Yazılar

Long Thanh Havalimanı Vietnam Hükümetinden tam not 

Vietnam’ın en büyük altyapı projesi olan Long Thanh Uluslararası Havalimanı, IC İçtaş İnşaat’ın liderliğinde yükselirken, Vietnam Hükümetinden tam not aldı.

Vietnam Başbakanı Pham Minh Chinh, Long Thanh Havalimanı’nı ziyaret ederek yerinde incelemelerde bulundu. İnşaat sürecindeki ilerlemeden duyduğu memnuniyeti dile getiren Başbakan, projenin ülkenin havacılık sektörüne getirdiği stratejik katkıyı vurguladı. Başbakan Yardımcısı Tran Hong Ha da, IC Holding Yönetim Kurulu Üyesi Reha Denemeç ile bir araya gelerek, Long Thanh Havalimanı’nın “Vietnam ve Türkiye arasındaki ilişkileri güçlendiren sembol bir proje” olduğunu ifade etti.

Vietnam’ın Dong Nai eyaletinde yükselen ve tamamlandığında yılda 100 milyon yolcuya hizmet vermesi planlanan Long Thanh Uluslararası Havalimanı, IC İçtaş İnşaat liderliğindeki VIETUR Konsorsiyumu tarafından modern teknolojiler ve çevre dostu yaklaşımlarla inşa ediliyor.

Toplam 14,9 milyar dolarlık yatırımla hayata geçirilen Long Thanh Havalimanı inşaatında kullanılan BIM (Yapı Bilgi Modellemesi) teknolojisi, proje yönetimini devrim niteliğinde bir dönüşüme taşıyor. Üç boyutlu modelleme sayesinde, mimar ve mühendisler inşaat sürecini detaylı bir şekilde planlayabiliyor, olası hatalar önceden tespit edilerek maliyetler minimize ediliyor. Proje yetkilileri ayrıca, BIM teknolojisinin farklı birimler arasındaki koordinasyonu artırarak süreci daha şeffaf ve verimli hale getirdiğini belirtiyor.

 Sürdürülebilirlik ve çevre dostu yaklaşım öncelikler arasında

Long Thanh Havalimanı, yalnızca modern teknolojilerle değil, aynı zamanda çevreye duyarlı yaklaşımla da inşa ediliyor. Vietnam Çevre ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından onaylanan Çevresel Etki Değerlendirme raporu doğrultusunda düzenli analizler gerçekleştiriliyor ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerine uygun iyileştirmeler yapılıyor. Proje yetkilileri, çevre dostu yöntemlerle bölgenin stratejik gelişimine katkı sağlamayı amaçladıklarını belirtiyor.

 Çelik Yapı Montajında Yeni Aşamaya Geçildi

Havalimanı inşaatında betonarme yapıların tamamlanmasının ardından, projenin en kritik aşamalarından biri olan çelik yapı montajına geçildi. Ana kafes çelik kirişlerin montajı, ileri teknoloji vinçler ve Strand Jack sistemleri kullanılarak gerçekleştiriliyor. Bu yenilikçi yöntemler, iş güvenliğini en üst seviyeye çıkarırken montaj sürecini de hızlandırıyor.

 İstihdama ve Ekonomik Kalkınmaya Katkı

IC İçtaş İnşaat liderliğinde hayata geçirilen VIETUR Konsorsiyumu, Vietnam-Türkiye iş birliğinin başarılı bir örneğini temsil ediyor. Konsorsiyumun %51’i Türk şirketlerinden, %49’u ise 9 yerel Vietnamlı firmadan oluşuyor. Bu ortaklık, yerel ekonomiye ve istihdama doğrudan katkı sağlıyor. Havalimanı projesinde şu anda 703 beyaz yakalı ve 1.847 mavi yakalı personel görev yaparken, projenin ilerleyen aşamalarında bu sayının daha da artması bekleniyor.

Corendon Airlines, Türkiye Tekstil Bienali’ne destek veriyor

Corendon Airlines, 22 Şubat-13 Nisan 2025 tarihleri arasında Gazipaşa ve Alanya’nın tarihi ve doğal mekanlarında düzenlenecek 2. Türkiye Tekstil Bienali’ne sponsor olarak sanata ve sanatçılara katkı sağlamaya devam ediyor.

Tekstil Bienali, Selinus ve Lamos Antik Kentleri, Yalan Dünya Mağarası, Kızıl Kule, Alanya Tersanesi ve Syedra Antik Kenti gibi tarihi ve kültürel açıdan önemli mekanlarda gerçekleşecek.

Türkiye Tekstil Bienali, bu yıl “Dalga Kumaş” başlığı altında, Akdeniz’in sonsuz dalgalarının kıyılara bıraktığı izler ile insan emeğiyle yaratılan kumaşların düzeni arasındaki ilişkileri keşfetmeye hazırlanıyor.

Türkiye Tekstil Bienali 2025, Corendon Airlines sponsorluğunda, Gazipaşa Kaymakamlığı ev sahipliğinde, Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi iş birliğinde, Alanya Belediyesi, Gazipaşa Tarım, Kültür, Turizm, Eğitim ve Yardım Derneği, Alanya Turizm Tanıtma Vakfı, Alanya Turizm İşletmeciler Derneği, Alanya Üniversitesi ve Ticaret Odası ortaklığında gerçekleşecek. Bienal’in küratörlüğünü ise Nihat Özdal üstlenecek.

BTA ile Ömür Akkor iş birliği

TAV Havalimanları’nın yiyecek ve içecek iştiraki BTA ile ünlü şef Ömür Akkor, iş birliklerini geliştiriyor. İş birliğinin bu boyutunda, BTA’nın yeni markası “Taste of Anatolia”, Ömür Akkor liderliğinde açılıyor.

İlk olarak Antalya Havalimanı dış hatlar terminalinde yer alacak restoran “Taste of Anatolia By Ömür Akkor” adıyla 1.350 metrekarelik alanda hizmet verecek. Anadolu mutfağının zengin mirasını modern bir yorumla sunacak olan restoran, bu kültürün geniş kitlelere ulaştırılmasını ve yaşatılmasını hedefliyor.

BTA, İstanbul Havalimanı Tadında Anadolu restoranının alakart hizmet noktasında Şef Ömür Akkor’la süregelen iş birliğini yeni bir boyuta taşıyor. İş birliğinin bu yeni boyutunda BTA, ilk kez Antalya Havalimanı’nda yer alacak olan ve usta şefin tüm restoran birimlerine liderlik edeceği  “Taste of Anatolia by Ömür Akkor” markasını hayata geçiriyor.

Antalya Havalimanı dış hatlar terminalinde 1.350 metrekarelik alanda hizmet verecek olan restoran, Anadolu’nun yüzlerce yıllık tariflerini aslına uygun bir şekilde sunacak. Anadolu yemek kültürünü yaşatma ve tanıtma, yerel üreticilerin desteklenmesi, mutfakta sürdürülebilirlik yaklaşımının benimsenmesi amaçlarına hizmet eden restoranın menüsünde Anadolu’nun dört bir yanından seçilmiş geleneksel tatlar, yerel malzemeler, coğrafi işaretli ürünler ve ünlü şef Ömür Akkor’un özel tarifleri yer alacak.

Akne hangi bölgede neye işaret ediyor?  

Günümüzde en sık görülen cilt hastalıkları arasında yer alan akne, diğer adıyla sivilce, ergenlik döneminin kabusu olarak bilinse de aslında erişkinlerde de yaygın görülen bir hastalık. Öyle ki yetişkinlerin, özellikle de 25 yaş ve üzerindeki kadınların yaklaşık 20’si, bir başka deyişle her 5 kadından biri, akne sorunu yaşıyor.  Genetik, hormonal ve çevresel faktörler neden olurken, hatalı alışkanlıklar da akneyi artırabiliyor. Akne hafif bir cilt sorunu olarak görülse de ağrılı kist ve nodüller ciltte kalıcı izler ile lekelerin oluşumuyla sonuçlanabiliyor. Acıbadem Ataşehir Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Özlem Akın Çakıcı, bu nedenle aknelerin erken dönemde tedavi edilmesinin son derece önemli olduğuna dikkat çekerek, “Tedaviye erken başlamak, aknenin ilerlemesini ve kalıcı iz ile leke bırakmasını önleyebiliyor. Tedaviden etkin sonuç alabilmek için ilaçları hekimin önerdiği şekilde ve sürede, düzenli olarak kullanmalı. Unutulmamalı ki akne tedavisi emek ve sabır istiyor; ilaçların düzenli bir şekilde kullanılması ‘tedavi işe yaramadı’ düşüncesiyle asla bırakılmaması gerekiyor. Ayrıca akne dinamik yapısı gereği tekrarlayıcı inflamatuar bir hastalık olduğu için çeşitli topikal veya sistemik tedavilerle uzun süre kontrol altında tutulabilse de çoğu hastada hafif ya da şiddetli alevlenmeler gelişebiliyor. Tetikleyici faktörleri iyi tanımak ve alışkanlıklarımızı bunlardan kaçınacak şekilde değiştirebilmek, tedavinin başarısında önemli bir etkeni oluşturuyor” diyor.

Dr. Özlem Akın Çakıcı

Dr. Özlem Akın Çakıcı

Alın, çene veya sırt bölgesinde… Hangi bölgede neye işaret ediyor?  

Akne, özellikle yüz, sırt, göğüs ve omuzlarda görülen; ciltteki yağ salgısının artması, kıl foliküllerinin tıkanması ve bakterilerin çoğalması sonucunda gelişen iltihabi bir hastalık. Akne beyaz noktalar, kırmızı kabarıklıklar ve ağrılı kistler gibi farklı lezyonlarla kendini gösterebiliyor. Dermatoloji Uzmanı Dr. Özlem Akın Çakıcı, vücutta  görüldüğü bölgelere göre aknenin farklı tetikleyicileri olabildiğine işaret ederek,  sözlerine şöyle devam ediyor: “Örneğin, alın, saçlı deri ve ense bölgesinde lezyonların belirgin olması foliküllerin tıkanmasına yol açan yağlı saç ürünlerinin kullanımına, bölgede mekanik travma ve terlemeye neden olan şapka ve kask gibi aksesuarlara bağlı gelişebiliyor. Çene bölgesinde yoğunlaşan lezyonlar kadın hastalarda hormonal bozukluklara işaret edebiliyor. Sırt ve kalça gibi bölgelerdeki dirençli aknelerde ise aşırı terleme, derinin nemli bırakılması ve dar kıyafetler akla gelebiliyor. Yine mesleki nedenli uzun süre oturan kişilerde ve hareketi kısıtlayıcı rahatsızlıklar sebebiyle uzun süreli yatan kişilerde bası altında kalan bölgelerde ve diş tedavileri sonrası ağız çevresinde mekanik travmaya bağlı da akne gelişebiliyor”

AKNEYE KARŞI 3 ÖNEMLİ ÖNERİ!

Akne oluşumunu önlemek veya var olan akneleri hafifletmek için cilt bakımına dikkat etmek, sağlıklı beslenmek, bazı hatalı alışkanlıklardan uzak durmak gerekiyor. Dermatoloji Uzmanı Dr. Özlem Akın Çakıcı, akne oluşumuna karşı almanız gereken önlemleri şöyle anlatıyor:

Doğru cilt bakımı alışkanlıkları edinin

  • Alkali sabunlarla ve sık aralıklarla cilt temizliği yapmak derinin pH’ını değiştirerek akne gelişiminde rol oynayan bakterilerin artışına, deri bariyerinin bozulmasına ve yağ bezlerinin daha fazla çalışmasına yol açabiliyor. Dolayısıyla cildinizi günde en fazla 2 kez, cilt pH’ına uygun jel ya da köpük formunda bir                    temizleyici ile yıkayın.
  • Yüzü sert cisimler ile ovalamak ya da yıkamak mekanik travma ile inflamatuar lezyonları arttırabiliyor.  Bu nedenle cildinizi tahriş eden sert peelingler kullanmayın.
  • Yağ bazlı nemlendiriciler, kapatıcı özellikteki pudra, fondöten gibi kozmetik ürünler gözenekleri tıkayarak akne oluşumuna neden olabiliyor. Yağsız, komedojenik olmayan (gözenekleri tıkamayan) ürünler kullanın.
  • Kuruluk yağ üretimini artırabildiği için cildinizi kurutmayın, düzenli olarak su bazlı ürünlerle nemlendirin.
  • Makyaj uygulamasında kullandığınız fırça ve süngerlerinizi düzenli olarak temizleyin.

Sağlıklı bir beslenme rutini oluşturun

  • Beyaz ekmek, pirinç, mısır, patates, şekerli içecekler gibi yüksek glisemik indeksli gıdalar insülin seviyelerini artırarak derideki yağ üretimini tetikleyebiliyor. Bu nedenle tam tahıllar ve sebzeler gibi düşük glisemik indeksli besinler tüketin.
  • Akne oluşumuna katkıda bulunan süt ve süt ürünlerini fazla tüketmekten kaçının.
  • Peynir altı suyu ve kazein içeren protein tozlarından kaçının.

 Yaşam tarzınızı düzenleyin

  • Yetersiz uyku stres hormonlarının düzeyini artırarak akneyi şiddetlendirebiliyor. Kaliteli ve yeterli uyumaya özen gösterin.
  • Stres hormonu olan kortizol akneyi tetikleyebildiği için stresi kontrol altına almaya çalışın.
  • Makyaj artıkları, saç bakım ürünleri ve çeşitli bakterilerin birikebilmesi nedeniyle yastık kılıfınızı haftada 1-2 kez değiştirin.
  • Egzersiz sonrasında yüzünüzü ve vücudunuzu yıkayın, ıslak kalmasını önleyin.
  • Derideki kıl köklerinde mekanik travmaya ve terleme artışına neden olabilen dar ve sentetik kıyafetlerden kaçının.

Tedavi hastaya özel planlanıyor

Aknenin tedavi şeması, aknenin şiddetine ve tutulum alanına, hastanın yaşı ile tercihine göre planlanıyor.  Tedavide amaç,  olabildiğince erken müdahale ederek  aknenin yoğunluğunu azaltmak ve oluşturacağı uzun vadeli sorunların önüne geçmek. Hafif ve orta dereceli aknelerde krem tedavilerine başvuruluyor.  Orta ve şiddetli aknelerde veya cilde uygulanan kremlerin yetersiz kaldığı durumlarda sistemik antibiyotikler, hormonal tedaviler (doğum kontrol hapları, antiandrojenler) ve bazı ağızdan alınan ilaçlar faydalı oluyor.  

Akne izleri bu yöntemlerle hafifletiliyor

Dermatoloji Uzmanı Dr. Özlem Akın Çakıcı, hafif ve orta dereceli aknelerdeki yüzeyel akne izlerinde ve renk tonu düzensizliğinde; salisilik asit, glikolik asit veya triklorasetik asit içerikli peelinglerin hekim kontrolünde uygulanabileceğini belirtiyor. Lazer ve ışık sistemleri ile diğer enerji bazlı yöntemlerin akne izlerinin tedavisinde en sık tercih edilen yöntemler olduğunu aktaran Dr. Özlem Akın Çakıcı, “Akne tablosunda en çok yoğun pulse ışık kaynakları (IPL), pulse dye lazer, fraksiyonel lazer ve iğneli radyofrekans yöntemlerine başvuruluyor” diyor. Dermatoloji Uzmanı Dr. Özlem Akın Çakıcı, mikroiğneleme (Dermapen, dermaroller) ve plateletten zengin plazma (PRP) gibi işlemlerin de akne izlerini hafifletmek ve cildin kolajen üretimini desteklemek amacıyla uygulanabildiğini sözlerine ekliyor.

AmCham Türkiye Yeni Yönetim Kurulu Başkanı Emre Karter oldu

Türkiye’yi global pazarlara taşıma hedefiyle 150’ye yakın üyesiyle faaliyet gösteren AmCham Türkiye’nin (Amerikan Şirketler Derneği), 21. Olağan Genel Kurul Toplantısı İstanbul’da gerçekleşti.

AmCham Türkiye’nin yeni Yönetim Kurulu’nun seçildiği toplantıya ABD Ankara Büyükelçiliği Maslahatgüzarı Michael Goldman ve ABD İstanbul Başkonsolosu Julie Eadeh de katıldılar. Geçtiğimiz yılın faaliyetleri ile 2025 yılına dair hedef ve beklentilerin değerlendirildiği toplantıda ABD-Türkiye ikili ekonomik ilişkilerindeki pozitif atmosferin devam ettiği vurgulandı.

Türkiye’de 60 milyar doların üzerinde yatırımı olan ve 100.000’den fazla istihdam yaratan 150’ye yakın ABD merkezli şirketi temsil eden AmCham Türkiye’nin (Amerikan Şirketler Derneği) 21. Olağan Genel Kurul Toplantısı, İstanbul’da gerçekleştirildi.

AmCham Türkiye yeni Yönetim Kurulu seçiminin yapıldığı toplantıda, Citibank Genel Müdürü Emre Karter AmCham Türkiye yeni Yönetim Kurulu Başkanı olarak seçildi. Üye temsilcilerinin yanı sıra ABD Ankara Büyükelçiliği Maslahatgüzarı Michael Goldman ve ABD İstanbul Başkonsolosu Julie Eadeh’in konuk olarak yer aldığı toplantıda 2024 yılı faaliyetleri ve 2025 yılına ilişkin beklenti ve hedefler ele alındı.

AMCHAM TÜRKİYE YÖNETİM KURULU

  1. Citibank – Emre Karter, Türkiye Genel Müdürü – (AmCham Başkanı)
  2. Boeing – Ayşem Sargın, Türkiye Genel Müdürü – (AmCham Başkan Vekili)
  3. Medtronic – Ayhan Öztürk, Türkiye, Rusya, Orta Doğu ve Orta Asya Bölge Başkanı – (AmCham Başkan Yardımcısı)
  4. PepsiCo – Evrim Şen, Türkiye Genel Müdürü – (AmCham Başkan Yardımcısı)
  5. Microsoft – Levent Özbilgin, Türkiye Genel Müdürü – (AmCham Başkan Yardımcısı)
  6. Coca-Cola – Gaye Narmanlı Sunerli, Türkiye Genel Müdürü – (AmCham Sayman Üyesi)
  7. Esin Avukatlık Ortaklığı – Canan Özsoy, İcra Kurulu Üyesi
  8. Honeywell – Uygar Doyuran, Türkiye ve Orta Asya Başkanı
  9. GE Aerospace – Özge Çırıka, Türkiye ve Orta Asya Bölgesi Kurumsal İlişkiler Direktörü
  10. TBWA – Burcu Özdemir, TBWA/İstanbul CEO’su
  11. Borusan Cat – Özgür Günaydın, İcra Kurulu Başkanı
  12. IBM – Işıl Kılınç Gürtuna, Türkiye Genel Müdürü
  13. UPS – Tolga Biga, Türkiye, Orta Doğu ve Afrika Genel Müdürü
  14. Cargill – Murat Tarakçıoğlu, Orta Doğu, Türkiye & Afrika Yönetim Kurulu Başkanı
  15. Ford Otosan – Jospehine Payne, Ford Otosan Lideri
  16. P&G – Gözde Erkaya, Türkiye, Kafkaslar, Orta Asya Cumhuriyetleri Hukuk ve Kamu İlişkileri Direktörü
  17. Netflix – Pelin Mavili, Türkiye, Orta Doğu ve Kuzey Afrika Kamu Politikaları Direktörü
  18. NIQ – Didem Şekerel Erdoğan, NIQ (NielsenIQ + GfK)Türkiye Genel Müdürü ve NielsenIQ Doğu Avrupa, Orta Doğu ve Afrika E-ticaret Bölge Başkan Yardımcısı
  19. Cisco – Didem Duru, Türkiye, Romanya, BDT ülkeleri Genel Müdürü
  20. AwS – Yasemin Erkut, Kamu Politikaları Başkanı
  21. Viatris – Tayga Kaan Hilal, Türkiye ve Rusya Bölge Başkanı 

AMCHAM TÜRKİYE DENETİM KURULU

  1. Genpact – Ferruh Basku, Türkiye Bölge Lideri, Denetim Kurulu Başkanı
  2. Moroğlu Arseven – Benan Arseven, Ortak
  3. Ulusal Faktoring – Berna Betül Öztürk, Genel Müdür Yardımcısı
  4. Deloitte – Ahmet Güneş Söğütlüoğlu, Ortak
  5. Stryker – Ali Aksoy, Ülke Müdürü
  6. Kabine Danışmanlık – Ural Aküzüm, Ortak

Eski Ramazanların tadını arayanlar, Beta Yeni Han’da buluşuyor

“Nerede o eski ramazanlar, nerede o eski iftar sofraları” diyorsanız, size güzel bir haberimiz var! 16. yüzyılda İstanbul’da kahvenin ilk kavrulduğu yer olan tarihi Beta Yeni Han, eski ramazanları yeniden yaşatıyor. Eminönü-Tahtakale’de bulunan ve eşsiz bir atmosfere sahip olan Han, misafirlerini Ramazan boyunca geleneksel lezzetlerle dolu iftar sofralarında ağırlayacak.
Ramazan ayı boyunca lezzet şöleni yaşanıyor. İçleri ısıtan leziz çorbalarla başlayan Beta Yeni Han iftar menüsü, beyaz peynir, pastırma, bal & kaymak, hurma, kayısı, ceviz ve zeytinden oluşan iftariyelik tabağıyla devam ediyor. Ara sıcak olarak tereyağlı su böreğinin yer aldığı menüde ana yemekte Adana kebap, kuzu şiş ve tavuk şişten oluşan Spesiyal Tabak sunuluyor. Bahçe salata ise bu eşsiz lezzete ezme salata ve yoğurtlu patlıcan salatasıyla birlikte eşlik ediyor. Tatlı olarak ise sütlaç, güllaç veya baklava seçilebiliyor. Sınırsız çayın ikram olduğu iftar menüsünde ayrıca içecek olarak ayran, şalgam ve gazozdan birini tercih etmek mümkün. Beta Yeni Han’ın bu leziz menüsü kişi başı sadece 950 TL.
Çikolata, lokum ve baklava almayı unutmayın!
İftarın ardından A’la Kahve Evi’nde közde pişirilen kahvelerinizi keyifle yudumlayabilir ya da Beta Tea House’da dünyanın dört bir yanından özenle seçilmiş çay yapraklarıyla hazırlanan koleksiyon çayları keşfedebilirsiniz.

Demir Demirkan “Yüreğime Vur Kadehi”

Rock müziğin önde gelen isimlerinden Demir Demirkan, tam 22 yıl sonra yeniden Sony Music Türkiye ile anlaştı.

Bu dönüşü taçlandıran ilk adım ise, uzun zamandır beklenen yeni “DD” şarkısı “Yüreğime Vur Kadehi” olacak. Sevilen sanatçının ilk romanı “Zamanda Saklı”, kısa zamanda okuyucuların dikkatini çekmeyi başardı. 4 serilik roman serüvenine başlayan Demirkan, hikayelerini albüm ile taçlandıracak. “Yüreğime Vur Kadehi”nin hikayesi ise “Zamanda Saklı” kitabının ilk bölümüne ait…  Sony Music Türkiye etiketiyle tüm dijital platformlarda yayımlanan şarkının kayıt sürecini ve klip çekimini Amerika’da tamamlayan Demir Demirkan, şarkının söz, müzik ve düzenlemesine kendi imzasını atıyor. Parçanın mix’i Mario McNulty, mastering’i Ted Jensen, davulları Poyraz Aldemir, bas gitarı ise Osman Yaldız üstleniyor. Yazdığı sözler, bestelediği müzikler ve benzersiz sesiyle efsaneleşen Demir Demirkan, “Yüreğime Vur Kadehi” ile müzikseverlerle buluşuyor!

Ramazan geleneksel lezzetleri JW Marriott Istanbul Bosphorus’ta

JW Marriott Istanbul Bosphorus, Ramazan ayına özel iftar ve sahur deneyimleriyle misafirlerini ağırlamaya hazırlanıyor. Geleneksel tatlar, modern dokunuşlarla harmanlanarak Galata Lounge’un sıcak ve zarif atmosferinde özel bir iftar deneyimi sunuyor.

Zengin iftariyelikler, özenle seçilmiş başlangıçlar, yöresel lezzetlerden ilham alan ana yemekler ve geleneksel tatlılar ile hazırlanan menü, Ramazan’a özgü tatların modern bir sunumla buluştuğu özel bir seçki sunuyor.
Ramazan ayında Galata Lounge’un zarif atmosferinde kurulan iftar sofraları, özenle seçilen lezzetlerle misafirlerine benzersiz bir deneyim sunuyor. Menüde, geleneksel iftariyeliklerin yanı sıra el yapımı içli köfte, su böreği ve zengin çorba seçenekleri yer alıyor. Ana yemeklerde yumuşacık kuzu tandır ve iç pilav gibi klasik tatlar öne çıkarken, finalde ise güllaç, baklava ve kireçte kabak tatlısı gibi geleneksel tatlar, Ramazan’ın en tatlı anlarına eşlik ediyor.

Özel ve kurumsal iftar sofraları

Geleneksel lezzetleri zarif bir atmosferde deneyimlemek isteyenler için grup iftar seçenekleri de sunuluyor. Özel davetlerden kurumsal organizasyonlara kadar farklı gereksinimlere uygun olarak hazırlanmış menüler, Ramazan ayının ruhuna uygun bir sofrada buluşmayı mümkün kılıyor.

Oda servisinde sunulan Sahur Menüsü

Sahur saatlerinde ise konforu tercih eden misafirler için oda servisinde sunulmak üzere özel bir menü hazırlanıyor. Seçkin peynir çeşitleri, pastırma, sucuk, kuru meyveler ve doğal reçeller, sahurun klasik lezzetlerinden oluşan menüye eşlik ediyor. Menemen, omlet ve sahanda yumurta seçenekleri ile kişiselleştirilebilen kahvaltı deneyimi, ana yemek alternatifleriyle tamamlanıyor.

Four Seasons Hotel Sultanahmet’in tarihi atmosferinde Ramazan

Four Seasons Hotel Sultanahmet, Ramazan boyunca misafirlerini özenle hazırlanmış lezzetler eşliğinde misafir ediyor.

Her akşam canlı fasıl grubunun ezgileri eşliğinde, menüde serpme iftariyelikler, birbirinden leziz zeytinyağlılar, çorba çeşitleri, odun fırınında hazırlanan pide ve lahmacun, içli köfte, kömür ızgarasında karışık et ve mantı gibi geleneksel tatlar misafirlerle buluşuyor. Karışık turşu çeşitleri, koruk suyu, şalgam suyu, hardaliye gibi fermente ürünlerden oluşan büfe de misafirlerin beğenisini kazanıyor.

Avlu Restaurant’ta, Executive Chef Özgür Üstün ve ekibinin özenle hazırladığı iftar menüsünde günün leziz çorbasının ardından odun fırınında lahmacun, içli köfte, Kayseri mantısı, tereyağlı pirinç pilavı, terbiyeli kereviz yemeği gibi mükemmel lezzetler paylaşımlı olarak sunuluyor. Sıra ana yemeğe geldiğinde konuklar ‘Ballı Mahmudiye’, ‘Hünkâr Beğendi’, ‘İskender Kebabı’, ‘Fırında Kuzu Yahni’ ve ‘Kömür Izgara Seçenekleri’ arasından damaklarına en uygun lezzeti seçiyor. Antep fıstığı, manda kaymağı ve ılık süt eşliğindeki künefenin yanı sıra La Pistache’nin özenle hazırladığı tatlı büfesi de zengin çeşitleriyle baş döndürüyor. Büfede; baklava çeşitleri, şekerpare, lokma, tulumba, ekmek kadayıfı gibi şerbetli tatlılardan güllaç, fırın sütlaç, saray sarması, profiterole kadar sütlü ve çikolatalı tatlılardan oluşan pek çok tat yer alıyor.

Ramazan iftar menüsü 3.950 TL fiyatla sunuluyor. Ramazan ayı boyunca 10 kişi ve üzeri gruplar için yüzde 10 indirim gerçekleştiriliyor.

Bilgi: 0212 402 30 00

Bağışıklık sistemini güçlendirmek için 8 etkili öneri!

Soğuk havalarda, kapalı ortamlarda daha fazla zaman geçirmek ve okulların açık olması gibi faktörler nedeniyle çocuklarda bulaşıcı hastalıklar daha sık görülüyor. Dolayısıyla, çocuklarda vücudu enfeksiyonlar ile zararlı mikroorganizmaların yol açtığı hastalıklara karşı koruyan bağışıklık sisteminin güçlü olması büyük bir önem taşıyor. Acıbadem Kartal Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Emel Kabakoğlu Ünsür, bağışıklık sistemleri henüz tam olarak gelişmediği için çocukların yetişkinlere göre daha sık hastalanabildiklerini belirterek, “Çocukların yılda birkaç kez soğuk algınlığı ve grip gibi üst solunum yolu enfeksiyonu geçirmeleri normal kabul edilmektedir. Ancak enfeksiyonların çok sık ve ağır yaşanması zayıflayan bağışıklık sisteminin önemli bir işareti olabilir” diyor. Çocuklarda bağışıklık sisteminin zayıfladığına işaret edebilen 8 önemli sinyali anlatan Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Emel Kabakoğlu Ünsür, bu belirtiler sürekli hale gelirse mutlaka bir doktora başvurmak gerektiği uyarısında bulunuyor.

Doç. Dr. Emel Kabakoğlu Ünsür

Doç. Dr. Emel Kabakoğlu Ünsür

Sık geçirilen enfeksiyon

Çocuklar yılda birkaç kez soğuk algınlığı geçirebiliyorlar. Ancak enfeksiyonların çok sık ve ağır yaşanması, uzun sürmesi zayıf bir bağışıklığa işaret edebiliyor.

Sık sık sindirim problemleri yaşamak

Bağışıklık sisteminin büyük bir kısmı bağırsaklarda bulunuyor. Dolayısıyla sürekli ishal, kabızlık veya mide sorunları yaşamak zayıf bağışıklığın sinyali olabiliyor.

Yorgun ve halsiz hissetmek

Sürekli yorgun ve halsiz hissetmek bağışıklık sisteminin zorlanmasından kaynaklanabiliyor.

Cilt problemleri

Sık görülen cilt enfeksiyonları, mantar hastalıkları veya egzama gibi sorunlar, zayıflayan bağışıklık sisteminin belirtileri arasında yer alıyor.

Lenf bezlerinde oluşan şişlik

Lenf düğümleri bağışıklık sistemi hücreleri içeriyorlar. Dolayısıyla sürekli şişen ve hassas olan lenf bezleri vücudun enfeksiyonlar ile yeterince başa çıkamadığını gösterebiliyor.

Tekrarlayan kulak, sinüs ve akciğer enfeksiyonları

Yılda birkaç kez zatürre, bronşit, kulak iltihabı veya sinüzit geçirmek bağışıklık sisteminin zayıf olmasından kaynaklanabiliyor.

Yaraların geç iyileşmesi

Yaraların geç iyileşmesi de bağışıklık hücrelerinin yeterince çalışmadığının habercisi olabiliyor.

İştahsızlık ve kilo kaybı

Bağışıklık sistemi zayıfladığında iştahsızlık, kilo kaybı veya büyüme ile gelişim geriliği görülebiliyor.

BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİ GÜÇLENDİREN 8 ÖNEMLİ ÖNERİ

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Emel Kabakoğlu Ünsür, çocukların bağışıklık sistemini güçlendiren önerileri şöyle sıralıyor:

Dengeli ve sağlıklı beslenmesi çok önemli!

Çocukların bağışıklık sistemini güçlendirmek için meyve ve sebzeler, protein kaynakları ile probiyotikler açısından zengin bir beslenme programı oluşturmak büyük bir önem taşıyor.

Meyve ve sebzeler: Antioksidanlar, vitaminler ile mineraller açısından zengin olan meyve ve sebzeler bağışıklık sistemini güçlendiren etkiye sahipler. Bu nedenle, çocuklar özellikle C vitamini (mevsimine göre portakal, çilek, kivi vs) ve A vitamini (havuç, tatlı patates vs) içeren gıdaları düzenli olarak tüketmeliler.

Protein kaynakları: Yumurta, balık, tavuk, kırmızı et ile baklagiller gibi protein kaynakları, hücre onarımı ve güçlü bir bağışıklık sistemi için gerekiyor.

Probiyotikler: Yoğurt ve kefir gibi probiyotik içeren gıdalar bağırsak sağlığını destekliyor ve bağışıklık sistemini güçlendiriyor.

Tam tahıllar: Lif açısından zengin tam tahıllar (Gluten hassasiyeti ya da çölyak hastalığı yoksa), bağırsak sağlığını koruyor ve dolaylı olarak bağışıklığı destekliyor.

Yeterli süre uyumasını sağlayın

Yaşlarına göre değişmekle birlikte, genellikle 8-12 saatlik kaliteli bir uyku çocuklarda bağışıklık sisteminin güçlenmesinde önemli bir role sahip. Zira, uyku sırasında vücut kendini onarıyor ve bağışıklık hücreleri yenileniyor.

Ellerini düzenli yıkama alışkanlığı kazandırın

Ellerin sık sık sabun ve suyla doğru şekilde yıkanması, enfeksiyonların önlenmesinde kritik rol onuyor. Dolayısıyla çocuklara özellikle yemek öncesinde ve sonrasında, tuvalet ihtiyacının ardından el yıkama alışkanlığı kazandırılmalı.

 Aşılarını mutlaka yaptırın

Grip, zatürre, rotavirüs ve boğmaca gibi aşılarının tam olması çocukların bağışıklık sistemlerinin güçlenmesine ve hastalıklara karşı korunmalarına yardımcı oluyor.

İhtiyaç halinde vitamin ve mineral takviyesi alın

Özellikle D vitamini ve çinko gibi vitamin ile mineraller  bağışıklık sistemi için çok önemli. Doç. Dr. Emel Kabakçıoğlu Ünsür, “Çocukların güneş ışığından yeterince faydalanmaları gerekmektedir. Ayrıca, ihtiyaç halinde doktor önerisiyle D vitamini ile çinko takviyesi almak faydalı olabilir. Ancak her çocuğun ihtiyaçları farklı olduğu için özellikle takviye konusunda mutlaka doktora danışılmalıdır” bilgisini veriyor.

Düzenli egzersiz ve oyun şart

Düzenli egzersiz ve oyun, çocukların bağışıklık sistemini güçlendiren bir başka önemli etkeni oluşturuyor. Özellikle açık havada yapılan aktiviteler hem fiziksel hem zihinsel sağlığı destekliyor.

Bol bol su içtiğinden emin olun

Su, vücuttaki toksinlerin atılmasına ve bağışıklık sisteminin düzgün çalışmasına yardımcı olduğu için çocukların yaşlarına göre yeterli miktarda su içmeleri gerekiyor.

Huzurlu ve sevgi dolu bir ortam sağlayan

Çocuklarda stres bağışıklık sistemini zayıflatabiliyor.  Dolayısıyla aile içinde huzurlu ve sevgi dolu bir ortam oluşturmak, duygusal ihtiyaçlarını karşılamak çocukların güçlü bir bağışıklık sistemi için önem taşıyor.