Yazılar

LAV’da yaz sezonu başladı

Sıcak havalar, serin tarifler LAV karaf ve sürahilerde hayat buluyor. Naneli limonatadan reyhan şerbetine, alkali sudan meyveli içeceklere dolu dolu serinlik, LAV karaf ve sürahilerle yaz keyfine eşlik etmeye hazırlanıyor.

Vera karaf, sade ve zarif formuyla limonata gibi ferah içeceklerin berraklığını ön plana çıkarıyor. Günlük kullanıma olduğu kadar açık hava ikramlarına da çok yakışıyor. 1200cc hacmiyle gün boyu herkese yetecek serinliği içinde saklayabiliyor.

Çiçek desenli yüzeyi ve renkli enerjisiyle Bloom sürahi, doğal bitkilerle hazırlanan şerbetlere ve ev yapımı meyve sularına görsel bir tat katıyor. Bahçede ya da balkon masasında misafirlerin ilgisini ilk o çekiyor. Tasarımı sayesinde buzdolabı içecek rafına rahatlıkla sığıyor.

Truva sürahi, 1400cc geniş hacmi ve kapaklı yapısıyla tüm gün serin kalmak isteyenler için ideal bir seçenek oluyor.

Modern çizgileri ve şeffaf cam formuyla Fonte karaf, özellikle renkli içecekleri görsel bir deneyime dönüştürüyor. Kapağı sayesinde her an her yerde hazır serinletmeyi bekliyor.

İstanbul’dan Burgas’a seferler başlıyor

İstanbul Deniz Otobüsleri (İDO), deniz ulaşımında yeni bir dönemin kapılarını aralıyor. 24 Haziran 2025 itibarıyla İstanbul Sarayburnu Limanı’ndan Bulgaristan’ın Karadeniz kıyısındaki incisi Burgas’a düzenli deniz otobüsü seferleri başlıyor.

Karadeniz’in büyüleyici manzaraları eşliğinde yaklaşık 5 saat sürecek bu deniz yolculuğu hem yaz tatilini planlayan gezginler hem de ticari seyahat yapanlar için eşsiz bir alternatif sunuyor. Seferler haftanın üç günü karşılıklı olarak İstanbul’dan saat 15.00’da, Burgas’tan ise saat 08.00’da gerçekleştirilecek. İDO’nun Burgas hattı ile artık Avrupa sadece bir deniz yolculuğu kadar yakın!

Bulgaristan, Avrupa Birliği üyesi bir ülke olduğu için bordo pasaport sahibi Türk vatandaşlarının seyahat öncesi vize almaları gerekmektedir. Yeşil pasaport sahipleri ise, son 6 ay içinde 90 günü aşmamak kaydıyla vizesiz seyahat edebilir. Bulgaristan için kapıda vize uygulaması bulunmamaktadır.

Bilet: www.ido.com.tr

Yenilenen yüzü ve menüsü ile Cookshop Yalıkavak

Cookshop Yalıkavak hem tasarımı hem menüsüyle baştan sona yenilendi. Cookshop, Bodrum Yalıkavak Marina’daki şubesini baştan sona yenileyerek bu yaz misafirleriyle yeniden buluşmaya hazırlanıyor. Modern tasarımı, premium hizmet anlayışı ve yenilenen menüsüyle dikkat çeken şube, yaza lezzet dolu bir başlangıç yapıyor.

Dünya mutfağından ilham alan seçkin tatlar, özenle hazırlanan içecekler ve doğayı yansıtan sunumlarla buluşuyor. Menüde, mevsim sebzeleriyle harmanlanan ferah salatalar, deniz ürünleriyle zenginleştirilmiş yaratıcı başlangıçlar ve damakta iz bırakan ana yemekler öne çıkıyor. Serinletici ev yapımı limonatalar, imza kokteyller ve hafif tatlılarla tamamlanan bu özel yaz menüsü, Bodrum’un sıcak ama sakin ruhunu sofralara taşıyor. Gündüz güneşin enerjisini, akşam ise gün batımının huzurunu yansıtan Cookshop Yalıkavak; bu yaz da lezzet ve keyfin buluşma noktası olmaya devam ediyor. Sadelikten Doğan Şıklık: Bodrum’da Bir Yaz Molası Cookshop Bodrum, yalın ama zarif detaylarla tasarlanmış Akdeniz mimarisi ve özgü renk paletiyle bulunduğu ortamla kusursuz bir uyum yakalıyor. Yalıkavak Marina’nın enerjisini içine çeken açık hava alanı; mandalina tonlarındaki oturma grupları, mozaik desenli masaları ve bol yeşillikli peyzajıyla günün her saatine ferahlık katıyor. Palmiye ağaçlarının gölgesinde, deniz manzarasına karşı konumlanan bu zarif alan; yalnızca bir yemek değil, başlı başına bir yaz deneyimi sunuyor.

Eti pişirdikten sonra en az 5-10 dakika dinlendirin

Kurban Bayramı denildiğinde çoğumuzun aklına bolca tüketilen kırmızı etler, tatlılar ve sevdiklerimizle birlikte uzun zamanlar geçirdiğimiz yemek sofraları geliyor. Ancak bu günlerde sağlıklı beslenmeye özen göstermek, sağlığımızı korumak ve bayramı daha keyifli hale getirmek açısından oldukça önemli. Acıbadem Altunizade Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Beyza Erdoğan Aksan,Kırmızı etin iyi bir protein ve  demir kaynağı olduğunu biliyoruz. Ancak, aşırı ve dengesiz tüketiminin sindirim sistemini zorlayabileceğini ve özellikle kavurma gibi yağlı ve tuzlu pişirme yöntemleriyle hazırlanan etlerin kolesterol ile tansiyonu yükselteceğini ve kalp damar hastalıkları riskini artırabileceğini unutmamak gerekiyor. Bu sebeple, bayram sürecinde diğer besin gruplarıyla tabaklarımızda denge kurmak ve bağırsak sağlığımızı desteklemek önceliğimiz olmalı. Bayram sofralarında mutlaka bol yeşillikli salatalara, yoğurt gibi fermente gıdalara ve tam tahıllı ürünlere de yer vermemiz son derece önemli” diyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Beyza Erdoğan Aksan, Kurban Bayramı’nı sağlıklı geçirmemiz için 10 kuralı anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu.

Beslenme ve Diyet Uzmanı Beyza Erdoğan Aksan

Beslenme ve Diyet Uzmanı Beyza Erdoğan Aksan

Etin yanında mutlaka sebze olsun

Kırmızı etin yanında mutlaka posadan zengin sebzeler tüketerek kabızlığı önleyebilirsiniz. Zira, kırmızı etle birlikte lif açısından zengin sebzeleri tüketmek sindirimi kolaylaştırıyor ve vücudun ihtiyaç duyduğu vitamin ile mineralleri sağlıyor. Sebzeler ayrıca güçlü antioksidan içerikleriyle vücudun bağışıklığını da destekliyorlar. Beslenme ve Diyet Uzmanı Beyza Erdoğan Aksan, sebzelerin sadece çiğ halde tüketilecek salatalardan ibaret olmadığını belirterek, “Gaz ve şişkinliği önlemek için etin yanında sotelenmiş, fırında pişirilmiş veya haşlanmış sebzeleri tercih ederek çeşitliliği arttırabilirsiniz” diyor.

Sağlıklı pişirme yöntemlerini tercih edin

Kırmızı eti haşlama, ızgara, fırında veya az yağda pişirme gibi yöntemlerle hazırlamak en sağlıklısı. Zira, kızartma ve çok yüksek sıcaklıklarda pişirme esnasında yüksek seviyelerde kanserojen maddeler oluşabiliyor. Ayrıca uzun vadede kalp damar sağlığına da bir tehdit oluşturuyor.

Kahvaltıda kavurma yemeyin

Sabah saatlerinde sindirim sistemimiz daha hassas olduğu ve yavaş çalıştığı için kahvaltıda kırmızı et tüketiminden kaçının. Beslenme ve Diyet Uzmanı Beyza Erdoğan Aksan,  bu nedenle sabah saatlerinde tüketilen etin hazımsızlık yapabileceğine işaret ederek, “Bayramda kahvaltıda kavurma tüketmemek, öğle veya akşam yemeklerine bırakmak sindirim sisteminizi rahatlatacaktır” bilgisini veriyor.

Eti doğru şekilde muhafaza edin

Gıda zehirlenmelerini önlemek için kırmızı eti doğru şekilde muhafaza etmeniz, buzdolabında uygun soğuklukta saklamanız ve iyice pişirmeniz çok önemli. Beslenme ve Diyet Uzmanı Beyza Erdoğan Aksan, kesimden hemen sonra et tüketmenin sindirimi oldukça zorlayacağını belirterek, şöyle devam ediyor: “Tüketeceğiniz eti en az 12 ila 24 saat arasında buzdolabında (4 °C ) dinlendirmeniz gerekiyor. Bu sayede etin kas liflerindeki sertliği azalacak ve et çok daha yumuşak ve lezzetli olacaktır.”

Yemeklerinizi küçük tabaklarda tüketin

Günlük et tüketiminde ideal miktar; kiloya, vücudun ihtiyacına, kronik hastalık durumuna hatta cinsiyete göre bile oldukça değişiyor. Vücudun ihtiyaç duyduğu protein, demir ve diğer besin öğelerini yeterli alma konusunda ise günlük alım miktarları çok önemli. Ancak Kurban Bayramı gibi ölçülü davranamadığımız günlerde önerilen günlük doymuş yağ ve kolesterol alım miktarlarını aşabiliyoruz. Beslenme ve Diyet Uzmanı Beyza Erdoğan Aksan,  “Bu sebeple et tüketimindeki porsiyonu doğru ayarlamak ve günün her öğününde yememek daha faydalı olacaktır. Porsiyon kontrolünü sağlamak için yemeğinizi küçük tabaklarda yemeğe dikkat edin. Tabağınızı az miktarda birçok çeşit üründen oluşturursanız hem kalori alımını dengelersiniz hem de sindirim problemlerinin önüne geçebilirsiniz” diye konuşuyor.

Pişirdikten sonra en az 5 – 10 dakika dinlendirin

Beslenme ve Diyet Uzmanı Beyza Erdoğan Aksan,  etlerin aceleye getirilmemesinin hem tadı hem de sağlığımız için önemli olduğunu belirterek, “Dinlendirmek, etin suyunun yeniden dağılmasını sağlıyor ve daha yumuşak, lezzetli bir kıvam oluşturuyor. Ayrıca sindirimi kolaylaştırıyor. Bu nedenle, eti pişirdikten sonra en az 5-10 dakika dinlendirmeyi alışkanlık edinin” diyor.

Baharatları rutine ekleyin, fazla tuzdan kaçının

Pişirme sonrasında ete ekleyeceğimiz kimyon ve nane gibi baharatlarla etin sindirimini destekleyebilirsiniz. Bu sayede gaz ve şişkinlik riski de  azalacaktır. Ayrıca kavurma gibi yemeklerde de sıkça kullanılan tuz konusunda dikkatli olmanız gerektiğini vurgulayan Beslenme ve Diyet Uzmanı Beyza Erdoğan Aksan, aşırı tuz tüketiminin kan basıncını yükseltebileceği uyarısında bulunarak, “Günlük tuz alımında bir çay kaşığını geçmemek sağlığımız için kritik bir önemdedir” diyor.

Sakatat tüketiminiz ölçülü olsun

Kurban etinin yağlı kısımları ve sakatatlar (ciğer, böbrek gibi) yüksek kolesterol ile A vitamini içeriyorlar. Dolayısıyla bu tür etleri sınırlandırmak sağlığımız için çok önemli. Haftada bir kez tüketimleri porsiyon kontrolü açısından güvenli oluyor ve kalp sağlığımızı korumaya yardımcı oluyor.

Bol bol su içmeyi unutmayın

Bayram sürecinde et ağırlıklı beslenmek vücudun su ihtiyacını artabiliyor. Yeterli su tüketimi sindirimin düzenlenmesinde kilit rol oynuyor; su bağırsak hareketlerini hızlandırıyor ve kabızlığın önüne geçiyor. Ayrıca, yoğun yağ içeren et ürünleri ve şekerli yiyecekler tüketildiğinde vücuda alınan toksin miktarı artıyor. Su, bu toksinlerin atılmasına yardımcı olurken böbreklerin sağlıklı çalışmalarını da destekliyor. Bu nedenle bayram boyunca her gün kilo başına 30-35 ml su tüketmeyi ihmal etmeyin.

Sütlü tatlıları tercih edin

Bayramda artan şeker ve tatlı tüketimi kan şekerinin dengesini bozabiliyor. Tatlıyı sınırlı miktarda ve yemeklerden farklı zamanlarda porsiyon kontrolüyle ara öğün olarak tüketmek, bayram boyunca bir anda yoğun miktarda kalori alımını önlüyor ve kan şekeri dengesini destekliyor. Ayrıca bayram ziyaretlerinde sunulan şerbetli tatlılar kan şekerinde ani yükselmelere sebep olduğu için tercihinizi sütlü tatlılar ya da meyvelerden yana kullanmanızda fayda var. Yoğun kalorili şerbetli tatlıların ise porsiyonlarını küçülterek kan şekerindeki ani dalgalanmaları önleyebilirsiniz.

Sofralık zeytin ihracatı 250 milyon dolara koşuyor

Türkiye’nin sofralık zeytin ihracatı 2024/25 sezonunun 7 aylık döneminde yüzde 26,5’luk artışla 128 milyon dolardan 162 milyon dolara yükseldi. Zeytincilik sektörü, sezon başında belirlediği 250 milyon dolar ihracat hedefine emin adımlarla ilerliyor.

Türkiye, 2024/25 sezonunda 750 bin tonluk rekolteyle dünya lideri olduğu sofralık zeytinde ihracatta tarihi bir başarıya imza atmaya hazırlanıyor.

2023/24 sezonunda 78 bin tonluk sofralık zeytin ihraç ederek ilk ze ihracatta 200 milyon dolar barajını aştıklarını dile getiren Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Başkanı Emre Uygun, 2024/25 sezonunun 7 aylık diliminde sofralık zeytin ihracatlarının miktar bazında yüzde 33’lük artışla 48 bin tondan 64 bin tona çıktığını dile getirdi.

Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Emre Uygun, “2024/25 sezonuna girerken ortaya koyduğumuz 100 bin ton sofralık zeytin ihracatı ve 250 milyon dolar döviz getirisi hedefine emin adımlarla ilerliyoruz. Bu başarıya katkı koyan tüm üreticilerimizi ve ihracatçılarımızı kutluyoruz” diye konuştu.

Yeşil zeytin ihracatı yüzde 43 arttı

1 Ekim 2024 tarihinde başlayan sofralık zeytin ihracatında siyah zeytin ihracatının 49 bin tonu aştığı bilgisini veren Uygun şöyle devam etti; “Siyah zeytin ihracatından 123 milyon dolar döviz elde ettik. 2023/24 sezonunun aynı dönemine göre siyah zeytin ihracatımızdaki artış yüzde 22 olurken, yeşil zeytin ihracatımız daha başarılı bir dönem geçirdi. Yeşil zeytin ihracatımız miktar bazında yüzde 46’lık artışla 10 bin 243 tondan, 15 bin tona ilerlerken, döviz getirisi yüzde 43’lük artışla 27,3 milyon dolardan 39 milyon dolara çıktı.”

Sofralık siyah zeytin ihracatında ilk üç ülke Almanya, Irak ve Romanya şeklinde sıralandı. Almanya’ya siyah zeytin ihracatı 32 milyon dolar olurken, Irak’a 23 milyon dolarlık, Romanya’ya 17 milyon dolarlık siyah zeytin ihraç edildi.

Almanya 9 milyon dolarlık yeşil zeytin talebiyle de zirvede yer alırken, ikinci sırada 6,8 milyon dolarla Irak yer aldı. ABD’ye 4,5 milyon dolarlık sofralık yeşil zeytin gönderildi. Sofralık zeytin ihraç edilen ülke sayısı 110 oldu.

İsokyo’dan yeni deneyim konsepti “Zensational”

Raffles İstanbul çatısı altında Asya mutfağını yenilikçi bir anlayışla sunan İsokyo, gastronomi dünyasında sıra dışı bir etki yaratacak deneyim konsepti “Zensational”ı lanse ediyor.

Zen’in felsefi zarafetini heyecan verici dokunuşlarla harmanlayıp her anı kutlamaya değer kılan İsokyo, bir restoranın çok ötesine geçerek bir yaşam tarzını simgeliyor.

Zorlu Center’dan direkt erişim imkanı bulunan benzersiz konumu, sofistike tasarımı, 12 kişilik özel Chef’s Table deneyimlerine uygun interaktif mutfaklı yemek odası, seçkin şampanya ve şarap kavı ve terasındaki şık barı ile İsokyo, misafirlerini kusursuz bir gastronomi yolculuğuna çıkarıyor.

Premium içecekler ve imza kokteyllerin eşlik ettiği zengin menü, paylaşım kültürüne sahip içeriğiyle fark yaratıyor. Bu ayrıcalıklı menüde, İstanbul’dan Tokyo’ya uzanan geniş suşi yelpazesinin yanı sıra özel sosu ile marine edilmiş morina balığı ve wok’ta kızartılmış Kanada ıstakozu gibi yenilikçi tatlar, baobun slider ve dinamit karides gibi klasikler de yer alıyor.

İnsan, deneyim ve stil odaklı yeni konseptiyle İsokyo; iş yemeklerinden keyifli bir cuma akşamına, hafta sonu molasından aile buluşmalarına, kutlamalardan kültürel keşiflere, her anı daha da özel hale getiriyor.

Haftanın her günü 12.00-23.30 saatleri arasında hizmet verirken, öğle saatlerinde ise dünya mutfağına ait alternatiflerini sunuyor.

Tel: +90 533 284 3160 restaurant.reservation@raffles.com

 

Tesla Cybertruck’ın ilk karavanı Bitcoin ile satışa çıktı

Hotomobil, Tesla Cybertruck için özel olarak tasarladığı CyberGlad modeliyle Las Vegas’ta sahne aldı.

Türkiye’nin yerli karavan üreticisi Hotomobil, 2015 yılından bu yana “Mobil Yaşam Tarzı” vizyonuyla geliştirdiği yenilikçi ürünlerle hem Türkiye’de hem de Avrupa’da mobil yaşam anlayışını yeniden tanımlıyor.

Tesla Cybertruck

Bu yıl itibarıyla ABD ve Kanada’ya da açılan, Okyanusya’dan Afrika’ya, Asya’dan Güney Amerika’ya kadar 6 kıtada büyüyen marka; Bitcoin ile satışa sunulan ilk Türk karavan modelini tanıtarak sektörde bir ilke daha imza attı.

Motokaravan, Pick-up karavan ve Pop-up Camper olmak üzere üç farklı kategoride üretim yapan marka; bugüne kadar 1600 karavan satarak yerli karavan üretimindeki büyümesini sürdürüyor. Üretiminin yüzde 80’ini Avrupa ülkelerine ihraç eden şirket, 2025 itibarıyla ABD, Kanada, Yeni Zelanda ve Şili gibi yeni pazarlara da açılarak küresel ölçekteki varlığını her geçen gün güçlendirmeye devam ediyor.

Hotomobil, Tesla Cybertruck için özel olarak geliştirdiği CyberGlad Truck Camper modelini, Las Vegas’ta düzenlenen dünyanın en büyük kripto etkinliklerinden biri olan Bitcoin 2025 Konferansı’nda sahneye çıkardı.

Tesla Cybertruck

Sadece karavan üreticisi olmayan marka; teknoloji, sürdürülebilirlik ve dijital ekonomiye entegre bir mobil yaşam markası olma vizyonunu ortaya koydu. Bitcoin ile satışa sunulan ilk Türk karavan modeli CyberGlad ile, geleceğin yaşam biçimlerine bugünden yanıt veren öncü bir marka olarak dikkatleri üzerine çekti.

Yalnızca Cybertruck kullanıcılarına özel tasarlanan bu model, ultra hafif monoblok gövdesi, aerodinamik formu ve şık tasarımıyla elektrikli araçlar için optimize edilmiş bir yaşam alanı sunuyor. Elektrikli ayaklar sayesinde 4 dakikada mobil bir eve dönüşebilen CyberGlad, bağımsız ve çevre dostu bir seyahat deneyimiyle kamp kavramının ötesine geçen bir çözüm vadediyor.

Domino’s Pizza Eurasia Group’ta iki üst düzey atama 

Domino’s ve Coffy markalarının çatı organizasyonu Domino’s Pizza Eurasia Group’ta iki üst düzey atama gerçekleştirildi.

DP Eurasia Pazarlama ve Dijitalden Sorumlu Genel Müdür Yardımcılığı (CMDO) görevine Nedim Nahmias, DP Eurasia İnsan Kaynakları Genel Müdür Yardımcılığı (CHRO) görevine Seda Erdem Yılmaz getirildi.

Nedim Nahmias kimdir?

Anadolu Üniversitesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri bölümünde aldığı lisans derecesinin ardından Bahçeşehir Üniversitesi Stratejik Pazarlama ve Marka Yönetimi bölümünden yüksek lisans derecesiyle mezun olan Nahmias, Stanford Üniversitesi’nden İnovasyon ve Büyüme, California Üniversitesi Irvine’dan Pazarlama ve Ürün Yönetimi alanlarında eğitim gördü. 2004 -2025 yılları arasındaki 21 yıl boyunca Yemeksepeti’nde farklı görevlerde üst düzey pozisyonlarda rol alan Nahmias, halen Mavi Giyim’de Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yapmaktadır.

Seda Erdem Yılmaz kimdir?

Boğaziçi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler ve İşletme bölümleri çift anadal mezunu olan Seda Erdem Yılmaz, Fulbright bursuyla ABD Tulane Üniversitesi’nde MBA derecesini tamamladı. Kariyerine Ernst & Young’da başlayan Seda Erdem Yılmaz, ardından Peppers & Rogers Group, PwC ve Ata Holding’de Strateji ve Başkanlık Ofisi Direktörü olarak çalıştı.  2024 ve 2025 yıllarında üst üste iki kez Türkiye’nin en beğenilen 50 CHRO’su listesinde yer alan Yılmaz, son olarak Ata Group Teknoloji Şirketleri CHRO’su olarak görev alıyordu.

 

Varis akciğerde pıhtıya neden olabilir!

Dinlenmeden sürdürülen mesailer, sürekli ayakta durmak, sigara içmek, dar ve sıkı kıyafetler giymek, aşırı kilo alımı, hareketsiz bir yaşam, hatta uzun süre sandalyede oturmak… Tüm bunlar, çağımızın sıradan alışkanlıkları gibi görünse de kişinin konforunu gitgide azaltan hatta akciğer atardamarında pıhtıya bile yol açabilen varis hastalığına zemin hazırlıyor. Bu yaşam tarzının yaygınlığı sebebiyle de varis kadınlarda daha sık olmak üzere her 5 kişiden 1’inde görülüyor. Acıbadem Kartal Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Eyüp Murat Ökten, erken teşhis edildiğinde günümüz tıp teknolojisiyle varisin tedavi edilebilir bir hastalık olduğuna işaret ederek, “Hastalığın erken dönemlerinde ağrıyla birlikte bacak damarlarında belirginleşme ve hafif şişlik oluşur. Doktora bu dönemde başvurulması, varis hastalığının operasyona gerek kalmadan modern tıp yöntemleriyle etkili bir şekilde tedavi edilmesini sağlar” diyor.

Prof. Dr. Eyüp Murat Ökten

Prof. Dr. Eyüp Murat Ökten

Her 5 kişiden 1’inin sorunu!

Ülkemizde görülme oranı yüzde 20 olan, bir başka deyişle her 5 kişiden 1’ini etkileyen varise, son yıllarda, özellikle pandemi dönemiyle birlikte hareketsizliğin artması nedeniyle daha sık rastlanıyor. Hamilelik, doğum ve doğum kontrol ilaçlarıyla ortaya çıkan hormonal değişimler ile genetik yatkınlık gibi etkenlerle varisin kadınlarda görülme sıklığı erkeklerden yüzde 15 oranında daha fazla olarak kayıtlara geçiyor.  Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Eyüp Murat Ökten, varis oluşumunu kolaylaştıran risk etkenlerini şöyle sıralıyor: “Yaş, genetik faktör, hamilelik, obezite, hareketsizlik veya uzun süre ayakta kalmak damarlarda varis oluşumunu tetikler. Varis, özellikle uzun saatler oturarak veya ayakta çalışma zorunluluğu olanlarda; örneğin öğretmenler, bankacılar, garsonlar, doktorlar ve uçuş personelinde yaygın olarak gözlemlenir.”

Ağrıyla başlıyor, krampla devam ediyor

Varis hastalığı, bacaklardaki toplardamarlarda genişleme ve kirli kan akışında bozulma sonucunda damarların belirgin ve kıvrımlı bir görünüm almasıyla ortaya çıkıyor. Varis ilk yıllarda çoğunlukla görüntü rahatsızlığı verse de büyük damar paketlerinin oluşmasıyla ağrı ve kramplar yaşanıyor. Bu nedenle hastalar genellikle ağrı şikayetiyle doktora başvuruyor. Ağrıya bacak damarlarında daha önce görülmeyen mavi veya morumsu şişlikler, ödem oluşumu, damar çevresinde kaşıntı, ayaklarda yanma, merdiven çıkarken zorlanma ve özellikle geceleri artan bacak krampları eşlik ediyor. Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Eyüp Murat Ökten, “Bu aşamada bacakları yukarı kaldırmak, soğuk suyla duş almak ve varis çorabı kullanmak ağrıyı hafifletebilir. Daha ileri aşamalarda ise bacaklarda yaralar ve damarlarda ani kanamalar gelişebilir” şeklinde konuşuyor.

Akciğerde pıhtıya yol açabiliyor!

Varis denildiğinde aklımıza ‘estetik bir sorun’ geliyor. Oysa varisin sadece estetik görünümü değiştirmekle sınırlı kalmadığına, tedavi edilmezse ciddi sağlık sorunlarına da neden olabileceğine dikkat çeken Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Eyüp Murat Ökten, “Varis ciddi bir iş gücü kaybına yol açabilir. İleri aşamalarda küçük travmalarla bile ciddi kanamalar oluşabilir. Hastaların yaşam kalitelerini bozan ve bazı klinik durumlarda özelikle akciğer atardamarına pıhtı kaçmasına neden olabilen bir hastalıktır” sözleriyle uyarıda bulunuyor.

Hastaya uygun tedavi planı oluşturuluyor

Yaşam tarzı değişiklikleri varis semptomlarını hafifletse de kalıcı tedavi için mutlaka uzmana başvurmak gerekiyor. Hekime başvuran hastalara yapılan muayene ve tetkiklerle tanı konuluyor,  hastalığın evresi belirleniyor. Damarların iç yapıları, kanın akış yönü ve hızı, damar duvarlarının durumu ve olası pıhtılaşmalar için doppler ultrason incelemesine başvuruluyor. Böylece kılcal varis gibi ilk evrelerden ileri evrelere kadar farklı seviyeler için hastaya en uygun tedavi planı oluşturuluyor.

Erken teşhis ciddi sorunların oluşmasını önlüyor

Tedavide öncelikle hastanın yaşam kalitesini arttırıp hastalığın ilerlemesinin önüne geçmek ve gelişebilecek olan komplikasyonları önlemek hedefleniyor. İyileşmeyen yaralar ve emboli (vücutta dolaşan bir kan  pıhtısının damar tıkanıklığına neden olarak organın ya da dokunun kan akışını önlemesi) gibi ciddi klinik durumların ortaya çıkmaması için erken tanının önemini vurgulayan Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Eyüp Murat Ökten, şunları dile getiriyor: “Varisten tamamen kurtulmanın mümkün olmadığına yönelik yanlış bir fikir olsa da erken teşhis ve doğru yöntemlerle günümüzde bu hastalık tedavi edilebilir. Medikal tedavide ilaçlar ve varis çorapları kullanılır. Cerrahi tedavide ise damarların yakılarak çıkarılması, endovenöz termal ablasyon ve skleroterapi gibi prosedürler uygulanır. Tecrübeli merkezlerde gerçekleştirilen tedavi sonrasında varis hastalığının tekrarlama oranı da yüzde 1’den daha azdır.”

Tedavi sonrasında hayat tarzı değişimi şart!

Tedavi sonrası dönemde ise hastaların kontrollerini ihmal etmemeleri, sağlıklı beslenmeleri ve hayat tarzlarını değiştirmeleri gerekiyor. Prof. Dr. Eyüp Murat Ökten, “Örneğin, sürekli oturarak çalışan bir kişinin sık molalar vererek ayağa kalkma süresini arttırması bile fayda sağlar. Hastalara, sporu hayatlarının bir parçası haline getirmeleri tavsiye edilir” diyor.