“Her işte biraz daha çoğalıyorum”
“Her işte biraz daha çoğalıyorum”
Almanya’da başladığı futbol kariyerinden makine mühendisliğine, Türk halk danslarından oyunculuğa uzanan ilginç bir hikâye! Oyuncu Nizam Namidar, ‘Sakla Beni’ dizisi ve kariyerinin sıra dışı dönemlerini anlattı…
RÖPORTAJ: NAZAN ORTAÇ
Oyunculuğa başlamadan önceki hayatınızda nelerle uğraştınız ve oyunculukla tanışmanız nasıl gerçekleşti?
19 yaşında Almanya’ya gittiğimde bir yıl 2’nci ligde futbol oynamış, televizyon üretiminde tekniker olarak çalışmış, 80 öncesi genci olmanın gereği siyasete ilgi duyan, idealleri ve hayalleri olan genç bir adamdım. Berlin’de yüksek öğrenime başlamamla birlikte dedim ki kendime; bir Türk evladısın ama dünyada başka kültürlerde var, aç bağrını yeniye. Kısa bir süre sonra dansla tanıştım. 1,5 yıl rock & roll dans ettim. Turnuvalar dereceler filan. Sonra Türk halk dansları ve oradan da tiyatro ve oyunculuk. Amatör olarak tabii. 1986 yılında profesyonel sahne ile tanıştığımda tiyatroya ve oyunculuğa vuruldum.
Almanya’da makine mühendisliği eğitimi aldıktan sonra oyunculuk dünyasına geçişinizdeki temel etkenler nelerdi?
Yüksek öğrenim sürecinde birey olarak kendimi keşfetme yolculuğum başlamıştı. İki yıl amatör tiyatro deneyiminden sonra ki; biz bu süreçte tiyatro ve oyunculuk yaptığımızı sanıyorduk (gülüyor)… İlk profesyonel deneyimde tiyatronun bizim yaptığımız işten çok farklı olduğunu gördüm ve bu beni büyüledi. Dedim ki ben bu işi yapmalıyım.

Türkiye’deki ‘İsimsizler’ dizisiyle başlayan maceranızı anlatır mısınız?
‘İsimsizler’ benim Türkiye’deki ilk dizi deneyimimdir. Sevilen bir işte sevilen bir karakteri canlandırdım. Sonra ‘8. Gün’ maalesef uzun soluklu olmadı. 2018’de ‘EDHO’da 12 bölüm rol aldım. Ardından ‘Benim Adım Melek’te 66 bölüm Antepli bir baklavacıyı oynadım. Bu karakter çok sevildi. Akabinde ana akım için çekilen ‘Kara Tahta’, ‘Ateş Kuşları’ gibi projelerin yanı sıra dijital platformlar için çekilen ‘Adalet’ ve ‘Kübra’ adlı dizilerde rol aldım. Ayrıca aralarında ‘Kurak Günler’ adlı Emin Alper filminin de bulunduğu dört sinema filminde de oynadım.
Şimdi ‘Sakla Beni’ dizisindesiniz. Buradaki karakterinizle ilgili bize biraz bilgi verir misiniz? Karakterinizi nasıl tanımlarsınız ve onunla bağlantınız nedir?
‘Sakla Beni’de Atıf karakterine ruh katmaya çalışıyorum. Atıf benim için öncekilerden farklı olarak bir salon erkeği. Soyu saraya dayanan zengin bir adam. Yaralı Atıf, sevmiş ama aile baskısı ile sevdiğinden koparılmış ve başka biri ile evlendirilmiş. Yüreği sevgi dolu, adil bir adam. Yarasından olsa zahir, sevginin sevenin yanında duran bir adam. Sevgi, vicdan ve adalet ortak yanlarımız. Soyluluk ve varlık konusunda uzağız birbirimize (gülüyor).
Bu projede yer almanızın size kattığı yeni deneyimler neler oldu?
Öncelikle çok huzurlu bir çalışma ortamımız var. Bu beni çok mutlu ediyor. Çok değerli oyuncularla karşılıklı oynamaktan büyük bir keyif alıyorum. Sadece oyuncularla da sınırlı değil uyumlu atmosferimiz. Yönetmenlerimiz, ekip, yapım hepsi harika. Öğrenmek sizin ne kadar açık olduğunuza bağlı. Ben her bulunduğum ortamdan kendime ne katabilirim kafasında olmuşumdur hep. Bu proje beni çoğaltıyor. Çok keyifli.
Oynadığınız projeler arasında en özel bulduğunuz ya da size en çok şey katan deneyim hangisi oldu ve neden?
Valla bir ayrım yapmak istemem. Her biri bana bir şeyler kattı. Bazen oyunculuk anlamında, bazen sektörel dinamikler anlamında. Ama ‘İsimsizler’ benim bu şahane serüvenimin başlangıç noktası olması itibarı ile hep özel kalacak.

Almanya’da yaşıyorsunuz sanırım; dizi için gidip geliyor musunuz? Buraya mı taşındınız?
Evet, hayatımın merkezi Almanya’da. Eşim, çocuklarım orada. Dizi için gelip gidiyorum.
Müzikle de ilgilisiniz, dans tecrübeniz de var. Kendi YouTube kanalınızda türküler söylüyorsunuz. Bu sanatsal çeşitlilik sizi nasıl etkiliyor ve bu konudaki ilginizi nasıl keşfettiniz?
Çok iyi hissettiriyor. Yaşam dediğiniz kısa mesafeli bir koşu. Bu süreçte kendinize kattıklarınızla heybenizi ne kadar çok doldurursanız- mal, mülk, paradan bahsetmiyorum- o kadar zenginleşiyorsunuz. İnsan kendini değerli hissetmek ister. Kendinize ne kadar değer katarsanız o kadar değerli hissedersiniz. Tabii bu emek isteyen bir durum. Ben yeni şeyler öğrenmeyi, yaptığım her işi sevgi ile en iyi şekilde yapmaya gayret ediyorum. Galiba sanat da bu. Ben bundan çok keyif alıyorum.
+90 544 455 22 63



