Yazılar

Sonbaharda forma girmenin püf noktaları!

Yaz tatilinin büyüsüne kapılıp beslenme düzenine uymamak, “Bir tane daha?” sorusuna hayır diyememek ve bunun sonucunda tatilden fazla kilolarla dönmek bir yaz klasiği olarak pek çok kişiyi olumsuz etkiliyor. Ancak fazla kilolardan kurtulmak mümkün ve bunun için şimdiden kolları sıvayabilirsiniz! Soğuk havaların da metabolizma hızını artırdığına ve kilo vermeye yardımcı olduğuna dikkat çeken Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Begüm Bengi “Sonbaharla birlikte beslenme düzeninizi yeniden planlayarak ve günlük yaşam alışkanlıklarınız arasına her gün mutlaka bir saat orta tempolu yürüyüşü katarak kalori açığı oluşturabilir ve sağlıklı kilo verebilirsiniz. Soğuk havalar da metabolizma hızını artırdığından kilo vermenizi destekleyecektir. Ancak yazın alınan aşırı kilolardan kurtulmak için şok diyetlerden ve ‘bitkisel takviyeler’ olarak sunulan ürünleri bilinçsizce kullanmaktan kesinlikle kaçının, aksi taktirde verdiğiniz kiloları kısa sürede geri alacağınız gibi, böbreklerde ve karaciğerinizde geri dönülmez hasarlara yol açabilirsiniz” diyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Begüm Bengi, yaz kilolarından kurtulmanın 12 yolunu anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Beslenme ve Diyet Uzmanı Begüm Bengi

Beslenme ve Diyet Uzmanı Begüm Bengi

  • Kahvaltıyı ihmal etmeyin

Gün içerisinde kendinizi uzun süre aç bırakmanız gece yemelerinizin artmasına neden oluyor. Bu nedenle güne mutlaka kahvaltı ile başlayın. Kahvaltıda hamur işlerinden kaçının, mutlaka bir yumurta yiyerek protein alımını sağlayın. Yumurta aynı zamanda tokluk sürenizi de artıracaktır. Öğünlerinizde dengeli beslenmeyi amaçlayın. Kilo verme sürecinde metabolizmanızın yavaşlamasını engellemek için öğün sıklığını artırın, gece yemelerini azaltın.

  • Egzersiz yapın

Yağ yakımı için özellikle koşma, yürüme, yüzme, tenis oynama, bisiklet sürme gibi kardiyo egzersizlerini hayatınıza dahil edin. Her gün düzenli olarak bir saat orta tempolu yürüyüş yaparak kalori açığı oluşturabilir ve yağ yakımınızı hızlandırabilirsiniz.

  • Su tüketimini artırın

Yeterli su tüketimi metabolizmanızın hızlanmasına ve kilo verme sürecinize yardımcı olacaktır. Günlük içmeniz gereken su miktarını kilonuzu 35 ml ile çarparak hesaplayabilirsiniz.

  • Sağlıklı pişirme yöntemleri uygulayın

Yemeklerinizi ızgara, fırın, haşlama gibi sağlıklı pişirme yöntemleri ile hazırlayın. Kızartma yöntemi ile pişirilmiş yemeklerden uzak durun.

  • Zeytinyağı tüketin

Yemekleriniz için yağ tercihlerinizde zeytinyağını ön plana çıkartın. Ancak zeytinyağını da sağlıklı diyerek aşırı tüketiminden kaçının, ölçülü kullanın. Tereyağı, kuyruk yağı gibi hayvansal yağlardan kaçının.

  • Sofranızda balığa yer verin

Haftada iki gün yüksek omega-3 içeriğine sahip olan somon, sardalya, uskumru gibi balıkları bol yeşilliklerle birlikte tüketin.

  • Sebze yemeklerinin yanına yoğurt; et yemeklerinin yanına salata ekleyin

Beslenmenizde mevsim sebzelerine mutlaka ağırlık verin. Sebze yemeklerinin yanına yoğurt, ev yapımı ayran veya kefir; et, tavuk, balık, hindi yemeklerinin yanına bol yeşillikli salatalar ekleyin.

  • Kurubaklagilden faydalanın

Haftada 2-3 kez kurubaklagil yenilmesini tavsiye eden Beslenme ve Diyet Uzmanı Begüm Bengi  “Kurubaklagil yemeklerini tencere yemeği olarak hazırlayabileceğiniz gibi bol yeşillikli salatalarınıza da ilave edebilirsiniz. Haşlanmış nohut, yeşil mercimek veya kuru börülce ile hazırlanmış salatalarınızın yanında kefir tercih edin. Probiyotik besinlerden biri olan kefiri düzenli olarak tüketmeniz karın içi yağlanmanızın azalmasına yardımcı olacaktır” diyor.

  • Kompleks karbonhidrat tüketin

Karbonhidrat tüketirken lif içeriği yüksek olanları tercih edin. Tam tahıllı ekmek, kinoa, karabuğday, bulgur gibi lif içeriği yüksek kompleks karbonhidratlara yönelmek kan şekerinin dengeli yükselmesine ve daha uzun süre tok kalmaya imkan tanıyor. Beyaz ekmek, beyaz pirinç vb basit karbonhidratlardan kaçının.

  • Meyvenin yanına kuruyemiş ekleyin

Ara öğünlerde meyvelerinizin yanına çiğ ceviz, fındık, badem, kaju gibi yağlı tohumları ekleyin. Yağlı tohumların içerisinde bulunan sağlıklı yağlar kan şekeri kontrolüne ve tokluk süresinin uzamasına bağlı olarak kilo vermeye olanak sağlıyor.

  • En az yüzde 70 kakaolu bitter çikolata yiyin

Beslenme ve Diyet Uzmanı Begüm Bengi “Sonbaharda havanın erken kararması, hava ısısının azalmasıyla birlikte bireylerde halsizlik, mutsuzluk ve buna bağlı yeme atakları yaşanabiliyor. Bu yeme ataklarını azaltmak ve mutluluk hormonu olan serotonin seviyesini artırmak için muz, fındık ve yulaf ile beslenmek; ara öğünlerde şekersiz Türk kahvesinin yanında en az yüzde 70 kakao içeren bitter çikolata tercih etmek gibi küçük önlemler fayda sağlıyor” diyor.

  • Balkabağı tokluk süresini uzatıyor

Kışın grip gibi solunum yolu enfeksiyonlarına yakalanma riskini azaltmak, vücut direncini artırmak için meyve ve sebze tüketmek gerekiyor. Stresi azaltıp bağışıklık sistemini güçlendirdiği için sonbaharda tatlısıyla olsun çorbasıyla olsun balkabağı tüketebilirsiniz. Yüksek lif içeriğine sahip balkabağı aynı zamanda kilo verme dönemindeki tatlı krizlerini aşmayı sağlıyor. Az şekerli balkabağı tatlısına ceviz ve tarçın eklemek kan şekerini dengeleyerek tokluk süresini uzatıyor.

İzmir’in tüm teraslarında eğlence var

Bu yıl İstanbul’da 10. yaşını kutlayan Rooftop Festival, Club Creative Agency organizasyonuyla 28 Eylül’de İzmir’de üçüncü kez yapılacak.

Türkiye’nin en ilgi çekici ve benzersiz festivallerinden biri olan Rooftop Festival’de katılımcılar tek bilet ile tüm mekanları gezme ve diledikleri sanatçıyı dinleme imkanına sahip olacak.

İzmir manzarasına gün boyu eşlik eden birbirinden başarılı yerli ve yabancı Dj ve müzisyenlerin yanı sıra, etkinlikte çeşitli workshoplar, gurme lezzetler, imza kokteyller de festival katılımcılarının deneyimine sunulacak.

İzmir Marriott, Park Inn by Radisson ve Renaissance İzmir olmak üzere 3 ayrı mekanda toplamda 15 sanatçının performans sergileyeceği Rooftop Festival İzmir’in katılımcıları yaza dans ederek veda edecek.

@rooftop.festival
@clubcreative.agency

Line-up: Yulia Niko, Headwaters, Marc Gonen, Menachem 26, Cihangir Çınar, Ali Efe Dinç, Analogdisko, Ayküt, Ayhan Keser, Barter, Damla Tek, Egeme, Jamie S, Kinky, Venice.

Vize hakkında çok sorulan soruları cevapladı!

Vize hakkında çok sorulan soruları cevapladı!

Öğrenci Vizesi Başvuruları için Sık Sorulan Sorular

Öğrenci vizesi başvurum için en uygun zaman nedir?

Öğrenci eğitim vize başvuruları, yurtdışında eğitim almak istediğiniz akademik programa kabul edildiğinde yapılması gerekmektedir. Öğrenci eğitim vizesi başvuru süreçleri ülkeden ülkeye farklılık gösterebileceğinden, son dakika sürprizlerinden kaçınmak adına başvuruların önceden yapmanızı önermekteyiz. Çoğu ülke, seyahat tarihinden 90 gün öncesine kadar (3 ay) başvuruları kabul etmektedir. Bazı durumlarda, eğitim tarihi başlangıcından 180 gün (6 ay) öncesine kadar öğrenci vizesine başvuru yapılabilmektedir. VFS Global’in Eğitim Hizmetleri, seyahat ettiğiniz ülke, sahip olduğunuz pasaport veya eğitiminizin hedef ülkesi ne olursa olsun, vize başvuru sürecinizin her adımında (başvuruyu desteklemek için doğru belgelerin bir araya getirilmesinden başvurunun sunulmasına kadar) size yol gösterecektir.

Öğrenci vizeleri için işlem süreleri nedir?

Her ülkenin öğrenci vizeleri için farklı işlem süreleri vardır. Bu süreler, ilgili ülkelerin web sitelerinde açıkça belirtilmiştir. Yoğun dönemlerde vize işlemlerinin süresi beklenenden uzun sürebilmektedir. Bu nedenle, son dakika telaşından kaçınmak için başvuruların erken yapılması tavsiye edilmektedir. VFS Global, vize başvurularının işlem süreleri üzerinde bir etkiye sahip değildir. Vize başvurusunun kabulü veya reddi ile ilgili süreçler tamamen ilgili büyükelçiliklerin/temsilciliklerin yetkisindedir.

Öğrenci vizesi için gerekli belgeler konusunda karışıklık yaşıyorum. Hangi belgeleri sunmalıyım?

Öğrenci vizesi başvurularında kimliğiniz, mali durumunuz ve akademik niteliklerinizle ilgili belgelerin orijinal kopyalarını sunmanız gerekmektedir. VFS Global Eğitim Hizmetleri ekibimiz size, kişisel vize gereksinimlerinize özel olarak hangi belgeleri sunmanız gerektiği konusunda rehberlik edecektir. Gerekli olabilecek bazı belgeler şunlardır:

– Pasaport

– Fotoğraf

– Kabul mektubu

– Finansal belgeler ve mali durum kanıtı

– Öğrenci kredi onayları

– Akademik nitelikler

– Test puanları ve İngilizce dil yeterlilik belgeleri

– Uluslararası öğrenci sağlık sigortası kanıtı

Başvuru durumumu nasıl takip edebilirim?

Başvurunuz gönderildikten sonra, SMS hizmetimizi tercih edebilir ve başvurunuzun ilerleyişi hakkında güncel bilgileri alabilirsiniz. Pasaportunuz teslimat için hazır olduğunda durum güncellemesi yapılacaktır. Ancak, VFS Global’in konsolosluk veya büyükelçilikler tarafındaki değerlendirme süreci sırasında başvuru durumunu takip edemeyeceğini lütfen unutmayınız.

VFS Global bana vize kategorileri hakkında rehberlik sağlayabilir ve tavsiyede bulunabilir mi?

VFS Global’in Eğitim Hizmetleri ekibi, öğrenci vizesi başvurunuzun her aşaması hakkında size tavsiyede bulunabilir. Bir öğrenci, gerekli tüm belgelere sahip olduklarından emin olmak için VFS Global’in uzman eğitim hizmetleri ekibi ile bağlantıya geçerek, kontrol listeleriyle rehberlik alabilir. Eğitim hizmetleri ekibi, öğrencinin teslim etmesi gereken belgelerin eksik veya yanlış ifade edilmediğinden emin olmak için her bir belgenin üzerinden kontrollerini sağlayacaktır. Yardım süreci, vize başvurusunun yapılacağı zamana kadar devam eder; bu süreçte vize başvurusu için hesap oluşturma, gerekli belgelerin yüklenmesi ve biyometrik verilerin teslim edilmesi için vize başvuru merkezinde randevu alma gibi idari görevlerde destek sağlanmaya devam eder.

Pasaportum vize başvuruma uygun mu?

Vize başvuruları öncesinde bir pasaporta sahip olunması gerekmektedir. Buna ek olarak, pasaportta vize damgası için yeterli boş sayfanın da bulunması önemlidir. Bazı ülkeler, pasaportunuzda en az iki kullanılabilir boş sayfa olmasını talep etmektedir. VFS Global Eğitim Hizmetleri ekibimiz, pasaportunuzun hedef ülkenin düzenlemeleriyle uyumlu olup olmadığı konusunda size rehberlik edecektir.

Öğrenci vizesi kategorisi hakkında bilmem gereken başka bir konu var mı?

VFS Global Eğitim Hizmetleri, vizenizin geçerliliğinin akademik programınızın zamanlaması ile uyumu, izin verilen giriş sayısı ve diğer önemli konular hakkında yardımcı olmaktadır. Ayrıca, diğer aile üyelerinin öğrenciyle birlikte seyahat edip edemeyeceği, öğrencinin yarı zamanlı olarak çalışıp çalışamayacağı ve haftada kaç saat çalışabileceği gibi konular hakkında da destek sağlamaktadır. VFS Global Eğitim Hizmetleri, mezuniyet sonrası öğrencinin çalışma izni başvuruları gibi konularda da rehberlik edebilmekte ve bu izinlerin ne kadar süre ile geçerli olabileceği hakkında bilgi verebilmektedir. Bu bilgiler, her ülkenin farklı gereksinimleri doğrultusunda kişisel ve özel olarak verilmektedir.

Süreç hızlandırılabilir mi? Ücretli ek hizmetlerin alınması vize sonucunun daha hızlı alınmasını garanti eder mi?

VFS Global, vize başvurusu yapıldıktan sonra başvuru sürecini hızlandırma konusunda herhangi bir rol oynamaz. VFS Global’in sunduğu isteğe bağlı ek hizmetlerinden herhangi birini almanın başvurunun işlem süresi veya nihai karar üzerinde herhangi bir etkisi yoktur.

Başvuru sahibi öğrenci, bazı durumlarda (örneğin Birleşik Krallık’a seyahat edecek ise) hızlandırılmış vize işlemi hizmetini talep edebilmektedir.

Ayrıntılarına https://www.gov.uk/faster-decision-visa-settlement adresinden ulaşarak  ve Eğitim Hizmetleri ekibimiz ile görüşerek hızlandırılmış bir vize işlemi hizmeti alması mümkün olabilir.

Eğitim için vizeye başvururken bilmemiz gereken sağlık kısıtlamaları var mı?

Öğrenci vizesi başvurularında bazı ülkelerin sağlık kısıtlamaları olabilmektedir. Örneğin, öğrenci bazı bulaşıcı hastalıkları taşımadığını göstermek için sağlık testlerine tabi tutulabilmekte veya son dönemde kolera veya sarı humma gibi hastalıkların yaşandığı bir ülkede bulunduysa aşı olduğuna dair belgeler istenebilmektedir. Ayrıca, bazı ülkeler öğrenci vizesi vermeden önce zorunlu sağlık sigortası talep edebilmektedir.

Ülkelere göre farklılık gösteren öğrenci vizesi başvuru süreçleri hakkında tüm sorularınız için VFS Global Eğitim Hizmetleri ekibimiz size yardımcı olmaya hazırdır.

İstanbul Park tekrar merhaba diyor

Türkiye’nin tek uluslararası yarış pisti İstanbul Park’ın kapıları, AVIS Türkiye Pist Şampiyonası’nın ikinci ve üçüncü ayak yarışları ile yeniden merhaba diyecek.

07-08 Eylül tarihlerinde yapılacak yarışlarda Formula 3 ve karting gösterilerinin yanı sıra klasik otomobiller de piste çıkacak. Ayrıca İstanbul Park pistinde yer alan toprak etapta cumartesi ve pazar günü ralli testleri de gerçekleştirilecek.

Türkiye Otomobil Sporları Federasyonu (TOSFED) Başkanı Eren Üçlertoprağı, İstanbul Park’ta başlayacak olan bu yeni dönem öncesinde “Federasyon olarak İstanbul Park’a dair tek arzumuz, sporcularımızın gelişimlerini sağlayabilmek ve Türkiye’yi yurt dışında daha iyi temsil edebilmek için sporcularımızın ülkemizdeki tek uluslararası yarış pistini kullanabilmesiydi. 07-08 Eylül tarihlerinde düzenlenecek ve söz verdiğimiz üzere halkın erişimine açık olacak yarışlarla yeni bir dönemi başlatmanın heyecanını yaşıyoruz” açıklamasını yaptı.

İstanbul Park’ta dokuz yıl sonra düzenlenecek ilk ulusal yarış hafta sonunda, her iki günde de 14:00 – 18:00 saatleri arasında sıralama turlarıyla birlikte yarış heyecanı yaşanacak.

Ada Karası Üzüm Hasadı günleri yaklaştı

Avşa Adası, 13-14-15 Eylül tarihlerinde arasında Ada Karası Üzüm Hasadı günleri başlıyor.

Coğrafi İşaretli Ada Karası üzüm hasadı günleri, yaz sezonunu uzatırken, hem yerli ve yabancı turistler içinde özel bir aktivite oluyor.

Ada Karası Hasat Etkinlikleri kapsamında düzenlenecek olan söyleşilere gastronomi dünyasından birçok ünlü isim katılım gösterecek. Üzümün bin bir haliyle ele alınacağı bu etkinliklerde, bağ turizminden sağlığa, tarihsel geçmişten geleceğe kadar uzanan renkli söyleşiler, konserler ve tadımlar yer alacak.

Ev sahibi, kiracı ilişkileri ne durumda?

Dünyanın ve ülkemizin lider araştırma şirketi Ipsos’un GÜNDEME DAİR araştırma verilerinden derlenen bu dosyada;

  • Oturulan semtlerden memnuniyet oranı ne?
  • Kiracılar bugün taşınmak zorunda kalsa bütçesine uygun bir ev bulabilecek mi, bulamayacak mı? Bu konu hakkında ne düşünüyorlar?
  • %25 kira artış sınırı olduğu 2024 yılının ilk 5 ayında, kontratı yenilenen kiracıların kaçta kaçının artışı bu oran üzerinden ilerlemiş?
  • Kira sınırlamasının kalktığı ve kira artışlarının TÜFE’ye göre yapılmaya başlandığı Temmuz ve Ağustos aylarında kiraları yenilen kiracıların % kaçının kira artışı bu oranın üzerinde gerçekleşmiş?
  • Kiracıların gelirleri, kira artışları oranında artıyor mu? 
  • Yeni kira artış oranına rağmen; evinde mevcut kiracı olan ev sahipleri ne düşünüyor? 
  • Evi kirada olan ev sahiplerinin kaçta kaçı, kira oranı %25 ile sınırlı olduğu dönemde de, yeni kira artış oranı uygulamasında  da  kira artışlarını, evlerinin bulunduğu semtteki ortalama kira oranında yaptığını ya da yapacağını belirtiyor? 
  • Kiracıları ile kontratını yenileyecek olanlar ne yapmayı planlıyor? 
  • Temmuz ayından itibaren kira artışlarındaki %25 sınırlandırılmasının kaldırılması konusunda kiracılar ve kirada evi olanların görüşleri görüşleri nasıl farklılıklar içeriyor? Kirada evi olanlar bu kararı nasıl yorumluyor? Kiracılar bu kararları nasıl karşılıyor?

 OTURDUKLARI SEMTTEN MEMNUN OLANLAN KİRACILAR…

Kiracılara oturdukları semtten ve evlerinden duydukları memnuniyeti sorduğumuzda son üç senedir verilen cevaplarda büyük farklar görmüyoruz. Oturulan semtlerden memnuniyet değişmiyor ancak oturulan evden memnun olanların oranı  5 puan daha yüksek.

Ipsos Türkiye

BUGÜN TAŞINMAK DURUMUNDA KALAN KİRACININ DÜŞÜNCESİ…

Her 10 kiracıdan 8’i bugün taşınmak zorunda kalsa bütçesine uygun bir ev bulamayacağını düşünüyor.

Ipsos Türkiye

KİRA ARTIŞLARI TEFE TÜFE OARANI ÜZERİNDE…

%25 kira artış sınırı olduğu 2024 yılının ilk 5 ayında, kontratı yenilenen kiracıların yarısının kira artışı %50’nin üzerinde olmuş.  %30 üzeri diye baktığımızda bu oran %69’a yükseliyor. Kira sınırlamasının kalktığı ve kira artışlarının TÜFE’ye göre yapılmaya başlandığı Temmuz ve Ağustos aylarında kiraları yenilen kiracıların %35’inin kira artışı bu oranın üzerinde.

Ipsos Türkiye

KİRA VE GELİR ARTIŞINA BAKILDIĞINDA…

Kira artışlarının gelirlerinin üzerinde artması her sene daha da kritik bir hal alıyor. Kiracıların geliri kira artışları oranında artmıyor.

Ipsos Türkiye

KİRACILAR HESAPLAMALARIN ADİL OLMADIĞINI DÜŞÜNÜYOR.

Her ne kadar yeni kira düzenlemesinde %25 sınırı kaldırılmış olsa bile kiracıların yarısı yeni kontrat dönemlerinde ev sahiplerinin TÜFE’ye göre hesaplanacak olan orandan daha yüksek bir kira talebinde bulunacağını  düşünüyor. Ve her 10 kiracıdan 9’u bu hesaplamanın adil olmadığını düşünüyor.

Ipsos Türkiye

EV SAHİPLERİ DE MAĞDUR…

Yeni kira artış oranına rağmen her 3 ev sahibinden 2’si evinde mevcut kiracı olmasından dolayı maddi kaybı olduğunu düşünüyor. Ev sahipleri açısından baktığımızda bu sene de geçtiğimiz seneye benzer bir tablo önümüze çıkıyor. Geçen sene ev sahiplerinin %70’i “Son dönemde kiralar sürekli artarken evimde mevcut bir kiracının olması nedeni ile maddi kayba uğruyorum.” ifadesine katılıyordu. Bu yıl aynı ifadeye katılanların oranı bir kaç puan düşerek %66’ya geriledi.

Ipsos Türkiye

KİRACISI İLE KONTARTINI YENİLEYENLER YA DA YENİLEYECEK OLANLAR…

Evi kirada olan ev sahiplerinin %42’si , kira oranı %25 ile sınırlı olduğu dönemde de, yeni kira artış oranı uygulamasında  da  kira artışlarını, evlerinin bulunduğu semtteki ortalama kira oranında yaptığını ya da yapacağını belirtiyor.

Ipsos Türkiye

MAL SAHİBİ DE KİRACI İLİŞKLERİ BİR SÜRE DAHA SICAK İLERLEYECEK.

Temmuz ayından itibaren kira artışlarındaki %25 sınırlandırılmasının kaldırılması konusunda kiracılar ve kirada evi olanların görüşleri oldukça farklı.

Ipsos Türkiye

IPSOS TÜRKİYE CEO’SU SİDAR GEDİK VERİLERİ ŞÖYLE YORUMLADI

Geçtiğimiz sene kiracılar ve ev sahiplerine ilişkin araştırmamızdan ortaya koyduğumuz sonuç, kiracıların ve ev sahiplerinin bir kısır döngü içinde olduğunu idi. Üzerinden bir sene geçmesine rağmen, resmi kira oranlarına getirilen sınırlardaki düzenlemeler hala kısmen işe yarıyor ve problem olduğu gibi hayatlarımızda var olmaya devam ediyor. Bu durumun sonucu olarak da ev sahipleri ve kiracılar arasındaki ilişkiler sıcaklığını koruyor.

Kiracılara oturdukları semtten ve evlerinden duydukları memnuniyeti sorduğumuzda son üç senedir verilen cevaplarda büyük farklar görmüyoruz. Bu yılki araştımamızda kiracıların oturdukları semtlerden duydukları memnuniyet oranı bir önceki seneye kıyasla değişmedi. Oturdukları evden memnun olanların oranı ise geçtiğimiz seneye göre 5 puan daha yüksek. İçinde bulunduğumuz ekonomik koşullarda yaşadığımız evden memnun olmamak bir lüks diyebiliriz. Çünkü bugün her 10 kiracıdan sekizi taşınmak zorunda kalsa, bütçesine uygun bir ev bulamayacağına inanıyor.  %25 tavan kira artış sınırının olduğu 2024’ün ilk 5 ayında, kontratı yenilenen kiracıların yarısı, kira artışının %50’nin üzerinde olduğunu belirtiyor.  %30’un üzerinde kira artışı yapılanlar diye baktığımızda ise bu oran %69’a yükseliyor. Temmuz 2024 itibarıyla tavan kira zammı uygulaması sona erdi ve ev sahipleri artık yeniden 12 aylık ortalama TÜFE oranına göre zam yapabiliyor. Ancak Temmuz ve Ağustos aylarında kiraları yenilen her 10 kiracıdan yaklaşık dördünün kira artışları bu oranın üzerinde. Kirasının gelirinden daha hızlı arttığını paylaşan kiracıların oranı artıyor ve bu durum kiracılar için her yıl daha da kritik hale geliyor. Her 2 kiracıdan biri de yeni kontrat dönemlerinde ev sahiplerinin TÜFE’ye göre hesaplanacak olan orandan daha yüksek bir kira talebinde bulunacağını düşünüyor. Her 10 kiracıdan dokuzu bu hesaplamanın adil olmadığı görüşünde.

Ipsos Türkiye

Ev sahipleri açısından baktığımızda bu sene de geçtiğimiz seneye benzer bir tablo önümüze çıkıyor. Geçen sene ev sahiplerinin %70’i “Son dönemde kiralar sürekli artarken evimde mevcut bir kiracının olması nedeni ile maddi kayba uğruyorum.” ifadesine katılıyordu. Bu yıl aynı ifadeye katılanların oranı bir kaç puan düşerek %66’ya geriledi.  Evi kirada olan her 10 ev sahibinden dördü kira oranı ile ilgili sınırlara bakmaksızın kira artışlarını, evlerinin bulunduğu semtteki ortalama kira oranında yaptığını ya da yapacağını belirtiyor. %25 sınırlandırılmasının kaldırılması konusunda kiracılar ve kirada evi olanların görüşleri oldukça farklı. Kiracıların %17’si sınırın kaldırılmasını desteklerken, kirada evi olanlar arasında bu oran %65. Enflasyondaki artışın yavaşlamasına paralel olarak konut fiyatlarının da dengeye oturması birkaç yılı bulacak. Maalesef, bu süreçte ev sahipleriyle kiracılar arasındaki tansiyon bir süre daha yüksek kalacak.

Rixos Tersane Istanbul kapılarını açtı

Rixos Tersane Istanbul kapılarını açtı

Rixos Grubu yatırımlarından Rixos Tersane Istanbul, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın teşrifleriyle açıldı.

Rixos Tersane Istanbul, 432 odaya sahip

Tarihi, kültür ve sanatı harmanlayan iç dekorasyonu, leziz gastronomik deneyimler vadeden yeme içme alanları, zihni ve bedeni rahatlatan spor aktiviteleri ve eşsiz Haliç manzarasıyla bütünleşen sonsuzluk havuzu ile Rixos Tersane Istanbul, şehrin tam kalbinde soluk aldıracak ve kişiye özel benzersiz deneyimler yaşatacak.

Rixos Tersane Istanbul da bulunduğu lokasyondan aldığı ilhamla, kültürel sürdürülebilirlik kapsamında özel bir sanat koleksiyonu oluşturdu. Yerli ve yabancı sanatçıların el emeği çağdaş sanat eserlerinden oluşan koleksiyonun bir kataloğu ve dijital arşivi de olacak.

Otel ayrıca geniş ve görkemli etkinlik alanlarına sahip olan Tersane Balo Salonu ile Tersane Istanbul Event Hall’da yerli, yabancı birçok organizasyona ev sahipliği yapacak.

 

Rixos Otelleri Yönetim Kurulu Başkanı Fettah Tamince, “Rixos Tersane Istanbul şehir otelciliğine yepyeni bir bakış açısı getirecek. Ekonomiye ve istihdama büyük katkı sağlayacak. Rixos Tersane Istanbul, bu köklü kültürel mirasın gelecek nesillere aktarılması açısından da önemli bir rol üstlenecek. Tasarımından mimarisine Rixos Tersane Istanbul’un her detayını titizlikle düşündük. Benim için ticari bir projenin çok ötesinde olan bu yeni heyecanımızın şehrimize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan “Tersane bölgesinin güzelliğine güzellik katacağına inanıyorum.” diyerek projenin önemini şu sözlerle vurguladı: “Rixos Tersane İstanbul, şehrimizde ciddi bir ihtiyacı karşılayacaktır. Sadece konaklama değil; kültür noktasında da adından söz ettirecektir. İstanbul, kongrelerde önemli bir destinasyon haline geldi. Pek çok zirveye ev sahipliği yaptık. Rixos Tersane Istanbul ile de bu imkanlarımız genişleyecektir. 2 bin 27 metrekare etkinlik alanına sahip olan otelimiz toplantılar için de cazip hale gelecek ve Türkiye’ni tanıtımına katkı sağlayacaktır.”

Emekli olunca yaşayabilecek 12 sahil kasabası!

Emeklilik hayali ikiye ayrılır. Emekli olunca dünyayı gezme hayali kuranlar ve sessiz, sakin bir sahil kasabasına yerleşip, müstakil evinin bahçesinde domates yetiştirmeyi düşleyenler… Biz ikincisine sesleniyoruz. Özellikle kalabalık şehirlerde yaşamanı sürdüren, her gün ömründen bir parçasını trafikte yitiren ve ruh emici gökdelenlerin arasında bir gıdım oksijene muhtaç kalan bizlerin, emekliliğimizde daha dingin bir hayat sürme isteğimiz hiçbir şekilde sıkıcı karşılanmamalı.

Akarca

1 – Akarca

Akarca’yı çoğu insan bilmez. Çünkü burada sabahın ilk ışıklarına dek süren eğlenceler yoktur. Yalnızca buz gibi bir deniz ve dingin bir yaşam sürmeyi seçmiş emekli büyüklerimiz vardır. Genelde yazlıkçıların mekanı olan Akarca, İzmir’in Seferihisar ilçesinde bulunuyor. Ege Denizi’nin en berrak hali, bu güzide sahil kasabasına bahşedilmiş desek yeridir.

 Bademli

2 – Bademli

Eğer emekli ikramiyenizi Maldivler’e yatırmak istemiyorsanız, ikinci seçenek olarak Bademli Köyü’nü düşünebilirsiniz. Neden böyle diyoruz, çünkü Bademli’deki deniz, o gördüğünüz Maldivler’deki okyanustan farksız. Popüler olamamasının nedeni ise malum, zamane gençliği işte. Bademli’nin İzmir’in Dikili ilçesinin güneybatısında olduğunu da belirtelim unutmadan.

Çukurbağ

3 – Çukurbağ

Sessiz ve sakin bir hayat süreyim, domatesimi de ekeyim ama sıkılınca eğlenceden de çok uzak kalmayayım diyorsanız eğer, o zaman Çukurbağ Yarımadası’na yerleşebilirsiniz. Antalya’nın Kaş ilçesinde bulunan Çukurbağ, Meis Adası’nın manzarasıyla da büyülüyor insanı. Hem torunlarınız da çok sevinir bu duruma.

Güzelçamlı

4 – Güzelçamlı

Hep özlediğiniz o bakir doğaya en sonunda kavuşacağınız bir yer Güzelçamlı. Aydın’ın Kuşadası ilçesinde bulunan Güzelçamlı, dünyanın en yüksek oksijen oranına sahip bölgelerinden biri. Hani gökdelenlerin arasında nefes alamıyoruz dedik ya, Güzelçamlı bu yönden ömürlük bir terapi niteliğinde anlayacağınız.

Badavut

5 – Badavut

Issız, daha da ıssız, olabildiğine ıssız bir yer arayışındaysanız, tası tarağı toplayıp Sarımsaklı Badavut’a yerleşebilirsiniz. Issız dediysek gözünüzü korkutmuş olmayalım, Ayvalık Sarımsaklı’ya çok yakınsınız aynı zamanda. Canınızı sıkıldığında, iki çift laf edeceğiniz insanlar da bulabilirsiniz istediğinizde.

Mazı

6 – Mazı

Emeklilik hayalleri genelde Bodrum üzerinden yürüyor. Özellikle her 5 insanın 3’ünün domatesi hep Bodrum’da yetişiyor. Yaz aylarında Bodrum’un ne kadar kalabalık olduğunu söylememize gerek yok. Ama Mazı öyle mi? Değil tabi. Bodrum’da emeklilik hayalini kuranların, kesinlikle yerleşmesi gereken bir cennet köşesi Mazı.

Palamutbükü

7 – Palamutbükü

Yeryüzünde cenneti arıyorsanız, Palamutbükü’nün aradığınız yer olduğunu söyleyebiliriz. Tamam, belki domates yetiştiremeyebilirsiniz ama bol bol badem ağacı ekebilirsiniz. Datça’nın en huzurlu köşelerinden biri olan Palamutbükü’nde yeniden gençleştiğinizi hissedebilmeniz olası.

Akyaka

8 – Akyaka

Hem doğal güzelliklerin ortasında hem de insanlarla iç içe bir emeklilik hayali düşlüyorsanız, Akyaka Gökova’nın büyülü dünyasını da bir kolaçan edin bizce. Gökova Körfezi’nin en şahane koylarının bulunduğu Akyaka’da, kim bilir, belki bir pansiyon işletmeye başlar ve hayatınıza bambaşka renkler katarsınız. Bu da bir fikir.

Turunç

9 – Turunç

Kışı sessiz, sakin köşemde geçireyim, yazın ise cıvıl cıvıl olsun etrafım diyorsanız, Marmaris’te yer alan Turunç’taki müstakil evinizin hayalini kurmaya şimdiden başlayın deriz. Yaz aylarında bol turist akınına uğrayan Turunç’ta, kışın ise birkaç pansiyon dışında herkes köşesine çekiliyor. Yılların yorgunluğunu üzerinizden atmak için Turunç biçilmiş kaftan.

Köyceğiz

10 –Köyceğiz

Son zamanlarda dikkat ediyoruz da Köyceğiz gittikçe popüler olmaya başladı. Doğal güzelliklerin ve tarihi dokunun bu kadar uyumlu olduğu daha kaç yer var ki ülkemizde? Hem sessizliği seviyor, hem tarihe ilgi duyuyorsanız, emeklilik hayali kurmaya Köyceğiz üzerinden devam etmenizi tavsiye edeceğiz.

Sokakağzı

11 – Sokakağzı

İleride, “nerede yaşıyorsun bey amca” diye sorduklarında ‘Ege’nin en uç noktasında yaşıyorum delikanlı’ cevabını verdiğinizi düşünün. İşte o an, bir delikanlının daha emeklilik hayaline yön vermiş olmanın haklı gururunu yaşayacaksınız. Bizim için bir inci tanesinden daha da değerli olan Assos’un şirin bir sahil kasabası olan Sokakağzı, bizim de emeklilik hayallerimizi süslüyor.

Söğüt

12 – Söğüt

Konumu biraz sapa, kabul ediyoruz. Ama Söğüt bu güzelliğini, böylesine ulaşılması güç bir yerde olabilmesine borçlu. Marmaris’in en büyük köyü olan Söğüt, oldukça sessiz bir yer olmasına rağmen, çarşısı her daim cıvıl cıvıl ve capcanlı. İnsanlarla hem iç içe hem de onlardan kendinizi bu denli soyutlayabileceğiniz başka bir yer daha var mı, bilmiyoruz…

En iyi ve en ucuz tropikal tatil rotaları

Kumlu plajlar, muhteşem açık hava destinasyonları ve en iyi güneşli havayı sunan ucuz tropikal tatiller mi arıyorsunuz? İster kumda uzanıp bronzlaşmak ister sık ​​ormanda yürüyüş yapmak veya bir yanardağa tırmanmak isteyin, tropikal tatil fırsatları dünyanın her yerinde mevcuttur.

Dominik Cumhuriyeti

Dominik Cumhuriyeti

Dominik Cumhuriyeti, ana tatil beldeleri yerine, düşük sezonda tatil yapmayı tercih ederseniz veya biraz daha az bilinen kasabaları tercih ederseniz iyi bir değer sunuyor.

Dominik Cumhuriyeti’nde yüksek sezon her zaman ucuz olmayabilir, ancak Nisan, Mayıs ve Haziran ayları iki dünyanın en iyisini sunar. Çoğunlukla güneşli günler ve konaklama ve uçuşlarda birçok özel indirim- fiyatlar yüksek sezon fiyatlarına göre %50’ye kadar düşer.

Haziran yağmurlu ve kasırgalı sezonun başlangıcıdır, ancak bu ayda fırtınalar nadirdir. Bu nedenle daha az maliyetle keşfetmek için harika bir aydır. Eğer bir uçurtma sörfçüsüyseniz, bu Cabarete gibi yerlerde uçurtma sörfü yapmak için en iyi aydır ve ayrıca ucuz konaklama için en iyi aylardan biridir.

Bali, Endonezya

Bali, Endonezya

Dünyanın dört bir yanından gelen ziyaretçilerin gözde tropikal destinasyonu olan Bali, seyahat zamanlarınızı doğru seçerseniz veya temel konaklama olanaklarından memnunsanız oldukça uygun bir yer olabilir.

Genel bir kural olarak, adanın güney kısmındaki yerler daha pahalıdır. Bunlara Kuta, Ubud ve Seminyak dahildir. Burada her şey, merkezi tepelerdeki veya kuzeydeki yerlerdeki yerlerin iki katıdır. Yine de burada bile, düşük sezonda (Mart-Mayıs) ziyaret etmek size önemli miktarda para kazandıracaktır. Yemek bir pazarlıktır ve dışarıda yemek yemek, yemeğin sonunda büyük bir hesap olmadan bir zevktir.

Cozumel, Meksika

Cozumel, Meksika

Aralık’tan Mart’a kadar Meksika’nın bu bölgesinde yüksek fiyatlar görülse de yılın geri kalanında çok daha iyi fiyatlar ve para biriktirmenin birçok yolu vardır. Kasırga sezonu Cozumel’de Temmuz’dan Ekim’e kadar sürer, ancak Eylül’e kadar bu genellikle sadece ara sıra yağmur anlamına gelir. Temmuz ve Ağustos ayları, burada ve orada biraz bulutlu gökyüzü karşılığında uçuşlarda ve konaklamada çok düşük fiyatlar sunar.

Daha iyi hava koşulları ve aynı derecede harika fiyatlar için Mart sonu ile Haziran arasında ziyaret edin. Cozumel plajları tüm yıl boyunca ücretsizdir.

Palawan, Filipinler

Palawan, Filipinler

Haziran’dan kasım ayına kadar olan dönem, Filipinler’deki bu küçük takımada eyaletinde düşük sezondur. Ayrıca muson sezonudur, ancak bunun sizi korkutmasına izin vermeyin. Yağmurlu sezonda bile her gün yağmur yağmaz ve yağmurlar genellikle yoğun ama kısa öğleden sonra sağanak yağışları şeklinde gelir. Yağmurlar sıcaklıkları biraz düşürür, bu da etrafta dolaşmayı ve keşfetmeyi daha konforlu hale getirir.

Mümkün olan en iyi hava koşulları için, sezonun başlarında gelin, çünkü en yoğun fırtınalar genellikle Eylül ayından sonra olur. Havayolları ve oteller bu dönemde büyük indirimler sunar, düşük sezon fiyatları normal maliyetlere kıyasla %80’e kadar tasarruf etmenizi sağlar.

Luang Prabang, Laos

Luang Prabang, Laos

Laos uzun yıllardır sırt çantalı gezginler için bir cennettir; bu tropikal Güneydoğu Asya ülkesinin çok uygun fiyatlı bir yer olduğunun iyi bir göstergesidir. Sokak yemek tezgahlarından erişte, yapışkan pirinç ve diğer hızlı yemekler birkaç dolara veya daha azına alınabilir ve başkentin dışında dört yıldızlı oteller Avrupa’da ödeyeceğinizin üçte birine mal olacaktır.

Aralık ve Ocak ayları en çok ziyaretçiyi çeker, çünkü hava kuru ve serindir, sıcaklıklar 20’li derecelerin ortasındadır. Başka bir zamanda gelirseniz daha az kalabalık ve daha düşük fiyatlar görürsünüz.

Kosta Rika

Kosta Rika

Kosta Rika her zaman ucuz bir tropikal tatil yeri olmayabilir, ancak yılın doğru zamanında varmak veya bağımsız bütçeli gezginlere hitap eden yerlere gitmek kesinlikle çok para tasarrufu sağlayacaktır.

Mayıs’tan Aralık ortasına kadar Kosta Rika, “yeşil mevsim” olarak bilinen şeyi yaşar. Bol yağmur, yeşil dağ yamaçlarında yoğun bulut ormanları ve büyük kalabalıkların çoğunlukla uzak durduğu bir zamanda bütçe dostu sörf molaları. Ancak yağmurun sizi korkutmasına izin vermeyin. Hala sıcak, manzara yemyeşil ve güzel ve plajın tadını çıkarmak için bolca güneşli gün elde edeceksiniz.

Koh Rong, Kamboçya

Koh Rong, Kamboçya

Kamboçya’ya gelen ziyaretçilerin çoğu Angkor Wat’taki antik tapınaklara gitse de ülke tropikal macera arayanlar için de birçok açık hava macerası sunuyor. Yemyeşil dağlar, sık ormanlar ve şeker beyazı kumlar Kamboçya’da bolca bulunur.

Kamboçya’nın engebeli ve gelişmemiş plajları ziyaretçiler için bir şölendir, çünkü kalabalıklar komşu Tayland’dakinden daha azdır ve tatil köyleri daha ucuzdur. Ülkenin en gelişmiş adası olan Koh Rong, mercan resifleri ve kumlu koyların cennetidir, burada büyüleyici bir gün batımının tadını çıkarmak için arkanıza yaslanabilir veya masmavi sular üzerinde bir sürat teknesi turuna çıkabilirsiniz.

Koh Samui, Tayland

Koh Samui, Tayland

Tayland, bütçeniz ne olursa olsun lüks bir seyahat yapabileceğiniz ziyaret edilebilecek en ucuz tropik adalardan bazılarına sahiptir. Tayland’da nereye gittiğinize bağlı olarak, düşük sezon Aralık veya Ağustos’a denk gelebilir. Bu nedenle en ucuz ayları bulmak için önceden biraz araştırma yapmak önemlidir.

Tayland’ın en sevilen plaj destinasyonlarından biri olan Koh Samui, Ekim ile Aralık ortası arasında düşük sezondadır. Ekim ve Kasım aylarında öğleden sonraları yağmurlu olabilir, ancak Aralık daha güneşli ve kurudur. Bu aylar, otel ve uçak bileti fırsatları yakalamak için harika aylardır.

Hoi An, Vietnam

Hoi An, Vietnam

Uygun fiyatlı tropikal balayı yerleri arıyorsanız büyüleyici küçük kasaba Hoi An birçok nedenden dolayı harika bir seçimdir. Kalabalık yerlerden yeterince uzakta olduğundan büyük kalabalıklarla karşılaşmazsınız, bütçenize uygun gizlilik ve romantizm sunar. Da Nang’ın turkuaz sularına ve yumuşak beyaz plajlarına sadece birkaç dakika uzaklıktadır.

Çok sayıda lüks tatil köyünün yanı sıra çok sayıda olanak sunan ancak çok bütçe dostu plaj otelleri bulabileceğiniz Da Nang bulunmaktadır. Hoi An ve Da Nang’ın düşük sezonu Eylül ve Mart ayları arasına denk gelir.

Langkawi, Malezya

Langkawi, Malezya

Tropikal Malezya’da görülecek ve yapılacak çok şey var. Yağmur ormanı yürüyüşleri, mağara keşifleri ve şehir ormanlarında bitmeyen alışveriş. Ancak canlı Malezya aynı zamanda muhteşem dalış noktalarına, altın rengi plajlara ve kristal berraklığında sulara da ev sahipliği yapıyor.

Andaman Denizi’nin kalbindeki 99 adadan oluşan bir takımada olan Langkawi, bütçeniz kısıtlıysa ziyaret etmek için harika bir adadır.

Daha iyi tasarruflar için, fiyatların her yerde %50 düştüğü yağmurlu Eylül veya Ekim aylarında ziyaret edebilirsiniz.

Aruba

Aruba

Aruba sadece zengin ve ünlülerin gittiği bir yer gibi görünse de Karayip Denizi’nin güneyindeki bu ada, uygun fiyatlı plaj tatilleri için de harika bir yer olabilir.

Aruba’ya yapacağınız seyahati ucuz tutmanın anahtarı zamanlamadır: Eylül ve Ekim ayları Aruba’da genellikle çok ucuz aylardır çünkü adanın ticaret rüzgarları azalır ve sıcaklıklar yükselir, geceleri bile genellikle 30’lu derecelerin ortasında kalır. Kavurucu sıcağı dert etmiyorsanız ve zaten zamanınızın çoğunu suda geçirmeyi planlıyorsanız, bu aylarda harika indirimler bulabilirsiniz. Oteller genellikle odalarda %50 veya daha fazla indirim sunar ve dalış tekneleri de indirim paketleri düzenler.

Haziran’dan ağustosa kadar daha az sıcaktır ancak yine de ucuzdur, ancak indirimler o kadar derin değildir.

Puerto Escondido, Meksika

Puerto Escondido, Meksika

Meksika’da ucuz fırsatlar yakalamak istiyorsanız, en iyi bahis, daha az bilinen yerlere gitmektir. Örneğin, Oaxaca kıyısı, ülkedeki diğer plaj destinasyonlarına kıyasla hala nispeten ayak basılmamış bir yerdir. Sonuç olarak, Oaxaca’da konaklama, yemek ve yapılacak şeylerin çok daha uygun fiyatlı olduğunu göreceksiniz.

“Yüksek sezon” teknik olarak hava ve yaz seyahatleri nedeniyle Mayıs’tan Kasım’a kadardır, ancak fiyatların önemli ölçüde dalgalandığını görmezsiniz. Ocak’tan Nisan’a kadar kuru sezon ve aynı zamanda Puerto Escondido’nun en uykulu olduğu zamandır. Bu, dip fiyatları yakalamanın zamanıdır.

Koh Lanta, Tayland

Koh Lanta, Tayland

Tayland’da güzel adalardan eksiklik yoktur, ancak daha fazla insan onları keşfettikçe fiyatlar artma eğilimindedir. Krabi’deki en iyi adalardan biri olan Koh Lanta, Tayland’daki en uygun fiyatlı adalardan biri olmaya devam ediyor.

Koh Lanta, uzun ve güzel plajları ve Asya’nın her yerinden Avrupa’ya ve ötesine kadar onlarca yıldır kıyılarına inen kültürlerin karışımıyla bilinir. Ayrıca, özellikle Ko Haa ve His Dang gibi noktalarda dalış için popüler bir noktadır.

Tahmin edilemeyen ve yağmurlu sezonda (Nisan-Temmuz) giderseniz, bu mükemmel plajların çoğunun tamamen size ait olduğunu göreceksiniz.

Güzel plajların yanı sıra, Koh Lanta’ya gelen ziyaretçiler gecelik 100 dolardan daha düşük fiyata, hatta bazen bundan çok daha ucuza konaklama imkânı bulabilirler.

Gili Adaları, Endonezya

Gili Adaları, Endonezya

Bali, Endonezya’daki en popüler seyahat noktası olabilir, ancak Gili Adaları’nı ziyaret etme fırsatınız varsa, hayal kırıklığına uğramayacaksınız. Bu küçük kumluk tarzı adalar zinciri, Lombok kıyılarında yer alır ve dünyanın herhangi bir yerinde ziyaret edebileceğiniz en uygun fiyatlı tropikal adalar arasındadır.

Gilis’teki oteller inanılmaz derecede ucuzdur, otel odaları gecelik ortalama 20 dolardır. Airbnb de son derece ucuz olabilir, gecelik 30 ila 140 dolar arasında değişir. Yemek de inanılmaz derecede uygundur, lüks bir deniz ürünleri yemeği yaklaşık 10 dolara mal olur. Elbette, isterseniz her zaman daha fazla harcayabilirsiniz. Seyahat tarzınıza bağlı olarak, günde en az 30 dolarla idare edebilir veya 300 dolara kadar ödeyebilirsiniz.

Gili Adaları’ndaki yoğun sezonlar Temmuz-Ağustos ve Aralık-Ocak ayları arasındadır. Muson sezonu Kasım ayında başlar ve Nisan ayına kadar sürer. Daha az insan ve kuru hava istiyorsanız, Eylül-Kasım ayları gitmek için ideal zaman olacaktır.

Mısır Adaları, Nikaragua

Mısır Adaları, Nikaragua

Ucuz bir tropikal tatil için Nikaragua ülkesini henüz düşünmediyseniz, Corn Adaları’na göz atmak isteyebilirsiniz. Nikaragua, Granada, Leon ve San Juan del Sur gibi turistik noktalarıyla bilinen Orta Amerika’nın en büyük ülkesidir. Ancak Nikaragua’da biraz alışılmışın dışına çıkmak, Corn Adaları gibi Orta Amerika’da bulabileceğiniz en iyi ucuz kaçamaklardan bazılarını yapmanıza yol açabilir.

Mısır Adaları, Nikaragua Karayip kıyılarından 43 mil uzaklıkta bulunan bir takımadanın parçasıdır. Bu uzak adalar, gezginlere uygun fiyatlı konaklama, yemek seçenekleri ve aktivitelerle resim gibi mükemmel bir tropikal cennet ortamı sunacaktır.

Zanzibar, Tanzanya

Zanzibar, Tanzanya

Tanzanya lüks bir safari için bir yerden çok daha fazlasıdır. Aslında, Tanzanya kıyıları dünyanın en güzel tropikal destinasyonları arasındadır. Özellikle Zanzibar, özellikle bütçesi kısıtlı gezginler için Afrika’nın o pastoral tropikal plaj cennetini deneyimlemek için en iyi yerlerden biridir. Zanzibar aslında Unguja, Pemba ve Mafia olmak üzere üç ana adadan oluşan bir takımadadır. Zanzibar’da dolaşmak, bol miktarda taksi veya minibüs ile kolaydır. Konaklama da inanılmaz derecede uygun fiyatlıdır, Zanzibar lüks bir balayı destinasyonu olarak ün yapmış olsa da. Stone Town sırt çantalı gezginlere uygundur. Tanzanya cennetini ziyaret etmek için en iyi zaman Haziran’dan Ekim’e kadar olan dönemdir, ayrıca Ocak ve Şubat aylarıdır. Diğer mevsimler daha yağışlı ve nemli olma eğilimindedir.

İtalyan Heykeltraş Lorenzo Quinn Ekim’de Türkiye’ye geliyor!

İtalyan heykeltıraş Lorenzo Quinn, Ekim ayında Türkiye’de gerçekleştireceği büyük sergisi ile sanatseverlerle buluşmaya hazırlanıyor. Heykellerinde evrensel temaları ve insan duygularını benzersiz bir şekilde işleyen Quinn, İstanbul’un zengin kültürel mirasına olan hayranlığını sergisinde sergileyeceği özel eserlerle dile getiriyor. Sanatçının röportajında Türkiye’ye duyduğu sevgiyi, ilham kaynaklarını ve gelecek projelerini anlatan çarpıcı detaylar yer alıyor. Lorenzo Quinn ile yaptığımız özel röportajı okuyarak, sanatçının sanat anlayışı ve Ekim ayında sergileyeceği eserler hakkında daha fazla bilgi edinebilirsiniz. Sanatçının Türkiye’deki hayranları, bu eşsiz sergiyi ve röportajda paylaştığı özel detayları kaçırmamalı!

Röportaj: Melis Bayraktar

Lorenzo Quinn

Heykelleriniz genellikle derin bir hareket ve duygu hissi barındırıyor. Çalışmalarınızda gereken teknik hassasiyeti, iletmeyi amaçladığınız duygusal derinlikle nasıl dengeliyorsunuz?

Hayat, sürekli bir hareket ve dönüşümün içinde. Heykellerimde derin hareket ve duygu hissi yaratmak için teknik hassasiyeti ve duygusal derinliği dengelemeye çalışıyorum. Her heykelin kendine ait bir hikayesi var. Öncelikle sanat eseri aracılığıyla iletmek istediğim mesajı belirliyorum. Sürecin kilit noktası buradan geçiyor. Eserlerimde yerçekimiyle oynayarak, hem fiziksel hem de sembolik anlamda sınırların ötesine geçmek istiyorum. Fakat maalesef henüz nesneleri havada asamıyoruz, ama gelecekte yeni malzemelerle bu mümkün olabilir.

Lorenzo Quinn

Eserlerinizde genellikle evrensel temalara yer veriyorsunuz. Thailand, Güney Amerika gibi birçok yerde meydana gelen doğal afetlere dikkat çekmek için tasarladığınız; Dünyayı bir kayış ile tutan Doğa Ana Heykelleriniz büyük kitlelerin sevgisini ve ilgisini toplamıştı.  Bize biraz bu serinizden bahseder misiniz?

Sanat, insanları bir araya getiren ve ortak duygularımızı paylaşmamızı sağlayan güçlü bir araç. Eserlerimde evrensel temalara yer vererek, izleyicilerimin kendi yaşam deneyimleriyle bağlantı kurmalarını istiyorum. İnsan doğası, ilişkiler ve duygular gibi konular hepimizi birleştirir ve bu konular üzerinde düşünmek ve konuşmak bizi daha empatik bireyler yapar. Sanatımın bu tür bir diyalog başlatmasını umarak tasarımlarımı yapıyorum.

Tabiat ana konulu eserlerimde, doğal afetlerin hepimize bir adım uzakta olabileceğini ve gerekli önlemleri almak gerektiğini yansıtmak istedim. Thailand’ta yaşanan hortum felaketinin anısına yaptığım 2.5 metrelik Doğa Ana Heykeli ile Doğa Ana’nın dünyayı nasıl savunduğunu, insan merkeziyetçiliğin sonuçlarıyla nasıl başa çıktığını sergilemek istedim ve tüm eserlerimi doğaya ithaf ettim. Heykellerin ayrı ayrı versiyonları Amerika, İngiltere, Avusturya, Monaco ve Singapur’da dikili…

Lorenzo Quinn

Heykellerinizde sıklıkla insan ellerini kullanıyorsunuz. 57. Venedik Bienalinde de iklim değişikliğine dikkat çekmek amacıyla Grand Canal’dan çıkan ve binanın dağılmasını bir an için durdurmuş izlenimi veren iki beyaz el tasarlamıştınız. Bu simge sizin için ne ifade ediyor ve sanatınızda neden bu kadar merkezi bir yer tutuyor?

Bedenin en meşakkatli ve teknik açıdan en meydan okuyan parçası olarak görülen eller, benim için çok güçlü sembollerden biri. Ellerdeki her hareket, her jest bir hikâye anlatıyor. Sevme gücü, nefret etme gücü, yaratma ve yok etme gücü gibi. Elleri sanatımda kullanmak, insanların birbirleriyle olan bağlantısını, iletişimlerini ve empati duygusunu temsil ediyor. Her bir heykelimde eller aracılığıyla insan doğasının farklı bir yönünü keşfetmeye çalışıyorum.

Venedik’deki Ca’Sagredo Hotel’in iki cephesini bir arada tutmaya çalışan “Support” (Destek) heykelimi Halcyon Art International ile Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği adına tasarladım. İklim değişiklikleri ve zamanın yıpratıcı etkisi altındaki bu ilham veren Venedik şehri, bizim ve gelecek jenerasyonların desteğine ihtiyaç duyuyor. Nitekim kanaldan çıkan ellere verdiğim isim de “Support” (destek) bu fikirle birebir örtüşüyor. Eller, ince bir jestle tarihi binayı tutuyorlar.

Lorenzo Quinn

Son projenizde, insan bağlantısı ve birlik temalarını keşfetmeye devam ettiniz. Bu temaların çalışmalarınızda nasıl evrildiğini ve hangi yeni boyutları keşfettiğinizi paylaşabilir misiniz?

Başkalarıyla iletişim kurmak benim için çok önemli. Eserlerim aracılığıyla insanlar arasında bir bağlantı kurmaya çalışıyorum. Bu her zaman kolay olmuyor. Anlaşılabilir bir şekilde yazmam gerekiyor, adeta bir kitap yazar gibi. Özellikle kamusal alanlarda çalışırken, eserlerimi geniş bir izleyici kitlesi tarafından anlaşılabilir hale getirmek için basitleştirilmiş bir dil kullanıyorum. Herkesin sanat uzmanı olmadığını ve hatta bazı insanların sanattan hoşlanmadığını göz önünde bulundurarak çalışıyorum. Sanatın gücü, farklı insanları bir araya getirerek ortak bir anlayış oluşturmasında yatıyor. Kamusal alanlarda sergilenen heykellerim, herkesle bir diyalog kurmayı amaçlıyor. Sanatın, toplumun bir parçası olması gerektiğine inanıyorum. Eserlerimle insanları düşünmeye, hissetmeye ve belki de kendileri ve çevreleri hakkında yeni perspektifler kazanmaya teşvik etmeyi umuyorum. Bu nedenle evrensel el jestleri veya diğer yöntemlerle mesajlarımı ifade etmeye çalışıyorum, böylece herkes ne anlatmaya çalıştığımı anlayabiliyor. Kamusal sanat, herkes için erişilebilir ve anlamlı olmalı.

Lorenzo Quinn

Sanat eserleriniz genellikle dönüştürücü bir şekilde kamusal alanlarla etkileşime giriyor. Çevreye ve halka bu kadar büyük ölçekte etkileşimde bulunması amaçlanan eserler oluştururken hangi zorluklarla karşılaşıyorsunuz?

Kamusal sanat eserleri, kentsel alanlarda yaşamı daha zengin ve anlamlı hale getiriyor. Bu eserler, insanları bir araya getiriyor, diyalogu teşvik ediyor ve paylaşılan kimliği destekliyor. Özellikle bu dijital çağda, enstalasyonlar otantik deneyimler sunuyor ve kamusal alanları daha çekici hale getiriyor. Aynı zamanda sosyal medya aracılığıyla daha geniş bir kitleye ulaşıyor ve şehrin cazibesini artırıyor.

Sanat, sınırları zorlayan ve hayal gücünün özgürce dolaştığı bir alan. Ancak gerçek dünyada da bazı sınırlar ve pratik faktörler var. Örneğin, anıtsal eserlerin tasarımında çeşitli kısıtlamalar olabilir. Bu, şehir belediyesinin onayı, izinler, mühendislik gereksinimleri ve diğer faktörleri içerebilir. Ayrıca, her mekânın kendine özgü bir karakteri vardır ve bu, eserin karmaşıklığını etkiler. Yerel kültürü de göz önünde bulundurmak çok önemli: Ne yapabileceğiniz, ne gösteremeyeceğiniz ve nasıl göstereceğiniz. Bu faktörler, kamusal eserlerin tasarımını büyük ölçüde etkiliyor. Ancak bu süreç, sanatçılar için heyecan verici bir deneyim. Yeni zorlukları üstlenmek, yaratıcılığı canlı tutar ve umarım yakın zamanda engelleri aşıp Türkiye’de güzel projelere imza atarız!

Lorenzo Quinn

Sürprizi bozmak istemezdim ama önümüzdeki Ekim ayında İstanbul’a geleceğinizi duydum. Bu şehir sizin sanatsal yolculuğunuzla nasıl bir uyum içinde ve yaklaşan ziyaretinizde neler hedefliyorsunuz?

İstanbul’a gelmek için çok heyecanlıyım. Bu şehri daha önce de ziyaret ettim ve her gelişimde büyüleniyorum. İstanbul’un zengin kültürel mirası ve tarih boyunca farklı medeniyetlere ev sahipliği yapmış olması beni çok etkiliyor. İnsanları da çok seviyorum. İstanbul’da olduğu kadar ülkenin diğer bölgelerinde de birçok Türk arkadaşım var. Türkiye’nin dört bir yanından takipçilerim var. Bu sergi için çok heyecanlıyım. Uzun zamandır Türkiye’de büyük bir sergi yapmak istiyordum, bu hayalimin sonunda gerçekleşiyor olması beni oldukça heyecanlandırıyor. Sergimde, İstanbul’un bu eşsiz karakterini ve tarihini yansıtan eserlerimi paylaşmayı umuyorum. Türkiye’de bazı kamusal çalışmalar yapma fırsatım olmuştu, ancak son anlarda işler yolunda gitmedi. Bu sergiyle, sahip olduğum projelerin hayata geçmesini umuyorum ve bu gerçekten heyecan verici ve muhteşem olacak. Umarım bu gerçekleşir. Heyecanlıyım ve umarım çok olumlu geri dönüşler alırım, bekleyip göreceğiz.

Lorenzo Quinn

Çoğu eserinizde ahlaki veya felsefi bir mesaj olduğu görülüyor. Sadece güncel olaylara tepki veren ve idealleri olan bir sanatçı değil, aynı zamanda yardımsever kişiliğiyle de birçok gence umut olmuş bir sanatçıssınız. “Empowerment” adlı serinizin satışından elde ettiğiniz geliri, gençleri desteklemek ve maddi imkan sağlamak amacıyla kurulmuş olan bir vakıfa bağışlayarak; geleceğin dünyasında gençler için bir destek de oldunuz. İzleyicilerin bu mesajları nasıl yorumlamasını bekliyorsunuz?

Teşekkür ediyorum. Her izleyici, sanat eserini kendi bakış açısına ve deneyimlerine göre yorumlayacaktır. Eserlerimin her birey için farklı anlamlar taşımasını ve farklı duygular uyandırmasını istiyorum. Eserlerimdeki ahlaki veya felsefi mesajlarla, genellikle izleyiciyi düşünmeye ve sorgulamaya teşvik etmeye çalışıyorum. 2018 Uluslararası Edinburgh Dükü Ödülleri için gelecek nesillere umut olacak şekilde dünyayı ellerinde tutan genç bir kadın ve erkeği tasvir eden bir heykel yarattım. Ayrıca Steve ve Alexandra Cohen Vakfı’nın ‘Give from the Heart’ heykelini tasarladım. Bu eser hayırseverliği teşvik etmek amacıyla onların ‘farkındalık yaratma, rehberlik etme ve örnek liderlikle topluma katkıda bulunma’ konusundaki kararlılığını simgeliyor. İzleyicilerimin sanatımı anlamasını, imkanı olanların da gençlerin temel eğitim ihtiyaçlarının ötesinde sosyal alanda gelişimlerini desteklemelerini ve vizyonlarını genişletmelerini umuyorum. Ayrıca, çözüm sunmak yerine gençlere çözüm üretme becerisini geliştirmeleri için katkıda bulunmalarını istiyorum. Dayanışma güzeldir.

Lorenzo Quinn

Bir takı koleksiyonunuz olduğunu biliyoruz. Bu projeye nasıl başladınız ve koleksiyonlarınızı tasarlarken nelerden ilham alıyorsunuz?

Takı tasarımına olan ilgim, heykeltraş olarak yaptığım işlerden doğdu. Heykellerimde kullandığım formları ve kavramları daha küçük boyutlarda, takı olarak insanlarla buluşturmak istedim. Takılarım da heykellerim gibi insan ilişkileri ve duygular üzerine odaklanıyor. Bu koleksiyonları tasarlarken, insanların günlük hayatlarında taşımaktan keyif alacakları, anlamlı ve zarif parçalar yaratmaya çalışıyorum. Her bir takı, kişisel bir hikaye ve duyguyu yansıtıyor.

Mücevher koleksiyonlarım, sanatımın daha taşınabilir bir biçimde ifade edilmesi için bir yol. Her parça, büyük heykellerim gibi bir hikaye anlatıyor ve insanlar bu hikayeleri yanlarında taşıyabiliyorlar. Bu koleksiyonlar, sanatımı daha geniş bir kitleye ulaştırma amacı taşıyor.Lorenzo Quinn

Mücevherlerinizi tasarlarken hangi kitleyi hedefliyorsunuz? 

Mücevherlerimi, sanatı seven ve taşınabilir sanat eserlerine ilgi duyan herkes için tasarlıyorum. Her yaştan ve her tarzdan insana hitap etmeyi amaçlıyorum.

Lorenzo Quinn

Mücevherlerinizi nereden temin edebiliriz? Satın alma süreci hakkında bilgi verebilir misiniz? 

Mücevher koleksiyonlarımı online mağazamız üzerinden veya bazı seçkin sanat galerilerinden temin edebilirsiniz. Her parça, titizlikle el yapımı olarak üretiliyor ve sipariş üzerine hazırlanan bazı özel tasarımlarımız da mevcut. Web sitemizdeki koleksiyonumuzu inceleyebilir ve beğendiğiniz parçaları kolayca sipariş verebilirsiniz. Ayrıca, galerilerimizde düzenlenen özel etkinliklerde de mücevherlerimizi yakından görme ve satın alma fırsatınız olabilir.