Yazılar

Ozan Orhon “Huzur”

Ozan Orhon “Huzur”

90’lı yılların pop dünyasının unutulmaz yıldızı Ozan Orhon, müzik dünyasını kasıp kavuracak yeni parçası “Huzur” ile dinleyicilerine yeniden merhaba diyor!

House Pop tarzında devrim yaratan yenilikçi sounduyla dikkat çeken bu parça, müzikseverleri büyülemeye hazır. Genç aranjör Ozade’nin sihirli dokunuşuyla hayat bulan “Huzur” un söz müziği Azerbaycanlı Şahin Atasoy ve Sheyh Ree ye ait. Bu müthiş eserin mix ve mastering işlemlerinde ise Buğra Kunt’un imzası var.

Nazım Hikmet Eyüpsultan’da anıldı

Nazım Hikmet Eyüpsultan’da anıldı

Şair Nazım Hikmet, aramızdan ayrılışının 61’inci yılında Eyüpsultan’da anıldı. artİstanbul Feshane’de Eyüpsultan Belediyesi ve Nazım Hikmet Kültür ve Sanat Vakfı’nın ortaklaşa düzenlediği etkinlikte Sunay Akın Nazım’ın hayatından kesitler anlatırken, Livaneli Orkestrası da Akın’a birbirinden güzel şarkılarla eşlik etti.

Sunay Akın “İstanbul’un Nazım Planı” isimli söyleşisinde Nazım Hikmet’in hayatından kesitler aktardı. Akın, kendine has üslubuyla fotoğraflar eşliğinde Nazım’ın bilinmeyen yönlerini, yolunun kesiştiği ünlü sanatçıları, çocukluğunu ve gençliğini hikayeleştirerek anlattı.

İki omuz arasında fark varsa dikkat!

İki omuz arasında fark varsa dikkat!

Skolyoz özellikle çocukların sadece duruşunu değil tüm yaşamını olumsuz etkileyebilen bir sağlık problemidir. İki omuz arasında fark olması veya omurga hattında eğriliğin olması skolyozun belirtileri arasında yer almaktadır. Çocukların %3’ünde görülebilen skolyoz, vakit kaybedilmeden tedavi edilmelidir. Memorial Bahçelievler Hastanesi Omurg Cerrahisi Merkezi’nden Prof. Dr. Onur Yaman, Farkındalık Ayı’nda çocuklarda skolyoz hakkında önemli bilgiler paylaştı.

Prof. Dr. Onur Yaman

Prof. Dr. Onur Yaman

Çocuğunuz da skolyoz olduğunu nasıl anlarsınız?

Skolyoz sıklıkla 12-16 yaşları arasında çocuklarda görülmektedir. Özellikle çocukların sırtına bakıldığında omuzları arasında bir farklılık varsa, sırtlarının orta hattında yani omurgalarında bir eğrilik fark ediliyorsa, kemer taktıklarında kemerin yukarıda ya da aşağıda olduklarından şüpheleniyorlarsa, onları hafifçe belinden aşağı doğru büktüklerinde sırtta hafif bir kabarıklık varsa skolyozdan şüphelenilmelidir.

Skolyoz egzersizleri çok önemli

Çekilecek olan basit bir skolyoz grafisi yani her iki omuzu ve omurgayı bize gösteren kalçaların da içine dahil eden filmde, bir eğrilik olup olmadığı tespit edilebilmektedir. Eğer eğriliğin derecesi 10 derecenin üzerinde ise skolyoz var demektir. Çocuklardaki skolyozda önemli olan skolyozun derecesidir. 10 derece ile 25 derece arasındaki eğrilikler ilk başta takip edilmektedir. Sırt çantası taşımamaları, sırt ve bel kaslarını kuvvetlendirecek egzersizler yapmaları ve bir uzman yani fizik tedavi, fizyoterapist veya eğitimci eşliğinde skolyoz egzersizleri yapılması önerilmektedir. Skolyoz derecesi 10-25 derece arasında bulunan çocuklar 6 ayda bir tekrar çağırılıp kontrol filmleri çektirmesi istenmektedir. Bu film ile eğriliğin ne kadar ilerlediği takip edilmektedir.

Skolyoz tedavisinde korsenin de rolü var

Skolyoz tedavisinde bir alternatif de korselerdir. 20 derecenin üzerindeki eğriliklerde korse önerilmektedir. Ancak her hastada şart olmamaktadır. Çocuğun olgunluk dönemine göre korse takılabilmektedir. 23 saatlik dilimde bu korse ile dolaşması ve günlük hayatına devam etmesi gerekmektedir. Kalan 20 saat boşlukta dinlenen çocuk, daha sonra 23 saatlik korseli rutine dönmektedir.

45-50 derecelik eğrilikler cerrahi önerilebiliyor

Derecesi 45 ya da 50 derecenin üzerine çıktığı zaman bu çocuklara cerrahi önerilebilmektedir. 50 derecenin üzerindeki gelişme çağındaki çocuğun gelişimi tamamlanıncaya kadar eğrilik devam edecektir. Bu nedenle cerrahi önerilebilmektedir. Cerrahiye çocuğun eğriliğinin tipine göre karar verilmektedir. Hem eğriliği düzeltmek hem de çocuğu mümkün olduğu kadar hareketli bırakmak cerrahi sürecinde doktorun önem verdiği bir süreçtir. Çekilen röntgen filmleriyle birlikte gerekli bölümler işin içine katılarak omurgaya vidalar yerleştirilmektedir. Nöromonitörizasyon ve navigasyon sistemleriyle bu ameliyatlar daha kolay bir şekilde gerçekleşmektedir. Bu uygulamalar ameliyatta doktora yer göstererek omurgada kolaylıkla işlem yapmasını sağlamaktadır.

Ameliyat sonrası çocukların 4-5 gün hastanede yatış süreci olmaktadır. 10 gün sonra kontrole gelen çocukların üç hafta istirahat etmesi gerekmektedir. Eğer ergenlik çağında bir çocuk ise ameliyat sonrası kasların geliştirilmesi için fizyoterapi uygulanmaktadır.  Çocuk skolyoz ameliyatından sonra yaşıtları gibi sağlıklı bir şekilde büyüyebilmektedir.

Doyuyo’nun Pazarlama ve Kurumsal İletişim Direktörü Sinem Karabayır oldu

Doyuyo’nun Pazarlama ve Kurumsal İletişim Direktörü Sinem Karabayır oldu

Yeme içme sektörü oyuncularından yüzde 100 yerli sermayeli gurme çıtır tavuk markası Doyuyo’da önemli bir atama gerçekleşti. Şirketin pazarlama ve kurumsal iletişim direktörlüğü görevine Sinem Karabayır atandı.

Sinem Karabayır kimdir?

2009 yılında Almanya’da Johannes Gutenberg Üniversitesi Pazarlama ve İstatistik ve Ekonometri bölümlerinden mezun olan Karabayır, kariyerine Johannes Gutenberg Üniversitesi’nde Eğitim Asistanı olarak başladı. 2009 yılında Türkiye’ye dönen Karabayır, Pazarlama Asistanı olarak girdiği ve yaklaşık 9 sene çalıştığı MediaMarkt Türkiye’de Kurumsal İletişim Müdürlüğü görevine kadar yükseldi. Ardından Tırsan Treyler şirketinde Uluslararası Pazarlama ve Kurumsal İletişim Müdürü, Happy Moon’s Group’ta Pazarlama ve Kurumsal İletişim Direktörü olarak çalışan Karabayır, Ekim 2023 tarihinde Doyuyo’nun çatı markası Pardo Food’ta Pazarlama ve Kurumsal İletişim Müdürü oldu.

Anadili Almanca ve Türkçe olan, iyi derecede İngilizce ve Fransızca bilen Sinem Karabayır’ın hobileri arasında at binmek ve şarkı söylemek yer alıyor.

Banvit BRF’de hedef  tüm faaliyetlerinde sürdürülebilirlik…

Banvit BRF’de hedef  tüm faaliyetlerinde sürdürülebilirlik…

Banvit BRF küresel ısınma ve iklim değişikliğinin çevre ve toplum yaşamı üzerindeki olumsuz etkileri, hızla artan nüfusa karşın doğal kaynakların sınırlılığı, çevrenin korunması ve sürdürülebilirlik başlıklarını gündemin en tepesine taşıyor.

Balıkesir, İzmir ve Elazığ’daki üretim kampüslerindeki yenilenebilir enerji, su tasarrufu, geri dönüştürülebilir ambalaj, sıfır atık, emisyon kontrolü gibi uygulamalarının yanı sıra Banvit BRF gıda kaybı ve israfını önleme, Banvit BRF Ormanları gibi projeleri ile çevrenin korunmasına ve sürdürülebilirliğe katkı sağlamaya devam ediyor.

Banvit BRF’nin CEO’su Tolga Gündüz; “Bağlı bulunduğumuz global şirketimiz BRF’nin, Birleşmiş Milletler’in Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri doğrultusunda belirlediği taahhütleri, ülkemizdeki operasyonlarında da titizlikle uyguluyoruz.”

Banvit BRF, uzun yıllardır sürdürdüğü su politikaları ile Bandırma ana kampüsünde yer alan “Atık Su Geri Kazanım Tesisi” sayesinde 2022’de arıttığı suyun ortalama yüzde 43’ünü içme suyu kalitesinde geri kazanırken, bu oranı 2023’de yüzde 50’e çıkardı. Şirket böylece doğal kaynakları kullanmak yerine atık suyun geri kazanımı sayesinde su kaynaklarını da korumuş oldu. Banvit BRF 2025’e kadar tüm tesislerindeki su kullanımını yüzde 13 oranında azaltmayı hedefliyor.

Banvit BRF 2023 yılında sıfır atık, atık yönetimi ve doğru atık ayrışımı konularından Bandırma, İzmir ve Elazığ’daki tesislerinde çalışanlarına yönelik çevre eğitimleri de gerçekleştirdi. Eğitimler, çevre kirliliği, atık yönetimi, yasal yükümlülükler ve iklim değişikliği gibi geniş bir yelpazeyi kapsıyor.

Banvit BRF CEO’su Tolga Gündüz; “Sürdürülebilirlik konusundaki hassasiyetimiz kurum kültürümüze ve şirketimizin vizyonuna yansıdı. Bu bağlamda operasyonlarımızda sera gazı salınımları için “Net Sıfır” emisyona ulaşma hedefimizi koruyoruz. Bu hedefe ulaşabilmek amacıyla yenilenebilir enerji kullanımı, su ve elektrik tüketiminde tasarruf, geri dönüştürülebilir ambalaj, sıfır atık uygulamaları ve emisyon kontrolü gibi pek çok çalışmanın yanı sıra ağaçlandırma ve eğitim projelerine de kaynak ayırıyoruz. 3 yılda, ülkemizin 4 farklı bölgesinde toplam 50 bin fidanı toprakla buluşturduk. Çok yakında yeni bir orman daha oluşturmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz” dedi.

 

Espressolab billboardlara sığmıyor

Espressolab billboardlara sığmıyor

Türkiye’nin en yenilikçi kahve zinciri Espressolab, “Sığdıramadık” kampanyasıyla billboardlarda yerini aldı. Espressolab, yeni kampanyasında “Sığdıramadık” sloganıyla porsiyonlarının büyük ve doyurucu olduğunu kreatif bir dille anlatıyor.

Bu slogan, kahve tutkunlarına dünyadaki gurme kahve kültürünün değişik tatlarını sunan Espressolab’in sadece kahvelerinde değil, aynı zamanda bakery ürünleri ve tatlılardaki iddiasını ve doyurucu porsiyonlarını vurguluyor.

Müşterilerine lezzetli bir deneyim sunan Espressolab’in yiyecek menüsünde kuki, sandviç, kruvasan, mozaik pasta, mermer kek, cheese cake ve donut gibi birçok farklı seçenek yer alıyor.

Cildinizin erken yaşlanmaması için!

Cildinizin erken yaşlanmaması için!

Yaz aylarıyla birlikte yüzünü göstermeye başlayan güneş bir yandan içimizi ısıtıp enerjimizi artırdığı gibi diğer yandan zararlı ışınları nedeniyle cilt kanserine zemin hazırlıyor. Son yıllarda hızla yaygınlaşan cilt kanserinin artık genç yaşlarda da görüldüğünü belirten Acıbadem Fulya Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Prof. Dr. Emel Güngör “Cilt kanseri tüm dünyada güneşlenme alışkanlıklarının değişmesi, güneş ışınlarından yeterince ve doğru şekilde korunmama ve bronzlaşma uğruna yapılan yanlışlar nedeniyle en hızlı artan kanserler arasındadır. Cilt kanserinden hem UVB hem de UVA ışınları sorumlu tutulmaktadır. Bazı cilt kanserleri ileri yaşlarda görülse de en tehlikeli ve ölümcül olabilen melanom ne yazık ki genç yaşlarda da sık karşılaşılır hale gelmiştir” diyor. Güneşin cilt kanserinin yanı sıra bazı yanlış yaşam alışkanlıkları nedeniyle cildin erken yaşlanmasına da yol açtığını belirten Prof. Dr. Emel Güngör, sağlıklı bir cilt için yaz aylarında uyulması gereken kuralları anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Prof. Dr. Emel Güngör

Prof. Dr. Emel Güngör

  • Özellikle 10:00-15:00 arası dikkat!!

Özellikle 10:00-15:00 saatleri arasında doğrudan güneş ışığına maruz kalmamak, şapka, gözlük ve giysilerle korunmak kritik önem taşıyor. Ayrıca güneşin zararlı ışınlarına karşı güneşten koruyucu krem kullanmayı kesinlikle ihmal etmeyin.

  • Güneşten koruyucu krem seçerken!

Bebek ve çocuklara içinde kimyasal koruyucu olmayan güneş kremleri sürün. Prof. Dr. Emel Güngör “Bunlar daha zor sürülen ve sürüldüğünde çoğunlukla beyaz bir tabaka bırakan, UV ışınlarını fiziksel olarak bloke eden maddeler içeren kremlerdir. Çinko oksit veya titanyum oksit içerirler” diyor. Vücudumuz ve yüzümüz için farklı güneşten koruyucuların seçilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Güngör “Hem UVA hem de UVB ışınlarına karşı koruma gösteren kremler seçilmelidir. Sürekli yeni gelişmeler olduğundan Dermatoloji uzmanından bu konuda destek almak cildiniz için en uygun kremi seçmenizi sağlar” diye konuşuyor.

  • Güneşe çıkmadan 20 dakika önce sürün!

Toplumumuzda en sık yapılan yanlışlardan birisi; güneş kremini güneşe çıkıldığında sürmek! Oysa güneşten koruyucu kremlerin güneşe çıkılmadan yaklaşık 20 dakika önce sürülmesi ve iki saatte bir de tekrarlanması gerekiyor çünkü suya girmek, terlemek ve kurulanmakla güneş kremlerinin etkileri azalıyor. Sürülen krem miktarında da cömert davranılması ve cildin hiçbir yerinin güneş ışınlarına maruz bırakılmaması gerekiyor.

  • Yaşam alışkanlıklarınızı gözden geçirin!

Güneşten gelen UV ışınlarının yanı sıra, sigara, hava kirliliği, kötü beslenme, uykusuzluk ve stresin de cilt sağlığını son derece olumsuz etkilediğine dikkat çeken Prof. Dr. Emel Güngör “Yeterli ve kaliteli uyumaya dikkat etmeli, stresi yönetmeyi öğrenmeliyiz. Yapılan araştırmalar; meditasyon, yoga, nefes egzersizleri ve fiziksel egzersizlerin strese karşı faydalı olduğunu ortaya koymuştur” diyor.

  • Beslenmenizde bu kurallara dikkat edin!

Cildimizin geç yaşlanması için en sağlıklı beslenme tipi; Akdeniz diyeti. Yani mevsiminde, bol renkli sebze ve meyveler, tohumlar, bakliyat, kuruyemiş ve sızma zeytinyağından zengin beslenmek gerekiyor. Paketli gıdalar, şekerli yiyecek ve içecekler ile hamur işlerinden uzak durmak şart. Sigara ve alkolden kaçınmak ve bol su içmek de olmazsa olmaz kurallar arasında yer alıyor.

fuat çağdaş

  • Cildinizi zararlı etkenlerden koruyun!

Güneş ışınları cilt kanserinin yanı sıra cildin nem ve elastikiyet kaybına yol açarak ince çizgiler oluşturuyor. İlerleyen yaşla birlikte ciltte biriken ultraviyole ışınları bu durumu her geçen sene daha da kötüleştiriyor. Cildin yaşlanmasının güneşten korunarak ve sağlıklı yaşam tarzı benimseyerek geciktirilebileceğini belirten Prof. Dr. Emel Güngör “Bu amaçla 20-30’lu yaşlardan başlayarak azalan kolajen, elastikiyet kaybı ve nemin mutlaka desteklenmesini ve cilt kalitesini artırıcı yöntemlerin kullanılmasını öneririm” diyor.

  • Cilt bakımında bu yanlışlara düşmeyin!

Günümüzde yaşlanma karşıtı ve/veya antioksidan olarak önerilen kremlerin çoğu, cildin daha çok üst tabakalarında etkili oluyor ancak asıl kayıp, kremlerin çok da ulaşamadığı cildin alt tabakalarında ortaya çıkıyor. Son yıllarda sürekli yenilenen ürünlerle ve yöntemlerle bu kaybı azaltmanın ve eksilenleri yerine koymanın mümkün olabildiğini belirten Prof. Dr. Emel Güngör şu uyarılarda bulunuyor: “Ne yazık ki piyasada çok fazla ürün var ve bunların bir kısmının yeterli belgesi yok. Ayrıca bazen yetkisiz ve bilgisiz kişiler de bu girişimleri yapıyorlar. Estetik konusundaki artan talep karşısında birçok “umut taciri” reklamlarla değişik ürünler her yerde karşımıza çıkıyor. Bu konuda bilinçli olmanızı ve cildinizi dermatoloji uzmanlarına emanet etmenizi öneriyoruz. Bu tür girişimlerin sadece hekimler tarafından yapılması gerektiği unutulmamalı ve kullanılan ürünler iyi seçilmelidir.”

  • Yüzünüzde lekelerin oluşmaması için!

Yazın dikkat edilmesi gereken ve sık görülen önemli problemlerden birinin de yüzdeki lekeler olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Güngör, yüzde lekelenmelerin tedavisinin oldukça zor ve sabır gerektirdiğini belirterek “Yüzde lekelenmelere karşı önlem almak tedavisinden daha kolay. Hem önleyici olarak hem tedavi aşamasında güneşten koruyucu kremlerin kullanılması çok çok önemli. Güneşten koruyucular sık sık yinelenmelidir ve bu duruma uygun güneş koruyucu kremlerin seçilmesi önemlidir. Tercihen yaz sonuna bırakılacak tedavide lekeleri giderici/azaltıcı kremler önerilir, bunların sabırla ve düzenli olarak kullanılması gerekir çünkü tedaviye yanıt alınması aylar alabilir. Kremlere ilaveten bazı işlemler yapılabilir. Bu tür girişimlerin bazen tam tersi etki oluşturabilme riski yüzünden uygun mevsimde tecrübeli hekimler tarafından yapılması gerekir. Bu nedenle dermatoloji hekimine başvurmak çok önemlidir” diyor.

Long Bar, son sahne ile sezon arası veriyor

Long Bar, son sahne ile sezon arası veriyor

Raffles İstanbul’un sevilen mekânı Long Bar, Haziran’da sahnesinde ağırlayacağı iki muhteşem performansla sezona mola veriyor.

Raffles İstanbul’un mutfağından enfes lezzetler ve Long Bar’ın imza kokteylleriyle saat 21.30’dan sonra müzikseverlere sunulacak lezzet ve eğlencenin ardından Long Bar Live sahnesi sezona kısa bir mola verecek.

Haziran Programı

Her Akşam 21.30

7 Haziran, 21.30 –  Barbaros

8 Haziran, 21.30 –  Emir Ersoy ve Orkestrası

Rezervasyon: 0533 284 3160

Serinleten topcuklar Popeyes’ta

Serinleten topcuklar Popeyes’ta

Popeyes, artık sadece lezzetli bir yemek durağı değil serinleten bir içecek deneyimi yaşamak isteyenlerin de durağı oluyor.

Son dönemin popüler içeceği Bubble Tea’ler Popeyes’te. “Bi yudumda herkes modunda” sloganıyla müşterisiyle buluşan içecekler, Pop Bubble Nane ve Pop Bubble Passion alternatifleriyle sıcak yaz günlerine serinlik katıyor.

Nutellalı tarifler şimdi mobil cihazlarda

Nutellalı tarifler şimdi mobil cihazlarda

Nutella uygulaması, Nutella’nın birbirinden farklı tariflerle harmanlayarak muazzam bir lezzet deneyimi sunuyor.

Uygulamaya giren tüketiciler, Nutellalı tariflere tek bir dokunuşla ulaşabiliyor. Tüketiciler geleneksel lezzetlerin Nutella ile yeniden yorumlandığı tarifler arasında en çok Nutellalı Burrito, Nutellalı Pankek ve Nutellalı Muffin’e ilgi gösterirken; yeni yılda yeni yıla özel tarifler, Ramazan’da Ramazan’a özel tarifler gibi farklı okazyonlara özgü tarifler de bulabiliyor. Tüketiciler, yaratıcılıklarıyla kendi damak zevklerine uygun onlarca Nutellalı tarifi deneyerek Nutella’nın tadını daha fazla çıkarıyor.