Sanatta 15’inci yılını kutlayan CerModern, çağdaş sanatın güçlü anlatılarından birini genç sanatçı Halis Efe Saral’ın “Toska” sergisiyle izleyicilere sunuyor. Saral, insan ruhunun derin çalkantılarını, yalnızlık ve kimlik arayışlarını, zamanın silinmez izlerini sanatsal bir dilde ifade ediyor.
İzleyiciyi yüzeyin ötesine bakmaya davet eden “Toska”, CerModern’de kapılarını açıyor. Sergide her figür, belirsizlikle şekillenen bir dünyada insanın kendini tanıma, geçmişle hesaplaşma ve geleceğe dair duyduğu kaygılarla yüzleşme sürecini yansıtıyor. Saral’ın eserlerinde figürler, yalnızca biçimsel öğeler değil; aynı zamanda insan varoluşunun derinliklerine uzanan bir keşif yolculuğunun parçaları…
Sergi, 23 Şubat tarihine kadar pazartesi hariç haftanın her günü görülebilecek.
https://www.pausedergi.com/wp-content/uploads/2025/02/2-1.jpg550800pausehttps://www.pausedergi.com/wp-content/uploads/2022/10/PAUSECITYSLOGO.jpgpause2025-02-05 16:50:302025-02-05 15:52:48Genç sanatçı Halis Efe Saral eserleri ile CerModern’de
Bingo’nun, oyuncu Özgü Namal iş birliğindeki ikinci reklam filmi yayınlandı. Yenilenen Bingo Konsantre Soft ürün ailesi için kamera karşısına gelen Özgü Namal, masalsı karakteriyle izleyicileri şaşırtmayı başarıyor. Oyuncu, reklam filminde doğanın armağanı olan lilyum kokusunun çamaşırlarda bıraktığı eşsiz koku ve yumuşaklığı fantastik bir dünya içerisinde anlatıyor.
Bingo Konsantre Soft’un beyaz lilyumlarla bezeli olan büyüleyici dünyasında ekranlara gelen Özgü Namal, izleyicileri adeta görsel bir şölenle buluşturuyor. Reklam filminde, çamaşırlar sihirli bir dokunuşla lilyum çiçeklerine dönüşürken, ürünün çamaşırlarda bıraktığı yumuşaklık ve kalıcı koku izleyicilere aktarılıyor. Yeni kokularıyla ürün gamını genişleten Bingo’nun PRO ZYM teknolojisi ile geliştirildiği yumuşatıcı ailesi, çamaşırların dokusunu, rengini ve şeklini korurken, parfüm kapsülleriyle uzun süre kalıcı koku sağlıyor.
Ajans Prodüktörü: Nilay Meltem Cigit, Mert Adabaş, Dilara Yılmaz
Optimizasyon Ekibi: Neslihan Gücüm, Gözde Bilir
Yönetmen: Senem Bay
Müzik Yapım: Onur Cumalıoğlu
Prodüksiyon Şirketi: Organic Film
Kullanılan Mecralar: TVC, Dijital, SM
https://www.pausedergi.com/wp-content/uploads/2025/02/foto-Kopyasi-9.jpg550800pausehttps://www.pausedergi.com/wp-content/uploads/2022/10/PAUSECITYSLOGO.jpgpause2025-02-05 15:56:442025-02-05 15:00:48Bingo, Özgü Namal ile ikinci reklam filmi
Bodrum merkezli iletişim ajansı Prems Arts, 2019 yılında sektöre güçlü bir giriş yaparak markalar için yenilikçi çözümler üretmeye başladı. Kurulduğu günden bu yana stratejik iletişim, halkla ilişkiler ve etkinlik yönetimi alanlarında önemli projelere imza atan ve pek çok global markaya hizmet veren ajans, 5. yılını kutlarken global arenada da etkisini artırıyor. Türkiye’deki başarısını uluslararası platformlara taşıyan Prems Arts, Avrupa başta olmak üzere İngiltere ve Birleşik Arap Emirlikleri’nde halkla ilişkiler hizmetleri sunarak müşteri portföyünü genişletiyor. Aynı zamanda büyüyen influencer ağıyla da markalara 360 derece entegre iletişim desteği sağlıyor.
Şirketin büyüme hedefleri kapsamında İstanbul ve Antalya ofisleri için çalışmalar hızla devam ediyor. Prems Arts, bu yeni lokasyonlarıyla Türkiye’nin en dinamik iş ve turizm merkezlerinde hizmet ağını genişleterek, daha fazla marka ve projeye dokunmayı hedefliyor.
Rally Bodrum, Uluslararası Arenada Yankı Uyandırıyor
2020 yılında Bodrum Tanıtma Vakfı ile çalışan ve bu süreç içinde otomobil sporları organizasyonlarını Bodrum’a taşıyan Prems Arts, Rally Bodrum’un iletişim yönetimini ve etkinlik organizasyonunu üstlenerek yarışın her yıl daha geniş kitlelere ulaşmasını sağladı. 5. kez düzenlenecek olan Rally Bodrum, bu yıl 11 farklı ülkede televizyon kanallarında yayınlanacak ve böylece Bodrum’un tanıtımına küresel ölçekte katkı sağlayacak.
Ajansın kurucu ortaklarından Akın Gürbulak, organizasyonların başarısının güçlü bir iletişim stratejisiyle doğrudan bağlantılı olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: “İlk yılında ‘En İyi Spor Etkinliği’ dalında Ace of M.I.C.E. jüri özel ödülüne layık görülen Rally Bodrum, her geçen yıl daha da büyüyor. Bizim için sadece bir organizasyon değil, aynı zamanda Bodrum’un uluslararası spor ve turizm sahnesinde daha güçlü bir marka haline gelmesi için önemli bir adım. Hedefimiz, Rally Bodrum’u ve diğer projelerimizi prestijli global ödüllerle taçlandırmak.”
Prems Arts’ın Medya Direktörü Ayça Öztürk ise markaların iletişim stratejilerine bütünleşik bir bakış açısıyla yaklaştıklarını belirterek şu açıklamada bulundu: “İletişim artık sadece geleneksel PR yöntemlerinden ibaret değil; dijital dönüşüm, influencer iş birlikleri ve kesintisiz etkileşim gerektiriyor. Biz de markalarımız için tüm bu dinamikleri bir araya getirerek etkili ve sürdürülebilir bir iletişim stratejisi oluşturuyoruz. Prems Arts olarak, iş ortaklarımıza sadece yerel pazarda değil, küresel ölçekte de rekabet avantajı kazandırmayı hedefliyoruz.”
5.yılını kutlayan Prems Arts, yeni ofisleri ve büyüyen hizmet ağıyla, önümüzdeki dönemde en yenilikçi iletişim ajanslarından biri olma yolunda ilerlemeye devam ediyor.
https://www.pausedergi.com/wp-content/uploads/2025/02/foto-Kopyasi-6.jpg550800pausehttps://www.pausedergi.com/wp-content/uploads/2022/10/PAUSECITYSLOGO.jpgpause2025-02-05 14:04:442025-02-05 14:05:23Prems Arts’ın marka yolculuğu Bodrum’dan başladı
Modern çağda teknoloji ve bilişimdeki baş döndürücü gelişmeler, anne babaları çocuklarının zeka seviyesini güçlendirmeye yönelik arayışlara sevk ediyor. Bu düşünceyle pek çok anne adayı, gerek hamilelik sürecinde gerekse doğum sonrası alabilecekleri önlemlere yönelik olarak doktoruna “Acaba bebeğimin zekasını geliştirmek için neler yapabilirim?” sorusunu yöneltiyor. Acıbadem Altunizade Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Aysimin Akçakaya Koraman “Bebeğimizin fiziksel sağlığı kadar ruhsal ve zihinsel sağlığı da anne karnındayken desteklenmeye başlayan ve ömür boyu devam eden bir sürecin önemli parçalarıdır. Yaşam alışkanlıklarınızda yapacağınız bazı yeniliklerle mümkünse hamilelik öncesinde, değilse de hamilelik süreci ve doğum sonrası hem onların fiziksel ve ruhsal sağlıklarına hem de beyin sağlığına çok önemli desteklerde bulunabilirsiniz” diyor. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Aysimin Akçakaya Koraman bebeklerde beyin gelişimini desteklemek amacıyla alınması gereken önlemleri anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.
Dr. Aysimin Akçakaya Koraman
HAMİLELİK ÖNCESİ NELER YAPMALI?
Kadın Hastalıkları ve Doğum ile Dahiliye hekimine başvurup gerekli testleri yaptırmalı, vitamin eksiklikleriniz varsa tedavisine başlamalı, eksik aşılarınızı tamamlamalısınız.
Kronik hastalığınız ve sürekli kullanmanız gereken ilacınız varsa, takip eden hekim ile görüşüp bu hastalıkla ilgili hamilelikte alınması gereken önlemleri konuşmalı, tedavi planlamasını birlikte yapmalısınız.
Ağız ve diş sağlığınız için kontrollerinizi yaptırmalı, gerekirse mutlaka hamilelik öncesinde tedavi olmalısınız.
Koraman “Planlı bir hamilelik ise; folik asit desteğine planlanan dönemden 3 ay öncesinde başlamalı, planlı olmamışsa da en kısa sürede doktorunuza danışarak folik asit takviyesi almalısınız” diyor.
Sigara, alkol vb zararlı maddelerden mutlaka kaçınmalısınız.
Kafeini kısıtlamalı, iyi yıkanmamış meyve ve sebzeden ve çiğ ya da iyi pişmemiş et ürünlerinden mutlaka uzak durmalısınız.
HAMİLELİK SÜRECİNDE NELER YAPMALI?
Dengeli ve sağlıklı beslenme anne adayı ve bebek için son derece önemlidir. Bu nedenle abur-cuburdan uzak durmalı, sağlıklı beslenmeye özen göstermelisiniz.
Koraman “Omega-3 desteği özellikle son yıllarda yapılan birçok çalışmada ciddi anlamda ön plana çıkıyor. Hem hamilelik sürecinde anne beslenmesinde, hem de doğum sonrası bebek beslenmesine başlanan 6. aydan itibaren; Omega 3 kaynakları olan balıklara (sardalya, hamsi, somon, uskumru vb.) ceviz ve fındık gibi kuruyemişlere ve kırmızı et, yumurta gibi ürünlere mutlaka diyetinizde yer vermelisiniz. Omega 3 (DHA ve EPA) kaynaklarının beslenmede olmadığı veya kısıtlı olduğu durumlarda hekim kontrolünde mutlaka takviye destek olarak alınması önerilmektedir” diyor.
Bebeğinizle henüz anne karnındayken konuşmanız, ona sevginizi hissettirmeniz, sakin ve huzurlu hissedeceği müzikler dinletmeniz, bebeğinizin beyninde sinir uyarıları yaparak ciddi anlamda gelişmesini sağlayacaktır. Ayrıca sizin stresinizi azalttığı için de genel anlamda hem size hem de bebeğinizin sağlığına olumlu etki yapacaktır. Bu nedenle mutlaka bu davranışları alışkanlık haline getirin.
Bebeğin anne karnında özellikle hareketliliğinin arttığı durumlar (duş almak, yürüyüş yapmak, sesli kitap okumak vb) onun aslında size vermek istediği bir sinyaldir ve bunları dikkate alıp mutlaka bu aktiviteleri tekrarlayın. Fiziksel aktiviteyi ise kendinizi zorlamadan günlük rutininiz arasına katın.
DOĞUM SONRASI NELER YAPMALI?
Bebeğiniz doğdu ve artık dış dünyada birliktesiniz. Peki şimdi onun beynini beslemek için neler yapabilirsiniz? Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Aysimin Akçakaya Koraman “Ebeveyn olmayı bir bilim değil, sanat olarak ele almak gerekir. Bebeğimiz de mutlak doğruların ya da yanlışların olmadığı bir düzende; bireyler, sosyal çevre ve çeşitli materyallerin harmanlanması ile ortaya çıkarılan tek ve kendine özel bir sanat eseridir. Her sanatçı kendi eserini en güzel şekilde yapmak için uğraşsa da, hepimiz kusurlarımız ve farklılıklarımız ile değerli ve özgünüz” diyor. Hem ebeveynlerin hem de bebeğin zihninin güzelliklerle dolu olması gerektiğini vurgulayan Dr. Koraman, beyin gelişimi için doğum sonrasına yönelik önerilerini şöyle sıralıyor;
Doğum anından itibaren başlanan ten tene temas, bebeğin hem anne ve babası ile olan bağlarını güçlendirir hem de beynindeki sinir hücrelerinin bağlantılarını olumlu yönde geliştirir. Bu nedenle ona şefkatle dokunun ve kucaklayın.
Her fırsatta bebeğinizle konuşmak, onu sürekli yeni kelimelerle tanıştırmak, günlük hayatınızda size çok basit ve önemsiz gelen hareketleri bile ona anlatmak ve mümkün olduğunca bunları sık tekrarlamak bebeğinizin beyin gelişimi için son derece önemlidir.
Koraman “Bebeğimizle tıpkı tenis oynuyor gibi tepkilerine benzer bir tepki ile cevap vermek ve sıramızı beklemek gerekir. Örneğin; size bakıp gülümsediğinde gülmek, agu gibi sesleri çıkardığında benzer seslerle karşılık vermek, parmaklarıyla bir yeri gösterdiğinde aynı şekilde dönüp bakıp parmağımızla orayı işaret etmek gibi basit ancak etkili iletişimde olmak beyinsel gelişimi açısından da çok değerlidir” diyor.
Bebeğiniz üzgün, mutsuz ya da huysuz olduğunda mutlaka en kısa sürede onun ihtiyaçlarına cevap vermeniz, kucaklayıp sarılmanız, kendini güvende hissetmesini sağlamanız kaygı düzeyinin azalmasına ve hem aranızdaki bağın hem de beyin sağlığının güçlenmesine yardımcı olur.
Bebeğinizle mutlaka oyunlar oynayın. Yaşına ve sevdiği oyunlara uygun oyuncaklar seçerek ilgisini çekmeye özen gösterin. Bu bazen bezden yapılmış bir hayvan bazen bir kitap bazen de çok basit bir tahta kaşık olabilir. Önemli olan materyal değil, onunla ne kadar ilgiyle ve keyifle oynadığınızdır. Yaşına uygun oyunlar oynamanız beyin gelişimi açısından büyük fayda sağlıyor.
Mutlaka erken dönemde kitap alışkanlığı edinmesi için çabalayın ve hatta mümkünse salon gibi en çok vakit geçirilen yerlerde sürekli kitaplarla haşır neşir olabileceği bir kitaplık bulundurun. Ona sıcak ve sevimli bir ton ve vurguyla kitaplar okuyun.
Koraman “Birlikte gezmek, yeni yerler keşfetmek ve bol bol dışarıda zaman geçirip sosyalleşmek de hiç kuşkusuz bebeğinizin gelişimine çok önemli bir destektir” diyor.
https://www.pausedergi.com/wp-content/uploads/2025/02/foto-Kopyasi-4.jpg550800pausehttps://www.pausedergi.com/wp-content/uploads/2022/10/PAUSECITYSLOGO.jpgpause2025-02-04 17:36:552025-02-04 16:39:57Hamilellik ve sonrası nasıl beslenilmeli?
Kanser tedavisinde her geçen gün yeni gelişmeler oluyor. Birçok tedavi, yeni umut ışığı yanmasını sağlıyor. Kanserle savaşta en önemli silahlardan olan kemoterapi birçok korkuyu da beraberinde getiriyor. Ancak tedavide uygulanan kemoterapi birçok kişide önyargı uyandırabiliyor. Liv Hospital Medikal Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Duygu Derin, kemoterapi ile ilgili en çok merak edilen 5 soruyu cevapladı.
Prof. Dr. Duygu Derin
Kemoterapinin etkileri ne zaman geçer?
Kemoterapide kullanılan ilaçların bir kısmı karaciğerden bir kısmı da böbrekten atılır. Bazı kemoterapi ilaçları da kalbe olumsuz etki yapabilir. Kemoterapi öncesi ve sonrası, doktor kontrolünde hastaya damar yolu ile bol sıvı vererek böbreklerin ve organların korunması sağlanır. Kemoterapi kürünün bitmesinin ardından, ortalama 3 hafta sonra kan değerleri normal aralığa gelir ve bağışıklık da büyük ölçüde toparlanır. Bu süreden sonra hasta, gündelik hayata büyük ölçüde dönebilir. Bununla beraber özellikle yorgunluk birkaç ay daha sürebilir. Hastanın kendi durumuna göre en doğru olanı ayarlaması yani bu süreçte kendi kendinin doktoru olması, kendini yorgun hissettiğinde dinlenmesi, doğru stres yönetimi çok önemlidir. Kemoterapi ilaçlarının vücuttan tam olarak atılması kişiden kişiye göre değişkenlik gösterse de bu süreç 6 ay ile 1 yılı bulabilir. Kadın hastalar eğer gebelik düşünüyorsa ancak bu süreden sonra hamile kalabilir. Öte yandan meme kanseri sonrasında 3 yıl ile 5 yıl arası hastanın takibinin yapılması ve bu süreç içinde mümkünse çocuk yapılmaması gerekir.
Kemoterapi sırasında beslenme konusunda nelere dikkat edilmeli?
Kemoterapi sırasında proteinden ve vitaminden zengin, hazmı kolay gıdalarla beslenilmelidir. Kemoterapi sebebiyle daha önce sevdiği yemekler kişide bulantı ve tiksinti yaratabilir. Bu daha sonra geçecektir. Faydalı gördüğümüz besin de olsa hastada bulantı oluşturuyorsa yemeye zorlamamak gerekir. Benzer yapıda, yemeyi tercih edeceği gıdaları vermek uygun olur. Kemoterapi sırasında greyfurt tüketilmemelidir. Bu meyve kemoterapi ilaçlarının karaciğer metabolizmalarını etkiler. Öte yandan greyfurtla aynı aileden olan portakal, limon ve diğer tüm turunçgillerin tüketiminde sakınca yoktur. Greyfurtun yanı sıra narın da kemoterapi ilaçları ile etkileştiği düşünüldüğü için kemoterapi sırasında tüketilmesi tavsiye edilmez. Kemoterapi ilaçlarının çoğu bağırsak hareketlerini yavaşlatarak kabızlık, bazıları da ishal yapar. Doktorun tavsiyesine göre hareket edilmelidir. Bol su tüketimi böbrekleri korur ve özellikle böbrekten atılan kemoterapi ilacı kullanımında çok gereklidir.
Kemoterapi sırasında görülebilecek yan etkiler
Kemoterapi sırasında en sık bulantı ve kusma görülür. Günümüzde bu yan etkileri giderecek çok kuvvetli ilaçlar vardır ve hem damar hem de ağız yolu ile verilerek bu yan etkiler ciddi biçimde azaltılır. Kullanılan ilaca göre sıklıkla kabızlık, bazen de ishal olabilir. Bu yan etkiler için önce diyet düzenlenir, yetmediği hallerde de kabızlık veya ishal için ilaç verilir. İştahsızlık, tat duyusunda da azalma olabilir. Öğün sayısı arttırılarak, tercihe göre atıştırmalıklar ekleyerek yeterli gıda alımı sağlanabilir. Nane, limon ve kahve içeren çiklet ve şekerler hastanın kötü tat hissini bastırır ve daha iyi hissetmesini sağlar. Özellikle kemoterapi sonrası ilk hafta hastada halsizlik olur ve istirahat etmek isteyebilir. İkinci hafta daha rahattır ve üçüncü hafta genelde normale döner. Açık ve temiz havada yürüyüşler iyi gelir. Kemoterapi kullanıldığı dönemde ağızda yaralar ve pamukçuk çıkabilir. Pamukçuk oluşumunu engellemek için ağız hijyenine dikkat edilmelidir. Ayrıca günde dört kere karbonatlı su ile ağız gargarası önerilir. Kemoterapiden sonraki 7-14 gün arasındaki dönem, bağışıklığın en çok baskılandığı zamandır genelde. Bu dönemde 38 ve üstü bir ateş olursa hemen hastaneye başvurup doktora görünmek gerekir. Kemoterapi nedeniyle kanımızdaki lökositler yani bizi mikroplara karşı savunan beyaz hücrelerimiz sayıca çok düşmüş olabilir. Doktor, bu noktada gereken tedaviyi yapacaktır. Bu dönemde havasız ortamlarda bulunmamalı, hasta kişilerle görüşülmemelidir. Özellikle meme kanseri tedavisinde kullanılan ilaçlarda istenmeyen bir yan etki olarak saçlar dökülmektedir. Bu geçici bir yan etkidir ve kemoterapi bittikten sonra saçlar geri gelecektir. Bu dönemde peruk, bandana ve benzer araçlar kullanılabilir.
Cinsel ilişkiye ne zaman dönülebilir?
Yorgunluk, halsizlik, üzüntü ve fiziksel güçsüzlük cinsel yaşamı olumsuz etkileyebilir. Bu durum geçicidir. Kemoterapi sürecinde cinsel ilişki ile ilgili genel olarak yasak bulunmuyor. Ancak, kanserin tuttuğu yer (rahim ağzı ve vajen kanseri) nedeniyle, cinsel yaşam doktorunuz tarafından geçici olarak yasaklanmış olabilir. Veya kemoterapi boyunca bazı özel durumlar yaşandığında; örneğin lökositler düştüğünde, enfeksiyonlardan korunmak için cinsel hayata ara vermek gerekebilir. Bu durumlar haricinde kemoterapi sırasında cinsel yaşam devam edebilir. Hatta tedavi sürecinde yaşanan cinsel ilişkinin sevgi ve şefkat ile yaşanması hastaya moral verir, onu kuvvetlendirir ve mutlu eder. Kemoterapi ve radyoterapi ile vücuda alınan ilaçlar cinsel ilişki ile karşı tarafa bulaşmaz, bu iddia yanlıştır.
Tedavi sırasında doktor hasta ilişkisi nasıl olmalı?
Kemoterapi çok sayıda yan etkisi olan, zor bir tedavidir. Hastanın yan etkiler konusunda iyi bilgilendirilmesi, bunlarla başa çıkabilmek için iyi yönlendirilmesi gereklidir. Bu nedenle hasta-doktor ile iletişimi çok önemlidir. Hastanın rahat olması için doktorunun ona vakit ayırabilmesi, samimi ve sıcak bir iletişim kurması önemlidir. Kemoterapi sonrasındaki zamanlarda da sorun olduğunda doktoruna ulaşabilmesi de yine aynı şekilde çok önemlidir. Bunu telefonla, mesajla veya kendi gelerek yapabilir. Duygusal olarak da çok hassas ve kırılgan oldukları bu dönemde doktorlarıyla olan iyi ilişkileri hastalara ciddi psikolojik destek de sağlayabilir.
https://www.pausedergi.com/wp-content/uploads/2025/02/foto-800-x-550-piksel-13-1.jpg550800pausehttps://www.pausedergi.com/wp-content/uploads/2022/10/PAUSECITYSLOGO.jpgpause2025-02-04 16:05:452025-02-04 12:11:12Kemoterapi sırasında neler yenmez?
Süzer Grubu’nun yeni yatırımı Limoré, The Ritz-Carlton, Istanbul içerisinde kapılarını açtı.
İtalya’nın gastronomi açısından zengin ve çeşitli bölgelerinden biri olan Lombardiyalı Executive Şef Andrea Cetani mutfak menüsüne imzasını atarken Limoré’nin içecek menüsünü ise ödüllü sommelier Irene De Feo hazırladı. Limoré, İtalya’nın sadece tek bir bölgesine değil, tüm mutfak zenginliğine bir övgü niteliğinde, ülkenin dört bir yanından en özel lezzetleri buluşturan bir gastronomi deneyimi sunuyor.
Limoré, Boğaz manzarasının eşsiz güzelliğini, Akdeniz’in sıcak ve samimi ruhuyla birleştiren dekorasyonuyla misafirlerine unutulmaz bir atmosfer sunuyor. İtalyan kimliğini yansıtan seramik döşemeler mekana zarif bir dokunuş katarken, limon ağacı detayları ferahlık hissini pekiştiriyor. Akdeniz’in doğasından ilham alan pastel tonlar, dokulu kumaşlarla harmanlanarak sofistike ve rahat bir ambiyans yaratıyor. Şık iç barı ve özenle seçilmiş dekoratif unsurlarıyla Limoré, sadece lezzet değil, görsel bir şölen de vaat ediyor.
Executive Şef Andrea Cetani’nin sıfır atığı destekleyen tabağı Limoré Linguni, reçetesi aile hikayesine dayanan lazanya yorumu, günlük olarak üretilen taze makarnaları, Branzino Alla Mugnaia ve Truffle Risotto ise Limoré’nin dikkat çeken lezzetleri arasında yer alıyor. Restoranın kendi bahçesinden toplanan yeşilliklerle hazırlanan tabakların yanı sıra özel olarak seçilen lokal üreticilerden temin edilen ürün çeşitliliği de lezzet kalitesini bir üst noktaya taşıyor. Ayrıca Limoré’nin özenle tasarlanan menüsü sebze ve meyvelerin farklı bölümlerini değerlendirerek sıfır atık kullanımına destek oluyor.
Maydanoz sapları orijinal reçeteler ile makarna soslarına dönüşürken, limon kabukları Limon Sorbe’ye lezzet katıyor. Limoré’nin geniş şarap seçkisi ise lokal ve dünyadan zengin şarap seçenekleri ile Limoré tabaklarının eşlikçisi oluyor. Deniz ürünleri ve taze sebzelerin ön plana çıktığı menü, şefin ev yapımı Limoncello’su ve özel çekirdeklerle hazırlanan kahve menüsü ile tamamlanıyor.
https://www.pausedergi.com/wp-content/uploads/2025/02/foto-800-x-550-piksel-9.jpg550800pausehttps://www.pausedergi.com/wp-content/uploads/2022/10/PAUSECITYSLOGO.jpgpause2025-02-04 15:35:542025-02-04 11:47:22İstanbul’a yeni mekan “Limore”
Kahve Dünyası’nın Sevgililer Günü’ne özel düzenleyeceği Çikolata Atölyesi, 14 – 15 Şubat tarihlerinde aşka yeni bir tarif eklemek isteyen çiftleri bekliyor.
14 – 15 Şubat tarihlerinde Kahve Dünyası Veliefendi Fabrika mağazasında gerçekleşecek olan Çikolata Atölyesi’nde çiftler hem birlikte eğlenceli zaman geçirebilecek hem de kendi elleriyle tadı damaklarda kalan lezzetler hazırlamanın keyfini çıkartacak.
Kahve Dünyası’nın usta şeflerinin rehberliğinde çiftler, “Sevgililer Günü’ne Özel Sıcak Çikolata”, “Kırmızı Meyveli Kalpli Spesiyal Çikolata”, “Red Velvet Cake Pops” ve “tablet çikolata” yaparak, kişisel zevklerine göre süsleyecek ve yaratıcılıklarını sergileyecek. Etkinlik sonunda, kendi elleriyle hazırladıkları lezzetler, Kahve Dünyası’nın özel kutularında çiftlere hediye edilecek.
Rezervasyon: +90 533 494 06 41
https://www.pausedergi.com/wp-content/uploads/2025/02/foto-800-x-550-piksel-6-1.jpg550800pausehttps://www.pausedergi.com/wp-content/uploads/2022/10/PAUSECITYSLOGO.jpgpause2025-02-04 13:27:112025-02-04 10:29:22Kahve Dünyası’ndan Sevgililer Günü’ne özel çikolata atölyesi
Evrim Sanat Galerisi, ressam Nurgül Dökmecier’in “Yaşam Çemberinde” isimli kişisel sergisini sanatseverlerin beğenisine sundu.
Dökmecier, tarihi Göbeklitepe’den ilham alarak akrilik, kolaj ve mürekkep gibi farklı malzemelerle oluşturduğu 30 eseriyle sanatseverlerin karşısına çıkıyor. Sanatçı, siyah ve beyaz çalışmalarına toprak ile yaşamın renklerini ekleyerek, derin ve anlamlı geçişler sunan, birbirine bağlı dinginlik hissi yaratan hikayelerle ziyaretçilerin ilgisini çekiyor.
Evrim Sanat Galerisi’nin kurucusu Betül Ketenci, sergiye dair düşüncelerini şu şekilde dile getirdi: “Evrim Sanat Galerisi olarak, değerli sanatçının son dönem çalışmalarından oluşan bu koleksiyona ev sahipliği yapmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Bu yılki sergi ve etkinlik programlarımızla sanatseverlere yeni bakış açıları sunmaya devam edeceğiz. Tüm sanatseverleri Evrim Sanat Galerisi’ne bekliyoruz.”
Ressam Nurgül Dökmecier’in “Yaşam Çemberinde” sergisi, 20 Şubat 2025 tarihine kadar Evrim Sanat Galerisi’nde ziyaret edilebilir.
Hayallerindeki Sevgililer Günü’nü planlayanlara anında aşık olunacak tatlarla eşlik eden Coffy, lezzetine aşık olacağınız Ruby Sıcak Çikolata ve Mor Velvet Pasta ile yılın en özel anlarını yaratıyor.
Sıcak Çikolata tutkunlarına pembe rengiyle kendisine hayran bırakan Ruby Sıcak Çikolata ile sevgi dolu bir sürpriz yapan Coffy, karadutun ve kremanın uyumlu birlikteliğinden doğan Mor Velvet Pasta ile “Coffy’de aşk var” diyor! Coffy baristalarının özenle hazırladığı Ruby Sıcak Çikolata, son yılların gözdesi Ruby çikolatasının pembe rengi ve meyvemsi aromasıyla hem gözleri hem de damakları şaşırtıyor. Mor ve beyazın romantik buluşmasını leziz dokunuşlarla taçlandıran Mor Velvet Pasta ise heyecan verici tadıyla damaklarda da kalplerde de çarpıcı bir iz bırakıyor!
https://www.pausedergi.com/wp-content/uploads/2025/02/foto-800-x-550-piksel-6.jpg550800pausehttps://www.pausedergi.com/wp-content/uploads/2022/10/PAUSECITYSLOGO.jpgpause2025-02-04 08:53:292025-02-04 08:54:01Sevgililer Günü temalı lezzetler
Yanmar Turkey, Türkiye distribütörlüğünü üstlendiği LS Traktör’ün en yeni ve ileri teknoloji ürünü modellerini, ilk kez İzmir’deki AGROEXPO 20. Uluslararası Tarım ve Hayvancılık Fuarı’nda tanıtacak. Yanmar Turkey, LS Traktör’ün üstün özellikli ve dayanıklı 8 farklı modelini ise bu yıl içinde Türk çiftçisiyle buluşturacak.
Yanmar Turkey’nin bu yıl satışına başlayacağı LS traktör portföyündeki MT3 serisi 35-60 beygir aralığındaki ROPS’lu model traktörler, özellikle küçük ve dar alanlarda çalışan çiftçilerin ihtiyacına cevap verebilecek şekilde geliştirildi. Çok yönlü ve konforlu traktörlerin çiftçilerin büyük beğenisini kazanacağı tahmin ediliyor. 60-100 beygir aralığında olan XU, MT5 ve MT7 serisi kabinli traktörler ise orta ve büyük ölçekli işletmeleri olan çiftçilere hitap ediyor. Bu traktörler, dayanıklı yapısının yanı sıra konforu üst seviyeye çıkaran premium özelliklerle öne çıkıyor.
Yanmar Turkey, LS Traktörlerin yanı sıra Yanmar YH700M biçerdöveri de ilk kez AGROEXPO 20. Uluslararası Tarım ve Hayvancılık Fuarı’ndaki ana standında çiftçilerin beğenisine sunacak. Yeni nesil biçerdöver, çevre dostu teknolojiyi ve üstün performansı, Yanmar 4TNV98C model 70 beygir gücündeki Euro 5 motoruyla bir araya getiriyor. Arpa, buğday, çeltik ve mısır gibi ürünlerin hasadında farklı hasat tablalarıyla maksimum verimlilik sunarken, klimalı kabini sayesinde uzun çalışma saatlerinde konforlu bir ortam sağlıyor. 1.670 litrelik geniş depo hacmiyle daha az mola vererek daha fazla iş yapma imkânı tanıyan biçerdöver, paletli tasarımıyla çamurlu ve ıslak zeminlerde kesintisiz çalışabiliyor. Bağımsız hareket eden paletleri, tank dönüşü kabiliyetiyle tarla kenarlarında kolay manevra sağlarken, yerden yükseklik ayarı sayesinde eğimli arazilerde makinenin araziye uygun şekilde ayarlanmasına olanak tanıyor. 3.500 kiloluk kompakt ağırlığıyla Yanmar YH700M, yakıt tüketimini minimum seviyede tutarak hızlı ve etkili hasat kabiliyetiyle çiftçilerin işlerini kolaylaştırıyor.
https://www.pausedergi.com/wp-content/uploads/2025/02/foto-800-x-550-piksel-21.jpg550800pausehttps://www.pausedergi.com/wp-content/uploads/2022/10/PAUSECITYSLOGO.jpgpause2025-02-03 04:56:582025-02-02 22:59:12LS Traktör Türk çiftçisi ile buluşuyor