Yazılar

İrfan “Evim Gibi”

İrfan “Evim Gibi”

İlk single çalışması ‘Nasıl İstersen’ ile profesyonel müzik hayatına merhaba diyen İrfan, ikinci single çalışması ‘Evim Gibi’yi müzikseverlerle buluşturdu.

Sanatçı Alişan’ın kuzeni genç müzisyen İrfan’dan yeni tekli “Evim Gibi” Babil Music etiketiyle tüm dijital platformlarda yerini aldı.

Parçanın yapımcısı Babil Music, prodüktör ve aranjörü Serdar Kırgız. Video klibinde ise ünlü oyuncular Aytan Hatun ve Emre Keskin bulunuyor. Stüdyo Art’ta tamamlanan klibin yönetmeni Seyithan Kartal, görüntü yönetmeni ise Adil Sönmez.

‘’Evim Gibi’’ isimli yeni tekli video klibiyle Babil Music Youtube kanalında ve tüm dijital platformlarda yayında!

Beyin pili hakkında en çok merak edilenler

Beyin pili hakkında en çok merak edilenler

Su içmek, yemek yemek, yürümek, yazı yazmak, oturup kalkmak… Günlük en temel ihtiyacımız olan ve kolaylıkla yapılan bu hareketler bazı kişiler için adeta imkansız hale gelebiliyor. Hastaların yaşam kalitelerini ciddi şekilde bozabilen ve çevrelerine bağımlı hale gelmelerine neden olan bu sorunun adı, ‘hareket bozukluğu! Hareketlerde yavaşlama, katılık ve titremenin ön planda olduğu Parkinson hastalığı, yine titremenin ön planda olduğu esansiyel tremor ile istemsiz kasılmalarla seyreden distoni, hareket bozukluğuyla en sık seyreden hastalıkları oluşturuyor. Hastalar, sağlıklı insanların günlük hayatlarının bir parçası olarak çok rahat yapabildikleri yürüme, koşma ve elleri çeşitli işlerin gerçekleştirilmesi için kullanma gibi temel işlevleri zaman ilerledikçe daha da kötüleşen bir şekilde yapamaz hale gelebiliyorlar. Hareket bozukluklarında ilaç tedavisinin yetersiz kalmaya başladığı ve/veya ilaca bağlı yan etkilerin oluştuğu durumlarda, uygun hastalarda ‘beyin pili’ ön plana çıkıyor. Acıbadem Bakırköy Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Fatih Bayraklı,  günümüzde yaygın olarak kullanılan beyin pilinin hastaların günlük işlevlerini tekrar normale çok yakın şekilde yapabilmelerine imkan sağladığını belirterek, “Beyin pili elektrik akımı verilen bölgede beyin hücrelerindeki elektriksel aktiviteyi değiştirmeyi sağlayan bir yöntemdir. Hareket bozukluğunun giderilmesi sayesinde hastaların yaşam kaliteleri yükseliyor. Başkalarına bağımlı olmaktan kurtulmaları hastaların psikolojilerini de olumlu yönde etkiliyor” diyor.

Prof. Dr. Fatih Bayraklı

Prof. Dr. Fatih Bayraklı

SORU: Beyin pili nedir?

Hareket bozukluğu hastalıklarının çoğu, beyinde hareketin yapılmasını sağlayan bölgelerdeki hücrelerin yıkımı (dejenerasyonu) ve sonrasında bu hücrelerin ürettiği  ve hücreler arası iletişimi sağlayan kimyasalların (nörotransmitter) düzensizliğinden veya azalmasından kaynaklanıyor. Derin beyin stimülasyonu (DBS) veya nöromodülasyon olarak da tanımlanan beyin pili, beynin istenilen bir bölgesine (hareketle ilgili bir çekirdek) elektrik uyarısı verilmesini sağlayan bir yöntem. Bu sistem bir pil, beyin dokusu içerisinde hedeflenen bölgeye yerleştirilen iki elektrot ve elektrotları pile bağlayan iki uzatma kablosundan oluşuyor. Hedeflenen beyin bölgesine elektrot yerleştirilerek o bölgeye elektrik uyarısı veriliyor. Pilin boyutları değişim göstermekle beraber yaklaşık 6.5x5x15 milimetre ve 50-60 gram ağırlığında oluyor. Dışarıdan hastada sadece cerrahi kesilere ait izler ve kabarıklıklar görülebiliyor.

SORU: Hangi mekanizmayla etki ediyor?

Beyin pili hedeflenen beyin bölgesine elektrot yerleştirilerek o bölgeye elektrik uyarısı verilmesiyle çalışıyor. Hareket bozukluklarında; beynin hareketle ilişkili bölgelerinde yer alan hücrelerde yıkım (dejenerasyon) oluyor. Bu yıkım, normal hareketi ortaya koymak için o beyin bölgelerinin oluşturdukları elektriksel aktivitede değişim meydana getirerek, hareketlerin düzgün şekilde oluşması için gerekli olan senkronizasyonun oluşma sürecini bozuyor. Bu bölgelere elektrik sinyali veriliyor. Bozulan sinyal aktivitesinin tekrar normale yaklaşmasıyla (aktifleştirilmesi veya baskılanması sonucunda) hareketlerde düzelme sağlanıyor.

SORU: Beyin pilinin ömrü nedir?

Beyin pilinin ömrü yaklaşık 4-5 yıl olmakla beraber, kullanım parametrelerine göre bu süre artabiliyor veya azalabiliyor. Distoni hastalarında pilin ömrü daha kısa olabiliyor. Prof. Dr. Fatih Bayraklı, “Bu sürenin ardından basit bir cerrahi işlemle eski pil kablolara müdahale edilmeden yenisiyle değiştirilebiliyor” diyor. Şarj edilebilen pillerde bu süre daha uzun. Fakat şarj edilebilen pillerin kullanımına (her hafta mutlaka şarj edilmeleri gibi) hasta ve hastaya bakım verenlerin veya yardımcı olanların çok iyi uyum göstermeleri gerekiyor. Zira şarj edilmesi unutulduğunda pil kapanıyor ve yenisiyle değişmesi gerekiyor.

SORU: Ameliyat öncesinde hangi hazırlıklar yapılıyor?

Beyin pili cerrahisi öncesinde, elektrotun yerleştirileceği beyin bölgesini görmek için Beyin MR tetkiki yapılıyor. Bu MR tetkikleri üzerinde cerrah istenilen bölgeyle ilgili hedefleme çalışmasını yazılım üzerinde gerçekleştiriyor. Ameliyat günü hastanın başına lokal anestezi veya gerekirse genel anestezi altında sert bir çerçeve takılıyor ve hasta beyin tomografisi tetkikine alınıyor. Tomografi ile MR tetkikleri yazılım aracılığıyla birleştiriyor ve hedef elektrotun hangi koordinatlarda ilerletileceğine yönelik sayısal değerler elde ediliyor. Ardından hasta operasyon odasına alınıyor ve cerrahi işlem başlıyor.

pause sağlık

SORU: Beyin pili ameliyatı nasıl yapılıyor?

Beyin pili ameliyatı iki aşamalı gerçekleştiriliyor. Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Fatih Bayraklı,  “İlk aşamada, özellikle Parkinson ve esansiyel tremor hastalarıyla konuşa konuşa elektriksel uyarılardaki tepkilerini değerlendiriyoruz” diyerek, ameliyat sürecini şöyle anlatıyor: “Beyin elektrotlarının istediğimiz bölgeye geldiğinin elektrofizyolojik olarak belirlenmesi, ameliyat öncesi MR üzerinde belirlediğimiz hedefte olduğumuzu gösteriyor. Bunlara ilave olarak, cerrahi esnasında uyanık olan hastada hedef bulunduktan sonra uyarı verilerek fayda ve yan etki profilinin çıkarılması, ameliyat sonrası pil ayarlamasının yapılmasını kolaylaştırıyor. Hastanın bulgularında düzelme görüldüğünde kalıcı elektrot yerleştiriliyor ve ameliyatın 2’inci aşamasına geçiliyor. Hasta genel anesteziye alınıyor ve pil sağ göğüs üzerinde köprücük kemiğinin 5-7 santim altına gelecek şekilde cilt altına yerleştiriliyor. Distoni hastalarında bu işlemlerin tamamı hastaların klinik durumlarından dolayı uyutularak yapılıyor”

SORU: Pil tedavisi herkese uygulanabilir mi?

Hareket bozukluğu sorunu yaşayan her hastaya beyin pili ameliyatını uygulamak mümkün olmuyor. Bu yöntemin hastaya fayda sağlayıp sağlamayacağı veya hastanın böyle bir girişime aday olup olmadığı ayrıntılı klinik değerlendirme ve tetkikler sonrasında belirleniyor.

SORU: Hastalar günlük yaşamlarına ne zaman dönebiliyor?

Hastalar ameliyatın ardından genellikle iki gün sonra taburcu oluyorlar. Beyin pili parkinson ve esansiyel tremor hastalarında genellikle 2 hafta sonra, distoni hastalarında ise hemen açılıyor. Hastaların sonraki 2-3 aylık dönemde ilaç ve pil ayarları yapılıyor.

SORU: Düzenli hekim kontrolü neden önemli?

Beyin pili yöntemi hastalığın nedenini tedavi etmiyor, sadece oluşan klinik bulgulara bir çözüm sunuyor. Prof. Dr. Fatih Bayraklı, bu nedenle beyin pilinin hastalığın ilerleyen fazlarında etkisiz kalabildiğini belirterek, “Ayrıca hastaların yaşamları cerrahi öncesine göre daha iyi hale gelse de hareket bozukluğuna yol açan hastalıklar ilerledikleri için oluşabilecek ek veya ilave sorunların farkına varılması gerekiyor. Dolayısıyla hastaların ameliyat sonrasında hekim kontrolüne ve tedavilerine mutlaka devam etmeleri gerekiyor” diyor.

100.Yıla Mektuplar sergisi açıldı

100.Yıla Mektuplar sergisi açıldı

Sanatçı Ferda Meltem Uludağ’ın “100. Yıla Mektuplar” isimli sergisi Pinelo Sanat Galerisi’nde İstanbullu sanatseverlerle buluştu.

Türk Kadın Seramik sanatçılarımızdan biri olan Ferda Meltem Uludağ’ın, Cumhuriyetimizin 100. Yılına ithafen hazırladığı ve doğayı esas alarak detaylarında çocukluk anılarının geçtiği ayrıca doğup büyüdüğü coğrafyanın yerel ögelerine yer verdiği seramik eserleri, açılışa katılan sanat izleyicisinin büyük beğenisini topladı.

Sergiyi 21 Ocak 2024 tarihine kadar Pinelo Sanat Galerisi’nde izlemek mümkün.

Pinelo Art Gallery

Adres: Halaskargazi Cad. Alyanak Apt, D:16/4, 34433 Şişli/İstanbul

Telefon: (0212) 249 78 71

Ziyaret Saatler:

Hafta İçi: 10:00 – 18:00

Cumartesi: 10:00 – 17:00

Pazar: Kapalı

Ödüllü şef Richard Sandoval Türkiye’ye geliyor

Ödüllü şef Richard Sandoval Türkiye’ye geliyor

Toro Latin Gastro Bar, 15-16-17 Ocak tarihlerinde, restoranın kurucusu dünyaca ünlü ödüllü şef Richard Sandoval ile misafirlerini ağırlayacak.

Six Senses Kocataş Mansions, Istanbul’un bünyesinde yer alan Toro Latin Gastro Bar restoranın kurucusu dünyaca ünlü ödüllü şef Richard Sandoval, Pan Latin ve Asya mutfağına eşsiz bir gastronomi yolculuğuna çıkaracak.

Bilgi: +90 212 355 55 00

Prostat büyümesinden HOLEP yöntemiyle kurtulmak mümkün

Prostat büyümesinden HOLEP yöntemiyle kurtulmak mümkün

İyi huylu prostat büyümesinin (BPH), dünyada ve ülkemizde ileri yaştaki erkeklerin en sık karşılaştığı sorunlar arasında yer aldığını belirten Medical Park Yıldızlı Hastanesi’nden Üroloji Uzmanı Dr. Fırat Akdeniz, “Teknolojinin gelişmesi sayesinde HOLEP ameliyatıyla erkekler için iyi huylu prostat hastalığı, kâbus olmaktan çıktı. Artık kansız, ağrısız ve çok konforlu bir yöntemle bu hastalıktan kurtulmak mümkün” dedi.

Medical Park Yıldızlı Hastanesi’nden Üroloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Fırat Akdeniz, iyi huylu prostat büyümesinin 60 yaşın üzerindeki erkeklerin yaklaşık yüzde 40’ından fazlasında ortaya çıkan idrar zorluğunun en önemli nedeni olduğunu ve yaş arttıkça durumun daha da kötüleşebildiğinin altını çizdi.

İyi huylu prostat büyümesinin (BPH), dünyada ve ülkemizde ileri yaştaki erkeklerin en sık karşılaştığı sorunlar arasında yer aldığına dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Akdeniz, “Teknolojinin gelişmesi sayesinde HOLEP ameliyatıyla erkekler için iyi huylu prostat hastalığı, kâbus olmaktan çıktı. Artık kansız, ağrısız ve çok konforlu bir yöntemle bu hastalıktan kurtulmak mümkün” diye konuştu.

Dr. Fırat Akdeniz

Dr. Fırat Akdeniz

Cerrahi işlem gerektiren tüm hastalara uygulanabilir

HOLEP’in iyi huylu prostat büyümesi olan ve cerrahi girişim gerektiren tüm hastalara uygulanabileceğini söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Akdeniz, “Gerçekleştirilen ilaç tedavilere rağmen sıkıntıları devam eden hastalarda cerrahi gündeme gelebileceği gibi, idrar yapma problemleri şiddetli olan grupta da ilk seçenek olarak akla gelmektedir. HOLEP, iyi huylu prostat büyümesi olan ve cerrahi girişim gerektiren bu grup hastalarda da uygulanabilen yöntemdir. Her boyutta prostat bu yöntemle endoskopik (kapalı) olarak tedavi edilebilmektedir. Bu yöntemle prostatın idrar akışını engelleyebilecek tüm kısım çıkarılabildiği için özellikle ciddi derecede büyümüş hastaların tedavisi için de önemli bir seçenektir” şeklinde konuştu.

“Hasta dostu bir yöntem”

HOLEP ameliyatında kullanılan lazer enerjisinin etkilediği doku derinliğinin çok az olmasından dolayı hasta açısından da önemli kazanımları olduğunun altını çizen Dr. Öğr. Üyesi Akdeniz “Dolayısıyla prostatın dışında seyreden ve ereksiyonu (sertleşmeyi) sağlayan sinirleri etkilemez ve işlem sonrası cinsel işlev bozukluğu gibi sorunlar da gözlenmez. İdrar tutmayı sağlayan sfinkter adı verilen yapı HOLEP ameliyatıyla müdahale edilen bölgenin dışında kalıp korunduğu için de işlem sonrası idrar kaçırma gibi problemin de önüne geçilmesi sağlanır. Sonuçta, idrar akışı anında iyileştirmesi, hastanede kalış süresinin kısa olması, kan sulandırıcı ilaç kullanırken, ameliyat olabilmeye imkân sağlaması ve tekrar prostat ameliyatı gereksiniminin çok düşük olması gibi kazanımlarıyla birlikte hasta dostu bir yöntem olduğunu söylemek mümkündür” ifadelerini kullandı.

Ev, otomobille konuşuyor

Ev, otomobille konuşuyor

Samsung Electronics’in SmartThings platformu ile Hyundai Motor Group ile işbirliğine gidiyor.

Samsung Electronics, SmartThings platformunu elektrikli araçlar da dahil olmak üzere bağlantılı otomobilleri destekleyecek şekilde genişletmek üzere Hyundai Motor Group ile iş birliği yaptığını duyurdu.

Duyuru, şirketlerin akıllı ev ve bağlantılı otomobilleri tamamen entegre ederek geleceğin yaşam tarzına yönelik çözümler geliştirecek.

Bu hizmetin henüz hangi ülkelerde geçerli olacağına dair resmi bir açıklama yapılmasa da önümüzdeki günlerde akıllı ev ve otomobil entegrasyonunun artacağı öngörülüyor.

Hyundai ve Kia, Samsung’un SmartThings platformu ile güçlerini birleştirerek entegre bir ev enerji yönetimi sistemi ve yenilikçi akıllı ev teknolojileri geliştirecekler. Bu ortaklık, her iki şirketin ‘Evden Arabaya’ ve ‘Arabadan Eve’ hizmetlerini kapsayacak şekilde tasarlanmış olup, elektrikli araçlar da dahil olmak üzere bir dizi bağlantılı araç teknolojisini entegre edecek.

Sömestir tatili alternatifi Cullinan Belek

Sömestir tatili alternatifi Cullinan Belek

Antalya’da yer alan Cullinan Belek, sömestir tatilini unutulmaz kılmak isteyen aileleri bekliyor. Benzersiz doğası, sımsıcak havuzları, ılık Akdeniz güneşi ve çocuklar için eşsiz deneyimler sunan Upupa Kids Club’ı ve ısıtmalı aquapark’ı ile 22 Ocak-5 Şubat tarihlerinde Cullinan Belek stili sömestir tatilini yaşamaya davet ediyor.

Cullinan Belek’in ısıtmalı havuzlarında kış güneşini teninizde hissedebilir, Upupa Kids Club ile minikler için düzenlenen birbirinden keyifli etkinliklere katılabilir, C’Espace Spa’da stresinizden uzaklaşabilir ve dünya mutfaklarının en özel seçkilerinin sunulduğu alacarte restoranlarda gecenizi sonlandırabilirsiniz.

Uçurtma Festivali’ne ve Bereketli Nar Şenliği’ne katılacak; seramik, sanat, ahşap ve moda atölyelerinde inovatif becerilerini geliştirerek keyifli vakit geçirecek; 109 kuş çeşidine ev sahipliği yapan yemyeşil alanlarda doğa ile barışacak, temiz havada eğlenceye doyacaklar. Upupa Kids Club birbirinden farklı konseptte partileri, dans ve spor etkinlikleri, lisanslı çocuk şovları ile minik konuklarını bekliyor.

Golf tutkunu ailelerin çocuklarını golf kültürü ile tanıştırmasına olanak tanıyan ve European Golf Design tarafından yeniden tasarlanan Cullinan Links Golf Club ile sömestir tatilinizde ailecek keyifli anlar yaratabilirsiniz.

Rahim ağzı kanserinde hayat kurtaran öneriler!

Rahim ağzı kanserinde hayat kurtaran öneriler!

Son yıllarda görülme sıklığı giderek yaygınlaşan Rahim Ağzı (Serviks) Kanseri, dünya genelinde 45 yaş altı kadınlarda en fazla karşılaşılan ikinci kanser türü olarak karşımıza çıkıyor. Her yıl ülkemizde yaklaşık 2 bin, dünya genelinde ise 500 bini aşkın kadına rahim ağzı kanseri tanısı konulduğunu belirten Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı Başkanı ve Acıbadem Maslak Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum, Jinekolojik Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Mete Güngör “Rahim ağzı kanserinin yüzde 99 nedeni cinsel yolla bulaşan HPV virüsüdür. Rahim ağzı kanseri bu virüsle enfekte olduktan 10-15 yıl sonra meydana gelebilir. Ancak bu kanserin etkeni bilindiği ve aşısı da olduğu için aşı ile korunmak mümkündür. Aşılar yalnızca kadınlara değil, 9-45 yaş arasındaki tüm çocuklara, kadınlara ve erkeklere yapılmalıdır” diyor.

Rahim ağzı kanseri aşı ile önlenebilen tek kanser türü olsa da günümüzde hala toplumsal farkındalığın son derece düşük olması dolayısıyla teşhiste çok geç kalınabildiğini ve kanser tanısı alan hastaların yaklaşık yarısının hayatını kaybettiğini belirten Prof. Dr. Mete Güngör “Oysa aşı ile bu ölümcül kanserden korunmak mümkün. Artık bu kanserden insanların ölmemesi gerekir” diyor. Jinekolojik Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Mete Güngör, Ocak Ayı Rahim Ağzı Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında yaptığı açıklamada, Rahim Ağzı Kanseri hakkında bilinmesi gereken 5 önemli noktayı anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Prof. Dr. Mete Güngör

Prof. Dr. Mete Güngör

  1. Cinsel yolla bulaşıyor!

HPV virüsünün dışarıdan bakıldığında hiç belirti vermediğini ancak bu virüsle enfekte bir kişiden cinsel yolla bulaşabildiğini belirten Prof. Dr. Mete Güngör şöyle konuşuyor: “Rahim ağzı kanserine yol açan HPV virüsü sadece bir kişiyle ve bir kere cinsel ilişki olsa da bulaşabilir.  Dolayısıyla cinsel ilişkisi olan her kadında HPV enfeksiyonu ve rahim ağzı kanseri görülebilir. Ancak her virüsü alan kişi kanser olmuyor, sadece yüzde 1’i bundan etkileniyor. Bazen virüs uzun yıllar hücrelerin içinde sessizce durur ve HPV testi yapılmadıktan sonra varlığı bilinmez. Ancak virüsle enfekte olduktan yaklaşık 10-15 yıl sonra ortaya çıkabilir.”

  1. Üç yılda bir smear testi şart!

Rahim ağzı kanserinin tarama yöntemleri sayesinde erken teşhisi hayat kurtarıyor. 21 yaşından itibaren doktorunuz farklı bir görüş belirtmedikçe üç yılda bir smear testi yaptırmak gerektiğini belirten Prof. Dr. Mete Güngör “30 yaşından sonra HPV testi smear testine eklenerek veya tek başına beş yılda bir yapılıyor. Daha sık aralıklarla smear testi yaptırmak ise tanı koyma şansını artırmadığı gibi gereksiz biyopsi işlemleri yapılmasına neden olabilir. HPV testinin pozitif gelmesi ve smear testinin bozuk gelmesi durumunda biyopsi yapılarak kanser olup olmadığı tespit edilir” diyor.

  1. HPV aşısı ömür boyu koruyor

HPV aşılarının 15 yaşına kadar yaptırılması durumunda toplam 2 doz, 15 yaşından sonra yaptırılması durumunda ise toplam 3 doz olması gerektiğini belirten Prof. Dr. Mete Güngör “Sonrasında bir daha tekrarlanmasına gerek yoktur. Aşılar, içinde bulunan HPV tiplerine karşı ömür boyu koruma sağlar. HPV enfeksiyonu geçirmiş olsun olmasın 45 yaşına kadar herkese yapılabilir. Aşı tedavi edici değildir yani mevcut HPV enfeksiyonunu tedavi etmez, korunmak için yapılır” diyor.

Prof. Dr. Mete Güngör

  1. İleri evrede belirti veriyor!

Son derece sinsi hareket eden rahim ağzı kanseri erken dönemde hiçbir belirti göstermeyebildiğinden, düzenli jinekolojik muayeneye gitmeyen, smear testi ve HPV testi yaptırmayan kişilerde tanı sıklıkla ileri evrede koyulabiliyor. En sık başvuru nedenleri vajinal kanamalar, vajende doluluk veya kitle hissi, vajinal akıntılar ve ağrılı cinsel ilişki oluyor. Kanamalar cinsel ilişkisi esnasında olabileceği gibi sonrasında damla şeklinde ve kötü kokulu bir akıntıyla görülüyor.

  1. Bel, bacak ve kasık ağrısına yol açabiliyor!

Tümörün yukarı rahim içi boşluğuna, vajinaya ve yanlarda pelvik duvara yayılabildiğini, mesane ve rektumu da doğrudan işgal edebildiğini bu durumda kabızlık, kanlı idrar, vajenden idrar veya dışkı gelmesine yol açabildiğini belirten Prof. Dr. Güngör pelvik duvar yayılımına bağlı olarak da; bacak ağrısı, şiddetli bel ve kasık ağrıları görülüp ödem ortaya çıkabildiğini söylüyor. Rahim ağzı kanseri genellikle orta ve ileri yaş kadınlarda görülse de, artık genç yaşlarda da sık görülür hale geldiğine dikkat çeken Prof. Dr. Güngör bu nedenle jinekolojik kontrollerin aksatılmadan yapılmasının hayat kurtarıcı olduğunu vurguluyor.

 

Karavan satışları yükselişte

Karavan satışları yükselişte

Deprem korkusu karavan ve Tiny House satışlarını uçurdu. Son bir yılda Türkiye’nin deprem gerçeğiyle yüzleşen vatandaşlar, depreme dayanıklı ve taşınabilir olan karavan ve Tiny House’lara ilgiyi artırdı.

Deprem, Türkiye’de son bir yıldır gündemden düşmüyor. Ülkenin çeşitli bölgelerinde meydana gelen depremler, Türk insanını güvenli yaşam alanları bulmaya yönlendiriyor. Karavan ve taşınabilir evler (Tiny House) 2023’ün son çeyreğinde yüzde 45 oranında ilgi gördü. İnsanlar, bu seçeneklerle deprem riskinden uzaklaşmayı hedefliyor.

Güvenli yaşam alanları, insanlar için her zaman önemli olsa da, doğal afetler sonucunda daha çok öne çıkıyor. Deprem riskinin yüksek olduğu bir zamanda, vatandaşlar güvenli yaşam alanlarına yöneliyor. Karavan ve Tiny House’lar, son yıllarda taşınabilir olmaları ve depreme dayanıklı olmaları nedeniyle insanların ilgisini daha çok çekiyor. Şehir hayatının getirdiği sorunlar ve doğal afetlerle mücadele etme isteği, mobil yaşam trendini artırıyor. Karavan sahipleri, riskli durumlarda ve ihtiyaç duyduklarında güvenli bir yere gidebilme imkânına sahip oluyorlar. Ayrıca, dışarıda kalmak zorunda kaldıklarında karavanlarında konaklayabiliyorlar. Bu yeni yaşam trendi, Türkiye’de konut tercihlerini değiştirirken, karavan ve Tiny House üreticileri de talebi karşılamak için farklı projeler geliştiriyor.

Ata ekmeği Çeşme’de hayat buldu

Ata ekmeği Çeşme’de hayat buldu

Karakılçık buğdayının kaybolmaya yüz tutmuş olan tohumunu bulup çoğaltan ve taş değirmenlerde öğüterek adına “Ata Ekmeği” denen ekmeği üreten Çeşme Belediyesi’nin Karakılçık buğdayı üretimine devam ediyor.

Çeşme Belediye Başkanı M. Ekrem Oran üreticilere yönelik desteklerini sürdürüyor. Çeşme Belediyesi geçtiğimiz yıllarda ilk hasadını yaptığı 2 bin yıllık ata tohumu karakılçık buğdayı üretimini sürdürüyor.

Çeşme Belediyesi Tarımsal Hizmetler Müdürlüğü tarafından mibzerle karakılçık buğdayı ekimi yapılıyor. Çiftçilerin üreterek hem toprağında kalmasını hem de bölgeye ekonomik girdi sağlamayı hedefleyen Başkan Oran, ‘Başka bir tarım mümkün” diyerek kadim buğday Karakılçık buğdayını üreterek, unutulmaya yüz tutmuş bir lezzeti yeniden sofralara taşıdı.

Üreticiye geri alım garantisi vererek ata tohumuna sahip çıkan Başkan Oran, “Ziraat Odası kayıt belgesini sunmak kaydıyla en fazla 10 dönüme kadar ekim yapıyoruz. Bu ekimlerden Ortalama 200/ 250 kg verim alıyoruz.Toprak mahsülleri ofisinin belirlediği buğday fiyatının iki katı fiyatla geri alım garantisi veriyoruz. Değirmenlerde öğüttümüğümüz Karakılçık ekmeklerini belediye şirketi ÇEŞTUR Halk Ekmek Fabrikası’nda satışa sunyoruz” diye konuştu.