Yazılar

“Saint Age” resim sergisi Bomontiada’da

“Saint Age” resim sergisi Bomontiada’da

Sanatçı Ebru Ceylan’ın “Konuşan Resimler” sergi serisinde yer alan “Saint Age” resim sergisi, 8-18 Nisan tarihleri arasında Bomontiada’da sanatseverlerle buluşuyor

Sanatın insan üzerindeki etkisini ve bunun ölçümlenebilirliğini açtığı sergilerle değerlendirmeye alan Ebru Ceylan, 2015 yılında başladığı ve Türkiye’nin ilk betimlemeli sergisi olan “Konuşan Resimler” sergi serisinin “Saint Age” adını verdiği yeni ve sanatseverleri “Kutsal Çağ”a davet ettiği resimlerini 8 Nisan’da Bomontiada’da sergilemeye hazırlanıyor.

İLİŞKİLERİN EN ÖNEMLİ KRİTERİ ÇEVREYE DUYARLILIK OLDU

İLİŞKİLERİN EN ÖNEMLİ KRİTERİ ÇEVREYE DUYARLILIK OLDU

22 Nisan Dünya Günü kapsamında soyal medya platformu kullanıcılarının iklim değişikliği ve çevre konusundaki yaklaşımını mercek altına aldı.

Peki Türkiye’de durum nasıl?
İklim değişikliği ve çevresel tehditler her geçen gün daha önem kazanıyor. İnsanların farkındalığı arttıkça günlük hayatta yansımaları da yeni bir boyut kazanıyor. Peki çevreye duyarlılık flört dünyasında nasıl karşılanıyor? Uygulama üzerindeki sorulara verilen yanıtlar üzerinden kullanıcıları eşleştiren ve kullanıcılara profillerine iklim değişikliği savunucusu rozeti ekleyebilme özelliğini sunan soyal medya platformu, kullanıcılarının bu alanda verdikleri yanıtları inceledi. Veriler umut verici bir tablo çiziyor.

OkCupid
BEKARLAR DÜNYANIN GELECEĞİ KONUSUNDA ENDİŞELİ

Geçtiğimiz yıl 400 bini aşkın kullanıcı bu iklim rozetini profiline ekledi. 2022 yılında ise bu rakamın yarım milyonu geçmesi bekleniyor. Verilere göre bekarların en önemsediği sorunların başında iklim değişikliği geliyor. Hatta bu konu, kullanıcılar için dünya barışından bile öncelikli. Öyle ki “Sizin için dünyadaki en önemli sorun nedir?” sorusuna “çevre” yanıtını verenlerin oranı, “tüm hastalıkları dünyadan silmek” yanıtını verenlerden 2 kat, “dünya barışı” yanıtı verenlerden ise %30 fazla. Küresel ısınma da bekarların endişelendiği konular arasında. Son beş yılda profillerinde çevre ve iklim değişikliğinden bahsedenlerin oranında yüzde 368’lik bir artış bulunuyor. Son üç yılda ise “İklim değişikliği konusunda endişeli misiniz?” sorusuna gelen yanıtlarda yüzde 36, bu konuda endişesini dile getirenlerde ise yüzde 81’lik bir artış görünüyor.

Y KUŞAĞI ÖNCÜLÜK EDİYOR

1980’den sonra doğan nesilde her dört kişiden 3’ü tek kullanımlık plastiklerin yasaklanmasını savunurken, üçte ikisi “Ne sıklıkla iklim değişikliği hakkında düşünüyorsun?” sorusuna  “her gün” ya da “sık sık” şeklinde cevap veriyor. Bu soruya “nadiren” cevabını verenlerin oranı ise yüzde 30’u geçmiyor. “Tek kullanımlık plastik ürünlerin yasaklanmasını istiyor musun?” sorusuna Türkiye’deki kullanıcıların dörtte üçü, Birleşik Krallık’ın yüzde 83’ü, Almanya’nın ise yüzde 85’i  “evet” yanıtını veriyor.

OkCupid

TÜRK KULLANICILARIN YARISI KARBON AYAK İZİNİ AZALTMAYA ÇALIŞIYOR

İnsan faaliyetlerinin çevreye verdiği zararın ölçülmesinde kullanılan ve birim karbondioksit üzerinden ölçülen karbon ayak izi; enerji sarfiyatı, ulaşım, tüketim gibi birçok etken yüzünden artıyor. Dünya genelinde bekarların yüzde 65’i “Bilinçli olarak karbon ayak izini azaltacak çaba gösteriyor musun?” sorusuna “evet” cevabını veriyor. Türkiye’de de her iki kullanıcıdan biri bu konuyu önemsiyor.

OkCupid

DOĞAYI SEVEN AŞKI DA BULUYOR

Y kuşağı ve Avrupalı ​​bekarlar iklim değişikliği konusunda atılan adımlara öncülük etse de dünyanın dört bir yanında kullanıcılar destek vermeye hazır görünüyor. Soyal medya platformu üzerinde yer alan kullanıcıların yüzde 90’ı gezegenini önemseyen biriyle birlikte olmak istediğini söylerken, bu konuda endişe duyduğunu belirtenler diğerlerine göre daha fazla beğeni (%37) ve eşleşme (%11) alıyor.

OkCupid

Covid-19 yeni varyantı XE virüsü bilinmeyenleri

Covid-19 yeni varyantı XE virüsü bilinmeyenleri

Tüm dünyada baskın hastalık haline gelen ve 6 milyondan fazla insanın ölümüne neden olan Covid-19’un varyantı olan Omicron’un yeni bir alt türü daha belirlendi. Omicron’un alt varyantları olan BA.1 ve BA.2’nin birleşmesiyle oluşan yeni XE virüsü tam bir ‘mutant’ tür olarak nitelendiriliyor. Dünyada çok sayıda ülke pandemi nedeniyle alınan önlemleri kaldırmaya hazırlanırken, İngiltere ve Tayland olmak üzere birçok ülkede tespit edilen bu yeni melez mutant virüs endişeye neden oluyor. Memorial Kayseri Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Ayşegül Ulu Kılıç, XE varyantı ve dikkat edilmesi gerekenler ile ilgili bilgi verdi.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Prof. Dr. Ayşegül Ulu Kılıç

Yeni virüs bir ‘rekombinant’

Omicron varyantının alt türleri olan BA.1 ve BA.2’nin birleşmesiyle ortaya çıkan yeni bir varyantın belirlenmesi sağlık çevrelerinde endişeye yol açmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ise daha önce görülen herhangi bir Covid-19 türünden daha bulaşıcı olabilecek yeni bir mutant olan ‘XE’ varyantına karşı uyarıda bulundu. Bu yeni varyantın bir genetik rekombinasyon sonucu oluşan rekombinant bir tür olduğu belirtildi. XE varyantı, Omicron’un önceki iki versiyonu olan, BA.1 ve BA.2’nin ‘mutant’ bir melezi olarak tanımlandı. Bu varyantın, halihazırda en bulaşıcı tür olan BA.2 alt varyantından % 10 daha fazla bulaşıcı olduğu bildirilmektedir. DSÖ’ye göre, Omicron’un bir alt varyantı olan BA.2, virüsün en baskın türüdür ve kendisine tüm sekanslanan vakaların % 86’sını oluşturmaktadır. XE, şu anda vakaların yalnızca küçük bir kısmını oluştururken, son derece yüksek bulaşıcılığı nedeniyle bu melez mutantın yakın gelecekte en baskın tür olacağı düşünülmektedir.

600’den fazla vaka belirlendi

DSÖ yakın zamanda potansiyel olarak belirlenen ve endişeye neden olan yeni tür ile ilgili ilk bulgularını özetleyen bir rapor yayınladı. Bu raporda, XE rekombinantının (BA.1-BA.2), ilk olarak 19 Ocak’ta İngiltere’de tespit edildiğine ve o zamandan beri 600’den fazla vakanın rapor edildiğini duyurdu. İlk tahminlere göre BA.2’ye kıyasla toplumda % 10’luk bir yayılma oranı avantajının olduğunun düşünüldüğü vurgulandı.  Ancak bu bulgunun doğrulanması gerektiği de belirtildi. Öte yandan, hastalığın şiddeti de dahil olmak üzere bulaşma ve hastalık özelliklerinde önemli farklılıklar tespit edilene kadar XE’nin Omicron varyantının bir parçası olarak kategorize edilmesi düşünülmelidir.

XE konusunda dikkatli olunmalı

Bir kişi aynı anda 2 veya daha fazla varyantla enfekte olduğunda ve hastanın vücudunda bunların genetik materyalinin karışmasıyla sonuçlandığında rekombinant bir varyant meydana gelmektedir. Bu olağandışı bir durum değildir ve pandemi boyunca birkaç rekombinant SARS-CoV-2 varyantı tanımlanmıştır. XF, XE ve XD olarak bilinen 3 rekombinantı incelenmesi devam etmektedir. Bunlardan XD ve XF, Delta ve Omicron BA.1’in rekombinantlarıdır, XE ise Omicron BA.1 ve BA.2’nin bir rekombinantıdır. Bugüne kadar Birleşik Krallık’ta 38 tane XF vakası tespit edilmiştir. Ancak Şubat ayı ortasından bu yana bu varyantların hiçbiri görülmemiştir. XD için küresel veri tabanlarına 49 vaka rapor edilmiş olsa da, bunların çoğu Fransa’da belirlenmiştir. Omicron BA.1 ve BA.2’nin bir rekombinantı olan XE türünden çok sayıda vaka tespit edildi. Tüm SARS-CoV-2 varyantlarının yanı sıra rekombinant varyantların da halk sağlığı riski açısından yakından izlenmesi ve değerlendirilmesi gerekmektedir.

Belirtiler diğer varyantlarla aynı

XE varyantının belirtileri şöyle sıralanmaktadır:

  • Yüksek ateş, öksürük ve nefes darlığı
  • Yorgunluk ve halsizlik
  • Vücut, baş ve boğaz ağrısı
  • Burun tıkanıklığı ya da burun akıntısı
  • İştah kaybı ve ishal
  • Nadiren tat ve koku kaybı

 Aşılanmak ve önlem almak çok önemli

Bugüne milyonlarca insanın hayatını etkileyen Covid- 19, alt varyantları ile varlığını sürdürmeye devam etmektedir. Bu durumda virüse karşı en önemli kalkan olan aşılanmanın ihmal edilmemesi gerekmektedir. Bununla birlikte kapalı alanlarda maske kullanımı, sosyal mesafe ve gerekli hijyen tedbirlerine dikkat edilmesi önemlidir. Bağışıklık sistemini güçlü tutmak için sağlıklı beslenmeye özen gösterilmeli, günlük fiziksel aktiviteler çoğaltılmalı ve düzenli sağlık kontrolleri ile genel sağlığın korunmasına önem verilmelidir.

Pine Bay Holiday Resort yeni sezona hazır

Pine Bay Holiday Resort yeni sezona hazır

Ege Denizi ve Samos’un panoramik manzarasıyla ayrışan Pine Bay Holiday Resort, Türk ve dünya lezzetlerini sunan restoranlarıyla da tatil deneyimini gastronomiyle buluşturuyor.

Pine Bay Holiday Resort

Mavi ile yeşilin birleştiği Türkiye’nin en güzel koylarından birinde uçsuz bir alanda kendisine ait bir sahil ve marinasıyla keyifli bir atmosfere ev sahipliği yapan Pine Bay Holiday Resort, Kuşadası’nda kapılarını yeni sezona açıyor.

Pine Bay Holiday Resort’ta Sunset villalar, 295 m2 net kullanım alanına sahip Infinity villalar, bahçeli ve teraslı suit odalar gibi alternatifli konaklamalar mevcut.

Pine Bay Holiday Resort

Dünya ve Türk mutfağından 8 ayrı restoran

Pine Bay Holiday Resort’ta usta şeflerin hazırladığı Türk ve dünya lezzetlerinden, harika sunumlar eşliğinde hem göze hem de damağınıza hitap eden yerli-yabancı ve alkollü-alkolsüz içeceklerle birçok lezzet noktası yer alıyor.

Pine Bay Holiday Resort

Her akşam farklı mutfakların deneyimlenebileceği sekiz alakart opsiyonu, tatilde lezzete önem verenler için akılda kalıcı lezzetler yaratıyor. Deneyimli miksolojistlerin ve baristaların tesis içindeki kekik, biberiye, nane gibi bitkileri kullanarak hazırladıkları kokteyller ister gün batımında ister zeytin ağaçlarının gölgesi altında misafirlere eşlik ediyor.

İftara özel lezzetler Address Hotel İstanbul’da

İftara özel lezzetler Address Hotel İstanbul’da

Address Hotel Istanbul’da yer alan, Dubai’nin ünlü restoranı The Restaurant’da Ramazan boyunca özel lezzetlerle iftar yemeklerine ev sahipliği yapıyor.

 Address Hotel İstanbul

Ramazan Ayı’nda The Restaurant’ta zengin menüsüyle birlikte hizmet veren Address Hotel Istanbul’da hurma, bal, peynir gibi  serpme iftariyeliklerden ara sıcaklara, ana yemekte kuzu tandır, rosto, tas kebabı gibi birçok geleneksel çeşit bulunuyor.

 Address Hotel İstanbul

The Restaurant’ın menüsünde sıcacık ramazan pideleri, geleneksel iftariyelikler, ezogelin, düğün, tarhana ve şehriyeli domates çorbası başlangıç lezzetleri arasında yer alırken ara sıcak seçeneklerinde ise tas kebabı, patlıcan beğendi, su böreği, kuru patlıcan dolması, içli köfte ve mantı bulunuyor.

 Address Hotel İstanbul

Geleneksel lezzetlerin hakim olduğu ve özlenen iftar sofralarının tatlı seçenekleri arasında; fırın sütlaç, kabak tatlısı, güllaç ve baklava ve Osmanlı mutfağından miras kalan geleneksel Ramazan şerbetleri öne çıkıyor. İftar sonrası çay, kahve, meşrubat gibi içecekler de yine sevdiklerinizle birlikte gerçekleştireceğiniz sohbetlerinizin eşlikçisi oluyor.

 Address Hotel İstanbul

Zarif iç mekan tasarımı, sunum zenginliği ve sıcak ortamı ile konuklarına keyifli bir iftar deneyimi sunan Address Hotel Istanbul, misafirlerine gerçek bir iftar ziyafeti sunacak. Siz de büyüleyici bir atmosferde deneyimli ve profesyonel bir mutfak ekibi tarafından hazırlanan unutulmaz iftar ziyafeti için şimdiden Address Hotel Istanbul’da yerinizi ayırtabilirsiniz.

“Doğa Nerede?” sergisi

“Doğa Nerede?” sergisi

Doğuş Grubu’nun kültür-sanat alanındaki başlıca sosyal yatırımı olan Sanata Bi Yer ve HAN Spaces iş birliği ile açılan “Doğa Nerede?” sergisi büyük ilgi gördü.

ArtPick organizasyonu ve küratörlüğünde düzenlenensergide, öğrencilerin “Doğa Nerede?” arayışını merkeze alan 55 çalışması 31 Mayıs tarihine kadar eş zamanlı olarak HAN Levent ve HAN Ataşehir ofislerinde görülebilir.

Sanata Bi Yer platformu üyesi genç sanatçıların çalışmalarının yer aldığı sergi, son yıllarda küresel ısınmayla birlikte dünyanın birçok noktasında gerçekleşen orman yangınları ve insanlığın doğayla olan ilişkisine odaklanıyor. Sergide yer alan çalışmalar, doğayla kurulan ilişkinin bir yansıması olarak ele alınırken, insanın ilk mekanı, ilişki kurduğu/oyun oynadığı yer olan doğa ile günümüze kadar değişmeyen ve insan olmanın yapı taşını oluşturan öğeleri gözler önüne seriyor. Sergide yer alan genç sanatçıların çalışmalarındaki çeşitli metot kullanımı, doğayla ilişkimiz ve onu arayışımızdaki noktaları da gözler önüne sererek, ‘Doğa Nerede?’ sorusunun yanıtlarını sanatseverlerle birlikte aramayı hedefliyor.

 Yağ bezesidir diyerek ihmal etmeyin!

 Yağ bezesidir diyerek ihmal etmeyin!

Yüzümüzün sağ ve sol tarafında 3’er tane olmak üzere 6 büyük tükürük bezinin yanı sıra mukoza içerisine serpiştirilmiş yüzlerce küçük mikroskobik tükürük bezi yer alıyor. Bu bezlerin oluşturduğu tükürük salgısı, sindirime yardımcı olmak ve enfeksiyona yol açan mikroorganizmalara karşı savunma mekanizması oluşturmak gibi önemli işlevler üstleniyor. Tüm organların yanı sıra böylesine önemli görevleri olan tükürük salgısını oluşturan tükürük bezinde de iyi ya da kötü huylu pek çok farklı türde tümör gelişebiliyor. Acıbadem Dr. Şinasi Can (Kadıköy) Hastanesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Çetin Vural, çocuklar dahil her yaş grubunda görülse de, tükürük bezi tümörlerinde hastaların büyük çoğunluğunu 40-70 yaş grubunun oluşturduğunu belirterek, “Neyse ki bu tümörlerinin yüzde 70-80 gibi yüksek bir oranı iyi huylu oluyor. Ancak iyi huylu tümörlerin bazıları zamanla karakter değiştirerek kötü huylu tümöre dönüşebildikleri için ihmal edilmemeleri gerekiyor” diyor.

Dünya istatistikleri, 100 bin kişilik bir toplulukta, bir yıl içinde bir yeni kötü huylu ve 3-4 iyi huylu tükürük bezi tümörü ortaya çıkacağına işaret ediyor. Ülkemiz nüfusunu 85 milyon kabul edersek, her yıl 850-1000 tükürük bezi kanseri ve 4 bin kadar iyi huylu tükürük bezi tümörü oluşacağı tahmin ediliyor. Acıbadem Dr. Şinasi Can (Kadıköy) Hastanesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Çetin Vural, her tümörde olduğu gibi tükürük bezi tümörlerinde de erken tanının tedaviyi kolaylaştırdığına dikkat çekerek, “Günümüzde tıbbi teknoloji ve cerrahi tekniklerdeki gelişmeler sayesinde, geç kalmadan uygulanmış ve doğru planlanmış iyi huylu tükürük bezi tümörlerinin tamamına yakını, kötü huylu tükürük bezi tümörlerinin de önemli bir kısmı, bir daha geri gelmemek üzere hastanın hayatından çıkıyor. Çoğu hastada geriye kalan tek şey, dikkatli bir gözün bile zor fark edeceği ince bir iz oluyor” diyor

Pause Sağlık, Pause Dergi

Prof. Dr. Çetin Vural

 Ağrısız şişliğe dikkat!
Tükürük bezi tümörleri; yüz, boyun, ağız içi (damak, dil) ve yutak gibi bölgelerde çoğu kez ‘ağrısız şişlik’ şeklinde ortaya çıkıyor. Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Çetin Vural, tükürük bezi tümörlerinin en sık kulak önündeki tükürük bezinde geliştiklerini belirterek, “Dolayısıyla hastaların büyük çoğunluğu kulağının önünde veya hemen altında şişlik ya da kitle yakınmasıyla hekime başvuruyorlar. Tümör çene altı tükürük bezinde oluştuğunda ise çene altında şişlik/kitle ya da ağız içinde, damakta geliştiyse o bölgede kitle yakınması söz konusu oluyor” diye konuşuyor. Bazı hastalarda tümör dışarıdan fark edilmeyecek şekilde derinlerde yerleşiyor. Bu tümörler çoğu kez baş boyun bölgesinin başka sorunları için istenilen BT, MR veya ultrason gibi görüntüleme yöntemlerinde tesadüfen tespit ediliyor.

‘Yağ bezesidir’ diye düşünmeyin!

İyi huylu tükürük bezi tümörlerinin genellikle yavaş büyüdüklerine dikkat çeken Prof. Dr. Çetin Vural, “Hastalar başlangıç aşamasında tümörün yağ veya lenf bezesi olduğunu düşünüp, doktora başvurmakta gecikebiliyor. Ancak kötü huylu tümörler ilerleyen zamanda çevre dokuları işgal ederek ve yüz sinirini kemirerek yüz felci gibi ciddi sorunlara yol açabiliyor, uzak organlara metastaz yaparak hayatı tehdit edebiliyor. Bu nedenle şişliklerin asla ihmal edilmemeleri gerekiyor” diyor.

Tütün ciddi bir risk faktörü

İyi veya kötü huylu tükürük bezi tümörlerinin sebebi çoğu kez tam anlamıyla bilinmiyor. Ancak çoğu tümör gibi sigara, tütün ve radyasyona maruz kalmak bu tümörlerin oluşumunda risk faktörü olarak suçlanıyor. Warthin tümörü adı verilen tümör ise hemen her zaman uzun süredir tütün kullanan hastalarda görülüyor.

Pause Sağlık, Pause Dergi

En etkili yöntem cerrahi tedavi

Tükürük bezi tümörlerinde en etkili tedavi yöntemi, hemen her zaman, ameliyat oluyor. Cerrahi yöntemle tümör, çoğu kez çevresindeki bir miktar sağlıklı dokuyla birlikte ve bölgede bulunan yüz siniri gibi hayati yapılar korunarak, çıkartılıyor. İyi huylu veya düşük dereceli (az saldırgan) kötü huylu tümörlerde, başarıyla yapılmış cerrahi yöntemle, tümörün hastanın hayatından tamamen çıkması çoğu kez mümkün oluyor. Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Çetin Vural, ancak yüksek derece (daha saldırgan) kötü huylu tümör varlığında cerrahi işlem sonrasında radyoterapi yönteminin  (ışın tedavisi) de tedavi planına eklenebildiğini belirtiyor.

Sinir monitörüyle minimum risk!

Tükürük bezi tümörlerinin ameliyatlarında yüz sinirinin zarar görmesi riski hastaların en çok kaygılandıkları sorunların başında geliyor. Son yıllarda, özellikle yüz sinirinin içinden geçtiği parotis tükürük bezinde yerleşmiş olan tümörlerin ameliyatla çıkartılmasında ‘sinir monitörü’ adı verilen bir yöntem yaygın olarak kullanılıyor. Prof. Dr. Çetin Vural, “Bu yöntem ameliyat sırasında yüz siniri ve dallarının korunmasını kolaylaştırıyor, ameliyatın daha güvenli bir şekilde tamamlanmasına katkıda bulunuyor” diyor.

JW İstanbul’da yenilenin

JW İstanbul’da yenilenin

JW Marriott Istanbul Bosphorus’da birbirinden özel bakımlar ile yenilenin.

Hamam terapileri, masajlar, cilt bakımlarıyla ünlü SPA merkezi Spa at JW Istanbul ile yeni sezonda hem bedenen, hem de ruhen yenilenin.

İstanbul’un hikayesinde önemli bir değeri olan semtlerden Karaköy’ün Boğaz kıyısında yer alan ve 180 yıl önce İtalyan mimarlar tarafından inşa edilen tarihi Veli Alemdar Han’ın tarihi dokusu bozulmadan yenilenmesiyle hayat bulan JW Marriott Istanbul Bosphorus, eşsiz İstanbul ve boğaz manzarası, heyecan yaratan yiyecek ve içecek noktaları, rafine, modern, zarif ve konforlu odaları, ruhu arındıran Spa at JW Istanbul spa alanı ile İstanbul’da ihtiyaç duyulan ne varsa hepsini tek bir çatı altında yaşatıyor. Bir otel olmasından ziyade tarihi hikayesinden de yola çıkılarak, içinde barındırdığı restoranları, barları, cafeleri gibi birbirinden farklı deneyimler yaşatan alanlarıyla da tam bir yaşam merkezi olan JW Marriott Istanbul Bosphorus, bedenen ve ruhen yenilenmek, baharı tüm tazeliği ile arınarak ve güzelleşerek karşılamak isteyenleri Spa at JW Istanbul’un bakımlarını keşfe davet ediyor.

Spa at JW Istanbul’un misafirlerine sundukları arasında aromatik masajlar, yoğun kas masajı, stres giderici masaj, çakra volkanik sıcak taş masajı, kişiye özel Spa at JW Istanbul imza masajı, Bali masajı, müstakbel anne masajı, aromatik güllü Türk hamamı, klasik Türk hamamı, hamam keyfi, Griffin ruhu, Spa at JW Istanbul klasiği, çiftler için özel Griffin terapisi, ekspres sırt masajı, ekspres köpük masajı, refleksoloji, kişiye özel parlaklık bakımı, aromatik cilt bakımları, vazgeçilmez güllü cilt bakımı, derin temizleyici cilt bakımı gibi seçenekler bulunuyor.

Bodrum bayramda çok renkli

Bodrum bayramda çok renkli

Bodrum’un en gözde yeri Bardakçı Koyu’nda misafirlerini ağırlayan Azka Otel, Ramazan Bayramı’nda Özcan Deniz, Gülşen, Hülya Avşar, Funda Arar, Gülben Ergen ve Kubat gibi Türk müziğinin sevilen sanatçılarıyla eğlencenin fitilini ateşliyor.

Bayrama özel programıyla 6 gün boyunca dolu dolu konser yapan Azka Otel, eğlence dolu bir tatilin kapılarını açıyor. Bayramın ilk günü 2 Mayıs Pazartesi Hülya Avşar’ın muhteşem performansıyla konser serisine başlayacak olan Azka Otel’de, 3 Mayıs Salı Funda Arar, 4 Mayıs Çarşamba Özcan Deniz, 5 Mayıs Perşembe Gülben Ergen ve 6 Mayıs Cuma Kubat sevenleriyle buluşacak.

Otel misafirlerinin yanı sıra dışarıdan da misafirlerin katılabileceği Azka Konserleri, sezon boyunca sürprizleriyle Bodrum’a damgasını vuracak.

Pınar’ın yeni ürünü Planty Power Burger

Pınar’ın yeni ürünü Planty Power Burger

Dünya çapında beslenme alışkanlıklarını değiştiren plant-based kategorisine, Pınar’dan yepyeni bir ürün; Planty Power Burger, Türkiye’den başta İngiltere, Almanya ve Körfez ülkelerine dönük ihracatı ile dikkat çekiyor.

Pınar tarafından yeni nesil beslenme alışkanlığını temsil eden plant-based (vegan) ürünler kategorisine uzun süren bir Ar&Ge süreci sonunda Planty Power Burger tüketiciler ile buluşturdu. Markanın en baştan oluşturulmasında, marka mesajının ve hedef kitlenin tasarlanmasında ve içeriklerin hazırlanmasında ABD ve BAE’de yapay zeka teknolojileri ile desteklenen tüketici araştırmaları kullanıldı. Planty Power Burger, et içermeden et tadını ve et görüntüsünü tüketicilerine veriyor. Bunun yanında global çapta yer alan rakip ürünlerden daha yüksek bitkisel protein oranı ile de dikkat çekiyor. Plant Power Burger kullanılan sağlıklı bitkisel yağlar ile rakiplerinden farklılaşıyor. Üründe sadece ayçiçek yağı ve Hindistan cevizi yağı kullanılıyor.