Yazılar

Yayla’dan Murta Boz ile yeni reklam

Yayla’dan Murta Boz ile yeni reklam

Katkısız, koruyucusuz, ev yemeği tadında Yemek Hazır ürünleri, ister evde ister dışarıda olsun herkese lezzetli ve sağlıklı öğünler sunuyor.

Yayla Yemek Hazır’ın Murat Boz’un yer aldığı yeni reklam filminde de hayatı kolaylaştıran bu yönü vurgulanıyor. Ansızın gelen misafirler karşısında yemeği nasıl yetiştireceğim diye düşünen annelerin imdadına Murat Boz ve Yayla Yemek Hazır yetişiyor.

Yayla Agro Gıda, yenilikçi ürün serisi Yemek Hazır’ı, Murat Boz’un yer aldığı eğlenceli reklam filmleri ile tanıtmaya devam ediyor.

KAMPANYA KÜNYESİ

Reklamveren: Yayla Agro Gıda

Reklam Ajansı: ÇÖZÜM

Yaratıcı Ekip: Ozan Can Bozkurt, İrem Alkan, Erce Ulusoy, Başak Özkeskin, Özgür Biçer

Marka Ekibi: Yusuf Ziya Erdönmez, Elif Onat Bozkurt, Yasemin Asaad, Ayça Günaydın

Stratejik Planlama Ekibi: Ahmet Yener, Can Erdönmez

Prodüksiyon Ekibi: Neslihan Gücüm, Tansu Aktürk

Prodüksiyon Şirketi: Organic Film

Yönetmen: Kıvanç Baruönü

Post Prodüksiyon Şirketi: Sinefekt

Müzik: Jingle House

Kullanılan Mecralar: TV, Dijital

 

Doğa dedektifleri buluştu

Doğa dedektifleri buluştu

Dünya, çevre kaynaklı sorunların ve iklim krizinin etkilerini her geçen gün daha da güçlü bir şekilde hissediyor. Geleceğe yaşanabilir bir dünya bırakmak için sorumluluk ve duyarlılıkla hareket eden markaların başında ise Vileda geliyor. Marka, bunun için yakın zamanda “LOVE IT CLEAN” girişimini kurdu. Temizlik denilince akla ilk gelen markalar arasında yer alan Vileda, bu girişimle yalnızca evleri değil dünyamızı da daha temiz bir yer haline getirmeyi hedefliyor. Bu kapsamda “Doğa Dedektifleri” projesini geliştiren marka, 120 çocuğa çevre ve sürdürülebilirlik bilinci kazandırarak her birini “doğa dedektifi” olacakları 8 haftalık bir programa dahil ediyor.

Vileda, daha temiz bir dünya için, en büyük değişimi yaratabilecekleri 3 temel alana odaklanan bir plan dahilinde hareket ediyor: Bunlardan ilki; atıkları, tüketilen karbondioksiti, su ve enerji kullanımını azaltmak ve zararlı maddeleri kullanımdan çıkartmak. İkincisi, uzun ömürlü ürünler üreterek doğaya gidecek atık miktarını azaltmak. Üçüncüsü ise geri dönüştürülmüş ve geri dönüştürülebilir malzemelerle ürünlere ikinci bir yaşam sağlamak.

 

Titanic Hotels Bett1 Open’an sponsor oldu

Titanic Hotels Bett1 Open’an sponsor oldu

Titanic Hotels, Women’s Tennis Association Tour WTA 500 kategorisinin en ilgi çekici turnuvalarından Bett1 Open’ın Resmi Premium Partner’i oldu.

Titanic Hotels turnuva boyunca dünya starı tensicilere ev sahipliği de yapacak.

Efsane tenisçi Steffi Graf himayesinde 11-19 Haziran 2022 tarihleri arasında Berlin’de düzenlenecek turnuvaya aralarında Naomi Osaka’nın da olduğu dünyanın önde gelen kadın tenisçileri katılacak ve Titanic Hotels’de konaklayacaklar.

Turnuvanın 2021’deki başarılı prömiyeri önümüzdeki yıllar için tenis dünyasında heyecan verici bir beklenti yarattı. Haziran 2022’de gerçekleştirilecek turnuva  dünya standartlarında kadın tenis performansı ile  bir kez daha küresel raporlamada ön plana çıkacak.

Boğazın kalbinde masalsı bir düğün

Boğazın kalbinde masalsı bir düğün

Shangri-La Bosphorus, Istanbul, düğün öncesi detaylı hazırlıklardan yıl dönümlerine uzanan süreç boyunca en önemli anlarda çiftlere eşlik ediyor. Shangri-La’da evlenen çiftler, kusursuz bir düğünün yanı sıra düğün öncesi sağlık kulübünde özel dersler, kişisel butler hizmeti, Rolls Royce limuzin ile romantik bir İstanbul turu ve otelin hediyesi olarak yıl dönümü konaklaması gibi ayrıcalıklara sahip oluyor.

Shangri-La Bosphorus

Shangri-La Bosphorus, Istanbul’un görkemli balo salonu, ihtişamla zarafeti buluşturan dekorasyonu ve geniş fuaye alanı ile dikkat çekerken, yetenekli şeflerin hazırladığı enfes düğün menüleriyle davetlilere unutulmaz bir lezzet şöleni yaşatıyor.

Shangri-La Bosphorus

Düğün öncesi iki aylık ücretsiz sağlık kulübü üyeliği ayrıcalığına sahip olan çiftler, en özel günlerine hazırlanırken form tutmaya devam ediyor. Shangri-La Bosphorus, Istanbul, düğün hazırlığı sürecinde özel antrenör ile ücretsiz ders yapma ayrıcalığını sunan tek otel olarak farkını ortaya koyuyor. Asya’nın iyileştirici felsefesinden ilham alan CHI, The Spa’da ise çiftler, düğün öncesi ücretsiz olarak sunulan Çin Derin Doku Masajı ile hem bedenlerini hem de ruhlarını dinlendiriyor.

Düğün günlerinde ise çifte eşlik eden “Wedding Fairy”, kişisel butler hizmetiyle en heyecanlı günlerinde her detayın kusursuz olmasını sağlıyor.

Shangri-La Bosphorus

O muhteşem günün üzerinden tam bir yıl geçtiğinde, yıl dönümünü kutlaması da Shangri-La’nın hediyesi olarak sunuluyor. Çift, masalın başladığı adres Shangri-La’da Boğaz’a karşı romantik bir konaklama ve kahvaltı ile kutluyor.

 Bilgi: (+90) 212 275 8888 , SLIB.Sales@Shangri-la.com

Vegan yaşam çocuk gelişimini olumsuz etkiler mi?

Vegan yaşam çocuk gelişimini olumsuz etkiler mi?

İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Çocuk Endokrinolojisi Uzmanı Dr. Sultan Kaba, vegan beslenme hakkında bilgiler verdi.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Dr. Sultan Kaba

Çocukların vegan yetiştirilmesi konusu tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de insanları ikiye bölüyor. Vegan beslemek sağlık açısından doğru mu?

Besin alerjisi gibi tıbbi zorunluklar olmadığı sürece çok katı kısıtlamaların olduğu hiçbir yasaklı beslenme modelini desteklemiyorum. Vegan beslenmenin çocukluk çağında büyüme ve gelişme üzerine etkilerinin uzun dönemde güvenli olduğuna dair bilimsel kanıtlar yok. Kaldı ki önermemiz için klasik beslenme modeline üstünlüğünün kanıtlanmış olması gerekir.

Vegan beslenmek çocukların gelişimini, boy uzamasını vb. faktörleri etkileyebilir mi?

Kesinlikle, etkileyebilir. Çocukluk çağının yetişkin dönemden en önemli farklarından biri vücut büyümesinin ve beyin gelişiminin hızlı olmasıdır. Büyüme konusunda genetik, beslenme ve hormonların rolü çok büyük. Vegan beslenme şekli özellikle protein ve mikronutrientlerin eksikliği konusunda yüksek risklidir. Protein eksikliği direkt büyüme geriliğine yol açabileceği gibi, vitamin ve mineral eksikliklerinin de katkısıyla büyümede gerekli hormonların yapımında ve etkisinde de azalmaya yol açarak sağlıklı büyümeyi aksatabilir.

Vegan beslenen bir çocuğun gelişimi ideal boy kilo eğrisinin altında kalıyorsa yeterli beslenmiyor diyebilir miyiz? Bu durumda vegan beslenmeyi kesmek gerekir mi?

Beslenme yetersizlikleri büyüme geriliği olan çocuklarda en sık karşılaştığımız nedenlerden biri. Öncelikle vegan beslenme bir yaşam biçimi.  Karşımızda bir çocuk olduğunu düşünürsek anne babaların çocuk adına, hem uygulamada zorluklar taşıyan,  hem de çocuğun vücut sağlığı üzerine olumsuz sonuçları olabilecek bir yaşam biçimine karar vermelerini doğru bulmuyorum.

Ancak yine de bu konuda ısrar söz konusu ise, vegan beslenme biçimini benimseyen ailelerin çocuklarının sağlık kontrollerinin daha sıkı bir şekilde yapılması gerekir.  Vegan beslenen çocuklarda kalsiyum, B12, çinko ve demir eksikliği riskleri artmıştır. Bu takviyelerin ilaç şeklinde sürekli alınması gerekir ki, hiç pratik değil.  Biz yetişkinler için de ilaç uyumu en büyük zorluklardan biri iken çocukların sürekli ilaç kullanmaya uyum sağlamaları hiç inandırıcı değil. Evet, vegan beslenmeyi kesmek gerekebilir.

Bir çocuğun ek gıdaya geçiş döneminde ve sonrasında beslenme rutini nasıl olmalı?

İlk 6 ay kesinlikle sadece anne sütü ile beslenmeli. Anne de gebeliğin başından itibaren ve emzirdiği sürece dengeli ve yeterli beslenmeli. Mikronutrient eksiklikleri giderilmelidir. 6 aylık olduktan sonra tamamlayıcı beslenmeye başlanmalı ancak anne sütü 2 yaşa kadar sürdürülmelidir. Anne sütüne ek olarak, güvenli ve temiz gıdalar çocuğun verdiği tepkiler ve  çiğneme becerisi göz önüne alınarak, miktar  ve çeşitlilik  açısından  kademeli bir şekilde arttırılmalıdır. Çocukluk çağı beslenmesinde 4 ana besin (ekmek ve tahıl grubu – sebze meyve grubu – et grubu – süt grubu)   mutlaka yer almalıdır. Öncelikle kahvaltı vazgeçilmez öğün olmalıdır. Gece uzun süren açlık sonrası beynin ihtiyacı olan ilk enerji kaynağı kahvaltı öğünü ile sağlanmalıdır. Kahvaltıda yumurta, gün içinde ara öğünlerde yoğurt çocukların sevdiği ve anne açısından hazırlanması kolay besinlerdir.

Doğru beslenme davranışı geliştirmek istiyorsak çocuklar hazırlanan besinlerin tamamının tüketilmesine zorlanmamalı, beslenmeyi öven davranışlardan da kaçınılmalıdır.

Çocukların ihtiyacı olan besinler sadece bitki bazlı gıdalardan alınabilir mi yoksa çocuğun et ve süt ürünlerine de ihtiyacı var mıdır?

Sadece bitkisel kaynaklarla dengeli beslenme sağlayamayız. Hayvansal ürünlere kesinlikle ihtiyaçları var. Örneğin demir hem baklagillerde hem et ürünlerinde var gibi bir savunmayla karşılaşabiliyoruz. Ancak, vitamin minerallerin biyoyararlanım dediğimiz bir süreci var.  Baklagille bağırsağa gelen demir, kırmızı et ile bağırsağa gelen demir kadar iyi emilemeyebilir.

Anne sütü ile beslenen bebeklerde de anne sütünün içeriğinin demir ve B12 vitamininden zengin olması, bizim dışardan ilaç şeklinde vermemize göre daha etkin olacaktır.

Mesela çocuk inek sütü yerine sadece badem, soya, yulaf vs sütü tükettiğinde yeterli kalsiyumu almış olur mu ya da gerekli kalsiyumu alması için ille de inek sütü, peyniri, yoğurdu mu tüketmesi gerekir?

Özellikle de kalsiyum konusu çok önemli. Bitki bazlı sütlerde kalsiyum yok denecek düzeyde. Kalsiyum beyin gelişimi, kemik sağlamlığı, büyüme hususunda çok gerekli. Kesinlikle hayvansal kaynaklara ihtiyaç var. Yumurta, balık, et ve süt ürünlerinin yerini hiçbir bitkisel kaynak alamaz.

Ancak süt ya da yoğurt ya da peynir konusunda üçünden biri arasında tercih yapılabilir. Çocukluk çağında 3 yaştan ergenlik dönemine kadar ortalama 600 mg/gün gibi kalsiyuma gereksinim duyulur. Ergenlikte bu ihtiyaç iki katına çıkar.  Yeterli kalsiyum alımı için günde 2-3 porsiyon süt ürünü tüketilmelidir. (Bir bardak süt ve yoğurtta 300 mg, bir kibrit kutusu peynirde 200 mg kalsiyum vardır)

Et tüketmeyen, doğumundan itibaren vegan beslenen çocuklarda ileriki yıllarda sağlık sorunları görülme riski daha mı fazla?

Her ne kadar vegan beslenmede kalp sağlığı üzerine olumlu etkilerden bahsedilse de yasaklı beslenme modellerinde besin eksikliklerinin sonuçları da korkunçtur. Potansiyel eksiklikler açısından denetleme ve eksikliklerin düzenli olarak takviye edilmesi her zaman uygulanamayacağı için özellikle kemik sağlığı ve beyin sağlığı üzerine olumsuz etkileri çok muhtemeldir. Ders başarısı ve sosyoentellektüel kapasitede kayıplar da yine maalesef olabilir.

Çocukların henüz kendi tercihlerini yapamayacak yaşlarda vegan ya da et yiyen diye ayrılması doğru mu?

Ben yanlış buluyorum. Klasik beslenme şekline üstün olduğu kanıtlanmamış ve yasaklardan oluşan bir beslenme biçimi,  özellikle çocukların yasaklara karşı çok direnç gösterip tam tersi davranışları göstermeye eğilimli olduklarını düşünürsek,  kişilik gelişimlerini de etkileyebilir.

Ergenlik döneminden sonra çocuk kendi isterse böyle bir tercih yapacaktır. Çocukluk döneminde yönlendirme yapmaktan kaçınılmalıdır.

Ebeveynlerinin beslenme şekli hem çocukluk döneminde hem de çocuk yetişkin olduğunda besin tercihleri üzerinde etkili olmaktadır. Bu açıdan da çocuk büyüyünce hayvansal ürünler tüketmeyi doğru bulsa bile, çocukluk döneminde ailede uygulanan vegan beslenme tutumundan dolayı, damak tadı gelişmemiş olmadığı için hayvansal gıdaları yiyemeyebilir.

Panik atağın belirtileri

Panik atağın belirtileri

Panik atak, fiziksel korku hislerine neden olan kısa bir yoğun kaygı dönemi olarak görülüyor. Bunlar, hızlı bir kalp atışı, nefes darlığı, baş dönmesi, titreme ve kas gerginliği gibi şikayetleri içerebiliyor. Panik ataklar sıklıkla ve beklenmedik bir şekilde meydana gelebiliyor ve çoğu zaman herhangi bir dış tehditle ilgili olmuyor. Memorial Antalya Hastanesi Psikiyatri Bölümü’nden Uz. Dr. Seda Yavuz panik atak hakkında bilinmesi gerekenleri anlattı.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Dr. Seda Yavuz

Her panik atak geçiren kişi panik bozukluk hastası olmuyor

Panik atak aniden ortaya çıkan ve zaman zaman öngörülemeyen şekilde tekrarlayan, kişiyi dehşet içinde bırakan yoğun sıkıntıya da korku nöbetleridir. Kişiler bu nöbetleri çoğu zaman “kriz” olarak adlandırır. Her panik atak geçiren kişi panik bozukluk hastası değildir. Yaşam boyu en az bir panik atak geçirme olasılığı %10 olarak bulunmuştur. Panik atak pek çok ruhsal hastalıkta ortaya çıkabilir. Panik bozukluk kendiliğinden ve beklenmedik panik ataklarla giden bir kaygı bozukluğudur.

Panik atak konusunda risk grubunda olabilirsiniz

  • Birinci derece akrabalarında panik bozukluk ya da başka anksiyete bozukluğu olanlar
    • Sıkıntılı, telaşlı, aceleci, mükemmeliyetçi kişilik özellikleri olanlar
    • Düşünce ve duygularını yeterince dışarıya yansıtmayan isteklerini sürekli bastıran kişiler
  • Alkol ya da başka bağımlılık yapan maddelere yatkınlığı olan veya bağımlılığı olanlar
    • Geçmişinde panik atak, sosyal fobi veya diğer anksiyete bozukluklarından biri ya da depresyon geçirmiş olan kişiler
    • Sürekli baskı altında olanlar
    • Kaçıngan kişilik yapısına sahip olanlar
    • Aşırı hırslı, başarı odaklı, başarısızlıklarda kendini suçlayan bir yapıya sahip olan kişiler

 Panik atağın bedensel ve fizyolojik belirtileri şu şekildedir:

  1.  Çarpıntı, kalp atımlarını hissetme ya da kalp atım hızında artma
  2. Terleme, titreme, kan basıncının yükselmesi
  3. Soluk alamıyor boğuluyor duygusu, solunumun sıkışması
  4. Uyuşma ya da karıncalanma hissi
  5. Göğüs ağrısı ya da göğüste sıkışma hissi
  6. Bulantı ya da karın ağrısı
  7. Baş dönmesi, sersemlik hissi bayılacakmış gibi olma
  8. Kendini ya da çevreyi değişmiş veya farklı algılama
  9. Üşüme, sıcak soğuk basmaları, sık idrara çıkma

Belirtilerin varlığına göre teşhis konuyor

Panik atakların ne zaman nerede geleceği belli olmaz ve baskın belirtiler kişiden kişiye değişebilir. Yukarıda sayılan belirtiler ile birlikte hemen her zaman bir ölüm korkusu, kontrolünü kaybetme ya da çıldırma korkusu vardır. Kişi bir kez panik atak geçirdikten sonra yeni bir panik atak geçireceğine ilişkin sürekli bir korku duyar buna beklenti anksiyetesi denir. Bu tanı koymak için önemli bir belirtidir. Bu belirtiler bir dış tehlikenin olamadığı ortamlarda en az altı aydır varsa ve kişinin günlük yaşantısını etkiliyorsa hastalık tanısı konabilir ve bir uzmanla muhakkak görüşülmelidir.

 Panik atak tedavisi 2 aşamada uygulanıyor;

Panik bozukluğu tedavisi mümkün bir hastalıktır.Bugün için etkinliği bilimsel çalışmalar ile kanıtlanmış iki türlü tedavisi vardır.

  1. İlaç tedavisi:

Hastalığın tedavisinde, beyindeki sinir hücrelerinin yolunda gitmeyen hormon faaliyetlerini düzelterek “Panik Atakları”  önleyen ilaçlar kullanılmaktadır. Bu hastalığın tedavisinde kullanılan ve etkinliği kanıtlanmış çok sayıda ilaç bulunmaktadır. Uzman doktor kontrolünde ilaçların dozu ve süresi belirlenir.

2.Bilişsel-davranışçı tedavi: 

Bu terapi yöntemi ile kişinin bilişsel yapısı yeniden inşa edilir ve aslında olağan olan bir takım panik atak belirtileri hakkındaki  yanlış bilgi ve inançlarının düzeltilmesi sağlanır. Kişinin bu belirtiler ile korkmadan baş edebilmesinin öğretilmesi amaçlanır. Diğer bir yandan davranışsal bir takım müdahaleler ile panik atak geleceğinden korktuğu için tek başına bulunmaktan kaçındığı yer ve durumlarla aşamalı bir şekilde tekrar tekrar karşılaştırılması, bu sayede  korkularını yenmesi amaçlanır.

Bu tedavide doktor hastasına; korku ve panik nedeni ile yapmaktan kaçındığı etkinlikleri (kapalı ya da kalabalık yerlerde bulunma, yalnız başına sokağa çıkma gibi) bir plan dahilinde en basitlerinden başlayarak, üstüne giderek alıştırma uygulamaları yaptırılır. Artan sürelerle yapılan bu alıştırmalar ile başına olumsuz bir şey gelmediğini gören hastanın güven duygusu artar.

Maltepe’de kanser taraması

Maltepe’de kanser taraması

“Meme Kanseri Farkındalık Ayı” dolayısıyla Maltepeli kadınlara yönelik Maltepe Belediyesi Tıp Merkezi’nde “Bir saatini ayır bir ömrü kurtar” sloganıyla düzenlediği meme kanseri taramasına katıldı.

Maltepe’de Esenkent Mahallesi’nde yaşayan ev hanımı Hanım Ünal, Maltepe Belediyesi tarafından kadınlara yönelik düzenlenen meme kanseri sağlık taramalarına katıldı bu sayede yaşama tutundu.

“Ev Baristaları Eğitimi”

“Ev Baristaları Eğitimi”

Nitelikli kahve konusunda çalışmalar yapan Romm Coffee ise kahve severleri “Ev Baristaları Eğitimi”nde buluşturuyor.

2020 yılında faaliyete geçen Romm Coffee; en kaliteli çekirdekleri anavatanından getirerek ülkemizde kavurmaya başladı. 10 farklı çekirdekten, farklı kavurma yöntemleri ile elde edilen Romm Coffee çeşitleri, farklı demleme yöntemleri ile her damak tadına uyan lezzetler ortaya çıkarıyor.

Aynı çekirdekten farklı demleme yöntemleri ile farklı lezzetler alınabildiğini, çekirdeğin yetiştiği bölgede yer alan diğer tarımsal faaliyetlerin çekirdek aromasını etkilediğini, doğru demleme yöntemlerini ve kahve hakkında detaylı bilgileri içeren Romm Coffee “Ev Baristaları Eğitimi” büyük bir ilgi görüyor.

 

Hyundai PALISADE New York Otomobil Fuarı yolunda

Hyundai PALISADE New York Otomobil Fuarı yolunda

Hyundai PALISADE, 13 Nisan günü, Amerika New York’ta gerçekleştirilecek Uluslararası Otomobil Fuarı’nda tanıtılacak.

Hyundai Motor Company, başta Amerika olmak üzere satışa sunduğu pazarlarda dikkat çeken SUV modeli PALISADE’i baştan sona yeniledi. Bir önceki nesline göre daha büyük, daha geniş ve daha modern olan otomobil, tasarımında ve teknolojisinde önemli ölçüde geliştirilmelere yer veriyor.

Yeni PALISADE’in tasarımı, bir SUV’a yakışır şekilde net bir farklılık ortaya koyuyor. Tasarımın her detayında zarafet taşıyan otomobil, çizimlerde dahi ne denli iddialı olduğunu kanıtlamış oluyor. Geniş ve basamaklı bir ızgara formu ile gelen otomobil, daha üstün bir görünüm sunmak için markanın karakteristik özelliği haline gelen parametrik dizayn öğelerini kullanıyor.

Hyundai PALISADE, sportif tamponlara, keskin kenarlı hatlara ve görsellikte çekicilik yaratan dikey konumlandırılmış LED kompozit aydınlatmalara sahip. Yeni ve çok kollu alaşım jantlar ise sağlam ve üstün bir görünüm için otomobilin tasarımını destekliyor.

Hyundai PALISADE, 13 Nisan günü, Amerika New York’ta gerçekleştirilecek Uluslararası Otomobil Fuarı’nda tanıtılacak.

 

Bir dilim ekmekle gelen lezzet

Bir dilim ekmekle gelen lezzet

Mahalle fırıncılığının güven ve samimiyetini modern bir anlayışla harmanlayarak, fırın-kafe (bakery-cafe) konsepti ile günümüze taşıyan Fırınya, yenilikçi tarifleri ile adından söz ettiriyor.

“Benzersiz Tatlar Ülkesi” mottosuyla yola çıkan ve günün her saatinde lezzet dolu anlar yaşatan marka, özenle hazırladığı ekmek üstü lezzetleriyle damaklarda unutulmaz izler bırakıyor. Hiçbir koruyucu veya katkı içermeyen ekşi mayalı artizan ekmek diliminin üzerine özel olarak hazırlanan malzemelerin eklendiği ekmek üstü lezzetler, kahvaltı başta olmak üzere her öğünde tüketicilerin tercihi oluyor.

Ekmek üstü lezzetler, kahvaltılık ve öğle & öğleden sonra seçenekleriyle tüm öğünlerin vazgeçilmezi oluyor. Her damak tadı göz önünde bulundurularak, farklı alternatiflerle hazırlanan kahvaltılık ekmek üstü lezzetler “jambon ve çırpılmış yumurtalı”, “göz yumurta ve avokadolu” ve tatlı severlerin yüzünü gülümseten “vişne reçelli ve lorlu” seçenekleriyle iştah kabartıyor. Öğle & öğleden sonra ekmek üstü lezzetleri ise “ton balıklı & turşulu” ve “kereviz soslu & füme etli” alternatifleriyle farklılık arayışında olanların favorisi oluyor. Zengin besin değeri ve doyurucu içeriğiyle de dikkat çeken ekmek üstü lezzetler, günlük hayatın koşuşturmasında lezzetli ve pratik atıştırmalık seçeneği sunuyor.