Yazılar

“10 Soru da” Erhan Köstepen

“10 Soru da” Erhan Köstepen

Pause Dergi ile “10 Soru da”nın konuğu eğlence hayatına yön veren Miami Doya Restaurant’ın Şef ve İşlemecisi Erhan Köstepen oldu.

1-İşletmede olmazsa olmaz kural nedir?

Bir işletmede birinci kural, dürüst olmak. Sunduğun yemekten, servise kadar misafirlerine dürüst olmak çok önemli. Onları, verdiğin hizmetle özel hissettirmek dürüstlükten geçer. Tabii ki birde işletmenin başında olmak çok önemli. Hizmet sektöründe misafirleri uzaktan ağırlamak olmaz. İşinin başında olmak çok önemli.

2-İyi işletmeciyi tarif eder misin?

İyi işletmeci işini severek yapandır. Akşam kafasını yastığa koyduğu zaman, yarın nasıl daha güzel olur diye düşünendir. Bir işletmeci için her zaman daha iyi mümkündür ve buna inanmak çok önemlidir. Ben 30 yıldan daha uzun bir süre, her gün daha iyi olmaya çalışıyorum.

3-Eğlence veya yemek sektöründe şimdiki trendi nedir?

Şu anda olmaz ise olmazımız sağlıklı ürünlerden geçiyor. Özellikle Miami’de misafirlerimiz buna çok dikkat ediyor. Öncelikle, mutfağımda Ayvalık’tan getirdiğim zeytinyağından başka bir şey kullanmıyorum. Zeytinyağı çok önemli. Menümüzdeki 80 ürünün yarısından fazlası, ya vejetaryen yada vegan. Bunun yanında, kullandığımız proteinlerin hepsi en yüksek kalitede. Biz müşterilerimize en iyi servisi sunarken, kalitemizden de ödün vermiyoruz.

Miami Doya Restaurant

4-En iyi yemek en iyi eğlence hangi ülkede?

Yemek ve eğlence çok farklı iki kelime. Ben genellikle yemek için ayrı, eğlenmek için ayrı yerlere giderim. Tabii ki ikisi beraber olursa çok iyi ama her zaman mümkün değil. Yediğim en iyi yemekleri Uzakdoğu’da yedim. Sokak lezzetlerinde Bangkok bir numara. Tokyo tek kelimeyle muhteşem. Kore mutfağı da çok keyifli. Çorbaları müthiş ve masada yemeği paylaşmak çok önemli. Bize en çok benzeyen mutfak ise İspanya’da. Tapas ve meze kültürü aynı. Küçük ve lezzetli tabakları paylaşmak keyifli. Eğlenceye gelince kimse Güney Amerikan’ın eline su dökemez. Özellikle Kolombiya benim bir numaram. İnsanları bize çok benziyor. Her yerde dans ediyorlar ve içmeyi çok seviyorlar. En favori şehrim Medellin. Tavsiye ederim.

5- En Popüler mutfak?

Bu aralar en favori iki mutfak var. Birincisi her zamanki gibi Ege ve Akdeniz mutfağı. Ben Ege mutfağını bir adim önde görüyorum. Gayet hafif ve lezzetli. Paylaşmaya da son derece müsait. Birde tabii ki Japon mutfağı. Çok fazla ürün alternatifi var. Füzyon mutfağında Japonya’da doğdu, Sushiden kırmızı ete, sebzeden balığa tek kelimeyle muhteşem. Birde yanında güzel bir şişe Sake… Daha ne olsun?

6- En popüler içki?

Son zamanlarda Cin ve Mescal en popüler iki içki. Doya’da tam 235 adet değişik cin servis ediyoruz. Bu dalda Florida’da 1 numarayız. Kokteyl yapımına da çok müsait. Mescal yavaş yavaş Tekilanın yerini almaya başladı. Tadı çok daha baskın ve herkese göre değil ama çok popüler.

Miami Doya Restauran

7 – Trendleri kim belirliyor?

Trendleri kesinlikle tüketiciler belirliyor. Bizlerin görevi onları doğru ve kaliteli ürünlerle buluşturmak. İşlerini kolaylaştırmak. Tabii ki her ülkenin kültürüne göre bu değişiyor. Ancak tüketici kim ve nereden olursa olsun, bizlerin onlara sağladığı alternatifler ve yenilikler çok önemli. Yenilik, yenilik, yenilik…

8- Hayalindeki mekândan bahseder misin?

Ben Doya ile hayalimdeki mekanı sonunda yarattım. Her kültürden ve ülkeden misafirin aynı anda keyif alacağı bir işletme yarattım. Miami bunun için çok müsait. Özellikle Türk lezzetlerini yurtdışında tanıtabilmek çok önemli. Benim en çok sattığım kokteylin adı Bursa. En çok sattığımız yemek ise Adana Kebap. Bunu çok elit bir ortamda, Dünyanın her kösesinden gelen misafirlerimizin beğenisine sunmak muhteşem. Türk mutfağı gerçekten çok lezzetli. Saraylarımızdan bugüne, bence Dünyanın en zengin mutfaklarından bir tanesi. Son zamanlarda yetişmiş çok iyi şeflerimizle birlikte, yavaş yavaş istediğimiz noktaya da gelmeye başladı. Bende bu konuda üzerime düşen görevi başarılı bir şekilde yerine getirebildiğim için kendimi çok şanslı hissediyorum.

9- Müşteriyi bir görüşte analiz edebilir misin?

Genellikle evet. Herkesi analiz edebilecek bir kişinin olabileceğini düşünmüyorum. Ancak 30 yılı aşkın bir süredir, misafirlerimle bu kadar çok iç içe olmuş birisi olarak analiz kabiliyetim çok yüksek ve ortalamanın bir hayli üzerinde.

Miami Doya Restaurant

10 –Kariyerinden bahseder misin?

Bizim çocukluğumuzda Türkiye’de aşçılık okulları yoktu. Bende birçok yaşıtım gibi mutfağı ustalarımdan öğrendim. 2004 yılına kadar Türkiye’de birçok işletmem oldu. 2004 yılından bugün kadar Amerika’da Miami de yaşıyorum. South Beach Hotels Group adına 4 restoranım oldu. Daha sonra Mandolin Aegean Bistroyu kurdum. 3 sene önce Doya Restaurantı açtım. İlk 2 senemde arka arkaya Michellin Bib Gourmand ödülünü aldık. Amerika’nın en iyi 50 restoranı ödülü de bizim oldu. Başarılara Doyamayan bir şef ve yatırımcı olarak daha birçok ödülümüz var. İnşallah Şubat sonu gibi, Dünyadaki top 50 bar ödülünde alıyoruz.

Yılbaşı eğlencesi Acil Servis’de sonuçlanmaması için!

Yılbaşı eğlencesi Acil Servis’de sonuçlanmaması için!

Yeni yıla sayılı saatler kala yılbaşı gecesine yönelik planlar da şekilleniyor. Kimileri yeni yılı dışarıda karşılamaya hazırlanırken kimileri ise sevdiklerini kendi kuracakları yılbaşı sofrasında ağırlayacak olmanın heyecanını yaşıyor. Ancak dikkat! Gerek sofrada geçirilecek sürenin uzunluğu gerekse sofradaki yemeklerin lezzetli olması adına katkı maddeleri, yağ, şeker, tuz ve kalori oranlarında aşırıya kaçılabilmesi sağlık açısından bazı tehlikeleri beraberinde getirebiliyor! Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Nur Ecem Baydı Ozman “Yılbaşı sofralarında ölçüyü fazla kaçırmak mide ve bağırsak sorunlarına yol açarak gecenin hastanede acil serviste sonuçlanmasına neden olabildiği gibi, özellikle kalp damar hastaları ve diyabet hastalarında hayati risk oluşturabiliyor. Bu nedenle gerek tüketim miktarı gerekse yiyeceklerin içerikleri açısından dikkatli olmak gerekiyor” diyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Nur Ecem Baydı Ozman, sağlıklı bir yılbaşı sofrası için dikkat edilmesi gerekenleri anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Beslenme ve Diyet Uzmanı Nur Ecem Baydı Ozman

Sebze çeşitliliğini artırın

Yılbaşı sofralarınız için yapacağınız meze ya da salatalarda çok çeşitli sebzeler kullanın. Bu sayede kalori yoğunluğu düşük, besin değeri yüksek ve uzun süre tok tutan bu besinler tüketerek, yüksek kalori içeren, besin değeri düşük ürünlerden korunmuş olacaksınız. Yemeğe salata, sebze gibi seçeneklerle başlangıç yaparak iştahınızı kontrol altında tutabilirsiniz.

Proteine mutlaka yer verin

Yılbaşı sofranızda proteinlere mutlaka yer verin. Proteinlerin sindirim süresi uzundur ve sizi daha uzun süre tok tutar. Ana yemekte kırmızı et yerine hindi-balık gibi protein türevlerine ve yine meze olarak bakliyat salatası gibi bitkisel proteinlere yer vererek hem tok tutucu hem de sağlıklı proteinleri öğününüze eklemiş olursunuz.

Hafif mezeler seçin

Kızartarak yaptığınız ya da yoğun soslu, mayonezli mezeler hazım problemlerine yol açabileceğinden fırınlama yöntemini tercih edin. Böylece yılbaşı akşamını hem daha konforlu hem de daha az kalori alarak geçirebilirsiniz. Yine gıda zehirlenmelerinden korunmak için mezeleri taze olarak tüketmek, beklemiş olanları tercih etmemek büyük önem taşıyor.

Şeker ilavesiz, doğal içecekler tercih edin

Lezzetli sofraların eşlikçisi lezzetli içecekler yılbaşında da sofralarınıza renk katar. Ancak yoğun kalorili, şeker ilaveli hazır içecekler hem kalorisi hem de doğal olmayan içeriği ile sağlığınızı tehdit edebilir. Evde çeşitli meyveleri kaynatarak yapacağınız bir içecek hem sofranıza renk katar hem de sağlığınızı korumanıza yardımcı olur. Beslenme ve Diyet Uzmanı Nur Ecem Baydı Ozman “Kuru üzüm ve ayvayı kaynatarak biraz da tarçın kabuğu ve karanfil ekleyerek güzel bir içecek elde edebilirsiniz. Ayrıca en değerli içeceğimiz olan su tüketimine de yer verebilmek için sularınızı frenk üzümü,  taze nane gibi renkli meyvelerle ve sebzelerle aromalandırabilirsiniz” diyor.

Meyveli ya da sütlü tatlıları tercih edin

Yılbaşı sofraları tatlılarla taçlandırılsa da alınan yoğun kaloriler üzerine bir de yoğun şerbetli, hamurlu bir tatlı tercih etmek mide bağırsak sorunları, hatta uyku problemlerine dahi yol açabilir. Bu nedenle meyve tatlıları, sütlü tatlılar çok daha hafif seçenekler olacaktır.

pause sağlık

Kompleks karbonhidratları seçin

Pirinç ve beyaz un gibi basit karbonhidratlar kan şekerinizde dalgalanmalara neden olarak tok hissetmenizi engelleyebilir. Yılbaşı sofrasında yardımcı yemek olarak pirinç, beyaz unlu yiyecekler ve börek yerine bulgur, kara buğday, esmer pirinç gibi kompleks karbonhidratları sofranıza ekleyerek daha tok hissetmeyi ve dolayısıyla daha az kalori alımını hedefleyebilirsiniz.

Kuruyemişleri kontrollü tüketin

Kuruyemişlerin her zaman olduğu gibi yılbaşı sofrasında da kontrollü tüketilmesi gereken besinler arasında olduğunu vurgulayan Beslenme ve Diyet Uzmanı Ozman “Sağlıklı olduğu kadar yoğun yağ içeriği ve kaloriye sahip bu besinlerin de fazlası hazım ya da gaz problemlerine yol açabilir. Bu nedenle yaklaşık 1 avuç kuruyemişi tabağınıza alarak tüketmeye çalışın, paketten ya da kontrolsüz tüketimi engelleyin” diyor.

Sofraya aç oturmayın, yavaş yavaş yiyin

‘Nasıl olsa güzel bir sofraya oturacağım’ düşüncesiyle yılbaşı yemeğine çok aç halde başlamayın. Mümkünse 2-3 saat kadar önce 1 su bardağı kefir ya da 8-10 çiğ badem yanında sütlü bir kahve ile ara öğün yapın. Bu sayede yılbaşı sofrasında yediğiniz miktarları kontrol altında tutabilirisiniz. Sofrada yemeklerinizi yavaş tüketin ve iyi çiğneyin, bu sayede hem hazım problemlerinden kurtulmuş hem de çok daha az kalori almış olursunuz.

Martı Hotels & Marinas’ın tüm tesisleri “Sürdürülebilir Turizm Sertifikası” aldı

Martı Hotels & Marinas’ın tüm tesisleri “Sürdürülebilir Turizm Sertifikası” aldı

Türkiye turizminin köklü markası Martı Hotels & Marinas’ın 4 tesisi daha sürdürülebilir turizm çalışmaları ile Küresel Sürdürülebilir Turizm Konseyi’nden (GSTC) sertifika aldı.

Yılın ortasında Martı Myra ile ilk sertifikasını alan Martı Hotels & Marinas, bu kez Martı Resort, Martı La Perla, Martı Hemithea ve Güllü Konakları ile “Sürdürülebilir Turizm Sertifikası” almaya hak kazandı. Sürdürülebilirliği bir kültür haline getirmeyi kendine misyon edinen Martı Hotels & Marinas, tüm konaklama tesislerinde bu önemli sertifikayı alan sektörünün öncü ve örnek markalarından bir tanesi oldu.

Prontotour’dan rekor satış

Prontotour’dan rekor satış

Prontotour, 2024 yılında yurt dışının popüler rotalarını ve ülkemizin eşsiz güzelliklerini keşfetmek isteyenler için erken rezervasyonun ikinci dönemini başlattı. Farklı kültürleri ve coğrafyaları keşfetmek isteyenler, Türkiye’nin en deneyimli rehber kadrosuyla 87’den fazla ülkeye indirimli seyahat etme şansını yakalayabilecekler.

“Geçtiğimiz yıla kıyasla %70 artış yakaladık”

Ekim ayında başlattıkları erken rezervasyonun ilk döneminde büyük talep gördüklerini söyleyen Prontotour Pazarlama Direktörü Eda Onaran, “Erken rezervasyonun birinci dönemini başarıyla tamamladık. Tur paketlerimiz yoğun ilgi gördü. Geçtiğimiz yıla göre rezervasyonlarda yüzde 70 artış yakaladık. İkinci dönem kampanyamız yurt dışında yüzde 40, yurt içinde ise yüzde 50’ye varan indirimlerle devam ediyor. Sadece uçak bileti fiyatına pek çok tur sunuyoruz. Rezervasyonlarını erken yapan misafirlerimiz de seyahatlerini daha avantajlı hale getiriyor” dedi.

 

Prontotour’da İtalya, İspanya, Orta Avrupa, Benelüks, Balkanlar gibi klasikleşmiş Avrupa rotalarının yanı sıra son yılların yükselen yıldızı Mısır öne çıkıyor. Dubai, vizesiz coğrafyalar, muhteşem cruise rotaları, Uzak Doğu programları ve yüzde 50 indirimli Türkiye ve Kıbrıs otel seçenekleri erken rezervasyon döneminde tatilcinin yüzünü güldürüyor.

Yurt içi kültür turlarında başta Kapadokya, GAP, Doğu Karadeniz, Turistik Tren turları olmak üzere pek çok seçenek bulunuyor. Dünyanın egzotik yerlerini, seçkin kumsalları, tarihin izlerini taşıyan eğlence dolu şehirleri ve Türkiye’nin kültür hazinelerini keşfedebilirsiniz.

Yeni yıl sofralarını Pizza Hut ile şenlendirin

Yeni yıl sofralarını Pizza Hut ile şenlendirin

Birbirinden güzel çeşitleriyle farklı tatlar sunan Pizza Hut, şeflerin özenle hazırladığı pizzaları ile yeni yılı karşılamaya hazırlanıyor.

Pizza Hut, yeni yılda da damakları şenlendiren enfes lezzetlerini sevenleriyle buluşturuyor. Türkiye’ye pizzayı sevdiren Pizza Hut, her zevke hitap eden 18 farklı pizza seçeneği, birbirinden leziz yan ürünleri ve çeşitleriyle yılbaşı sofralarını taçlandırıyor.

İçeriğindeki özel pizza sosu, Pizza Hut’a has minik kebap topları ve mozarella peyniri ile farklılaşan Süper Supreme tadına hayran bırakırken, tam 12 malzemeli Superboll dolu dolu malzemesiyle adeta bir lezzet şöleni sunuyor.

Pizza Hut’tan, 25 Aralık – 7 Ocak tarihleri arasında geçerli olan bu muhteşem kampanya, web sitesi ve mobil uygulamasından yapılan ’YENIYIL’ kodlu 200 TL ve üzeri siparişlerde 50 TL indirim imkânı sunuyor.

Yeni lezzet durağı By Marcel

Yeni lezzet durağı By Marcel

Yeniköy’ün en konsept mekanı By Marcel, adeta bir lezzet serüveninin kapılarını aralıyor. Azur bünyesinde açılan By Marcel, taptaze ve iştah kabartıcı mezeleri, birbirinden lezzetli menüsü ile dikkat çekiyor.

By Marcel

Dana ciğer

Şef Mert Şeran’ın önderliğindeki mekân, kuşaktan kuşağa aktarılan meyhane sanatını en ince detaylarıyla sunuyor. Mevsime özgü yöresel lezzetler ve özgün mezeler, taze malzemelerle ustalıkla harmanlanarak sunuluyor. Her bir lezzet, özenle seçilen malzemelerle ve geleneksel pişirme yöntemleriyle hayat buluyor.

By Marcel

Kalamar Tava

Nostalji eşliğinde felekten bir gece çalmak isteyenler için harika bir seçim olan mekânda hem ara sıcaklar hem de mezeler tüm misafirlerden tam not alıyor.

Tereyağlı Koç Yumurtası

Tereyağlı Koç Yumurtası

Keyifli sohbetlere arka fonda çalan Türk ve Yunan ezgileri eşlik ederek meyhane kültürünü doyasıya yaşatıyor. Yeniköy’ün ruhuna uygun mimarisiyle göze çarpan mekânın,  ahşap işçiliğinin yarattığı recycled hissi samimi atmosferini destekliyor.

Kokoreç Tava

Paçanga böreği, kıymalı humus, tereyağlı koç yumurtası, Arnavut ciğeri, kalamar tava, Izgara kokoreç, topik, muhammara, lakerda, uskumru çirozu, beyin söğüş gibi birbirinden farklı lezzetler, mezelerin zirvesini oluşturuyor. Ardından gelen ana yemek seçenekleri arasında en gözde olanı, tercihe göre sunulan sac kavurma ile damakları şenlendiriyor. Tatlı konusunda da iddialı olan mekân, kabak tatlısı ceviz, şekerpare, bal kaymak ve cevizli muz tatlısı, helva gibi seçeneklerle tatlı hayranlarını mest ediyor.

Kronik bel ağrıları RFA yöntemi ile hafifletilebilir

Kronik bel ağrıları RFA yöntemi ile hafifletilebilir

Kronik bel ağrısını hafifletmek için kullanılan tıbbi bir işlem olan Lomber Radyofrekans Ablasyonu’nun (RFA),  özellikle alt sırt veya bel (lomber) bölgesindeki ağrıları hafifletmek için uygulandığını belirten VM Medical Park Ankara Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Onur Akarca, “RFA ilaç, fizik tedavi gibi yöntemler ile geçmeyen ağrılar için kullanılabilecek bir metottur” dedi.

VM Medical Park Ankara Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Onur Akarca, Lomber Radyofrekans Ablasyonu tedavisi hakkında bilgilendirmede bulundu. RFA yönteminin ne olduğundan bahseden Op. Dr. Akarca, “RFA, eğitimli bir tıbbi profesyonel tarafından gerçekleştirilen minimal invaziv bir işlemdir. Radyofrekans enerjisinin ürettiği ısıyı kullanarak, bel bölgesinden beyne ağrı sinyallerini ileten sinirleri hedef alır ve bozar. İlaç ve fizik tedavi gibi yöntemlerle geçmeyen ağrılar için kullanılabilecek bir metottur” diye konuştu.

Op. Dr. Onur Akarca

Op. Dr. Onur Akarca

RADYO FREKANS ENERJİSİ UYGULANIYOR

İşlemin nasıl yapıldığını anlatan Op. Dr. Akarca, “İşlem sırasında özel bir iğne, görüntüleme (röntgen) rehberliğinde etkilenen bölgeye yerleştirilir. İğne doğru bir şekilde konumlandığında, sinir dokusuna termal bir lezyon oluşturmak için radyo frekans enerjisi uygulanır. Bu durum sinirlerin beyne ağrı sinyali gönderme yeteneğini bozar” şeklinde konuştu.

ORTA VE UZUN VADEDE RAHATLAMA SAĞLAYABİLİR

Lomber RFA’nın amacının kalıcı bir tedavi sunmak değil, uzun süreli ağrı rahatlaması sağlamak olduğunu belirten Op. Dr. Akarca, “Yöntem orta ve uzun vadede rahatlama sağlayabilir. RFA, hastanın aynı gün evine gidebileceği ayaktan yapılan bir işlemdir. Lomber RFA’nın faydaları azalan ağrı, artan hareketlilik ve ağrı kesici ilaçlara olan ihtiyacın azalmasıdır. Ayrıca hastanın fizik tedavi ve diğer rehabilitasyon programlarına katılma yeteneğini artırabilir” dedi.

VM Medical Park Ankara Hastanesi

UZMAN HEKİME DANIŞMAK ÖNEMLİ

Genellikle güvenli kabul edilse de herhangi bir tıbbi işlem gibi RFA’da potansiyel riskler ve komplikasyonlar olabileceğini söyleyen Op. Dr. Akarca, “Bunlar arasında enfeksiyon, kanama, sinir hasarı veya geçici ağrının kötüleşmesi bulunabilir. Bu riskleri sağlık uzmanınızla tartışmak önemlidir. İşlemden sonra, hastalar genellikle iyileşmeyi en üst düzeye çıkarmak ve ağrı rahatlamasını sürdürmek için fizik tedavi ve rehabilitasyon geçirirler. Unutmayalım ki, RFA’nın bir tedavi seçeneği olarak uygunluğu, kişinin rahatsızlığının derecesine bağlıdır. Bu yüzden hastanın hekimine başvurarak detaylı muayene olması mutlaka gereklidir” diyerek açıklamalarını sonlandırdı.

Kerem Bürsin Züber’le gerçeğin peşinde

Kerem Bürsin Züber’le gerçeğin peşinde

Züber’in kısa film tadındaki ilk reklam filminin yüzü sevilen oyuncu Kerem Bursin oldu. Markanın reklam filmi ve yeni mottosu için kamera karşısına geçen Kerem Bürsin, ‘Gerçek tatlar neye benziyordu?’ diyerek insanları tükettiğimiz gıdalardaki gerçeği yeniden keşfetmeye davet ediyor.

Kerem Bürsin’in yer aldığı reklam filminde Züber, sevilen ürünleri Noutos, Granola Bar, Lokma, Meyveli ve Protein Barlar ve yeni kaşıklamalık ürünü Züber Fındık Kreması’na yer verdi.

Reklam Künyesi:

Reklamveren: ZÜBER

Reklamveren Temsilcileri: Nailcan Kurt, Görkem Özer, İlknur Sözer, Yaren Akkaya

Reklam Ajansı: Senfonico

Reklam Ajansı Temsilcileri: Tolga Esin, Canmert Koral, Aykut Keskin, Serhat Arapoğlu

Kreatif Direktörler: Alperen Altınöz, Dilara Çançar, Caner Tuncel, İrem Bayam, Sefa Can Kıvılcım, Zahit Yavuz

Strateji Ekibi: Pamir Gündüz, Kübra Aksoy

Ajans Prodüktörü: Beray Odabaşı

Müşteri İlişkileri Ekibi: Selen Keskin, Orçun Öncel, Oğuz Dağçakrak

Sosyal Medya Ekibi: Yağmur Başkesik, Yağmur Koyuncu, Gamze Şendil

Prodüksiyon Şirketi: Cornerman & Tolan Film

Yönetmen: Altuğ Gültan & Burak Aksoy

Senaryo: Altuğ Gültan

Executive Producers: Algan Gültan & Filiz Emre

Producer: Barış Tosun

DOP: Barış Aygen

Art Director: Meltem Tolan Coşkun

Post Şirketi: Fine Cut & Tolan Film

Edit Director: Burak Aksoy

Müzik: FFW

Fotoğraf Yapım Şirketi: Oksijen

Fotoğrafçı: Koray Parlak

Tedavisinde sıklıkla ‘kapalı bypass’ yöntemi tercih ediliyor

Tedavisinde sıklıkla ‘kapalı bypass’ yöntemi tercih ediliyor

Ülkemizde yaşam kayıplarının yüzde 33’ünü oluşturan kalp krizi tüm dünyada görülen ölüm nedenleri arasında ilk sırada yer alıyor. Oysa ki araştırmalar bazı yaşam tarzı değişiklikleriyle bu riskin azaltılabildiğini ortaya koyuyor. Özellikle içinde bulunduğumuz kış mevsimi kalp damarlarının daralmasına ve tansiyonu yükselterek kalbin hızlı atmasına yol açtığı için Acıbadem Altunizade Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Hasan Karabulut soğuk havalarda daha temkinli olunmasını tavsiye ediyor. Kalp krizi, ‘koroner arterlerin tıkanması ya da aşırı daralması sonucu kalp kasına giden kan akışının durması’ olarak tanımlanırken, ülkemizde ölümlerin yüzde 33,4’ü kalp damar hastalıklarından kaynaklanıyor. Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Hasan Karabulut, erkeklerde daha sık görülse de, ‘Kalp hastalığı erkek hastalığıdır’ bilgisinin doğru olmadığını belirtiyor. Kadınlarda koroner kalp hastalığının meme kanseri ve diğer hastalıklardan daha sık görüldüğünü ve erkeklerde olduğu gibi bir numaralı ölüm nedeni olduğunu söylüyor. Hatta ilk kalp krizinde ölüm riskinin, kadınlarda erkeklerden 2 kat daha fazla olduğunu sözlerine ekliyor.

Prof. Dr. Hasan Karabulut

Prof. Dr. Hasan Karabulut

Hatalı yaşam alışkanlıklarına dikkat!

Kalp krizine yol açan etkenlerin bazıları değiştirilebilir, bazıları ise değiştirilemez risk faktörleri olarak değerlendiriliyor. ‘Genetik yatkınlık, cinsiyet, ileri yaş, diyabet ve stres’ değiştirilemeyen risk faktörlerinin başında geliyor. Diyabet hastaları sadece koroner kalp hastalığı değil felç, kalp krizi ve ani ölüm açısından da daha riskli grupta yer alıyor. Yaş ilerledikçe risk artıyor, ancak sağlıksız ve düzensiz beslenme, hareketsiz yaşam, sigara ile alkol tüketimi ve yoğun fiziksel aktiviteler günümüzde ani kalp krizinin erken yaşlarda ortaya çıkmasına neden oluyor. Ayrıca yapılan çalışmalar yoğun iş temposu ve stresin kalp hastalıklarının gelişimini ve kalp krizini tetiklediğini gösteriyor.

Soğuk hava kalp krizini tetikleyebiliyor!

Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Hasan Karabulut, bununla birlikte havaların soğumasının da kalp sağlığını olumsuz etkilediğine değiniyor. Soğuk ve rüzgarlı hava kalp damarları üzerinde özellikle mevcut olan ve klinik olarak belirti göstermeyen bir damarı daha da daraltarak ve tansiyonu yükseltip kalp hızını artırarak kalp krizini tetikleyebiliyor. Bu nedenle özellikle kalp rahatsızlığı bulunan kişilerin soğuk havalarda yaşam alışkanlıklarına dikkat etmeleri büyük önem taşıyor.
İlk yapılması gereken sigarayı bırakmak

Değiştirilebilir risk faktörlerine baktığımızda ise ‘sigara, hipertansiyon, obezite, kolesterol ve hareketsizlik’ göze çarpıyor. Sigara içen kişilerde kalbe giden oksijen azalıyor; kan basıncı, kalp hızı ile kanın pıhtılaşması artıyor. Dolayısıyla kalp damar hastalıklarının azaltılması ve önlenmesinde ekarte edilmesi gereken ilk risk faktörü sigara oluyor. Toplumda hipertansiyonu olan hastaların neredeyse yarısı bundan habersiz oldukları için zaman zaman kan basıncının ölçtürülmesinde fayda olduğu vurgulanıyor, zira hipertansiyon koroner arter hastalığının en önemli risk faktörlerinden biri. Çağımızın önemli hastalıklarından obezitenin tedavi edilmesi ve kan yağlarının, yani kolesterolün düşürülmesi yine kalp krizi riskini azaltıyor. En az bunlar kadar önemli bir risk faktörü de hareketsiz yaşam tarzı olarak kabul ediliyor.

Acıbadem Altunizade Hastanesi

Anjiyo ile stent takılması en yaygın yöntemlerden

Günümüz tıp tekniklerinin her geçen gün geliştiğini ifade eden Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Hasan Karabulut, kalp krizinin pek çok farklı tedavi yöntemi bulunduğunu anlatıyor. Buna göre, kalp krizi geçiren hastaya en kısa sürede koroner anjio yapılarak, kalp krizine neden olan tıkalı damara stent yöntemi uygulanabiliyor. Stent yöntemi kalp damarlarına yerleştirilen küçük, süzgeç benzeri bir halka ile kan akımını tekrar sağlıyor. Eğer hastada çok damar hastalığı varsa, tıkalı ve kalp krizine neden olan damara balon işlemi gerçekleştirilip geçici bir kan akımı sağlanıyor. Hasta acil olarak koroner bypass cerrahisine yönlendiriliyor.

Minimal invaziv bypass ile tüm tıkalı damarlar açılıyor

Açık kalp ameliyatı ile veya atan kalpte göğüs atardamarı, kol atardamarı ve bacaktan alınan toplardamarlar ile yeni bir yol oluşturularak, tıkalı damara kan akımının tekrar sağlanmasını gerçekleştiren operasyonlara ‘koroner bypass ameliyatı’; eğer kapalı yöntem uygulanırsa buna da ‘minimal invaziv bypass ameliyatı’ deniliyor. Standart bypass cerrahisinde hastanın göğüs kafesi açılarak tıkalı olan damarların ötesine bypass işlemi uygulanırken minimal invaziv cerrahide ise hastanın sol göğsünde dördüncü kaburga aralığına denk gelen bölgeden 3-4 cm civarında bir kesi yapılarak kalbe ulaşılıyor ve hastanın ihtiyaç duyulan tüm tıkalı damarlarına bypass işlemi uygulanıyor. Prof. Dr. Hasan Karabulut, bu tekniğin faydaları hakkında, “Hastanın göğüs kemiği kesilmediği için kemik kaynama problemi ortadan kalkar. Yara yeri enfeksiyonu görülmez. Akciğer problemlerinin görülme sıklığı çok düşüktür. Kesi küçük olduğu için kanama miktarı azalır. Hastanın hastanede ve yoğun bakımda kalış süresi kısalır. Bu sayede hastanede uzun yatışa bağlı gelişebilecek komplikasyon oranları azalır. Hastalar hızlı bir şekilde günlük ve iş yaşamlarına dönebilir” diyor. Kapalı ameliyat uygulanabilecek tüm hastalara robot destekli bypass da yapılabiliyor.