Yazılar

Erken menopozun belirtilerine dikkat!

Menopoz, kadınlarda adet döneminin kalıcı olarak sona erdiği dönem olarak biliniyor. Ortalama menopoz yaşı 49-51 olsa da, 45 ile 55 yaş arasında menopoza girmek normal kabul ediliyor. Menopoz dönemi bazı kadınlarda 40 yaşından önce de gelebiliyor. Bu durum “erken menopoz” olarak adlandırılıyor ve hem fiziksel hem de psikolojik olarak önemli etkileri olabiliyor. Memorial Bahçelievler Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nden Doç. Dr. Fatih Aktoz, erken menopoz ile ilgili bilinmesi gerekenler anlattı.

Doç. Dr. Fatih Aktoz

Doç. Dr. Fatih Aktoz

Ateş basması ve terlemeler erken menopozu işaret edebilir

Erken menopozun pek çok nedeni olabilmektedir. Bunlar arasında genetik yatkınlık, otoimmün hastalıklar, kemoterapi veya radyoterapi gibi kanser tedavileri, yumurtalıklara zarar veren cerrahi müdahaleler ve çevresel faktörler yer almaktadır. Ailede erken menopoz geçmişi olan kadınlarda bu risk daha yüksektir.

Erken menopozun belirtileri genellikle klasik menopoz belirtileriyle benzerdir ve şöyle sıralanabilir:

  1. Adet düzensizlikleri ve adet görememe
  2. Kısırlık
  3. Ateş basmaları ve terlemeler
  4. Uyku problemleri
  5. Vajinal kuruluk ve cinsel istekte azalma
  6. Ruh hali değişiklikleri, depresyon ve kaygı
  7. Kemik erimesi
  8. Ciltte kuruluk
  9. Saç dökülmesi 

Erken menopoz birçok sağlık sorununa neden olabilir

Menopoz, östrojen hormonundaki düzeylerin düşmesiyle birlikte kadın vücudunda çeşitli değişikliklere neden olur. Erken menopoz ise bu etkilerin daha erken yaşlarda başlamasına yol açar. Bu durum, kalp-damar hastalıkları riskinin artmasına, kemik erimesine, bilişsel fonksiyonlarda azalmaya ve ruhsal sağlık sorunlarına neden olabilir. Erken menopoz, aynı zamanda doğal yollarla gebelik şansını önemli ölçüde azaltabilir.

Adet görmeyen 40 yaş altındaki kadınlar dikkat etmeli

Erken menopoz tanısı, 40 yaş altındaki kadınlarda adet görmeme ile birlikte yüksek folikül uyarıcı hormon (FSH) seviyelerinin tespit edilmesi ile konulabilmektedir. Seyrek adet gören kadınlarda FSH testi için en uygun zaman adet döngüsünün üçüncü günüdür. Adet görmeyen kadınlarda ise test herhangi bir günde yapılabilir. Ayrıca, sıcak basmaları ve vajinal kuruluk gibi kadınlık hormonu olan östrojen eksikliğine bağlı semptomlar, erken menopoz tanısını düşündüren önemli bulgulardır. Yumurtalık rezervinin değerlendirilmesi için Anti-Müllerian Hormon (AMH) testi ve ultrasonla folikül sayımı gibi ileri tetkikler de kullanılabilir.

Hormon tedavisi menopozun etkilerini azaltabiliyor

Erken menopoz tam anlamıyla geri döndürülemez, ancak belirtilerin yönetilmesi ve uzun dönem sağlık etkilerinin azaltılması mümkün olabilir. Hormon replasman tedavisi (HRT), eksilen östrojen ve progesteron hormonlarının yerine konmasıyla semptomları hafifletebilir ve erken menopozun yol açtığı riskleri azaltabilir. Uzmanlar, erken menopoz tanısı alan kadınların en az 50 yaşına kadar hormon tedavisi almasını önermektedir. Dengeli beslenmek, D vitamini ve kalsiyum desteği almak, sigara ve alkolden uzak durmak, düzenli egzersiz yapmak kemik ve kalp sağlığını destekleyebilir. Psikolojik destek almak, erken menopoz yaşayan kadınların ruhsal sağlıklarını korumalarına yardımcı olabilir. Çocuk sahibi olmak isteyen kadınlar için bazı üreme teknolojileri umut verici çözümler sunmaktadır. Yumurtalık rezervi henüz tamamen tükenmeden önce yumurta dondurma işlemi, doğurganlığın korunması açısından önemli bir seçenek olabilir. Yumurtaların erken menopoz öncesinde toplanarak dondurulması, ilerleyen yıllarda tüp bebek tedavisi ile gebelik elde etme şansını artırabilir. Unutulmamalıdır ki, her türlü tedavi seçeneği bir uzman kontrolünde uygulanmalıdır.

Erken menopoz, hem fiziksel hem de psikolojik etkileri olan önemli bir sağlık sorunudur. Kadınların adet düzeni ve vücutlarındaki değişikliklere dikkat etmeleri ve erken menopoz belirtisi görüldüğünde bir uzmana başvurmaları oldukça önemlidir. Uygun tedavi ve destekle erken menopozun etkileri en aza indirilebilir ve yaşam kalitesi artırılabilir.

Lezita rekora imza attı

Lezita, Ege İhracatçı Birlikleri’nin 2024 yılı verilerine göre “kanatlı eti” ihracatında 1’inci oldu. Lezita, “su ürünleri ve hayvansal mamuller” ihracatçıları arasında ise 7’nci sırada yer aldı.

Lezita, Ege İhracatçı Birlikleri (EİB) verilerine göre; 2024 yılında yaptığı ihracatla “su ürünleri ve hayvansal mamuller” ihracatçıları arasında 7’nci, “kanatlı eti” ihracatında ise 1’inci oldu.  Lezita Genel Müdürü Mesut Ergül sonuçla ilgili değerlendirmesinde; “Lezita olarak üretimimizin yüzde 18’ini yaklaşık 70 ülkeye gönderiyoruz. Ege Bölgesi’nin en fazla ihracat yapan markaları arasında yer almaktan mutluluk duyuyoruz” dedi.

“2025 yılında da ihracat yaptığımız ülkelere yenilerini ekleyeceğiz”

Mesut Ergül sözlerine şöyle devam etti: “Bir yandan hayata lezzet ve değer katarken diğer yandan ülkemizin ekonomisine ve istihdamına katkıda bulunmaya devam ediyoruz. Yurt dışında ülkemizi en iyi şekilde temsil etmeyi sorumluluğumuz kabul ediyoruz. İhracat faaliyetlerimizi yürütürken, uzun vadeli iş birliği geliştirebileceğimiz iş ortakları ile çalışmaya özen gösteriyor, stratejik olarak farklı ülkelerdeki satışlarımız için ilgili pazarın gereksinim ve tüketim trendlerine göre ürün ve satış aksiyonları geliştiriyoruz. 2025 yılında da bu doğrultudaki çalışmalarımızla ihracat yaptığımız ülkelere yenilerini ekleyecek, ülkemizin ihracatına katkıda bulunmaya devam edeceğiz.”

Eksun Gıda’dan yeşil enerjiye büyük yatırım!

Eksun Gıda, sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda yeşil enerji yatırımında önemli bir adım attı. Şirket, Kamuyu Aydınlatma Platformu’nda (KAP) yayınladığı açıklamaya göre toplam 18,9 MW kurulu güce sahip rüzgar enerjisi santrallerinin türbin tedariki için Nordex Grup ile anlaşma sağladığını duyurdu. Lisanssız elektrik üretimi kapsamında iki rüzgar enerjisi santrali (RES) kurmak için sözleşme imzalayan şirket, türbin yatırımının bedelini 14,1 milyon Euro olarak açıkladı. Eksun Gıda Genel Müdürü Ahmet Demir, %15’lik avans tutarının şirket içi kaynaklardan ödendiğini belirtti.

Tüm paydaşları için sürdürülebilir değer yaratmayı ilke edinen ülkemizin önde gelen un üreticilerinden Eksun Gıda, yenilenebilir enerji alanında da yatırımlar gerçekleştiriyor. Daha önce Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretim Yönetmeliği kapsamında kurmayı planladığı toplam 18,9 MW güce sahip rüzgar enerjisi santrali (RES) yatırımı için çağrı mektubunun alındığını duyuran Eksun Gıda bu kapsamda önemli bir adım attı. Şirket, kurmayı planladığı 7 MW ve 11,9 MW kapasiteli rüzgar enerjisi santrallerinin türbin tedariki için rüzgar türbini tasarımcısı ve üreticisi Nordex Grup ile anlaşma sağladı.

 

 

Mustafa Bozbey: Marmara’nın çığlığını duymazdan gelemeyiz!

Marmara Belediyeler Birliği (MBB), kuruluşunun 50. yıl dönümü kapsamında düzenlediği ilk etkinlikte Marmara Denizi’ni odağına aldı.

Bozbey: Marmara Denizi’ni korumak sadece çevresel bir mesele değil, insani bir sorumluluktur.

Toplantının açılış konuşmasını yapan MBB ve Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Marmara Denizi’nin geleceği, birlikte hareket etmenin önemi ve MBB’nin 50. yılına dair önemli mesajlar verdi. Bozbey, “Marmara’ya yüklediğimiz bunca yük, bence artık yeter. Bu yükü Marmara ve Marmara Denizi kaldıramaz. Kaybettiğimiz değer, hepimizin değeridir. Marmara Denizi, tabiri caizse ‘Ben ölüyorum, ben can çekişiyorum. Bir şeyler yapın. Tedbirleri etkili bir şekilde alın’ diyor. Ancak biz hala adım attığımızda karşımıza çıkan engelleri aşamıyoruz. Yerel ve genel idarenin kol kola girerek, yan yana durarak, çözüm ortağı olarak sorunları aşabileceğine inanıyorum” diye konuştu.

Marmara Denizi’nin bir yaşam kaynağı olduğunu dile getiren Bozbey, “Marmara Denizi geri dönülemez bir felakete sürükleniyor. Bu krizi durdurmak bizim elimizde. Marmara’nın çığlığını duymazdan gelemeyiz. Amacımız yalnızca sorunları ve çözümleri konuşmak değil, aynı zamanda somut ve etkili yol haritaları oluşturarak harekete geçmektir” dedi.

Bu belirtilerde zaman kaybetmeyin! Kalp krizi olabilir!

Dünya genelinde ve ülkemizde kalp krizi ile diğer kardiyovasküler hastalıklar ölüm nedenleri arasında ilk sırada yer almaya devam ediyor. Ülkemizde yılda yaklaşık 200 bin kişinin kalp krizi geçirdiği ve bu hastaların önemli bir kısmının hayatını kaybettiği belirtiliyor. Modern yaşamın getirdiği hareketsiz yaşam tarzı, sağlıksız beslenme, obezite ve stres, kalp krizinin temel nedenleri arasında yer alıyor. Acıbadem Ataşehir Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Mustafa Aytek Şimşek, ayrıca kış aylarında soğuyan havanın da kalp krizi riskini artırdığına dikkat çekerek, “Bunun nedeni ise soğuk havalarda vücudun sıcaklığını korumak için damarları daraltması ve bu durumun kan basıncını artırarak kalbin daha fazla çalışmasına neden olmasıdır. Özellikle kalp hastalığı olan kişilerde bu ek yük kalp krizine yol açabilmektedir. Ayrıca kış aylarında azalan fiziksel aktiviteler  ve beslenme değişiklikleri de risk faktörlerini artırmaktadır” diyor.

Acıbadem Ataşehir Hastanesi

Doç. Dr. Mustafa Aytek Şimşek

Soğuk havada risk 3 kat artıyor!

Kış aylarında kalp krizinin 3 kat daha fazla görüldüğüne işaret eden Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Mustafa Aytek Şimşek, kalp sağlığını korumak için alınması gereken önlemleri ise  şöyle özetliyor:  “Günde en az 3-5 porsiyon mevsimine uygun sebze ile meyve tüketmek, kaliteli ve yeterli süre uyumak, vücut ısısının daha iyi korunması için tek bir kalın kıyafet yerine ince ve kat kat giyinmek önem taşımaktadır.”

En sık sabah saatlerinde yaşanıyor! 

Kalp sağlığı için kış aylarında da sporu aksatmamak büyük bir öneme sahip. Ancak soğuk havalarda sabahları ağır spor yapmaktan kaçınmak gerekiyor. Zira, yapılan araştırmalara göre, kalp krizi en sık sabah saatlerinde yaşanıyor!  Bunun sebebi ise sabahları 09:00’a kadar olan süreçte vücudun stres hormonu (kortizol) seviyesinin yükselmesi ve kan basıncının artması. Sabah saatlerinde kanın pıhtılaşma eğilimi de daha yüksek olduğu için damar tıkanıklıkları daha kolay gelişebiliyor. Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Mustafa Aytek Şimşek, bu nedenle özellikle risk grubunda bulunan kişilerin sabah saatlerinde aşırı fiziksel efor sarf etmemeleri gerektiği uyarısında bulunarak, “Örneğin, özellikle sabah saatlerinde yoğun tempolu yürüyüş, kas güçlendirme egzersizleri ve bisiklet sürmek gibi ağır efor gerektiren hareketlerden kaçınmak gerekmektedir. Spor mümkünse öğleden sonra yapılmalıdır. Sabah saatleri dışında zaman yoksa, hafif tempolu yürüyüşler veya gevşeme egzersizleri tercih edilmelidir” diyor.

Risk faktörlerine dikkat! 

Kalp krizi, kalbi besleyen koroner damarların ani tıkanması sonucu kalp kasına yeterli oksijen gitmemesiyle oluşan ciddi bir durum. Tıkanıklık genellikle ateroskleroz (damar sertliği) sonucu gelişen pıhtılar nedeniyle meydana geliyor. Kalp kası yeterince oksijen alamadığında hücreler ölmeye başlıyor ve ciddi kalp hasarı oluşabiliyor. Doç. Dr. Mustafa Aytek Şimşek, erken müdahale edilmezse kalp krizinin hastanın kaybıyla sonuçlanabileceğine işaret ederek, “Yüksek tansiyon, yüksek kolesterol, sigara kullanımı, diyabet, obezite ve hareketsiz yaşam tarzı bu tıkanıklığa yol açan önemli risk faktörleri arasında yer almaktadır.   Sağlıksız beslenme, stres ve genetik yatkınlık da kalp krizi riskini artıran diğer etkenlerden. Bu faktörlerin bir araya gelmeleri damarları zamanla tıkayarak kalp krizine neden olabilmektedir” bilgisini veriyor.

Kalp krizi görülme yaşı 30’a indi!

Kalp krizi eskiden ileri yaştaki kişilerde görülürken, son yıllarda 30’lu genç yaştaki kişilerde de daha sık görülmeye başlandı. Modern yaşamın getirdiği hareketsiz yaşam tarzı, sağlıksız beslenme alışkanlıkları, sigara ile alkol tüketimi, obezite ve stres, kalp krizinin genç yaş gruplarında yaygınlaşmasının başlıca nedenlerini oluşturuyor. Ayrıca, diyabet ve hipertansiyon gibi hastalıkların gençlerde son yıllarda daha fazla görülmesinin de bu artışa katkıda bulunduğuna işaret eden Doç. Dr. Mustafa Aytek Şimşek,  genç yaşta kalp krizi riski olan kişilerin düzenli sağlık kontrolleri yaptırmalarının yaşamsal önem taşıdığına dikkat çekiyor.

Bu belirtilerde zaman kaybetmeyin!

Kalp krizinde erken tanı ile tedavi hayat kurtarabiliyor ve kalp dokusunun korunmasını sağlayabiliyor.  Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Mustafa Aytek Şimşek, “Bu nedenle 20 dakikadan uzun süren göğüs ağrısı, nefes darlığı ile çene, boyun, sırt veya kola yayılan ağrı, mide bulantısı, baş dönmesi ve soğuk terleme gibi sorunlar yaşandığında vakit kaybetmeden acil servise başvurulmalıdır” uyarısında bulunuyor.

Kalp krizinde ilk 2 saat çok önemli!

Kalp krizinde “altın saatler” olarak adlandırılan ilk iki saat içinde yapılan müdahaleler hastanın hayatta kalma şansını önemli ölçüde artırıyor. Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Mustafa Aytek Şimşek, “Erken müdahale sayesinde damar tıkanıklığı açılabilir ve kalp kasına giden kan akışı tekrar sağlanabilir. İlk saatlerde yapılan tedavi, kalp kası hasarını en aza indirerek hastanın ölüm riskini azaltır ve takip eden yıllarda yaşam kalitesini korumasına yardımcı olabilir” diyor. Doç. Dr. Mustafa Aytek Şimşek,  sağlıklı ve dengeli beslenmenin, düzenli egzersiz yapmanın ve sigaradan uzak durmanın kalp krizi riskini önemli ölçüde azalttığını söylüyor.

Tarihindeki en güçlü Rolls-Royce

Black Badge Spectre, Rolls-Royce tarihinde ilk kez dört basamaklı bir tork değeri (1075 Nm) ve 485 kW (659 hp) güç üreterek rekor kırdı. Ayrıca, markanın güçlü ve cesur kimliğini temsil ederek, geleneksel lüks anlayışının ötesine geçmek isteyen seçkin müşteriler için özel olarak tasarlandı.

Cesur dış renk seçenekleri, canlı iç mekan detayları ve Bespoke (özel tasarım) için yenilikçi fırsatlar sunmanın yanı sıra, Black Badge Spectre, dört basamaklı bir tork (1075 Nm) çıkışı üretebiliyor ve 485 kW (659 hp) güçle rekor kırıyor. Bu özelliği Black Badge Spectre’ı tarihindeki en güçlü Rolls-Royce yapıyor.

Black Badge Spectre, Rolls-Royce

Benzersiz Infinity Modu ve Spirited Modu

Black Badge Spectre, iki yeni tahrik sistemi özelliğiyle güçlü hızlanma deneyimini ileri bir seviyeye taşıyor: Infinity Modu ve Spirited Modu.

Infinity Modu: Black Badge kimliğini simgeleyen sonsuzluk sembolünden esinlenerek tasarlandı. Direksiyon simidindeki Infinity butonuna ∞ basılarak açılan bu mod, tam 485 kW (659 hp) güç sağlayarak sürücüye daha hızlı ve doğrudan bir gaz tepkisi sunuyor. Infinity mod aktif hale geldiğinde, araç göstergeleri daha canlı bir görünüm alarak aracın sportif karakterini vurguluyor.

Spirited Modu: Spirited modu, sürücüye yoğun ve anlık bir hızlanma deneyimi yaşatıyor. Bu fonksiyon, sürücünün frene ve gaza aynı anda basmasıyla etkinleşiyor. Aracın hazır olduğunu belirten dokunsal ve görsel yanıt alındıktan sonra fren bırakılıyor. Böylece tork, geçici olarak 1075 Nm’ye yükselerek güçlü bir hızlanma dalgası yaratıyor ve aracı sadece 4.3 saniyede 0’dan 100 km/saat hızına çıkarıyor.

Black Badge Spectre, Rolls-Royce

Black Badge şasi mühendisliği

Rolls-Royce şasi uzmanları, müşterilerin Black Badge Spectre’ın benzersiz gücünü güvenle kullanmalarını sağlamak için bir dizi değişiklik yaptı. Direksiyon sertliği artırıldı ve virajlarda gövde sallantısını azaltarak direksiyon hareketlerinden daha fazla geri bildirim almak için savrulma stabilizasyonu ayarlandı. Yükseltilmiş amortisörler, gövde kontrolünü artırarak hızlanma veya yavaşlama sırasında alçalmayı azaltıyor. Bu revizyonlar, Rolls-Royce araçlarıyla ilişkilendirilen zahmetsiz kullanım ve ünlü “Magic Carpet Ride” (sihirli halı sürüşü) deneyimi ile geliştirilmiş bir sürüş etkileşimi hissini mükemmel bir şekilde dengeliyor.

Karanlık bir estetik

Black Badge Spectre, 1980’ler ve 1990’ların kulüp kültürünün neon atmosferinden ilham alarak, derin siyah – mor tonlarına sahip yeni Vapour Violet boya rengiyle dünya çapında tanıtıldı. Bu dikkat çekici renk, markanın markanın 44.000’lik renk seçeneği içeren “hazır” renk paletiyle cesur bir kontrast oluşturuyor. Ayrıca, Iced Black kaput seçeneğiyle güçlü ve sofistike bir görünüm sağlıyor. Alternatif olarak, müşteriler Rolls-Royce Bespoke tasarımcılarıyla işbirliği yaparak, yalnızca kendilerine özel bir Bespoke renk tonu oluşturma imkanına da sahip.

Mevcut Coachline (yan gövde çizgisi) ve çamurluk çizgisi seçeneklerine ek olarak, müşteriler, artık süper coupe’nin alt kısmına zarif bir estetik katan “waft” (yumuşak ve akıcı) şeridini de sipariş edebilecekler.

Black Badge Spectre, Rolls-Royce

23 inçlik beş kollu dövme alüminyum jant

Black Badge Spectre, cesur bir tasarıma sahip, 23 inçlik beş kollu dövme alüminyum jantlarıyla dikkat çekiyor. Yarı cilalı veya tamamen siyah kaplama seçenekleriyle sunulan bu karmaşık geometrik tasarım, aracın teknik ustalığını ve gücünü estetik bir şekilde yansıtıyor. Ayrıca, farklı iklim koşullarına uygun kış lastiği seçenekleri, bu yeni jant setiyle birlikte lansmanla eş zamanlı olarak müşterilere sunuluyor.

Daha önceki tüm Black Badge modellerinde olduğu gibi, Black Badge Spectre’ın ayna parlaklığındaki koyu ton detayları, aracın güçlü ve karanlık karakterini ön plana çıkarıyor. Bu detaylar arasında, markanın imzası olan Pantheon ızgara çerçevesi, Spirit of Ecstasy heykelciği, çift “R” onur rozetleri, kapı kolları, geniş yan cam çerçeveleri ve tampon detayları yer alıyor.

Canlı aydınlatmalar

Rolls-Royce, çağdaş zanaatkarlık anlayışını yansıtarak Black Badge Spectre için ışıklı ızgarasını güçlendiren ve yoğunlaştıran benzersiz bir ışıklandırma sistemi geliştirdi.

Tanıtılan yeni ışıklı ızgara arka plakası Tailored Purple, Charles Blue, Chastreuse, Forge Yellow ve Turchese gibi renk seçenekleriyle sunuluyor. Bu sayede müşteriler, seçtikleri dış renkleri ızgara detaylarına taşıyarak dış görünümde bütünlük sağlayabiliyor ve iç tasarım ile uyumlu özel bir renk aksanı yaratabiliyor.

Bu renkli aydınlatma konsepti, iç mekânda da devam ediyor. Yeni geliştirilen ışıklı eşik plakaları, on farklı tamamlayıcı renk seçeneğiyle sunularak iç tasarımda özgün bir ambiyans oluşturuyor.

Black Badge Spectre, Rolls-Royce

Canlı iç mekân tasarımı

Black Badge Spectre’ın iç mekânı, cesur tasarımı ve detaylardaki ustalığıyla aracın asi karakterini yansıtıyor.

Işıklı ön konsol ve sonsuzluk sembolü: Ön konsolda, Spirit of Ecstasy’nin soyut bir ifadesi olarak tasarlanan, Black Badge serisinin imzası haline gelen sonsuzluk sembolünü de içeren ışıklı bir desen yer alıyor.  Konsol yüzeyinde, Piano Black (piyano siyahı) kaplama üzerinde farklı yoğunluklarda dağıtılmış 5.500’den fazla yıldız ile gökyüzü görünümü yaratılıyor.

Teknik fiber elyaf kaplama: İç mekândaki zanaatkarlık, teknik fiber elyaf kaplamayla ön plana çıkıyor. Elmas desenli bu yüzey, siyah Bolivar ahşap tabanın üzerine karbon ve ince metal iplikler işlenerek yapıldı. Elyaflar, karbon fiber katmanları arasına el ile yerleştirilerek üç boyutlu bir doku yaratıyor. Kaplamaya, altı kat vernik uygulanırken kusursuz bir yüzey elde edilene kadar elle cilalanarak derinlik ve parlaklık kazandırılıyor.

İç mekânda sonsuzluk sembolü: Sonsuzluk sembolü, arka koltukları ayıran deri “Waterfall” (Şelale) bölümüne işlenerek iç tasarımda da vurgulanıyor.

Gösterge kadranları ve dijital sistemler: Gösterge kadranları, Vivid Grellow (yeşil-sarı), Neon Nights, Cyan Fire, Ultraviolet ve Synth Wave olmak üzere beş renk temasıyla özelleştirilebiliyor ve müşterilerin SPIRIT işletim sistemi aracılığıyla araçlarındaki fiziksel ve dijital yüzeyleri uyumlu hale getirmelerini sağlıyor. Ayrıca, bu dijital mimari üzerinden, araç şarj durumu gibi uzaktan erişim özellikleri ile markanın özel dijital üyeler kulübü Whispers’a da bağlanılıyor.

Tasarımıyla çarpıcı Black Badge Spectre

Black Badge Spectre, etkileyici güç çıkışı, ileri şasi teknolojileri ve genişletilmiş Bespoke (özel üretim) seçenekleriyle, Rolls-Royce’un alter ego kimliğinde yeni ve çarpıcı bir bölüm açıyor.*

Feast Gıda yüzde yüz büyüdü

E.Özgörkey Grup’un dondurulmuş gıda markası Feast, mevcut ürün portföyünü de genişleterek 2024 yılını yüzde 100 büyüme ile kapattığını açıkladı.

Avrupa’dan Uzak Doğu’ya kadar uluslararası pazarlarda da ihracat ağını genişleten marka, Dominik Cumhuriyeti, Romanya ve Meksika gibi yeni pazarlara da açılarak küresel iş birliklerini güçlendirdiklerini bildirdi.

Patates, sebze, kaplamalı ve tatlı ürün grupları başta olmak üzere pek çok dondurulmuş gıdayı tüketicilerle buluşturan Feast, 2024 yılı büyüme rakamlarını duyurdu. Marka, şeffaflık ve güvenilirlik standartlarını bir adım ileriye taşıyan uygulamaları, ile 2024 yılını yüzde 100’ün üzerinde bir büyüme ile kapattığını aktardı.

Feast Gıda Satış ve Pazarlama Direktörü Ali Kemal Kapıcıoğlu, yeni iş birlikleri ile etki alanlarını genişlettiklerini ifade etti.

Kapıcıoğlu, “2024 yılı bizim için birçok yeniliğin yılıydı diyebilirim. Perakende ürünlerimizde büyük bir ambalaj değişim sürecini başlattık. Önceki ambalaj tasarımlarımızda her ürün kategorisi için benzersiz bir tasarım dünyası yaratmıştık. Yeni ambalajlarımızda ise her ürün kategorisi için yaratılan bu ayrı dünyaları içinde bulunduğumuz koşullara uygun olacak şekilde minimal ve sade bir tasarım yoluyla tek bir çatı altında birleştirdik. Şuan yeni yeni raflarda yerini alan ürünlerimiz için relansman projemizin hazırlıklarını tamamladığımız bir yıl oldu. Kanal bazında e-ticaret alanında da görünürlüğümüzü artırarak markamızın dijital dünyadaki etkisini güçlendirdik. Ev dışı tüketim kanalında ise yeni iş birlikleri kurarak restoranlar, oteller ve kafe zincirleriyle önemli anlaşmalara imza attık. Uluslararası pazarlarda ise Avrupa’dan Uzak Doğu’ya uzanan ihracat ağımızı 6 kıtada 70’e yakın ülkede genişleterek Dominik Cumhuriyeti, Romanya ve Meksika gibi yeni pazarlara giriş yaptık. Katıldığımız uluslararası fuarlar sayesinde iş birliklerimizi güçlendirerek, global pazardaki etkinliğimizi artırdık.”

Ayhan Ilgaz’a yeni görev

Ayhan Ilgaz, Doğan Trend Grubu Motosiklet Operasyonları Genel Müdür Yardımcılığı görevine atandı.
Doğan Trend Motosiklet üretim tesisinin kuruluşunu tamamlayarak gelecek stratejisinin önemli yapı taşlarından birini hayata geçiren Ilgaz, yeni dönemde üretimden satış sonrası hizmetlere kadar tüm motosiklet operasyonlarının yönetimini üstlenecek. Böylece şirket, gelecek stratejilerinde önem verdiği üretim fonksiyonunu merkeze alarak yeni yapılanmasını üretim etrafında örmeye başlıyor.
Ayhan Ilgaz kimdir?
Motosiklet ve otomotiv sektörlerinde 34 yıllık ulusal ve uluslararası deneyime sahip olan Ayhan Ilgaz, kariyerinin önemli bir bölümünü, Koç Holding bünyesinde Yamaha ile ortak kurulan Beldeyama Fabrikası’nda geçirdi. Burada birçok motosiklet projesini hayata geçirdi ve yurtdışı operasyonlar da dahil olmak üzere satış sonrası yönetimde önemli roller üstlendi.
Saint Benoît Fransız Lisesi ve Yıldız Teknik Üniversitesi Makine Mühendisliği mezunu olan Ilgaz, aynı üniversitede MBA yüksek lisansını tamamladı.
İleri seviyede İngilizce ve Fransızca bilen Ilgaz, Doğan Trend’in motosiklet operasyonlarında üretim ve büyüme süreçlerine liderlik edecek.

Starbucks Vakfı’dan 250 bin gence eğitim desteği

Starbucks Vakfı ve Starbucks’ın Orta Doğu, Kuzey Afrika (MENA) ve Türkiye’deki uzun süreli lisans sahibi Alshaya Group, bölge genelinde 250 bin gencin gelişimini amaçlayan üç yıllık dönüştürücü bir ortaklık olan ‘EmpowerME’ programını başlattığını duyurdu.

Program ile mentorluk, beceri geliştirme ve kariyer hazırlığını desteklemek amacıyla bölgedeki yerel kâr amacı gütmeyen kuruluşlara toplam 6 milyon ABD doları hibe edilerek, bu bölgelerdeki gençlerin gelişimlerine katkı sağlanması hedefleniyor.

Starbucks Türkiye, Azerbaycan ve Kazakistan Başkan Yardımcısı Figen Ilgaz, ‘EmpowerME’ programını başlatmaktan gurur duyduklarını belirterek “Starbucks olarak bulunduğumuz her coğrafyada, kahveden fazlasını sunmayı, toplumsal gelişime katkı sağlamayı amaç edindik. Gençleri, geleceğin iş yapış şekillerine ve girişimcilik anlayışına bugünden hazırlamak ve yetkinliklerini arttırmak için Habitat Derneği yola çıktık ve ‘Empower Me: Gençlik Programı’nın Türkiye’deki ilk adımı olan ‘Empower Me: Gençlik Zirvesi’ni düzenledik. Bu program aracılığıyla geleceğimiz olan gençlere çağın gereksinimlerine uygun bir şekilde kendilerini geliştirme fırsatı sunarken kariyer yolculuklarında da ihtiyaç duydukları donanımları kazanmaları için onları destekliyoruz. Starbucks olarak gençleri ve gelecek nesilleri desteklemeye devam edeceğiz” dedi.

Tadı ve kokusu aromadan değil, gerçek meyvelerden

Humm Organic, çocukların favori meyvelerinden ilham alarak ürettiği portakallı ve çilekli kurabiyeleriyle organik atıştırmalık kategorisinde bir ilki sunuyor.

Aroma verici, renklendirici, şeker ve koruyucu içermeyen, gerçek meyveler kullanılarak yapılan, temiz reçeteli ve tamamıyla organik kurabiyeler, çocuklar için sağlıklı ve lezzetli bir seçenek sunuyor.

Humm Organic, sağlıklı atıştırmalıklar kategorisinde bir ilki gerçekleştirerek çocukların çok sevdiği iki meyveyi, portakal ve çileği organik kurabiye olarak sunuyor. Mevsiminde hasat edilen gerçek organik portakal ve organik çileğin kullanıldığı kurabiyeler, şeker, renklendirici ve koruyucu içermediği gibi aynı zamanda vegan.

Portakallı organik kurabiye, organik kurutulmuş toz portakalla; çilekli organik kurabiye ise organik çilek püresiyle hazırlanıyor. Her iki kurabiye de organik buğday unu ve elma suyu gibi tamamen doğal bileşenlere sahip. Ayrıca, gıdalara tat ve koku vermek amacıyla kullanılan aroma vericileri içermiyor.