Yazılar

Kenan Doğulu’nun kahve keyfi

Kenan Doğulu’nun kahve keyfi

Arçelik yeni imaj iletişiminde Kenan Doğulu’nun yeni şarkısı “Kahve” ile “Gel bir kahve içelim” diyerek kahve teknolojilerindeki uzmanlığını tüketicileriyle kutluyor.

Arçelik kahve kültürüne katkısını ve her ana eşlik edebilecek geniş ürün yelpazesini yeni bir imaj kampanyasıyla yayına taşıyor. Arçelik markası ile Kenan doğulu 2015 yılında imza attıkları unutulmaz kampanya “Aşk ile yap” tan sonra bu defa kahve tutkunlarını mutlu edecek bir iş birliği için bir araya geldi.

Reklam filminde Kenan Doğulu’nun bir gününden kesitler ekrana geliyor. Kenan Doğulu ve arkadaşları Arçelik’in yenilikçi kahve makinelerinden Telve Türk Kahvesi Makinesi, Imperium Barista Tam Otomatik Espresso Makinesi, Imperium Barista Yarı Otomatik Espresso Makinesi ve Öğütücülü Filtre Kahve Makinesi ile hazırlanmış çeşitli kahveleri yudumlayarak anın tadını çıkarıyor.

Künye:

Reklamveren: Arçelik

Reklamveren Temsilcisi:

Mehmet Tüfekçi

Pelin Hekimoğlu

Özdem İkizer Yüken

Ece Barak

Gözde Kirazlı Atilla

Dilek İpek

Reklam Ajansı: Havas İstanbul

Yönetici Kreatif Direktör: Eray Hökelek

Kreatif Ekip Liderleri:

Gizem Arlı Sirkeci

Hüseyin Gündüz

Kreatif Ekip:

Merve Turunç

Ergin Doğanay

Kerem Korucuoğlu

Strateji Direktörü:

Canan Pehlivanoğlu

Beliz Top

Müşteri İlişkileri Ekibi:

Kerem Yalçın

Gözde Nur Akbaş

Selin Kardaş

Beril Ermeral

Begüm Tun

Gamze Beygirci

Grafik Tasarım Ekip Lideri: Hasan Yıldırım

Grafik Tasarımcı: Barış Köprülü

Trafik Direktörü: Enhar Giritli Baydar

Ajans Prodüktörü:

Sıla Salgın

Leyla Özgecan Gezer

Prodüksiyon: Anima İstanbul

Yönetmen: Aytuğ Üngör

DOP: Ersin Gök

Fotoğraf: PPR İstanbul / Fırat Meriç

Müzik: Kenan Doğulu

Four Seasons Hotel Bosphorus’da yaz eğlenceleri başlıyor

Four Seasons Hotel Bosphorus’da yaz eğlenceleri başlıyor

Four Seasons Hotel Bosphorus, yaz aylarını zengin yeme içme alanları, müzik ve eğlenceli programlarla karşılıyor.

Otel buluşma noktası terasında yer alan restoranlarında yaratıcı lezzetleri ve renkli programları ile misafirlerine farklı deneyimler yaşatıyor. Boğaz’ın mavi sularına karşı yüzme keyfi sunan açık havuz ise şehirden uzaklaşmadan serinlemeye imkan sağlıyor.

Four Seasons Hotel Bosphorus, İstanbul’un dinamizmini ve yaz aylarının enerjisini, hazırladığı eğlenceli programlarla misafirlerine yansıtıyor. Otel, farklı zevklere hitap eden canlı müzik performanslarını ferah terasındaki zengin lezzet duraklarında yaşamaya davet ediyor. Pazar günlerine keyif katan brunch, MEST Band’in performansı eşliğinde aile ve arkadaşları bir araya getiriyor.

Four Seasons Hotel Bosphorus

YALI Teras DJ performansları

YALI Teras, gün boyu özel lezzetlerle konuklarını buluşturuyor. Mekân hafta ortasından itibaren sanatçıların özel canlı performansları ile akşamları daha da keyifli hale getiriyor.

Çarşamba DJ performansı

Perşembe DJ ve Hülya Uysal ile saksafon performansı

Cuma akşamları DJ ve Hazal Bozarslan ile keman performansı

Cumartesi DJ performans

 Boğaz’ın kıyısında OCAKBAŞI

Yaz mevsiminde terastaki yerini alan, misafirlerine ocakbaşı lezzetlerini Boğaz’ın mavilikleri eşliğinde farklı bir deneyimle sunan mekân geleneksel kebap, et seçenekleri ve meze çeşitleriyle dikkat çekiyor.

Four Seasons Hotel Bosphorus

Açık havuz

Four Seasons Hotel Bosphorus, Boğaz’ın maviliklerine karşı yüzme keyfi sunan açık havuzundaki eşsiz atmosferiyle ve lezzet dolu menüleriyle misafirlerine yazın keyfini yaşatıyor. Otelin terasında konumlanan açık havuz, sabah 08:00’den, akşam 19:00’a kadar hizmet veriyor.

Açık Hava Sineması

Four Seasons Hotel Bosphorus, bu yaz sezonunda da Boğaz kıyısında, açık havada sinema keyfi yaşatmaya hazırlanıyor. Bir Four Seasons Bosphorus klasiği haline gelen ve büyük ilgi gören açık hava sinema keyfi, temmuz ve ağustos boyunca her pazartesi akşamı saat 21.00’de sinema tutkunlarını bir araya getiriyor.

Temmuz ayında ‘Barbie’, ‘Skyfall’, ‘Wonka’ ve ‘Gran Turismo’ film severlerle buluşurken; ağustos ayında Karayip Korsanları: Salazar’ın İntikamı’, ‘Muhteşem Gatsby’, ‘Büyük Budapeşte Oteli’ ve ‘Amelie’ Boğaz’ın eşsiz atmosferinde seyredilecek filmler arasında…

Four Seasons Hotel Bosphorus

Deniz ürünleri ile lezzet noktası AQUA

Balık ve deniz ürünlerini yaratıcılıkla sunan şık restoranı AQUA, benzersiz menüsü ile deniz ürünlerinde iddiasını ortaya koymaya devam ediyor. Michelin Rehberinin tavsiye edilenler listesinde yer alan AQUA’nın özenli servisi eşliğinde, Executive Chef Görkem Özkan ve ekibi tarafından her daim taze ve mevsimsel malzemelerle hazırlanan menüde; havyar, ahtapot, karides, istiridye, ıstakoz gibi deniz ürünleri, bu mutfağın tutkunlarına iştah kabartan bir deneyim sunuyor.

Lipödem yaz aylarında tetikleniyor

Lipödem yaz aylarında tetikleniyor

Yazın ilk günleriyle birlikte toplumda ‘ağrılı selülit’ olarak bilinen lipödem hastalığı şikayetleri artmaya başlıyor. Kol, bacak ve kalçalarda aşırı yağ birikmesi ve buna eşlik eden ağrı ile şişlikler şeklinde görülen lipödem yazın tetikleniyor. Bunun nedeni ise ödem ve şişliklerin sıcak havalarda artması. Vücudun her iki tarafını simetrik olarak etkileyen lipödem hastalığına diyet ya da egzersiz çare olmuyor, sistematik tedaviye ihtiyaç duyuluyor. Lipödem estetik bir sorun olmasının yanı sıra kronik sağlık problemlerine neden olan bir hastalık. Acıbadem Bakırköy Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Şule Arslan, erken fark edilip tedavi edilmezse lipödemin ilerleyeceğine ve kişinin hareket yetisi ile yaşam kalitesini olumsuz etkileyeceğine dikkat çekerek, “İleri evrelerinde eklem ağrıları, yürüme güçlüğü, hareketsizlik nedeniyle bazı hastalıkların kontrolünün zorlaşması, tekrarlayan şişlik ve enfeksiyon görülebilir. Ancak lipödem konusunda farkındalığın az olması, hastaların sorunlarını ‘selülit’ zannederek hekime geç başvurmaları sonucu tanı genellikle geç konulmaktadır. Erken teşhis için kol ve bacaklarda şişlik varsa ve dokunulduğunda bu şiş bölgeler ağrıyorsa veya kolay morarıyorsa mutlaka hekime başvurmalıdır” diyor.

Prof. Dr. Şule Arslan

Prof. Dr. Şule Arslan

Menopoz döneminde şiddetlenebiliyor!

Batı ülkelerindeki çalışmalar kadınların yüzde 11-18’inde lipödem görüldüğünü ortaya koyuyor, ancak farkındalığının sınırlı olması nedeniyle bu oranların gerçekte daha fazla olduğu düşünülüyor. Çoğunlukla kadınlarda görülen, ergenlik dönemi sonrası veya 30’lu yaşlarda belirginleşen lipödem semptomları menopoz ile birleştiğinde şiddetlenebiliyor. Gelişiminde genetik yatkınlık ve hormonal faktörler etkili olan; özellikle hormon tedavileri, doğum kontrol hapları ve hamilelik dönemlerinde gelişimi artan lipödem erkeklerde nadiren görülüyor.

Akşama doğru şişlikler artabiliyor

Lipödem belirtileri, vücutta anormal yağ birikimi olan bölgelerde ortaya çıkıyor. En sık görülen şikayetler vücutta simetrik şişlik ve ağrı/hassasiyet olarak sıralanıyor. Ayaklar daha az etkileniyor; ağrılar dokunma, basınç veya hareket sırasında artabiliyor. Bacaklar kolaylıkla morarabiliyor, akşama doğru lipödemli bölgelerde şişlik daha çok görülebiliyor.  Prof. Dr. Şule Arslan, hastaların ağrılarını bazen bacakta yanma hissi şeklinde ifade ettiklerini belirterek, “Morarma yakınması olan hastalar bir çarpma hatırlamadıkları halde kol ve bacaklarının kolaylıkla morardığını dile getirmektedirler” diyor.

pause journal

Ailede varsa risk artıyor!

Genetik yatkınlık, ergenlik, hamilelik, doğum kontrol hapı kullanımı gibi hormonal faktörler, inflamasyon, hareketsiz yaşam tarzı ve beslenme gibi etkenler lipödem gelişiminde rol oynuyor. Aile geçmişinde lipödem olan bireylerde bu hastalığa daha sık rastlanırken, teşhis konulan hastalarda vücut kitle indeksi genellikle normalden yüksek gözlemleniyor ve kilo alımı semptomların kötüleşmesine neden oluyor.

Fizik tedavi ağrıları azaltıyor

Genetik ve hormonal faktörlerle bağlantılı olduğu için lipödemden kaçınmanın kesin bir yolu olmadığına dikkat çeken Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Şule Arslan “Ancak, yaşam tarzıyla ilgili bazı değişiklikler hastalığın gelişimini önleyebilir. Uygun diyet, düzenli egzersiz yapmak, sigara ve aşırı alkol tüketmemek, kilo kontrolü ile stres yönetimi bunlara örnek olarak verilebilir. Uzun süre ayakta kalma veya seyahat etme durumlarında, bası çorapları veya bandajları, şişliği ve ağrıyı azaltabilir” diyor. Tedaviyle semptomlar ile hastalığın ilerlemesinin yavaşlatılması ve hastalığa bağlı sağlık sorunlarının engellenmesi amaçlanıyor. Tedavide multidisipliner ve bütüncül bir yaklaşımın önem kazandığını vurgulayan Prof. Dr. Şule Arslan, sözlerine şöyle devam ediyor: “Komplet dekonjestif terapi ve cerrahi girişimler temel tedavi iken; egzersiz, düşük tuzlu diyet, bası giysileri kullanımı da etkili koruyucu tedavi olarak kabul görmektedir. Fizik tedavi ise hareket kısıtlamalarını azaltmak, kasları güçlendirmek ve ağrıyı hafifletmekte fayda sağlamaktadır.”

Gion Matsuri Festivali

Gion Matsuri Festivali

Kyoto, Japonya1 – 31 Temmuz

Gion Matsuri veya Gion Festivali, Japonya’nın Kyoto kentinde her yıl temmuz ayında düzenlenen bir festivaldir. Kyoto’nun en ünlü festivallerinden biridir ve her yıl on binlerce insanı şehre çekmektedir.

800 yılı aşkın süredir devam eden bu festival, Japonya’nın önemli bir somut olmayan kültürel mirası olarak belirlendi. Festival, Heian Dönemi’nde (794-1185) bir zamanlar iktidarın merkezi olan Higashiyama bölgesinde düzenleniyor. Gion Matsuri ilk kez, hüküm süren imparatorun vebayı önleyeceği umuduyla Yasaka Tapınağı’nda ibadet emri vermesiyle düzenlendi.

Gion Festivali sırasında Kyoto’nun farklı yerlerinde birçok etkinlik düzenleniyor. Yasaka Tapınağı’nda geleneksel danslar sergileniyor, Shimogamo Tapınağı ve Kamigamo Tapınağı’nda tiyatro gösterileri yapılıyor ve Ulusal Tiyatro’da daha fazla tiyatro gösterisi yapılıyor.

Kızılay’dan aromalı ürünleri

Kızılay’dan aromalı ürünleri

Kızılay Maden Suyu, “Zindeliğin, Lezzetin, Ferahlığın, Kaynağı Kızılay Aromalı” reklam filmini yayınladı.

Kızılay Maden Suyu kampanyada, koruyucu içermeyen ve %100 pancar şekeri kullanılan, zengin magnezyumlu aromalı lezzetlerini tanıtırken, “ferahlığın, zindeliğin ve lezzetin kaynağı, Kızılay Aromalı” sloganı ile de tüketicilerine sesleniyor.

Lezzetli aromaları ve zengin mineralleri ile ferahlık sunan Kızılay Maden Suyu, karpuz-çilek, ananas-mango, karadut-frenk, mandalina, elma, nar, limon ve limon+C gibi birbirinden lezzetli çeşitlerin bulunduğu aromalı serisine cool lime, berry hibiskus, guava ve nar aromaları içeren yeni ürünlerini de ekliyor.

 

Reklam Künyesi:

Reklamveren: Kızılay İçecek

Reklamveren Temsilci: Rasime Yılmaz Ozman, Belkıs Burçin Akgöz, Cihad Muslu

Reklam Ajansı: Muhabbet

Ajans Başkanı & ECD: Emrah Karpuzcu, Kenan Ünsal

Genel Müdür Yardımcısı: Ender Orfanlı

Kreatif Direktör: Serkan Ün

Kreatif Ekip Lideri: Görkem Can Uygun, Emir Anarat

Kreatif Ekip: Enes Seçilmiş, Maya Kılıç, Osman Baki, Bertuğ Bilgin, Ebru Herkeser, İrem Yıldız

Müşteri İlişkileri Direktörü: Kübra Gürel

Müşteri İlişkileri: Fuat Tüncer

Dijital Entegrasyon Direktörü: Gül Ölez

Dijital Ekip: Ilgın Mertcan, Boran Yüksel, Ergüder Yılmaz

Ajans Yönetici Prodüktörü: Övgü Akgürgen

Ajans Prodüktörü: Eren Bakırcı, Kemal Can Akçe

Yapım Şirketi: WOW Film

Yönetmen: Berk Turhan

Görüntü Yönetmeni: Cenk Altun

Müzik Şirketi: 3K1A

Ses Sanatçısı: Yiğit Çakır

Setur’dan Kurban Bayramı’na özel rotalar

Setur’dan Kurban Bayramı’na özel rotalar

Koç Topluluğu şirketlerinden Setur, Kurban Bayramı’nda seyahat severlere özel indirim ve avantajlarla dolu keyifli tatil rotaları sunuyor.

Ege ve Akdeniz’in muhteşem plajlarından, doğa ve kültür turizmi odaklı Karadeniz ve Kapadokya’ya kadar pek çok yerli destinasyonun yanı sıra, Avrupa turları ve vizesiz Yunan Adaları gibi popüler yurt dışı seçenekleri de tatilcileri bekliyor.

Deniz sezonunun açılmasıyla birlikte Setur’un bayram rotaları listesinde ilk sıralarda Ege ve Akdeniz geliyor. Özellikle Antalya, Kemer, Bodrum, Marmaris ve Fethiye gibi popüler destinasyonlar, muhteşem plajları ve turkuaz deniziyle tatilcileri cezbediyor. Ege’nin incisi Çeşme ve Alaçatı da eşsiz denizi, hareketli gece hayatı ve şirin sokaklarıyla dikkat çekiyor. Doğal güzellikleriyle ünlü Kaş ve Kalkan da dalış ve doğa sporları meraklılarını bekliyor.

Şehirden çok uzaklaşmadan doğanın kalbinde sakin ve huzurlu bir tatil geçirmek isteyenler için Setur; Abant, Sapanca, Bursa, Afyonkarahisar ve Bolu gibi lokasyonları öneriyor. Kültür ve doğa turizmi odaklı seyahat planlamaları arasında ise Nevşehir, Kapadokya ile Doğu ve Güney Doğu Anadolu turları yer alıyor. Karadeniz’in yemyeşil doğası ve yaylaları da serin bir alternatif arayan tatilciler için ideal bir seçenek olarak öne çıkıyor.

Setur, yurt dışında tatil hayallerini gerçeğe dönüştürüyor

Bayramı yurt dışında geçirmek isteyen tatil severler, hayallerindeki tatile Setur’un cazip kampanyalarıyla kavuşuyor.

Avrupa turları kapsamında Paris, Roma, Barselona ve Amsterdam gibi ikonik şehirler, zengin tarihi ve kültürel mirası ile öne çıkarken Balkan turları da doğal güzellikleri ve eşsiz lezzetleri keşfetme fırsatı sunuyor. Kapıda vize uygulaması ile seyahati kolaylaşan Yunan Adaları da özellikle Türk tatilcilerin favori destinasyonları arasında yer alıyor.

Mısır’da ise Kahire’nin büyüleyici piramitleri, Luksor’un tapınakları ve Kızıldeniz’in muhteşem dalış noktaları unutulmaz bir bayram tatili vadediyor. Vize kolaylığı nedeniyle Asya turları da öne çıkıyor.

Setur bayram tatilinde de misafirlerine çok özel fırsatlar sunmaya devam ediyor. Yaz fırsatları kampanyası kapsamında, seçili otellerde yüzde 50’ye varan indirimlerin yanı sıra, misafirlerine kişisel teklifler ve fırsatlar sunabilmek için tüm seyahat harcamalarını kazanca dönüştüren, kazanılan puanların da arzu edildiği gibi harcanabildiği sadakat programı Setur Extra ile harcadıkça kazanılıyor, kampanya ve taksit imkanıyla tatil rezervasyonları kolaylaşıyor.

Yaz aylarında gıda zehirlenmesine dikkat

Yaz aylarında gıda zehirlenmesine dikkat

Güvenli olmayan gıdalardan kaynaklı hastalıklar nedeniyle dünya genelinde yılda yaklaşık 600 milyon vaka hastanelere başvuruyor. Bu kişilerden 420 bini yaşamını kaybederken, güvensiz gıdalar, 5 yaş altındaki çocuklar için en büyük tehdidi oluşturuyor.

Sabri Ülker Vakfı Beslenme ve Bilimsel İletişim Yöneticisi 7 Haziran Dünya Gıda Güvenliği Günü vesilesiyle, taze sebze ve meyve çeşitliliğinin arttığı yaz ayları için, temel hijyen kuralları başta olmak üzere tedbir alınması uyarısında bulunuyor.

Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, dünya genelinde, yılda 125 bini 5 yaş altında 420 bin kişi, güvenli olmayan gıdalar nedeniyle yaşamını yitiriyor. Son tahminler, güvensiz gıdanın etkisinin, düşük ve orta gelirli ekonomilerde her yıl yaklaşık 95 milyar dolar civarında üretkenlik kaybına neden olduğunu ortaya koyuyor.

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve BM Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), gıda güvenliği, hastalıkların önlenmesi ve sektörler arasında bu konudaki işbirlikçi yaklaşımların tartışılması amacıyla her yıl 7 Haziran’ı Dünya Gıda Güvenliği Günü olarak kutluyor. Güvensiz gıda tüketiminden kaynaklı sorunlara dikkat çekilen uluslararası günün bu yılki sloganı “Gıda Güvenliği: Beklenmedik Durumlar İçin Hazırlık Yap” olarak belirlendi.

Üretimden tüketime her aşamada gıda güvenliği kritik öneme sahip

Sabri Ülker Vakfı Beslenme ve Bilimsel İletişim Yöneticisi, üretimden hasada, işleme, depolama, dağıtım, hazırlık ve tüketime, gıda zincirinin her aşamasında gıda güvenliğinin kritik önem taşıdığına dikkati çekti. Özellikle, taze meyve sebze çeşitliliğinin arttığı yaz aylarındaki sıcaklıkların, zincirin tüm aşamalarında besin kaynaklı zehirlenmeler için zemin oluşturduğunu belirten Coşkun, gözle görülemeyen bakteri, virüs, parazit veya kimyasal maddelerin bozulmuş gıda ve suyla vücuda girmesiyle bulaşıcı hastalıkların oluştuğuna vurgu yaptı. Coşkun sözlerine şöyle devam etti: “Organik gübre, sulama için kullanılan su, depolama, taşıma için kullanılan kaplar, araçların yüzeylerindeki mikroorganizmalar ile ürünü alanların ellerindeki mikroplar, besin zehirlenmelerine yol açabiliyor. Dünya genelinde her 10 kişiden 1’i, zararlı maddelerin bulaştığı gıdalar nedeniyle hastalanıyor. Bakteriler, virüsler, parazitler veya ağır metallerle kontamine olmuş gıdaların tüketilmesi, 200’den fazla hastalığa neden oluyor. Dünya nüfusunun yüzde 9’unu oluşturan 5 yaşın altındaki çocuklar ise güvenli olmayan gıda tüketimi kaynaklı sorunlardan en fazla etkilenen kesimi oluşturuyor. Bu çocuklar hastalık yükünün yüzde 40’ını taşırken, güvenilir gıdaya erişememe ve yetersiz beslenme nedeniyle ölüm riski bu yaş grubunda daha yüksek oranlara ulaşıyor.”

Basit ama etkili önlemlerle hastalıklardan korunmak mümkün

Coşkun, gıda güvenliğinin hafife alınmaması gerektiğine, sorunların basit tedbirlerle derinleşmeden önlenebileceğine dikkati çekti. Pişirilmeden tüketilen taze meyve ve sebzelerin temas ettikleri her kalıntıyı vücuda taşıdığını belirten Coşkun, özellikle yaz aylarında dışarıda açık satılan yiyeceklerin tüketiminden kaçınılmasını önerdi. Coşkun, tüketicilere, mikrobiyolojik kontaminasyondan kaynaklanan risklerin azaltılması için şu önerilerde bulundu:

  • Alışveriş yaparken, taze görünen ve iyi durumda olan meyve ve sebzeleri seçiniz, kötü kokulu, açıkça hasar görmüş veya küflü besinleri satın almayınız.
  • Paket içerisindeki sebzelerde sıvı birikimi, sebzelerin yıkandığını ancak yeterince kurutulmadığını, bu nedenle küflenme riski taşıyabileceğini gösterir. Bu tür ürünleri satın almaktan kaçınınız.
  • Ürünleri eve getirdiğinizde bekletmeden temiz, soğuk (5 °) bir buzdolabına yerleştiriniz.
  • Çabuk bozulma potansiyeli olan, et, yumurta, süt ve balık gibi besinleri açıkta bekletmeyiniz.
  • Elma ve havuç gibi bazı meyve ve sebzeler uzun süre bozulmadan saklanabilir, ancak çoğu ürünün birkaç gün içinde kullanılması gerektiğini unutmayınız.
  • Daha fazla olgunlaşma gerektiren muz, domates veya meyveleri oda sıcaklığında tutmaya özen gösteriniz.
  • Yemeden önce meyve ve sebzeleri bol ve temiz akan suda yıkayınız. Dış yaprakları veya kabukları soyup atınız. Kavun, karpuz, elma veya havuç gibi sert yüzeyli sebze ve meyveler için sebze fırçası kullanınız.
  • Küçük ve daha hassas meyveler için bir kevgir kullanarak durulanmasını sağlayınız ve zarar görmesini en aza indiriniz.
  • Çapraz bulaşı önlemek için, çiğ ürünleri doğradığınız tahta ve bıçağı diğer bir besin için kullanmadan mutlaka iyice yıkayınız.
  • Hazırlanan meyve salatalarını ve diğer kesilmiş ürünleri, servis edilene kadar buzdolabında saklayınız, 4 saatten fazla buzdolabı dışında beklediyse, tüketmeyiniz.

Profesyonel fotoğrafçılık deneyimini cebinizde

Profesyonel fotoğrafçılık deneyimini cebinizde

realme’nin yeni realme 12 Pro serisi, mobil fotoğrafçılığa yeni bir boyut kazandırıyor..

realme, bu seride Oscar ödüllü görüntü yönetmeni Claudio Miranda ile iş birliği yaparak gerçek bir sinematik kamera deneyimi sunmayı amaçlıyor. Miranda’nın vizyonu ve ustalığıyla geliştirilen, ikonik filmlerden ilham alan üç benzersiz filtre ve gelişmiş tonlar, stiller ve renk seçenekleriyle kullanıcıların kendi tarzlarını yansıtmalarına imkan veriyor. Bu sayede, realme 12 Pro Serisi ile film düzeyinde video ve fotoğraflar çekmek mümkün hale geliyor.

Gelişmiş kamera teknolojisiyle mobil fotoğrafçılığın standartlarını yükseltiyor. 50 megapiksellik SONY IMX890 ana kamerayla donatılmış realme 12 Pro+, her ışık koşulunda olağanüstü performans sunuyor. Gelişmiş yapay zeka özellikleri sayesinde ise fotoğraflarınızı kusursuz hale getiriyor.

realme 12 Pro Serisi, lansmana özel 2500 TL indirimle satışa sunuldu. 10 Haziran’a kadar

realme 12 Pro (8+256) 21.999 yerine 19.499 TL,

realme 12 Pro+ (8+256) 27.999 yerine 25.499 TL

realme 12 Pro+ (12+512) 29.999 TL yerine 27.499 TL

BMW 7 Series için lastik

BMW 7 Series için lastik

Pirelli ve BMW Group, BMW 7 Series için özel olarak tasarlanan, daha uzun menzil, üstün performans ve mükemmel konfor sunan yeni P Zero Winter 2…

Pirelli ve BMW Group, BMW 7 Series için P Zero Winter 2 lastiğin 20 inçlik bir versiyonunu lanse etmek amacıyla birlikte çalışıyor. P Zero Winter 2 lastiğin Avrupa etiketinde dönme direnci açısından “A sınıfında” değerlendirilmesi daha uzun menzil kapasitesine odaklanılabilmesini sağlıyor. Bu ortak çalışma özellikle tam elektrikli araç lastikleri için yeni bir standart belirlerken sürücülere daha uzun menzil, ödünsüz konfor ve kış koşullarında farklı zeminlerde üstün performansla mükemmel bir sürüş deneyimi sunuyor.

Kış lastikleri, yaz lastiklerinden farklı olarak karlı ve ıslak soğuk asfaltta kavrama sağlamak amacıyla tasarlanan hamurları ve sırt desenleri nedeniyle daha yüksek dönme direncine sahip oldukları için otomobilin menzilini etkiliyor. Bir lastiğin dönme direnci, dönme hareketi için gereken kuvvet anlamına geliyor ve aracın menzilini doğrudan etkileyen bir faktör oluyor.

Motosikletlerin ömrünü uzatan bakım tüyoları

Motosikletlerin ömrünü uzatan bakım tüyoları

Motosikletler, özgürlüğü ve macerayı simgeleyen, birçok kişinin günlük hayatında vazgeçilmez bir yer tutan ulaşım araçlarıdır. Ancak, motosikletlerin uzun ömürlü ve güvenilir bir şekilde kullanılabilmesi için düzenli bakım ve özen gereklidir. Motosiklet bakımının ihmal edilmesi, performans düşüklüğüne, güvenlik risklerine ve yüksek onarım maliyetlerine yol açabilir. Öte yandan, düzenli bakım ve doğru kullanım, motosikletin ömrünü uzatmanın yanı sıra, sürüş keyfini ve güvenliğini de artırır.

Periyodik bakım çok önemli

Motosiklet bakımının önemi, birden fazla açıdan ele alınabilir. İlk olarak, düzenli bakım, motosikletin mekanik aksamlarının sorunsuz çalışmasını sağlar. Yağ değişimi, zincir bakımı, lastik kontrolü ve fren sisteminin düzenli olarak kontrol edilmesi, motosikletin performansını korurken, ani arızaların ve kazaların önüne geçer. Ayrıca, motorun ve diğer parçaların düzenli bakımı, yakıt verimliliğini artırarak ekonomik tasarruf sağlar.

Motosikletin ömrünü uzatmak için dikkat edilmesi gereken bakım işlemleri arasında periyodik bakım kontrolleri, yağ ve filtre değişimleri, zincir ve dişli bakımları, lastik kontrolü ve değişimi, fren sistemi bakımı ve genel temizlik gibi işlemler yer alır. Bu bakımlar, motosikletin performansını maksimum seviyede tutarken, sürüş esnasında karşılaşılabilecek sorunları en aza indirir.

Yağ değişimi ve zincir bakımının mutlaka yapılması lazım

Motor yağının düzenli olarak değiştirilmesi, motorun içindeki aşınmayı azaltır ve parçaların daha uzun ömürlü olmasını sağlar.

Zincir ve dişlilerin temizlenmesi, yağlanması ve geriliminin kontrol edilmesi, zincirin düzgün çalışmasını ve motor gücünün aktarılmasını sağlar.

Lastik ve frenlerin de gözden geçirilmesi gerekiyor

Lastiklerin düzenli olarak kontrol edilmesi ve gerektiğinde değiştirilmesi, güvenli sürüş ve yol tutuşunu sağlar. Aşınmış veya eskimiş lastiklerin değiştirilmesi gerekir.

Fren balatalarının ve disklerinin kontrol edilmesi, fren sisteminin etkinliğini ve güvenliğini sağlar. Balataların aşınmış veya incelmiş olması durumunda değiştirilmesi gerekir.

Soğutma sistemi ve hava filtresi unutulmamalı

Soğutma sıvısının seviyesinin kontrol edilmesi ve gerektiğinde değiştirilmesi, motorun aşırı ısınmasını önler ve motorun daha uzun süre dayanmasını sağlar.

Hava filtresinin temizlenmesi veya değiştirilmesi, motorun temiz hava almasını sağlayarak performansını artırır ve motorun daha uzun süre sağlıklı kalmasını sağlar.

Motosikletin dış yüzeyinin ve parçalarının düzenli olarak temizlenmesi, paslanmayı önler ve genel görünümünü korur. Ayrıca, fren kablolama ve kontrol kollarının yağlanması gibi küçük bakım işlemleri de önemlidir.

Bu bakımların düzenli olarak yapılması, motosikletin ömrünü uzatarak güvenli ve sorunsuz bir sürüş deneyimi sağlar. Ayrıca, bakımların düzenli olarak yapılması, daha fazla masraf ve sorunun önlenmesini sağlar.

Generali Sigorta