Yazılar
Eskişehir’de 10 Bin m²’lik Hayvan Bakımevi Hizmete Açıldı
Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, sokak hayvanlarının yaşam kalitesini artırmak amacıyla Sarısungur Mahallesi’nde 10 bin metrekarelik alanda kurulan Hayvan Bakımevini hizmete açtı. 3 bin metrekare kapalı alan ve 12 ayrı yapıyla donatılan merkez, aynı anda 300 köpek ve 100 kediye ev sahipliği yapabilecek kapasiteye sahip.
Can Dostlara Umut Olan Proje
Fen İşleri ve Veteriner İşleri Daire Başkanlıklarının iş birliğiyle hayata geçirilen tesis; tedavi, bakım, rehabilitasyon ve sahiplendirme süreçlerini modern altyapısıyla daha etkin şekilde yürütecek. Başkan Ayşe Ünlüce, açılışta yaptığı konuşmada bugüne kadar 2 bin 600’den fazla sokak hayvanına yuva sağladıklarını belirterek, yeni projelerle çalışmaların büyütülerek devam edeceğini vurguladı.
#EskişehirBüyükşehir #HayvanBakımevi #CanDostlar #YerelYönetim #SosyalBelediyecilik #HayvanHakları #Eskişehir2026 #BaşkanAyşeÜnlüce #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity
Ekol Tatbiki Sanat Topluluğu’ndan “Şaka Gibi” Sergi
Devlet Tatbiki Güzel Sanatlar Yüksek Okulu mezunları ve öğretim üyelerinden oluşan Ekol Tatbiki Sanat Topluluğu, 1 Nisan 2026’da Beyoğlu Vefa Lisesi Kültür Evi – Camhane Art’ta “Şaka Gibi” adlı karma sergiyi sanatseverlerle buluşturuyor.
“Günlük Sergi, Yıllık Etki” mottosuyla hazırlanan sergi, yalnızca 24 saat içinde kurulup açılacak şekilde kurgulandı. Bu kısa süre, Tatbiki ekolünün üretken ve hızlı reflekslerini yansıtırken, kolektif hafızaya ve güçlü bir ekole duyulan güveni vurguluyor.
Küratör Berrin Aksu’nun yönetiminde gerçekleşen sergi, Bauhaus temasını merkezine alıyor. Tekstil, grafik, resim ve heykel gibi farklı disiplinlerden eserler, Tatbiki’nin bugün hâlâ yaşayan bir ekol olduğunu kamusal alanda görünür kılmayı amaçlıyor. Aksu, serginin “süreklilik yerine yoğunluk, uzunluk yerine etkiyi” hedeflediğini belirterek, Tatbiki ruhunun Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nde hâlâ sürdüğünü vurguladı.
Sanat ve tasarım gücünün günümüz sanayisinde nasıl değerlendirildiğini göstermek isteyen sergi, bir gün sürecek özel deneyimiyle sanatseverleri ekolü keşfetmeye davet ediyor.
Adres: Camhane Art, Vefa Lisesi Kültür Evi, Kuloğlu Mah. İstiklal Cad. Turnacıbaşı Sok. No:7, Beyoğlu / İstanbul
#ŞakaGibiSergi #EkolTatbiki #Bauhaus #SanatTopluluğu #BeyoğluSanat #KarmaSergi #MarmaraGSF #SanatVeTasarım #İstanbulEtkinlikleri #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity
“Hayatın Tadı Elinde” Kampanyası Yeniden Ekranlarda
Türkiye’nin sevilen çikolata markası Tadelle, ikonik “Fiiller Kampanyası”nı yeniden hayata geçirerek tüketicileriyle kurduğu duygusal bağı güçlü bir reklam filmiyle pekiştiriyor. Günlük hayatta sık kullanılan fiilleri ambalajlarına taşıyan marka, yeni iletişim kampanyasında sevenlerine “Hayatın Tadı Elinde” mesajını veriyor.
Yeni reklam filmi, hayatın içinden samimi ve duygusal anları ekrana taşıyor. Özlem, sevgi, neşe ve şefkat gibi evrensel duygular; asker ile annesi arasındaki özlem dolu konuşmadan, sokakta kediyi okşayan genç kıza, gitar çalan bir delikanlıya ve okulda arkadaşlarıyla kahkahalarla vakit geçiren öğrencilere kadar sıcak hikâyelerle anlatılıyor.
Tadelle, lezzeti yalnızca tatla değil duygularla da buluşturan yaklaşımını bu filmle bir kez daha ortaya koyuyor. Yapay zekâ destekli prodüksiyon süreciyle hazırlanan üç farklı reklam filmi, güçlü görsel estetik ve duygusal hikâye anlatımıyla televizyon, radyo ve dijital platformlarda izleyiciyle buluşuyor.
Marka, “Hayatın Tadı Elinde” sloganıyla tüketicileri hayatın küçük anlarını fark etmeye, duygularını özgürce yaşamaya ve o anların tadını çıkarmaya davet ediyor.
Reklamveren:Tadelle
Reklamveren temsilcisi: Aslı Eren Şengezer, Gülçin Günlü, Gizem Eken, Beyza Yörük, Zeynep Begüm Ural
Reklam ajansı: Brothers & Sisters
Kreatif Grup Başkanı: Özge Günaydın
Kreatif ekip: Mehmet Cemre Özkan
Strateji: Fatih Akgül
Müşteri ilişkileri: Esra Demirbaş
#Tadelle #HayatınTadıElinde #ReklamFilmi #FiillerKampanyası #ÇikolataKeyfi #DuygularınDili #Markaİletişimi #ReklamHaber #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity
Bebek Sanat’ta “Suyla Oyun” Başladı
Sanatçı Eda Şarman, İstanbul’un tarihi sarnıçlarından yola çıkarak suyun şehir, doğa ve beden arasındaki dolaşımını yeniden düşündüren sergisi “Suyla Oyun” ile Bebek Sanat’ta sanatseverlerle buluşuyor.
İBB Kültür ve İBB Miras tarafından düzenlenen sergi, 13 Mart – 21 Haziran 2026 tarihleri arasında pazartesi hariç her gün 10.00-18.00 saatleri arasında ücretsiz olarak ziyaret edilebilecek. Şarman’ın 2023’te başlattığı projesinden doğan sergi, suyun kentleşme ile değişen işlevini ve gündelik yaşamda bıraktığı izleri görünür kılıyor.
Martıların, kedilerin ve kentin molozları arasından süzülen akışların eşlik ettiği eserler; suyun hem gündelik hem de tekinsiz yönlerini ortaya koyarken, izleyiciyi çok katmanlı bir deneyime davet ediyor.
Adres:Bebek Mah. Cevdet Paşa Cad. No: 71 Beşiktaş/İstanbul
#SuylaOyun #EdaŞarman #BebekSanat #ÇağdaşSanat #İstanbulSanat #İBBKültür #SanatHaberleri #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity
Claudio Chinali’den Zarif Dokunuşlar
İtalyan mutfağının zarafetini Türk mutfağından aldığı ilhamla buluşturan Terrazza Italia, Executive Şef Claudio Chinali imzasını taşıyan yenilenen bahar menüsüyle misafirlerini sıradışı bir lezzet yolculuğuna davet ediyor. İstanbul’un seçkin buluşma noktalarından biri olan mekan, şık ve samimi atmosferinde gastronomi tutkunlarına ev konforunu zarafetle buluşturan ayrıcalıklı bir deneyim sunuyor.

Baharın Tazeliği Sofralarda
Yenilenen menüde; suda pişmiş kök kereviz, Beluga mercimek ragu, porçini mantarı, siyah sarımsak püresi ve kereviz yağı ile hazırlanan Kereviz Çorbası; grana padano fondü, istiridye mantarı, ıspanak, fındık ve balzamik sirke eşliğinde sunulan Pizzetta Dana Bresaola; dana bonfile, kuşkonmaz, roka, kapari ve bagna cauda sos ile servis edilen Dana Carpaccio öne çıkan lezzetler arasında yer alıyor. Siyah trüf mantarı ve ricotta peynirli Ravioli Plin ile klasik İtalyan mutfağının modern yorumu Tagliolini Carbonara, menünün en dikkat çekici ana yemekleri arasında bulunuyor.

Geleneksel Lezzetlere Modern Dokunuş
Menüde ayrıca karamelize soğan ve çavdar ekmeği ile sunulan Bruschetta Kuzu Ciğer, siyah havyar, peynir ve limon şekerlemesiyle hazırlanan Kırmızı Karides gibi yaratıcı tabaklar da yer alıyor. Bu seçki, İtalyan mutfağının köklü geleneklerini Türk mutfağının zengin malzemeleriyle harmanlayarak gastronomi tutkunlarına benzersiz bir deneyim sunuyor.

Tatlılarda Bahar Zarafeti
Tatlı bölümünde ise kayısı sorbe, arı poleni, süt köpüğü ve tuile ile tamamlanan Ballı Panna Cotta, hafif ve zarif dokusuyla bahar sofralarına tatlı bir dokunuş katıyor. Mascarpone dondurma, marsala sabayon, espresso, fındık ve çikolatanın bir araya geldiği “This Not Tiramisu!”, klasik tiramisunun modern ve yaratıcı bir yorumu olarak menüde öne çıkıyor.
Terrazza Italia, baharın enerjisini mutfaklara taşıyan bu özel menüsüyle İstanbul’un gastronomi sahnesinde yine iddialı bir konumda. Misafirlerine yalnızca yemek değil, aynı zamanda kültürler arası bir lezzet buluşması sunuyor.

#TerrazzaItalia #İlkbaharMenüsü #ClaudioChinali #GurmeLezzet #İtalyanMutfağı #İstanbulYemeİçme #FineDining #BaharLezzetleri #Gastronomi #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity
Mevlana ve Mozart “Zamanın Döngüsü”nde Buluşuyor
Ressam Şerivan Tutuş, göç, kimlik ve hafıza temalarını disiplinlerarası bir yaklaşımla ele aldığı kişisel sergisi “Zamanın Döngüsünde: Göç, Kimlik ve Hafıza” ile 15 Mart – 10 Mayıs 2026 tarihleri arasında Viyana’da sanatseverlerle buluşuyor. Sanat koordinatörlüğünü Rozerin Tutuş’un üstlendiği sergi, sesi görsel bir hafıza alanına dönüştüren 20 eserden oluşuyor.
Serginin merkezinde, Mozart’ın Requiem – Lacrimosa bölümü ile Fazıl Say’ın Mozart & Mevlana: Yine Gel eserinin kurduğu güçlü diyalog yer alıyor. Bu buluşma, Doğu ile Batı arasında ölüm, dönüş ve merhamet kavramlarını aynı düzlemde birleştiren ontolojik bir köprü sunuyor.
Arto Tunçboyacıyan’dan Eleni Karaindrou’ya, Gomidas Vartabed’den Nusrat Fateh Ali Khan’a, The Doors’dan Max Richter’e uzanan müzik seçkisi; resimleri ses, hafıza, kimlik ve göç kavramları etrafında konumlandırıyor. Sergi, müziği eşlik eden bir unsurdan öte, zamanı büken ve izleyiciyi içsel bir karşılaşmaya davet eden düşünsel bir alan olarak sunuyor.
Sergi Bilgileri
Mekân: Weltraum – Stadtteilzentrum Simmering
Adres: Schneidergasse 15, 1110 Vienna
Tarihler: 15 – 10 Mayıs 2026
Açılış: 15 Mart 2026 – 18:00
#ŞerivanTutuş #ZamanınDöngüsünde #ViyanaSergisi #Sanat #ResimSergisi #Mevlana #Mozart #FazılSay #Göç #Kimlik #Hafıza #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity
Ateşini hızla düşürmeye çalışmayın!
Yüksek ateş, özellikle kreş başlangıcıyla birlikte çocuklarda sık görülen sorunlardan biri olarak karşımıza çıkıyor. Genellikle okulun ilk yıllarında, 2-3 haftada bir geçirilen viral enfeksiyonlar ateşle birlikte seyrettiğinde, ebeveynler için kaygılı bir sürece dönüşüyor. Normal vücut ısısı 36-37,8 derece arasında seyrederken, 38 derece üzerindeki değerler “ateş” olarak kabul ediliyor. Yüksek ateşte aileleri en çok endişelendiren durum ise ateş ölçerde gördükleri değerin 39-39,5 dereceye yükselmesi oluyor. Acıbadem Kartal Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. İrem Bulut, ancak yüksek ateşin çocukların sağlığını belirleyen başlıca kriter olmadığına dikkat çekerek, “Ateşin yüksekliği değil, çocuğun genel hali önemlidir. Ateşi yükselen çocuk keyifsiz olabilir; ancak ateşi düştüğünde keyfi yerine geliyor mu?, Sıvı alabiliyor mu?, Çevresiyle iletişimi devam ediyor mu? Ateşin yanı sıra kusma, ishal, solunum zorluğu ve kulak ağrısı gibi ek sorunlar var mı? Bizler için belirleyici olan aslında bunlardır” diyor.
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. İrem Bulut, ateşin vücudun bağışıklık sistemini harekete geçiren mekanizmalardan biri olduğunu hatırlatarak, “Dolayısıyla, çocuklarda tamamen ateşsiz bir süreci hedeflemek yerine; ateşli dönemde konforu sağlayacak uygulamaları doğru şekilde yapmayı amaçlamalıyız. Çocukların ateşli enfeksiyon geçirmesini önleyemeyiz; ancak ateşi nasıl yöneteceğimizi öğrenebiliriz” diye konuşuyor. Çocukta genel halini bozan bir bulgu olmadığı sürece ateşin korkulması gereken bir durum olmadığını ve ateş düşürücüyle takip edilebildiğini belirten Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. İrem Bulut, “Bunun tersine, özellikle üç günden uzun süren ateşli enfeksiyonlarda ve üç ayın altındaki bebeklerde, diğer kriterlere bakılmaksızın hastaneye başvurulması önem taşıyor” uyarısında bulunuyor.

Dr. İrem Bulut
Havale riskini doğrudan belirlemiyor!
Ebeveynlerin yüksek ateş karşısında kaygı duymalarının en önemli nedeni ise ateşli nöbetler, toplumda bilinen adıyla “havale” oluyor. Dr. İrem Bulut, 6 ay ile 5 yaş arasındaki her çocukta ateşli nöbet riski bulunduğunu vurgulayarak, sözlerine şöyle devam ediyor: “Ancak çocukluk çağındaki ateşli nöbetler çoğunlukla kısa sürer ve kalıcı hasar bırakmaz. Üstelik, ateş düşürücü vermek dahil hiçbir uygulama nöbet riskini tamamen ortadan kaldırmaz. Çünkü, ateşli nöbet genellikle ateşin henüz yükselme evresinde, çoğu zaman fark edilmeden ortaya çıkar. Ateşin ne kadar yüksek olduğu da nöbet riskini doğrudan belirlemez. Önemli olan nöbeti engellemeye çalışmak değil, nöbet anında ne yapılacağını bilmek ve sakin kalmaktır.”
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. İrem Bulut, çocuklarda gelişen yüksek ateşte ebeveynlerin en sık yaptıkları 7 hatayı anlattı; önemli önerilerde bulundu.
Hata: Uygun olmayan yöntemlerle ölçüm yapmak
Doğrusu: Çocuklarda yaş grubuna göre tercih edilen ateş ölçerler değişiklik gösterebiliyor. Dr. İrem Bulut, en güvenilir yöntemin dijital dereceyle koltuk altından ölçüm yapmak olduğunu söyleyerek, “Ancak, bu yöntemde ölçüm uzun sürdüğü için bebeklik çağında öncelikle alından veya kulaktan ölçüm yapan cihazlarla bakılabilir. Ateş yüksek çıkarsa koltuk altından kontrol edilmelidir. Uzaktan alın bölgesinden ölçüm yapan cihazları vücudun farklı yerlerinde kullanmak ise doğru değildir. Çünkü bu cihazlar karın, boyun, ense ve koltuk altı gibi bölgelerde kullanıldığında ateşi gerçek değerinden daha yüksek yansıtır” diyor.
Hata: Ateş yükselmesin diye ateş düşürücü vermek
Doğrusu: Aslında vücut hastalıkta kendi ısısını yükselterek virüs ve bakterileri öldürmeye çalışıyor. Dr. İrem Bulut, ateşin vücudun savunma sisteminin en önemli unsurlarından biri olduğuna işaret ederek, “Bu nedenle, ateşi engellemeye çalışmak çocuklara bir fayda sağlamadığı gibi hem takip sürecini zorlaştırır hem de ilaca bağlı toksik etkilere yol açabilir” diye konuşuyor.
Hata: Ateşini hızla düşürmeye çalışmak
Doğrusu: Vücut kendi ısısını yükseltme çabasındayken soğuk duş aldırarak çocuğun ateşini hızlı bir şekilde düşürmeye çalışmak ısının daha dirençli yükselmesine neden olabiliyor. Ancak, ateş düşürücü verdikten sonra etki etmesini beklerken ılık duş veya ılık uygulama yapılabilir.
Hata: Etki süresini beklemeden tekrar ilaç vermek
Doğrusu: Ağızdan verilen ateş düşürücü ilacın mideden emilimi ve kana geçişi de dahil olmak üzere, etkisinin başlaması için 45 dakika – 1 saat arası beklenmesi gerekiyor. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. İrem Bulut, “Tabloyu daha erken değerlendirip, ilacın etki etmediğini düşünmemeliyiz” diyor.
Hata: Gereksiz sıklıkta ateş düşürücü kullanmak
Doğrusu: Çocuklarda yüksek ateşte en sık yapılan hatalardan biri, gereksiz sıklıkta ateş düşürücü vermek oluyor. Dr. İrem Bulut, “Ateş düşürücü kullanımında amacımız ateş değerini normal aralığa getirmek değil; ateşli çocuğun konforunu arttırmak, huzursuzluğunu azaltmak ve ağızdan sıvı alımını sağlayabilecek iyilik halini sağlamaktır” diyor. Dr. İrem Bulut, gereksiz sıklıkta başvurulan ilaçların çocukları ajite ettiğini, sürece uyumu zorlaştırdığını ve karaciğer ile böbreklerde yan etki riskini artırdığını vurguluyor.
Hata: Vücut ısısını 36 dereceye düşürmeye çalışmak
Doğrusu: Dr. İrem Bulut, “Ateş düşürücülerden beklentimiz, ateşin en yüksek değere göre 0,5-1 derece düşmesi ve çocuğun huzursuzluğunun azalmasıdır. Mutlaka 36 derece olması için tekrar ilaç vermek doz aşımına ve yan etkilere neden olabilir” uyarısında bulunuyor.
Hata: Dönüşümlü ateş düşürücü kullanmak
Doğrusu: Çocuklarda yüksek ateşin tedavisinde parasetamol ve ibuprofen olmak üzere iki temel etken madde kullanılıyor. Bu iki ilacın dönüşümlü kullanılmasını önermediklerini vurgulayan Dr. İrem Bulut, “Dönüşümlü kullanım ilaçlara bağlı yan etkileri arttırır ve ateş kontrolünde ek bir fayda sağlamaz” bilgisini veriyor.
#ÇocukSağlığı #YüksekAteş #AteşTakibi #ÇocukHastalıkları #EbeveynBilgilendirme #SağlıkHaber #AteşYönetimi #ÇocuklardaAteş #DrİremBulut #AcıbademKartal #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity
Takıdan Heykele: ‘Aliens’ Sergisi
26 Şubat – 31 Mart 2026 tarihleri arasında sanatseverlerle buluşan “Aliens” sergisi, küratörlüğünü Dr. Feride Çelik’in üstlendiği özel bir seçkiyle mücevherin bedenden koparıldığında nasıl farklı bir varlığa dönüştüğünü sorguluyor.
Ali Rıza Akdolu, mücevherin alışıldık işlevini askıya alarak onu takılamayan, taşınamayan ama mekânda devleşen “yabancı” formlara dönüştürüyor. Bu sergide yabancı olan nesnenin kendisi değil; izleyicinin onunla kurduğu yeni ve mesafeli ilişki.
Taş yüzeyleri, metalik dokular ve incelikli işçilik, izleyicide aşinalık duygusu yaratırken; nesneler artık bedene eşlik etmek yerine onun yokluğunu ima ediyor. Sergi, süs, kimlik ve aidiyet kavramlarının çözülmeye başladığı bir eşikte izleyiciyi durmaya davet ediyor.
#AliRızaAkdolu #AliensSergisi #SanatHaber #ÇağdaşSanat #MücevherSanatı #KüratörFerideÇelik #İstanbulSanat #Sergi #SanatEtkinliği #AidiyetVeSanat #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity
+90 544 455 22 63