Yazılar

Boğaların Koşusu

Boğaların Koşusu

Pamplona, ​​İspanya 6 – 14 Temmuz

Her yıl düzenlenen Boğa Koşusu, İspanya’nın Pamplona kentinde yüzyıllardır düzenlenen ve bugün hala kutlanan geleneksel bir etkinliktir. Etkinlik her yıl 6-14 Temmuz tarihleri ​​arasında gerçekleşir.

Sadece İspanya’da değil, dünyanın birçok yerinde kutlanan San Fermin adlı festivalin bir parçasıdır . Festival, 1900’lerin başında İspanya’nın Pamplona kentinde insanların boğalarla kasabada koşmasıyla başladı.

Bugün etkinlik, genellikle geleneksel kıyafetler giyerek ve boğaların boynuzlarına bağlanmış kırmızı eşarplarla koşarak sokaklarda boğaları kovalayan insanlardan oluşuyor. Bugün San Fermin’de yapılan boğa koşuları artık eskisi kadar tehlikeli değil.

Otoyol hipnozu olmayın!

Otoyol hipnozu olmayın!

Gözlerimizin açık ancak içimizin uyuduğu zamanlar en çok risk taşıyan anlarımızdır. Yemek yaparken, bisiklet sürerken veya araba kullanırken içinizin uyuduğunu hissettiğiniz an mutlaka kendinize bir es vermelisiniz. Özellikle “ben gece çok iyi araç kullanırım” deyip, beynin uyku sinyalleri verdiği zamanlarda uzun yola çıkmak tehlike sebebi olacağından gece sürüşlerinden uzak durmalı ya da kontrollü bir şekilde yolculuğunuzu gerçekleştirmelisiniz. Çünkü bu zamanlarda beyinden gelen mesaj uyku olduğu için otoyol hipnozu yaşamanız kaçınılmaz olacaktır. Bununla birlikte boş bir yolda da beyaz çizgileri takip ederek gidiyor olmanız yine siz de hipnoz etkisi yaratacaktır. Peki bu durumda ne yapmalısınız? Liv Hospital Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Ayhan Öztürk, otoyol hipnozu ile yorgun sürüş arasındaki farkı anlatarak otoyol hipnozu konusunda önerilerde bulundu.

Prof. Dr. Ayhan Öztürk

Prof. Dr. Ayhan Öztürk

Otoyol hipnozu (Beyaz çizgi ateşi) nedir ve nasıl önlenebilir?
Hiç yola çıkıp varacağınız yere geldiğinizde ve oraya nasıl geldiğinizi hatırlamadığınız oldu mu? Eğer cevabınız evetse, otoyol hipnozu yaşadınız demektir.

Otoyol hipnozu bir kişinin aracı normal ve güvenli bir şekilde sürdüğü ancak bunu nasıl yaptığını hatırlamadığı trans benzeri bir durumdur. Otoyol hipnozu yaşayan sürücüler kısa mesafelerde ya da daha uzun kilometrelerce kendilerinden geçebilirler.

Otoyol hipnozu fikri ilk olarak 1921 tarihli bir makalede “yol hipnotizması” olarak ortaya atılmış, “otoyol hipnozu” terimi ise 1963 yılında G.W. Williams tarafından kullanılmıştır.

1920’lerde araştırmacılar, sürücülerin gözleri açıkken uykuya daldıklarını ve araçları normal bir şekilde yönlendirmeye devam ettiklerini gözlemlemişlerdir. 1950’lerde bazı psikologlar, başka türlü açıklanamayan otomobil kazalarının otoyol hipnozundan kaynaklanabileceğini öne sürmüşlerdir. Ancak yeni çalışmalar, yorgunken araç kullanma ile otomatik sürüş arasında bir fark olduğunu göstermektedir.

Yorgun sürüşe karşı otoyol hipnozu

  • Otoyol hipnozu, otomatiklik olgusunun bir örneğidir.
  • Otomatiklik, eylemleri bilinçli olarak düşünmeden gerçekleştirme yeteneğidir.
  • İnsanlar; yürümek, bisiklete binmek gibi öğrenilmiş ve denenmiş bir beceriyi her zaman otomatik olarak gerçekleştirir. Bu beceride ustalaşıldığında ise diğer görevlere odaklanırken bu beceriyi hala gerçekleştirmek mümkündür. Örneğin, araba sürme konusunda yetenekli bir kişi araba sürerken kafasında akşam planlarını gözden geçirebilir. Bilinç akışı diğer göreve yönlendirildiğinden, araba sürerken geçirilen zamanın kısmen veya tamamen farkındalıktan çıkması söz konusu olabilir.
  • Otomatik sürüş tehlikeli görünse de bu durum aslında profesyonel veya yetenekli sürücüler için bilinçli sürüşten daha üstün olabilir. Bir işte yetenekli olan hiç kimse dikkatini sürekli rutin işlere vermek zorunda değildir. Eğer bunu yaparsa, iş bozulmaya meyilli olabilir. Sürüş bağlamında, gerçekleştirilen eylemler hakkında çok fazla düşünmek beceriyi kötüleştirebilir.

Otoyol hipnozu ile yorgun sürüş arasındaki fark nedir?
Otoyol hipnozu ile yorgun sürüş arasındaki fark, tamamen uyanıkken otomatiklik deneyimi yaşamanın mümkün olmasıdır. Yorgunken araç kullanmak ise direksiyon başında uykuya dalmaya neden olabilir. Tehlikeli olan da budur.

Direksiyon başında uyanık kalma önerileri
İster otoyol hipnozu fikrinden korkuyor olun, isterseniz de yorgun ve direksiyon başında uyanık kalmaya çalışıyor olun, odaklanmanızı ve uyanıklığınızı artırmak için yapabileceğiniz şeyler vardır.

Gün ışığında araç kullanın: Gündüz saatlerinde araç kullanmak yorgun sürüşü önlemeye yardımcı olur, çünkü insanlar ışıklı ortamlarda doğal olarak daha uyanık olurlar. Ayrıca, etraf daha az monotondur, bu nedenle çevrenin farkında olmak daha kolaydır.

Kahve için: Kahve veya başka bir kafeinli içecek içmek sizi birkaç farklı şekilde uyanık tutmaya yardımcı olur. İlk olarak, kafein beyindeki adenozin reseptörlerini bloke ederek uykululukla savaşır. Uyarıcı metabolizmayı artırır ve karaciğeri kan dolaşımına glikoz salmaya yönlendirir. Bu da beyninizi besler. Kafein aynı zamanda idrar söktürücü olarak da işlev görür, yani araç kullanırken çok içerseniz daha sık tuvalet molası vermeniz gerekecektir. Ayrıca çok sıcak ya da çok soğuk bir içecek tüketmek dikkatinizi toplayacaktır.

Bir şeyler yiyin: Atıştırmalıklar size anında enerji verir ve sizi görevinizi yerine getirmeye yetecek dikkati sağlar.

İyi bir pozisyon alın: İyi bir duruş, vücuttaki kan akışını en üst düzeye çıkararak konsantrasyonunuzu korumanıza yardımcı olur.

Klimayı açın: Rahatsızsanız uykuya dalmanız veya transa geçmeniz daha zor olacaktır. Bununla birlikte aracın içini soğuk hale getirmeniz, kışın camı açmanız yine işe yarayacaktır.

Müzik dinleyin: Hoşunuza giden müzikler sizi rahatlatırken, sevmediğiniz melodiler rahatsızlığa neden olur ve uyuyacak kadar rahatlamanızı engeller.

Konuşan insanları dinleyin: Yanınızda birisi varsa sohbete katılmak veya radyoda sohbet programı dinlemek müzik dinlemekten daha fazla konsantrasyon gerektirir.

Durun ve mola verin: Yorgun araç kullanıyorsanız, kendiniz ve başkaları için tehlikelisiniz demektir. Bazen en iyi hareket tarzı yana çekmek ve biraz dinlenmektir!

Önlem alın: Uzun mesafe, gece veya kötü hava koşullarında araç kullanmak zorundaysanız yolculuğa başlamadan önce iyi dinlenmiş olduğunuzdan emin olun. Günün ilerleyen saatlerinde başlayan yolculuklardan önce biraz kestirin. Sizi uykulu yapan ilaçları almaktan kaçının.

Reggae Sumfest

Reggae Sumfest

Montego Körfezi, Jamaika 14 – 20 Temmuz

Reggae festivali Reggae Sumfest , her yıl yaz aylarında,  temmuz ayının ortasında, Jamaika’nın Montego Körfezi’nde düzenlenir . Bu sadece Jamaika’nın en büyük müzik festivali değil, aynı zamanda dünyanın en büyük reggae festivallerinden biridir.

Reggae Sumfest ilk kez 1993 yılında düzenlendi ve aralarında Jimmy Cliff, Damian Marley, Ziggy Marley, Stephen Marley ve Toots & The Maytals’ın da bulunduğu dünyanın en iyi reggae sanatçılarından bazılarına ev sahipliği yaptı.

Festivalde her gece canlı performanslar yer alıyor ve Colorfest Plaj Partisi, Serbest Sokak Dansı ve Partisi, All White Partisi ve Blitz Partisi gibi ek partiler de yer alıyor.

Şehrin serinleten kaçış noktası

Şehrin serinleten kaçış noktası

The Grand Tarabya’nın eşsiz manzaralı havuzu sezonu açtı. Havuz açılışıyla birlikte The Grand Tarabya, eğlenceli etkinliklerle dolu bir yaz programı sunuyor. Havuz partileri, canlı müzik performansları, özel temalı günler ve daha fazlasıyla, misafirler için unutulmaz anlar ve keyifli anılar yaratmaya hazırlanıyor. Yazın keyfini The Grand Tarabya’nın muhteşem atmosferinde, havuzun ferahlatıcı sularında ailenizle ve sevdiklerinizle birlikte yaşayın.

Tekne seferleri başlatıyor

Tekne seferleri başlatıyor

Six Senses Kaplankaya’nın saklı plajlarını, eşsiz lezzetlerine ulaşmak isteyenler için 15 Haziran’dan itibaren Türkbükü’nden tekne seferleri başlayacak.

Beş özel koyda konumlanan plajları, eşsiz konaklama deneyimi, alanında dünyaca ünlü şeflerin yönettiği restoranlar ve holistik wellness uygulamaları eşliğinde kaliteli bir yaşam deneyimi sunan Six Senses Kaplankaya, 15 Haziran’dan itibaren haftanın her günü Türkbükü-Bodrum’dan Six Senses Kaplankaya’ya karşılıklı iki kez olmak üzere boat shuttle hizmeti sunarak ulaşımı kolaylaştırıyor.

Six Senses Kaplankaya, eşsiz bir plaj günü geçirerek Ege  yarımadasında unutulmaz anılar biriktirmek isteyen misafirlerine Türkbükü- Six Senses Kaplankaya arasında başlayan tekne seferleri ile, Bodrum’dan ulaşımı 30 dakikada sağlıyor.

Bilgi:  0 (252) 511 00 30

Yaza özel içecek Pınar Cool Lime

Yaza özel içecek Pınar Cool Lime

Pınar Su ve İçecek’in yeni ürünü, limon ve nane aromalı Pınar Cool Lime yazın gözdesi olacak.

Gazlı içeceklere alternatif arayanlar için son zamanların gözdesi cool lime, yumuşak içimi, tazeleyen nane ve misket limonu aroması bileşimiyle özellikle gençler arasında tam bir trend içeceği. Ön hazırlığa gerek duymadan, ekstra buzla tüketimi, bu ferahlık hissinin yanında tadını da vazgeçilmez kılıyor.

Ferahlatıcı lezzet ‘Lemonade Glaze’

Ferahlatıcı lezzet ‘Lemonade Glaze’

Krispy Kreme, yeni ferahlatıcı lezzeti ‘Lemonade Glaze’ ile yaza merhaba diyor.

Krispy Kreme, limonun canlandırıcı etkisini donatlarına taşıyarak yazı ferahlatıcı lezzetleriyle karşılıyor. Krispy Kreme, lezzetli bir yaz için limonun canlandırıcı etkisi ile hazırladığı yeni ‘Lemonade Glaze’ donatlarıyla her ısırıkta ferahlık sunarken, damaklarda benzersiz bir tat bırakıyor. Yazın favorisi olacak Lemonade Glaze serisi; temmuz ve ağustos aylarında tüm Krispy Kreme mağazaları ve online satış kanallarında sevenleriyle buluşacak.

İstanbul’da yazın coşkusu Frankie’de yaşanacak…

İstanbul’da yazın coşkusu Frankie’de yaşanacak…
Galataport İstanbul’un özel mekanlarından biri olan Frankie, tarihi Yarımada ve Boğaz manzarasını buluşturan açık ve geniş terası ile unutulmaz bir yaz deneyimi sunuyor.
Frankie, günbatımı saatlerinden itibaren terasında misafirlerini karşılamaya hazırlanıyor. Boğaz’ın esintisini hissetmek isteyenler için eşi bulunmaz bir konumda bulunan Frankie terası, nefes alınacak bir nokta vaat ediyor.

Ela Excellence Resort Belek’te lezzetli bir tatil

Ela Excellence Resort Belek’te lezzetli bir tatil

Ela Excellence Resort Belek; temmuz ve ağustos aylarında gerçekleştirilecek “Yerel Lezzetler Etkinliği” ile misafirlerine tadına doyulmaz bir tatil deneyimi sunmaya hazırlanıyor.

Uluslararası standartlarda kişiye özel tatil anlayışını benimseyen Ela Excellence Resort Belek, misafirlerine sunduğu çeşitli etkinliklerle tatil keyfini unutulmaz kılıyor.

Yedi ayrı alakart restoranı ile konuklarına unutulmaz tatlar sunan Ela Excellence Resort Belek, Yerel Lezzetler Etkinliği kapsamında şeflerin özenle hazırladığı lezzetleri Temmuz-Ağustos ayı boyunca La Sofa ve Hayat restoranlarında misafirlerin beğenisine sunuyor.

Ela Excellence Resort Belek

Temmuz’un ilk haftası pastane şefi Ramazan Dereli’nin tahinli ve pekmezli çikolatalı kekiyle damakları şımartırken, ikinci hafta Antalya yöresinin ve meşhur 18’in efsane lezzeti acıbadem ve tahinli bağacayı konuklarıyla buluşturuyor.

Üçüncü hafta 1940 yılından beri Antalya’da kendine has dondurmalar üreten Zamora Dondurma’nın özel yanık, naneli ve tahinli dondurmaları ile tatili tatlandırırken, dördüncü hafta Ela Excellence Resort Geleneksel Mutfak Şefi Filiz Mayda’nın tarifiyle Antalya’nın yöresel yörük yemekleri tatile farklılık katıyor.

Ela Excellence Resort Belek

İlk hafta 1937 yılında Antalya’da kurulan 7 Mehmet Restoran farkıyla modern Akdeniz lezzetleri eşliğinde Türk mutfağının mevsimsel dokunuşlarıyla hazırlanan Antalya kültür mirası yemekleri olacak. İkinci hafta 1954 yılından beri Antalya’nın kalbinde olan Parlak Restoran, Türk mutfağına özgü malzemeler ve teknikler kullanılarak hazırlanan yemekler ve özel soslu piliç çevirme yaparken, üçüncü hafta kendine has tariflerinin lezzeti damaklarda iz bırakacak.

Ela Excellence Resort Belek

Etkinlik, Özbekistanlı ve yıllardır profesyonel olarak aşçılık yapan Ela Excellence Resort Özbek Yemekleri Şefi Nisa Nur Büyükörük’ün Türk ve Özbek mutfağının birleşiminden doğan Neolocal Türk kültürü yemekleri ile tamamlanacak.

Yaz risklerine karşı etkili önlemler!

Yaz risklerine karşı etkili önlemler!

Yaz aylarının gelmesiyle tatil planları yapılmaya başlandı. Deniz, güneş ve kum üçlüsü tüm cazibesiyle göz kırpıyor ancak bazı noktalarda ihtiyatı elden bırakmamak gerekiyor. Zira sıcak hava, nem, deniz, havuz ve ortak tuvaletler derken bazı enfeksiyonlar kadınlarda ciddi riskleri beraberinde getirebiliyor. Acıbadem Altunizade Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Salih Yılmaz “Tatil sezonunda kadınlar genellikle idrar yolu enfeksiyonları, vajinal enfeksiyonlar ve mantar enfeksiyonları gibi sağlık sorunlarıyla sık karşılaşıyor. Kadınları bekleyen bu tür yaz hastalıkları tatil keyfini baltalarken, sağlık risklerini artırabildiğinden kıyafet seçiminden hijyene dek bazı önlemleri mutlaka almak gerekir” diyor. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Salih Yılmaz, yaz aylarında kadınlarda yaygın görülen 3 enfeksiyonu ve korunma yollarını anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Dr. Salih Yılmaz

Dr. Salih Yılmaz

  • Vajinal enfeksiyonlar

Yaz aylarında sıcak ve nemli ortamların yanı sıra deniz ve havuza girmek kadınların genital florasının bozulmasına neden olabilir. Özellikle dar çamaşırların giyilmesi, denize ve havuza girdikten sonra ıslak mayo veya bikini ile beklemek ve suyun içinde fazla kalmak risk faktörleridir. Vajinal floranın bozulmasıyla mantar ve bakteri enfeksiyonlarının görülmesi artabilir. Bunun sonucunda genital bölgede kaşıntı, akıntı, yanma hissi ve ilişki sırasında ağrı görülebilir. Bu belirtiler, kadınların günlük aktivitelerini ve ilişkilerini olumsuz etkileyebilir.

  • Nasıl korunulabilir?

Dr. Salih Yılmaz “Bu sorunlarla karşılaşmamak için; öncelikle vajinanın içi yıkanmamalı, günlük ped kullanılmamalı, pamuklu iç çamaşırları tercih edilmeli, ıslak mayo ve bikini ile durulmamalı, suyun içinde uzun süre kalınmamalı ve vajinanın kuru kalması sağlanmalıdır. Ayrıca tatlı gıdaların az tüketimi ve probiyotikten zengin beslenme vajinal floranın güçlü kalmasına yardımcı olur. Enfeksiyon geliştiyse mutlaka hekime başvurulmalı. Hekimin önerisiyle lokal olarak (fitil tedavisi) veya ağızdan alınacak antibiyotik ve antifungal ilaçlar ile vajinal enfeksiyon tedavi edilebilir. Hızlı ve doğru şekilde tedavi oldukça önemlidir. Aksi takdirde tekrarlayan inatçı enfeksiyonlar gelişebilir” diyor.

  • İdrar yolu enfeksiyonları

Yaz aylarında, sık sık denize veya havuza girme, idrar yolu enfeksiyonlarının artmasına neden olabilir. Aynı zamanda terleme ile sıvı kaybının artması karşılığında bol sıvı alınmaması da bu sürecin sancılı geçmesine neden olur. İdrar çıkışının azalması ile bakterilerin idrar torbasına geçişi hızlanır. Öncelikle idrar torbasının enfeksiyonu (sistit) olarak başlar. Belirtileri ise sık idrara çıkma, idrar yaparken yanma hissi ve idrar renginin bulanık olmasıdır.

  • Nasıl korunulabilir?

Özellikle havuz ve soyunma kabinleri gibi ortak kullanım alanlarında zararlı bakterilerin bulaş riskinin arttığından dikkatli olmak gerektiğini belirten Dr. Salih Yılmaz sözlerine şöyle devam ediyor: “Vajina temizliğinde aşırıya kaçmamalı, ıslak mayo/bikini ile kalmamalı, havuz/deniz öncesi ve sonrasında mutlaka duş alınmalıdır. Kirli görünümlü denize ve temizliği şüpheli havuza girilmemelidir. Tuvalet temizliği önden arkaya doğru yapılmalıdır. Küvet yerine ayakta duş alınmalıdır. Olası bir sorunda mutlaka hekime başvurup önerilen tedaviye uyulmalı, bol su içilmelidir. Aksi halde böbreklere zarar verebilir ve çok daha ciddi hastalıklara yol açabilir.

  • Mantar enfeksiyonları

Nemli ve sıcak ortamlarda mantar enfeksiyonları daha yaygın olabilir. Nemli bölgelerde mantarın üremesi kolaylaşır. Özellikle çok terleyen ve nemli kalan vücut bölgelerinde (koltukaltı, kasık bölgesi) mantar enfeksiyonları görülebilir. Belirtileri arasında kaşıntı, kızarıklık ve deride döküntüler bulunabilir.

  • Nasıl korunulabilir?

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Salih Yılmaz, bağışıklık sistemini güçlendirmek için mevsim sebze ve meyveleri başta olmak üzere sağlıklı beslenmeye ve bol su içmeye özen göstermek, gereksiz antibiyotik kullanmaktan kaçınmak, hijyen uygulamalarında aşırıya kaçmamak, ortak kullanım alanlarında gerekli önlemleri almak, kişisel eşyaları başkalarıyla paylaşmamak ve ıslak mayo/bikiniyi hemen çıkarıp kurulanmak gerektiğini vurguluyor. Dr. Yılmaz “Mantar enfeksiyonları yaz aylarında özellikle kadınlarda ve kız çocuklarında başlıca sorunlar arasında yer alarak tatil keyfini kabusa çevirebiliyor. Bu nedenle bazı basit ama etkili kurallara uymak çok büyük önem taşıyor. Olası bir sorunda hekime başvurulmalı, önerilen antifungal kremler ve ilaçlarla tedavisi sağlanmalıdır” diyor.