Yazılar

Avşa’da üzüm hasattı başlıyor

Marmara Adalar Belediyesi, Avşa’da 13-14-15 Eylül tarihlerinde Coğrafi İşaretli Ada Karası üzüm hasadını nitelikli bir dizi etkinliklerle kutlamaya hazırlanıyor.

Yerli üzümlerin ve eski bağların geri kazanımı ile bölgesel anlamda dönüşümün başlangıcı olarak planlanan etkinlik, “Bir Başka Avşa” adıyla tasarlanıyor ve turizm çeşitlemesi açısından da önem taşıyor. Eylül ayında Ada Karası üzümü ve ardından Kasım ayında gerçekleşecek zeytin hasadı ile adaların turizm sezonunu uzatıyor ve özellikle İstanbullular için Marmara Takım Adaları’nı yakın bir destinasyona dönüştürüyor.

Sütün azalması ve emzirme…

“Ya sütüm gelmezse!”, “Sütüm yetmez de aç kalırsa!”, “Hiç sütüm gelmiyor!”… Minicik, savunmasız bir bebekse söz konusu olan akan sular duruyor haliyle. Çiçeği burnunda anne, soğukkanlı bir kişiliğe sahip olsa da konu bebeğini emzirmekse en küçük şeylerde endişelenebiliyor ki bunların başında da sütünün bebeği için yeterli olup olmadığı geliyor! Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Mehtap Acar endişeye gerek olmadığını, hem bebek hem de anne için sayısız faydaları olan anne sütü ve emzirmenin sağlıklı bir şekilde sürdürülebilmesi için bazı basit kurallara dikkat etmek gerektiğini söylüyor. Dr. Mehtap Acar 1-7 Ağustos Dünya Emzirme Haftası kapsamında yaptığı açıklamada çiçeği burnunda annelere özel anne sütü ve başarılı bir emzirmenin püf noktalarını anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Dr. Mehtap Acar

Dr. Mehtap Acar

Bebeğe ve anneye sayısız faydaları var!

Tek başına mucizevi bir besin olan anne sütü bebeğin doğumundan itibaren hayatının her döneminde faydalarını hissettiriyor. Bağışıklık sistemini güçlendirmesinden enfeksiyonlardan korumaya, bebeğin bilişsel ve duygusal gelişiminden obezite, kalp hastalıkları, kanser ve diyabet riskini azaltmaya dek sayısız faydası bulunuyor. Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Mehtap Acar, anne sütünün, bir annenin bebeğine verebileceği en değerli hediye olduğunu belirterek, özellikle ilk 6 ay emzirmenin son derece önemli olduğunu vurguluyor. Emzirmenin ise anneler için sayısız faydaları bulunduğuna dikkat çeken Dr. Acar “Emzirmek doğum sonrası kanamaları azaltır. Erken gebelik önlenirken anne gebelik öncesi ağırlığına daha çabuk döner. Yumurtalık kanseri ve menopoz öncesi meme kanseri riski azalırken anne ve bebeğin birbirine bağlanması ve aralarında duygusal bağın gelişmesi çok daha güçlü olur” diyor.

Emzirmede bu sorunlarla sık karşılaşılıyor!

Çiçeği burnunda anneler şüphesiz bebeklerini olabildiğince emzirerek bu eşsiz besinden faydalandırmak istiyorlar ancak bu süreçte bazı sıkıntılar yaşadıklarından endişeye kapılıp mamaya geçiş yapabiliyorlar. Oysa endişeye kapılmaya hiç gerek yok! Dr. Mehtap Acar, memeden yeterli süt salgılanması için en önemli uyaranın ‘bebeğin anne memesi ile buluşması ve annenin annenin memesinde oluşan dolgunluğu azaltacak kadar emmesi’ olduğunu belirterek şöyle konuşuyor: “Ancak emzirme sırasında annenin süt miktarının az olduğunu düşünmesi, memede çatlak ya da yara gibi problemler yaşaması, doğum sonrası duygudurum bozuklukları ya da bebeğin çok ağlaması, memeyi reddetmesi, uyuklaması ve hastalanması gibi durumlar emzirmenin sürdürülebilir olmasını engellemektedir.” Oysa anne sütünün ilk 6 ay bebeğin tüm gereksinimlerini (D vitamini hariç) karşıladığını belirten Dr. Acar, anne sütünün yeterli olduğunu gösteren sinyalleri ise şöyle sıralıyor: “Sağlıklı şekilde anne sütüyle beslenen bebek doğum ağırlığının yüzde 7’sinden fazlasını kaybetmez.  4. günden itibaren altı-sekiz defa/gün açık renkli idrar yapar. 5. günden itibaren dört-beş yumuşak sarı renkli kaka yapar. 5. günden itibaren 20-35 gr/gün kilo alır. 10. günde doğum ağırlığına ulaşır.”

 “Bebeğim yeterince süt alamıyor” diyen anneye 10 etkili öneri!

  • Kendinizi aşırı yorarak uykusuz kalmayın. Beslenmenize ve bol su içmeye dikkat edin.
  • Özellikle ilk 15 gün, herhangi bir zaman planlaması yapmadan sık sık emzirin.
  • Meme başında çatlak ve yara oluşmaması için sabun, alkol ve antiseptik ürünlerle değil, bir pamuğa damlatacağınız bir-iki damla anne sütü ile temizleyin.
  • Bebeğinizin sadece meme ucunu değil, meme çevresini doğru şekilde ağzına yerleştirin. Emzirme yönteminizin doğruluğundan emin olun.
  • Her iki memeyi de mutlaka bebeğinizin ağzına verin.
  • Hislerinizi yakınlarınızla paylaşın, içinize atmayın.
  • Özgüveninizi kaybetmeyin, başaracağınıza inanın.
  • Aşırı kaygı ve stres süt yapımını olumsuz etkiler. Gerekirse psikolojik destek alın.
  • Sakin ve huzurlu bir ortamda bebeğinizi emzirin.
  • Tıbbi bir gereklilik olmadıkça bebeğinize emzirme öncesi su, şekerli su ya da mama vermeyin.

 

İspanyol lezzeti tapas Kuşadası’nda

DoubleTree by Hilton Kuşadası’nın en üst katında yer alan Tapas 12 | Rooftop Tapas Bar, İspanyol lezzetleri ile sizleri buluşturuyor.

Kuşadası’nın kalbinde yer alan Tapas 12 | Rooftop Tapas Bar’ın menüsünde somon, acılı karides, dana tartar gibi 12 enfes ekmek üstü tapas, Patatas bravas, deniz tarağı, ördek, kuzu ragu ya da limonlu tavuk, levrek gibi 12 sıcak tapas, ya da patates kroket, bamya, köy biberi kızartmaları, midye, panelenmiş patlıcan yer alıyor. İspanya’nın sembol içkisi Sangria ve zengin şarap ve bira menüsü mevcut.

Araştırma Sektörü 2023 Yılında %86 Büyüdü !!!

TÜAD’ın Türkiye araştırma sektörü büyüklüğü raporuna göre araştırma sektörü 2023 Yılında %86 büyüdü.

  • Araştırma şirketlerinin araştırma yöntemine göre ciro dağılımları incelendiğinde, paneller ve kantitatif araştırmalar ön plana çıkıyor.
  • 2023 yılı için ciro dağılımında kantitatif araştırmaların oranı %44.9 iken, panellerin oranı %39.5, kalitatif araştırmaların ise %9.2 oldu.
  • 2018 yılından bu yana benzer seviyede devam eden panel araştırmalarının cirosu ,
  • 2022 yılında %45’in üzerine çıkmıştı, 2023 yılında daha önceki yıllarda sahip olduğu seviyeye geri döndü.
  • araştırma yöntemi kırılımında incelendiğinde, yüz yüze ve online/mobil araştırmalar başı çekiyor.
  • 2018 yılına kadar online/mobil araştırmalar payı yavaş bir şekilde artış gösterirken, pandeminin de etkisi ile 2019 ve 2020 yıllarında her yıl bir önceki yıla göre payını yaklaşık iki katına çıkardı.
  • Bu esnada yüz yüze araştırmaların payı 2020 yılında ciddi bir düşüş gösterdi ve sonraki yıllarda benzer seviyelerde kaldı.
  • 2023 yılında online/mobil araştırmalar %45 oran ile ilk sıradayken yüz yüze araştırmalar %38 oran ile ikinci sırada…
  • Araştırma Sektöründe Çalışan Sayısı Artmıyor
  • Tam zamanlı çalışan kişi sayısına ise çalışmada raporda 1.398 kişi olarak raporlanıyor.

 

Türkiye Araştırmacılar Derneği (TÜAD) 2023 yılı için Araştırma Sektörü Büyüklüğü Raporu tamamlandı.

Avrupa Kamuoyu ve Pazar Araştırmaları Birliği ESOMAR, her yıl tüm ülkelerin temsilcileri ile dünya araştırma pazarı büyüklüğünü hesaplamak için “Global Market Research” çalışmasını yürütüyor. Türkiye Araştırma Sektörü Büyüklüğü Raporu soru formu ise, ESOMAR’ın soru formundan yola çıkılarak TÜAD Yönetim Kurulu tarafından yapılan düzenlemelerle oluşturuluyor. Derneğin liderliğinde hazırlanan rapor, Türkiye’de araştırma sektöründe faaliyet gösteren, rapor çalışmasına katılmaya gönüllü araştırma ve veri toplama şirketlerinden alınan veriler sonucu ortaya çıkıyor.

2023 yılı için Türkiye Araştırma Sektörü Büyüklüğü Raporu için 26 araştırma şirketi ve 7 veri toplama şirketi katılım gösterdi. 33 şirkete varan bu katılım sayısı, geçen yıla göre dörtte bir oranında daha yüksek. Oluşturulan raporda toplam sektör büyüklüğü, TÜAD Yönetim Kurulu tarafından sektörün bilgi paylaşmayan bölümü için yapılan tahminlerle son haline getirildi. Raporun sonuçlarına göre, Türkiye’de araştırma sektörü 2023 yılında TL bazında % 86 büyüdü, bu oran TÜİK tarafından açıklanan reklamcılık ve piyasa araştırması hizmetleri üretici fiyat endeksinin gerisinde kaldı. (28 Şubat 2024’te yayınlanan Ocak 2023 istatistiklerine göre üretici fiyat endeksinin en çok yükseldiği sektör %130,22’ lik artışla reklamcılık ve piyasa araştırması hizmetleridir.)

2023 Yılı, Kantitatif Araştırmalar ile Panel Araştırmaları için Dengeye Dönüş Senesi Oldu

Araştırma şirketlerinin araştırma yöntemine göre ciro dağılımları incelendiğinde, paneller ve kantitatif araştırmalar ön plana çıkıyor. 2023 yılı için ciro dağılımında kantitatif araştırmaların oranı %44.9 iken, panellerin oranı %39.5, kalitatif araştırmaların ise %9.2 oldu. 2018 yılından bu yana benzer seviyede devam eden panel araştırmalarının cirosu 2022 yılında %45’in üzerine çıkmıştı, 2023 yılında daha önceki yıllarda sahip olduğu seviyeye geri döndü.

Kantitatif araştırmaların ciro dağılımı, araştırma yöntemi kırılımında incelendiğinde, yüz yüze ve online/mobil araştırmalar başı çekiyor.  2018 yılına kadar online/mobil araştırmalar payı yavaş bir şekilde artış gösterirken, pandeminin de etkisi ile 2019 ve 2020 yıllarında her yıl bir önceki yıla göre payını yaklaşık iki katına çıkardı. Bu esnada yüz yüze araştırmaların payı 2020 yılında ciddi bir düşüş gösterdi ve sonraki yıllarda benzer seviyelerde kaldı. 2023 yılında online/mobil araştırmalar %45 oran ile ilk sıradayken yüz yüze araştırmalar %38 oran ile ikinci sırada yer aldı.

Araştırma Sektöründe Çalışan Sayısı Artmıyor

Türkiye Araştırma Sektörü Büyüklüğü Raporu sonuçlarına göre sektörde 2023 yılında toplam çalışan sayısı 2021 yılına göre %20 daha az. Raporlama çalışmasına düzenli olarak katılan 18 araştırma firmasından elde edilen verilere göre 2023 yılında araştırma sektöründe toplam çalışan sayısı 1.573 kişi. Bu rakam, yarı zamanlı çalışanlar, anketörler, freelance ve sözleşmeli çalışan kişileri de kapsıyor. Tam zamanlı çalışan kişi sayısına ise çalışmada raporda 1.398 kişi olarak raporlanıyor.

TÜAD Başkanı ve Ipsos Türkiye CEO’su Sidar Gedik rapora ilişkin değerlendirmelerini şu şekilde ifade etti: “Türkiye Araştırma Sektörü Büyüklüğü Raporu, TÜAD’ın sektörümüze en önemli katkılarından bir tanesidir. Yıllardır sektörün gelişimini ve konjonktürün sektörümüze etkilerini bu rapor sonuçlarına göre takip ediyor, şirketlerimizin ve sektörümüzün yol haritasını oluşturuyoruz. Bu sebeple raporun ortaya çıkmasına katkı sağlayan tüm şirketlere ve TÜAD gönüllülerine çok teşekkür ediyorum.

Hacmi itibarıyla ülke ekonomisinden çok daha büyük bir hızla büyümesi gereken sektörümüz, enflasyon seviyesini göz önüne aldığımızda 2023 yılında yeterli seviyede büyüyemedi. Durumu daha net ortaya koymak için sektörün dolar cinsinden performansına da bakabiliriz. 2011 yılında cirosu 196 milyon USD olan araştırma sektörünün 2023 yılındaki büyüklüğü 118.7 milyon USD.  Türkiye ekonomisi 2011 yılından bu yana USD bazında %33 büyüyerek 1 trilyon doları aşarken, araştırma sektörü küçüldü. Bu durum da bizim toplam ekonomideki payımızın giderek küçüldüğünü gösteriyor.

Sektörümüzdeki tüm şirketler ve meslek örgütü olarak hep birlikte sektörün büyümesine odaklanmamız şart.  Araştırmanın markalar için bir yatırım kalemi olduğu anlayışını hep birlikte yerleştirmemiz çok önemli. Çünkü araştırma yapmadan öngörüde bulunmak, başarılı olabilmek çok zor. Ülke sektörünün oyuncuları olarak en yeni yaklaşımlar, teknolojiler ve yetkin insan kaynağı ile markaların araştırma yatırımlarını artırmalarını sağlamalıyız.

Sektörümüzün teknolojisini güçlendirmesi, üretken yapay zekâ ile teknoloji ve dijital devrimin yaşandığı bir dönemde dönüşmesi, bu alanlarda yeni yatırımlar yapması ve yeni yetenekleri kendisine çekmesi de kritik öneme sahip. 2023 yılında çalışan sayımız bir önceki yıla göre artmış olsa da 2021 yılının altındayız. Sektörümüzün geleceği için karar vericiler olarak bu konuya odaklanmalı ve araştırma dünyasının sahip olduğu insan kaynağını artırmalıyız. Genç yetenekler için devamlı öğrenip kendilerini geliştirecekleri, araştırma yaparken üretken yapay zekâ ile kendi sınırlarını zorlayacakları ve zamanın ruhunu yakalayacakları bir sektör olmalıyız.”

Suikast girişimi havayolunu vurdu

İran’ın başkenti Tahran’da ise Hamas siyasi büro şefi İsmail Haniye’yi öldürülmesinin ardından dünya gergin bir bekleyiş içine girdi.

Hamas’ın İsrail’e ağır şekilde misileme yapacaklarını açıklamalarının ardından hava yolu şirketleri peş peşe İsrail uçuşlarını iptal etme kararı aldı.
United Airlines, Delta Airlines ve Lufthansa gibi önde gelen hava yolu şirketleri son iki gündür İsrail’e uçuş yapmazken; Aegean, LOT, ITA, KLM, Austrian Airlines, Brussels Airlines, Swiss Airlines, Fly Dubai Airways, Air India ve Wizz Air İsrail uçuşlarını iptal eden son hava yolu şirketleri oldu. İptal dilen uçuşlar nedeniyle 400 yolcunun 3 gündür Prag’da mahsur kaldığı bildirildi.
Wizz Air 4 Ağustos’a kadar İran’a uçmayacağını açıklarken, Aegean 6 Ağustos, LOT 9 Ağustos, Lufthansa Grubu 12 Ağustos’a ve ITA ise 26 Ekim’e kadar İsrail’e uçmayacağını duyurdu.
Toplamda 15 hava yolunun hava yolunun İsrail uçuşlarını askıya almasıyla yaklaşık 20 bin İsraillinin eve dönüş yolunun kapandığı kaydedildi.

İngiltere’den Antalya uçuşlar artacak

Türk Hava Yolları ve Lufthansa’nın ortak kuruluşu SunExpress 2025 yazında İngiliz şehrinden Antalya’ya uçuş sayısını artıracak.

SunExpress 2025 yazında İngiltere’nin Leeds şehrinden Antalya’ya uçuş sayısını artıracak. SunExpress, 2025 yazında Leeds Bradford Havalimanı’ndan Antalya’ya haftada üç yerine dört kez uçacak. SunExpress Leeds’den Antalya’ya 2025 Nisan ayından itibaren pazartesi, çarşamba, cuma ve pazar günleri düzenlenecek uçuşlarıyla kapasitesini artırıyor. SunExpress bu yıl 35 ülkedeki 68 destinasyona toplam 200 uçuş düzenliyor.

Çikolata regl ağrısını tetikleyebilir

Regl döneminden önce başlayan ve bazen regl bitene kadar devam eden ağrılar kadınların günlük hayatını olumsuz etkileyebiliyor. Regl ağrısının dönemsel de olabildiğini ve genellikle 1-3 gün arasında sürdüğünü belirten Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Ulubay, “Kadınların regl döneminde sıkça tükettiği çikolata, sanılanın aksine ağrıları artırabiliyor. Dolayısıyla bu dönemde özellikle çikolata gibi basit şeker içeriği yüksek kafeinli yiyecek ve içeceklerden uzak durmak önemli” dedi.

Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Ulubay, regl ağrısını hafifletmenin yollarını paylaştı:

Prof. Dr. Mustafa Ulubay

Prof. Dr. Mustafa Ulubay

Egzersiz

Düzenli egzersiz ve esneme hareketleri regl ağrılarının hafiflemesinde etkili bir rol oynar.

Karın masajı

Kasları gevşeterek ağrıların azalmasına yardımcı olmak için pelvik masaj yapılabilir.

Bitki çayları

Ihlamur gibi sakinleştirici bitki çayları regl ağrılarının hafiflemesine yardımcı olur.

Sıcak uygulamalar

Regl sancılarının verdiği rahatsızlığı azaltmak için sıcak bir banyo yapılabilir ya da karın bölgesine sıcak su torbası koyulabilir.

Beslenme

Regl sancısını şiddetlendirebileceği için gazlı içecek, soda, çikolata ve peynir gibi yiyeceklerden kaçınmak gerekir.

Dinlenme

Dayanılamayacak kadar çok ağrıların olduğu dönemde sıcak, karanlık ve sessiz bir odada cenin pozisyonunda uzanarak dinlenilebilir.

Bu yöntemler uygulandığı halde ağrılar hafiflemiyorsa mutlaka bir kadın hastalıkları ve doğum uzmanına başvurulması gerekir.

Cilt kanseri riskini artırmayın!

Güneşin yaşamsal önem taşıyan işlevleri olsa da ultraviyole ışınlarına fazla maruz kalmak ciltte yaşlanmaya ve lekelere, çok daha önemlisi cilt kanserine yol açabiliyor. Bu olumsuz etkilerden korunmak için cilt tipine uygun bir güneş koruyucu seçmek, ürünü doğru zaman aralıklarında ve doğru miktarda kullanmak büyük önem taşıyor. Bu detaylara dikkat edildiğinde cildimizi güneşin zararlı ışınlarından en iyi şekilde koruyabileceğimize dikkat çeken Acıbadem Ataşehir Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Figen Akın, “Krem, losyon, yağ, sprey veya jel formundaki güneş koruyuculardan maksimum fayda elde etmek için uygulama sıklığına dikkat etmek, yeterli miktarda uygulamak ve ürünü cilt tipine göre seçmek çok önemlidir. Zira, doğru koruyucu seçilmezse cilt hızla yaşlanır. Çok daha önemlisi, güneşten yeterince korunma sağlanamadığı için cilt kanserinin gelişme riski artar. Cilt tipine uygun ve 15-50 SPF aralığındaki koruyucu ürün güneşe çıkmadan 30 dakika önce sürülmeli, denize veya havuza girdikten sonra işlem mutlaka tekrarlanmalıdır. Ayrıca koruyucu ürün sadece güneşli değil, bulutlu günlerde ve yapay aydınlatıcı ortamlarda da mutlaka uygulanmalıdır” diyor.

Dr. Figen Akın

Dr. Figen Akın

Alerjik bünyeniz varsa, dikkat!

Güneş koruyucular cilde gelen ultraviyole ışınlarını yansıtarak (organik veya fiziksel koruyucular) veya güneş ışığını absorbe ederek (inorganik veya kimyasal koruyucular) etki gösteriyorlar. Fiziksel güneş koruyucular ultraviyole ışığını yansıtarak veya çevreye dağıtarak etki gösterdikleri için alerjik tepkiye yol açmıyorlar. Bu nedenle yoğun güneşe maruz kalacak olan kişilere, hamilelere, 2 yaş altı (6 aydan büyük) çocuklara tavsiye ediliyor. Ancak titanyum dioksit, magnezyum oksit, demir oksit veya çinko oksit içeren fiziksel koruyucuların deri yüzeyinde kalın bir tabaka oluşturmak, güneşte yumuşayıp siyah noktalara yol açmak gibi dezavantajları bulunuyor. Güneş ışığını absorbe eden kimyasal güneş koruyucuların ise sentetik organik kimyasallardan meydana geldiğini belirten Dermatoloji Uzmanı Dr. Figen Akın, “Dolayısıyla kimyasal koruyucular hassas kişilerde alerjik ve fotoalerjik reaksiyonlara neden olabilmektedir. Ayrıca bazı kimyasal güneş koruyucular güneşe maruziyet sonrası yıkıma uğrayarak etkilerini kaybederler. Bazıları ise sistemik olarak emilime uğrarlar. Bu nedenle 2 yaş altı kullanımları sakıncalıdır. Son dönemde kimyasal güneş koruyucularda da mikronize formülasyonlar geliştirilmiştir. Geliştirilen mikronize formülasyonlar  güneş ışığına daha dayanıklıdır. Ayrıca deriden emilimleri azaltıldığı için alerjik reaksiyon riski de azdır” diye konuşuyor.

Cilt tipinize uygun ürün seçin!

Güneş koruyucu ürünleri seçerken cilt tipinize uygun olmasına dikkat etmeniz şart! Yağlı ciltlerde losyon ve jel formu, kuru ciltlerde ise krem tarzında güneş koruyucular daha sağlıklı sonuç veriyor. Dermatoloji Uzmanı Dr. Figen Akın, yağlı ve sivilcelenmeye yatkın bir cildiniz varsa, krem formunu tercih etmemeniz gerektiği uyarısında bulunarak, “Ciltte oluşan tabaka rahatsızlık hissi vermesinin yanı sıra güneşte yumuşayarak gözenekleri kapatıp siyah noktalara ve sivilcelenmeye neden olabiliyor. Eğer cildiniz kuruysa jel formu kullanmayın, zira deride kuruma, kaşıntı ve ileri formlarda egzama oluşabilmektedir” diyor.

İnce bir tabaka halinde uygulayın

Güneş kremini yüzünüze sürerken öncelikle cilt tipinize uygun, en az 15 koruma faktörlü bir ürün seçtiğinizden emin olun. Ürünü göz çevreniz dahil, boyun ve dekolte bölgesine ince bir tabaka halinde sürün. Lekelenmeye yatkın cildiniz varsa, “tinted” yani renkli formda güneş koruyucuları tercih edin. Sprey şeklindeki güneş koruyucular, uygulama esnasında göze ve buruna kaçma olasılığı nedeniyle yüzümüz için tavsiye edilmiyor.

Güneşe çıkmadan 30 dakika önce sürün
Koruyucuları, yeterli etkinlik sağlamaları için güneşe çıktığınız an değil, cildinizi temizleyip nemlendirdikten sonra, güneşe çıkmadan 30 dakika önce uygulamanız çok önemli. En az iki saatte bir yenilenmesi gereken güneş koruyucuları yüzdükten, terledikten ve suya her maruz kaldıktan sonra yeniden sürmeyi de ihmal etmeyin.

SPF değerine dikkat edin

Açılımı “Sun Protection Factor” olan SPF değeri cildin minimal eritem dozunu (MED) kaç kat uzatabildiğini gösteriyor. Yani, yanmadan güneşte kalabileceğiniz süreyi tanımlıyor. Genelde kullanacağınız ürünün 15-50 SPF aralığında yer alması gerekiyor. Klinik çalışmalar 50 SPF üstünün koruyuculuğunda bir fark olmadığını ortaya koyuyor. SPF 15 doğru şekilde ve yeterli miktarda uygulandığında yüzde 93, SPF 50 ise yüzde 98 oranında koruyor.

Dr. Figen Akın

Güneş altında bırakmayın

Güneş altında veya yüksek ısıda uzun süre bekletildiklerinde kıvamı koyulaşan güneş koruyucular ciltteki gözenekleri kapatıyor ve bunun sonucunda sivilcelenmeye yol açabiliyor.  Dermatoloji Uzmanı Dr. Figen Akın, “Bu nedenle güneş koruyucular güneş altında asla bırakılmamalı ve normal oda ısısında saklanmalıdır” diyor.

Yüz ve boyuna 1 çay kaşığı şart!

Güneş kremini vücudunuza doğru miktarda sürmeniz çok önemli. Zira, az sürdüğünüzde cildiniz yeteri kadar korunmuyor.  Fazla sürdüğünüzde ise ürün ciltteki gözenekleri kapatarak sivilcelenmeye neden olabiliyor. Ayrıca organik güneş koruyucuları cilde fazla sürmek etken maddelerin sistemik dolaşıma katılma miktarını arttırabiliyor. Bunun sonucunda bazı toksik reaksiyonlar gelişebiliyor. Etkin bir koruma için güneş koruyucu ürünü; tüm yüz ve boyuna 1 çay kaşığı, ön ve arka gövdeye 2 çay kaşığı, her üst ekstremiteye 1 çay kaşığı ve her alt ekstremiteye 2 çay kaşığı miktarında sürmeniz gerekiyor.

Çocuklarda bu hataları asla yapmayın!

Dermatoloji Uzmanı Dr. Figen Akın, çocuklarda fiziksel (inorganik) güneş koruyucuların tercih edilmesi gerektiğini vurgulayarak, “6 aya kadar güneş koruyucu kullanmak gerekmez” diyor.  Dr. Figen Akın, çocuklarda güneş kremini kullanırken dikkat edilmesi gereken noktaları şöyle sıralıyor: “Solumayı engellememek için sprey formundaki güneş kremleri asla rüzgar yönüne sıkılmamalı ve yine asla yüz veya ağız yakınına püskürtülmemelidir. Ayrıca yüze doğrudan püskürtüldüğünde ağız ve burun yoluyla solunması riski nedeniyle koruyucu önce ellere sıkılmalı, ardından yüz ve diğer alanlara uygulanmalıdır. Yaz aylarında böcek kovucu sürülen çocuklarda güneş kremleri daha sık tekrarlanmalı, ancak böcek kovucuların deriden emilimini arttırdığı için aynı anda uygulanmamalıdır. Bunların yanı sıra sistemik emilim riski  nedeniyle nano partiküllü güneş kremleri çocuklarda kullanılmamalıdır.”

Doğru sandığımız hatalı bilgiler kilo almamıza neden oluyor!

Yaz aylarında sosyal etkinliklerin artması ve tatiller yeme düzenimizi bozarak kilo almamıza neden olabiliyor. Ayrıca sıcak havalarda vücudumuzda artan su kaybı açlık hissi ile karıştırılabildiği için daha fazla yeme ihtiyacı hissedebiliyoruz. Bunların yanı sıra yaz aylarında kilo almamıza yol açan bir başka önemli etken ise “diyetler” hakkında doğru sandığımız hatalı bilgiler doğrultusunda beslenmek! Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Senem Azizzade, sağlıklı kilo vermek ve kilomuzu korumak için bilimsellikten uzak olan hatalı bilgilerden mutlaka kaçınmamız gerektiğine işaret ederek, “Yaz  aylarında sağlıklı kilo vermek ve kilo kontrolü sağlamak için dikkat etmemiz gereken en önemli üç kural; dengeli bir beslenme programı oluşturmak, bol bol su içmek ve düzenli egzersiz yapmaktır. Dengeli beslenmek metabolizmamızı destekler ve tok kalmamıza yardımcı olur. Bu nedenle öğünlerimizde protein, sağlıklı yağlar, kompleks karbonhidratlar ve lif açısından zengin sebzeler bulundurmalıyız. Sıcak havalarda dehidratasyonu önlemenin yanı sıra metabolizmamızı hızlandırdığı için bol su tüketmeyi de asla ihmal etmemeliyiz. Aktif kalmak ve düzenli egzersiz yapmak da metabolizmamızı hızlandırarak hem genel sağlığımıza hem kilo kontrolüne yardımcı olacaktır” diyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Senem Azizzade, toplumda kilo almamıza neden olan hatalı bilgileri anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu!

Beslenme ve Diyet Uzmanı Senem Azizzade

Beslenme ve Diyet Uzmanı Senem Azizzade

Dondurma yemek kilo aldırmaz. YANLIŞ!

DOĞRUSU: Dondurma, yaz sıcaklarında serinleten keyifli bir seçenek olsa da sık tüketildiğinde kalori alımını artırabiliyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Senem Azizzade, dondurmanın içeriğindeki yüksek şeker ve yağ nedeniyle enerji açısından yoğun bir besin olduğunu vurgulayarak, “Dolayısıyla dondurmanın aşırı tüketimi kilo artışına yol açabilir. Ayrıca şeker ve yağ içeriği nedeniyle dondurma sağlıklı beslenme için doğru bir tercih değildir.  Hazır dondurma yerine, taze veya dondurulmuş meyveler ile hazırlanmış ev yapımı dondurma daha sağlıklı bir tercih olacaktır” diyor.

Doğal meyve içermesi nedeniyle meyve suyu içmek sağlıklıdır ve kilo aldırmaz.  YANLIŞ!

DOĞRUSU: Meyve suları genellikle lif içeriğini kaybetmiş ve yüksek miktarda şeker içeren içeceklerdir. Öyle ki bir bardak meyve suyu üç porsiyon meyveye denk geliyor. Bu nedenle meyve suyu yerine taze meyve tercih etmelisiniz. Böylece kilo alımını önler ve lif alımınızı artırarak tokluk sürenizi uzatabilirsiniz.

Serinlemek için diyet gazlı içecekleri tercih etmek kilo vermemi sağlar. YANLIŞ!

DOĞRUSU: Diyet gazlı içecekler genellikle düşük kalorili veya kalorisiz oluyorlar. Ancak bazı araştırmalara göre; bu içeceklerin uzun vadeli kilo kaybı üzerinde olumlu bir etkileri olmayabiliyor. Üstelik içerdikleri yapay tatlandırıcılar tatlı krizlerine ve dengesiz beslenmeye yol açabiliyor.

Karpuz, peynirle birlikte yenirse kilo verdirir. YANLIŞ!

DOĞRUSU: Yaz aylarında su içeriği yüksek ve düşük kalorili bir meyve olan karpuz ile peyniri birlikte tüketmeyi çok seviyoruz. Beslenme ve Diyet Uzmanı Senem Azizzade, ancak peynirin yağ ve kalori açısından yoğun bir besin olduğuna işaret ederek, “Bu nedenle karpuz ve peynir ikilisinde aşırıya kaçmamak kilo kontrolü açısından önem taşımaktadır” diye konuşuyor.

Sağlıklı oldukları için yaz meyvelerini istediğim kadar yiyebilirim. YANLIŞ!

DOĞRUSU: Meyveler doğal şeker içeriyor ve bu nedenle aşırı tüketildiklerinde fazla kalori alımına yol açabiliyorlar. Özellikle diyabet  hastalığı gibi metabolik sorunları olan kişilerin meyve tüketirken mutlaka porsiyon kontrolü yapmaları gerekiyor.

Soğuk su içmek daha sağlıklıdır ve yağ  yakımını artırır. YANLIŞ!

DOĞRUSU: Yaygın inanışın aksine, soğuk su  içmenin metabolizmayı hızlandırdığına veya kilo verdirdiğine dair çok sınırlı kanıt mevcut. Beslenme ve Diyet Uzmanı Senem Azizzade, “Soğuk su içmek vücut sıcaklığını geçici olarak düşürür ve bu süreçte vücut bir miktar enerji harcar. Ancak soğuk su doğrudan yağ yakımını artırmaz. Hem sağlığımız hem metabolizmamızın hızlanması için suyun sıcaklığı değil, düzenli olarak ve bol miktarda tüketilmesi önemlidir” diyor.

nhidratlar ve lif açısından zengin sebzeler bulundurmalıyız. Sıcak havalarda dehidratasyonu önlemenin yanı sıra metabolizmamızı hızlandırdığı için bol su tüketmeyi de asla ihmal etmemeliyiz. Aktif kalmak ve düzenli egzersiz yapmak da metabolizmamızı hızlandırarak hem genel sağlığımıza hem kilo kontrolüne yardımcı olacaktır” diyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Senem Azizzade, toplumda kilo almamıza neden olan hatalı bilgileri anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu!

Serinlemek için istediğim tüm soğuk içecekleri içebilirim. YANLIŞ!

DOĞRUSU: Yazın sıcak havalarda soğuk içecekler tüketmek ferahlık sağlasalar da bu içecekler yüksek miktarda şeker veya kalori içerebiliyorlar. Özellikle gazlı içecekler, enerji içecekleri veya hazır meyve suları gibi şeker içeriği yüksek içecekler uzun vadede insülin direnci ve diyabet sağlık sorunlarına da neden olabiliyorlar. Dolayısıyla susuzluğu gidermek için su, maden suyu veya sade buzlu kahveler gibi daha sağlıklı seçenekleri tercih etmek önem taşıyor.

Mevsim salataları mutlaka yağsız olmalıdır. YANLIŞ!

DOĞRUSU: Yaz aylarında salatalar sağlıklı ve hafif bir seçenek olsalar da yağsız olarak tüketilmeleri doğru bir yaklaşım değildir.  Özellikle zeytinyağı ile avokado gibi sağlıklı yağ kaynakları salataların lezzetini artırırken, vücut için gerekli olan A, D, E ve K vitaminleri gibi yağda çözünen vitaminlerin emilimini de arttırıyorlar. Ayrıca, sağlıklı yağlar tokluk hissini artırarak uzun süre tok kalmanıza da yardımcı oluyor.

Soğuk yaz kahvaltıları kilo vermemi sağlar. YANLIŞ!

DOĞRUSU: Yazın yumurta içeren geleneksel kahvaltılar yerine yulafla yapılan soğuk kahvaltılar genellikle daha hafif ve serinletici  olsalar da kilo verme sürecinde tek başına bir etki oluşturmuyorlar. Üstelik porsiyon kontrolü sağlanmazsa yulafa eklenen meyve, fıstık ezmesi ve bal kilo almaya bile sebep olabiliyor.

Smoothie kilo verdirir ve her öğünde tüketilebilir. YANLIŞ!

DOĞRUSU: Genellikle meyve, yoğurt veya süt ile yapılan içecekler olan smoothielerin kalori miktarı içeriklerine göre değişiyor. Bazı smoothieler yüksek şeker, yağ ve kaloriden oluşuyorlar. Bu nedenle, smoothie tercih ederken içeriğine dikkat etmek ve porsiyon kontrolü yapmak önem taşıyor. Bu içeceklerin bir öğün veya ara öğün olarak tüketilebileceklerini belirten Beslenme ve Diyet Uzmanı Senem Azizzade, “Ancak dengeli bir diyet için smoothie tek başına yeterli değildir. Diğer besin öğelerini de içeren dengeli bir beslenme programını takip etmek önemlidir” diyor.

16 Roof’da DJ partileri ağustos ayı boyunca devam edecek

Bar sezonunu açan Swissôtel 16 Roof Restoran & Bar, DJ partileri geceleri renklendirmeye devam ediyor.

Swissôtel The Bosphorus’un terasında yer alan ve keyifli anların mimarı olan 16 Roof, nefes kesen panoramik Boğaz manzarası ve kusursuz hizmet anlayışıyla konuklarını ağırlarken gastronomi, iyi müzik ve ambiyansı tek çatı altında toplamayı da başarıyor.

Bilgi:

www.swissotelthebosphorus.com/tr/restoranlar-2/16-roof-restaurant/

instagram: @16roof

16 ROOF AĞUSTOS TAKVİMİ: