Yazılar

VARTA’dan kablosuz power bank

VARTA, yeni Mag Pro Kablosuz Power Bank ile akıllı telefonlar için hem Qi şarjı hem de MagSafe standardını destekleyen 5.000 mAh veya 10.000 mAh kapasiteli ürünler sunuyor.

Modern tasarımı ve renkleri ile neredeyse tüm akıllı telefonların arka yüzüne veya kılıfına uyum sağlayan VARTA Mag Pro Kablosuz Power Bankler 5.000 ve 10.000 mAh kapasitelidir. Mag Pro Wireless Power Bank, klasik beyaz rengin yanı sıra yeşil, turuncu ve gri renklerde de satışa sunulacak. Soft, kauçuk benzeri malzemeden yapılmış yüzey, yalnızca akıllı telefon üzerindeki power bank tutuşunu desteklemekle kalmıyor, aynı zamanda günlük kullanımda hoş bir dokunma hissi de veriyor. Genişliği 61 mm ve yüksekliği 92 mm olan kompakt boyutları sayesinde Mag Pro Kablosuz Power Bank, büyük değil. Ürün çıkıntı yapmadan akıllı telefonun arka kısmının ergonomisine sorunsuz bir şekilde uyum sağlıyor.

Şarj ünitesi akıllı telefonun arkasına bağlandığında, akıllı telefonu 5.000 mAh’lik versiyonda 7,5 W’a kadar, 10.000 mAh’lik versiyonda ise 10 W’a kadar şarj eder. Sosyal medya takipçileri, akıllı telefonları şarj olurken gündemi takip etmeye devam edebiliyor. Power Bank’ın alt tarafındaki USB tip C bağlantısı hem Power Bank’ın kendisini hem de diğer cihazların kablo aracılığıyla 12 W, 10.000 mAh power bank içinde 18 veya 20 W ile şarj etmek için kullanılabiliyor.

Görme kaybına yol açan üveit nedir? Belirtileri nedir?

Üveit, gözün içinde ‘uvea’ adı verilen bölümünün iltihaplanmasıyla ortaya çıkan bir tablodur. Genellikle aniden başlayan ve hızla kötüleşen bir tabloyla seyreden üveit hastalığı; göz kızarıklığı, ağrı ve bulanık görme belirtileriyle ortaya çıkıyor. İltihap gözdeki tüm dokuları etkiliyor ve tedavide geç kalındığında ciddi görme kayıplarına neden olabiliyor. Çoğu zaman tedavide başarı elde edilirken, üveit bazen kronikleşerek tedavisi uzun sürebiliyor. Bu sebeple erken tanı büyük önem taşıyor. Memorial Kayseri Hastanesi Göz Hastalıkları Bölümü’nden Prof. Dr. Mustafa Ataş, üveit hastalığı ile ilgili bilgi verdi.

Prof. Dr. Mustafa Ataş

Prof. Dr. Mustafa Ataş

Her yıl 4 milyon vaka tespit ediliyor

Bir veya iki gözü etkileyebilen üveit, her yaştan insanda ve çocuklarda da ortaya çıkabilmektedir. Yaygın olarak 20-60 yaşları arasında görülmektedir. Yapılan araştırmalarda bu sorunun 100.000 kişiden 38 kişiyi etkilediği belirlenmiştir. Dünya genelinde her yıl yaklaşık 4 milyon yeni vaka ortaya çıkmaktadır. ABD’de her yıl 30.000 kişinin üveit hastalığı nedeniyle görme yetisini kaybettiği tahmin edilmektedir. Üveit yetişkinlerde daha yaygındır ve yaş ilerledikçe görülme olasılığı artmaktadır. Çocuklarda daha az yaygın olup, vakaların yalnızca %2 ila %20’sini oluşturmaktadır.

Uvea, gözün sklera (gözün beyaz kısmı) ile retina (gözün arkasındaki ışığa duyarlı tabaka) arasındaki orta tabakadır. Uveanın 3 bölümü vardır:

  • İris (gözün renkli kısmı)
  • Siliyer cisim (merceğin odaklanmasına yardımcı olan gözün kısmı)
  • Koroid (gözü besleyen damar tabakası)

İltihabın gözün neresinde olduğu önemli

Üveit sınıflaması özellikle tanı ve tedavi seçimi açısından yararlıdır, araştırmalarda yol gösterici olmaktadır. Anatomik yerleşime göre sınıflamada; üveit tipi, gözün hangi bölümünün veya bölümlerinin iltihaplandığına bağlı olarak belirlenmektedir.

  • Ön üveit, gözün ön tarafını (kornea ile iris arasında) ve siliyer cismi etkiler. Aynı zamanda iritis olarak da adlandırılır ve en sık görülen üveit çeşididir.
  • Ara üveit, merceğin hemen arkasındaki retina ve kan damarlarını ve ayrıca gözün ortasındaki jeli etkilemektedir.
  • Posterior üveit, gözün arkasındaki retina veya koroid tabakayı etkiler.
  • Panüveit, gözün önünden arkasına kadar uveanın tüm katmanları iltihaplandığında ortaya çıkmaktadır.

 Üveitin en çok görülen 7 belirtisi

Üveit belirtileri gözün hangi bölgesini etkilediğine bağlı olarak değişebilmektedir.

En yaygın olanı anterior yani ön üveittir. İris ve siliyer cismi etkiler ve belirtiler genellikle hasta ve başkaları tarafından görülebilir. Kişinin kendisi tarafından fark edilebilen uçuşan noktalarda artış ve etkilenen gözde görme alanındaki boşluklar veya eksik bölümler öncül belirtilerdir.

Ön üveitin belirtileri şunlardır;

  • Göz ağrısı
  • Kırmızı göz
  • Bulanık görme
  • Işık hassasiyeti (fotofobi)
  • Gözün beyaz ve şeffaf bölümünü ve göz kapaklarının içini kapsayan tabakası olan konjonktivadaki şişlik
  • Göz bebeği şeklinin değişmesi (daireden düzensiz bir şekle dönüşmesi)
  • Gözünüzün ön kısmının alt kısmında (hipopiyon) beyaz sıvı birikmesi

Erken teşhis ile hastalığı önlemek mümkün

Üveitin olası nedenleri enfeksiyon, yaralanma, otoimmün (bağışıklık sistemi ile ilgili) veya inflamatuar (iltihabi) bir hastalıktır. Vakaların %50- %70’inde yapılan tüm araştırmalara rağmen neden belirlenememektedir. Ciddi görme kayıplarına yol açan bu hastalığı, erken teşhis ve tedaviyle önlemek mümkün olmaktadır.

Bilinen en olası nedenler şunlardır;

  • Enfeksiyonlar
  • Sistemik nedenler
  • Yaralanmalar
  • İlaçlar

Enfeksiyonlar, mikroplar (patojenler) vücudunuza girip hasara neden olduğunda ortaya çıkar. Enfeksiyona bağlı üveit genellikle aynı anda yalnızca bir gözü etkiler.

Hastalıklara yol açan bazı sorunlar üveite neden olabilmektedir

Virüsler: Üveite neden olabilen virüsler arasında herpes simpleks virüsü (HSV), varisella-zoster virüsü (suçiçeği ve zonaya neden olur) ve sitomegalovirüs (CMV) bulunur. Ayrıca aşıyla önlenebilir hastalıklarda, özellikle kızamıkçıkta da görülebilir.

Bakteriler: Üveite neden olabilen bakteriler arasında sifiliz ve tüberküloza da neden olan türler bulunmaktadır.

Mantarlar: Üveite neden olabilen mantarlar arasında Candida (kandidiyaz) ve Aspergillus (aspergilloz) gibi küf türleri de dahil olmak üzere çeşitli alt türlerden türler bulunur.

Parazitler: Bunlar arasında kediler gibi evcil hayvanlardan, özellikle enfekte kedi kumundan (toksoplazmoz) ve köpeklerden (toksokariazis) geçebilen parazit türleri bulunur. Az pişmiş domuz eti yendiğinde (sistiserkoz veya toksoplazmoz) ortaya çıkabilmektedir. Ülkemizde çiğ et (çiğ köfte gibi) yeme veya kedi ile yakın temastan kaynaklanan toksoplazmoz önemli bir üveit nedenidir. Hamilelerin çiğ et ve kedi ile yakın temasta dikkatli olmaları gerekmektedir.

Üveite neden olan sorunun belirlenmesi önemli

 Üveitin tipine, yerleşim yerine ve şiddetine göre tedavi şekli değişmektedir. Üveit pek çok nedenden dolayı ortaya çıkabildiğinden, üveit tedavileri büyük ölçüde değişebilmektedir. Üveitin tedavisi yoktur, ancak buna neden olabilecek bazı sorunlar engellendiğinde tedavi süreci başlamış olacaktır. Böyle bir durumda, bu nedeni tedavi etmek üveiti de çözebilmektedir. Üveitin ana tedavisi steroid türü ilaçlarla yapılmaktadır. Gözün içindeki iltihabı azaltmaya yardımcı olan bu ilaçlar üveitin tipine bağlı olarak farklı tipte önerilmektedir. Örneğin; göz damlaları genellikle gözün ön tarafını etkileyen üveit için kullanılırken, enjeksiyonlar ile tabletler genellikle gözün ortasını ve arkasını etkileyen üveit tedavisinde işe yaramaktadır. Bu hastalığın tedavisi devam ederken ek tedavi de gerekebilmektedir. Ağrıyı hafifletmek için göz damlaları da verilmektedir. Bazı özel üveit türlerinde antimetabolit veya biyolojik ajanlar dediğimiz immün sistemi baskılayan tedaviler de verilebilmektedir.

Dış mekan dijital ekran sararmasına son

 LG Electronics (LG), dış mekan dijital ekranları için gelişmiş Anti-Discoloration (Renk Bozulması Önleme) teknolojisini tanıtıyor.

Saygın bir standart ve test kuruluşu olan UL Solutions tarafından onaylanan LG’nin yeni teknolojisi, dış mekan dijital ekran ürünlerinin uzun süre güneş ışığına maruz kalmasından kaynaklanan yaygın bir sorun olan ‘ekran sararmasını’ önlemeye yardımcı oluyor. Bu yenilikçi teknoloji aynı zamanda ekran kalitesini ve performans istikrarını koruyarak dış ortamlarda kullanılan LG dijital ekranların ömrünü uzatmaya yardımcı oluyor.

LG, dijital ekranlar için ekran renk bozulmasını önleme özelliği teknolojisinde UL doğrulamasını alan ilk şirket oldu. LG, kapsamlı bir test metodolojisi ve kusur değerlendirme kriterleri geliştirdi ve UL Solutions, LG’nin pazarlama iddiasını desteklemek için ürünü bağımsız olarak bu kriterlere göre değerlendirdi. Bundan önce, bir ekranın sararmaya karşı direncini ölçmek için uluslararası kabul görmüş standartlar veya test yöntemleri bulunmuyordu.

Drive- thru (arabaya servis yapan restoranlar), otobüs durakları, okullar ve spor stadyumları gibi ortamlarda dış mekan ekranlarının kullanımı son yıllarda yaygınlaştı ve çeşitli B2B sektörlerinde giderek artıyor. Ancak güneş ışığına uzun süre maruz kalmak, bu çok yönlü ürünlerin ekranlarının zamanla sarımsı bir renge dönüşmesine neden olabiliyor. LG’nin Anti-Discoloration™ teknolojisi, şirketin dış mekan dijital ekran çözümlerinin kalitesini ve dayanıklılığını güçlendirerek bu sorunu çözmeye yardımcı oluyor.

Tea Bag Selection Serisi

Beta Tea’nin yeni koleksiyonu Tea Bag Selection ile çayın bir içecekten öte, yaşam tarzı olduğunu vurguluyor.

Beta Tea, farklı çay deneyimleri arayan tüketicilerini Harmony, Detox, Discovery, Serenity çeşitlerinden oluşan Tea Bag Selection serisiyle buluşturuyor. Serinin Silindir Karma Kutuları tüm teabags çeşitlerini bir arada toplayarak çay severlere 28 farklı çay deneyimi sunuyor.Bu enfes yeni seri çay çeşitliliğinin yanı sıra, ideal bir hediye seçeneği sunuyor.

Gözlere iyi gelen besinler hangisi?

Son yıllarda göz sağlığımızı tehdit eden unsurlar hızla artıyor. Bilgisayar ve telefon ekranlarına uzun süre ve kesintisiz olarak bakma, güneşin zararlı ışınlarına maruz kalma, sağlıksız beslenme ve geç saatlerde uyuma derken; vücudumuzun en önemli duyu organlarından gözlerimiz giderek bozuluyor. Sağlıklı bir retina tabakası olmadan gözlerimizin doğal görme işlevini yerine getirmesinin mümkün olmadığını, yanlış yaşam alışkanlıklarının ise retinaya zarar verdiğini belirten Acıbadem Taksim Hastanesi Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ayşe Öner “Sağlıklı bir retina tabakası için; kilo kontrolüne dikkat etmek, düzenli egzersiz yapmak, sigara ve alkol kullanmamak, kanda şeker ve kolestrerolü düzenli takip ettirmek, güneşli havalarda güneş gözlüğü kullanmak, bilgisayar ve telefon ekranı karşısında zaman zaman gözleri dinlendirmek, aşırı tozlu ve kimyasal maddeli ortamlarda gözlerimizi korumak gibi önlemler son derece önemlidir. Tüm bunların yanında göz sağlığına iyi gelen besinlerin tüketilmesine de özen göstermek gerekir” diyor. Gözleri güçlendirmede bazı besinlerin öne çıktığını belirten Prof. Dr. Ayşe Öner, sağlıklı gözler için soframızda yer vermemiz gereken 7 etkili besini sıraladı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Prof. Dr. Ayşe Öner

Prof. Dr. Ayşe Öner

Havuç

Havuç yüzyıllardır göze faydalı olduğu bilinen besinlerden bir tanesidir. Bol miktarda A vitamini içeren, B, C, D ve E vitaminleri açısından da oldukça zengin olan havuç, karoten, şeker ve fosfor içerikleriyle de göz sağlığına katkı sağlar. Günde bir-iki tane orta boy havucun tüketilmesi gözlerimizi korumak ve güçlendirmek için yeterlidir.

Yumurta

Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ayşe Öner “Yumurta güçlü bir protein, vitamin ve antioksidan kaynağıdır. Ayrıca  C ve E vitamini açısından oldukça zengin besinlerden biridir. Önemli oranda çinko içermesi sayesinde de adeta gözlerimiz için bir hazine görevi görür ve göz hastalıkları riskini düşürür. İçeriğindeki lutein ve zeaxantin sarı nokta hastalığına karşı da koruma sağlar. Günde bir tane yumurta yemek göz sağlığını destekler.

Yeşil sebzeler

Yeşil sebzelerin hepsi göz sağlığına iyi gelir. Ispanak, marul, kara lahana, brokoli ve Brüksel lahanası gibi sebzeler beta karoten, lutein ve zeaxantin içermeleri dolayısıyla özellikle retina açısından faydalıdırlar. Ayrıca yüksek oranda C ve E vitamini içerikleriyle göz sağlığına büyük katkı sağlayıcı özelliğe sahiptirler.

Turunçgiller

Prof. Dr. Ayşe Öner “Meyve tüketimi de göz sağlığı için en az sebze tüketimi kadar önemlidir. Bu noktada en iyi seçenek şüphesiz turunçgillerdir. Mandalina, portakal, limon ve greyfurt gibi turunçgil meyveleri içerdikleri yüksek oranlı C vitamini sayesinde göz sağlığı ile birlikte retina problemlerinin önlenmesinde faydalıdır. İmkanlar dahilinde günde en az 5 porsiyon sebze ya da meyve tüketilmelidir. Sabah kahvaltısı da dahil olmak üzere her öğünde özellikle C vitamininin zengin kaynaklarından olan başta turunçgiller olmak üzere sebze ve meyve tüketimine özen göstermek gerekmektedir. Günlük alınan sebze ve meyvenin en az iki porsiyonu yeşil yapraklı sebzeler veya portakal, limon gibi turunçgiller veya domates olmalıdır” diyor.

Kırmızı Et

Göz sağlığı için et tüketimini de ihmal etmemek gerekir. Protein, demir ve çinko zengini kırmızı et, B grubu vitaminler için de önemli bir kaynaktır. Demir içeriğiyle kansızlığı önleyen ve kan yapımına destek olan kırmızı etteki B12 vitamini sinir sistemi için de kritik rol oynuyor. Kırmızı et tüketimi vücudun çinko ihtiyacını büyük oranda karşıladığı için göz sağlığına da faydası kaçınılmazdır. Haftada 2-3 kez kırmızı et tüketilmelidir. İdeal günlük et tüketimi miktarı ise 70-100 gramdır.

Balık

Balık diğer hayvansal kaynaklı besinlerin aksine doymuş yağ yerine, doymamış yağ asitleri denilen omega3 yağ asitleri içerir. Omega3, vücudun üretmediği ve en fazla balıkta bulunan son derece faydalı bir yağdır. Prof. Dr. Ayşe Öner “Balıklarda yer alan omega-3 ve diğer antioksidan maddeler retina sağlığı açısından önem taşıdığı gibi göz kuruluğuna karşı da bizi korur. Yapılan bazı çalışmalar, haftada iki kez balık tüketen kişilerde sarı nokta hastalığı ve göz kuruluğunun daha az ortaya çıktığını gösterir. Balık, aynı zamanda yağda eriyen vitaminler ve mineral madde bakımından da zengindir. Balıkta A, B grubu vitaminleri (B1, B2, B6, B12), D, K vitaminleri ve iyot bol miktarda bulunur. Her çeşit balık göz sağlığı için faydalı sayılsa da yağlı balıklar sınıfında bulunan ton balığı, somon balığı, hamsi, sardunya, sardalya, alabalık ve uskumru daha çok tercih edilmelidir” diyor.

Kuruyemiş

Yapılan çalışmalara göre; göze iyi gelen bir diğer besin türünün de kuruyemişler olduğunu belirten Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Öner şöyle konuşuyor: “Kuruyemişler antioksidan içermeleri nedeniyle göz sağlığı için son derece yararlıdır. Ayrıca Omega-3 içerikleri de yüksektir. Antep fıştığı, badem, fındık, ceviz, kaju ve ay çekirdeği yüksek miktarda lutein içerir. İdeal olan; kuruyemiş çeşitlerini tümden kavurmadan çiğ olarak tüketmektir. Sarı nokta hastalığı başlangıcı olan kişilere günde birer avuç kuruyemiş tüketmeleri önerilir.”

Coca-Cola İçecek Yeşil Ofis Diploması aldı

Coca-Cola İçecek (CCI), WWF-Türkiye Yeşil Ofis Yeşil Dönüşüm Programı kapsamında Genel Müdürlük binası Ocak-Aralık 2023 dönemi çevresel hedeflerini başarıyla tamamlayarak Yeşil Ofis Diploması almaya hak kazandı.

Coca-Cola İçecek (CCI), WWF-Türkiye Yeşil Ofis Yeşil Dönüşüm Programı çerçevesinde, Genel Müdürlük binasında çevre dostu uygulamaları hayata geçirerek Yeşil Ofis Diploması aldı.

Program kapsamında, tek kullanımlık kağıt ve plastik atıkların azaltılması, enerji tasarrufu teşviklerinin uygulanması ve çevresel farkındalığın artırılması hedefleri belirlendi. Bu hedeflere ulaşmak için CCI Yeşil Ofis proje ekibi ve gönüllüleri yoğun bir çalışma gerçekleştirdi.

Sürdürülebilirliği tüm işlerine entegre eden CCI, bir seneden uzun süredir devam eden çalışmalar kapsamında Yeşil Ofis Diploması’nı alarak yalnızca operasyonlarında değil, ofislerinde de sürdürülebilirlik yönetimine olan bağlılığını gösterdi.

Balın en eğlenceli hali

Anavarza Bal’ın Kral Şakir lisanslı ambalajındaki çam balı hem lezzetli hem de eğlenceli bir seçenek olarak çocukların sabah kahvaltılarında ve beslenme çantalarında yer alıyor.

Beslenmeyi eğlenceli hale getirerek çocuklara bal yeme alışkanlığı kazandırmayı hedefleyen Anavarza Bal, çocukların severek izlediği, milyonların sevgilisi Kral Şakir ve onun sevimli arkadaşlarını çam balı lezzetiyle buluşturuyor.  Çocuklara eğlenceli bir şekilde beslenme alışkanlıkları kazandırmak amacıyla özel olarak tasarlanan Kral Şakir lisanslı ambalajlar, Anavarza Bal’ın 40 gramlık çam balı ürününde yer alıyor. %100 doğal çam balı içeren bu ürün, çocukların damak tadına hitap ederken, onlara doğal bir atıştırmalık alternatifi sunuyor.

Anavarza Bal’ın Kral Şakir lisanslı ürünleri seçkin marketlerden ve Anavarza Bal’ın kendi web sitesinden alınabiliyor.

Turfanda isminin geçmişi. Turfanda ismi nereden geliyor?

Meyve ve sebzeler için “TURFANDA” bunlar deriz ya, bakın kökeni nereden geliyor?
Çocukken çok duyduğumuz bir kelimeydi. Artık her sebze ve meyveyi, her mevsim bulabilmemiz mümkün .Neredeyse ait oldukları mevsimleri unutacağız.
Turfan, Doğu Türkistan’da (Çin Halk Cumhuriyeti’nin Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nde bulunan, denizden 150 metre kadar aşağıda bir ovadır…

Yazları son derece sıcak olan bu havzada çevredeki yüksek arazilere göre yaz erken gelir ve pamuk dahil bir tarım cennetinin oluşmasını sağlar.
Su, çevredeki dağlardan tarihi bir yapı olduğu iddia edilen yeraltı sulama kanalları vasıtası ile getirilir.

Su, sıcak ve güneşli bir hava olunca sebzeler de Turfan’da yetişiyor.
Kavun karpuz gibi bazı meyveleri yaz kış yiyebilirsiniz. Hepsi Sincan Bölgesi’ndeki Turfan’dan gelmektedir.

Yeri gelmişken bahsedelim, bu yer altı sulama kanallarına “Karez” adı verilir ve Eski Türkler’den günümüze kalan önemli eserlerdendir.
M.Ö. 500 yıllarında yapıldığı tahmin edilen ve 5.000 km uzunluğunda olan bu yapı yerin 100 metre altında, çölü 60 km aşarak TURFAN’a gelmektedir.

Böyle bir yapının yapılabilmesi için ileri düzeyde matematik ve yer bilimi bilgisi ile mühendisliğe ihtiyaç vardır…

Turna.com’un yeni Genel Müdür Yardımcısı Yunus Hayal oldu

Turna.com, ürün yönetiminden sorumlu Genel Müdür Yardımcılığına Yunus Hayal’i atadı. Seyahat platformu Turna.com, sektörün deneyimli isimlerinden Yunus Hayal’i Ürün Yönetiminden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı (CPO) olarak stratejik yönetim ekibine dahil etti. Seyahat sektöründe 20 yılı aşkın deneyime sahip Yunus Hayal, özellikle otel ve konaklama hizmetleri alanındaki uzmanlığıyla tanınıyor.

 

Gastronomi serüveni devam ediyor

Shangri-La Bosphorus, Istanbul’da Gastronomi serüveni devam ediyor

Shangri-La Bosphorus, Istanbul; gastronomi dünyasında yeni bir sayfa açan brunch etkinliğinin üçüncüsünü 29 Eylül Pazar günü düzenleyecek.

IST TOO’da gerçekleşecek “Shang Brunch Vol.3’ün konuğu, Shangri-La Jeddah, Niyyali restoranın Executive Şefi Ali Al Hajj olacak.

Farklı kültürleri bir araya getirecek Shang Brunch Vol.3, İtalyan mutfağından Lübnan mutfağına, Çin mutfağından Türk mutfağına kadar her bir lezzette şeflerin ustalığını yansıtacak.

Ayrıca etkinlik boyunca canlı caz müziği, Le Bar’ın özel kokteylleri ve miniklere özel aktiviteler de bu özel güne renk katacak.

Bilgi: +90 212 275 88 88

ist_too.slib@shangri-la.com