Yazılar

Esnafların beklenti ve taleplerini sıraladı!

Yeni yılın esnaf ve sanatkarlar için büyüme ve gelişim yılı olmasını dileyen TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, “2025 yılının ülkemizdeki tüm insanların, esnaf ve sanatkârların sorunlarının çözüme kavuştuğu bir yıl olmasını diliyorum. Bildiğiniz üzere ötelenen esnafın çalışma hayatını etkileyen yüksek enflasyon, artan girdi maliyetleri ve sosyal güvenlikteki sıkıntıların giderilmesi büyük önem taşımaktadır. Hem yurttaşlarımız hem de esnaf ve sanatkârlarımız, enflasyonla mücadelede ciddi bir sınav verdiler. Dolayısıyla esnaf ve sanatkârlarımızın beklentileri arasında enflasyonun düşmesi, perakende sektöründeki sıkıntıların giderilmesi ve rekabet gücünün artırılmasına yönelik düzenlemeler yapılması öne çıkmaktadır” dedi.

-“YÜKSEK ENFLASYON ESNAFIN GİRDİ MALİYETLERİNİ ARTIRDI”

Zorlu bir yılı geride bırakan esnaf ve sanatkârların yeni yılda yeni düzenlemeler beklediğini belirten Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken,“2024 yılında hep birlikte, 2020’den sonra gelen pandemi, deprem ve ülkemizdeki ekonomik zorluklara karşı mücadele verdik. Umut ediyorum ki 2025 yılında, özellikle sosyal güvenlikteki sıkıntıların norm birliği ile giderilmesi sağlanır. Bağ-kur’lular ve yanlarında çalışan sigortalılar için sigorta primleri ile emekli aylıklarında düzenleme yapılması, 9 bin iş günü üzerinden emeklilik yerine 7 bin 200 gün üzerinden emeklilik şartının getirilmesi gibi adımlar atılır. Düşük enflasyonla birlikte fiyatların gerilemesi ve sosyal adaletin sağlanması yönündeki çalışmaların hızlanması gerekmektedir. Esnaf ve sanatkârlar, ülkenin huzur ve güveni için mümkün olduğunca mücadele eden bir kesimdir. Bu kesimin ayakta kalmasının sağlanması, milyonlarca ailenin geçim kaynağı olan esnaf ve sanatkârlık ticaretinin devam etmesi, çıraklık, kalfalık ve ustalık gibi mesleklerin sürdürülmesi açısından kritik önemdedir” diye konuştu.

-“ADİL REKABET ORTAMINDA FİYATLAR KENDİLİĞİNDEN GERİLER”

Yeni yılda Anayasa’nın 174. Maddesinde belirtildiği üzere esnafın korunması gerektiğini söyleyen Palandöken, “Geçtiğimiz yıllarda, yüksek fiyatlarla mücadelede esnaf ve sanatkârlar büyük bir yük taşırken vatandaşlarımız da geçim zorluklarını aşabilmek için çaba gösterdi. Esnaf ve sanatkârlar, sadece ticaret yapan bir kesim değil, aynı zamanda ülkenin huzurunun teminatıdır. Her mahallede, cadde ve ilimizde esnafla olan ilişkilerimizde, fiyat artışları ve hizmet alımları gibi konular üzerinden birlikte mücadele ediyoruz. 2025 yılının artık esnaf ve sanatkârlar için sorunsuz bir yıl olmasını temenni ediyorum. Hükûmetin çalışmalarında ve Anayasa’nın 174. maddesi kapsamında, esnaf ve sanatkârların korunmasına yönelik birçok meselenin bir an önce çözüme kavuşması gereklidir. İnanıyoruz ki bu yıl, hep birlikte zorlukların aşılacağı, enflasyonla mücadelede başarı sağlanacağı ve haksız rekabetin önünün kesileceği bir yıl olacaktır. Yapılan önemli çalışmalar gölgede kalmamalı, esnafın çalışma hayatındaki sorunlar hızla giderilmeli ve halkımızın huzur ve güven içinde 2025 yılını tamamlaması sağlanmalıdır” şeklinde konuştu.

Dünyanın ilk şeffaf ve kablosuz OLED TV’si

LG Electronics (LG), dünyanın ilk şeffaf ve kablosuz OLED TV’si olan 77 inç LG SIGNATURE OLED T’nin küresel lansmanını yapmaya hazırlanıyor. Bu çığır açan model, ilk olarak ABD’de satışa sunulacak ve bunu diğer pazarlar takip edecek.

Son teknoloji ürünü kendinden aydınlatmalı ekranı, şeffaf ekrandan opak ekrana dönüşebiliyor. Bu dönüşüm yaşam alanında daha fazla özgürlük sunarken OLED görüntüleme deneyimi sağlayan benzersiz bir yetenek ortaya koyuyor.

Kullanıcılar tek bir düğmeye dokunarak şeffaf ve opak modlar arasında zahmetsizce geçiş yapabiliyor, eğlence ve mekan tasarımı için benzersiz olasılıkların kilidini açabiliyor. Şeffaf moddayken OLED T, inanmak için görülmesi gereken fütüristik bir içerik deneyimi sunuyor. Ekran sadece havada süzülen içerik illüzyonu yaratmakla kalmıyor, aynı zamanda ekrandaki görselleri çevreleyen alanla “birleştirerek” büyüleyici bir etki yaratıyor.

Öne çıkan özelliklerden biri, ekranı şeffaf bir dijital tuvale dönüştüren ve sanat eserlerini, videoları veya fotoğrafları olağanüstü renk ve netlikte sergilemek için ideal olan Her Zaman Açık Ekran (AOD) modu olan T-Objet olarak gösteriliyor. Bunu tamamlayan T-Bar, ekranın alt kenarı boyunca görünen ve spor sonuçları, IoT cihaz durumları, hava durumu tahminleri veya şarkı adı bilgileri sağlayan şık bir bilgi etiketi. T-Bar aktifken ekranın geri kalanı kullanılmıyor ve temiz, düzenli bir görünüm ve LG’nin “neredeyse görünmez” ekranının arkasındaki alanın net bir görüntüsünü sunuyor. Daha fazla rahatlık için T-Home, mevcut hizmetlere iyi organize edilmiş bir genel bakışın yanı sıra uygulamalara, ayarlara ve diğer özelliklere hızlı erişim sağlayan kullanıcı dostu bir arayüz sunuyor.

İleri yaşta gebelikte testlere önem verin!

Son yıllarda dünya genelinde 35 yaşından sonra ilk kez anne olanların sayısında artış yaşanıyor. Doğurganlık üzerinde olumsuz etkileri bulunan ileri yaş gebeliklerinin aynı zamanda gebelik sürecinin sağlığı üzerinde de önemli etkileri bulunuyor. Sağlıklı bir gebelik için doğru önlemler alındığında, ileri yaşta gebeliklerin başarılı bir şekilde tamamlanmasının mümkün olduğunu belirten Liv Hospital Kadın Hastalıkları, Doğum ve Perinatoloji Uzmanı Doç. Dr. Miraç Özalp, “Uzman görüşü ve erken tarama testleri, anne ve bebek sağlığı açısından kritik öneme sahip” dedi.

Son yıllarda ilk bebek için 35 yaş ve sonrasını tercih eden anne adaylarının sayısı oldukça yüksek. 35 yaş ve üzerindeki anne yaşı, “ileri anne yaşı” olarak kabul ediliyor ve bu eğilim, kadınların artan eğitim düzeyi, yüksek istihdam oranları ve güvenilir doğum kontrolüne erişiminin bir sonucu olarak öne çıkıyor. Bununla beraber kadınların doğurganlık kapasitesi 32 yaşından sonra kademeli olarak azalmaya başlıyor. Bu düşüşün temel nedeni ise doğrudan yaşa bağlı olarak oosit (yumurta hücresi) sayısının azalması ve oositlerin kalitesinin düşmesi. Yaş ilerledikçe oositlerde bölünme hataları artıyor böylece gebelik şansı azalabiliyor. Ayrıca sigara içme, çevresel faktörler, bazı tıbbi ve cerrahi müdahaleler de oosit kalitesini ve yumurtalık rezervini olumsuz etkileyebiliyor.

Doç. Dr. Miraç Özalp

Doç. Dr. Miraç Özalp

İleri yaş gebeliklerde anne kadar bebekte risk altında

İleri anne yaşının, sadece doğurganlık üzerinde değil, aynı zamanda gebelik sürecinin sağlığı üzerinde de önemli etkileri bulunduğuna dikkat çeken Liv Hospital Kadın Hastalıkları, Doğum ve Perinatoloji Uzmanı Doç. Dr. Miraç Özalp, maternal yaşın artmasıyla başta hipertansiyon ve diyabet olmak üzere kanser, obezite, kardiyovasküler, renal ve otoimmün hastalıklar gibi tıbbi durumların sıklığının artabileceğini belirtti. Özalp’e göre erken gebelik kaybı, ektopik gebelik, çoğul gebelik, plasental problemler ve artmış sezaryen oranları da bu yaş grubu gebelerde daha sık karşılaşılan problemler arasında yer alıyor. İleri yaş gebelikler, aynı zamanda anne kadar bebekler için de bazı problemlerin gelişme riskini artırıyor. Down sendromu gibi kromozomal anomaliler, yapısal malformasyonlar, düşük doğum ağırlığı, erken doğum ve ölü doğum riski anne yaşının artmasıyla birlikte daha sık karşılaşılan problemlerin başlıcaları arasında yer alıyor. İleri anne yaşı ve buna bağlı gelişme ihtimali artan problemler, bu dönemki gebelikleri, yüksek riskli gebelik sınıfına sokabiliyor.

Erken tarama testleri hayati öneme sahip

Hal böyle olunca bu yaş grubundaki kadınların sağlıklı bir gebelik süreci geçirebilmeleri açısından, gebelik öncesi dönemde bir perinatoloji veya kadın doğum uzmanından danışmanlık almaları, uygun bir vücut kitle indeksine sahip olmaları, sigara ve alkolden uzak durmaları ve folik asit takviyesi almaları oldukça önem kazanıyor. Gebelik elde edilince, fetal kromozomal ve genetik hastalıkların taranmasının ve tanınmasında kullanılan testler ve işlemler hakkında gebelerin bilgilendirilmesinin gerektiği vurgulayan Özalp şu noktaların altını çizdi: “Bebeğin sağlık durumu ve gelişebilecek yapısal problemlerin tespiti açısından, 11-14 hafta ve 18-23 hafta arasında ultrason taramalarının bir perinatoloji uzmanı tarafından yapılması oldukça önemlidir. Bu yaş grubundaki gebeler, artmış preeklampsi riski nedeniyle düşük doz aspirin profilaksisi ve artmış venöz tromboemboli riski nedeniyle düşük molekül ağırlıklı heparin profilaksisi açısından dikkatli bir şekilde değerlendirilmelidir. Aynı zamanda 24-28.haftalarda yapılan gestasyonel diyabet taraması, ek risk faktörlerinin bulunduğu hastalarda daha erken bir dönemde yapılabilir. Sağlıklı bir gebelik için doğru önlemler alındığında, ileri yaşta gebeliklerin başarılı bir şekilde tamamlanması mümkün. Bunun içinse uzman görüşü ve erken tarama testleri, anne ve bebek sağlığı açısından kritik öneme sahiptir.”

VFS Global, Kanada’ya seyahat edeceklere dolandırılmamaya karşı uyarı

VFS Global, Kanada’ya seyahat edecek Türk vatandaşlarını, kendisini VFS Global personeli veya iş ortağı gibi gösteren ve Kanada’ya vize hizmetleri sunduğunu belirten üçüncü taraflara ve kötü niyetli kuruluşlara karşı uyardı.

Türkiye’de, Kanada vizesi için tek yetkili Vize Başvuru Merkezi (VAC) olarak faaliyet gösteren VFS Global’in bu hizmeti sağlamak için herhangi bir dış kuruluşla iş ortaklığı içerisinde olunmadığı ifade edildi. Şirketten yapılan açıklamada, bu bilginin aksi her türlü bilginin yanıltıcı olduğu belirtilerek herhangi bir sıfatla VFS Global ile ilişkili olduğunu iddia eden veya kandırma amaçlı olarak VFS Global gibi davranan dolandırıcılara ve dolandırıcı kuruluşlara karşı dikkatli olunması gerektiği vurgulandı.

VFS Global Türkiye, Rusya ve Baltıklar Bölge Başkanı Nishant Bhatia, konu ile ilgili yaptığı açıklamada: “VFS Global, Kanada’yı ziyaret etmek isteyen Türkiye’deki tüm yolcular için güvenli ve şeffaf bir vize başvuru süreci sağlandığını taahhüt etmektedir. Tüm başvuru sahiplerini dolandırıcılığa karşı dikkatli olmaya, yalnızca Kanada Hükümeti’nin ve VFS Global’in web siteleri olmak üzere resmi kaynaklara güvenmeye çağırıyoruz.” dedi.

VFS Global, başvuru sahiplerinin dikkat etmesi gereken dolandırıcılık yöntemlerini sıraladı:

– Dolandırıcılar, VFS Global çalışanı olduklarını iddia ederek işveren veya göçmenlik acenteleri gibi davranarak iş veya göçmenlik teklifinde bulunmaktadır.

– Sahte ‘e-posta kimliği’ kullanarak, şirket yöneticileri veya önemli departmanlarından olduğuklarını belirmekte ve e-posta yoluyla sahte iş teklifi mektupları ile resmi görünümlü belgeler göndermektedir.

– Başvuru sahiplerine iletilen e-postalar, VFS Global’in resmi web sitesine ve e-posta adreslerine benzer bir kimlikten gönderilmektedir. (Örneğin, vfshelpline.com yerine vfsglobal-helpline.com kullanılmaktadır.)

– Mağdur, web sitesinde yer alan iletişim bilgilerini kontrol ettiğinde, klonlanan VFS Global web sayfasını ve telefon numaralarını görüntülemektedir. Dolandırıcılar, kolaylıkla bulunabilen maskeleme yazılımını kullanarak resmi bir VFS Global hattı görüntüsü yaratmaktadır.

– Mağdurdan, resmi görünümlü bir web sitesi üzerinden numara doğrulaması veya bir ofise belge sunması istenerek arayan kişiye daha fazla inanılması sağlanmaktadır.

– Çağrı, sahte iş teklifi mektupları ve e-posta yoluyla gönderilen resmi görünümlü belgelerle desteklenmektedir.

– İşin veya göçmenlik fırsatının kabul edildiğini göstermek için başvuru sahibinden peşin ödeme yapması ve işleyişi ilerletmek için kimlik veya banka bilgileri gibi kişisel bilgilerini paylaşması istenmektedir.

Dolandırıcılık mağduru olabileceğinizin göstergeleri:

– Kişisel e-posta hesapları (Gmail, Yahoo, co.in, vb.) aracılığıyla sahte e-posta kullanıcılarından iş teklifi veya göçmenlik vaatleri içeren e-postalar alınması

– Başvurmadığınız bir şirketten iş teklifi alınması

– Vize başvurusunun reddedilmesi, sınır dışı edilme ya da iş teklifinin kaybedilmesi tehdidiyle kişisel bir banka hesabına peşin ödeme yapmanız istenmesi

– Sahte teklif mektupları/sözleşmeler üzerinde pikselli, orantısız VFS Global logosunun yer alması

Bonna, şef Antonio Bachour ile iş birliği yaptı!

Bonna, “Dünyanın En İyi Pasta Şefi” ödülünün sahibi Amerikalı şef Antonio Bachour ile iş birliğine imza attı.

Bonna, dünyanın en iyi pasta şeflerinden Antonio Bachour ile iş birliğine imza attı. Marka 6 kıtada toplam 116 ülkeye ihracat gerçekleştiriyor.

İş birliği kapsamında Bonna, Antonio Bachour ile ortaya çıkaracakları özel bir tasarım üzerinde çalışacak. Bunun yanı sıra Bonna’nın Platinum sponsoru olduğu Bocuse d’Or’un Lyon’da yapılacak dünya finallerinde ünlü şefi ağırlayacak olan marka, şefin tercihi Patch, East, Adelfa Cresta, Sahara Tone, Crater, Pink Pott Bowl, Marlena ve Halo koleksiyonlarından oluşan bir video seçki oluşturacak.

“Turist sayısı artarken kalite ve niteliği de artmalı”

 

Bodrium Otel & Spa Genel Müdürü ve POYD Bodrum Temsilcisi Yiğit Girgin, Bodrum’da turizm sezonunun başarısının sadece turist sayısına göre değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı.

Turizm sezonunun kalite ve niceliğinin dengeli bir şekilde ele alınması gerektiğini dile getiren Girgin, turist sayısının yanı sıra; turistlerin ekonomiye katkılarının da göz önünde bulundurulmasının önemine dikkat çekti.

Turizmin sadece gelen turistin adedine göre şekillenecek bir sektör olmadığını hatırlatan Yiğit Girgin, şu bilgileri verdi: “Gelenlerin ekonomik olarak dağılımı, konaklama ve yeme – içme harcamaları, aynı zamanda yerel ekonomiye sağladıkları değer de büyük önem taşıyor. Ayrıca, turizmin sürdürülebilir olması ve bölgemizin doğal ve kültürel mirasını korumak da en az rakamlar kadar birleştiren bir faktör. Turist sayısına bağlı olarak genellikle ‘rekorlar kırıldı’ gibi söylemler üretiyoruz. Bu işin niteliği ve niceliği de aslında çok önemli. Turist sayısı olarak 1 milyon hedefimiz vardı ve buna ulaşıldı. Fakat bu sayının ne kadarı Bodrum’da kaldı bunu bilmiyoruz. Bu sonuçtan mutlu olan mutlu, mutsuz olan da konuşmuyor. Çünkü Didim’e giden çok sayıda bir turist sayısı da var. Buraya gelen turistlerin yüzde 40 ile 50’sinin Didim’e gittiğini biliyoruz. Bu iki destinasyonun bir yarışı değil tabiiki. Ancak, burada toptan pazarlama sürecine bakılmalı. Bodrum’da bütünlüklü bir turizm bakış açısı yok. Bir turizm politikamız oluşmalı. Biraz toparlanmamız ve birleşmemiz gerekli diye düşünüyorum”

KIŞ SEZONU BEKLENTİLERİN ALTINDA KALDI

Bodrum’da kış sezonunun beklentilerin altında seyrettiğini kaydeden Yiğit Girgin, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bodrum bile isteye sürekli bir pahalılık algısı içine sokuldu. Bodrum’dan çok ülkenin genel ekonomik durumuna bakmalıyız. Bu rakamları sanki Bodrum işletmeleri yapıyor gibi bir algı yaratılmaya çalışıldı. Bunun doğru olmadığını, hepimiz yaşayarak görüyoruz. Ülkedeki tüm ticari faaliyet veren şirketler kar amacı güden yapıdalar. İşletmeleri hizmet politikaları noktasında tercih edene de saygı duyuyoruz etmeyene de. Bir turizm şehri doğal güzelliklerle anılır, tarihle, gastronomiyle, yürüyüş yollarıyla anılır. Bizim bunları ön plana çıkarmamız gerekirken; fiyat konusunun magazin malzemesi yapılması kimseye fayda sağlamaz. Kış dönemi olarak da beklentimizin altında ilerleyen bir süreç yaşıyoruz. Bunun nedeni ise ülkedeki ekonomik gelişmeler ve insanların biraz daha temkinli davranıyor olması. Ayrıca işletmeler maalesef sezonu geç açıp erken kapatıyor. Bu da yüksek sezonda fiyatlarda aşağı yukarı oynamalara neden oluyor”

YILIN 12 AYI SÜRDÜRÜLEBİLİR TURİZM HEDEFLEMELİYİZ

Bodrum’daki işletmelerin yılın 12 ayı hizmet vermesinin önemini vurgulayan Girgin, “Sürdürülebilir turizm dediğimizde sadece çevreye duyarlı tesis yapmamız gerekiyormuş gibi bir algı var. Aslında 360 derece düşünmek zorundayız. İşletmeler maalesef sezonluk düşünebiliyor. Bir diğer deyişle kış sezonu inşaat planlanıyor, yaz sezonu ve turizm geçiş sezonlarında da ne yapsak diye düşünüyoruz. Nasıl bir şehir olmamız gerektiğine karar vermeliyiz, turizm odaklı mı olacağız? Yoksa başka bir odak noktası mı bulacağız? Yatak kapasitemiz belli, buraya gelmesi gereken turist sayısı belli. Sezon başı ve sonundaki yapmamız gereken hamleleri doğru yaptığımızda sezonların giriş ve çıkışı uzayacaktır” ifadelerini kullandı.

En çok hangi yemek tarifini aradık!

Yılın öne çıkan aramalarının paylaşıldığı Google 2024 Yılının Arama Trendleri’nde “tarifler” kategorisinin en popüler aramaları “Dubai Çikolatası Tarifi”, “Palamut Tarifi” ve “Soğuk Kahve Tarifi” oldu.

Türkiye’nin 2024 yılında en çok merak edilen lezzetlerine ev sahipliği yapan “tarifler” kategorisinde liderliği “dubai çikolatası tarifi” aldı. Dubai çikolatası tarifini “palamut tarifi” ve “soğuk kahve tarifi”nin izlediği en çok merak edilen tarifler listesinde onları “laz böreği tarifi” ve “jalapeno turşusu tarifi” izledi. Yöresel lezzetlerden “elbasan tava tarifi”nin de yer aldığı listede, ülke sınırlarını aşan uluslararası lezzetlerden “churros tarifi” ve “biryani tarifi” de yer aldı.

Tarifler

  1. Dubai Çikolatası Tarifi
  2. Palamut Tarifi
  3. Soğuk Kahve Tarifi
  4. Laz Böreği Tarifi
  5. Jalapeno Turşusu Tarifi
  6. Elbasan Tava Tarifi
  7. Altın Bilezik Tatlısı Tarifi
  8. Churros Tarifi
  9. Biryani Tarifi
  10. Grip Düşmanı Tatlı Tarifi

Yılbaşı alışverişlerinde dikkatli olun

Yılbaşı alışverişlerinde sahte ve fason üretimin oldukça yaygın olduğunu hatırlatan TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, “Bu yılbaşı sofralarının zenginliği, insanların imkanlarına göre donanmış masalar, yeni bir yıla girmenin heyecanını sevdiklerinizle paylaşmanız açısından önemli. Ancak bunun için dikkatli olmak gerekiyor. Yılbaşında en çok tüketilen kuruyemiş, tatlılar ve pastalar gibi ürünlerin seçimi çok önemli. Merdivenaltı ürünler ise maalesef arttı. Ucuz olsun diye kapı önünde ya da araba arkasında satılan ürünleri almak büyük hayal kırıklığına yol açabilir. Yiyeceklerin fiyatları aşağı yukarı bellidir ve o fiyatın altından satış yapılamaz. Ucuz fiyatlı ürünlerin arkasında ise genellikle düşük kalite, hijyen eksikliği ve sağlıksız üretim süreçleri bulunur. Sizin yapmanız gereken şey ise az da alacak olsanız evinizde sağlıklı bir şekilde yiyeceğiniz ürünler olmalı” dedi.

 

-“ESNAF KENDİ YEMEDİĞİ ÜRÜNÜ MÜŞTERİSİNE YEDİRMEZ”

Yılbaşında bilinçli alışveriş yapmanın önemine vurgu yapan Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, “Bu yılbaşında korsan satıcılara ve süslenmiş sepetler içinde gerçek kimlikleri belli olmayan her türlü içecek maddelerine dikkat etmek lazım. Mutlaka bandrollü, ruhsatı olan, oda kayıtları bulunan esnaftan alışveriş yapmanız, sizi olası sorunlardan korur. Yoksa hüsrana uğrayabilir, korsan ürünlerin sofranıza girmesiyle karşılaşabilirsiniz. O gece, sofranıza koyduğunuz bu tür ürünlerin kimyasal içeriklerinin ne olduğunu bilmediğiniz takdirde, sağlık problemleri yaşayabilirsiniz. Bunun için merdivenaltı diye tabir ettiğimiz, ancak kimyasal içeriği ne olup ne olmadığını bilmediğiniz hiçbir ürünü sakın evinize koymayınız. Ağız tadınızı bozmayınız. Ailenizle ve çocuklarınızla birlikte, sağlıklı bir şekilde, yeni yılın size şans getireceği güzel günler olmasını diliyorum” ifadelerini kullandı.

Yeni yıla sağlıklı beslenerek başlayın

Yılbaşına sayılı günler kaldı. Yeni bir yılın coşkusuyla sıcak arkadaş ortamlarında ya da aile fertleriyle birlikte olunacak renkli sofralar için hazırlıklar başladı. Ancak yılbaşı kutlamalarında bol bol tüketilen kızartmalar, kuruyemişler, cipsler ve içeceklerle birlikte bir akşamda yaklaşık 6000 kalori alımı olduğunu biliyor muydunuz? Bu 1 insanın günde ortalama alması gereken kalori miktarının yaklaşık 3 katına denk geliyor. Peki bu sofralarda nelere dikkat edersek kalori alımımızı dengeleyerek, keyifli bir akşam yemeği geçirebiliriz? Memorial Ataşehir Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Dyt. Elif Merve Erdoğan, yılbaşı gecesi sağlıklı beslenme ile ilgili önemli bilgiler verdi.

Dyt. Elif Merve Erdoğan

Dyt. Elif Merve Erdoğan

Sağlıklı bir kahvaltı ile başladığınız günü hareketli geçirin

-Haşlanmış yumurta

-Peynir, zeytin

-Bolca mevsim yeşillikleri

-Tam tahıllı ekmeğimizin bulunduğu güzel bir kahvaltı tabağımızla güne başlayıp, gün içerisinde mümkün olduğunca fiziksel aktivitemizi artırmak; hatta yapabiliyorsak 1 saat tempolu yürümek, bol su tüketmek faydalı olacaktır.

Az yağlı yemekler tercih edin

  • Kremasız bir çorba
  • Büyük bir kase salata
  • Hindi, tavuk, balık veya kırmızı et (pişirme yöntemi olarak kızartmak yerine buğulama, ızgara veya fırını tercih edelim)
  • Yoğurtlu mezeler
  • Meyveler ve ızgara sebzeler gibi örnek bir masa oluşturabiliriz.

Peki Nelere Dikkat Edelim?

  • Sevdiğiniz lezzetlerden 1’er kaşık şeklinde küçük porsiyonlar halinde tabağınıza alarak tüketin.
  • Yemek öncesinde 1 kase çorbayla başlayın.
  • Sofraya çok aç oturmayın.
  • Yemekleri sohbet eşliğinde, bolca çiğneyerek yavaşça tüketin.
  • Bolca salata ve lif içeren gıdalardan tükettiğinize emin olun.
  • Yoğurtlu kabak, havuç tarator, közlenmiş biber, kereviz gibi sebze ve yoğurt içeren mezelere öncelik verin.
  • Her halükarda bolca karbonhidrat alacağınız bu günde pilav veya makarna tercih etmemeye çalışın.

En önemlisi de bolca keyif almaya özen gösterin. Unutmayalım ki sevdiklerimizle yapılan aktiviteler paha biçilemezdir. Bir günde yediğiniz hiçbir besin sizi sağlıksız yapmaz, alışkanlıklarınız ve rutinleriniz aynaya ve bedeninize yansıyacak olandır. Ertesi gün açlık durumunuza göre kahvaltı yapabilir veya brunch şeklinde öğle saatlerine erteleyebilirsiniz. 1 saatlik bir yürüyüş ve bolca su tüketmeye özen gösterin. Akşam yemeğine sebze ve yoğurt ile veya çorba da ekleyerek bitirebilirsiniz.

Yeni yıl, temiz bir sayfa için fırsat!

İnsanların belli dönemleri birer dönüm noktası olarak görmeye yatkın olduğunu belirten Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, araştırmalara göre insanların yeni bir haftanın, ayın ya da yılın başlangıcını, değişim ve gelişim için ideal bir zaman olarak algıladığını söyledi.

Yeni yılda alınan kararların sürdürülebilir olması için hedeflerin doğru belirlenmesi gerektiğine vurgu yapan Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, “Hedefe giden yolda motivasyonu yıl boyunca yüksek tutmak için de hedefleriniz görünür olmalı, kendinizi ödüllendirmeli, anı kutlamalı ve esnek olmalısınız.” dedi. Realist olmak gerektiğini de hatırlatan Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, “Aynı anda birden fazla hedef belirlemek cazip olabilir, ancak çok yüklenmek tükenmişliğe neden olur. Önceliklerinizi belirleyin ve kademeli ilerleyin.” şeklinde konuştu.

Üsküdar Üniversitesi NP Feneryolu Tıp Merkezi Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, yeni yılda yeni kararlar almak isteyenlere, kararlılıklarını sürdürebilmeleri ve motivasyonlarını koruyabilmeleri için önerilerde bulundu.

Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir

Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir

Yeni yılda etkili ve sürdürülebilir kararlar almak mümkün!

Yeni yılın, yeni bir başlangıcın şifresi olduğunu dile getiren Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, “Takvim yapraklarının yenilenmesi, bizlere de yenilenme fırsatı sunulduğu hissini uyandırır.” dedi.

Psikoloji biliminin, bu ‘temiz sayfa etkisi’ni açıklarken, insanların belli dönemleri birer dönüm noktası olarak görmeye yatkın olduğunu belirttiğini aktaran Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, “Araştırmalar, yeni bir haftanın, ayın ya da yılın başlangıcını, değişim ve gelişim için ideal bir zemin olarak algıladığımızı gösteriyor. Ancak çoğu zaman yeni yıl kararları çok çabuk unutulur. Alınan kararların sadece yüzde 8’inin gerçekleştirildiği çalışma sonuçlarında karşımıza çıkıyor. Peki, etkili ve sürdürülebilir kararlar almak mümkün mü? Elbette!” şeklinde konuştu.

S.M.A.R.T hedefler belirleyin…

Yeni yılda daha bilinçli kararlar almak için atılabilecek adımlardan bahseden Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, şunları söyledi:

“Hedeflerinizi özel (Specific), ölçülebilir (Measurable), ulaşılabilir (Achievable), ilgili (Relevant) ve zamana bağlı (Time-bound) olacak şekilde planlayın. Örneğin, ‘sağlıklı yaşam’ yerine ‘haftada 3 kez 30 dakikalık yürüyüş yapacağım’ gibi somut hedefler koyun. Değişim, küçük adımlarla başlar. Büyük değişimler yerine günlük rutinleri değiştirin. Her gün bir şeyi yüzde 1 daha iyi yapmaya çalışın. Hedeflerinizi bir dostunuzla paylaşın ya da sizi destekleyecek bir topluluğun parçası olun. Bu motivasyonu güçlendirir. Karşılaşabileceğiniz engelleri önceden düşünün. ‘Bu ay diyeti bozmamam için neler yapabilirim?’ gibi sorularla, olası zorluklara çözüm geliştirin.”

Hedeflerinizi görünür tutun, kendinizi ödüllendirin…

Motivasyonu yıl boyunca yüksek tutmak için hedefleri görünür kılmanın önemli olduğunu vurgulayan Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, “Yazı tahtasına, ajandanıza ya da telefon ekranına hedeflerinizi yazın. Görünür olması, gündelik hayatta hatırlamanızı kolaylaştırır.” dedi.

Kendini ödüllendirmek, anı kutlamak ve esnek olmanın da motivasyonu yüksek tutmada etkili yöntemler olduğunu dile getiren Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, “Ulaştığınız her küçük hedef sonrasında kendinize bir ödül verin. Örneğin, sevdiğiniz bir filmi izlemek ya da kendinize küçük bir hediye almak gibi. Geçmişte yaptıklarınızı hatırlayarak kendinizi motive edin. ‘Geçen yıl ne başarılar elde ettim?’ sorusuyla, ilerlemenin mümkün olduğunu kendinize hatırlatın. Beklenmedik durumlar planlarınızı bozabilir. Ancak bu tamamen vazgeçmek anlamına gelmez. Hedeflerinizi güncellemekten ya da yeniden başlamaktan korkmayın.’ önerisinde bulundu.

Aynı anda birden fazla hedef belirlemek tükenmişliğe neden olabilir!

Zihinsel ve fiziksel sağlığın birbiriyle bağlı olduğuna dikkat çeken Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, “Meditasyon, yoga ve nefes egzersizleri gibi teknikler hem stresi azaltabilir hem de fiziksel olarak rahatlık sağlayabilir. Beden ve zihin sağlığını beraber desteklemek önemlidir.” dedi.

Aynı zamanda realist olmanın hayal kırıklıklarının önüne geçeceğini de hatırlatan Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, sözlerini şöyle tamamladı:

“Aynı anda birden fazla hedef belirlemek cazip olabilir, ancak çok yüklenmek tükenmişliğe neden olur. Önceliklerinizi belirleyin ve kademeli ilerleyin. Yeni yıl, değişim için bir davettir. Ancak bu daveti gerçekleştirmek sizin elinizde. Kendi potansiyelinize inanın ve bu yılı kendinizin en iyi versiyonuna ulaşmak için bir fırsat olarak görün. Unutmayın, büyük değişimler, küçük adımlarla başlar.”