdürülebilirliğinin insan varlığının sürdürülebilirliğiyle doğrudan bağlantılı olduğunu ifade etti.

Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürü Ersin Dilber ise 2025 yılında gerçekleştirilen 1,2 milyon denetimle gıda güvenliğinin sıkı şekilde takip edildiğini belirtti. 29 bin işletmeye verilen cezalar ve şeffaf denetim politikaları, gastronomi ve turizm sektöründe güvenilirliğin temel taşlarından biri olarak öne çıktı.

Eski Bakan ve TARPOL Başkanı Mehdi Eker, küresel ölçekte 700 milyon insanın açlıkla mücadele ettiğini hatırlatarak, israf–obezite–açlık üçgeninin aynı anda büyüdüğü bir dönemde yeni bir sistem yaklaşımının zorunlu olduğunu söyledi.

Zirvenin iş dünyası tarafındaki önemli mesajlarından biri de Ülker CEO’su Özgür Kölükfakı’ndan geldi. “İsrafsız Şirket” kültürünü merkeze aldıklarını belirten Kölükfakı, karbon salım artışı olmadan büyümeye devam ettiklerini ve sürdürülebilir tarım projeleriyle gastronomi ekosistemine değer kattıklarını ifade etti.

Zirve, gastronomi turizminin geleceğinde sürdürülebilir üretim, yerel kaynakların korunması, gıda güvenliği ve israfın azaltılması gibi başlıkların artık vazgeçilmez olduğunu bir kez daha ortaya koydu.

#SürdürülebilirGıda #GastronomiTurizmi #GıdaZirvesi #SıfırAtık #RejeneratifTarım #GıdaGüvenliği #SürdürülebilirTurizm #Gastronomi #YerelÜretim #DöngüselEkonomi

Çocuğu içe basan aileler bu hatalara sık düşüyor!

Çocukluk döneminde çok sık karşılaşılan yürüyüş bozukluklarından biri olan içe basma, ailelerin en çok merak ettiği konular arasında yer alıyor. Acıbadem Kartal Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Mehmet Salih Söylemez “İçe basma, çocuklarda sık görülen ve genellikle büyümeyle birlikte kendiliğinden düzelen bir durumdur. Ancak bazen sinir-kas hastalığından kaynaklanıyor olabilir. Aileler çocuklarını iyi gözlemlemeli ve içe basma sorunu varsa mutlaka çocuk ortopedi uzmanına başvurmalıdır. Çünkü ailelerin içe basma konusunda en sık yaptığı hatalardan biri, çocuklarına gereksiz tabanlıklar veya özel ayakkabılar satın almaktır. İçe basma farklı nedenlerle ortaya çıkabilir ve nedeni ortaya koyulduktan sonra gerekli tedavi uygulanabilir” diyor. Doç. Dr. Söylemez, çocuklarda içe basmanın 5 nedenini ve içe basmaya karşı neler yapılabileceğini anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Doç. Dr. Mehmet Salih Söylemez

Doç. Dr. Mehmet Salih Söylemez

  • Kalçadan kaynaklanan içe basma

Kalça eklemine ait uyluk kemiğinin doğuştan içe dönük olmasıyla ortaya çıkar. Çocuk yürürken  ayak uçları içe dönüktür, genelde “W” şeklinde otururlar ve koşarken sık düşebilirler. Bu durum fizyolojik kabul edilir ve 6–8 yaşlarına kadar kendiliğinden düzelme eğilimindedir.

Ne yapılabilir?

Ailelerin sık yaptığı ayak yönlendirici cihazlar, özel ayakkabılar veya oturuşu zorlayan aparatların hiçbir bilimsel faydası yoktur. Düzenli takip ve kalça çevresi kaslarını güçlendirici oyunlar destekleyici olabilir. Deformite 9–10 yaş sonrası hala belirginse, çocuğun yürümesini ya da psikolojik durumunu olumsuz etkiliyorsa cerrahi müdahale ile uyluk kemiği kontrollü şekilde dışa döndürülerek normal eksene getirilir ve plak ya da çiviyle sabitlenir. Ameliyat sonrası kısa süreli yük sınırlaması ve fizik tedavi ile başarılı sonuçlar elde edilir.

  • Baldır kemiğine bağlı içe basma

Ayaklar ve dizler içe doğrudur, yürüyüşte sık takılma ve dengesizlik olabilir. Aileler bazen bacağın da içeriden geldiğini fark ederler. Sorun genellikle 4–6 yaş civarında düzelme potansiyeline sahiptir çünkü bacakların dönme gelişimi devam eder.

Ne yapılabilir?

Ayakkabı değişiklikleri ve tabanlıklar bu durumun düzelmesine katkı sağlamaz. Çocuğun aktif bir yaşam sürmesi desteklenmelidir, bu sayede güçlenen kaslar yürüyüşünü olumlu yönde etkiler. Eğer sorun çok belirgin olup 8–9 yaşından sonra da devam ederse cerrahi tedavi uygun seçenek haline gelir. Cerrahi yöntemde, tibia kontrollü bir şekilde ayakbileğinin üst kısmından dışa döndürülerek anatomik hatta getirilir, kemik tespiti ile kalıcı düzeltme sağlanır. Ameliyatın ardından ortalama 6 haftalık iyileşme süreci sonrası çocuklar güvenli şekilde yürüyüşe dönebilir.

  • Ayak ön kısmının içe dönmesi

Bebeklerde en sık rastlanan içe basma nedenidir ve ayak ön kısmı içe dönük görünürken topuk normal konumda kalır. Muayenede ayak ön kısmı esnekse ayak pasif hareketle düzeltilebilirken, sert tipte direnç hissedilir.

Ne yapılabilir?

İlk 6–12 ay içinde kendiliğinden önemli oranda düzelir. Esnek tiplerde ailelere ayak yönünü düzeltmeye yönelik çok nazik germe egzersizleri öğretilir. Sert deformitelerde alçı uygulamaları ile ayağın kademeli düzeltilmesi gerekebilir. Ancak tüm çabalara rağmen ayak ön kısmında belirgin kalıcı sapma, yürüyüş bozukluğu veya ayakkabı kullanımında sorun varsa; ilerleyen yaşlarda cerrahi müdahale ile ayak kemiklerinin yönü yeniden düzenlenir ve kalıcı bir biyomekanik denge sağlanır.

  • Düz tabanlık nedeniyle içe basma

Çocukluk çağında çok sık karşılaşılan düz tabanlık genellikle tedavi gerektirmez. Esnek düz tabanlık çoğu zaman ağrıya yol açmaz, yürüyüşü veya aktiviteleri olumsuz etkilemez. Bazı çocuklarda ise düz tabanlık sert yapıda olup hareket kısıtlılığı ve ağrı daha belirgindir.

Ne yapılabilir?

Esnek düz tabanlık ağrı ve yorgunluğa yol açıyorsa kişiye özel tabanlık yaptırılabilir. Yaşla birlikte ayak kavsinin doğal olarak oluşması beklenir. Sert düztabanlıkta ise; özel ayakkabı veya kişiye özel hazırlanmış tabanlık desteği kullanılabilir; ancak yapısal bozukluk ve yürüyüş bozukluğu belirginse, şiddetli ağrıya yol açıyorsa ve konservatif tedavilere yanıt alınamamışsa cerrahi tedavi gerekebilir. Ameliyat sonrası yaklaşık beş hafta alçıda tutulur. Alçı çıkarıldıktan sonra fizik tedavi ve egzersizlerle normal yürüyüş sağlanır.

  • Kas ve bağ gevşekliğine bağlı içe yönelik

Bazı çocuklarda bağların gevşekliği ve kasların yeterli kuvvet oluşturamaması, ayakların içe doğru yönelmesine neden olur. Çocuklar kolay yorulur ve yoruldukça içe basma belirginleşir, uzun yürüyüşlerde bacak ağrısı artar.

Ne yapılabilir?

Gereksiz cihaz ve sert ortopedik ayakkabılar kasların gelişimini engelleyebileceğinden dolayı  önerilmez. Tedavide temel yaklaşım, kas güçlendirme ve denge koordinasyonunu artırmaktır.  Çocuğun hareketli yaşam tarzı teşvik edilmeli, özellikle çıplak ayak zeminde denge egzersizleri yapılmalıdır. Zaman içinde belirgin iyileşme sağlanabilir. Eğer bağ gevşekliği düz tabanlıkla birlikte seyrediyor ve ağrıya yol açıyorsa kişiye özel tabanlık desteği tedaviye eklenebilir.

#ÇocukSağlığı #İçeBasma #YürüyüşBozuklukları #Ortopedi #ÇocukOrtopedisi #MehmetSalihSöylemez #SağlıkHaber #GelişimÇağı #AilelereUyarı #DoğruBilinenYanlışlar #ÇocukGelişimi #AyakSağlığı #ErkenTanı #SağlıklıAdımlar