Yazılar

“Her işte biraz daha çoğalıyorum”

“Her işte biraz daha çoğalıyorum”

Almanya’da başladığı futbol kariyerinden makine mühendisliğine, Türk halk danslarından oyunculuğa uzanan ilginç bir hikâye! Oyuncu Nizam Namidar, ‘Sakla Beni’ dizisi ve kariyerinin sıra dışı dönemlerini anlattı…

RÖPORTAJ: NAZAN ORTAÇ

nazanortac@outlook.com.tr

Oyunculuğa başlamadan önceki hayatınızda nelerle uğraştınız ve oyunculukla tanışmanız nasıl gerçekleşti?

19 yaşında Almanya’ya gittiğimde bir yıl 2’nci ligde futbol oynamış, televizyon üretiminde tekniker olarak çalışmış, 80 öncesi genci olmanın gereği siyasete ilgi duyan, idealleri ve hayalleri olan genç bir adamdım. Berlin’de yüksek öğrenime başlamamla birlikte dedim ki kendime; bir Türk evladısın ama dünyada başka kültürlerde var, aç bağrını yeniye. Kısa bir süre sonra dansla tanıştım. 1,5 yıl rock & roll dans ettim. Turnuvalar dereceler filan. Sonra Türk halk dansları ve oradan da tiyatro ve oyunculuk. Amatör olarak tabii. 1986 yılında profesyonel sahne ile tanıştığımda tiyatroya ve oyunculuğa vuruldum.

Almanya’da makine mühendisliği eğitimi aldıktan sonra oyunculuk dünyasına geçişinizdeki temel etkenler nelerdi?

Yüksek öğrenim sürecinde birey olarak kendimi keşfetme yolculuğum başlamıştı. İki yıl amatör tiyatro deneyiminden sonra ki; biz bu süreçte tiyatro ve oyunculuk yaptığımızı sanıyorduk (gülüyor)… İlk profesyonel deneyimde tiyatronun bizim yaptığımız işten çok farklı olduğunu gördüm ve bu beni büyüledi. Dedim ki ben bu işi yapmalıyım.

Nizam Namidar

Türkiye’deki ‘İsimsizler’ dizisiyle başlayan maceranızı anlatır mısınız?

‘İsimsizler’ benim Türkiye’deki ilk dizi deneyimimdir. Sevilen bir işte sevilen bir karakteri canlandırdım. Sonra ‘8. Gün’ maalesef uzun soluklu olmadı. 2018’de ‘EDHO’da 12 bölüm rol aldım. Ardından ‘Benim Adım Melek’te 66 bölüm Antepli bir baklavacıyı oynadım. Bu karakter çok sevildi. Akabinde ana akım için çekilen ‘Kara Tahta’, ‘Ateş Kuşları’ gibi projelerin yanı sıra dijital platformlar için çekilen ‘Adalet’ ve ‘Kübra’ adlı dizilerde rol aldım. Ayrıca aralarında ‘Kurak Günler’ adlı Emin Alper filminin de bulunduğu dört sinema filminde de oynadım.

Şimdi ‘Sakla Beni’ dizisindesiniz. Buradaki karakterinizle ilgili bize biraz bilgi verir misiniz? Karakterinizi nasıl tanımlarsınız ve onunla bağlantınız nedir?

‘Sakla Beni’de Atıf karakterine ruh katmaya çalışıyorum. Atıf benim için öncekilerden farklı olarak bir salon erkeği. Soyu saraya dayanan zengin bir adam. Yaralı Atıf, sevmiş ama aile baskısı ile sevdiğinden koparılmış ve başka biri ile evlendirilmiş. Yüreği sevgi dolu, adil bir adam. Yarasından olsa zahir, sevginin sevenin yanında duran bir adam. Sevgi, vicdan ve adalet ortak yanlarımız. Soyluluk ve varlık konusunda uzağız birbirimize (gülüyor).

Bu projede yer almanızın size kattığı yeni deneyimler neler oldu?

Öncelikle çok huzurlu bir çalışma ortamımız var. Bu beni çok mutlu ediyor. Çok değerli oyuncularla karşılıklı oynamaktan büyük bir keyif alıyorum. Sadece oyuncularla da sınırlı değil uyumlu atmosferimiz. Yönetmenlerimiz, ekip, yapım hepsi harika. Öğrenmek sizin ne kadar açık olduğunuza bağlı. Ben her bulunduğum ortamdan kendime ne katabilirim kafasında olmuşumdur hep. Bu proje beni çoğaltıyor. Çok keyifli.

Oynadığınız projeler arasında en özel bulduğunuz ya da size en çok şey katan deneyim hangisi oldu ve neden?

Valla bir ayrım yapmak istemem. Her biri bana bir şeyler kattı. Bazen oyunculuk anlamında, bazen sektörel dinamikler anlamında. Ama ‘İsimsizler’ benim bu şahane serüvenimin başlangıç noktası olması itibarı ile hep özel kalacak.

Nizam Namidar

Almanya’da yaşıyorsunuz sanırım; dizi için gidip geliyor musunuz? Buraya mı taşındınız?

Evet, hayatımın merkezi Almanya’da. Eşim, çocuklarım orada. Dizi için gelip gidiyorum.

Müzikle de ilgilisiniz, dans tecrübeniz de var. Kendi YouTube kanalınızda türküler söylüyorsunuz. Bu sanatsal çeşitlilik sizi nasıl etkiliyor ve bu konudaki ilginizi nasıl keşfettiniz?

Çok iyi hissettiriyor. Yaşam dediğiniz kısa mesafeli bir koşu. Bu süreçte kendinize kattıklarınızla heybenizi ne kadar çok doldurursanız- mal, mülk, paradan bahsetmiyorum- o kadar zenginleşiyorsunuz. İnsan kendini değerli hissetmek ister. Kendinize ne kadar değer katarsanız o kadar değerli hissedersiniz. Tabii bu emek isteyen bir durum. Ben yeni şeyler öğrenmeyi, yaptığım her işi sevgi ile en iyi şekilde yapmaya gayret ediyorum. Galiba sanat da bu. Ben bundan çok keyif alıyorum.

Tek dokunuşla ideal kahve lezzeti

Tek dokunuşla ideal kahve lezzeti

Tchibo’nun tam otomatik kahve makinesi Esperto Pro, “One Touch” özelliğiyle sadece tek dokunuşla kahvenizin köpüğünü istediğiniz yoğunlukta hazırlayarak kahve keyfinize lezzet katacak.

Tchibo’nun 70 yılı aşan kahve uzmanlığı ve konforunu evinize getiriyor. Kahveyi çekirdek kahveden taptaze öğüterek içmek isteyenler ve sütlü kahve tutkunları için Esperto ailesi üyesi Esperto Pro, ideal bir lezzet deneyimi sunuyor.

Esperto Pro ile aromatik caffee crema, cappuccino, latte macchiato gibi sütlü ve sade kahve spesiyallerini ideal lezzetinde tek bir dokunuşla hazırlamak mümkün. Tam otomatik kahve makinesinin “One Touch Milk System” fonksiyonu ile sütlü kahve severler, farklı süt köpüğü çeşitleri arasından seçim yaparak süt köpüğü yoğunluğunu isteklerine göre belirleyebilecek.

Cinsiyet belirleme partilerin renkli pastaları

Cinsiyet belirleme partilerin renkli pastaları

Vakko L’Atelier çatısı altında bulunan Vanilla Rococo, içi mavi ve pembeden oluşan özel cinsiyet belirleme partilerinin vazgeçilmezi olan pastalarıyla sürprizlerin duygusal bir parçası oluyor.

Renkli ve özel tasarım pastaların iç kısmı pembe ve mavi olmak üzere iki renge göre uyarlanıyor. Bebeğin cinsiyetine göre hazırlanan pastalar bu özel güne neşe ve anlam katıyor.

Pasta kesildiğinde iç kısımdan çıkan pembe ve mavi renkli şekerleme ve kek ise aylardır beklenen sonucun habercisi oluyor. Bu özel pastaların lezzeti ise partilerin en keyif veren kısmı oluyor.

Swissôtel’den Sevgililer Günü’ne özel program

Swissôtel’den Sevgililer Günü’ne özel program

14 Şubat Sevgililer Günü’nü unutulmaz kılmak isteyenler Swissôtel The Bosphorus’un farklı konseptli mekanları ve eşsiz menüleriyle bugünü daha da özel yaşıyor.

Swissôtel’de Sevgililer Günü 10 Şubat’ta Başlıyor!

Sıcak ve romantik bir kış gününü 120 yıllık dağ evinde sıcacık şöminenin önünde harika yemekler pişirerek ve sıcak şarabınızı yudumlayarak geçirmek, bu Sevgililer Günü’nü özel bir anıya dönüştürmenizi sağlıyor. 10 Şubat Cumartesi günü 12.00-15.00 arasında İsviçre Lezzetleri Atölyesi Valentine’s Day Cooking Class öğrenci çiftlerini bekliyor.

Sabrosa’nın özel lezzetler

Eşsiz bir boğaz manzarası geceyi en romantic haline taşırken, Sabrosa’nın özel lezzetlerinden oluşan açık büfe menüsüne Sezen Nayman’ın etkileyici sesi eşlik ediyor. Bundan daha iyi bir Sevgililer Günü program düşünemiyoruz.

Chalet’te Sevgililer Günü

İsviçre’nin geleneksel tatlarını 120 yıllık dağ evi ve iglolarda sunan CHALET, 14 Şubat’a özel menüsü ve atmosferiyle şehirden uzak bir dağ tatilinde hissetmenizi sağlıyor. Bu özel gecenin şarkıları Kaan ve Gizem’den geliyor.

Gabbro’nun muhteşem ambiyansı ve nefes kesen Boğaz manzarası ile Sevgililer Günü’nde olmak istediğiniz yerdesiniz! Lara Çayan’ın canlı performansıyla daha da özel yaşanacak gece yılın en özel gününde çiftlere romantizm dolu unutulmaz anılar yaşatacak.

Lezzetlerini sundu

Lezzetlerini sundu

Toro Latin Gastro Bar’ın kurucusu dünyaca ünlü şef Richard Sandoval, misafirlerini üç gün boyunca Pan Latin ve Asya mutfağına eşsiz bir gastronomi yolculuğuna çıkardı.

Six Senses Kocataş Mansions, Istanbul içerisinde yer alan Toro Latin Gastro Bar, 15-16-17 Ocak tarihlerinde, restoranın kurucusu dünyaca ünlü ödüllü şef Richard Sandoval’ı ağırladı. Pan Latin ve Asya mutfağının birbirinden özel lezzetlerini sunan Toro Latin Gastro Bar’ın yenilenen menüsünü Sandoval’ın elinden deneyimleyen misafirler, üç gün boyunca eşsiz bir gastronomi deneyimi yaşadı.

Raffles İstanbul romantik güne hazır

Raffles İstanbul romantik güne hazır

Raffles İstanbul, 14 Şubat Sevgililer Günü’ne özel yarattığı benzersiz deneyimlerle çiftleri romantik bir atmosfere davet ediyor.

Müzik ve lezzet dolu romantik bir akşam

Sevgililer Günü akşamı Writers Bar’daki “Hoş Geldiniz Kokteyli” ile başlangıç sunan Raffles İstanbul, piyanist Tufan Ünalp’ın seslendirdiği aşk şarkıları ile devam ediyor. Long Bar’da, Raffles Şefleri’nin hazırladığı altı aşamalı çok özel bir menüyle sunulacak Sevgililer Günü yemeği, mum ışıkları ve çiçeklerle süslenmiş masalarda sınırsız premium yerli ve köpüklü şarap eşliğinde deneyimlenebilecek. Barbaros’un Sevgililer Günü özel performansı ve ardından gecenin ilerleyen saatlerine kadar sürecek canlı DJ performansı eşlik edecek.

Sevgililer Günü Menüsü

Sevgililer Günü’ne özel olarak tadı damaklarda kalacak bir menü tasarladı. Kaz ciğeri mus, vişne glase ve patlayan şekerle hazırlanan “Lolipop” bu romantik menünün başlangıç yemeği olurken, yengeç tartar ve mor havuçla hazırlanan rezene çorbası, ördek konfi ve frenk üzümlü bal kabağı dolgulu mini “Casoncelli” makarna, acılı ve çilekli sorbe aşk dolu bir atmosferde farklı lezzetler tatmaya imkân veriyor. Ana yemekte “Kadının Zevki” olarak, morina balığı, deniz tarağı ve kral yengeçle hazırlanan tabak, kereviz püresi ve Ikura kremasıyla süsleniyor. “Erkeğin Seçimi” tabağında ise dana kaburga “Pithivier”, dana kuyruğu yahni ve tütsülenmiş dana dili “burundan kuyruğa” bir lezzet şöleni sunuyor. Tatlı olarak ise paylaşımlık vanilyalı “Namelaka” orman meyveleri sosu eşliğinde tek tabakta ortak bir zevki paylaşmaya imkân tanıyor.

Writers Bar’da iki kişilik karşılama kokteyli ve Long Bar’da sınırsız premium yerli ve köpüklü şarap eşliğinde altı aşamalı iki kişilik akşam yemeği teklifi KDV dahil kişi başı 8.500 TL iken; Writers Bar’da iki kişilik karşılama kokteyli ve Long Bar’da sınırlı sayıdaki iki kişilik özel localarda bir şişe Veuve Clicquot Brut ya da Rose şampanya eşliğinde altı aşamalı akşam yemeği teklifi ise KDV dahil iki kişi için 35.000 TL.

Bilgi: +90 533 284 3160

Pfizer Türkiye’de görev değişimi

Pfizer Türkiye’de görev değişimi

Pfizer Türkiye Temel Sağlık (Aşı ve Dahili Uzmanlıklar) Kategori Lideri Ayşe Nur Hananel oldu.

2003 yılında Pfizer Türkiye ailesine Yeni Ürün Geliştirme Departmanı bünyesinde Yönetici Adayı (MT) olarak katılan Ayşe Nur Hananel, Pfizer Türkiye Temel Sağlık (Aşı ve Dahili Uzmanlıklar) Kategori Lideri olarak atandı.

Ayşe Nur Hananel kimdir?

Ayşe Nur Hananel, 2003 yılında Boğaziçi Üniversitesi İşletme Bölümü’nden mezun olmasının ardından aynı yıl Pfizer Türkiye’ye Yeni Ürün Geliştirme Departmanı bünyesine Yönetici Adayı (MT) olarak katıldı. 2005’te Ürün Müdürü olarak atanan, 2006-2008 yılları arasında Avrupa Ürün Müdürü olarak Almanya’da ve İngiltere’de çalışan Ayşe Nur Hananel, 2008’de Kıdemli Ürün Müdürü, 2010’da İş Geliştirme Proje Lideri, 2011’de ise İş Geliştirme Müdürü olarak görev aldı. 2013 yılında Nadir Hastalıklar Avrupa Gelişen Pazarlar Bölgesel Terapötik Alan Lideri olarak atanan Ayşe Nur Hananel, 2015-2018 yılları arasında Orta Doğu & Avrupa Bölgesi Nadir Hastalıklar Kıdemli Pazarlama Direktörü olarak görev yaptı. 2017’den itibaren sorumluluklarına ek olarak Nadir Hastalıklar Kafkaslar ve Orta Asya Bölgesi İş Birimi Lideri görevini üstlenen Hananel, 2018 yılından Mart 2023’e dek Türkiye Nadir Hastalıklar İş Birimi Lideri olarak çalıştı. Ayşe Nur Hananel, yeni organizasyon yapılanması kapsamında, Aralık 2023’e dek üstlendiği Pfizer Türkiye Aşı Kategori Liderliği görevini genişleterek Temel Sağlık (Aşı ve Dahili Uzmanlıklar) Kategori Lideri oldu.

Çocuklardan yetişkinlere kabakulak hastalığı…

Çocuklardan yetişkinlere kabakulak hastalığı…

Kabakulak hastalığının, bulaşıcı bir virüsün neden olduğu bir sağlık sorunu olduğunu ifade eden uzmanlar, bu hastalığın çocukluk döneminde sıkça görülmesine rağmen, yetişkinlerde de ciddi komplikasyonlara yol açabileceğini söylüyor. Kabakulaktan korunmak için en etkili yolun aşılanmak olduğunu dile getiren Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Dilek Leyla Mamçu, kabakulak hastalığının erişkin yaşta geçirilmesinin ciddi klinik tablolara ve komplikasyonlara neden olabileceğini söyledi.

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı, kabakulak hastalığı hakkında bilgi verdi.

Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Dilek Leyla Mamçu, kabakulak hastalığının kabakulak virüsünün neden olduğu, bulaşıcı bir hastalık olduğunu belirterek, “Tükürük bezlerinde ve lenf bezlerinde şişme, ateş, baş ağrısı, kas ağrısı, yorgunluk ve iştahsızlık ile başlar. Hastalar tükürük bezlerinin şişmesinden önceki 3 gün ve sonraki 5 gün boyunca bulaştırıcıdır. Hasta kişilerden öksürme, hapşırma konuşma sırasında havaya karışan damlacıkların solunması veya kirlenmiş eşyalar aracılığıyla bulaşır.  Destek tedavisi dışında özel tedavisi yoktur. Belirtilere yönelik tedavi ile genellikle 1-2 hafta içerisinde iyileşir.” dedi.

Dr. Dilek Leyla Mamçu

Dr. Dilek Leyla Mamçu

Korunmak için en etkili yol aşılanma

Genellikle çocuklarda görülse de gençlerde ve erişkinlerde de görülebildiğini kaydeden Dr. Dilek Leyla Mamçu, “Çocukluk dönemin aşıları eksik kişilere bulaştırıcılık döneminde olan bir hasta ile temas etmeleri halinde virüs bulaşabilir. Kabakulak aşısı yapılmayan veya eksik yapılan çocuklar hastalığa karşı bağışık olmadıkları için, çocukluk, gençlik ve erişkinlik dönemlerinde hastalığı geçirebiliyor.” diye konuştu.

Kabakulaktan korunma yöntemleri hakkında da bilgi veren Dr. Dilek Leyla Mamçu, şunları dile getirdi:

“Kabakulaktan korunmak için en etkili yol aşılanmaktır. Kabakulak aşısı tek başına uygulanan bir aşı değildir. Kızamık ve Kızamıkçık aşısı ile beraber uygulanıyor (KKK veya MMR aşısı). Ülkemizde 2006 yılından beri Sağlık Bakanlığı Aşı Takviminde yer alıyor ve tüm çocuklara ücretsiz olarak uygulanıyor.  12. ayda ve ilkokul birinci sınıfta (6-7 yaş) iki doz şeklinde yapılması gerekiyor.”

Dr. Dilek Leyla Mamçu

Erişkinlerde kabakulak hastalığı nasıl seyreder?

Dr. Dilek Leyla Mamçu, erişkinlerde hastalığın belirtilerinin genel olarak çocuklardakine benzer olmakla beraber daha şiddetli seyrettiğini kaydederek, “Tükürük bezlerinde tek taraflı veya iki taraflı şişme, ağrılı lenf bezleri, yüksek ateş, baş ağrısı, kas ağrısı, testislerde şişlik ve acı en sık görülen belirtilerdir.” dedi.

Kabakulak hastalığının erişkin yaşta geçirilmesinin ciddi klinik tablolara ve komplikasyonlara neden olabileceğini vurgulayan Dr. Dilek Leyla Mamçu, “En yaygın görülen ciddi tablo, testis iltihabıdır (ergenlik sonrası kabakulak geçiren her 5 erkekten birinde testis iltihabı gelişebilmektedir. Testis iltihabı olanlarda kısırlık gelişebilir). Nadir görülen diğer ciddi durumlar ise; beyin iltihabı, menenjit, pankreas iltihabı, yumurtalık iltihabı, geçici ve kalıcı işitme azlığı ve çok nadiren işitme kaybıdır. Gebeliğin ilk 3 ayında hastalık geçirilirse düşük riski artabilmektedir.  Nadiren ölümle de sonuçlanabilen bir hastalıktır.” diye konuştu.

Kabakulak aşısı yetişkinlere uygulanabilir mi?

Kabakulak aşısının normal şartlarda yetişkinlere uygulanan bir aşı olmadığını dile getiren Dr. Dilek Leyla Mamçu, “Ancak salgın durumlarında sağlık çalışanlarına ve yaşlı bakımında çalışanlara uygulanabilir. Etkisi sınırlıdır.” dedi.

Dr. Dilek Leyla Mamçu, hastalığa ilişkin yüksek ateş, şiddetli baş ağrısı, bilinç kaybı, şiddetli karın ağrısı ve kusma durumlarında gecikmeden hastaneye başvurulması gerektiğini de vurguladı.

Reflünün tedavisi için sağlıklı yaşam şart

Reflünün tedavisi için sağlıklı yaşam şart

Çeşitli bilimsel araştırmaların ortaya koyduğu sonuca göre insanların yaklaşık yüzde 7’si her gün yemek borusunda yanma hissinden şikâyet ediyor. Yanma hissini gece saatlerinde yaşayanların oranının yüzde 36 olduğunu paylaşan Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Melih Özel, “Tütün ürünleri kullanma, yağ bakımından zengin ve aşırı beslenme, kiloyu kontrol etmek için önlem almama gibi ihmaller kişilerin gastroözofageal reflü hastalığına yakalanma riskini arttırıyor” açıklamasında bulundu.

Reflünün belirtileri arasında ağza acı-ekşi mide sıvısının gelmesi, göğüste yanma hissi ve göğüs ağ­rısı gibi tipik belirtilerin olduğunu açıklayan Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Melih Özel, “Yemek borusunda darlıklar, erozyonlar ve ülserler gibi çeşitli değişikliklerin eklenmesiyle birlikte, ‘klasik gastroözofageal reflü hastalığı’ tanısı konmuş oluyor” dedi.

Prof. Dr. Melih Özel

Prof. Dr. Melih Özel

Fazla ilaç kullanımı, sağlıksız beslenme ve hareketsizlik reflü sebebi

Gastroözofageal reflü hastalığının oluşumunda tek bir etkenin olmadığının altını çizen Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Melih Özel, “Reflüyü etkileyen nedenler kişiden kişiye değişebiliyor ancak yemek borusunun alt kısmında, yemek borusu ile mide arasındaki karmaşık anatomik yapının işlevsel olarak bozulması hastalığa sebep olan en önemli nedenlerin başında yer alıyor. İleri yaş ve ileri yaşa bağlı olarak artan ilaç kullanımı, obezite, mide fıtıkları, sigara, kötü beslenme alışkanlıkları ve hareketsiz yaşam tarzı gibi risk faktörleri sindirim sistemiyle ilgili veya romatolojik ve endokrinolojik kökenli bazı sorunlar reflünün temel sebepleri arasında yer alıyor” şeklinde konuştu.

Hastalığın tedavisi sağlıklı bir yaşam tarzında saklı

Hastalığın tıbbi, endoskopik ve cerrahi tedavi seçenekleri bulunsa da tedavinin en önemli kısmının yaşam tarzını değiştirmek olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Melih Özel, “Tütün ürünleri kullanımı, yağdan zengin ve aşırı beslenme aynı zamanda kilo kontrolü için bir çaba sarf etmeme gibi ihmaller gastroözofageal reflü hastalığına yakalanma riskini arttırabiliyor. Sağlıklı ve dikkatli bir yaşam tarzının gözden geçirilmesi reflü ataklarının sıklığını, şiddetini ve sonuçlarını önemli ölçüde etkileyebilir” dedi.

Henüz doktora başvurmayan veya tanı alan hastaların neleri yapması ve neleri yapmaması gerektiğini anlatan Prof. Dr. Melih Özel, hastalara rahat bir nefes sağlayacak 13 tavsiyede bulundu.

Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi

  •  Beslenme içeriğinizdeki yağ miktarını azaltın.
  • “Şu yiyecek ya da bu içecek reflüye iyi gelir” diye bir şey yok. Tedavinizi değiştirmeye ya da kes­meye neden olacak bir gıda-içecek seçeneği olmadığını aklınızdan çıkarmayın.
  • Korse, sıkı kemer ve dar kıyafetler yerine vücudu sıkmayan ve sarmayan giysiler tercih edin.
  • Unutmayın, gıdaların reflü belirtileri üzerine etkileri tamamen kişi­sel, bu yüzden genelleme yapmamakta yarar var. Hangi gıdalarla sorun yaşadığınızı not edin ve bu gıdaları beslenme düzeninizin dışında tutun. Diğer yandan etkisini bilmediğiniz gıdaları baştan liste dışı bırakmak yerine, küçük miktarlarda deneyerek karar verin.
  • “Reflüm var” diye yemeden, içmeden kesilmeyin.
  • Dışarıda yemek yerken, tatilde, seyahatte, nerede olursanız olun diye­tinizin kontrolünü elden bırakmayın.
  • Yiyecek ve içeceklerin üzerinizdeki etkilerini gözlemleyin. Size dokunduğunu bildikleriniz varsa, bunla­rı dikkatle tüketmeye özen gösterin.
  • Baharatlar reflü hastalığında önemli bir rol oynuyor. Acı yemek güzeldir ama gece kâbusunuz olabilir.
  • Ki­lonuzu iyi kontrol edin ve çok sert, sıkı diyetlerden uzak durun.
  • Yemek yedikten hemen sonra yatmayın, uyku zamanınıza kadar hafif hareketlerle sindirim sisteminizi rahatlatın.
  • Sağlıklı beslenmeye özen gösterin. Az yiyin, öğün atlamayın, ara öğünleri ihmal etmeyin. Unutmayın, sebzeler gaz yapabilir ama genellikle reflünüzü arttırmaz.
  • Hazırladığınız yemeklerde kullandığınız gıda bileşenlerini birer birer ekleyip çıkartarak etkilerini gözlemleyin ve not edin. Bu sayede belli bir zaman sonra hangi yemekte hangi malzemeyi kullanmazsanız daha rahat edeceğinizi anlayacağınız bir veri tabanına sahip olursunuz.
  • Şeker ve tatlı sizi üzebilir. Çikolata, nane ve tarçına dikkat edin.
  • Domates suyu, greyfurt suyu, gazlı içecekler ve kafein içeren içeceklerden uzak durun.

IVECO BUS, Türkiye pazarındaki payını büyütmeye devam ediyor

IVECO BUS, Türkiye pazarındaki payını büyütmeye devam ediyor

Dünyanın önde gelen otobüs üreticilerinden biri olan IVECO BUS, Türkiye pazarındaki varlığını büyütmeye devam ediyor. IVECO BUS ve Yetkili Satıcısı FSM Demirbaş Otomotiv, Avrupa şehirlerarası segmentinde pazar lideri olan CROSSWAY’i düzenlenen lansmanla sektör profesyonellerinin beğenisine sundu.

İlk CROSSWAY otobüsleri 2023 yılının sonunda Türkiye pazarına girdi ve teslimatlar 2023 yılı bitmeden gerçekleşti. IVECO BUS Yetkili Bayisi FSM Demirbaş Otomotiv tarafından satışı gerçekleşen 20 adet CROSSWAY otobüs Balıkesir Belediyesi ve Muğla Belediyesi’ne kısa süre içinde teslim edildi. Otobüsler havalimanlarından şehir merkezlerine ve Türkiye’nin en önemli lokasyonlarına turist taşıyacak.

CROSSWAY, sınıfının en iyisi olmakla beraber, tasarruflu yakıt tüketimi, optimize edilmiş kişi sayısı (12 metre konfigürasyonda 55 koltuk) ile yolcular için yüksek konforu sağlarken, toplam sahip olma maliyeti sayesinde de bu görev için mükemmel bir alternatif oluşturuyor.