Yazılar

Çocuklarda kısa boyun tek nedeni ‘genler’ değil!

Çocuklarda boy uzaması doğumdan itibaren başlıyor ve ergenlik sonuna kadar devam ediyor. Bebeklik ve ergenlik çağı en hızlı büyüme dönemlerini oluşturuyor. Çocuğun boyunun; yaşına, cinsiyetine ve toplumdaki ortalama değerlere göre belirgin kısa olması “boy kısalığı” olarak tanımlanıyor. Ülkemizde her 100 kişiden 5-10’unda boy kısalığı tespit ediliyor. Acıbadem International Hastanesi Çocuk Endokrinolojisi Uzmanı Dr. Aliye Sevil Sarıkaya, boy kısalığında altta yatan etken ne olursa olsun, çocuğun tedaviden yarar görebilmesi için hekime erken dönemde başvurulması gerektiğine dikkat çekerek, “Ergenlik tamamlanınca büyüme plaklarının kapanmasıyla birlikte büyüme durur ve çocuk erişkin boyuna ulaşmış olur. Dolayısıyla, tedavinin ergenlik tamamlanmadan, bir başka deyişle büyüme kıkırdakları kapanmadan uygulanması gerekir. Aksi takdirde, hiçbir yöntemle boyu uzatmak mümkün olamaz. Bu nedenle, yapılan düzenli boy ölçümlerinde büyüme eğrilerinde sapma tespit edildiyse, çocuğun aynı yaş ve cinsiyetteki arkadaşları arasında boy farkı giderek artıyorsa, hekime gecikmeden başvurmak çok önemlidir. Toplum olarak boy kısalığıyla ilgili doğru bilgiye sahip olmalı ve bu konuda farkındalık yaratmalıyız. Her çocuğun sağlıklı büyüme hakkı vardır. Bunu sağlamak için hep birlikte doğru bilgilere dayalı adımlar atmalıyız” diyor. Erken dönemde başlanan tedavide günümüzde oldukça başarılı sonuçlar elde edildiğine işaret eden Çocuk Endokrinolojisi Uzmanı Dr. Aliye Sevil Sarıkaya, çocuklarda boy kısalığına yol açan 6 etkeni anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu!

Dr. Aliye Sevil Sarıkaya

Dr. Aliye Sevil Sarıkaya

Ailevi boy kısalığı

Eğer ailede bir veya daha fazla kişi kısa boylu ise büyüme hormonu normal olsa bile çocuğun genetik yapıdan kaynaklı kısa boylu olma ihtimali yükseliyor. Genetik olarak beklenen hedef boy, anne ve baba boyuna göre hesaplanıyor. Ancak, çocuk anne ve babadan başka diğer aile fertlerine de benzemiş olabiliyor.

Yapısal büyüme geriliği 

Yapısal büyüme geriliği; çocukluk döneminde büyümenin yaşıtlarına göre geri olduğu ve ilerleyen yaşlarda normale döndüğü geçici bir durum olarak tanımlanıyor. Bu çocuklarda genellikle ergenlik döneminin de geciktiğini belirten Dr. Aliye Sevil Sarıkaya, “Ancak bu çocuklar ergenlik sonunda beklenen boy uzunluğuna ulaşabilirler. Bazı çocuklar yaşıtlarına göre yavaş büyüyebilir ve ergenlik döneminde bu farkı kapatabilirler” diyor.

Hormonal nedenler

Büyüme hormonu ve tiroit hormonlarının eksikliği çocuklarda boy kısalığının en önemli hormonal nedenlerini oluşturuyor.  Çocuk Endokrinolojisi Uzmanı Dr. Aliye Sevil Sarıkaya,  hipofizden salgılanan büyüme hormonunun doğrudan kemik ve kas gelişimini desteklediğini belirterek, sözlerine şöyle devam ediyor: “Büyüme hormonunun eksikliği çocuklukta büyüme geriliğine ve ciddi boy kısalığına yol açabilir. Eksikliği doğumsal nedenlerle olabileceği gibi; travma, ışın tedavisi, tümör ve menenjit gibi geçirilmiş hastalıklardan da kaynaklanabilir. Ayrıca hipofizden salgılanan ve tiroit uyarıcı hormon olan (TSH), böbrek üstü bezini uyararak kortizol üretimini sağlayan adrenokortikotropik hormon (ACTH), ergenlikte büyümenin hızlanmasını destekleyen ve cinsiyet hormonlarını düzenleyen LH ile FSH eksikliği de çocukluk çağında boy uzamasını olumsuz yönde etkileyebilir”

Sistemik hastalıklar

Astım gibi kronik solunum yolu hastalıkları, çölyak, kronik böbrek hastalıkları, kalp hastalıkları, kronik anemi, inflamatuar bağırsak hastalıkları ve malabsorbsiyon sendromları olarak adlandırılan besinlerin yeterince emilememesi durumları gibi uzun süreli hastalıklar da çocuklarda boy uzamasını önleyebiliyor. Bunun nedeni ise bu hastalıkların vücudun büyümesi için gerekli olan besinler ile enerjiyi kullanmasını zorlaştırarak çocuğun genel sağlık durumunu olumsuz yönde etkilemesi.

Psikososyal nedenler

Aile içindeki stresli ortam veya duygusal ihmal, kötü yaşam koşulları, travmalar ve anksiyete gibi psikolojik etkenler de çocuklarda büyüme hormonunu baskılayarak boy uzamasını olumsuz yönde etkileyebiliyor.

Yetersiz ve dengesiz beslenme

Çocuğun sağlıklı büyümesi ve gelişmesi için yeterli ve dengeli beslenerek vücudunun ihtiyaç duyduğu tüm besin öğelerini alması gerekiyor. Çocuk Endokrinolojisi Uzmanı Dr. Aliye Sevil Sarıkaya, yeterli ve dengeli beslenmenin proteinler, karbonhidratlar, yağlar, vitaminler ile minerallerden zengin bir diyetle sağlandığını belirterek, “Dengeli beslenme her besin grubunu yeterince tüketerek ve işlenmiş gıdalardan kaçınarak mümkündür. Örneğin, protein alımı vücudun büyümesi ve onarımı için önemlidir. Vitaminler ve mineraller bağışıklık sistemini desteklerken, karbonhidratlar ve yağlar da enerji sağlar” diyor.

Düzenli boy ölçümü çok önemli!

Bebeklik (0-2 yaş) ve ergenlik dönemi en hızlı büyüme dönemini oluşturuyor. Zamanında doğan bir bebeğin ortalama boyu 50 cm kadar oluyor ve 0-1 yaş arasında yaklaşık 25 cm, 1-2 yaş arasında 10-12 cm, 2 yaşından sonra ergenlik dönemine kadar yılda 5-6 cm uzuyor. Ergenlikte ise boyda uzama hızlanıyor ve kızlarda yılda 8-10 cm, erkeklerde de 10-12 cm uzama gözleniyor.  Çocuk Endokrinolojisi Uzmanı Dr. Aliye Sevil Sarıkaya, düzenli boy ölçümleri yapılarak büyüme eğrilerindeki sapmaları erken fark etmenin tedaviden etkin sonuç alınabilmesinde kritik bir öneme sahip olduğunu vurgulayarak, “Çocuklarda boy ölçümü; ilk 6 ay ayda bir, 6-24 ay arasında 3 ayda bir, 2-6 yaş arasında 6 ayda bir, 6-12 yaş arasında yılda bir olmalıdır. Büyüme geriliği şüphesinde ölçüm 3-6 ayda bir yapılmalıdır.  Boy büyümesinden endişelenildiği durumlarda gecikmeden pediatrik endokrinoloji uzmanına başvurulması tedaviden başarılı sonuç alınması için çok önemlidir” bilgisini veriyor.

Boyunun ideal ölçülerde uzaması için 5 önemli öneri!

  • Bebeklik döneminden itibaren çocuğunuzun boyunu düzenli aralıklarla ölçün ve gerektiğinde zaman kaybetmeden hekime başvurun.
  • Yeterli ve dengeli beslenmesi büyük bir öneme sahip. Bu nedenle, aşağıdaki besinleri düzenli olarak tükettiğinden emin olun.

Hayvansal proteinler: Et, tavuk, balık, yumurta, süt, yoğurt, peynir

Bitkisel proteinler: Mercimek, nohut ve fasulye gibi kuru baklagiller, badem ceviz ile fındık gibi kuru yemişler

Karbonhidratlar: Tahıllar, bulgur, yulaf, tam buğday ekmeği

Mineral Kaynakları: Kalsiyum, süt, yoğurt, peynir, yeşil yapraklı sebzeler

  • Düzenli fiziksel aktivite alışkanlığı edinmesini sağlayın. Sürekli sıçrama ve uzanma hareketlerinin yapıldığı basketbol ve voleybol sporunun yanı sıra yüzme, ip atlama, yoga, pilates ve koşu boy uzamasını olumlu yönde etkiliyor.
  • Büyüme hormonu özellikle derin uyuma evresinde salgılandığı için çocuğunuzun yeterli ve kaliteli uyumasını sağlayın.
  • Stres de boy uzamasını olumsuz etkileyen faktörlerden. Dolayısıyla aile içinde sevgi dolu, huzurlu ve güvenli bir ortam sağlamanız son derece önemli.

Tedavi altta yatan nedene göre planlanıyor

Boy kısalıklarının tedavisi altta yatan sebebe göre planlanıyor. Çocuk Endokrinolojisi Uzmanı Dr. Aliye Sevil Sarıkaya, tedaviye erken başlanmasının çocuklarda büyüme potansiyelini artırdığını vurgulayarak, tedavide nasıl bir yol izlendiğini şöyle özetliyor: “Örneğin, tiroit hormonu yeterli salgılanmıyorsa hormon replasman tedavisine başlanır. Yaşamın ilk 3 yılında, büyüme geriliğinin yanı sıra beyin gelişimi üzerinde de etkisi olduğundan, tiroit hormonu eksikliğinde erken tanı için doğumdan sonra bebekten alınan topuk kanı büyük önem taşır. Büyüme hormonunun eksikliğinde sentetik büyüme hormonu cilt altına enjeksiyonla verilir. Büyüme hormonu eksikliği olan çocuklar tedaviye genellikle daha iyi yanıt verirler ve büyüme hızları belirgin olarak artar. Boy kısalığı çölyak hastalığına bağlı gelişmişse glutensiz gıdalarla diyet hazırlanır. Erken tanı ile zamanında başlanan tedavi çocuğun gelişim sürecinin desteklenmesini sağlar.”

Sevgililer Günü’nde Meksika lezzetleri

Ranchero, kökleri Aztek ve Mayalara uzanan binlerce yıllık kadim mutfağın en seçkin örneklerini Sevgililer Günü’nde ağırlayacağı çiftlere de sunacak.
Mekanın bu özel günde ağırlayacağı aşıklar için sürprizi ise Margarita Amor adını verdiği özel içeceği olacak.
Menüsünde Tacolardan Burritolara, dünyaca ünlü bir Meksika klasiği olan Fajita’dan volkanik taşta gelen Molcajete’ye kadar en özel lezzetleri, çoğunluğu patentli 40’tan fazla sos eşliğinde sunan Ranchero, 14 Şubat Sevgililer Günü’ne hazır.

Çocuklarda grip astım ataklarını tetikleyebilir mi?

Gribal enfeksiyon geçiren çocukların sayısı kış mevsimi ile birlikte giderek artıyor. Gribal enfeksiyonlar damlacık yoluyla, yani hasta kişinin hapşırması ve öksürmesi sırasında mikropların havaya yayılması ile bulaşıyor. Kış mevsiminde özellikle kapalı ortamlarda çok sayıda kişinin bir araya gelmesi nedeniyle gribin hastadan hastaya yayılması kolaylaşıyor.  Son dönemlerde RSV, rinovirüs,  influenza, adenovirüs, covid virüsleri dolaşımda bulunuyor ve çok sayıda kişiyi etkiliyor. Bu süreçte astımlı çocukların şikayetleri artabiliyor ve bu nedenle ebeveynlere önemli görevler düşüyor. Memorial Ankara Hastanesi Çocuk Alerjisi Bölümü’nden Prof. Dr. Ersoy Civelek, bu konuda anne babalara önemli bilgiler verdi.

Prof. Dr. Ersoy Civelek

Prof. Dr. Ersoy Civelek

Öksürük, ve nefes darlığı görülebilir

Astım solunum yollarının uzun süreli mikrobik olmayan iltihabi bir hastalığıdır. Geçmeyen öksürük, gece öksürükleri, sabaha karşı öksürük, spor yaptıktan veya oynadıktan sonra ortaya çıkan öksürük ve nefes darlığı astımın en önemli şikayetleridir. Astımda şikayetler nefes borusunun iç kısmını döşeyen zarlardaki hasar nedeniyle ortaya çıkar. Astımlı hastaların şikayetlerinin şiddetine göre günlük koruyucu ilaçlar kullanması gerekebilir. Bu koruyucu tedavide amaç nefes borusunun iç kısmını döşeyen zardaki hasarı kontrol altına almaktır.

Gribal enfeksiyonlar burundan bile başlasa astımı olan çocuklarda akciğerlerin orta ve uç bölümlerinde yer alan nefes borusu bölümünün iç kısmını döşeyen zarlarda hasar oluşturabilir. Astımlı kişilerde zaten hasarlı olan bu bölge gribal enfeksiyon nedeniyle daha fazla hasar görür ve sonuçta astım atağı veya halk arasında bilinen adı ile astım krizi ortaya çıkar. Öksürük, gece öksürüğü ve nefes darlığı gibi şikayetlerin daha önceden yokken gribal enfeksiyonla beraber ortaya çıkması veya olan bir şikayetin şiddetinin artması astım atağı olarak isimlendirilir.

Astım eylem planını uygulamak önemli!

Bu aşamada en önemli görev ailelere düşmektedir. Anne babalar çocuklarında astım şikayetlerin arttığını veya yeni bir şikayetin ortaya çıktığını fark eder etmez astım atağının başladığını anlamalılar. Atakta ilk yapılacak iş rahatsızlığın şiddetini azaltacak ve astım atağının bir an önce bitmesini sağlayacak rahatlatıcı ilaçların kullanılmasıdır. Bu ilaçların nasıl, günde kaç kez ve hangi dozda kullanılacağı hastayı takip eden doktor tarafından daha önceden belirlenmiş olmalıdır. Bu plan “yazılı eylem planı” olarak isimlendirilir. İlk tedavi başladıktan sonra şikayetlerin artışı engellenirse tedaviye planda yazıldığı gibi devam edilir. Eğer kurtarıcı ilaç kullanmaya rağmen şikayetler artıyorsa veya azalmıyorsa hasta doktora başvurmalıdır.

Gripten korunmak için bunlara dikkat edin

  • Özellikle 6 aydan büyük astımlı hastaların grip aşılarını yıllık olarak olmaları tavsiye edilmektedir.
  • Sık sık el yıkamak önemlidir
  • Hapşırır veya öksürürken ağız el ile değil kol ile kapatılmalıdır
  • Kalabalıkta maske takmak gerekebilir
  • Hasta olan kişilerden uzak durulmalıdır
  • Bulunulan odalar sık sık havalandırılmalıdır
  • Yeterli sürede uyumak gerekir
  • Dengeli beslenme de gribal enfeksiyonlardan korunmaya yardım edebilir.

JW Marriott Istanbul Bosphorus, Sevgililer Günü’nde kalplere dokunuyor

14 Şubat Sevgililer Günü’nde JW Marriott Istanbul Bosphorus, sevdiklerinizle anlamlı anlar biriktirmenizi sağlayacak özel bir deneyim sunuyor.

JW Marriott Istanbul Bosphorus

Her detayda romantizm

Sevgililer Günü’nün büyüsü, sadece özenle hazırlanmış bir programda değil, aynı zamanda en ince detaylara yansıyan zarafette saklı. Çiftlere özel olarak sunulan konaklama paketi, misafirlere aşk dolu bir gün yaşatmak için her ayrıntıyı düşünüyor:

Romantik bir karşılama için odada sunulan köpüklü şarap ve çikolatalı çilekler,

SPA’da çiftlere özel masaj deneyimi ile huzuru ve dinginliği bulma fırsatı,

Güne eşsiz bir başlangıç için odada sunulan kahvaltı servisi,

Şehirde geçirilen romantik bir geceyi uzatma imkanı için geç çıkış avantajı.

JW Marriott Istanbul Bosphorus

Octo İstanbul

İstanbul’un panoramik güzellikleri eşliğinde Boğaz’a nazır bir deneyim sunan Octo İstanbul,Executive Chef Şafak Erten’in Sevgililer Günü’ne özel hazırladığı menüyle unutulmaz bir gastronomi şöleni vadediyor. Gecenin ritmini Küba’lı müzisyen Leyanner’in canlı müzik performansıyla yükselten bu özel deneyim, çiftlere unutulmaz bir akşam yaşatıyor. Menüye ek olarak sunulan özel paket seçenekleri ise geceyi daha da anlamlı hale getiriyor:

Amore Mio: Torrasella Prosecco ve Gillardeau istiridye,

Mon Amour: Bollinger ‘Special Cuvée’ Şampanya ve Gillardeau istiridye,

Bosphorus Love: Krug Grande Cuvée Şampanya, Gillardeau istiridye ve romantik bir gül aranjmanı.

JW Marriott Istanbul Bosphorus

Gecenin devamı için Skull & Bones’ta eğlence

Romantik bir akşamın ardından gecenin temposunu artırmak isteyen çiftler, Skull & Bones’un dinamik ve enerjik atmosferinde keyifli anlar yaşayabilir. Konaklama paketi dahilinde misafirlere birer kokteyl ikram edilirken, sosyal medyada @octoistanbul etiketiyle paylaşım yapan misafirler de bir kokteyl kazanma fırsatı yakalıyor.

Gaziosmanpaşa Belediyesi’nden annelere teknoloji eğitimi

Gaziosmanpaşa Belediyesi, annelere 2,5 ay süren teknoloji eğitimi verdi. Bu yıl ilk düzenlenen “Annelere Teknoloji Eğitimi”ni başarıyla tamamlayan kursiyerlere sertifikalarını Belediye Başkanı Hakan Bahçetepe verdi.

Gaziosmanpaşa Belediyesi, kadınların teknoloji alandaki yeteneklerini geliştirmek ve kadın istihdamına katkı sunmak için annelere yönelik teknoloji eğitim programı düzenledi. 2,5 ay süren eğitimde kadınlara temel bilgisayar kullanımı, ofis programları, internet ve etkili sosyal medya, dijital pazarlama ve internet reklamcılığı, siber güvenlik alanında bilgiler verildi. Teknoloji eğitiminde başarılı olan kadınlar, Gaziosmanpaşa Kültür ve Sanat Merkezi’nde düzenlenen programda sertifikalarını aldı. Proje ile kadınlara dijital pazarlama ile yeni girişimlere yönelme ve çalışma hayatına katılarak ekonomik kazanç elde etme fırsatı sunulmuş oldu.

Elektronik sigaranın verdiği zararlar…

Ölümcül tüm rahatsızlıkların başlıca nedeni olan sigara, bağımlılık özelliği sebebiyle milyonlarca insanın isteyip de kurtulamadığı bir alışkanlık. Sigaradan bir türlü kopamayanların da çözümü elektronik sigaralarda aradığını ifade eden Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Esra Sönmez, “Ancak elektronik sigaralar sanıldığı kadar zararsız değil. İçeriğindeki nikotin sebebiyle en az normal sigaralar kadar şiddetli bağımlılığa sebep olurken, akciğerde de çeşitli hasarlara yol açıyor” dedi.

Elektronik sigaraların buhar şeklinde solunum yoluyla akciğerlere ulaştığını açıklayan Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Esra Sönmez, “Bu ürünler aromatik katkı maddeleri dışında nikotin veya THC gibi yağda çözünen ve bağımlılık yapan maddeler içerir. Bu nedenle elektronik sigaraların hava yolları ve akciğer dokusunda yarattığı hasarlara ait bildirilen vaka sayısı her geçen gün hızla artıyor” şeklinde konuştu.

Dr. Esra Sönmez

Dr. Esra Sönmez

Elektronik sigaranın ilk hedefi gençler

Tüm dünyada e-sigara kullanımının önemli ölçüde yaygınlaştığını vurgulayan Dr. Esra Sönmez, “Elektronik sigara, aslında yine tütün endüstrisinin bir ürünüdür. Özellikle ana hedef kitlesini gençlerin oluşturduğu bu ürünün kullanımı endişe verici şekilde artmaya devam ediyor. Amerika Birleşik Devletleri’ndeki lise öğrencilerinin yüzde 20’ye yakınının elektronik sigara kullandığı bildiriliyor. Öyle ki, yakın gelecekte e-sigara satışlarının normal sigara satışlarını geride bırakabileceği bile öngörülüyor” dedi.

Uzman Dr. Esra Sönmez elektronik sigaralarla ilgili 3 büyük doğru bilinen yanlışı sıraladı:

  1. Elektronik sigaralar zararsızdır: Elektronik sigaralar, diğer tütün ürünlerine kıyasla daha az toksik madde içerir ama kesinlikle masum değildir. Elektronik sigaralar akciğere direkt toksik etkiyle hasar verir ve ölüme yol açabilir. ABD merkezli Hastalık Kontrol ve Korunma Merkezleri’nin (CDC) yayınladığı verilere göre 2020 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nde elektronik sigaraya bağlı 2 bin 807 akciğer hasarı vakası bildirildi ve bu vakaların 68’i ölümle sonuçlandı.
  2. Elektronik sigaralar bağımlılık yapmaz: Elektronik sigaralar da normal sigaralar gibi nikotin içerdiği için bağımlılığa sebep olur.
  3. Elektronik sigaralar, içiciliği bitirmeye yardımcı olur: Elektronik sigara kullanarak bu alışkanlıktan kurtulmaya çalışanların kısa sürede sigaraya geri döndüğü gözlemlenmiştir. Bu sebeple de tütün bağımlılığı tedavisinde yeri yoktur. Tıp nezdinde kendini kanıtlamış tedavi yöntemleri hakkında bilgi almak için uzman bir sağlık kuruluşundan yardım alınabilir.

Gece öksürüğü astım habercisi olabilir!

Solunum sistemimizi koruyan doğal bir savunma mekanizması olan öksürük, bu rolü nedeniyle önemli olsa da çocuklar söz konusu olduğunda hastaneye başvuru nedenlerinin en başında geliyor. “Akut” tanımına giren ve 2 haftaya kadar süren öksürük genellikle kendiliğinden iyileşirken, 3-12 hafta arasında süren öksürük “kronik” olarak tanımlanıyor. Uzun süre devam eden, geçmek bilmeyen bu tipteki öksürüğün çocukların uyku düzenini ve günlük hayatını olumsuz yönde etkilemesinin yanı sıra önemli bir sağlık sorununa da işaret edebileceğini belirten Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Manolya Hüma Şanlı, “Solunum hastalığı olmayan, sağlıklı bir okul çağı çocuğu normalde günde ortalama 10-11 kez, hatta bazen 34 kez kadar öksürebilir. Ancak öksürük 3 haftadan fazla sürerse, çocuğun yaşam kalitesini arttırmak ve altta yatan etkenin saptanıp tedavi edilmesini sağlamak için mutlaka hekime başvurmak gerekir” diyor.

Dr. Manolya Hüma Şanlı

Dr. Manolya Hüma Şanlı

En yaygın nedenleri: Reflü, astım ve bakteriyel bronşit

Solunum yolu hastalıklarının en önemli ve en sık görülen semptomlarından biri olan öksürük “Hava yollarındaki yabancı maddeleri ve mukusu temizlemeye yönelik, ani ve patlayıcı nefes verme manevrası” olarak tanımlanıyor. Öksürük refleksi çocuklarda yaklaşık 5 yaş civarında olgunlaşıyor. Çocuklarda oluşan sekresyonlar bu yaştan önce kolay çıkarılamıyor. Bu nedenle çocuklara 5 yaşından önce kabuklu yiyecekler verilmemesi öneriliyor. Çocuklarda kronik öksürük yapan nedenlerin başında ise mide-özofagus reflüsü, astım, uzamış bakteriyel bronşit ile geniz akıntısı sendromu olarak da bilinen üst hava yolu öksürük sendromu geliyor. Geniz akıntısının en önemli nedenini, sekresyon üretiminin fazlalaştığı alerjik rinit ve devamlı akıntının olduğu kronik sinüzit oluşturuyor. İlk 4 ay içinde bebeklerde görülen mide-özafagus reflüsünün yol açtığı öksürük beslenme sonrasında belirginleşiyor ve yatar pozisyonda şiddetleniyor. Bir yaşından sonra da kendiliğinden azalıyor.

Gece öksürüğü astıma işaret edebilir!

Çocuklarda ani ve geçici öksürük “boğmaca benzeri öksürük sendromu” olarak nitelendiriliyor. Gece öksürüklerinin genelde astım ve mide-özafagus reflüsünü düşündürdüğünü belirten Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Manolya Hüma Şanlı,  “Astıma bağlı öksürükler alerjik etkenler sebebiyle gelişebileceği gibi enfeksiyonlar ile hatta efor esnasında, ağlama, gülme ve konuşmayla tetiklenip artabilir. Uzamış bakteriyel bronşitte çocuk daha yorgun görünür, vücut ısısı artar ve bu duruma balgamlı öksürük eşlik eder. Psikojenik öksürükte gün içerisinde aralıklı yineleyen kuru, kaz ötmesi gibi bir öksürük gözlemlenir. Çocuk sağlıklı görünür, hatta ilgisi başka yöne çekildiğinde ve gece uyku sırasında bulgular kaybolur” diyor.

Balgamlı öksürük bronşit ve zatürre habercisi olabilir!

Kronik öksürüğün spesifik ve non-spesifik olmak üzere ikiye ayrıldığına değinen Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Manolya Hüma Şanlı, “Spesifik öksürükte altta yatan solunum veya sistemik hastalıkla ilişkili bir neden ya da anormallik saptanır. Bronşit ve pnömoni (zatürre) gibi hastalıklarda çok sık görülen balgamlı öksürük, spesifik öksürük varlığının en iyi göstergesidir. Non-spesifik öksürük ise sağlıklı görünen çocuklarda da ortaya çıkabilen, viral enfeksiyon ile ilişkilendirilen ve genellikle tedavisiz düzelen öksürüktür” diyor.

Yanında asla sigara içmeseniz bile…

Sigara içmek veya dumanına maruz kalmak ülkemizde kronik öksürüğün önde gelen nedenlerinden biri olarak değerlendiriliyor. Sigara dumanına maruziyet;  sekresyon üretimine ve bronş spazmlarına yol açarak uzayan öksürüğe neden oluyor. Bebek ya da çocuklarla aynı ortamda içilmiş olmasa bile içen kişinin üzerine ve vücuduna sinen sigara aerosolleri çocukta bronş hassasiyeti yaratıyor. Bu durum da erken çocukluk çağı astım ataklarının, viral enfeksiyonlarla beraber en sık görülen sebeplerinden birini oluşturuyor.

Tedavi altta yatan nedene göre düzenleniyor

Öksürükte tedavinin altta yatan nedene göre şekillenmesi gerektiğini vurgulayan Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Manolya Hüma Şanlı, şunları söylüyor: “Özellikle uzamış öksürükte ya da kliniğin kötü olduğu akut öksürükte akciğer grafisi çekilmesi gerekebilir. Tedavi kronik öksürüğe yol açan etkene ve bulgulara göre düzenlenir. Uzamış balgamlı öksürüklerde başlangıçta, uzamış bronşit veya kronik sinüzite yönelik antibiyotik tedavisi; uzamış kuru öksürüklerde nebülizatör denilen cihazlar ya da inhaler olarak adlandırılan aparatlarla verilen bronş genişletici ilaçlar kullanılır ve ilaca yanıtı değerlendirilir.”

KFC ve Pizza Hut neden kapandı?

 

Türkiye’de faaliyet gösteren KFC ve Pizza Hut restoranlarının tamamı geçici olarak kapandı.

Dünyaca ünlü fast-food zincirlerinin sahibi Yum! Brands, franchise anlaşmalarını feshettiğini duyurdu. Gerekçe olarak, Türkiye’deki franchise işletmecisi IS Gıda AŞ’nin şirket standartlarını karşılayamaması gösterildi. 

KAMUOYU DUYURUSU

12.02.2025

Öncelikle, otuz altı yıldır Türkiye’de faaliyet gösteren KFC ve Pizza Hut markalarının 2020 yılından bu yana işletmeciliğini üstlenen İş Gıda A.Ş. olarak, Yum! Brands ile olan sözleşmemizin tek taraflı feshedilmesi sonucu yaşanan gelişmeler nedeniyle içinde bulunduğumuz bu zorlu süreçten duyduğumuz derin üzüntüyü tüm paydaşlarımız ve kamuoyu ile paylaşmak isteriz.

Bu süreçte çalışanlarımız, iş ortaklarımız ve müşterilerimiz için taşıdığımız sorumluluğun bilincindeyiz. Sürecin tüm paydaşlarımız açısından en sağlıklı ve mümkün olan en az zararla ilerlemesini sağlamak adına yoğun bir çaba içindeyiz. Bu süreci şeffaflıkla yönetmeye kararlıyız.

Mevcut Durumumuz

2020 yılında 138 KFC restoranı ile başladığımız ve sonrasında 2022 yılında dahil ettiğimiz 58 Pizza Hut restoranı ile devam ettirdiğimiz yolculuğumuzda dört yıldan kısa bir sürede yeni restoran açılışlarıyla 35 şehirde, tamamı İŞ Gıda’ya ait 537 restorana ulaştık. Bu süreçte yalnızca restoranlarımızın sayısını arttırmakla kalmadık; tedarik zincirinden inşaata, kurye operasyonlarına kadar yaygın bir ekosistem inşa ettik ve binlerce kişiye istihdam yarattık.

Bu hızlı büyümenin getirdiği yatırım maliyetlerini sürekli özkaynaklarımızla karşıladık. Kazandığımız her bir kuruşu Yum! Brands’in yönlendirmesi doğrultusunda yeni KFC ve Pizza Hut restoran açılışlarına yatırdık. Bunun sonucu olarak, 2024’ün son çeyreğinde finansal anlamda zorlanmaya başladık ve çok yüksek faizli kredilere başvurmak zorunda kaldık.

Bu esnada hem markalarımızın hem de paydaşlarımızın zarar görmemesi adına Yum! Brands ile görüşmelere başladık. Bu görüşmelerde tüm operasyonların kendilerine devredilmesi de seçenekler arasındaydı. Süreç olumlu bir şekilde ilerlerken, 8 Ocak 2025 tarihinde sözleşmemizi aniden tek taraflı olarak feshederek dört yıllık iş birliğimizi bir anda sonlandırma kararı aldılar. Bunun sonucunda biz de Türkiye genelindeki tüm KFC ve Pizza Hut restoranlarımızın operasyonlarını durdurmak zorunda kaldık.

Bu gelişme, çalışanlarımız, iş ortaklarımız ve müşterilerimiz açısından önemli sonuçlar doğurmuştur. Sürecin etkilerini en aza indirmek ve başta çalışanlarımız olmak üzere tüm paydaşlarımızın haklarını korumak adına gerekli adımları atıyoruz.

Şirketimizin mali ve operasyonel koşullarını değerlendirerek, yükümlülüklerimizi sürdürülebilir şekilde yerine getirebilmek ve tüm paydaşlarımızın haklarını güvence altına alabilmek adına konkordatoya başvurduk. Mahkeme konkordatonun kesinleşmesi öncesi 31 Ocak 2025 itibarıyla üç aylık geçici mühlet kararı verildi.

Bu süreç, şirketimizin mali dengesini yeniden sağlamak ve tüm taraflar için en uygun hukuki çözümleri geliştirmek adına alınmış bir önlemdir. Konkordato sürecinin yönetimi, ilgili yasal çerçevede, mahkemece atanmış konkordato komiserlerinin gözetiminde, yetkili makamların denetimi ve rehberliğinde yürütülmektedir.

Çalışanlarımız İçin Yol Haritamız

Çalışanlarımızın ve ailelerinin bu süreçten nasıl etkilendiğinin farkındayız ve bunun üzüntüsünü derinden hissediyoruz. Önceliğimiz, çalışanlarımızın kazanılmış haklarını korumak ve sürecin onlar için en az mağduriyetle tamamlanmasını sağlamaktır. Bu doğrultuda, gerekli adımları atarak süreci dikkatlice yönetiyoruz.

  • Çalışanlarımızın haklarını güvence altına almak adına maaş ve özlük haklarıyla ilgili süreçleri yetkili kurumlarla koordinasyon içinde yürütüyoruz.
  • Bugüne kadar düzenli yapılan maaş ödemeleri neticesinde çalışanlarımızın 2025 yılı öncesine dönük bir maaş alacağı bulunmamaktadır. Ancak Yum! Brands’in sözleşmemizi 8 Ocak’ta tek taraflı feshetmesi sonrasında yaşanan zorluklar nedeniyle şirket tarihimizde ilk kez, Ocak ayına ait maaşlar, her zamanki ödeme gününde ödenememiştir.
  • Hukuken, konkordato sürecinde çalışanlar alamadıkları maaşlarını, konkordatonun kesin mühletinde İŞKUR üzerinden alabilirler. Ancak bu sürecin uzun sürmesi ihtimaline karşılık şirketimiz çalışanlarımızın mağdur olmaması adına 5 Şubat’ta ödenmesi gereken ve ödenemeyen Ocak ayı maaşlarını öncelikli olarak görerek, Şubat ayı içerisinde restoranların devirlerini takiben elde edilecek gelirler ile Şubat ayı sonuna kadar ödemeyi planlamaktadır.
  • Sözleşmemizin Yum! Brands tarafından feshedilmesine bağlı olarak faaliyetlerimizin durması nedeniyle zorunlu ve feshin son çare olması ilkesine uygun şekilde, İş Kanunu’nun 18. maddesi kapsamında işten çıkış işlemlerine başlanacaktır.
  • İşten çıkış işlemleri kapsamında çalışanlarımızın varsa kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve izin alacakları yasal olarak saklıdır.

İş ortaklarımız ve tedarikçilerimiz için yol haritamız

  • İş ortaklarımızın ve tedarikçilerimizin bu süreçten en az düzeyde etkilenmesi için gerekli adımları atıyoruz.
  • Yükümlülüklerimizi yerine getirebilmek adına konkordato sürecini titizlikle yönetiyoruz. 

Müşterilerimize ve Kamuoyuna Bilgilendirme

Otuz altı yıldır Türkiye’de müşterilerine hizmet veren KFC ve Pizza Hut markaları bu süre boyunca ülkemizde büyük bir ilgiyle karşılanmış ve geniş bir müşteri kitlesine ulaşmıştır. İş Gıda olarak biz de bu yolculuğun son dört yıllık döneminde restoran sayısını arttırarak bu markaların tüm Türkiye’ye yayılmasına katkıda bulunduk.

Tüm KFC ve Pizza Hut restoranlarımızın global operasyonel standartlara uygunluğu, Yum! Brands onaylı bağımsız denetim kuruluşları tarafından düzenli olarak denetlendi ve operasyonumuz bu kalite standartlarını karşıladığı için, faaliyetlerine aralıksız olarak fesih kararına kadar devam edebildi. Müşterilerimizin güveni ve memnuniyeti bizim her zaman en büyük önceliğimiz oldu.

Ancak üzülerek ifade etmek isteriz ki Yum! Brands ile olan iş birliğimizin tek taraflı sona ermesi nedeniyle tüm restoranlarımızı kapatarak müşterilerimize hizmet vermeyi durdurmak zorunda kaldık.

Müşterilerimizin bu süreçten nasıl etkilendiğinin farkındayız ve bunun üzüntüsünü derinden hissediyoruz. Yaşanan belirsizlikleri gidermek adına, şeffaflıkla ve düzenli olarak kamuoyuna bilgilendirmeler yapmaya devam edeceğiz.

Süreç boyunca sorusu olanlar veya görüş belirtmek isteyenler bilgi@isgida.com.tr mail adresi üzerinden bizimle iletişime geçebilirler. Ayrıca, web sitemizde oluşturduğumuz bilgi havuzunda, süreçle ilgili sıkça sorulan soruların yanıtlarını ve en güncel gelişmeleri bulabilirsiniz.

Bu süreçte tüm paydaşlarımızın ve kamuoyunun gösterdiği anlayış için teşekkür ederiz.

Saygılarımızla,

İŞ GIDA A.Ş.

Yapay zeka destekli HONOR, Magic 7 Serisi

HONOR, en yeni amiral gemisi Magic 7 Serisi ile akıllı telefon pazarında yepyeni bir dönemi başlatıyor.

Yüksek performansı, yapay zeka destekli kamera sistemi ve dayanıklılığıyla fark yaratan bu seri, şimdi Türkiye’de teknoloji tutkunlarıyla buluşuyor.

HONOR, Magic 7 Serisi ile kullanıcılarına üst düzey bir deneyim sunuyor. Gelişmiş yapay zeka entegrasyonu, dayanıklı yapısı ve yenilikçi batarya teknolojisi ile bu seri, akıllı telefon kullanımında yeni bir çağı başlatıyor. Magic 7 Pro ve Magic 7 Lite olmak üzere iki farklı modeli olan bu özel seri, üstün performans, dayanıklılık ve akıllı özellikleriyle teknoloji severlerin favorisi olmaya aday.

HONOR’un yeni amiral gemisi olan Magic 7 serisi, silikon-karbon bataryası sayesinde uzun süreli kullanım imkanı sunarken, ultra hızlı şarj özelliği ile şarj endişesini de ortadan kaldırıyor. Gelişmiş kamera sistemi ise her anı olağanüstü netlikte yakalamanızı sağlıyor.

HONOR Magic 7 Pro, lansmana özel ₺59.999 TL ile başlayan fiyatlarla satışa çıkıyor ve ayrıca ₺5.499 TL değerindeki HONOR PAD x8a tablet hediyesiyle avantajlı tanışma fırsatı sunuyor.

Garnier “Hepimize Bi’ Garnier Yeter”

Gençlerin ilk cilt bakım markası olmayı hedefleyen Garnier, canlılık ve dinamizm dolu yeni kampanyası “Hepimize Bi’ Garnier Yeter” ile yayında!

Garnier, yeni kampanyasında datamamen bu küçük anların yarattığı büyük etkileri markanın iletişim diline entegre ediyor.  Cilt bakımının doğasında olan “iyi hissetme, canlanma” anını sahiplenen marka, “Hepimize Bi’ Garnier Yeter” kampanyasıyla sektöre ve tüketicilere bazen bir cilt bakımı ritüelinden sonra kendini  iyi hissetme duygusunun, bazen de küçük bir keyif anının günü güzelleştirme ve mutlu etme potansiyelini hatırlatmayı amaçlıyor.

Son dönemde kendilerinden çok söz ettiren genç oyuncular Derya Pınar Ak ve Demirhan Demircioğlu, hem müziği hem de tarzıyla dikkat çeken başarılı müzisyen Nova Norda. Garnier’nin C Vitamini ailesinden “Dünyanın 1 Numaralı” Serumu* ve Günlük Güneş Kremi’ni genç oyuncu Derya Pınar Ak, Nemlendiren Temizleyici’yi genç erkek oyuncu Demirhan Demircioğlu ve ikonik Micellar Kusursuz Makyaj Temizleme Suyu’nu Nova Norda temsil ediyor.

Kampanya Künyesi

Reklamveren: Garnier

Reklamveren Ekibi: Ezgi Aksoy, Merve Alan, Didem Çalışkan, Yağmur Akyüz, Melis Alpdoruk, Duygu Erturk, Mert Eren Kuru, Elif Altay, Derin Coşkun, Simge Bilimli

CCO: Volkan Dalkılıç

Executive Business Lead: Ezgi Ataseven

ECD: Gürkan Gürel

Creative Team: Ali Can Baytok, Büşra Türkmen, Alican Kılıçoğlu, Ceren Arpa, Sıla Karadeniz

Group Account Director: Selen Varlık

Account Team: Damla Ezer, Aslıhan Murzoğlu, Can Dayı

Strategy Lead: Zeynep Bortaçina

Strategy Team: Selin Aktaş, Merve Naz Mete, Buselen Tuğrul

Production Lead: Arzu Köksal

Producer: Mustafa Güngör

Designer: Murat Arslan

Media Agency: Publicis Media

Research Team : Akan Abdula, Gizem Ateş Yalçın ,Melis Çavuşoğlu , Çağla Keskin, Tuğçe Sabriye Aydın, Yiğit Mustafa Özcan

Production Company: Riders Film

Producers: Damla Sel, Yaren Demir

Directors: Can Esat Yalkın & Eymen Topçuoğlu

Director of Photography (D.O.P): Serkan Güler

Creative Producer: Alara Drahşan

Head of Production: Alican Hüdaverdi

Assistant Director: Arif Aktaş

Art Directors: Arzu & Cem

Gaffer: Selim Ertürk

Costume Supervisor: Melis Gürbüz Değirmencioğlu

Hair & Makeup: Gürkan Özcan & Büşra Altınbiz

Post-Production: İmaj

Colorist: Oğuz Birgölge

Photography: Rpresenter

Photographer: Cihan Alpgiray

Producers: Fatih Çoruh, Onur Özgönül

Styling: Sıla Aydın

Hair Styling: Hüseyin Altun

Make-up Artist: Fezi Altun