Yazılar

Banvit BRF, suyun yüzde 51’ini geri kazandı…

Banvit BRF, suyun yüzde 51’ini geri kazandı…

Banvit BRF, Bandırma ana kampüsünde bulunan “Atık Su Geri Kazanım Tesisi” sayesinde 2022’de arıttığı suyun ortalama yüzde 43’ünü içme suyu kalitesinde geri kazanırken, bu oranı 2023’de yüzde 51’e çıkardı…

“Dünya Su Günü”nde sektörünün öncü firmalarından Banvit BRF, şirketin su kaynaklarının korunmasına yönelik çalışma ve hedeflerini paylaştı.

Dünya’nın ve Türkiye’nin su konusunda sınırlı kaynaklara sahip olduğunun bilinciyle hareket eden Banvit BRF, özellikle su ayak izini azaltmak üzere uzun yıllardır çalışıyor. Şirket Bandırma ana kampüsünde yer alan “Atık Su Geri Kazanım Tesisi” sayesinde üretim proseslerinden ortaya çıkan ve arıtma tesisinden gelen suyu her yıl değişen oranlarda içme suyu kalitesinde geri kazanıyor. Şirket böylece üretim sürecinde doğal kaynakları kullanmak yerine, atık suyun geri kazanımını sağlayarak, yer altı su kaynaklarını da korumuş oluyor. Banvit BRF, 2022’de ortalama yüzde 43 olan suyun geri kazanımı oranını, sürdürdüğü çalışmalar neticesinde 2023 sonunda yüzde 51’e çıkardı.

Banvit BRF CEO’su Tolga Gündüz, “Türkiye’nin önde gelen beyaz et üreticilerinden biri olarak sorumluluklarımızın bilincinde hareket etmeyi sürdürüyoruz. Tüm operasyonlarımızı ve üretim süreçlerimizi sürdürülebilirlik perspektifinde yeniden düzenledik ve bu düzenlemeleri geliştirmeye de devam ediyoruz. 2025’e kadar tüm tesislerimizdeki su kullanımımızı yüzde 13 oranında azaltmayı hedefliyoruz” dedi.

“Önce Et İyi Olacak”

“Önce Et İyi Olacak”

Amasya Et Ürünleri, Ramazan ayında taze et, şarküteri, sos ve peynirleriyle iftar ve sahur sofralarında yerini alıyor!

“Önce Et İyi Olacak” sloganıyla yola çıkan Amasya Et Ürünleri, kendi çiftliğinden ürettiği 80’den fazla güvenilir ürün gamıyla sofralarda enfes bir lezzet deneyimi yaşatıyor.

Anadolu’nun verimli topraklarından gelen lezzet ve doğallığı, kalite ve hijyen esaslarıyla birleştirerek sofralara misafir olan yeni nesil kasap Amasya Et Ürünleri, Türkiye genelinde 24 mağazasıyla güvenilir lezzetin adresi haline geliyor.

Amasya Et Ürünleri’nin birbirinden özel lezzetleri, market.amasyaeturunleri.com.tr’ nin yanı sıra Tıkla Gelsin, Yemek Sepeti Mahalle, Trendyol Go, Hepsiexpress, Getir, İste Gelsin gibi pazar lideri olan e-ticaret kanallarından bir tıkla kapıya kadar sipariş verilebiliyor.

Vitaminler karaciğerden böbreğe ciddi hasar verebiliyor!

Vitaminler karaciğerden böbreğe ciddi hasar verebiliyor!

Vücut sağlığımız için olmazsa olmaz öneme sahip vitaminler, gelişigüzel kullanıldığında ise fayda yerine zarar verebiliyor! Acıbadem Ataşehir Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Aysun Işıklar vitaminlerin öncelikle besinler yoluyla karşılanması gerektiğini belirterek “Vitaminlerin doğal kaynaklarının başında sebze, meyve, bakliyat, tam tahıllı ürünler ve süt ürünleri geliyor. Bunlar yeterince tüketilmediği zaman kalp hastalığı, kanser ve kemik erimesi (osteoporoz) gibi hastalıkların gelişme riski artıyor” diyor. Buna karşın ülkemizde bilinçsiz vitamin kullanımının çok yaygın olduğunu, doktora danışmadan ve gerekli ölçümler yaptırılmadan vitamin takviyeleri kullanmanın karaciğerden böbrek hasarına dek birçok yıkıcı etkiye yol açabildiğini vurgulayan Dr. Aysun Işıklar vitaminler hakkında toplumda doğru sanılan 8 yanlışı anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Dr. Aysun Işıklar

Dr. Aysun Işıklar

  • Herkesin aynı miktarda vitamin takviyesine ihtiyacı vardır: YANLIŞ!

DOĞRUSU: Vitamin ihtiyacı kişiden kişiye değişir. Bu durum günlük tükettiğimiz yiyecek ve içeceklerin yanı sıra kişinin yaşına, eşlik eden hastalıklara ve yaşam tarzına göre de değişir. Bu nedenle vitamin kullanımı mutlaka doktorun  isteyeceği tetkiklerin sonuçlarına göre, doktorun söyleyeceği şekilde ve dozda kullanılmalıdır.

  • Vitaminler tam emilemediğinden, önerilenden fazla tüketilebilir: YANLIŞ!

DOĞRUSU: Bu düşünce kesinlikle doğru olmadığı gibi vitaminleri gereksiz ve yüksek dozlarda almak ciddi sorunlara yol açabilir. Örneğin; B6 vitamininin fazlası; geri dönüşü olmayan sinir hasarına yol açabilirken, A vitamini ve niasinin fazlası karaciğer hasarına, folik asitin fazlası ishal, sinirlilik ve cilt reaksiyonlarına neden olabilir. C vitamininin fazlası vücut hücrelerini bozarken, D vitamininin fazlası kalp ritim problemlerinden böbrek yetmezliğine dek ciddi zararlar verebilir.

  • Multi-vitaminler kötü beslenmeyi telafi eder ve hastalıkları önler: YANLIŞ!

DOĞRUSU: Dr. Aysun Işıklar “Gerçek şu ki bilim insanları multi-vitaminlerin etkili olup olmadığı konusunda hala kararsız. Sağlıklı ve dengeli beslenmek her zaman ihtiyaç duyulan besin maddeleri için en iyi reçetedir. Vitamin takviyeleri besin yerine geçmeyi değil, takviye etmeyi amaçlar. Örneğin; yüksek doz C vitamini gribal enfeksiyon olmamızı engellemez, sadece hasta olduğumuzda iyileşmemize destek olur” diyor.

  • Tüm vitamin takviyeleri doğal olduğu için güvenlidir: YANLIŞ!

DOĞRUSU: Besinler doğadan gelse de üreticiler bunları hap haline getirdiğinde doğal olmaktan çıkıyor. Doğal olması mutlaka güvenli ve etkili olduğu anlamına gelmez. Sonuçta arsenik doğaldır ancak kansere neden olur.

Dr. Aysun Işıklar

  • Vitamin takviyesine asla gerek yoktur: YANLIŞ!

DOĞRUSU: Bilim insanları çoğu takviyeye karşı çıkıyor olsa da belirli bir eksiklik olması durumunda faydalı olduğuna inanıyor. Örneğin; besinlerden gerekli vitamin, enerji ve mineralleri alamayan (malnütrisyon) kişilerde multivitaminler faydalı olabilir. Süte alerjisi olanlarda kalsiyum ve D vitamini takviyesi, vegan beslenenlerde B12 vitamini, hamilelerde folik asit ve menopoza girenlerde ekstra kalsiyum ve D vitaminine ihtiyaç gerekebilir.

  • Vitaminler ya da diğer takviyeler ilaçlarla etkileşime girmez: YANLIŞ!

 DOĞRUSU: Vitaminler ya da diğer takviyeler ilaçların etkilerini azaltabilir veya artırabilir. Örneğin: K vitamini reçeteli veya reçetesiz satılan ilaçlarla etkileşime girerek kan pıhtılaşmasına neden olabilir. Bundan kaçınmak için halihazırda almakta olduğunuz ya da almayı düşündüğünüz takviyelerin bir listesini her zaman doktorunuzla paylaşmalısınız.

  • Vitaminler aç karnına alınmalıdır: YANLIŞ!

 DOĞRUSU: Suda çözünen vitaminler günün hemen her saatinde alınabilir. Ancak yağda çözünen 4 vitamini (A, D, E ve K) az miktarda yiyecekle birlikte almak en iyisidir. Aksi taktirde alınan vitaminler tam olarak emilemez.

  • Vitaminler sabahları alınmalıdır: YANLIŞ!

DOĞRUSU: İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Aysun Işıklar, “Vitaminler sabah veya akşam fark etmeksizin günün herhangi bir saatinde alınabilir. O gün unutulduysa gece yatmadan önce akla geldiyse de içilebilir” diyor.

CarrefourSA’dan +1 Mutluluk

CarrefourSA’dan +1 Mutluluk

CarrefourSA, 21 Mart Down Sendromlular Farkındalık Günü kapsamında gerçekleştirdiği etkinlikte down sendromlu çalışanları ve ailelerini Lezzet Arası Atölyesi’nde bir araya getirdi.

Sabancı Topluluğu ve Carrefour Grup iştiraki Türkiye perakende sektörünün öncü markası CarrefourSA, etkinlikte down sendromlu çalışanlarını ve ailelerini Lezzet Arası Atölyesi’nde bir araya getirdi. Sosyal şirket anlayışı ile toplumun farklı kesimlerindeki dezavantajlı bireyleri topluma kazandırmak için hayata geçirilen ve down sendromlu bireylerin istihdamını destekleyen “+1 Mutluluk” projesi kapsamında gerçekleştirilen etkinlikte, katılımcılar pizza ve kurabiye atölyesinde keyifli anlar geçirdi.

Berkay Altunay “Derdo”

Berkay Altunay “Derdo”

Berkay Altunyay, ilk EP’si olan DERDO’yu 22 Mart günü Sony Music Türkiye etiketiyle sevenleriyle buluşturacak. Uzun zamandır üzerine çalıştığı EP’nin ilk üç şarkısı olan Gururum Kalmayacak, Sana Söz ve Sevmedim Senin Kadar müziksever tarafından ilgiyle karşılanmıştı. 22 Mart günü ise EP’nin 4. ve son şarkısı olan Mahsup’u yayınlayacak. Böylelikle anlattığı toksik ilişki hikayesini ise 4. klip ve şarkıyla da sonlandırmış olacak. Yetenekli genç sanatçı, ilişkilerin toksik yüzünü anlattığı “DERDO” adlı EP’de parçaları dinleyen ve klipleri izleyen kişilerin kolaylıkla kendi hayatlarından kesitler bulabileceğini düşünüyor. Kariyerinin devamında ise birçok parçası hazır olan Berkay Altunyay, bu zamana kadar çıkardığı parçalardan farklı sound’lar ile müzikseverlerin karşısına çıkacak.

Suudi Arabistan turizmde atağa geçti

Suudi Arabistan turizmde atağa geçti

Suudi Turizm Kalkınma Ajansı, Türk seyahat severlere Arabistan’ın kültür ve turizm olanaklarını tanıtmak için atağa geçti

“Vizyon 2030” stratejileri kapsamında Suudi Arabistan’ı, Türk seyahat severlere tanıtmak için bir kampanya başlattı.

Suudi Arabistan, farklı doğal zenginlikleri, UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan tarihi mekanları ve hareketli şehirleriyle, yeni deneyimler ve maceralar arayan Türk turistler için cazip bir destinasyon olma özelliği taşıyor.

Antik kent Al-Ula’nın eski Nabatean kalıntılarından, 1800 kilometrelik Kızıldeniz kıyı şeridine, Riyad’ın kozmopolit şehir yaşamından Cidde’nin tarihi güzelliklerine kadar zengin bir deneyim yelpazesi sunan Suudi Arabistan, bu tanıtım kampanyası ile ziyaretçileri gizli hazinelerini ve sıcak konukseverliğini keşfetmeye davet ediyor.

Suudi Turizm Kalkınma Ajansı

100 milyon ziyaretçiyi ağırladı

Suudi Arabistan 2023 yılında tüm dünyadan 100 milyon ziyaretçiyi ağırlamıştır ve 2030 yılına kadar yılda 150 milyondan fazla ziyaretçi çekmeyi hedeflemektedir.

Suudi Arabistan, yapım aşamasında olan oteller de dahil olmak üzere 400,000’den fazla oda kapasitesini 2030’a kadar 854,000’e yükseltilmeyi planlamakta.

Kral Selman Uluslararası Havalimanı büyüyor!

Riyad’ı küresel bir merkez haline dönüştürecek ve kapasitesinin 2030’a kadar yıllık 120 milyon yolcuya çıkarılması planlanan Kral Selman Uluslararası Havalimanı projesi.

Ayrıca Suudi Arabistan, elektronik vize uygulaması ile kapıda vize veya 96 saat geçerli ücretsiz stopover vizesi ile Türk ziyaretçiler için seyahat kolaylığı sağlamış.

Doğal güzellikler koruma altında

Bölgenin eşsiz mercan resiflerini, mangrov ormanlarını ve deniz habitatını korumak için Kızıldeniz’de net %30 gibi iddialı bir koruma alanı sağlamayı ve yenilenebilir odaklı bu turizm projesiyle çevreye, topluma ve ekonomiye katkıda bulunmayı hedeflemekte. Kızıldeniz Projesi’nin bir parçası olarak Haziran 2021’den bu yana 3.6 milyon bitki ve ağaç yetiştirilmiştir ve 2026’ya kadar 30 milyon bitki ve ağaç yetiştirilmesi ve Ortadoğu’nun en büyük peyzaj fidanlığının kurulması planlanıyor.

Kolon kanseri erken teşhisle tedavi edilebilir

Kolon kanseri erken teşhisle tedavi edilebilir

Kolon kanserinin erken teşhisle tedavisinin mümkün olduğunu belirten Medical Park Tokat Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Mustafa Kemal Dursun, “40’lı yaşlardan sonra kolon kanseri sıklığı artmaktadır. Kadın ve erkekte görülme oranları birbirine yakındır. Kolon kanserinin oluşmasında genetik ve çevresel faktörler etkilidir. Hastalıktan korunmak için posalı yiyeceklerle beslenme tavsiye edilir. Tütsülenmiş gıdalar ve rafine yiyeceklerden kesinlikle uzak kalınmalıdır” dedi.

Medical Park Tokat Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Mustafa Kemal Dursun 1-31 Mart Kolon Kanseri Farkındalık Ayı dolayısıyla kolorektal kanseri (kolon kanseri) hakkında açıklamalarda bulundu.

Dr. Mustafa Kemal Dursun

Dr. Mustafa Kemal Dursun

ÇEVRESEL FAKTÖRLERE DİKKAT EDİLMELİ

Kolon kanserinin erken teşhisle tedavisinin mümkün olduğunu söyleyen Op. Dr. Dursun, “40’lı yaşlardan sonra sıklığı artmaktadır. Kadın ve erkekte görülme oranları birbirine yakındır. Kolon kanserinin oluşmasında genetik ve çevresel faktörler etkilidir. Posalı yiyeceklerle beslenme tavsiye edilir. Tütsülenmiş gıdalar ve rafine yiyeceklerden kesinlikle uzak kalınmalıdır” diye konuştu.

KARIN AĞRISI GÖRÜLEBİLİR

Kolon kanserinde görülebilecek belirtilere değinen Op. Dr. Dursun, şu bilgileri paylaştı:

Kolon kanserinin erken belirtisi yok denilebilir. İlerlemeye başladığında karın ağrısı, karın şişkinliği, kilo kaybı, halsizlik, dışkılama alışkanlığında ve gaita (dışkı) çapında değişiklik olabilir. Gaitada kan görülmesi önemli bir bulgudur. Bunlardan daha önemlisi toplumsal duyarlılığın artırılması ve tarama çalışmaları yapılmasıdır. Gaitada gizli kan testi yapılmaktadır.  Gaitada gizli kan araştırmak için 3 gün beyaz diyet dediğimiz demir içermeyen diyet verilir. Akabinde 2 gün üst üste gaita örneği alınır. Ayrıca hedef kitleler belirleyip tarama amaçlı kolonoskopi imkânlar dâhilinde yapılabilir. Japonya’da bu tür toplum taramaları yapılmaktadır.

KOLONOSKOPİ İLE TEŞHİS EDİLİR

Özellikle yakın akrabalarında kolon kanseri olan bireylerin ailevi kolon kanseri yönünden araştırılması gerektiğini vurgulayan Op. Dr. Dursun, “Anal bölgede hemoroid, fissür gibi rahatsızlığı olanlara mutlaka kolonoskopi yapılmalıdır. Hiçbir yakınması olmasa bile insanlara yapılacak kolonoskopiyle erken evrede kolon kanseri yakalanabileceği gibi, henüz kanser olmadan mevcut polipler tespit edilir. Bu poliplerin bir kısmı ilerde kansere dönüşmektedir. Dolayısıyla, kolonoskopi kolon kanserini teşhis etmede ve erken teşhiste altın standarttır” Kolonoskopinin de kendine göre komplikasyonları elbette vardır ama oldukça nadirdir” şeklinde konuştu.

Dr. Mustafa Kemal Dursun

KOLONOSKOPİ YÖNTEMİ TEDAVİLER ARASINDADIR

Artık günümüzde erken teşhis edilmiş kolon kanserlerinin kolonoskopiyle de çıkarılabildiğini kaydeden Op. Dr. Dursun, “Bu konuda ülkemizde yetişmiş değerli gastroenterologlar vardır. Kolonoskopi ile çıkarılamayanlar için açık cerrahi, laparoskopi ve robotik cerrahi uygulanmaktadır. Bu teknikler hastaya göre, tümörün durumuna göre belirlenebilir. İlla şu yöntem diye bir şey yoktur. Önemli olan bağırsağın embriyolojik gelişim planı gözetilerek lenf bezleriyle birlikte geride tümör dokusu bırakmayacak şekilde ameliyat edilmesidir” ifadelerini kullandı.

KEMOTERAPİ VE RADYOTERAPİ UYGULANIR

Başarılı bir cerrahi uygulandıktan sonra tümörün patolojik evresine göre kemoterapi ve radyoterapi uygulanabileceğinin altını çizen Op. Dr. Dursun, “Bu şekilde kolon kanserinden tamamen kurtulmak mümkündür. İleri evre kanserler için ise ameliyat öncesi neoadjuan tedavi dediğimiz kemoterapi ve radyoterapi uygulaması ameliyat sonrası için daha olumlu sonuçlar oluşturur. Karın içine yayılmış kanserler için bile artık tedavi mümkün hale geldi. Sitoredüktif cerrahiyle tümörlü dokular kazınıp devamında karın içine sıcak kemoterapi şeklinde hipek tedavisi yapılarak yaşam kalitesi artırılabiliyor” dedi.

9 gün sürecek bayram tatilde uzak ve yakın rotalar

9 gün sürecek bayram tatilde uzak ve yakın rotalar

Ara tatil ile Şeker Bayramı’nın birleşmesi ve Cumhurbaşkanlığı kararıyla Bayram tatili 9 gün olarak resmiyet kazandı. Şimdi uzun bir tatil var önümüzde. Yüzde 60 civarındaki doluluk oranlarının, resmi kararın ardından yüzde 85’in üzerine çıkması bekleniyor. Tatilsepeti; geceliği 1800 liradan başlayan, her zevke her keseye uygun tatil fırsatlarını derledi.  İşte 6-14 Nisan tarihlerindeki o tatilde ne yapsak, nereleri gezsek diyenlere bütçesine göre yakından uzağa rota önerileri…

Deniz, güneş ve galalı otel sevenlere Antalya, Bodrum, Kıbrıs

Türkiye coğrafyasında güneşli gün sayısının en fazla olduğu bölgelerden olan Antalya ve Bodrum tatilcilerin ve çocuklu ailelerin favorisi olmaya devam ediyor. 5 yıldızlı konforlu otellerde konaklama gecelik kişi başı fiyatlar 1875TL’den başlarken deniz, kum, güneş ve daha fazla eğlenceyi tercih edenler için Kıbrıs otelleri kişi başı gecelik 2800TL’den başlıyor. Sibel Can, Özcan Deniz, Cem Yılmaz, Ayta Sözeri, Ebru Yaşar, Yıldız Tilbe gibi sanatçılarla gala programı yapan oteller de yoğun talep görüyor. Galalı otellerde iki kişilik odada kişi başı gecelik fiyatlar 2 bin 300 TL ile 13 bin lira arasında değişiyor. Genellikle bu otellerde 12 yaşa kadar olan çocuklar ücretsiz. Bu otellerde paket fiyatları konaklama ile birlikte bayram gala programını kapsıyor. Kıbrıs seçeneğinde ise bu paketlere ekstra olarak uçak ve transferler de ekleniyor.

Doğayı keşfetmek isteyenler, şifa arayanlar için Afyon, Sapanca

Bahar aylarında canlanan doğayı hissetmek, şifalı sularda huzur bulmak isteyenlerin tercihi termal tatil. Kaplıca şehri Afyon’da fiyatlar gecelik kişi başı 1750TL’den başlıyor. İstanbul’a yakınlığıyla Sapanca doğayı tercih edenlerin adresi oluyor. Sapanca’da bayram süresince fiyatlar gecelik kişi başı 1248TL’den başlıyor.

Kaşif ruhların tercihi Kültür Turu Rotaları

Anadolu’da yaşamış onlarca medeniyetin izlerini taşıyan, tarihi ve doğası ile öne çıkan şehirlerimiz en değerli mirasımız. Bu turlar tam da kültürlerin izini süren kaşiflere göre. Kaş-Kekova-Adrasan- Olimpos turu Akdeniz’in eşsiz güzelliklerinde hem tarih hem doğa keşfi sunuyor. Bayram tatilinde 3 gün 2 gece konaklamalı bu turun kişi başı fiyatı 6650TL.  Adana, Gaziantep, Halfeti, Adıyaman, Nemrut, Diyarbakır, Şanlıurfa ve Göbeklitepe’yi kapsayan klasik GAP turu tarih, doğa, kültür ve gastronomi tutkunlarına hitap ediyor; 5 gece 4 günlük bu turun fiyatı ise 12109TL. Kültür turlarına Ankara, Bursa, İzmir ve Eskişehir’den kalkan ayrı ayrı turlarla erişmek mümkün.

Vizesiz yurtdışı arayanlara Mısır, Fas ve Bakü

Vize masrafı ya da telaşına kapılmadan yurtdışına çıkmak isteyenler için son zamanların en çok talep gören ülkesi Mısır. Özellikle kış döneminde sıcak havası, heyecanlı denizaltı sporları ve eşsiz sahilleri ile Sharm El Sheikh turunda 5 yıldızlı otellerde konaklama ve ulaşım dahil 4 gecelik 719$’dan başlıyor.  Vizesiz bir diğer rota önerimiz de Bakü. 679 €’dan başlayan tura 3 gece konaklama, ulaşım ve panoramik şehir turu dahil. Bir başka ilgi çeken vizesiz ülke Fas. Kazablanka, Fes, Rabat, Marakeş’i kapsayan Fas Kraliyet şehirleri turu ise 1049 €’dan başlıyor. Bayramda tercihiniz uzaklar ise önerimiz Egzotik Şehirler Tayland-Bangkok-Phuket 5 gece konaklama, uçuş ve panoramik şehir turu dahil. 1196 €’dan başlayan fiyatlara 6 gece konaklama ve ulaşım ücreti de dahil.

Her 100 canlı doğumdan biri Down sendromlu

Her 100 canlı doğumdan biri Down sendromlu

Gebeliğin ilk aylarında anneye yapılan tarama testleri ve amniosentez ile kolaylıkla tanısı konabilen Down sendromunun Türkiye’deki sıklığı 1000 canlı doğumda birdir. Down sendromlu bireylerin yüzlerinde ve vücutlarında karekteristik özellikleri olduğunu belirten Liv Hospital Çocuk Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Gülşen Köse, bu özel çocuklarımızın hayata katılma noktasında destekçi olmamızın altını çizerek konu hakkında bilgiler aktardı.

Prof. Dr. Gülşen Köse

Prof. Dr. Gülşen Köse

Bir kromozomal hastalıktır
Trizomi 21 ya da Down sendromu bir kromozomal hastalıktır. Moğol halkına benzerlikleri olması nedeni ile Mongol hastalığı olarak da adlandırılmaktadır.

Down sendromlu bireyler 23 çift+1 kromozom taşır
Sağlıklı kişiler, hücrelerinde 23 çift kromozom taşırken Down sendromlu bireyler 23 çift+1 kromozom taşır. Fazla kromozom 21 ya da 22. kromozomda 3. olarak bulunur.
Üç grup halindedir
Fazladan olan kromozomun oluş zamanı ve yerleşimine bağlı olarak üç grupta;

  • Klasik,
  • Translokasyon ve
  • Mozaik tipde Down sendromu olabilir.

Bazı çevre şartları etkili olabilir
Down sendromlu çocuğu olan ebeveynler, genelde sağlıklı bireylerdir. Özellikle klasik tipin oluşumunda gebelikte karşılaşılan çevre şartları;

  • Radyasyon,
  • Viral enfeksiyon ve
  • Stres’dir.

Gebeliğin ilk aylarında yapılan tarama testlerinde ortaya çıkar
Türkiye’de sıklığı 1000 canlı doğumda bir olarak tanımlanmıştır. Yaşlı annelerde her kromozom bozukluğu gibi Down sendromu riski de artmaktadır. İstatistiksel bilgileri göre sıklığı; yirmi yaşta 1/1441 iken, 50 yaşında ise 1/44 olarak bulunmuştur. Down sendromu gebeliğin ilk aylarında anneye yapılan tarama testleri ve amniosentez ile kolaylıkla tanınabilir.

Liv Hospital

Karakteristik özellikleri olur
Down sendromun bireylerin yüzlerinde ve vücutlarında karekteristik özellikleri vardır:

  • Gözleri çekik,
  • Burun kökü basık ve geniş,
  • Bazen dilleri ağızdan dışarı sarkabilir.
  • Boyunları kısa ve saç çizgileri düşüktür.
  • El ayası orta çizgileri, bir ya da iki elde tek çizgi olarak görülür.
  • Down sendromlu bebeklerin en önemli bulguları gevşek olmalarıdır. Bu nedenle gelişim basamakları yaşıtlarından geri kalır, kabızlık ve uzayan yenidoğan sarılığı bebekliğin ilk günlerindeki bulgularıdır.
  • Yaşamın ilk günlerinde gözlenebilen hipotiroidi, büyümenin geri kalmasına neden olabilir.
  • Kalpte olabilen septal bozukluklar ilk günlerde farkedilebilir, yakın takip edilmelidir.
  • Yaşam şartlarını zorlayan en önemli bulgu; hafiften ağıra kadar mental yetersiz olmalarıdır. Özellikle hafif mental yetersizlik, ileri yaşlarda anksiyete, depresyon gibi psikiatrik hastalıklara da yol açabilir.
  • Konuşma, görme bozuklukları ve nöbetler yaşam şartlarını daha da zorlaştırabilir.
  • Diğer kromozom hastalıklarında da olduğu gibi ileri yaşlarda kan malignensilerinin görülme riski normal bireylerden fazladır.

Takip ve rehabilitasyon önemli
Down sendromlu bebek ve ailesi doğumdan itibaren yakın çocuk doktoru, çocuk nörolojisi hekimi, genetik hekiminden takip ve rehabilitasyon almalıdır. Bu şekilde destek alan bireyler, yaşama kazandırılarak, üretime katılmaktadır. Özellikle müzik ve hizmet sektörlerinde başarılı olmaktadırlar.

Yaz düğünleri için Caresse Bodrum

Yaz düğünleri için Caresse Bodrum

Caresse, a Luxury Collection Resort & Spa, Bodrum, eşsiz manzarası, mükemmel hizmet anlayışı ile çiftlerin en özel günlerini unutulmaz kılıyor.

Caresse Bodrum, düğün sahiplerinin tercihlerine göre düzenlenen gurme yemek menüsü, sofistike atmosferin yansıtıldığı yüzen iskelede nikah seremonisi gibi o günü unutulmaz kılacak büyüleyici detaylarla birlikte kusursuz düğünlere imza atıyor.

Çiftlere, düğün öncesinde dünyaca ünlü restoran Buddha Bar ya da havuz kenarında düzenleyebilecekleri bekarlığa veda partisiyle streslerini atıp, doyasıya eğlenme imkanı sunuluyor. Düğün sonrasında ise rahatlamaya ve dinlenmeye ihtiyacı olan balayı çiftlerine; plaja erişimi olan odada 2 gece ücretsiz konaklama ve odaya özel kutlama paketi otel tarafından hediye ediliyor.