Yazılar

Kilo vermek isteyenler ‘Yo-yo sendromu’na dikkat!

Kilo vermek isteyenler ‘Yo-yo sendromu’na dikkat!

Fazla kilolarından kurtulmaya çalışanların çok sık başına gelir; yağdan değil kaslardan vermek! Zira kilo vermek için yapılan kalori kısıtlı diyetler yeterli protein içermiyorsa azaltılan enerji kaslardan karşılanıyor ki bu da kas kaybına yol açıyor. Acıbadem Maslak Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Fatma Turanlı “Sağlıklı kilo verme hızı ayda 3-6 kg. arasında değişir. Kilo verme hedefini çok yüksek tutarak dengesiz ve çok kısıtlı beslenmek kas kaybına neden olur; bu da metabolizma hızının yavaşlamasına, vücut direncinin ve performansının azalmasına, yorgunluk ve halsizlik gibi şikayetlere, yaşam kalitesinin düşmesine yol açar.  Üstelik ‘yo-yo sendromu’ da kaçınılmazdır yani hızlı verilen kilolar hızla geri alınır. Bu nedenle doğru ve kalıcı kilo kaybı için mutlaka egzersizle desteklenen, kişiye özgü planlanmış beslenme programı uygulanması gerekir” diyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Fatma Turanlı yağdan kilo vermenin 6 püf noktasını anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Beslenme ve Diyet Uzmanı Fatma Turanlı

Beslenme ve Diyet Uzmanı Fatma Turanlı

Doğru beslenin

Her bireyin farklı metabolik yapıları ve yaşam şekli olduğundan öncelikle kişiye uygun ve sürdürülebilir beslenme şeklinin bulunması sağlıklı kilo kaybında kritik önem taşıyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Fatma Turanlı “Sağlıklı kilo kaybının hedefi yeterli protein tüketerek kas kütlesini koruyup yağdan vermektir. Yağ kaybı alınan kalorinin harcanan kaloriden daha olduğu dengeli diyetlerle mümkündür. Günlük alınan gıdaların porsiyon kontrolünü yapmak, açlık tokluk sinyallerine dikkat etmek, yemek seçimlerini daha sağlıklı gıdalardan yapmak önemlidir” diyor.

İyi karbonhidrat tüketin

Vücut yağ oranı yanlış karbonhidrat tüketimiyle artıyor. Fazla tüketilen şeker, şekerli içecekler, pasta, kek, bisküvi gibi hızlı kana geçip insülin salgısını hızlı artıran gıdalar, harcanandan fazla kalori alımı ve hareketsiz (sedanter) yaşam vücutta yağ oranını artırıyor. Yağ kaybının sağlanması için beslenmeden tamamen karbonhidratları çıkarmanın doğru olmadığını belirten Dyt. Fatma Turanlı şöyle konuşuyor: “İyi karbonhidratlar olarak sayılabilecek yulaf, bulgur, kinoa, karabuğday, çavdar ekmeği gibi gıdalar hem içerdikleri lif, vitamin ve mineraller açısından hem de tokluk hissini artırdıkları için diyet programlarında düşük porsiyonlarda yer almalıdır. Şeker ve şekerli içecek ve yiyeceklerden uzak durulmalıdır.”

Düzenli egzersiz yapın

Zayıflama sürecinde uygulanan diyetin mutlaka egzersizle desteklenmesi gerekiyor. Düzenli egzersiz kaybedilen kilonun daha çok yağdan verilmesine yardımcı olurken, insülin duyarlılığı ve metabolizma üzerinde olumlu etkiler sağlıyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Fatma Turanlı “Kardiyo egzersizler yağ yakımı açısından önerilir, uygun ağırlık veya direnç egzersizleri de kas kütlesini artırmak için önemlidir. Günlük adım sayısının 5000 adım altında olmamasına, haftada 3 gün 45-50 dak. yürüyüş yapılmasına dikkat edilmelidir. Yapılacak egzersiz programları kişiye uygun olacak şekilde uzmanı tarafından planlanmalıdır. Yanlış yapılan egzersizler sorunlara, sakatlanmalara yol açabilir” diyor.

Bu besinlere sofranızda yer verin

Beslenme ve Diyet Uzmanı Fatma Turanlı, kilo vermek için mucize yaratan gıda veya içecek olmadığını, bazı besinlerin ise kilo vermeye yardımcı olabileceğini belirterek bu besinleri şöyle açıklıyor: “Yeşil çayda kateşinler, kafein, acı biberde kapsaisin, ananasta bromelin gibi bileşikler metabolizma hızını artırır. Tarçın krom içeriği ile insülin etkinliğini artırmaya yardımcı olur, tatlı yeme isteğini azaltır. Brokoli, kereviz, lahana gibi posa ve mineral vitamin içeriği yüksek sebzeler tokluk hissini artırmaları ve bağırsak çalışmasına yardımcı olmaları dolayısıyla günlük beslenme programına ilave edilmelidir.”

Beslenme ve Diyet Uzmanı Fatma Turanlı

Yeterli ve düzenli uyuyun

Yetersiz uyku büyüme hormonu salınımını olumsuz etkilerken bu da protein sentezini ve dolayısıyla kas yapısını bozabiliyor. Vücudun günde 7-8 saat uykuya ihtiyacı olduğunu belirten Turanlı şöyle konuşuyor: “Yetersiz düzeyde uyku kortizol seviyesinde artışa neden olabilir. Yapılan bilimsel çalışmalarda; kortizol düzeyi yüksekliği obezite, insülin direnci ve vücut yağ oranı artışıyla ilişkilendirilmiştir. Kaliteli uyku mutluluk ve dinlenmiş bir vücutla güne daha enerjik başlanmasını sağladığından bu da egzersiz yapma performansını artırır, iştahın kontrol altına alınmasını kolaylaştırır.”

Mutlaka günde 10 bardak su için

Vücudumuzun en temel ihtiyacı olan suyun özellikle kış aylarında yeterince tüketilmediğini, kahve ve çay gibi içeceklerin ise kesinlikle suyun yerine geçmediğini vurgulayan Beslenme ve Diyet Uzmanı Fatma Turanlı “Metabolizmanın düzenli çalışması, elektrolit dengesi, vücuttan toksin atılması ve kana geçen besin ögelerinin vücutta taşınması gibi önemli işlevleri olan su yeterli alınmadığında dehidratasyon denilen susuzluk meydana gelir. Dehidratasyon kişinin yorgun, performansı düşük ve stresli hissetmesine yol açar, hormonal işleyisi etkiler, dolaylı olarak da enerji harcanmasını yavaşlatır. Bu nedenle kilo vermek için 10 bardak su içilmesi temel koşuldur” diyor.

Las Palmas Katnavalı, Drag Queen Galası

Las Palmas Katnavalı 26- ocak 18 şubat 2024

Rio de Janeiro Karnavalı’na rakip olacak şekilde her yıl düzenlenen bir etkinliktir. Göstericiler gösterişli kostümlerle dans ederek adanın en eski şenliklerinden birine renk ve zenginlik katıyor. Karnaval Las Palmas’ta son beş yüzyıldır öyle ya da böyle kutlanıyor. Las Palmas Karnavalı, 1998’de İspanya’da ilk kez düzenlenen Drag Queen Galası’nın en abartılı ve teatral olanlarından biri olduğu bir Gala ve Karnavallar dizisidir. En iyi kostümler için yarışmalar var ve şanslı bir kazanan Karnavalın Kraliçesi olarak taçlandırılıyor. Büyük Karnaval Geçit Töreni geçtiğimiz Cumartesi günü yapılıyor ve 7 kilometreden fazla bir rota izliyor.

Maksimum Hatırlanan Reklamlar…

Maksimum Hatırlanan Reklamlar…

CHP-CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMİ 2023-SANA SÖZ YİNE BAHARLAR GELECEK

AKP-TÜRKİYE YÜZYILI

TRENDYOL İLGİLİ AY İNDİRİMLERİ 2023

A101 MARKET-GENEL

A101 MARKET-MÜGE ANLI-ALIŞKANLIKLARA MEYDAN OKUYORUZ

CHP-HAYDİ TÜRKİYE

AKP-SEÇİM 2023-DOĞRU ZAMAN DOĞRU ADAM-GENEL

TRENDYOL-ONLINE ALIŞVERİŞ

A101 MARKET-MÜGE ANLI-GENEL

YEMEK SEPETİ-GENEL

SANA SÖZ YİNE BAHARLAR GELECEK

Televizyon reklamları, toplumun kültürel yapısını etkileyen, markalar arasındaki rekabeti kızıştıran ve ünlülerin katkısıyla tüketici davranışlarını şekillendiren güçlü bir pazarlama aracıdır. Reklam filminde marka hikayesi, müziği, ünlüsü tarafından sunulan multi içerik izleyicinin aklında hatırlama, tercih etme gibi yerleşkelere sahiptir. Bu izlemeler neticesinde biz de Maksimum Hatırlanan Reklamların sıralamasını sorduk. Dünyanın lider araştırma şirketi olan Ipsos verileri üzerinden bu sıralamayı sizlere sunmak istedik.

 2023’de maksimum hatırlanan 10 reklamı incelendiğinde, önceki yıllardan farklı olarak seçim iletişimlerinin belirgin bir şekilde öne çıktığı gözlemleniyor. Türk izleyicisi bu sene Şubat depremi ve Cumhurbaşkanlığı seçimleri gibi önemli olaylarla da meşguldü. Bu durum, seçim reklamlarının listedeki ağırlığını da anlamlandırılmasını sağlıyor.

TRENDYOL

İzleyicilerin dikkatinin büyük bir kısmını Türkiye’nin gündemi oluştururken, buna rağmen bazı reklamların hala izleyicilerin hafızasında önemli bir yer edindiği görülmekte.  Özellikle A101-Müge Anlı-Alışkanlıklara Meydan Okuyoruz reklamı, 2023’ün öne çıkan kampanyalarından biri olarak belirginleşti. Kampanyanın detaylarına dikkatlice bakıldığındaa101

–        Yaratıcı Deneyim: Müge Anlı uzun zamandır A101 markası ile iş birliği içerisinde. A101, televizyon sunucusu ve gazeteci Müge Anlı’nın popülerliğinden yararlanırken, aynı zamanda A101’in marka değerine ve imajına da katkı sağlıyor. Reklamın “Alışkanlıklara Meydan Okuyoruz” sloganı, tüketicilerin alışveriş alışkanlıklarını sorgulamalarını, belki de kendilerinden parça bulmayı kolaylaştırıyor.

–        Empati & Uyum: Müge Anlı, genellikle dürüstlüğü, adaleti ve toplum hizmetini temsil eden bir kişi olarak tanınıyor. Bu nitelikler, A101’in “Alışkanlıklara Meydan Okuyoruz” mesajı ile uyumlu bir şekilde birleşiyor böylece tüketiciye ucuz ama kaliteli ürünler alabileceği mesajını iletebiliyor.

–        Yaratıcı Fikir: Reklam, tanıttığı ürünler ve ‘meydan okuma’ temasıyla tüketicileri bilgilendiriyor ve güçlü söylemi ile rakiplerinden ayrıldığını iddia ediyor.

Tarihin izleri

Hayri Güneş “Başarı önümüze altın tepsi ile sunulmadı”

Hayri Güneş “Başarı önümüze altın tepsi ile sunulmadı”

Almanya, Hırvatistan ve Türkiye başta olmak üzere birçok ülkede yatırımları olan Grand Group onursal başkanı Hayri Güneş ile bir araya geldik. Hayri Güneş yeni projeleri ve şirketleri ile ilgili gelecek planlarını bizimle paylaştı.

Grand Group

Merhabalar Hayri Güneş’i biraz tanıyabilir miyiz? Kariyerinizden biraz bahseder misiniz?

Merhabalar. Almanya’da 1980 Yıllarında ilk ticari hayatıma yaşadığımız bölgede bir Türk marketi açarak başladım. O zamanın zor şartları altında kısa sürede bölgenin tüm ihtiyaçlarını karşılayan en iyi marketler arasındaydık. İşte tamda o zaman kariyerimizin başarısına ilk adımı atmış oldum.

Grand Group nasıl ortaya çıktı?

Yılların tecrübesi deneyimi ile 1980 yıllarından başlayan ilk ticari deneyimimiz ile yola çıkarak Türk marketinin kabul görmesinden sonra, kısa süre içinde Antalya Kemer’de İlk Müzikli Taverna ve Pansiyon oteli aldım. Müziğe ve sanata karşı ayrı bir hassasiyet beslediğim için öyle bir karar almıştım. Daha Sonra 1990 yıllarında ilk Grand Şirketler Grubunun temelini oluşturdum.

Grand Group izlediği yolda çok zorluk yaşadı mı?

Muhakkak hayatta başarılı olan her yolun başında çok zorluklar vardır. Başarı önümüze altın tepsi ile sunulmadı. Ama her zorluğun arkasında başarı hepimiz için kaçınılmaz bir gerçektir.

Grand Group

Grand Group’un Avrupa’da birçok başarılı işlere imza artığını biliyoruz. Onursal başkan olarak yine bu başarılarda imzanız var mı?

Elbette ki bir binayı yaparken ilk temel atılır, atılan temeliniz sağlamsa yıkılmadan devam eder. İş hayatımdaki titiz ve disiplinli duruşumla hep değişimi gözetleyen, sürekli yenilenen ve büyüyen bir şirketin her başarısında muhakkak imzamız mevcuttur.

Projeleriniz birçoğunun başında oğlunuz aynı zamanda yönetim kurulu başkanı olan Hayrettin Güneş var. Nasıl hazırladınız kendisini?

Hayrettin Güneş yani oğlum, henüz 14 yaşındayken onu işlerimizin başında muhasebe işlerini yönetmesi konusunda yetiştirmeye başladım. Azimli istekli kararlı ve çok çalışkan bir yapıya sahip olması bizim için hem gurur hemde şans oldu diyebilirim. 14 yaşından itibaren disiplinli iş hayatının sonucu olarak Şuan da gelmiş olduğumuz konumdayız.

Şirketiniz aile şirketi babadan oğula, aile bağlarınız nasıldır?

Şirketimiz bir aile şirketi herkesin sorumlu olduğu bir bölge ve daha güçlü olduğu konumlar olarak herkes kendi alanında güçlü olan bölgeyi yöneterek devam ediyoruz.  Oğullarım Mehmet Güneş, Hayrettin Güneş , kızım Filiz Erdikici damadım Ender Erdikici  ve gelinim Ewa Güneş işlerin başında işlerini en layığı ile tam bugünlerimize taşımakta çok büyük emekleri var. Benim hep bir vazgeçilmez bir gerçeğim var, yani eskiden 1 taşta 2 kuş vurabilmek için çaba gösteriyorduk, fakat Şuan teknolojik bir çağdayız dolayısı ile çocuklarımın yada torunlarımın bu teknolojiyi çok iyi kullanarak 1 taşta 8 kuş vurmaları gerektiğine inanıyorum. Yani şirketin şuan ki halini gün geçtikte üstüne koyarak devam etmesini sağlanmaları gerekiyor. Ve inancım sonsuz

Grand Group

İş hayatında en dikkat ettiğiniz unsurlar nelerdir?

Benim en vazgeçilmezlerim önce güven sonra disiplin ve saygı olmazsa olmazlarım. En tahammül edemediğim şey ise yalan. Asla affetmem yalanı. Dolayısıyla başarımın sırları bunlarda gizlidir diyebilirim.

Para başarıyı getirir mi?

Öyle bir zamandayız ki parasız hiçbir şey olmaz. Para olmadan başarıyı sağlamak muhakkak zor. Ama para ile birlikte akıl, inanç, irade, zeka, kararlılık da şart olan paranızı kullanmayı bilmezseniz eğer para olmaktan ileriye gidemez. Her şeyin başı cesaret…

Global bir şirket olmak için en önemli kural nedir?

İş hayatınızda disiplinli bir ortam yaratamazsanız eğer bir şirket olamazsınız dolayısıyla her şeyin başında disiplin geliyor benim olmazsa olmazlarım bu yüzden en önemli kural disiplin…

Grand Group

Hobileriniz varsa bunlar nelerdir?

Hayvanları çok seviyorum hatta onlarla ilgili hem Antalya’da hem de Almanya’da kendime özel çiftliklerim var. Boş zamanlarımda vakit geçiriyorum ve bu bana ciddi anlamda çok huzur veriyor. Öyle çok özel hobilerim var diyemem.

 Pahalı zevkleriniz var mıdır?

O yani çok pahalı zevklerim var diyemem çünkü ben ilk Almanya’ya sadece tahta bir çantayla geldim dolayısıyla o zor şartlarda yaşadığımız hayatı kolay harcayarak yaşamayı sevmediğim için özel zevklere zaman ayırmıyorum sadece araba tutkunluğum var onu da en çok hangisini seviyorsam almayı tercih ediyorum.

Bu uzun yolda en büyük destekçileriniz kimler oldu?

Çok güzel bir söz var her başarılı erkeğin arkasında başarılı bir kadın vardır başarımın büyük çoğunluğunu hayat arkadaşıma çocuklarımın annesi Müyese Güneş’e borçluyum. Çok vefalı bir insan öyle bir zaman olurdu çocuklarımızı tek başına bırakıp çalışmak zorunda kalırdık ya da bir süre Antalya’da akrabalarımızın yanına bırakırdık tanımadığımız alman dostlarımıza bırakırdık ve bu özveriyle iş hayatımızı onun desteğiyle buralara kadar taşıdık.

Grand Group

Yeni bir şirket kuran girişimcilere tavsiyeleriniz neler olur?

Ticarette başarı kesinlikle cesaretle orantılıdır eğer cesaretiniz varsa ticarette her zaman başarılı olursunuz korkmadan bir şeye cesaret Edip o işi başarıya kavuşturmak için mücadele etmelisiniz ben şimdiki gençlere torunlarıma hep vasiyet olarak şunu söylüyorum teknoloji bir Çağ’dasınız bu teknolojiyi çok iyi kullanan insanlar oturdukları yerde dahi oturarak para kazanırlar hem cesaret hem zeka şu anda en önemli faktörler.

Hayri Güneş nasıl bir babadır?

Çok disiplinli bir babayım. Çok sert ama çokta babacan yüreği yumuşak. Çocuklarıma karşı bazen sevgimizi hissettiremezsek gösteremezsek de hep içimizde besleyerek büyüdük. Çünkü şartlarımız gereği öyle olması gerekiyordu. Ama bunun en iyi cevabı sanırım evlatlarım da… Bu sorunun cevabını onlara sorun.

Başarıda ailenin önemi nedir?

Aile her şeydir. Eğer ticarette ailenizden destek alamazsanız kolay kolay başarı elde edemezsiniz. Bu yüzden başarı da ailenin faktörü çok yüksek. Şu anda başarılı olmamızın en büyük nedeni birlik ve beraberliğimiz içerisinde yürüttüğümüz bir düzen.

Grand Group

Grand Group’u ileride torunlarınız da yaşatsın ister misiniz? Bu durumdan gurur duyar mısınız?

Tabi ki de gurur duyarım. Ben bir yaptıysam torunlarım üzerine on koyarak devam etmeleri gerekiyor. Bu onlara vasiyet değil “Emirdir” Her zaman söylerim çünkü biz kolay şartlarda şirketi bu hale getirmedik çok zor zamanlarımız ödediğimiz bedeller oldu dolayısıyla torunlarımız da bayrağı başarıdan başarıya taşıyarak devam etmeleri gerekiyor.

Hayri Bey üç kelimeyle kendinizi anlatın desek?

Disiplinli, cesaretli ve azimli…

Grand Müzik’le alakalı bir düşünceniz var mı? 

Hayatım boyunca müziğe ve sanata karşı hep bir zaafım vardı. Çok eskiden kıymetli sanatçı Bülent Ersoy’un filminde figüran olarak oynamışlığım dahi vardır. Müziğe karşı hassasiyetim ilk Türk marketine açtıktan sonra yaşadığımız Almanya bölgesinde ilk Türk müziklerini yabancı müzikleri filmlerini kaset ve cd olarak satan ilk kişiydim. Dolayısıyla şu anda Grand müziğin olduğu konum benim hayallerimin bir yansımasıdır diyebilirim. Bu konuda kıymetli oğlum Hayrettin Güneş’in şu anki başarısı benim hayallerimdi. Dolayısıyla Grand Müziği buralara kadar taşıdığı için kendisine teşekkür ediyorum ve başarılar diliyorum sanat hayatımızda olmazsa olmazlarımızdandır.

Son olarak hâla onursal başkan olarak yer aldığınız Grand Group’da ki ileriye dönük hedefleriniz neler?

Hedefi olmayan bir şirket hiçbir zaman büyüyemez. Bu yüzden şirket olarak hedeflerimiz her zaman ileriye dönük yeni atılımlar yapıyoruz. Hırvatistan’da yatlarımız kiraya veriyoruz. İnşaat işleriyle uğraşıyoruz. Gazino işleriyle uğraşıyoruz. Bunun yanında hem şirketimizi hem de adamlarımıza genişletebilmek açısından sürekli yenilenerek büyümeye devam ediyoruz.

TOPRAK SAĞLAM  “Hayal ettiklerimi yaşıyorum”

TOPRAK SAĞLAM  “Hayal ettiklerimi yaşıyorum”

25 yıllık kariyerinde iddialı işlere imza atan ve şimdilerde ‘Yalı Çapkını’ dizisiyle dikkat çeken başarılı oyuncu Toprak Sağlam’la keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik. Sağlam, oyunculuğunun köklerini, projelerini ve müzik kariyeriyle ilgili heyecan verici detayları paylaştı…

Röportaj: NAZAN ORTAÇ

TOPRAK SAĞLAM 

Oyunculuğa olan tutkunuz nereden geliyor? Çocukluğunuzdan itibaren oyuncu olma hayaliniz var mıydı?

Ben hep söylerim; bu bir kod. Onunla doğuyorsunuz. İki yaşındayken masanın üstünde şarkılar söylermişim. Ve çok küçükken, ilk kendim söylemişim ‘ben oyuncu olacağım’ diye. 13 yaşımda ilk işimi yaptım. Bu sene sektördeki 25’inci senem. Hâlâ kendimi yeni başladığım yıllardaki gibi heyecanlı hissediyorum.

Farklı türlerde dizi, film ve tiyatro projelerinde yer aldınız. Hangisi sizi daha fazla besliyor ve hangi projeler sizin için özel bir anlam taşıyor?

Hepsi kalbe giden farklı damarlar. Hepsinin bir işlevi var. Biri olmazsa diğeri olamıyor. Hepsini çok seviyorum. Tiyatroyu diğerlerinden daha heyecanlı kılan şey; seyirciyle o anı, o anda paylaşıyor oluşumuz. Onun tatmin duygusu bambaşka. Bir de müzikalse tutmayın beni (gülüyor).

Oyunculuk kariyerinizde sizi en çok etkileyen isimler veya roller neler oldu? Bu kişiler veya projeler sizi nasıl şekillendirdi?

Her şeyden önce kıymetli hocalarım Müjdat Gezen ve Mustafa Alabora. Okulum; Müjdat Gezen Sanat Merkezi. Dönüm noktamdır. ‘Karınca Yuvası’ ve ‘Bodrum Masalı’ tadı damağımda kalmış işlerim ve rollerim. Hem öğrendiğim hem öğrettiğim, farkındalıklar yaşadığım, derinleştiğim, dönüştüğüm ve dönüştürdüğüme şahit olduğum işlerdi.

TOPRAK SAĞLAM 

‘Yalı Çapkını’ dizisindeki karakterinize nasıl hazırlandınız? Rolünüzü anlatır mısınız?

Zerrin bir anne, hırslı, güçlü, gözü kara, kızı için her şeyi ama her şeyi yapabilecek bir anne. Hiç bilmediğim, sahip olmadan da anlaşılamayacak bir duygu bence. Böyle durumlarda daha çok metot kullanıyorum. Eric Morris bende çok çalışan bir sistem. Onun tekniklerinden yararlandım.

‘Yalı Çapkını’ dizisinin popülerliği hakkında ne düşünüyorsunuz? Projeye dâhil olma kararınızda etkileyici olan unsurlar nelerdi?

İyi yazılmış, iyi yönetilmiş, iyi oynanmış, her şeyiyle iyi yönetilmiş bir işin popüler olmasına şaşırmamak gerekir. Ben oynamaktan beslenen bir oyuncuyum. Projede oynamak ve performans alanım ne kadarsa, beni işe çeken baş unsur bu oluyor. Sahne sayımın çokluğundan bahsetmiyorum burada. Bir sahne yazılmışsa da tatmin ayrılmalıyım setten. Senaristimiz Barış Günger sağ olsun oynamaya doyamadığım sahneler yarattı. Harika bir ekip ve en değerli ustalarla çalışmak. Nasıl dâhil olmazdım ki?

“AİLEM HEP EN BÜYÜK DESTEKÇİMDİ”

Kendi oyunculuk tarzınızı nasıl tanımlarsınız? İzleyicilere bırakmak istediğiniz bir izlenim veya mesaj var mı?

Tam bir metot oyuncusu sayılmam. Zaman zaman faydalandığım teknikler var. Tüm metotları deneyimleyip, bende çalışanları kendime göre sentezliyorum. Her zaman doğalcı oldum. Temelim; oynamıyormuş gibi oynamak. Üzerine ekleyerek, yeni şeyler keşfederek devam edecek. Şimdilerde Meisner tekniği çalışmaya başladım. Yakınlarda katılacağım bir workshop var, heyecanla ona hazırlanıyorum.

Kariyerinizde karşılaştığınız zorluklar oldu mu, olduysa nasıl aştınız? Bu süreçte öğrendiğiniz en önemli ders nedir?

13 yaşında çalışmaya başlayan bir kız çocuğu zorluk yaşamaz mı? Elbette yaşadım. Ergenliğim sektörde geçti. Ama ben her zorluğu hep kendime inanarak, güvenerek ve çok daha fazla çalışarak aştım. Ailem hep destekçimdi. Anne ve babacığıma sonsuz teşekkür ederim. Öğrendiğim en büyük şey; bu hayatta tek başımayım ve benden daha önemli hiçbir şey yok. Her şey önce kendini gerçekten sevmek ve farkında olmakla başlıyor.

TOPRAK SAĞLAM 

Özel hayatınız çok fazla bilinmiyor; hayranlarınız merak içinde… Bizimle paylaşır mısınız; kalbiniz dolu mu?

Hayatımda şu an biri yok ama bu boş olduğu anlamına gelmez (gülüyor)…

Aynı zamanda şarkıcısınız; müzik kariyeriniz için hedefleriniz var mı? Ya da ilerisi için hayalleriniz neler diye sorsam?

Aşırı heyecanlı olduğum bir süreçteyiz. Yeni şarkıya hazırlanıyoruz, orkestra kuruyoruz. Yeni yılda sahneler de başlayacak. Hayal ettiğim şeyleri şükür olsun hep yaşadım bugüne kadar, bu şekilde de devam da ediyor. Gerçekleştiğini görüyorsanız; bilin ki mutlaka bir gün bir yerde hayalini kurmuşumdur.

“Kimsenin hayatını merak etmiyorum”

İzleyicilerinizle bağ kurma konusunda nasıl bir yaklaşım benimsiyorsunuz? Sosyal medyayı aktif olarak kullanıyor musunuz?

Sosyal medyayı aktif olarak kullanıyorum ama kendi kurallarımla. Takipçilerimi çok seviyorum, bazılarıyla birebir temas kuruyorum. Bazen sık paylaşım yapıyorum, bazen detoks yapıyorum ve 3-4 gün hiç bakmıyorum. Çok severek, merakla takip ettiğim sinema, sanat, moda ve seyahat sayfaları var, onlar dışında kimsenin hayatını çok merak etmiyorum. Gerçek gelmiyor bana. 25 senedir içinde olduğum bir dünya. Neyini merak edeyim (gülüyor).

Photo by: Eray Kıray @eraykiray @gettostudio

Styling: Derya Balkan @deryablkn & Pınar Turan @pinarrturan

Makyaj: Özlem Demir @ozlemmdemirofficial

Hair styling: Erbil Çaylak @erbil.caylak

Menajer: Buket Kahraman @buketkahramantm

PR Ajans: Begüm Kılıç @begkilic & Nur Eriş Kuran @nureriskuran @bgpragency

“Otelimizin yıllık gelirinin ortalama %75’ini online rezervasyon ile sağlamaktayız”

Alişir Şahin “Otelimizin yıllık gelirinin ortalama %75’ini online rezervasyon ile sağlamaktayız”

Turizm sektörünün bu ay ki konuğu Zeytinada hotel Genel Müdürü ve BODER Başkan Yardımcısı Alişir Şahin oldu

Zeytinada hotel

Turizm sektöründe gelecek beş yıl içinde ne gibi değişiklikler bekliyorsunuz?  

Turizm sektörü müşteri ve insan kaynakları sadakat operasyonlarının en etkili olduğu sektörlerden biri olduğu için doğru yönetildiği takdirde pazarlama stratejilerinin en önemli parçası hâline gelecektir. Teknolojik iyileştirilmeler ile bu yönde yapılacak çalışmalar verimliliğin artırılması yönünde büyük fayda sağlayacaktır ve bu da Türkiye’yi turizm açısından diğer ülkelerin önüne geçirecektir.

Sürdürülebilir turizm uygulamaları gelecekte daha da önem kazanacak mı? Bu konuda ne gibi adımlar atmayı planlıyorsunuz?

Turizmin hem toplum hem de çevre üzerindeki olumsuz etkilerini en aza indirerek yerel ekonomiye, doğal ve kültürel mirasın korunmasına, bölge halkının ve ziyaretçilerin yaşam kalitelerinin artmasına katkıda bulunmayı amaçladığı için her geçen gün sürdürülebilir turizmin önemi artacaktır. Otel olarak sürdürülebilir turizm belgemizi aldık ve bu alanda da senelerdir su tüketiminin ve atık üretiminin azaltılması, güneş enerjisinden en verimli şekilde yararlanmak gibi birçok çalışmamız mevcuttur ve araştırmalarımız devam etmektedir.

Teknolojik gelişmeler turizm sektörünü nasıl etkileyecek? Bu gelişmelere nasıl adapte olmayı planlıyorsunuz?

Günden güne değişen ve gelişen teknolojik devrimler turizm işletmelerinin faaliyetlerini yürütme şekillerini, iletişim yöntemlerini, tüketicilerin bilgi arama ve turistik hizmet ve ürün satın alma yollarını etkilemektedir. Ve bizde otel olarak bu konuda dijital pazarlama, online rezervasyon, bulut iletişim, yapay zeka, sosyal medya gibi kolaylaştırıcı ve güven verici aynı zamanda tanıtım odaklı teknoloji sistemlerini kullanmayı rezervasyonun ilk anından, ödeme seçeneklerine, konaklama ve misafir memnuniyetine kadar en verimli şekilde sürdürüyoruz.

Zeytinada hotel

Gelecekte turistlerin tercih ettiği destinasyonlar ve tatil deneyimleri nasıl değişecek? Bu değişimlere nasıl uyum sağlamayı planlıyorsunuz?

Son yıllarda destinasyonun ziyaretçilere göre değişen algısal bir kavram olduğu görüşü giderek kabul görmektedir. Her ne kadar destinasyonu turizmde önemli kılan esas unsur doğal çevre ve kültürel faktörler olsa da yiyecek-içecek, konaklama gibi destinasyon ürünleri de misafir memnuniyeti açısından önem taşıyor. Bizimde en büyük avantajımız ülkemizin en güzel yerlerinden biri olan Bodrum’da yer almamız ve akabinde doğru fiyatlandırma ve doğru hizmet ile değişime uyum sağlanabilir.

Dijital pazarlama ve online rezervasyon sistemleri turizm sektöründe ne kadar önemli? Bu alanlarda yapmayı düşündüğünüz iyileştirmeler nelerdir?

Fiyatlandırma açısından zaman zaman daha avantajlı ve kolaylık açısından pratik olduğu için online rezervasyon bizim sektörümüzde en önemli faktörlerden biri. Otelimizin yıllık gelirinin ortalama %75’ini online rezervasyon ile sağlamaktayız ve bu alanda değişim ve gelişimleri takipteyiz.

Turizm sektöründe çalışanların eğitim ve yeteneklerinde hangi alanlara daha fazla odaklanmanız gerektiğini düşünüyorsunuz?

Turizm sektörü tamamen iletişim ve hizmete dayalı uluslararası bir sektör olduğu için kesinlikle yabancı dil, diksiyon ve güler yüzlülük, öğrenmeye ve gelişmeye açık bireyler önceliklerimiz arasındadır.

Gelecekte turizm sektöründe rekabetin artması bekleniyor. Bu rekabete karşı nasıl bir strateji izlemeyi planlıyorsunuz?

Otel olarak önceliğimiz her zaman misafir memnuniyeti ve kalite olmuştur. Bunun yanında değişen ve gelişen teknolojik sistemi takip ederek devamlı yenilikçi olmanın yeterli olacağını düşünüyorum.

Zeytinada hotel

Gelecekte turistlerin sağlık ve güvenlik konularına daha fazla önem vereceği düşünülüyor. Bu konuda ne gibi önlemler almayı planlıyorsunuz?

Kesinlikle sektör olarak çözülmesi gereken bir konu. Otelimiz açısından hijyen her zaman önceliklerimiz arasında olmuştur ve olmaya da devam etmektedir.

Turizm sektöründe sürdürülebilir büyüme için işbirliği ve ortak projeler önemli mi? Bu konuda neler yapıyorsunuz?

Tabii ki önemli, otel olarak genellikle hava yolları ve acenteler ile iş birliği içerisinde çalışmaktayız ve tüm bunlar hem ekonomik uyumluluk hemde çevre kuralları çerçevesinde sürdürülmektedir.