Yazılar

Ramazan ayında dengeli protein tüketimi önemli

Ramazan ayında dengeli protein tüketimi önemli

Çocukluk çağında gelişim ve büyümenin sağlıklı devam etmesi açısından, erişkin döneminde ise hücre yapımı, onarımı ve bazı vücut fonksiyonlarının devam ettirilmesi açısından oldukça önemlidir. Ramazan ayında dengeli ve yeterli protein almanın önemli olduğunun altını çizen Liv Hospital Kalp Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Cem Arıtürk, protein kaynaklarını, görevlerini ve dengeli tüketmenin neden önemli olduğunu anlattı.

Prof. Dr. Cem Arıtürk

Prof. Dr. Cem Arıtürk

Ramazan ayında dengeli ve yeterli miktarda protein almak önemli
Ramazan ayı boyunca sahurdan sonra başlayan ve iftar saatine dek süren, uzun süreli açlık ve susuzluk, gün içinde enerji kaybına neden olarak halsizlik yaratabilir. İftar ve sahur sofralarında tercih edilen besinler, gün içinde tok kalma süresinin uzamasını sağlarken, enerji kaybı yüzünden yaşanan halsizliklerin giderilmesini olumlu yönde etkiler. Bu nedenle Ramazan ayında dengeli ve yeterli miktarda protein almak, gün içinde gelişebilecek halsizliğin, yorgunluğun önüne geçmenin yanında, proteinlerin görev aldığı tüm fonksiyonların düzenli biçimde devam ettirilmesini sağlamak için önem taşımaktadır.

Proteinlerin görevleri

  • Bağışıklık sistemindeki antikor ve antitoksinlerin yapısında yer alıp bağışıklık sisteminde rol oynar.
  • Hormonların yapısına katılarak kan şekerinin düzenlenmesi, büyüme ve gelişmenin sağlanması gibi hormonların etkili olduğu her aşamada etkindir.
  • Kas yapısında yer alan aktin ve myozinin yapısında yer alarak, kasların kasılma ve gevşemesinde görev alır.
  • Hücre yenilenmesi ve iyileşmesinde önemli fonksiyonları vardır.
  • Kan pıhtılaşmasında önemli rol oynar.
  • Kollajenin yapısında bulunarak cilt sağlığında ve yaşlanma karşıtı süreçlerde görev alır.
  • Sinir sistemi fonksiyonlarında önemlidir.

Özellikle erişkin çağdaki insanlarda günlük enerji ihtiyacının yaklaşık %15 kadarı çeşitli kaynaklardan alınabilecek proteinler ile karşılanmalıdır. Diğer bir deyişle, normal fiziksel aktiviteye sahip, sağlıklı, 70 kg ağırlığındaki bir yetişkinin günde yaklaşık 60 g protein alması gerekmektedir. Spor yapan kişilerde, büyüme çağındaki çocuklarda, gebelerde ve emziren annelerde, hastalıkların, sakatlıkların iyileşme sürecindeki kişilerde bu ihtiyaç çok daha fazladır.

Protein kaynakları nelerdir?
Proteinler temel olarak bitkisel kaynaklı ve hayvansal kaynaklı olmak üzere iki sınıfta incelenmektedir. Hayvansal proteinler, vücudun ihtiyacı olan tüm aminoasitleri içermektedirler. Buna karşın bitkisel kaynaklı proteinler, ihtiyacımız olan aminoasitlerin tamamını içermezler ki bu nedenle sağlıklı bir beslenmede diğer besinlerle birlikte tüketildikleri zaman, tamamlayıcı etkileri ile ön plana çıkarlar. Bununla birlikte hayvansal gıdalar protein açısından zengin olmasına rağmen içerdiği doymuş yağlar açısından dikkatli tüketilmeleri gerekmektedir. Hayvansal proteinlerin vücutta sindirilip işlenerek kullanılır hale getirilmesi, bitkisel kaynaklı proteinlere oranla daha kuvvetli ve hızlı gerçekleştiği bilinmelidir. Tüm bu nedenler göz önünde bulundurulduğunda; dengeli ve düzgün bir diyet programı için hem hayvansal hem de bitkisel protein kaynaklarının gerekli miktarlarda tüketildiği bir beslenme biçiminin benimsenmesi gerektiği anlaşılmaktadır.

Prof. Dr. Cem Arıtürk

Hayvansal protein kaynakları
Hayvansal proteinlerden en sağlıklı olanı yumurtadır. Çok pişirildiğinde protein değeri kaybolan yumurta içerdiği D vitamini açısından da önemli kaynaktır. Protein açısından yumurtadan sonra gelen kırmızı etlerin tüketimine içeriklerindeki doymuş yağlardan dolayı dikkat etmek gerekmektedir. Bununla birlikte balık, özellikle içeriğindeki Omega-3 içeriğinden dolayı beyin fonksiyonlarına sağladığı olumlu katkılar ile dengeli ve faydalı protein kaynaklarındandır. Bunlar dışında süt ve süt ürünleri, hayvansal protein kaynakları arasında sayılabilir.

Bitkisel protein kaynakları
Bitkisel protein kaynakları dendiğinde akla ilk sırada kuru baklagiller gelmektedir. Miktar olarak hemen hemen hayvansal besinlerle eşdeğer proteine sahip olan baklagiller lif ve mineral içerikleri açısından da önemlidirler. Yulaf ezmesi, karabuğday gibi besinler de kuru baklagiller gibi, protein içeriklerinin yanı sıra lif ve mineral içerikleriyle ön plana çıkarlar. Bununla birlikte uzun süre tokluk hissi oluşturmaları da gereksiz ve fazla yeme alışkanlığının önüne geçebilmek açısından önemlidir. Fındık, fıstık ve badem gibi kuruyemişler de kalp damar hastalıklarına karşı koruyan, zihinsel etkinlikleri destekleyen yüksek protein içerikli gıdalardır. Son yıllarda adı duyulan chia tohumu ve kinoa da bitkisel protein kaynakları arasında sayılabilirler.

Proteinler dengeli tüketilmeli
Beslenmede önemli bir yer tutan proteinlerin az miktarda tüketilmesinin getireceği olumsuzluklar kadar fazla tüketimin getireceği dezavantajlar da akılda tutulmalıdır. Bunun yanı sıra her tür gıdadan farklı özelliklerde aminoasit içeriğinin alınabileceği unutulmamalıdır. Hayvansal protein kaynaklarının içeriğindeki doymuş yağların fazlasının getirebileceği olumsuz etkiler ve bitkisel protein kaynaklarının içeriğindeki lif, mineral gibi diğer maddeler göz önünde bulundurulmalı ve her besin ögesinde olduğu gibi protein tüketiminde de dengeli dağılımlı bir beslenme düzeni kerteriz alınmalıdır.

Günlük su tüketiminizi abartmayın

Günlük su tüketiminizi abartmayın

Azı karar çoğu zarar olan su tüketimi konusunda ramazan ayında da özenli olmakta fayda var. Günlük iki litre su içilmesi gerektiğini bu nedenle özellikle sahurda sıvı almaya dikkat edilmesi gerektiğini belirten Liv Hospital İç Hastalıkları ve Nefroloji Uzmanı Prof. Dr. Tekin Akpolat: “Böbrek, kalp sorunları olan hastaların günde 2 litre sıvı almaları problem yaratabilir, içtikleri suyu idrarla atamazlarsa vücutlarında sıvı birikimi olabilir, almaları gereken sıvı miktarını doktorları ile konuşmaları gerekir.” diyerek Dünya Su Günü’ne vurgu yaptı.

Prof. Dr. Tekin Akpolat

Prof. Dr. Tekin Akpolat


  1. Erişkinlerin çoğunda alması gereken su miktarı günde yaklaşık 2 litredir.
  2. Günlük 2 litre su ihtiyacının illa sudan sağlanması şart değildir. Kahve, çay, yoğurt ile alınan sıvı da uygundur. Burada önemli olan alınan sıvının tuz, şeker gibi zararlı maddeleri içermemesidir.
  3. Böbrek, kalp sorunları olan hastaların günde 2 litre sıvı almaları problem yaratabilir, içtikleri suyu idrarla atamazlarsa vücutlarında sıvı birikimi olabilir, almaları gereken sıvı miktarını doktorları ile konuşmaları gerekir.
  4. Bazı hastaların daha fazla su içmesi gerekebilir: Böbrek taşı olanlar, sık idrar yolları iltihabı geçirenler bu hastalara örnektir.
  5. Ramazan ayında susuz kalmamaya dikkat etmek gerekir, susuz kalmak iftara doğru enerjimizi düşürür, bu nedenle sahurda sıvı almaya dikkat etmek gerekir. İftarda su içmek de fazla yemeği frenleyebilir.
  6. Ev dışında tuvalete gitmemek için az su içmek veya idrarı tutmak ileriki yaşlarda idrar yapma ile ilgili sorunlara neden olabilir.
  7. Suyun temiz olması yeterlidir, alkali olmasının ilave bir faydası yoktur.
  8. Günde 2 litreden fazla sıvı almanın çoğu kez bir zararı yoktur ama günde 6-7 litre alarak abartmamak gerekir.
  9. Susuz kalmaması gereken böbrek hastaları eğer ishal, bulantı, kusma gibi sorunlar nedeni ile yeteri kadar sıvı alamazlarsa veya sıvı kayıpları artarsa hemen doktorları ile temasa geçmelidir. Böbreği korumak için damardan sıvı almak için en yakın sağlık kuruluşuna başvurmaları gerekebilir.
  10. Eğer özel bir durumunuz yoksa gece yatmadan önce su içmek veya gece kalkınca su içmek doğru değildir. Unutmayalım sağlıklı uyku da su içmek kadar önemlidir.
  11. Ağır böbrek hastalığı olanları unutmamak gerekir. Çoğunun belki de en büyük hayali kana kana su içmektir. Bu nedenle sağlığımızın kıymetini bilelim, suyun en sağlıklı içecek olduğunu hiç akıldan çıkarmayalım.

 

Hatay lezzetleri iftar sofralarında buluşuyor

Hatay lezzetleri iftar sofralarında buluşuyor

Shangri-La Bosphorus, Istanbul; Ramazan ayı boyunca Hatay Sultan Sofrası’nın iki şefini ağırlayarak, Hatay mutfağını deneyimlemeye ve paylaşmaya davet ediyor.

Uluslararası deneyim sunan IST TOO’nun iftar gelirlerinin bir kısmı ise Hatay Dostluk Kenti’ne bağışlanacak.

Hatay Sultan Sofrası’ndan iki Konuk Şef ile hazırlanan ve Antakya peynir çeşitleri, zahter salatası, Babaganuç gibi geniş yöresel iftariyelik yelpazesiyle başlayan menü, iki farklı çorba seçeneği ve biberli ekmekten Şam oruğuna kadar uzanan ara sıcaklarla zenginleşiyor. Tepsi kebabı, kuzu incik gibi birbirinden lezzetli ana yemekler ise yanında firik pilavı ile servis ediliyor. Canlı tatlı istasyonunda  Hatay’ın geleneksel lezzeti künefenin yanı sıra güllaç, baklava gibi her damak zevkine hitap eden seçenekler de misafirleri bekliyor.

Tel: +90 212 275 88 88

 

BİM’den yerli mayalı yoğurt

BİM’den yerli mayalı yoğurt

BİM, sektöründe bir ilke daha imza atarak TÜBİTAK’ın tamamen yerli ve milli mayaları ile üretilen ilk yoğurdunu tüketicileri ile buluşturdu.

Yüksek besin değerlerine sahip olan Binvezir tam yağlı yoğurt, aktüel ürünler kategorisinde Türkiye’deki tüm BİM mağazalarında satışa sunulacak. TÜBİTAK iş birliğinde yerli ve milli mayalar ile yaklaşık 8 aylık bir sürede geliştirilen Binvezir tam yağlı yoğurt, 1500 gramlık ambalajıyla Türkiye’de eş zamanlı olarak BİM mağazalarında tüketiciler ile buluşacak.

Isuzu Elektrikli D-MAX BEV görücüye çıkıyor

Isuzu Elektrikli D-MAX BEV görücüye çıkıyor

Isuzu, ilk elektrikli D-MAX pick-up modelini tanıtmaya hazırlanıyor. Markanın ilk elektrikli D-MAX BEV pick-up modeli, 27 Mart-7 Nisan tarihleri arasında Tayland’da gerçekleştirilecek 45. Bangkok Uluslararası Otomobil Fuarı’nda ilk kez pick-up severlerle buluşacak.

Sıfır emisyonlu D-MAX BEV, pick-up’lardan beklenen yüksek performansı korurken aynı zamanda ticari ve binek araç ihtiyaçlarını da karşılamak üzere geliştirildi. Önde ve arkada yeni geliştirilen e-Aks’lara sahip sürekli dört çeker sistemi, D-MAX BEV’in zorlu yollarda mükemmel performans ve elektriklilere özgü doğrusal bir hızlanma hissini sunarken, gürültü ve titreşim de en aza indiriyor.

D-MAX BEV’in mevcut dizel modeller kadar iyi performans göstermesini sağlayan sağlam bir şasi ve gövde tasarımı bulunuyor. Lityum iyon 66.9 kWh kapasiteye sahip batarya ile donatılan D-MAX BEV, önde 40 kW ve arkada 90 kW iki elektrik motoruna sahip ve toplamda 130 kW güç üretiyor. Daha fazla güç üreten elektrik motorları ise yüksek çekme kapasitesi sağlıyor. Maksimum 1000 kg taşıma kapasitesi sunan elektrikli D-MAX, 3.5 tonluk çekme kapasitesiyle öne çıkıyor.

Hyundai, IONIQ 5 N modeli yıl sonu Türkiye’de satışta

 Hyundai, IONIQ 5 N modeli yıl sonu Türkiye’de satışta

Hyundai, elektrifikasyondaki iddiasını 650 beygirlik bir sportif modelle destekliyor. IONIQ 5 N, sportifliğin, aerodinamizmin veya yüksek EV performansın buluşma noktasını işaret ediyor. Hyundai, IONIQ 5 N modelini Türkiye’de özel siparişle yılın son çeyreğinde satışa sunmayı planlıyor.

 Hyundai, IONIQ 5 N

‘N’, Hyundai Motor Company’nin Kore’deki global Ar-Ge merkezi Namyang’ı ve N serisinin geliştirilip test edildiği ve aynı zamanda Hyundai Avrupa Test Merkezi’ne de ev sahipliği yapan Nürburgring’i temsil ediyor. Namyang ve Nürburgring arasındaki bu yakın bağlantı, böylelikle N’in temelini oluşturuyor. En önemli amacı sürüş keyfi sunmak olan N markası, üst düzey donanımlarla birlikte hem günlük kullanımda hem de yarış pistlerinde kendini göstermeye ayrıcalık tanıyor. IONIQ 5 N için özel olarak geliştirilen parlak siyah ön tampon, ızgara, hava perdeleri ve ön aktif hava kapağı, görselliğin yanı sıra aerodinamiği ve soğutma performansını da artırıyor.

 Hyundai, IONIQ 5 N

IONIQ 5 N için özel olarak hazırlanan arka spoyler, arka difüzör ve hava çıkışı da yere basma kuvvetini artırarak hem yol tutuşu hem de hava akışını optimize etmeye yardımcı oluyor. Daha alçak, daha geniş ve daha büyük yüksek performanslı lastiklere sahip olan IONIQ 5 N, agresif bir duruş sergilerken yarış pistlerindeki kabiliyetini de artırmış oluyor. Yeni nesil N modele özel tampon tasarımları, ön ve arka kısmın uzunluğunu güncel IONIQ 5’e göre sırasıyla 25 milimetre ve 55 milimetre artırıyor. Aynı zamanda ön ve arka süspansiyon da sürüş kabiliyetini optimize etmek için ağırlık merkezini daha da azaltacak şekilde yeniden tasarlanıyor.

 Hyundai, IONIQ 5 N

Genel olarak 20 milimetre daha alçak olan otomobil, daha geniş lastiklere uyum sağlamak için de alt kısmında 50 milimetre daha geniş ve daha belirgin difüzör kullanıyor. Bu sayede otomobil tam 80 milimetre daha uzun. Daha iyi sürüş ve yol tutuşu ile birlikte pist performansında daha iyi kavrama için de Pirelli tarafından özel olarak geliştirilmiş 275/35R21 P-Zero lastikler kullanıyor. IONIQ 5 N, iki özel Hyundai N tonu dahil olmak üzere 10 farklı gövde rengine sahip. Parlak Performans Mavisi ve Mat Performans Mavisi, IONIQ 5 N’in geleneksel yarışçı kimliğini vurgulayan en özel renkler.

 

Divan otellerinde geniş iftar menüsü

Divan otellerinde geniş iftar menüsü

Divan Grubu otelleri ve ziyafet birimleri geniş menüleri, eşsiz sunumlarıyla iftar buluşmalarına ev sahipliği yapıyor.

Divan Grubu otelleri, geleneksel Türk mutfağının en özel lezzetlerini bir araya getirdiği ramazan ayında özel set menüleri ve açık büfe seçeneğiyle misafirlerine unutulmaz bir deneyim sunuyor. Ramazan ayına özel hazırlanan geniş menüleri ve eşsiz sunumlarıyla hem misafirlerine hem de misafirlerin iftar davetleri için farklı lezzetleri aynı anda tatma imkânı tanıyor.

Divan İstanbul’da Ramazan Ayı’na özel lezzetler

Divan Grubu’nun amiral gemisi Divan İstanbul otelin içerisinde yer alan restoranda, usta şefler tarafından hazırlanan iftar sofraları açık büfe ve geleneksel iftar lezzetleriyle buluşuyor. Açık büfe olarak servis edilen iftar menüsü kişi başı 2.850 TL’ye sunuluyor. Eşsiz lezzetleri ve ayrıcalıklı hizmetiyle misafirlerine daima özel hissettiren Divan İstanbul’daki iftar buluşmaları hakkında bilgi ve rezervasyon detaylarına 0212 315 55 76 numaralı telefondan ulaşılabilir.

Divan İstanbul City’de haftanın her gününe özel menü

Divan İstanbul City’de, şeflerin özenle hazırladığı ramazan ayına özel iftar menüleri haftanın her günü için ayrı olarak hazırlanıyor. Divan İstanbul City’de, her damak zevkine hitap eden geniş menü seçeneği, iftar buluşmalarında özel lezzetlerle dolu bir deneyim sunuyor. Bilgi ve rezervasyon detaylarına 0212 337 49 00 numaralı telefondan ulaşılabilir.

Divan Ankara ve Divan Çukurhan’ın iftar menüsü misafirlerle buluşuyor

Ankara’nın en merkezi ve en modern bölgesinde yer alan Divan Ankara’da her damak tadına uygun iftar menüleri Divan şefleri tarafından özenle hazırlandı. Açık büfe geleneksel iftar lezzetleri Divan Ankara’da rezervasyonlarınızı önceden yaparak, sevdiklerinizle birlikte keyifli bir iftar deneyimine ortak olabilirsiniz. Divan Ankara bilgi ve rezervasyon için 0312 409 30 00 ulaşılabilir.

Tarihi dokusuyla şehrin göz bebeğinde yer alan Divan Çukurhan’da da birbirinden özel iftar menüleri Safranhan Brasserie’de sizleri bekliyor. Çukurhan’da iftar rezervasyonu için 0312 306 64 00 numaralı telefondan bilgi alınabilir.

Divan Gaziantep’ten özel menü

Şehrin geleneksel ruhunu yakalayan Divan Gaziantep, misafirlerine unutulmaz bir Ramazan ayı yaşatıyor. Ramazan ayında iftar sofrasını sevdikleriyle paylaşmak isteyenler için birbirinden leziz menüler hazırlayan Divan Gaziantep’te, haftanın her günü için ayrı iftar menüleri hazırlanıyor. Bilgi ve rezervasyon için 0342 999 13 33 numaralı telefondan ulaşılabilir.

Divan Adana’da Açık Büfe İftar

Divan Adana, Ramazan ayına özel birbirinden leziz menüler hazırladı. Ramazan ayının olmazsa olmaz tatlarının bir araya geldiği ve her gün değişen açık büfe iftar menüsü ve set menülerini misafirleriyle buluşturuyor. Detaylı bilgi ve rezervasyon için 0549 820 46 10 numaralı telefondan ulaşılabilir.

Divan Bursa’da iftar sofraları hayat buluyor

Ramazan ayına özel hazırladığı lezzetli iftar menüsü seçeneğiyle misafirlerini karşılıyor. Divan şeflerinin ellerinden çıkan özel iftar menüleri ile Divan Bursa hem gözlere hem damaklara hitap ediyor. Detaylı bilgi ve rezervasyon için 0224 265 10 00 numaralı telefondan ulaşılabilir.

Divan Mersin’de lezzetli iftar sofraları

Geleneksel Türk mutfağının vazgeçilmez lezzetlerinden seçilen ve sofralarımızın baş tacı olmuş yemekleri bir araya getiren Divan Mersin, haftanın her günü için ayrı hazırlanmış iftar menüsüyle, misafirlere lezzet şöleni yaşatacak. Divan Mersin, Roof 14 Restoran’da şık sunumuyla da hem gözlere hem damaklara hitap ediyor. Detaylı bilgi ve rezervasyon için 0549 798 15 91 numaralı telefondan ulaşılabilir.

Ege’nin incisi Bodrum’da yer alan Divan Bodrum, İstanbul’a yakınlığıyla dikkat çeken Divan Çorlu ve ticaret ve kültür merkezi Erbil’de, Divan Grubu’nun özel konseptli oteli Divan Erbil de misafirlerini iftar buluşmaları için bekliyor.

Casper Via x40’ın faydaları

Casper Via x40’ın faydaları

Casper Tech Vision Day etkinliğinde tanıtılan Casper VIA X40, modern tasarımı ve gelişmiş özellikleriyle VIA ailesini bir üst segmente taşıyor. Kullanıcıların günlük yaşamını daha kolay ve eğlenceli bir hale getirmeyi amaçlayan Casper VIA X40, teknolojiyi yakından takip eden ve yenilikçi bir cihaz arayan kullanıcıların tüm beklentilerini karşılıyor.

Üst Düzey Geniş Ekran Kalitesi, Parmak İzi Bırakmayan 3D Glass Tasarım, Yapay Zeka Destekli 14 Farklı Çekim Modu, Yapay Zeka Destekli Ön ve Arka Kamera, Özel Çekim Modları, 256GB Geniş Hafızaya Ek 1 TB Daha Artırılabilir Hafıza, Yüksek Pil Kapasitesi,  Yüksek Performans Yenilikçi Teknoloji, Her Zevke Hitap Eden Renk Seçenekleri, NFC ile Kolay Ödeme Yöntemi.

Ramazan Bayramı’nda keşfedilecek en iyi tatil rotaları

Ramazan Bayramı’nda keşfedilecek en iyi tatil rotaları

Ramazan Bayramı tatilinde sevdikleriyle birlikte keyifli vakit geçirmek ve baharı yeni keşiflerle karşılamak isteyenler için Bilet Dükkanı, geniş tatil rotası önerileriyle birlikte cazip fırsatlar sunuyor.

Ramazan Bayramı’nın 9 güne çıkarılması ile tatil rotaları için planlar başladı. Seyahat severler baharın gelmesi ve havaların da ısınmaya başlaması ile birlikte Ramazan Bayramı için farklı tatil seçeneklerini değerlendiriyorlar.

Şehir yaşamının yoğun temposundan kaçmak isteyenler sakin ve huzurlu destinasyonları tercih ediyor. Son dönemlerde tatilciler, doğanın içinde dinlenme fırsatı bulacakları şehirler ya da köyler arayışında. Öte yandan, macera severler yeni kültürler keşfetme fırsatı sunan şehirleri ve ülkeleri ziyaret ediyor. Yurtdışı tatil rotaları da bu yıl yoğun ilgi görüyor. Deniz, kum, güneş üçlüsünün tadını çıkarmak isteyenler içinse, yaz mevsiminin keyfini çıkarabilecekleri tatil bölgeleri öne çıkıyor.

Yeşilin Kalbindeki Cennet: Bolu

İstanbul ve Ankara arasında, hafta sonu kaçamaklarının vazgeçilmez adresi Bolu biraz daha uzun süreli bir seyahati hak ediyor. Ulaşımın son derece kolay olması ve yemyeşil ormanları Bolu’yu tatil severler arasında baş köşeye koyuyor. Abant Gölü, Yedigöller, Gölcük Tabiat Parkı, Kartalkaya Kayak Merkezi, At Yaylası, Seben Gölü, Mudurnu yaylaları ve Akkaya Travertenleri burayı cennetten bir köşe kılıyor.

İstanbul ve Ankara arasında konumuyla dikkat çeken Bolu’ya otobüs veya araç kiralama ile oldukça kolay bir şekilde ulaşılabilir. Bolu’ya araçla İstanbul’dan yaklaşık 3,5 saat, Ankara’dan 2,5 saatlik bir süre içerisinde varabilirsiniz. Otobüsle bu süre İstanbul için yaklaşık 4 saat, Ankara için ise 3 saat sürüyor.

Karadeniz’in Doğal Güzellikleri ve Kültürel Zenginlikleriyle Dolu Yolculuk: Doğu Karadeniz

Karadeniz’in fındık diyarı Ordu’dan başlayarak sırasıyla Giresun, Trabzon, Rize ve son olarak sınır kapımız Artvin’e uzanan bir yolculuk, herkesin keyif alacağı bir deneyim sunuyor. Norveç’in yeşilliğini aratmayan ve bulutlarla sarılı yaylaları, sürekli yağışlı ve nemli iklimiyle meşhur Doğu Karadeniz, geleneksel bir bayram tatili için ideal bir bölge olarak öne çıkıyor. Burada, yerel yemeklerin ve doğal lezzetlerin tadını çıkarabilir, uçsuz bucaksız çay tarlalarında gezebilir ve sıcakkanlı insanlarla tanışabilirsiniz.

Ayrıca, Artvin’den yola çıkarak günübirlik Batum’a da geçebilirsiniz. Gürcistan’a sınırı olan Artvin’den Batum’a geçmek için pasaport gerekmiyor ve kiralayacağınız araç ile bu keyifli seyahati daha da renklendirebilirsiniz.

Bereketli Hilal

Bereketli Hilal, bir diğer adıyla Mezopotamya’nın ülkemiz sınırları içinde Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yer alan bölgesi de bayramda eşsiz deneyimler sunuyor. Adı üstünde son derece bereketli ve verimli topraklara sahip olan Bereketli Hilal bölgesi, Gaziantep, Diyarbakır, Şanlıurfa, Mardin ve Adıyaman gibi illeriyle, en güzel ürünlerle yapılan leziz yemekleri ve mistik tarihiyle görenleri kendine hayran bırakıyor.

İstanbul’dan Gaziantep’e otobüsle ortalama olarak yaklaşık 16 saatlik bir yolculuk süresiyle ulaşabilirsiniz. İstanbul’dan Mardin’e ise uçak ile yaklaşık 2 saatte ulaşabilirsiniz.

Tatil Beldelerinin Vazgeçilmezi Bodrum’da Erken Sezon Keyfi

Ramazan tatilinin dokuz güne çıkması ile birlikte Bodrum sezonu erkenden açıyor. Nisan ayında Bodrum’da birçok otel hizmet vermeye başlıyor.

Bodrum, Ege Denizi’nin turkuaz sularıyla çevrili, beyaz badanalı evleri, dar sokakları ve tarihi dokusuyla büyüleyici bir tatil cenneti. Ünlü plajları, eğlence mekanları, lezzetli deniz ürünleri ve gece hayatıyla Bodrum, her yıl yerli ve yabancı turistleri kendine çekmeyi başarıyor. Ayrıca Bodrum Kalesi, Antik Tiyatro ve Bodrum Müzesi gibi tarihi ve kültürel zenginlikleriyle de dikkat çekiyor. Üstelik İstanbul’dan Bodruma uçakla 80 dakika gibi kısa bir sürede ulaşabilirsiniz.

Ankara’da Bayram Keyfi: Kültür Gezisi ve Tarihi Zenginlikler

Bayram tatilinde kültürel bir gezintiye çıkmak isteyenler için Ankara, ideal bir destinasyon olacak. Başkentimizde, Ata’mızın yattığı Anıtkabir ziyaretinden başlayarak şehrin kendine özgü havasını soluyabilir, geleneksel ve çağdaş müzeleri keşfedebilirsiniz. Ankara, tarihi ve kültürel zenginlikleriyle öne çıkan bir şehir olup, bayramınızı unutulmaz kılacak pek çok aktivite sunuyor.

İstanbul’dan Ankara’ya uçakla yaklaşık 1,5 saat sürerken, otobüsle ya da araç kiralama seyahat ederseniz genellikle 6 ila 7 saat arasında bir yolculuk ile ulaşabilirsiniz.

Tatilini Uzak Rotalarda Geçirmek İsteyenler için; Bali, Filipinler ve Tayland’ın Eğlenceli Dünyası

Türkiye’de Nisan’da denize girebilmenin garantisi olmasa da kesin bir şekilde deniz, kum, güneş üçlüsünü isteyenler Bali’ye gidebilirler. Yemyeşil doğası, sörf yapmaya elverişli plajları ve leziz mutfak kültürüyle Filipinler, ucuz ama bir o kadar da eğlenceli hayatıyla Tayland da diğer seçenekler arasında yer alıyor.

Doğal Cennet Karadağ: Vizesiz Seyahatle Keşfedilmeyi Bekliyor

Karadağ, muhteşem doğal güzellikleri, tarihi zenginlikleri ve sıcak misafirperverliğiyle vizesiz seyahat edebileceğiniz keyifli destinasyonlar arasında. Türkiye’den Karadağ’a gitmek için pasaportunuzun geçerlilik süresi en az 3 ay olmalı ve seyahat tarihinden önceki son 180 gün içinde Schengen ülkelerine giriş yapmamış olmalısınız. Türkiye’den uçakla veya araçla kolayca ulaşabileceğiniz Karadağ, tarihi şehirleri, muhteşem plajları ve doğal güzellikleriyle unutulmaz bir tatil deneyimi sunuyor.

 

Cep telefonu ve tablet gibi ‘küçük ekranlar’ gözlerini tehdit ediyor! 

Cep telefonu ve tablet gibi ‘küçük ekranlar’ gözlerini tehdit ediyor! 

İki gözün aynı noktaya odaklanamaması olarak tanımlanan şaşılık, ülkemizde her 100 çocuktan 3-5’inde görülen bir sorun. Çocuklarda şaşılık göz tembelliğine, iki gözü bir arada kullanma yeteneğinde azalmaya, derinlik hissinin bozulmasına ve bunun sonucunda görme fonksiyonlarında kalıcı bozulmaya yol açmasının yanında estetik kaygı nedeniyle psikolojik sorunlara da neden olabiliyor.  Acıbadem Fulya Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Nazan Bengüdeniz, günümüzde giderek artan cep telefonu  ve tablet gibi küçük ekranlara olan bağımlılığa paralel olarak çocuklarda şaşılığın hızla yaygınlaştığı uyarısında bulunarak, “Bu nedenle çocuklar cep telefonundan tümüyle uzak tutulmalı, tableti 30 cm’den fazla yaklaştırmamak kaydıyla günde 1 saatten fazla kullanmamalı, mümkünse bu süre ikiye bölünerek arada başka aktivitelere fırsat tanınmalı, mutlaka ekran kullanılacaksa yaklaşmamak kaydıyla televizyon tercih edilmelidir” diyor. Şaşılık tedavisinde erken çocukluk döneminin çok değerli olduğuna dikkat çeken Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Nazan Bengüdeniz, “Hekime geç başvurmak tedaviyi çok uzatabilir, güçleştirir ve başarı şansını azaltır. Dolayısıyla ebeveynlerin yeni doğan döneminden itibaren çocukların rutin göz muayenelerini yaptırmaları ve gözlerde en hafif kayma şüphesini bile dikkate almaları çok önemlidir” diyor.

Prof. Dr. Nazan Bengüdeniz

Prof. Dr. Nazan Bengüdeniz

Başını sürekli omuzuna yatırıyorsa, dikkat!

Çocuklarda şaşılığın pek çok nedeni oluyor. Yüksek numaralı göz bozuklukları, genetik yatkınlık, cep telefonu ile tablet gibi küçük ekranlara bağımlılık, doğumsal anomaliler, doğumsal katarakt ya da göz tümörleri, beyin tümörleri, travmalar, beyin felci ile hidrosefali yaygın nedenler arasında yer alıyor. Şaşılığın en önemli belirtileri; iki gözün paralel bakmaması, zaman zaman ya da sürekli gözlerden biri sabit dururken diğerinin farklı bir yöne kayması, güneşte gözlerden birinin kapatılması, çift görme, okurken harf atlama ve satır kaydırma şeklinde sıralanıyor. Prof. Dr. Nazan Bengüdeniz, ebeveynler tarafından en çok gözden kaçan belirtilerden birinin baş pozisyonları olduğunu vurgulayarak, “Örneğin başını sol tarafa eğdiğinde gözünde kayma olan bir çocuk, başını sürekli sağ omuzuna yatırarak kaymanın olmadığı pozisyonu tercih edecektir. Çocuğun başını sürekli belli bir pozisyonda tutma eğilimi, bazen tortikollis (eğri boyun hastalığı ) zannedilerek fizik tedavi ile düzeltilmeye çalışılmaktadır. Bu duruma zamanında tanı konur ve göz kaslarındaki sorun cerrahi olarak düzeltilirse baş pozisyonu da düzelmektedir. Bu nedenle başı sola ya da sağa çevirme, çeneyi aşağı ya da yukarı kaldırma, başı omuza yatırma gibi bir durum fark edilirse çocuk özellikle şaşılık açısından ayrıntılı bir muayeneden geçirilmelidir” diyor.

Şaşılık tamamen düzelebilir!

Çocuklarda şaşılık tedaviyle büyük ölçüde düzeltilebilen bir durum. Bazen tam iyileşme olabileceği gibi bazen de kayma kabul edilebilir sınırlara getirilecek şekilde azaltılıyor.  Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Nazan Bengüdeniz, düzelmenin başarısının klinik bulgulara göre değiştiğini vurgulayarak, “Başarıyı etkileyen en önemli faktörler ise erken tanı, düzenli takip ve çocuk ile ailesinin tedaviye uyum sağlamasıdır” diyor.  Şaşılığın çeşitli şekillerde tedavi edilebildiğini belirten Prof. Dr. Nazan Bengüdeniz, “Eğer kayma göz bozukluğu nedeniyle oluşmuş ise gözlük ile kayma azalabilir ya da düzelebilir. Göz tembelliği varsa, sağlam göz belli zamanlarda kapatılarak tembel olan gözün görmesi arttırılabilir. Bazen bu amaçla damlalardan da yararlanılmaktadır. Bu yöntemlerle düzelmeyen kaymalarda ise şaşılık cerrahisi ile kayma düzeltilmektedir” diye konuşuyor.

pause journal

Ameliyat için büyümesini beklemeyin!

Çocuklarda şaşılık ameliyatının ne zaman yapılacağı kaymanın türüne göre değişkenlik gösteriyor.  Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Nazan Bengüdeniz, bazı kaymalarda, klinik bulgulara göre operasyonun 1 yaş ile 5 yaş arasında gerçekleştirilmesi gerektiğine işaret ederek, “Zira, özellikle doğuştan ya da erken çocukluk dönemi olmak üzere, bazı tür kaymalarda ameliyatın ileri yaşlara bırakılması, ameliyat sonrasında çift görmelere neden olabilmektedir. Şaşılığı olan çocuklarda, iki gözün aynı noktaya bakmaması nedeniyle çift görmeyi engellemek için yanlış yere bakan gözün görüntüsünü beyin silmektedir, bu da o gözün giderek tembelleşmesine, yani görmenin kalıcı biçimde azalmasına neden olabilmektedir. Dolayısıyla ameliyat için çocuğun büyümesi beklenmemelidir” uyarısında bulunuyor.  Bazı kaymalarda ise hekimin klinik bulgulara göre operasyonu çok daha ileri yaşlarda önerebildiğini belirten Prof. Dr. Nazan Bengüdeniz, “Ameliyata en doğru zamanda karar verilebilmesi için çocuğun düzenli muayeneleri yapılır, ölçümleri ve bulguları kaydedilir. Bu izlem ameliyata karar verildiğinde doğru planlamanın yapılması için çok önemlidir, çünkü şaşılığın standart bir cerrahisi yoktur. Operasyon için çok fazla seçenek vardır ve planlamaya çocuğun ameliyat öncesi ölçümleri ışık tutacaktır”

Göz muayenesi yenidoğan döneminde başlamalı!

 Bebeklerde ilk 3 ay henüz görme gelişimi tamamlanmadığı ve fixasyon refleksi, yani gözün durağan bir hedefe sabitlenme refleksi gelişmediği için kayma normal kabul edilebiliyor. Prof. Dr. Nazan Bengüdeniz, ancak bebek 3 ayı doldurduğu halde kayma devam ediyorsa, en kısa zamanda göz muayenesinin yapılması gerektiği uyarısında bulanarak, şöyle devam ediyor: “Bebeklerde ilk göz muayenesi ilk bir ay içinde yapılır. Bu muayenede bebeğin özellikle doğumsal bir göz hastalığının olup olmadığına bakılır. Bebeğin ilk bir aylık muayenesinde çıkan sonuçlar normal ise ikinci muayenenin 6 ay sonra, yani bebek 6-7 aylıkken göz hekimi tarafından yapılması gerekir. 6-7 ay arasında yapılan muayenede özel yöntemler ve aletlerle bebeğin görmesi, göz numaraları, kaymanın olup olmadığı gibi durumlar değerlendirilir. Ardından sonraki muayenenin ne zaman yapılmasının uygun olacağına karar verilir”